AÖF Soru Bankası
TRZ112U · Ünite 4

Terörizm ve Turizm Güvenliği

Turizm ve Güvenlik dersi, ünite 4 özeti

TRZ112U-TURİZM VE GÜVENLİK

Ünite 4: Terörizm ve Turizm Güvenliği

Terörizm Kavramı ve Dönüşümü

Sosyal, psikolojik, ekolojik ve politik olarak farklı boyutlarda her zaman var olmuş bir olgu olan terörizm, günümüzde sınır ötesi negatif dışsallıklara sahip uluslararası bir sorun halini almıştır. Bilinen tüm terör örgütlerinin her birinin ortaya çıkış nedenleri, ideolojileri ve mali kaynak yapılanmaları farklılıklar içermektedir. Bununla birlikte terörist örgütlerin ortak yanı, toplumda korku iklimi oluşturarak siyasi hedeflerine ulaşmaya çalışmalarıdır.

Terör ve Terörizm Kavramları

Modern anlamda terörizm kavramı ilk kez Fransız Devrimi ile birlikte sistematik biçimde uygulanan şiddet, baskı ve korku politikası sonucu ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Terör ve terörizm kavramları benzer çağrışımlar uyandırmasına karşılık, nitelik, amaç ve kapsam bakımından farklılıklar taşır. Latince “terrere” kelimesinden türetilen terör, siyasi amacı olmayan kısa süreli şiddet, yıldırma ve korkuyu içeren stratejik eylemdir. Terörizm ise siyasi amacı olan, daha uzun süreli ve sistematik bir stratejik söylemdir. Bu bağlamda terörizm, bazı siyasal ve sosyal değişiklikler meydana getirmek için bir korku veya dehşet atmosferi yaratmayı ve haber başlığı hâline gelmeyi tasarlamış şiddet tehdidi- dir. Terörizmde eylemler semboliktir. Ses getirecek eylemler ile kamuoyunun ilgisini elde etmeye ve geniş halk kitlelerini etkilemeye çalışılmaktadır. Etkili terörist saldırıları izleyen kamu duyarlılığı, medyanın da reaksiyonu eklendiği zaman, diğer teröristlerin saldırılarını tetiklemektedir. 11 Eylül saldırılarını takip eden şarbon saldırıları bu şablona uymaktadır. Böylece toplumda korku, ümitsizlik ve gerilim ortamı oluşturmak ve sonuçta terörist talepler karşısında devlet gücünün sarsılması amaçlanmaktadır. Bu nedenle terörizm, hedefin değil uygulanan metodun adıdır.

Terörizmin ayırt edici beş özelliği vardır: Aşırı korku iklimi oluşturmak, doğrudan hedef olan mağdurlardan daha geniş bir hedefe yönelik olmak, doğası gereği, siviller dâhil, rastgele veya sembolik hedeflere yönelik saldırıları içermek, olağandışı olarak gerçekleştiği toplum tarafından kabul edilmek, öncelikle hükümetlerin, toplulukların veya belirli sosyal grupların politik davranışlarını etkilemek.

Terörist Gruplar ve Dönüşümleri

Terörist örgütler, ülkenin içerisinde bulunduğu siyasal, sosyal ve ekonomik yapının yanı sıra mevcut dönemin uluslararası yapısına göre şekillenirler.

Terörist örgütlerin dönüşüm dönemleri şöyle sıralanmaktadır: Anarşist Dalga (19. Yüzyıl-1914), Sömürge Karşıtı Dalga (Erken Yirminci Yüzyıl-1960’lar), Yeni Marjinal Sol Dalga (1968-1979), Fundamentalist Dalga-Küresel Terörizm (1979-Günümüz).

Dördüncü terör dalgası fundamentalist terörizm olarak adlandırılsa da 11 Eylül 2001 saldırıları ve devamında

batılı hedeflere gerçekleştirilen eylemlerden nedeniyle küresel terörizm olarak tanımlanmaya başlanmıştır. Küresel terörizm döneminin en önemli temsilcilerinden biri, Türkiye’de ılımlı İslam projesi şemsiyesi altında devleti ele geçirmeyi amaçlayan, istihbarat tabanlı, yeni nesil “Sui Generis” terör örgütü olan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)’dir.

Terörizmin Turizm Pazarına Etkileri

Terörizm ve Turizm İlişkisi

Terörizm, bir dizi nedenden dolayı turizme yöneldi ve turizm endüstrisi teröristlerin başlıca hedefi hâline gelmiştir. Öncelikle, sosyolojik ve ekonomik bir fenomen olarak toplu seyahat ve turizm, modern dünyanın sim- gesidir. Terörizm ise moderniteyi yok etmeye çalışmaktadır ve bu noktada bir araç olarak turizm endüstrisine saldırılarda bulunmaktadır. Turizm sektörünün terörizmin hedefi haline gelmesinde Fukuyama’nın “nostalji” öngörüsünün büyük etkileri vardır. Francis Fukuyama, “Tarihin Sonu” adlı eserinde soğuk savaş sonrası dönemde demokrasinin zafer kazanacağını ve ölüm sonrası tarihin” gelişeceğini ancak bunun bir huzur dönemi olmayacağını öngörmüştür. Fukuyama, bu ölüm sonrasının, geçmiş dönemlerin kin ve nefretleri üzerine inşa edilen bir kavgacı bir nostalji dönemi olacağını ve devletlerin, başka devletler yerine amorf (şekilsiz) terörizm hücrelerine karşı savaşacaklarını ifade etmiştir. Siviller artık terör örgütlerinin birincil hedeflerdir. Bu bağlamda turizm sektörü, terörizm için büyük bir savaş alanı halini almıştır.

Turizm sektörüne yönelik terörist saldırıların nedenleri; hedef gruplar arasında aşırı korku uyandırmak, tüm pratik terörle mücadele önlemlerinin zalimce ve verimsiz olduğunu öne sürerek hükümetin ve güvenlik güçlerinin tepkisini bozmak, davalarının doğruluğunu ve zaferinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak ulusal ve uluslararası arenada daha geniş destek ve bilinirlik sağlamak ve böylece fiili ve potansiyel destekçilerin sayısını artırmaktır. Terör örgütlerini turizme çeken başlıca nedenler ise şunlardır:

• Terörizm, öngörülebilir bir barışın tam tersidir. • Turizm, küreselleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. • Terör örgütleri tarafından herhangi bir turistik bölge ya da merkeze yapılan saldırıların tüm ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyebilecek güce sahiptir. • Turistlerin rahatlığı açısından güvenlik ön- lemlerinin üst seviyede olmayacağı düşüncesi, turizm sektörünün terör örgütleri için elverişli hedefler olarak görülmesine yol açmaktadır. • Teröristlerin turistler arasında fark edilmeden rahatça gizlenebilmeleri, turizm sektörünü terörist saldırılar için açık bir hedef hâline getirmektedir. • Turizm merkezleri, bir ulusun kültürel zen- ginliklerinin yaşayan müzesidir yani, bir ulusun


öz görüntüsünün, simgelerinin ve tarihinin koruyucusudur. • Turizm sektörüne yönelik terörist saldırıların diğer nedenleri ise hedef gruplar arasında aşırı korku uyandırmak, tüm pratik terörle mücadele önlemlerinin zalimce ve verimsiz olduğunu öne sürerek hükümetin ve güvenlik güçlerinin tepkisini bozmak, davalarının doğruluğunu ve zaferinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak ulusal ve uluslararası arenada daha geniş destek ve bilinirlik sağlamak ve böylece fiili ve potansiyel destekçilerin sayısını artırmaktır.

Terörizm ve Turizm Pazarı

Özellikle sınırlı vize kısıtlamalarının olduğu günümüz dünyasında bir barış zamanı endüstrisi olan turizm sektörü, ulaşım sektöründe ve iletişim araçlarında yaşanan hızlı gelişmelerle birlikte ülke ekonomilerinin önemli bir gelir kaynağı ve ihracat kalemi halini almıştır. Aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma açısından çevreye en az zarar veren sektörlerden biri olan turizm sektörü, bacasız fabrika olarak nitelendirilir. Ancak turizm sektörü hem küresel hem de yerel olayların ekonomik başarı için önemli sonuçlara sahip olduğu çalkantılı bir ortamda faaliyet gösteren kırılgan bir sektördür.

Turizm endüstrisine yönelik bir saldırı, turizm sektörü ile ilişkili sektörlere de ciddi zarar vermektedir. Turizm, ulaşım merkezleriyle birbirine bağlıdır, bu nedenle turizme yönelik bir saldırı dünya ulaşımını etkiler. Örneğin: 11 Eylül sonrası dönemde, havayolu ile seyahat etmenin turistik tüketiciler tarafından riskli olarak görülmeye başlaması sadece ABD havayolu şirketlerini değil, yerel ekonominin tümünü olumsuz yönde etkilemiştir (Serçek ve Serçek, 2016).

Terörizmin turizm sektörü üzerinde kısa ve uzun dönemde meydana getirdiği başlıca doğrudan ve dolaylı ekonomik etkileri şunlardır:

• Turizm ve bağlı sektörlerde talep, gelir ve istihdamın daralma, • Borsada turizm şirketlerinin karşılaştıkları kayıplar, • Ekonomik belirsizlikler nedeniyle turizm sektörüne yönelik doğrudan yabancı yatırımların azalma, • Terörist saldırılardan zarar gören mekanların yeniden inşa maliyetleri, • Olası terör saldırılarına karşı alınacak yeni güvenlik tedbirlerinin yarattığı ek maliyetler, • Terör saldırısının etkisini gidermek ve yeni turist çekebilmek için yapılan reklam ve tanıtım harcamaları.

Dünyada gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alan Türkiye’de turizm sektörü, ihracatı mümkün olmayan servet ve hizmetleri döviz kaynağına dönüştürme niteliğine sahip olmasının yanı sıra istihdam sağlaması açısından ülke ekonomisine önemli katkı sunmaktadır.

Turizm gelirinin GSYH’a oranı 2008 yılında %2,6’dan 2018 yılında %3,9’a yükselmiştir (TTYD, turist sayısının azalmasında küresel ekonomik krizler ve 1999’da gerçekleşen depremin etkisi olmakla birlikte temel faktör yaşanan terör olayları ve ortaya çıkardığı güvenlik kaygısıdır.

Terörizmin Turizm Güvenliğine Etkileri

Terörizmin toplumda ortaya çıkardığı en önemli etki, güvensizlik ortamı ve bunun sonucunda oluşan sivil huzursuzluktur. İnsanoğlunun topluluk hâlinde yaşama ihtiyacı bir düzenin varlığını gerekli kılmıştır. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin ikinci basamağında yer alan güvenlik ihtiyacı sağlanamadığı takdirde, toplumun barış ve güven içinde gelişmesini ve yaşamını sürdürmesini sağlayacak bir ortam, toplumun dış ve maddi düzenini ifade eden kamu düzeninden söz edilemez. Ulaşım araçları, havalimanları, turistik mekanlar, ibadethaneler, büyük sanat, spor ve kültür etkinlikleri terör örgütlerinin hedefleri halini almıştır. Bu kapsamda, güvenlik algısının sağlanamadığı turizm destinasyonunda turist talebinin kısıtlı düzeyde kalacağı bilinmektedir.

Turizm sektöründe gerçekleşen hırsızlık, adam yaralama, tecavüz vb. kriminal turizm suçları ile mücadeleyi içeren turizm emniyeti ile turizmde gerçekleşen terör faaliyetleri ile mücadeleyi içeren turizm güvenliği, amaçları ve etkileri bakımından farklılıklar içermektedir. Suç, kapitalizmin anti-sosyal bir biçimidir ve dolayısıyla nihai amacı ekonomik veya sosyal kazançtır. Mağdur kişi(ler) genellikle ahlaka aykırı olan ve bir bölgenin itibarını zedeleyen eylemlerin kurbanıdır ve fail tarafından seçilmiş olabilir. Suç gerçekleşince yapılan haberler yereldir ve nadiren uluslararası haber yapılır. Turizm sektöründe suçların istatistiksel doğruluğu çoğu zaman çok düşüktür ve çoğu durumda seyahat ve turizm endüstrisi bilgileri gizlemek için mümkün olan her şeyi yapar. Yerel turizm sektörü üzerindeki olumsuz etkilerinin uzunluğu çoğu durumda kısa vadelidir.

Turizm sektöründe güvenlik ortamını oluşturmak ve korumak amacıyla alınması gereken başlıca önlemler şunlardır:

• Turizm sektöründe çalışan personel yol, konaklama ve seyahat güvenliği, acil yardım ve müdahale, tüketici hakları ve temel hukuk vb. konularda eğitimlere tabi tutulmalıdır. • Terörizm faaliyetleri ile mücadelede bölgesel ve uluslararası işbirliğine giderek, terörizmle mücadelenin sürekliliği sağlanmalıdır. • Seyahat, konaklama ve gıda alanlarında alınacak güvenlik tedbirleri devlet tarafından standartlaştırılmalı ve uygulaması sık sık denetlenmelidir. • Terör saldırılarının krize dönüşmesini en- gellemek için önceden kriz yönetimi planları oluşturulmalıdır.


• Turizm bölgelerinde yüz tanıma sistemleri vb. yapay zekâ teknolojileri kullanarak ve kimlik taraması ile terör listelerinde yer alan kişilerin terör olayları gerçekleşmeden tespit edilmeli ve ilgili güvenlik güçlerine bildirilmelidir. • Turizm destinasyonlarında yabancı dil bilen, turizm psikolojisi eğitimi alan ve mevcut bölge hareketliliğini iyi bilen güvenlik görevlileri istihdam edilmelidir. Söz konusu personelin uzun süre bölgede tutulması sağlanarak bölge turizmi ve insan hareketliliği üzerinde uzmanlaşması sağlanmalıdır. • Uluslararası rekabet ortamında bir pazarlama stratejisi olarak olumsuz imajı ortadan kaldırmak amacıyla, turizm bölgelerinin tanıtımlarında güvenlik ve huzur temalarına ağırlık verilmelidir.

Yolcular ve turistlerin güvenlik algılarının artması, turizm sektöründe hem iyi güvenlik hem de iyi hizmeti zorunlu kılmıştır. Bir destinasyon güvenli olarak kabul edilmediği durumlarda, kampanyalar ve reklamlar ile bir takım cezbedici unsurlar devreye sokulsa dahi turist talebinin yetersiz kalacağı anlaşılmıştır. Günümüzde turistler artık turizm güvenliğinden korkmuyor, bunu talep ediyor. Bu nedenle turizm sektöründe tanıtım kampanyalarında güvenlik ve emniyet temaları kullanılmaya başlanmıştır (Tarlow, 2006).

Ünite 4 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç