AÖF Soru Bankası
YYT201U · Ünite 7

Belediyeler ve Yapı Denetimi

Belediye, İmar ve Gayrimenkul Mevzuatı dersi, ünite 7 özeti

YYT201U-BELEDİYE, İMAR VE GAYRİMENKUL MEVZUATI

Ünite 7: Belediyeler ve Yapı Denetimi

Giriş

Yapı denetimi, inşaat projelerinin güvenli, sağlam, çevreye duyarlı ve yasal düzenlemelere uygun bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla yapılan kontroller ve denetimlerin bütünüdür. Belediyeler ve yapı denetim firmaları, yapıların güvenli, dayanıklı ve yasalara uygun şekilde inşa edilmesini sağlamak amacıyla birlikte çalışır. Hiç şüphesiz buradaki temel amaç kentlerin düzenli, güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişimi; yapıların yasalara, teknik standartlara ve imar planlarına uygun bir şekilde inşa edilmesine katkı sağlamaktır.

Yapı Denetim Mevzuatı’nın Gelişimi

Ülkemizin de taraf olduğu 1985 tarihli Birleşmiş Milletler Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi’nin 1. maddesi, Temel İhtiyaçların Karşılanması Hakkı’nı şu şekilde tanımlamaktadır: “Barınma, ısınma, aydınlanma, içme ve kullanma suyu temini, haberleşme ve ulaşım tüketicilerin en temel ihtiyaçları arasındadır. Her tüketici, bu temel ihtiyaçların karşılanmasını talep etme hakkına sahiptir”. Bu çerçevede, güvenli ve sağlıklı bir konutta yaşamak ve sağlıklı bir çevrede bulunmak herkesin anayasal hakkıdır. Yapıların güvenli ve sağlıklı bir şekilde inşa edilmesi için yapı sektörünün kamu yararı gözetilerek sıkı bir şekilde denetlenmesi gerekmektedir. Yapı Denetim Mevzuatı’nın gelişimine baktığımızda yapı denetimine yönelik ilk düzenlemeler, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde padişah fermanlarıyla gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Dönemi’nde yerleşim ve yapılaşmayı düzenleyen ilk yasal düzenlemeler, 1930 yılında yürürlüğe giren 1580 sayılı Belediye Kanunu ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile başlamıştır. 1933 yılında çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise yeni binalar, yollar, ruhsat alma, fenni mesuliyet ve yapı denetimi konularında yeni esaslar belirlemiştir. Türkiye’deki imar mevzuatı ve yapı denetiminin temelleri bu yasa ile atılmıştır.

Yapı Denetiminin Amacı

29 Haziran 2001 tarihinde kabul edilen 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve 5 Şubat 2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, “Yapı Denetiminin Amacını” belirten iki temel mevzuattan oluşmaktadır.

Belediyede Yapı Denetim Süreçleri

Belediyeler ve yapı denetim firmaları, yapıların güvenli, dayanıklı ve yasalara uygun şekilde inşa edilmesini sağlamak amacıyla birlikte çalışır. Bu iki kurum arasındaki ilişki, yapıların planlanmasından tamamlanmasına kadar süren bir dizi kontrol ve denetim mekanizmasıyla şekillenir.

İmar Planları: Belediyeler, şehirlerin düzenli ve planlı bir şekilde gelişmesini sağlamak için imar planları hazırlar.

Onay ve Duyuru: İmar planları, belediye meclisi tarafından onaylanır ve kamuoyuna duyurulur.

Başvuru: İnşaat yapacak kişi veya firmalar, belediyeye başvurarak yapı ruhsatı talep eder.

Teknik İnceleme: Belediyenin ilgili birimleri, sunulan projeleri teknik açıdan inceler.

Ruhsat Verme: İnceleme sonucunda uygun bulunan projelere yapı ruhsatı verilir. Bu ruhsat, inşaatın yasal olarak başlamasına izin verir.

Temel Kazısı ve Temel İnşaat: İnşaatın temel kazısı ve temel beton dökümü gibi aşamalarında belediyeler, kullanılan malzemelerin kalitesini ve uygulama tekniklerini denetler.

Yapı Aşamalarının Denetimi: İnşaat sürecinin her aşamasında (kat çıkma, çatı yapımı, tesisat döşeme vb.) belediyenin yapı denetim birimleri düzenli denetimler yapar.

İş Güvenliği: İnşaat sahasında iş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığı denetlenir.

Çevre Koruma: İnşaatın çevreye zarar vermemesi için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı kontrol edilir.

Başvuru: İnşaat tamamlandıktan sonra, yapı sahibi belediyeye iskân izni (oturma izni) için başvurur.

Son Denetim: Belediyenin yapı denetim birimleri, inşaatı tamamlanmış yapıyı son kez denetler. Bu denetimde yapının projeye, ruhsata ve yapı yönetmeliklerine uygun olup olmadığı kontrol edilir.

İskân İzni Verme: Denetim sonucunda uygun bulunan yapılar için iskân izni verilir. Bu izin, yapının yasal olarak kullanılabileceğini belirtir.

Periyodik Denetimler: Yapılar kullanıma açıldıktan sonra da belirli periyotlarda belediyeler tarafından denetlenir. Bu denetimlerde yapılardaki asansör bakım ve bina onarımlarının düzenli olarak yapılıp yapılmadığı kontrol edilir.

Vatandaş Şikâyetleri: Vatandaşlardan gelen şikâyetler üzerine belediyeler, yapıların denetimini yapar ve gerekli durumlarda yaptırımlar uygular.

Proje Kontrol Süreci

Jeoteknik, mimari, statik, mekanik tesisat, elektrik tesisat projeleri ve yapıya özgü diğer tüm projelerin kontrol ve onay sürecidir.

Ruhsat Alım ve Onay Süreci

İnşaat yapım ruhsatı alınması için tüm evrakları hazırlayıp imar işleri müdürlüğünün ilgili birimlerine teslim edilir. Gerekli harçların yatırılması işleminden sonra yazımı yapılan inşaat yapım ruhsatının, yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, proje müellifleri ve yapı denetim şirketi tarafından imzalanmasının ardından belediyenin onayı ile inşaat yapım ruhsat alım aşaması tamamlanmış olur.


İnşaat Yapım Sürecinin Başlaması

İnşaat yapım ruhsatının alınmasının ardından inşaat yapım işlerine başlanmadan önce yapı denetim şirketi, iş yeri teslim tutanağını yapı sahibi ve yapı müteahhidine imzalatır. Bu tutanak bir üst yazı ile ilgili belediyenin yapı kontrol müdürlüğüne sunulur. Ayrıca, yapı denetim şirketi şantiye defterini şantiye şefi veya müteahhide teslim eder. Bu aşamadan itibaren inşaatın kontrol işlemi başlamış olur.

İnşaat Yapım Sürecinin Kontrolü

İnşaat yapım seviye süreçleri ile ilgili tüm denetimler, ilgili yapı denetim şirketi personeli tarafından yapılır.

İş Bitirme ve İskân Süreci

İnşaatın tüm yapım aşamaları tamamlandıktan sonra, yapı denetim şirketi %100 seviye tespit tutanağı, iş bitirme tutanağı ve istenen diğer ek belgelerin bulunduğu dosyayı hazırlar. İskân bürosunda yapılan kontroller ve iskân evrakının imzalanması ile işlem tamamlanır. Bu süreç sonunda yapı iskân belgesini almış ve yapım sürecini tamamlamış olur.

Dosyanın Kapanması

Yapımı tamamlanan inşaata ait yapı denetim dosyası bu süreç sonunda yapı denetim sisteminden silinerek dosya kapanmış olur.

Türkiye’de Yapı Denetim Sistemi

Türkiye’de yapı denetim sisteminde üç ana taraf bulunmaktadır:

1) yapı sahibi 2) yapı müteahhidi 3) yapı denetim şirketi

4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu’nun uygulamasında yer alan tanımlar şu şekildedir: Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yürüten, tüm ortakları mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiliktir. Yapı sahibi: Yapı üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan gerçek veya tüzel kişilerdir. Yapı müteahhidi: Yapım işini yapı sahibine karşı taahhüt eden veya ticari amaçla ya da kişisel finans kaynaklarını kullanarak üstlenen, ilgili meslek odasına kayıtlı gerçek veya tüzel kişidir. Denetçi mimar ve mühendis: İlgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarlardır. Yapım süresi: Yapı sahibinin yapı ruhsatını aldığı tarih ile yapı kullanma iznini aldığı tarih arasındaki dönemdir. Proje müellifi: Mimarlık ve mühendislik tasarım hizmetlerini iştigal konusu olarak seçmiş, yapının etüt ve projelerini hazırlayan gerçek veya tüzel kişidir. Yapı inşaat alanı: Işıklıklar hariç, bodrum kat, asma kat ve çatı arasındaki mekânlar ve ortak alanlar dahil olmak üzere yapının inşa edilen tüm katlarının toplam alanıdır. Laboratuvar: İnşaat ve yapı malzemeleri ile ilgili ham madde ve mamul madde üzerinde ilgili standartlar veya teknik şartnamelere göre ölçüm, muayene,

kalibrasyon yapabilen ve diğer özelliklerini tayin eden, Bakanlıktan izin almış tesistir.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin (TMMOB) Yapı Denetim Sistemindeki Yeri

TMMOB-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği odaları, Türkiye’deki yapı denetim sisteminde önemli bir rol oynamaktadır. Yapı denetim sisteminde TMMOB ve bağlı odalarının yeri şu şekilde özetlenebilir:

1. Mesleki Yeterlilik ve Sertifikasyon 2. Eğitim ve Gelişim 3. Denetim ve Disiplin 4. Standartların Oluşturulması 5. Proje Onayı ve Denetim 6. Halka ve Üyelerine Bilgilendirme

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin yapı denetim sistemindeki bu rolleri, yapıların güvenli, dayanıklı ve yasa ile yönetmeliklere uygun olarak inşa edilmesini sağlamada önemli bir yer tutar. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği olası doğa olaylarının afete dönüşme riskini öngörerek, yapı üretim sürecinin başından sonuna kadar yapılması gerekenlerle ilgili uygulanabilir çözümler üretmekte, mevzuatta yapılması gereken değişiklikler hakkında kamuoyunu bilgilendirmekte, kamu kurumları tarafından başlatılan çalışmalara katkı sağlamakta ve toplumun afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlamak ve afetlere karşı duyarlılığı artırmak için etkinlikler düzenlemektedir.

Türkiye’de Yapı Denetim Sisteminde Karşılaşılan Sorunlar

Ülkemizde Teknik Uygulama Sorumluluğu (TUS) sisteminin yerine 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu getirilmiştir. Mevcut sistemdeki en temel sorun, yapı denetim sürecinin ticari firmalar üzerinden yürütülmesidir. Yasaya göre denetim firmaları, denetim hizmetini yapı sahibi adına yürütmek zorundadır. Ancak yasa uygulamalarında yapı sahibinin bu yükümlülüğü müteahhitlere devrettiği gözlemlenmektedir. Müteahhitlerin kendilerini denetleyecek firmayı seçmesi, hizmetin kamusal niteliğini zayıflatmakta ve en iyi hizmeti sunan denetim firmaları yerine, en ucuz hizmeti sunan firmaların tercih edilmesine yol açmaktadır. Bu bağlamda, yapı sahiplerinin bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Yapı Denetim Yasası, denetim işini “münhasıran” yapılması gereken bir iş olarak tanımladığı hâlde, yapı üretim sürecinin önemli bir unsuru olan projelendirme hizmeti büyük oranda denetim firmaları tarafından yapılmakta ve projelendirme, üretim ve denetim hizmetlerinin ayrılığı ilkesi ortadan kalkmaktadır.

Meslek yaşına dayanarak Bakanlık tarafından yalnızca 5 yıllık meslek tecrübesine sahip tüm mimar ve mühendislere denetçi belgesi verilmektedir. Bu da denetim süreçlerinde kalite ve güvenlik açısından sorunlara yol açabilir. Yapı sigortası diğer ülkelerde denetim mekanizmasının önemli


bir unsurudur. Sektörle ilgili çalışan sigorta şirketleri alacakları riskleri en aza indirebilmek için ikinci bir denetim firması gibi çalışmaktadır. Sadece projelendirme ve denetim süreçleri tam olarak sağlanan yapılara sigorta yapmaktadırlar. Türkiye’deki yapı denetim sisteminde bu süreç maalesef bulunmamaktadır. Yapı denetim firmaları ilk olarak yapı sahibine karşı sorumlu olması gerekirken maalesef uygulamada taşeronların bir çalışanı durumuna gelmiştir. Bu noktadan bakıldığında yapıda denetimin tam bağımsız değildir. Ayrıca tüm kamu yapıları ve TOKİ gibi benzer kuruluşların ürettiği yapılarda yapı denetim kanunu dışındadır. Bu kurumlarda da denetim süreçlerinin bağımsızlığının sağlanması ve kamu yapılarının da yasa kapsamına alınması gerekmektedir. Yapı denetim sistemi ve mevzuatı, bütüncül ve katılımcı bir yaklaşımla yeniden kurgulanmalı ve revize edilmelidir.

Diğer Ülkelerdeki Yapı Denetim Uygulamaları

Avrupa Yapı Denetimi Ortak Girişimi, Avrupa’daki yapı denetim sistemlerinin kalitesini ve etkinliğini artırmayı amaçlayan önemli bir iş birliği platformudur. Üye ülkeler arasında yaygın olarak uygulanan kamu ve özel sektör denetim sistemleri, farklı avantajlar ve dezavantajlar sunmaktadır. Girişimde yer alan ülkeler arasında Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Norveç ve Polonya bulunmaktadır. Avrupa Yapı Denetimi Ortak Girişime üye ülkelerde genellikle iki tip yapı denetim sistemi uygulanmaktadır:

• Almanya’da uygulanan kamu denetim modeli: Kamu denetimi, devlet tarafından yürütülen ve finanse edilen bir yapı denetim sistemidir. • Fransa’da uygulanan özel sektör (sigorta ağırlıklı) denetim modeli: Özel sektör denetimi, bağımsız ve özel denetim kuruluşları tarafından yürütülen bir sistemdir. Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerde bu iki sistemin benzeri veya bu sistemlerin karma bir şeklinin uygulandığı görülmekte olup tüm yapı denetim sistemlerinin ortak özelliği dürüstlük, bağımsızlık, tarafsızlık, güvenilirlik ilkeleri üzerine kurulmuş olmasıdır.

Yapı Denetim Sistemi-Almanya

Federal bir yapıya sahip olan Almanya’da yapı denetimi, eyaletler düzeyinde düzenlenir ve denetlenir. Bu nedenle, her eyaletin kendi yapı denetim yasaları ve yönetmelikleri bulunmaktadır. Ancak genel olarak benzer prensipler ve uygulamalar izlenmektedir.

Yapı Denetim Süreci: Almanya’da yapı denetim süreci aşağıdaki adımlardan oluşur:

1. Planlama ve İzin Süreci: İnşaat projesi, ilgili belediyeye sunulur. Projede yapı planları, mühendislik hesaplamaları, güvenlik önlemleri ve çevresel etkiler gibi detaylar yer alır. Belediyenin yapı denetim departmanı, başvuruyu inceleyerek yerel yasalar ve yönetmeliklere uygun olup

olmadığını değerlendirir. Proje uygun bulunursa inşaat izni verilir. 2. İnşaat Süreci: İnşaat süreci boyunca çeşitli aşamalarda denetimler yapılır. Bu denetimler genellikle temel, yapı iskeleti, elektrik ve sıhhi tesisat gibi önemli aşamalarda gerçekleştirilir. 3. Tamamlanma ve Kullanım İzni: İnşaat tamamlandıktan sonra nihai bir denetim yapılır. Yapı tüm denetimlerden geçerse, kullanım izni verilir ve yapı resmen kullanılabilir hâle gelir.

Yapı Denetim Kurumları

• Belediyeler • Özel Denetim Kuruluşları • Mühendis ve Mimarlar

Denetim Standartları ve Yönetmelikler

Almanya’da yapı denetiminde uyulması gereken başlıca standartlar ve yönetmelikler şunlardır: Bauordnung (BO), Baunutzungsverordnung (BauNVO) ve DIN Normları (Alman Standartları Enstitüsü tarafından belirlenen teknik standartlar)

Yapı Denetim Sistemi-Fransa

Spinetta Kanunu, Fransa’da inşaat sektöründe güvenliği artırmak ve yapı denetimini sıkılaştırmak amacıyla çıkarılmış önemli bir yasal düzenlemedir. Spinetta Kanunu, yapıların teknik denetimi, sorumluluk ve sigorta yükümlülükleri ile ilgili geniş kapsamlı hükümler içermektedir.

1. Denetim Zorunluluğu: Spinetta Kanunu, yapı projelerinin teknik denetime tabi tutulmasını zorunlu kılar. 2. Sorumluluk ve Sigorta: Kanun, yapı projelerinde yer alan mimar ve mühendislerin sorumluluklarını belirler. İnşaat projelerinde, müteahhitler ve yapı profesyonelleri, yapının tamamlanmasından itibaren on yıl boyunca yapının yapısal bütünlüğü ile ilgili herhangi bir hata veya kusura karşı sigortalı olmak zorundadır. Yapı sahipleri, inşaat süresince ve tamamlandıktan sonra ortaya çıkabilecek hasarları kapsayan bir sigorta yaptırmak zorundadır. 3. Yüklenici Sorumluluğu: İnşaat projelerini yürüten yükleniciler, yapıların güvenlik ve dayanıklılık standartlarına uygun olarak inşa edilmesinden sorumludur.

Spinetta Kanunu kapsamında, bağımsız denetim kuruluşları inşaat projelerinin teknik denetimini gerçekleştirir. Bu kuruluşlar, yapının teknik standartlara ve yasal düzenlemelere uygunluğunu denetler. Yerel yönetimler, yapı projelerinin inşaat izinlerini verir ve denetim süreçlerinde rol oynar. Yapı sahipleri ve profesyoneller, gerekli sigortaları sağlamak için sigorta şirketleri ile iş birliği yapar.


Yapı Denetim Sistemi-İngiltere

İngiltere’de yapı denetim sistemi, yerel yönetimler ve özel sektördeki yapı denetim onay kuruluşları (Approved Inspectors) tarafından yürütülmektedir. İngiltere’deki yapı denetim süreci, genellikle aşağıdaki adımları içerir:

1. İnşaat İzni (Planning Permission): İnşaat projesi, yapının planlarını, çevresel etkilerini ve uyumluluk detaylarını içermelidir. Yerel yönetim, başvuruyu değerlendirerek projenin yerel imar planlarına ve ulusal yapı standartlarına uygunluğunu kontrol eder. Uygun bulunan projelere inşaat izni verilir. 2. Yapı Bildirimi (Building Notice) veya Tam Plan Uygulaması (Full Plans Application): Küçük ve basit projeler için yapı sahibinin yerel yapı denetim otoritesine sunduğu bildirimdir. 3. Denetim Aşamaları: Yapı sahibi veya müteahhit, yapı denetim otoritesi ile denetim takvimini planlar. İnşaat sürecinin çeşitli aşamalarında denetimler gerçekleştirilir. 4. Tamamlama Sertifikası (Completion Certificate): İnşaat sürecindeki tüm denetimlerden başarılı bir şekilde geçen yapılar için yerel yapı denetim otoritesi veya onaylı denetim kuruluşu tarafından tamamlama sertifikası verilir.

Yapı Denetim Sistemi-Amerika Birleşik Devletleri

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapı denetim sistemi, federal, eyalet ve yerel yönetim düzeylerinde çeşitli yasalar ve düzenlemeler ile desteklenmektedir. Amerika’daki yapı denetim sistemi genel olarak üç ana bileşene dayanır: Federal Düzey: Federal hükûmet, yapı güvenliği ve çevresel etkiler konusunda genel standartlar belirler. Eyalet Düzeyi: Her eyalet, federal standartlara uygun olarak kendi yapı yönetmeliklerini oluşturur ve uygular. Yerel Düzey: Yerel yönetimler, şehirler ve ilçeler, kendi yapı denetim departmanları aracılığıyla binaların denetimini yapar. Amerika’da yapı denetiminde kullanılan başlıca kodlar ve standartlar şunlardır:

• Uluslararası Bina Kodu (IBC): Yapı güvenliği ve dayanıklılığı konusunda yaygın olarak kullanılan bir standarttır. • Amerikan Yapısal Mühendislik Enstitüsü (ASCE) Standartları: Özellikle büyük yapılar ve köprüler için mühendislik standartları sağlar. Yerel Yönetmelikler: Her eyalet ve şehir, kendi özel ihtiyaçlarına göre ek yönetmelikler belirleyebilir.

Yapı Denetim Sistemi-Japonya

Japonya, güvenli ve dayanıklı binaların inşasını sağlamak için çeşitli düzenlemeler ve standartlar üzerine kurulmuştur. Japonya’da yapı denetim sistemi, merkezî ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle yürütülmektedir:

• Merkezi Yönetim: Japonya’da merkezî hükûmet, yapı güvenliği standartlarını belirler ve bu standartların uygulanmasını denetler. Merkezî

yönetim, Deprem Mühendisliği ve Yapı Bilimleri Enstitüsü (EESRI) gibi araştırma kurumlarıyla iş birliği yaparak yapı güvenliği konusunda sürekli güncellemeler yapar. • Yerel Yönetimler: Her yerel yönetim, merkezî yönetimin belirlediği standartları kendi bölgelerinde uygular ve denetler. Yerel yönetimler, inşaat izinlerini verir, saha denetimleri yapar ve yapı kodlarına uyumu denetler.

Japonya’da yapı denetim süreci, genellikle aşağıdaki adımlardan oluşur:

• İnşaat İzni Başvurusu • Plan İncelemesi • İnşaat Süreci Denetimleri • Nihai Denetim ve Sertifikalandırma

Japonya’da yapı denetiminde kullanılan başlıca kodlar ve standartlar şunlardır

Japonya Bina Kodu (JBC), Japon Yapısal Mühendislik Enstitüsü (JSCE) Standartları, Deprem Dirençli Yapı Standartları.

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018)

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018), deprem riskini minimize etmek ve binaların depreme dayanıklı olmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bu yönetmelik, Ocak 2019 yılında yürürlüğe girmiş olup tüm yapıların inşasında uyulması gereken kuralları ve standartları belirlemektedir. Türkiye, deprem tehlike seviyelerine göre farklı bölgelere ayrılmıştır. Bu bölgeler, deprem riskine göre sınıflandırılır ve her bölge için farklı yapı tasarım kuralları uygulanır. TBDY 2018, binaların depreme dayanıklı olmasını sağlamak için çeşitli yapısal tasarım esasları belirlemiştir. Bu esaslar arasında şunlar bulunur: Taşıyıcı Sistemler, yapısal Düzenlemeler, malzeme Kullanımı.

TBDY 2018, deprem etkilerinin hesaplanmasında kullanılacak yöntemleri detaylı bir şekilde tanımlar. Bu yöntemler, yapıların deprem yükleri altında nasıl davranacağını tahmin etmek için kullanılır ve şu ana başlıkları içerir:

• Spektral İvme Katsayıları • Yanal Yüklerin Dağılımı • Dinamik Analiz Yöntemleri

TBDY 2018, özel yapı türleri için ek kurallar ve standartlar belirlemiştir. Bu yapılar arasında hastaneler, okullar, yüksek binalar ve tarihî yapılar bulunur.

Cumhuriyet Dönemi’nde depremler sonrasında yapıların tasarımı için 1940, 1944, 1949, 1953, 1962, 1968, 1975,1998,2007,2018 yönetmelikleri hazırlanmıştır. Bu yönetmelikler, Türkiye’de yapıların depreme karşı güvenliğini artırmak amacıyla zaman içinde geliştirilmiş ve güncellenmiştir.

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç