AÖF Soru Bankası
TAR202U · Ünite 3

İsmet İnönü Dönemi (1939-1950)

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II dersi, ünite 3 özeti

genel başkan seçilmiştir. Meclis, 21 Temmuz 1946 Türk İç Politikası (1939-1950) tarihinde genel seçimlerin yapılmasına karar vermiştir.

Türk siyasi hayatında, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa 1946 seçimine Cumhuriyet Halk Partisi yanısıra, Kemal ATATÜRK’ün 10 Kasım 1938 tarihinde hayatını Demokrat Parti, Milli Kalkınma Partisi, Liberal Demokrat kaybetmesi ile İsmet İnönü dönemi başlamıştır. Parti, Türkiye İşçi ve Çiftçi Partisi, Yalnız Vatan İçin Bu dönem Türk siyaseti, sık değişen hükûmetler, savaşın Partisi katılmıştır. 1946 tarihinde seçimler, “açık oy gizli getirdiği ağır ekonomik yükler, bu yükü hafifletmek için sayım” esasına göre yapılmıştır. Seçim sonucunda CHP ve uygulanan savaş ekonomisi politikaları ve II. Dünya DP dışında milletvekili çıkaran parti olmamıştır.

Savaşı’na Türkiye’nin fiilen katılmama gayretleri ile Recep Peker Hükûmeti (7 Ağustos 1946-10 Eylül 1947) geçmiştir. Peker döneminde ekonominin liberalleşmesine yönelik

1945 sonrası Türkiye’de genel seçimler ilk kez tek bazı adımlar atılmıştır. “7 Eylül Kararları” olarak ekonomi dereceli yapılarak çok partili siyasal sistem kurulmuştur. tarihine geçen ilk devalüasyon, bu dönemde yapılmıştır. İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı döneminde altı Türkiye, IMF’ye “19 Şubat 1947 tarih ve 5016 sayılı hükümet kurulmuştur. Bunlar sırayla Celal Bayar, Refik Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Saydam, Şükrü Saracoğlu, Recep Peker, Hasan Saka ve Kalkınma Bankası’na Katılmak İçin Hükûmete Yetki Şemsettin Günaltay hükümetleridir. Verilmesine Dair Kanun”un verdiği yetkiye dayanarak 11 Mart 1947 tarihinde üye olmuştur. Sık sık muhalefet ile Celal Bayar Hükûmeti (14 Kasım 1938- 25 Ocak 1939) hükümet tartışmalarının yaşandığı bir dönem olmuştur.

Celal Bayar hükûmetinde, iki önemli olay, Atatürk’ün cenaze töreni hazırlıkları ve Atatürk’ün vefatı ile boşalan Hasan Saka Hükûmeti (10 Eylül 1947-16 Ocak 1949)

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı’na İsmet Hasan Saka Hükûmeti ilk önemli icraatı, İstanbul ve İnönü’yü seçmek amacıyla düzenlenecek olan Cumhuriyet çevresinde uygulanan sıkıyönetim kararlarını kaldırmak Halk Partisi Olağanüstü Büyük Kurultayıdır. Denizbank, olmuştur. 1948 tarihinde yasalaşan Seçim Kanunu’nda bu dönemdeki Bayar hükûmetinin en önemli girişimidir. DP’nin istediği adli teminatın sağlanamaması ve ardından Bu dönemde tasfiye girişimleri ve hesaplaşma süreci ve DP’nin ara seçimlere katılmama kararı vermesi ile yolsuzluk davaları Bayar hükümetini yıpratan olaylardır. 1948’de yapılan seçimlere MP ve DP’den yoksun ve tek başına giren CHP seçimlerin galibi olmuştur. Seçim Refik Saydam Hükûmeti (25 Ocak 1939-8 Temmuz sonrasında Hasan Saka Hükûmeti’nin özellikle ekonomik 1942) tedbirleri almadığı gerekçesiyle güven kaybına uğraması

Refik Saydam döneminde devlet-parti bütünleşmesine son nedeniyle, hükümeti kurma görevi Şemseddin Günaltay’a verilmesi yönünde çabalar olmuştur. Bu dönemde, II. verilmiştir. Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte Türkiye’de ekonomik anlamda oluşabilecek darlık ve sıkıntıları Şemseddin Günaltay Hükûmeti (16 Ocak 1949-22 Mayıs engellemek amacıyla “Savaş Ekonomisi” stratejisi 1950)

uygulanmıştır. Bu amaçla 1940 Millî Korunma Kanunu Şemseddin Günaltay döneminde İstiklal Mahkemeleri çıkarılmıştır. Savaş ekonomisi zorunlulukları çerçevesinde Kanunu meclise taşınmış ve 28 Nisan 1949 tarihinde kanun başka bir girişim olarak “tasarruf bonoları” meselesi yürürlükten kaldırılmıştır. Seçim kanunu tekrar gündeme gündeme gelmiştir. gelmiş ve 16 Şubat 1950 tarihinde Yeni Seçim Kanunu’nda tek dereceli, genel, eşit ve gizli oy, açık tasnif, çoğunluk Saracoğlu Hükûmeti (9 Temmuz 1942-7 Ağustos 1946) seçim sistemi ve adli teminat sağlanmıştır.

Saracoğlu hükûmeti, Saydam hükümeti döneminde uygulanan Millî Korunma Kanunu çerçevesinde sıkı Bu dönemin diğer bazı önemli olayları, İlahiyat Fakültesi ekonomik önlemlerine zıt olarak serbest piyasa ve imam hatip okulları açılması, tekke ve türbelerin uygulamaları yapmıştır. Fiyatların tekrar yükselmesiyle kapatılmasına dair kanunda değişiklikler yapılması, Millî Korunma Kanunu’nu tekrar uygulanmıştır. Saydam işçilere sendika kurma hakkı tanınması, cemiyet ve dernek Hükûmeti’nin çıkardığı tasarruf bonolarına benzer olarak kurulmasına izin verilmesi, Basın Yayın Kanunu’nda Saracoğlu hükûmeti de Milli Savunma tahvilleri değişiklik yapılarak sansürün kaldırılması ve siyasi çıkarmaya karar vermiştir. Saraçoğlu hükümeti döneminde partilere propaganda izni verilmesidir. Ayrıca bu hem piyasadaki parayı geri çekmek hem de savaş dönemde, çiftçiye taksitlerle traktör verilmiş, Karadeniz yıllarında fazla kazanç elde eden zenginlerden bir defaya Bölgesindeki limanlar büyütülmüş, vatandaşa tohumluk mahsus olmak Varlık Vergisi Kanunu çıkarılmıştır. Ayrıca dağıtılarak mevsim şartları nedeniyle sıkıntı yaşayan bu dönemde büyük tartışmalara neden olan Çiftçiyi bölgelere gıda temini sağlanmış, deniz, kara ve hava Topraklandırma Kanunu çıkarılmıştır. Bu dönem aynı araçlarında revizyona gidilmiş, birçok dokuma, iplik zamanda çok partili döneme geçiş sürecindeki partileşme fabrikaları ve hastane açılmıştır. Gelir Vergisi Kanunu eylemlerine sahne olmuştur. Bu dönemde 7 Temmuz 1945 çıkarılarak halkın geliri az olan kesimi sosyal refaha tarihinde Nuri Demirağ tarafından kurulan Milli Kalkınma kavuşturulmuş, birçok köylü ve çiftçi toprak sahibi olmuş, Partisi Türkiye’de ilk parti olan olmuştur. Bu dönemde 7 Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu’nda değişiklik Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti’yi kuran Celal Bayar, yapılmıştır.


Türk Dış Politikası (1939-1950) savaş durumunda birbirlerine saldırmayacaklarını ilan 1938 yılı sonlarında Türkiye, bütün komşu ülkelerle etmişlerdir.

saldırmazlık ve dostluk antlaşması imzalamıştı. Ancak, 1941 yılının Mayıs ayında Sovyet Rusya’ya saldırı kararı Fransa ile olan Türkiye-Suriye sınırı sorunu (Hatay veren Almanya, Sovyet taarruzunda güney kanadını Sorunu) ve İtalya’nın son yıllarda artan saldırgan tutumu güvence altına almak için 1941 tarihinde Türk-Alman nedeniyle uluslararası alanda destek arayışlarına girmiştir. Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması imzalanmıştır. Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı sonrası imzaladığı Türkiye de Almanya’nın, Balkanlar’da Türkiye’nin Versay (Versaiiles) Anlaşması’nın yükümlülüklerinden sınırına yaklaşmış ve boğazlarda etkili olabilecek duruma kurtulmak amaçlı izlediği dış politika, Avrupa’yı yakın gelmiş olması nedeniyle bu anlaşmaya imzalamıştır. gelecekte büyük bir savaşa sokmuştur. 1939’da Türkiye’nin Almanya ile dostluk antlaşması imzalaması, Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesi ile olan II. Dünya müttefiklerce olumlu karşılanmamıştır. Müttefikler, 11-24 savaşı resmen başlamıştır. Bu dönem dış politikasını Ağustos 1943 tarihleri arasında düzenledikleri Quebec 1939-1945 ve 1945-1950 yılları arası olmak üzere iki (Kanada) Konferansı ve 19- 30 Ekim 1943 tarihleri temel başlıkta incelemek doğru olacaktır. arasında düzenlenen Moskova Konferansı’nda

1939-1945 Yılları Arası Türk Dış Politikası Türkiye’nin bir an önce savaşa dahil olması yönünde karar almışlardır. Atatürk’ün ölümünden sonra 1939’a kadar geçen sürede Türk Dış Politikasında önemli bir olay gerçekleşmemiştir. Bu dönemde Türkiye’nin Türk boğazlarından geçen Ancak 1939 sonrasında dünyada oluşan gerginlikler Alman savaş gemileri sorunu ortaya çıkmıştır. Türkiye sonrasında ülkeler arasında olası savaşa karşı birliktelikler Montreux Antlaşması’na uymayarak savaş boyunca ticari oluşmaya başlamıştır. Bu dönemde Türkiye savaşa gemi görünümünde kamufle edilmiş biçimde Alman savaş katılmama ve uzak durma yönünde çabalar sarf etmesine gemilerinin boğazlardan geçişine izin verdiği iddia karşı yalnız kalmamak için oluşan birlikteliklerden birini edilmiştir. Mayıs ayının sonuna doğru İngiltere, tercih etmek zorunda kalmıştır. Almanya’nın savaş gemilerini boğazlardan geçirmeye çalışacaklarını, Türkiye’nin bunu engellemesini istemiştir. Bu dönemde Türkiye’nin karşısına çıkan ilk sorun 26 Mayıs 1944 tarihinde bahse konu bu 17 adet Alman İtalya’nın 1939’da Arnavutluk işgal etmesi ve savaş gemisi boğazda durdurularak Türk görevlileri tarafından tehdidinin Orta Avrupa’dan Balkanlara ve Akdeniz’e aranmış, Türk hükûmeti, bu gemilerin savaş malzemesi ve doğru sarkmasıdır. Bu ihtimal karşısında Türkiye 12 teçhizatı taşımadığını bildirerek gemilerin geçişine izin Mayıs 1939 tarihinde Türk-İngiliz Ortak Beyannamesi vermiştir. Bunun üzerine Nisan ayında Türkiye üzerinde, yayımlanmıştır. İngiltere ve ABD baskısı daha da artmış ve Türkiye’ye

Türkiye ve Fransa arasında yapılan görüşmelerle sorunu nota vermişlerdir. Türk hükûmeti, Müttefik baskılarından çözümlenmiş ve Hatay anavatana kesin olarak katılmıştır. dolayı boğazlardan Alman savaş gemilerinin geçirilmesinden sorumlu tuttuğu Dışişleri Bakanı Numan Avrupa ülkeleri arasında yaşanan gerginlikler, Menemencioğlu’nu istifaya zorlamıştır. Türk siyasi Almanya’nın hareketleri Başta Avrupa ülkelerini çeşitli hayatında ilk defa bir bakan, sağlık sebebi birliktelikler yapmaya yönlendirmiştir. Bunlardan biri 19 gösterilmeksizin istifa etmiştir. Ekim 1939 tarihinde, Türkiye, İngiltere ve Fransa “Üçlü İttifak Antlaşması” imzalamıştır. Türkiye, bu antlaşma ile 1945 yılı, oluşturulacak yeni dünya düzeninin Batı blokunda olduğunu kesin olarak yinelemiş, fakat şekillendirilmesi çabaları ile geçmiştir. İkinci Dünya antlaşma maddelerine “Sovyet Rusya çekincesi” ek Savaşı’ndan sonra dünyada güç dengesini Sovyet Rusya protokolü eklenmesini, müttefiklerine kabul ettirmiştir. ve ABD şekillendirmiştir.

Türkiye batı blokunda yer alarak istemeden komşusu 1945-1950 Yılları Arası Türk Dış Politikası Sovyet Rusya ile ayrı saflarda yer almışlardır. San Francisco’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler II. Dünya Savaşı’nın başlaması Almanya’nın 1 Eylül Konferansı’na, sadece 1 Mart 1945 tarihine kadar 1939’da Polonya’ya saldırması ile başlamıştır. Alman Almanya ve Japonya ile savaş durumunda olan ülkeler tehdidini üzerinde hisseden Türkiye 1941 yılında Türk- katılabileceklerdi. Türkiye, 23 Şubat 1945 tarihinde, Alman Dostluk ve Saldırmazlık Anlaşması imzalamıştır. Almanya ve Japonya’ya savaş ilan ettiği için San Fakat bu durum Müttefikler tarafından olumlu Francisco’da düzenlenecek olan BM Konferansı’na karşılanmamıştır. Bu baskıyla Türkiye, Almanya ile olan kurucu üye olarak katılmıştır. ticari ve diplomatik ilişkilerini keserek 23 Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmiştir. San Francisco Konferansı, Birleşmiş Milletler teşkilatını kurmak amacıyla 25 Nisan 1945 tarihinde Türkiye’nin de Savaş sürecinde, Almanların Bulgaristan, Yunanistan ve bulunduğu 51 ülke ile toplanmıştır. Konferansa katılan Yugoslavya’yı işgal etmesi Sovyetlerle Almanların arasını ülkeler Birleşmiş Milletler Antlaşması’nı imzalamıştır. iyice açmıştır. Türkiye Sovyet tehlikesine karşı, 25 Mart Türkiye, Sovyet Rusya tehlikesine karşı uluslararası 1941 tarihinde Türk-Sovyet saldırmazlık antlaşmasını dengeleri barış yoluyla gözetme amacıyla kurulan imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre iki ülke herhangi bir Birleşmiş Milletler’de kendisine destek aramıştır. San


Francisco öncesinde ve sırasında demokrasi yönünde yapılan açıklama ve kararlar, Türkiye’nin kendi rejimini demokrasiye doğru yöneltme eğilimini arttırmıştır. Bu bakımdan San Francisco Konferansı, Türkiye gündemine hem Birleşmiş Milletler hem de demokrasi tartışmalarını aynı anda sokmuştur.

Bu dönemde önemli gelişmelerden biri de Postdam Konferansı’dır. Bu konferansa Amerika, İngiltere ve Sovyet Rusya liderleri ile dışişleri bakanları katılmıştır. Konferansta Avrupa’nın alacağı yeni şekil üzerinde durulmuştur. Bu konferansta Sovyet Rusya Türkiye’den isteklerini sözlü olarak dile getirmiştir. Yalta konferansında da Rusya, Türkiye’nin doğu sınırında değişiklik yapılmasını (Kars ve Ardahan bölgelerinin Sovyetlere terk edilmesi), boğazlarda ortak savunmayı sağlamak için Sovyetlere üs verilmesini ve Montreux Antlaşması’nın yeniden gözden geçirilmesini istemiştir. Türkiye verdiği cevapta bu isteklerin mümkün olmadığını bildirmiştir.

Sovyet Rusya’nın II. Dünya Savaşı sonrası iyice beliren yayılmacı politikasının ve boğazlar üzerindeki istekleri karşısında Amerika ve İngiltere Türkiye’yi desteklemişlerdir. Böylece Türkiye, Sovyet tehdidine karşı uluslararası arenada destek bulmuştur.

II. Dünya savaşı sonrası başlayan “Soğuk savaş dönemi” Amerika Başkanı Truman’ın ismi ile anılan “Truma Doktrini”nin açıklanması ile netleşmiştir. Truman, dünyanın iki ideolojik ilke ile bölünmenin eşiğinde olduğunu belirtmiştir. Avrupa’da yayılmaya başlayan komünizm rejimlerinin bu ülkelerde durdurulmasını amaçlamıştır. Truman doktrininin yayınlanmasından sonra Türkiye, 12 Temmuz 1947 tarihinde Türk-Amerikan yardım antlaşması imzalanmıştır 5 Haziran 1947’de “Marshall Planı” yayınlanmış ve Türkiye yardım edilecek ülkeler arasında yer almıştır.

İnsan hakları, hukuk üstünlüğü ve demokrasiyi güçlendirmek adına 1949’da Avrupa Konseyi kurulmuştur. 27 Temmuz 1949’da Türkiye’nin konseye kabulü onaylanmıştır. Devletlerarası savunma birliğini esas alan NATO (North Atlantic Treaty Organization- Kuzey Atlantik İttifakı), 12 devletin katılımı ile 4 Nisan 1949’da kurulmuştur. Türkiye NATO’ya üye olmak istese de bu dönemde katılamamıştır.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç