SYT208U-SPORCU SAĞLIĞI VE EGZERSİZ
Ünite 7: Antrenman Bilgisi
Giriş
Antrenman, yalnız sporda değil, insan hayatının değişik alanlarında kullanılan bir tanım olarak da dikkati çekmektedir. Fakat antrenman terminolojisi, her şeyden önce sporda ağırlığı olan bir kavramdır. Antrenman sporda; antrenman, sporsal antrenman, sportif antrenman eş anlamları ile kullanılan ve spor pratiğinde, spor biliminde merkezi konumu ile temel bir kavramdır. Dolayısıyla antrenman bilgisi, spor bilimleri araştırmalarının ve uygulamalarının temel odak noktası durumuna gelmektedir.
Antrenman Bilgisi ile İlgili Kavramlar
Antrenman Kavram
Yarışmalara düzenli bir biçimde hazırlanmayı içeren bir kavram olarak antrenman kavramı ilk olarak İngiltere’de at ve binicilik alanı ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır.
Çoğu kez antrenman kavramı; spor alanında organize biçimde bir etkinliği veya bunun yanı sıra bir antrenör denetiminde bir çok kişinin ya da grubun, düzenlenecek bir müsabakaya hazırlığını da ifade eder. Ayrıca bu hazırlık sadece bir grup için geçerli değil aynı zamanda bireysel bir etkinlik anlamında bireysel yetenek ve becerilerin geliştirilmesi olarak da kullanılır.
Fakat antrenman kavramı sadece spor bilimleri ile sınırlı olarak ele alınamaz. Antrenman kavramı, farklı bilim dallarında da kullanılmaktadır. Örneğin; müzisyenler de bir enstrümanı daha iyi çalabilmek için çalışmalar yaparlar. Antrenman bunun dışında günlük yaşantıdaki etkinliklerde, amaçlı olarak yapılan aktivitelerde de kullanılmaktadır. Ayrıca antrenman kavramı, psikoloji alanında da zihinsel, gözlemsel, otojenik antrenman biçiminde kavramsal da olarak kullanılmaktadır. Bu çok yönlü açıdan bakıldığında antrenman çok yönlü olarak birçok alanda istendik bir biçimde beceri ve davranışları geliştirip değiştirerek yeni bir eylem biçimini geliştirmede eğitim amacı ile kullanılmaktadır.
Ballreich ve Kuhlow 1975 yılında “açık antrenman” kavramını ortaya çıkarmışlardır. Açık antrenmanın tanımı, spora yeni başlayan kişilerden üst seviyedeki sporculara, genç insanlardan, yetişkin ve yaşlılara kadar her bir bireyin kendine ait fiziksel uygunluk, verimlilik durumunu, gücünü geliştirmeye ve korumaya yönelik olarak antrenmanın herkese açık olmasıdır.
Sporda antrenmanın temel olarak iki amacı bulunmaktadır:
1. Spor dalına özgü başarı elde etmek amacıyla antrenman yapılır. Bu amaçlar doğrultusunda spor dalına özgü sportif verimi arttırmak ve müsabakada başarı elde etmek hedeflenir. 2. Bunun yanı sıra kişiler sağlık ve eğitim yönünden amaçlarına ulaşmak için antrenman yaparlar.
Diğer bir sınıflandırmaya göre ise antrenman amaçları şunlardır; kişisel fiziksel gelişimi sağlama, spor dalına özgü dayanıklılık, kuvvet, sürat, çabukluk, koordinasyon, denge,
esneklik vb. gibi motorik özelliklerin gelişimi, spor dalına özgü teknik becerilerin kazandırılması ve geliştirilmesi, spor dalına özgü taktik, strateji ve oyun anlayışının geliştirilmesi, sporcuların kazandıkları kondisyonel, teknik ve taktiksel özellikler arasında koordinasyonu sağlama, sporcuların yarışma sırasında ve yarışma dışında psikolojik ve kişilik gelişimini sağlama, sporcuların sosyal özelliklerine davranışlarına katkı sağlama, sporcuların iradelerinin geliştirilmesi, takım ruhunun geliştirilmesi, sporcuların sağlıklarını korumayı ve geliştirmeyi sağlama, sporcularda oluşabilecek sakatlıkların önlenmesine yönelik önlemlerin alınması, sporcunun uyguladığı spor dalına yönelik olan kural değişiklikleri ve bilginin sunulması ve sporcunun teorik olarak da yetiştirilmesi.
Ayrıca farklı bilim dalları da kendi bakış açılarından antrenman kavramını açıklamaktadırlar. Örneğin; antrenman kavramını, spor tıbbı ile uğraşan kişiler biyolojik yaklaşım açısından, eğitim bilimciler ise pedagojik olay olarak tanımlarlar. Spor tıbbi bakış açısına göre antrenman tanımı organ ve organ sistemlerinde meydana gelen morfolojik ve fizyolojik olarak ölçülebilen değişiklikler ve bu süreçlere yönelik tekrarlanabilir sistemli hareket tepkileri olarak belirtilmektedir.
Pedagojik yaklaşım ise antrenmanı, kişi üzerindeki mevcut durumun, olması gereken duruma dönüştürülmesi amacıyla etki oluşturulması yolu şeklinde tanımlar. Pedagojik eğilime göre antrenman, bedensel ve zihinsel kompleks bir kavramdır. Antrenman, kondisyon, teknik, taktik, motivasyon ve bunların sporsal yetenek ve bilişsel, psikolojik niteliklerle ilişkisini belirler
Antrenman, bireysel olarak sporcunun ya da sporcu gruplarının sporsal verim seviyesini en yüksek düzeyde geliştirmeye yönelik bir süreç olarak tanımlanabilir. Antrenman, bir sporcunun veya bir takımın belirlenen hedefe ulaşmak amacıyla planlanmış bir program içerisinde, sporcunun cinsiyeti, yaşı, antrenman kapasitesi ve düzeyine vb. göre değişiklik gösteren kondisyonel, teknik, taktik, psikolojik hazırlıklarıdır.
Sporsal Antrenman Kavramı
Antrenman kavramının spor alanında kullanımını, diğer alanlarda kullanımından ayırmak için sportif etkinliklerde sporsal antrenman kavramı kullanılmaktadır. Dolayısıyla yarışmalara hazırlık ve verim elde etme açısından sporsal antrenman kavramı; spor alanında yapılan spor etkinliği türüne bağlı olarak sportif verime ulaşmak için hazırlık yapılması şeklinde tanımlanabilir.
Yapılan bütün sporsal antrenman tanımları üç ortak yön doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Bunlar:
1. Spor hekimlerine göre biyolojik açıdan, 2. Antrenman bilimcileri ve eğitim bilimcilerine göre pedagojik açıdan, 3. Antrenman bilimcileri ve sistem bilimcilerine göre sistem kuramı açısından
sınıflandırılmaktadır.
Sporsal antrenman biyolojik açıdan uyarı verme ve uyarıya karşı tepki geliştirme süreci olarak değerlendirilmektedir.
Pedagojik açıdan sporsal antrenman ise, biyolojik yönün yanı sıra psikolojik, bilişsel ve sosyal yönleri de içine almaktadır.
Son yıllarda antrenman bilimciler bu iki yaklaşımın yanında genel bir sistem yaklaşımı içerisinde sporsal antrenmanı denetlenebilir yönlendirme süreci olarak değerlendirerek incelemektedirler. Bu bağlamda sporsal antrenman, motorik, ruhsal, bilişsel, duyuşsal açıdan durum değişikliklerini gerçekleştirme diğer bir deyişle de verim durumunda değişikler yapmayı amaçlamaktadır.
Bu değişiklikler:
1. Verimi arttırma 2. Verim niteliğinin aşamalı olarak düşürülmesidir.
Dolayısıyla sporsal antrenman, hem biyolojik hem pedagojik hem de denetlenebilir bir süreç olarak değerlendirilmektedir.
Başka bir tanım olarak ise sporsal antrenman kavramı, sporcuların sportif verim durumunu yüksek düzeylere ulaştırmak için planlamış bir süreç olarak ifade edilmektedir.
Sporsal antrenman kavramı içerisindeki planmış eylem süreci kavramı, antrenmanın sürekli olarak gelişimi amacıyla düzenlenmiş tüm olanaklarını içermektedir. Buna bağlı olarak da sporsal antrenman; sporsal verim gelişimine planlı ve istendik bir biçimde yönlendirici bir etki sağlamak amacı ile kompleks bir eylem süreci olarak tanımlanmaktadır.
Dolayısıyla sportif antrenmanın temel amacı olarak sportif verimin geliştirilmesi görülse de istendik davranışlara ulaşmak amacı ile uygulama sürecinde gerçekleştirilen eylemler, hem antrenmanın niteliğini hem de antrenman yapan kişinin genel kişiliğini de etkilemektedir.
Spor öğretmeni veya antrenörün, sporcunun sportif verim durumunun gelişimi ile birlikte sporcunun kişilik gelişimi arasındaki bağlantının bilincinde olması gerekmektedir.
Ayrıca antrenör, sporcuyla olan ilişkisindeki kendi rol değişimine de dikkat etmelidir. Antrenör, çocuk ve gençlerle yapılan antrenmanlarda sorumlu bir eğitici rolü üstlenirken, daha ileriki yaşlarda antrenmanda daha çok bir danışmanın ya da özel görevleri olan bir uzmanın konumuna geçer.
Gerek sporcuların sorumluluk kazanmalarına yönelik olarak yönetilmesi gerekse en iyi sportif verimin elde edilmesi için, sporsal antrenmanın programlanması hem genel kişilik gelişimine hem de kişiye yönelik olmalıdır.
Sporsal antrenmanın sadece verim sporuyla sınırlandırılmaması gerekmektedir. Sporsal antrenmanın yüksek sportif verime yönelik olmasının yanı sıra, okul sporu, kitle sporu, fiziksel uygunluk sporu gibi alanlarda
bireysel açıdan belirlenen hedefler ve ölçütlere ulaşmak antrenmanın en üst hedefi olmalıdır.
Sporsal Verim Kavramı
Sporsal verim erişilmesi arzu edilen düzey ile şimdiki düzey arasındaki devamlı bir karşılaştırmadır.
Antrenmanlar ile sporsal verimin geliştirilebilmesi için sporcunun gelişimine yönelik etkenler ile yaptığı antrenmanın bir bütün olarak uyum içerisinde olması gerekir. Sporcunun en yüksek düzeyde sporsal verime ulaşması için antrenman kapsam ve şiddeti, yükleme dinlenme ilişkisi gibi antrenmanın ölçütleri ile sporcunun doğal ritminin uyum içerisinde olması da gereklidir.
Harcanan enerji miktarı fizyolojik verim olarak kabul edilir. Belirli bir zamanda yapılan iş ise fiziksel verimi anlatır. Yönlendirme ve düzen işlemlerinin asıl konusu olarak sportif verim, antrenman bilimi yönünden dört başlık altında tanımlanabilir. Bunlar, fizyolojik açıdan, fiziksel açıdan, spor pedagojisi açısından, psikolojik açıdan tanımlamalardır.
Toplumların kendi değerlerine göre değişiklik göstererek sporsal verimin iki niteliği vurgulanmaktadır. Bunlar, bir sporsal faaliyetin sonucu, bir de sporsal faaliyetin eylemidir.
Spor psikolojisinde ise sporsal verim, verilen nitelikli bir testi çok başarılı, mükemmel sonuçlandırma düzeyi ve spor dalına özel motorik, bilişsel ve zihinsel niteliklerin en üst düzeyde kazanılması olarak iki açıdan tanımlanır.
Sporsal verimin değerlendirilmesinde farklı spor dalları için farklı değerlendirme kriterleri kullanılmaktadır.
Sporsal Form Kavramı
Sporsal form, sporcunun sporsal antrenman yaşantısının ve her yaptığı çalışmanın yeni bir gelişim basamağında ulaştığı en iyi sporsal verim düzeyidir. Dolayısıyla aslında en yüksek düzeyde sporsal verime ulaşabilmenin bir koşulu da sporsal formdur.
Sporcu kendi spor dalında sporsal veriminin herhangi bir gelişim basamağında rekor kıramasa dahi belirli bir sporsal forma ulaşabilir.
Yüklenme Kavramı
Spor bilimlerinde sporsal verimin ön koşulu olan yüklenme kavramı, organizmanın normal düzeyinin üzerinde çalışmasına neden olan bedensel aktiviteler anlamı ile kullanılmaktadır. Organizmada yüklenmeyi oluşturan temel faktör, hareketin oluşması için sinir sisteminin meydana getirdiği uyaranlardır.
Yüklenmeler dış ve iç yüklenmeler olarak ikiye ayrılır.
Yüklenme yoğunluğu, yüklenme esnasında kasın kullandığı sinir uyarılarının kuvvet fonksiyonu ile de ilişkilidir ve bu sinir uyarısının kuvveti bir hareketin yapılma hızına, kat edilen mesafeye ya da uygulanan yüke bağlıdır.
Yüklenmenin sıklığı, yüklenme ve dinlenme süreçleri arasında paylaşılan süre uyumu ile ilişkili bir kavramdır.
Yenilenme Kavramı
Spor bilimlerinde yenilenme kavramı farklı kaynaklarda rejenerasyon şeklinde de kullanılmaktadır. Yüklemelerden sonra dinlenme evresinde organizmadaki yeni oluşumlar rejenerasyon olarak tanımlanır.
Yenilenmeyi etkileyen temel faktörler; cinsiyet, yaş, antrenman düzeyi, iklim koşulları, ısı, eklem hareket genişliği, kas lif tipi, enerji kaynaklarının yenilenme hızı, atık maddelerin atılma hızı, vücut sistemlerinin fonksiyonu, sporcunun psikolojik durumu gibi etkenlerdir.
Beslenme ve aktif dinlenme yenilenmenin iki temel öğesi olmasına rağmen sporcu için antrenman sonrasında dinlenme, onu yenilenme durumuna sokan tüm faaliyetleri içerir.
Yüklenmeler sonrası yenilenme için alınacak önlemler yüklenmelerin aerobik ve anaerobik özellikte olmasına göre değişir.
Aşırı Antrenman Kavramı
Aşırı antrenman kavramı, sonucu yorgunluk olan, antrenman kapsamı ya da yoğunluğu ya da her ikisinin de birlikte olduğu yüklenmeler olarak tanımlanabilir. Aşırı antrenman, organizma üzerinde belirli bir süre devam eden psikolojik ve fizyolojik yüklenmelerin meydana getirdiği yetersizlik durumu ve kronik yorgunluk hali şeklinde ifade edilmektedir. Ayrıca aşırı antrenman, antrenman yüklemeleri sürerken ya da artarken verim kapasitesindeki bir azalma olarak tanımlanabilir.
Eğer antrenman sırasında yükleme ve yenilenme sürelerine dikkat edilmeden çok sıklıkla müsabaka yapılıp sporcuya yeterli dinlenme süresi verilmezse, uzun süreli şiddeti ve kapsamı yüksek yüklenmeler uygulanırsa, sürekli aynı şiddette yüklenmeler yapılırsa sporcu olumsuz bir evre olan sürantrenman durumuna gelir.
Aşırı yüklenme belirtisi bir grup fizyolojik sistem değişikliklerini içerir. Aşırı yüklenme belirtileri sempatik ve parasempatik olarak iki bölüm halinde incelenmiştir.
Diğer bir sınıflandırmaya göre ise aşırı antrenmanın, sporcularda alışılagelmiş halinden farklı bir duruş ve yüz ifadesi, soluk bir yüz, iştahsızlık ve hazımsızlık gibi genel belirtileri, sporcunun kan basıncındaki değişme, özellikle yüksek tansiyon, sempatik stres tepkisinde artış, artmış bazal metabolizma hızı gibi fizyolojik belirtileri, sporcuda meydana gelen depresyon durumları, motivasyon ve canlılık kaybı gibi psikolojik belirtileri vardır.
Aşırı antrenmanı işaret eden belirtiler sezildiğinde öncelikle yüklenmeyi azaltmalı ve sporcuya dinlenme olanakları sağlanmalıdır.
Antrenmana Ara Verme Kavramı
Antrenmana ara verme kavramı literatürde detraining şeklinde de kullanılmaktadır. Detraining, antrenmanın daha
az sıklıkta yapılması ya da antrenmanın tamamen bırakılması durumunda fizyolojik uyumlarda ve sportif verimde kayıpların meydana gelmesine denir.
Antrenmana ara vermekle sporcuların kazandıkları dayanıklılık, sürat, kuvvet, esneklik, denge gibi kondisyonel, motorik ve koordinatif özelliklerinde ciddi düşüş etkileri bulunmaktadır.
Sporcuların antrenman yaparak elde ettikleri fiziksel uygunluk özellikleri 4 ile 8 hafta arasındaki detraining döneminde bütünüyle kaybedilir.
Antrenman Bilimi ve Gelişimi
Antrenman Bilimi Tanımı ve Gelişim
Sporsal hareket uygulamaları ve antrenmana yönelik temel yaklaşımlar, antik çağlarda bile görülmesine karşın aslında 19. yüzyılın sonundan başlayarak doğa bilimcilerinin çalışmaları öncülük yapmıştır. Bağımsız bir bilim dalı olarak değerlendiren anlayış ise 40’lı yılların sonlarında Sovyetler Birliği’nde, 50’li yılların başlarında Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nde başlamıştır.
Antrenman bilimine ilk bilimsel adım 1956’da Doğu Almanya’da üniversitede “Antrenman genel teorisi ve yöntemleri” kürsüsü kurularak atılmıştır.
1980 yıllarla birlikte antrenman sürecindeki tüm bilim dallarından yararlanarak bütünleşik olarak gelişen antrenman bilimi evresi başlamıştır.
Antrenman bilimi günümüzde değişik etkinlik alanlarına yönelik olarak yapılanmasına karşın; sportif verim, sportif antrenman ve sportif yarışma olmak üzere üç temel bilim alanı içerisinde incelenmektedir.
Antrenman bilimi kavramından ayrı tanımlanan antrenman öğretisi ise antrenmanda ve yarışmadaki tüm olgulara ilişkin bilgileri, kuralları ve kural sistemlerine yönelik açıklamaları kapsamaktadır.
Antrenman Biliminin İçeriği
Antrenman biliminin içeriği, ilk bakışta sporsal etkinliklerde verim yeteneğini arttırmaya yönelik antrenmanlarla ilgili önlemleri kapsamaktadır. Fakat sporsal antrenmanın konusu daha geniş kapsamlıdır. Sporsal antrenman aynı zamanda önemli antrenman amaçlarını, yöntemlerini ve sonuçlarını da içerir.
Antrenman Türleri
Müsabakada başarılı olmak amaçlı yapılan sporsal hazırlıklar; kondisyonel, teknik, taktik, psikolojik, kuramsal ve artistik çalışmalardan oluşur. Yapılan çalışmalar sporcunun cinsiyeti, yaşı, kapasitesi, antrenman düzeyi ve antrenman dönemlerine göre değişmektedir. Dolayısıyla yapılan bu sporsal hazırlıklar içerisindeki antrenman türleri de genel olarak teknik antrenmanı, taktik antrenmanı, kondisyon antrenmanı, psikolojik antrenman, biyolojik hazırlık, biyolojik geribildirim, kuramsal hazırlık ve artistik hazırlık şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Teknik Antrenmanı
Teknik, herhangi bir hareketin en ekonomik ve en etkili yolla yapılma şeklidir.
Teknik eğitimin içeriğinin, spor dalına bağlı olmasının yanı sıra sporcunun yeteneği, biyolojik yaşı ve antrenman yaşından da etkilenmesi sebebiyle bu faktörler göz önünde bulundurularak planlanmalı ve uygulanmalıdır.
Taktik Antrenmanı
Tekniği geliştirilen sporcunun kazandığı tekniksel davranışları en doğru şekilde uygulayabilmesi, spor dalına yönelik taktiksel gelişimine bağlıdır. Taktik antrenmanların temel amacı, sporcuların rakibe karşı müsabakayı kazanması veya üstünlük elde etmesi için antrenmanın müsabaka koşullarına göre düzenlenerek uygulanmasıdır.
Kondisyon Antrenmanı
Sporcunun performans durumunu oluşturan özelliklerden birisi olan kondisyon, sporcunun psikolojik özellikleri ile güç ve enerji kavramları ile ilişkili olarak hareket genişliği, dayanıklılık, sürat, kuvvet ve koordinasyon gibi özelliklerinin işbirliği içerisinde olmasıdır.
Psikolojik Antrenman
Uygulamalı spor psikolojisi içerisinde yer alan psikolojik antrenman, çeşitli psikolojik yöntemler aracılığı ile sporcuların davranışlarının sistemli bir şekilde düzeltilmesi, daha iyi bir hale getirilmesi ve geliştirilmesi şeklinde tanımlanır.
Zihinsel Antrenman Tekniği
Zihinsel antrenman, herhangi bir fiziksel aktiviteyi içermeyen pasif öğrenme süreci veya uygulanacak hareketi uygulama yapılmaksızın kişinin zihninde canlandırması olarak tanımlanmaktadır.
Otojen Antrenman Tekniği
Otojen Antrenman teriminin sözcük anlamı, oto: kendi kendisine, genos: meydana gelen, antrenmandır. Otojen antrenman tekniğinin temelini hipnoz ile ilgili çalışmalar oluşturmasına rağmen otojenik antrenmanda amaç kişinin kendisini rahatlama durumuna getirmektir.
Biyolojik Hazırlık
Sporcular müsabakalarda başarılı olmak için tıbbi tamamlayıcı yöntemler de kullanırlar. Müsabaka amacıyla yapılan biyolojik hazırlık, fizyolojik, doğal ya da doğal olmayan faktörlerin devreye sokulmasıdır.
Biyolojik Geribildirim
Blanchard ve Epstein’a göre biyolojik geribildirim, tutarlı bir şekilde iki tür fizyolojik tepki hakkında bilgi sağlama sürecidir. Bu iki fizyolojik tepkiden birincisi çoğunlukla istemli olarak kontrol edilemeyen tepkiler, ikincisi ise istemli olarak kontrol edilen ve kolayca denetim altına alınabilen ancak denetimin travma ve hastalık gibi bazı sebeplerden dolayı bozulduğu durumlardır.
Kuramsal Hazırlık
Kuramsal hazırlık yöntemiyle antrenörler sporculara spor dalı hakkında teorik olarak bilgi verirler. Sporcular da bu bilgileri kullanarak sporsal antrenmanlar ve müsabakalar sırasında sporsal performanslarını geliştirebilirler.
Artistik Hazırlık
Bu antrenman türü cimnastiğin dalları, klasik ve modern dans, artistik buz pateni vb. gibi sadece artistik ögelerin baskın olduğu spor dallarında kullanılmaktadır. Artistik hazırlığın sonuçları, motorik becerilerin estetik olarak anlatım biçiminin başarılı olarak sunulabilmesidir.
Antrenman İlkeleri ve Yöntemler
Antrenman İlkeleri
Antrenmanı belirli bir sistem içerisinde yönlendiren kurallara antrenman ilkeleri denilmektedir.
Antrenman ilkeleri, davranış kazandırmaya yönelik yönergeden ziyade genel yönelim temellerini meydana getiren sporsal antrenmana ilişkin üst düzey açıklamaları içermektedir.
1993 yılında Martin ve arkadaşlarının oluşturduğu sınıflama günümüze kadar olan antrenman ilkeleri yaklaşımlarını da içermesi açısından açıklayıcıdır. Bu ilkeler; antrenman ilişkin genel pedagojik ilkeler, antrenman yapısına ve organizasyonuyla ilgili ilkeler, antrenmanın içeriksel ve yöntemsel biçimlendirilmesine yönelik ilkelerdir.
Antrenman Yöntemleri
Hangi antrenman yönteminin hangi spor branşı için kullanılacağı, farklı antrenman yöntemlerinin, farklı enerji sistemlerini nasıl etkilediğine bağlıdır ve bu yüzden enerji sistemlerini ve uygulanan spor branşının ihtiyaç duyduğu enerji sistemlerini çok iyi anlamak gerekir. Kullanılan bazı antrenman yöntemleri şunlardır:
• İnterval antrenman • Grup interval antrenman yöntemi • Devamlı koşular • Devamlı yavaş koşular • Devamlı hızlı koşular • Tekrar koşuları • Fartlek antrenmanı • Sprint antrenmanı • Arttırma koşuları