AÖF Soru Bankası
SYT107U · Ünite 5

Özel Gereksinimli Bireylerde Fiziksel Aktivite ve Spor

Spor Eğitimi dersi, ünite 5 özeti

SYT107U-SPOR EĞİTİMİ

Ünite 5: Özel Gereksinimli Bireylerde Fiziksel Aktivite ve Spor

Özel Eğitimde Temel Kavramlar

Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kullanılan Kavramlar

Özel gereksinimli bireyler arasında zihinsel yetersizliği, otizm spektrum bozukluğu veya üstün zekâlı/yetenekli olan öğrenciler de yer almaktadır. Dolayısıyla bir çatı kavram olarak özel gereksinim ifadesi bozukluğu, yetersizliği ve engeli olan bireyleri de içerisinde bulunmaktadır. Bozukluk; doğum öncesi, sırası veya sonrası oluşan durumlara bağlı olarak organ veya uzuvların fonksiyonel açıdan görevlerini yapmada zorlanma durumunu ifade etmektedir. Yetersizlik ise bireyin bir şeyi yapmak için yeterli olamamasını ya da sınırlı kapasite göstermesini açıklamak için kullanılmaktadır. Engel kavramı ise yetersizliği sebebiyle bireyin çevreyle olan etkileşimde yaşadığı sorunları ve problemleri belirtmektedir.

Bireyde oluşan bozukluğun, yetersizliğe ve çevresel koşulların uygun olmaması durumunda engele dönüştüğü ifade edilebilir. Engel hâli ise bireyin toplum içerisinde oynaması gereken rolü yerine getiremediği durumlarda kul- lanılmaktadır. Engel oluşumunda çevresel koşulların önemi çok büyüktür. Millî Eğitim Bakanlığı’na (2018) göre özel eğitim ihtiyacı olan birey, “bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren birey” olarak tanımlanmaktadır.

Özel Gereksinim Bireylerin Yaygınlığı ve Sınıflandırılması

Her bir özel gereksinim türünün yönetmeliğe göre açıklaması aşağıdaki gibidir:

Zihinsel yetersizlik; yönetmeliğe göre hafif, orta, ağır ve çok ağır şeklinde sınıflandırılmaktadır. Buna göre zihinsel işlevler ile ilişkili olarak kavramsal, sosyal, pratik uyum gibi becerilerde sınırlılıklar gösteren ve akademik, günlük yaşam aktiviteleri gibi alanlarda sorunlar yaşayan bireyler; zihinsel yetersizliği olan bireyler olarak tanımlanmaktadır. Görme yetersizliği, tüm düzeltmelere rağmen görme gücünün kısmen ya da tamamen kaybından dolayı özel eğitim ve destek hizmetlerine gereksinimin olma hâlidir. İşitme yetersizliği, işitme duyarlılığının kısmen ya da tamamen kaybının olması ve bireyin bu durumundan dolayı özel eğitim ve destek hizmetlerine gereksinimi olmasıdır. Bedensel veya fiziksel yetersizlik, kas, iskelet ve sinir sistemindeki bozukluklar nedeniyle fiziksel kısıtlamalara sahip birey olarak tanımlanmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu, zihinsel yetersizliğe benzer biçimde hafif, orta ve ağır düzey olarak sınıflandırılmıştır. Otizm spektrum bozukluğu; erken çocukluk döneminde ortaya çıkan, sosyal etkileşim ve iletişimde görülen sınırlılıklar ve tekrarlı/yinelenen davranışlar, ilgi ve etkinliklerle karakterize bir bozukluk olarak açıklanmaktadır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu; bireyin yaşına ve gelişim düzeyine göre çok daha fazla dikkat eksikliği, hareketliliği veya hiperaktivite sergileyen ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkan durumdur. Duygusal ve davranışsal bozukluk; bireyin yaşına uygun olmayan,

çevresel ve kültürel beklentilerden farklı duygusal tepki ve davranışlar sergilemesi durumudur. Dil ve konuşma güçlüğü, ifade edici ya da alıcı dil becerilerinde görülen sorunlar ve iletişimdeki güçlükler nedeniyle sınırlılıklar yaşayan bireyleri ifade etmek için kullanılmaktadır. Birden çok yetersizlik ise gelişim alanlarının birden fazlasında yetersizlik sergileyen bireyleri ifade etmektedir.

Özel Gereksinimli Bireylerin Özellikleri

Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler

Zihinsel yetersizlik, kişinin bilişsel süreçlerinde ortalamanın iki veya daha fazla standart sapma altında kalan ve zihinsel süreçlerdeki yetersizliğin uyumsal davranışlarda sınırlılıklara neden olduğu bir yetersizliktir. Zihinsel yetersizliğin temel özellikleri, bireyin bilişsel becerilerde eksiklikler sergilemesi ve akranlarına kıyasla uyumsal davranışlarda yetersizlikler göstermesidir. Burada ifade edilen bilişsel işlevler; akıl yürütme, problem çözme, planlama, soyut düşünme, yargılama, öğrenme gibi zihinsel fonksiyonları ifade etmektedir. Uyumsal davranış becerileri ise kavramsal, sosyal ve pratik olmak üzere bireyin günlük aktiviteler sırasındaki davranışlarını kapsamaktadır.

Zihinsel yetersizlik sıklıkla hafif, orta, ağır ve çok ağır şeklinde sınıflandırılmaktadır. Sınıflandırmada bireylerin zekâ testlerinden yararlanılmaktadır. Zihinsel yetersizliğin pek çok nedeni bulunabilir. Bu nedenler doğum öncesi, sırası veya sonrası ya da biyomedikal ve çevresel faktörler olarak sınıflanabilir. Doğum öncesinde oluşan nedenler genetik bozukluklar, metabolik bozukluklar, ebeveyn yaşı, ekonomik sebepler, annenin yetersiz beslenmesi, alkol ya da uyuşturucu kullanımı, beyin gelişimi sorunları gibi durumlar olarak sıralanabilir. Doğum sırası nedenler erken doğum, doğum yaralanmaları, yenidoğanın bakım ihtiyaçlarının karşılanmaması, ebeveynin çocuğa bakmaması ya da terk etmesi gibi sebeplerden oluşmaktadır. Son olarak meydana gelebilecek yetersiz beslenme, travmatik beyin yaralanmaları, nöbet bozuklukları, yeterli uyaranın olmaması, kronik sağlık sorunları, aile içi şiddet, sosyal eksiklikler, yetersiz aile desteği veya özel eğitim hizmetlerine erişim gibi sebepler de doğum sonrası nedenleri oluşturmaktadır. Ayrıca zihinsel yetersizlik bazı genetik bozukluklar veya hastalıkların sonrasında da gelişebilir. Örneğin down sendromu (zihinsel yetersizliğe neden olan kromozom bozukluğu), fetal alkol sendromu (annenin doğum öncesi aşırı alkol tüketimi), fragile X sendromu (x kromozomu üzerindeki tek bir gende oluşabilen mutasyon durumu), Prader-Will sendromu (15. kromozomun bir kısmının silinmesinden kaynaklanır) gibi doğum öncesi koşullarda zihinsel yetersizlikle ilişkilendirilmektedir.

Zihinsel yetersizliği olan bireylerin fiziksel aktivite katılımını da etkileyen faktörler bilgi ve beceri eksikliği; çocuğun tercihleri, korku, ebeveyn davranışları, yetersizliğe yönelik olumsuz tutumlar, tesis eksikliği, ulaşım imkanlarının yetersiz olması, personel kapasitesi, maliyet ve programla ilgili sorunlardan oluşmaktadır.


Görme Yetersizliği Olan Bireyler

Görme yetersizliği hafif, orta, ağır ve tamamen görmeyen olarak sınıflandırılmaktadır. Tamamen görmeyen bireyler ise ışık algısına göre farklılaşmaktadır. Işık algısının olduğu durumların farklılaşmasının sebebi bireyin detayları açıklamakta zorlanmasından kaynaklanmaktadır. Görme yetersizliği olan bireylerde sallanma, el sallama gibi bazı tekrarlayan ya da kendini uyarıcı davranışlarla karşılaşılabilir. Ayrıca korku ve bağımlılıkta görme yetersizliği olan bazı bireylerde görülebilmektedir. Bu durum görme yetersizliği olan bireylere yönelik ailenin veya çevrenin aşırı korumacı yaklaşımından kaynaklanabilir. Görme yetersizliği bireyin sosyal becerileri üzerinde etkili olmamasına rağmen dolaylı olarak etkilere sahip olabilir.

Görme yetersizliğinin her ne kadar doğrudan olmasa da dolaylı olarak motor beceriler ve katılım üzerinde etkili olduğu düşünülebilir. Temel olarak görme yetersizliği olan çocukların motor performanslarının akranlarından daha kötü olduğu, dengeyle ilgili problemler yaşadıkları ve kaba motor becerilerinin ince motor becerilerine kıyasla daha az gelişmiş olduğu belirtilmektedir.

Görme yetersizliği olan bireylerle çalışacak uzman alımı yapacak spor kulüplerinin, uzmanların aşağıdaki yöntemleri bildiğinden ve kullandığından emin olması gerekmektedir:

• İyi bilindiği düşünülse bile her becerinin detaylı açıklanması gerekir. • Yeni bir ortamda veya alanda bulunulduğunda öğrencinin orayı tanıması için gerekli zamanın sunulması önemlidir. Eğitim alanında yapılan en ufak bir değişiklik bile detaylı anlatılmalıdır. • Öğrenciye, geri dönütler sunulması son derece önemlidir. Görsel bilgi olmadığı veya kısıtlı olduğu için öğretmen veya uzman tarafından öğrencinin beceriyi nasıl sergilediğine yönelik geri dönütlerin sunulması gerekir. • Gerektiğinde öğrenciye dokunarak, fiziksel ipuçları sunulması önemlidir. Sunulan ipuçlarının en hızlı şekilde ortadan kaldırılması ve öğrencinin bağımsızlaştırılması gerekir. • Öğrenciye öğretilecek bir beceri için sözel ifadelerle detaylar sunulmalıdır. • Kullanılan materyal, araç ve gereçlerin olabildiğince ses çıkarması öğrenciye yardımcı olacaktır. Örneğin futbol oynarken topun içinde bir zilin olması öğrencinin topun nerede olduğuna dair dönüt almasını sağlayacaktır.

İşitme Yetersizliği Olan Bireyler

İşitme yetersizliği, işitme yollarında veya beynin ilgili alanında meydana gelen bir sorundan dolayı kısmi veya tam olarak işitme kaybının olmasıdır. İşitme yetersizliği doğuştan veya sonradan oluşabilir. Hem doğuştan hem de sonradan oluşan işitme yetersizliği için sınıflama üçe ayrılmaktadır: İletim Tip; bu tip işitme kaybına dış veya orta

kulakta meydana gelebilecek sorunlar yol açmaktadır. Sensörinöral Tip; bu tip işitme kaybında iç kulakta veya merkezi sinir sisteminde ilgili alanlarda görülen sorunlar söz konusudur. Karışık Tip; kişide hem iletim tip hem de sensörinoral tip sorunların karışık olarak bir arada olması durumudur.

İşitme yetersizliği olan bireyler farklı özellikler sergileyebilirler. Bu durum işitme yetersizliğinin oluşma biçimi, oluşma zamanı, yetersizliğin tipi, yetersizliğin düzeyi, etkilenim miktarı gibi birçok faktörden etkilenebilir. Özellikle dil gelişiminden önce meydana gelen işitme kayıplarında, dil becerilerinin öğrenilmesi ve edinilmesi çok ciddi şekilde etkilenebilmektedir. Ayrıca işitme kaybı olan bireyler dili kullanma biçiminde akranlarından farklılık gösterebilmektedir. İşitme yetersizliği olan öğrenciler akademik olarak bazı derslerde sorunlar yaşayabilmektedirler. Bu durum genellikle konuşulanları anlama ve dilin gelişiminde sorunlar yaşamadan köken almaktadır. Ayrıca sosyal açıdan da akranlarına kıyasla ayrılmış hissedebilir ve sosyalleşmek konusunda sorunlar yaşayabilirler. İşitme yetersizliği olan bireylere yönelik fiziksel eğitim ve spor ortamlarında yapılması gereken düzenlemeler ve öneriler:

• Poster, resim ve görsel materyallerin temin edilmesi gerekir. • Eğer maliyet sıkıntısı yaratmıyorsa video oynatabilecek tabletlerin kullanılması model olma ipucunun kullanılması açısından son derece faydalı olabilir. • Etkinliğe yönelik yazılı materyallerin hazırlanması öğretimi kolaylaştırabilir. • İşitme yetersizliği olan bireyin sürekli görüş alanı içinde olmasına dikkat edilmelidir. Böylece etkinlik sırasında yapılacak bir değişiklik olduğunda bireyin bu durumu fark etmesi kolaylaşacaktır. • İşitme yetersizliği olan bireyin etkinlik boyunca birlikte olabileceği bir arkadaşının olması faydalı olabilir. • Skor veya süreyi gösteren ve sahanın orta bölgesine, herkesin görüş alanı içerisinde yer alan • Fiziksel yetersizliği olan bireylerin aktivite katılımını arttırmak için bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Örneğin, etkinliğin yapılacağı tesis evrensel tasarıma uygun hâle getirilmelidir. Evrensel tasarım; yeni düzenlemelere gereksinim olmadan, insan tarafından düzenlenen ve kullanılan bütün durum, araç-gereç ve yapıların her yetenekteki insan tarafından kullanılabilecek şekilde tasarlanmasını kapsamaktadır bir noktaya konumlandırılmış bir tabela kullanılabilir. • Oyuna ya da etkinliğe yönelik bir bilgi verileceği zaman işitme yetersizliği olan bireyin, yüzünüzü görebileceği bir alanda kendinizi konumlandırın. Böylece bireyin söylenenleri anlaması kolaylaşacaktır.


• İşitme yetersizliği olan bireye yönelik bazı görsel ve yazılı materyallerin etkinlik istasyonlarında olması önemlidir.

Bedensel (Fiziksel) Yetersizliği Olan Bireyler

Bedensel veya fiziksel yetersizlik, kas, iskelet ve sinir sisteminde oluşan bozukluklar sebebiyle özel eğitimden ve destek hizmetlerinden faydalanmaya gereksinimi olan bireyler olarak tanımlanmaktadır. Serebral palsi; beyinde oluşan bebeklikte veya anne karnında meydana gelebilen, ilerleyici olmayan ancak aktivite kısıtlamasına neden olan hareket ve postür gelişimini etkileyen bir bozukluğa verilen isimdir. Serebral palside etkilenim yalnızca motor bozukluğa değil iletişim, biliş, algı ve davranış gibi ikincil kas-iskelet problemlerine de neden olabilmektedir.

Nöromotor sınıflandırmada sıklıkla görülen türler spastik, diskinetik, atetoid, ataksik, karma olarak isimlendirilmektedir. Spastisite, istemli hareketler sırasında kasların aşırı sertliği ve gerginliği ile karakterizedir. Diskinetik tip, tüm vücutta kas tonusundaki bozukluğu içermektedir. Atetoid ise kaslarda ve özellikle yüz, boyun ve ekstremitelerdeki istemsiz kasılmaları içermektedir. Ataksik, dengesizlik, koordinasyon eksikliği ve dengede kayıplarla yürümede zorlukları kapsamaktadır. Son olarak karma tipte iki ya da daha fazla tipi kapsama durumu söz konusudur. Etkilenen uzuvlara göre yapılan topografik sınıflandırma ise aşağıda verilmiştir:

Monopleji; vücudun herhangi bir uzvunun etkilenimini içermektedir. Hemipleji, vücudun sağ veya sol yarısındaki uzuvların etkilenimidir. Tripleji; genellikle iki alt ekstremitenin ve bir üst ekstremitenin etkilendiği, vücudun üç uzvunun etkilenim durumudur. Kuadripleji:; dört uzvun da birlikte etkilendiği durumdur. Çift Hemipleji; kolların, bacaklara oranla daha fazla etkilendiği durumdur. Dipleji: Bacakların, kollara oranla daha fazla etkilendiği durumdur. Parapleji; üst ekstremitede bir yetersizlik görülmezken yalnızca bacakların etkilendiği durumdur.

En yaygın doğumsal anomalilerden biri olan spina bifida, doğum öncesinde bebeğin omuriliğinin tam olarak kapanmamasından kaynaklanan bir yetersizliktir. Spina bifidayla benzerlik gösterse de spinal kord yaralanmaları ayrışmaktadır. Omurilik yaralanmaları doğumdan sonra gerçekleşmekte ve sonradan oluşan bir durum olarak dikkat çekmektedir. Omurilik yaralanmaları bir kaza, düşme, şiddet olayı vb. sonucunda omurilikte lezyon oluşmasıdır. Spinal kord yaralanması geçirmiş bireylerde mesane ve bağırsak kontrolünde yetersizlikler görülebilir.

Fiziksel yetersizliği olan bireylerde özel eğitim, destek eği- tim hizmetleri ve fizyoterapi gibi ihtiyaçların karşılanması son derece önemlidir. Gerekli yardımcı materyallerin (tekerlekli sandalye, tablet, iletişim cihazları vb.) karşılanması da bir diğer önemli noktadır. Burada bireyin ulaşım, güvenlik, iletişim gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olması gereklidir. Son olarak özellikle uyarlanmış fiziksel aktivite programlarının tasarlanması ve fiziksel ye- tersizliği olan bireye özgü geliştirilmesi son derece

önemlidir. Bu durumda uzmanın aktivite sıklığı, süresi ve yoğunluğu gibi bileşenlerde uyarlama yapması gerekebilir.

Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireyler

Otizm spektrum bozukluğu; erken çocukluk döneminde ortaya çıkan, yaşamın sosyal, mesleki ve diğer alanlarında ciddi yetersizliklere neden olan, sosyal etkileşim ve iletişimde görülen eksiklikler ve tekrarlı/yinelenen davranış, ilgi ve aktivitelerle karakterize bir bozukluktur. Otizm spektrum bozukluğundan etkilenen bireyler; destek ihtiyaç düzeyine göre yoğun düzeyde destek gerektirir (düzey 3), orta düzeyde destek gerektirir (düzey 2) ve destek gerektirir (düzey 1) olarak sınıflandırılmaktadır. Otizm spektrum bozukluğunun temel tanı kriterlerinde yer almasa da yapılan araştırmalar özellikle motor beceriler, fiziksel aktivite katılımı ve fiziksel uygunluk düzeyi gibi alanlarda bireylerin sorunlar ve sınırlılıklar yaşadığını belirtmektedir.

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda aktivite katılımında etkili olan birçok faktör mevcuttur. Fiziksel aktiviteye ve becerilere yönelik olan yetkinlik ve güven, aktivitenin katılımcıyı motive etmesi, anlamlı amaçların olması, seçim özgürlüğünün olması ve daha önceden deneyimlenmiş benzer bir aktivite olması gibi faktörler katılım üzerinde olumlu etkilere sahip kolaylaştırıcı faktör- lerdir. Buna karşın özellikle zor beceriler gerektiren aktiviteler, akran zorbalığı, program imkânlarının sınırlı olması ve katılımın zorluğu gibi durumlar otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde fiziksel aktivite katılımını kısıtlayıcı faktörler olarak görülmektedir. Bu doğrultuda otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik aşağıdaki uyarlamalar yapılabilir:

• Fiziksel aktivite katılımının gerçekleştirileceği alanda sınırlamalar oluşturmak ve her bir aktiviteyi birbirinden olabildiğince ayırmak karışıklığın önlenmesi açısından önemlidir. • Katılımcının aktivite alanının sınırlanması için görsel sınırlar kullanılabilir. Örneğin aktivite alanını belirginleştirmek için şeritlerin kullanımı faydalı olabilir. • Aynı alanda birçok aktivite gerçekleştirmek yerine her bir aktivite için ayrı bir alanın kullanılması dikkat dağınıklığını ve karışıklığı önlemek açısından faydalı olabilir. Böylece birey her alana ait farklı aktiviteler olduğunu bilecektir. • Katılımcının dikkatini dağıtabilecek unsurlar olabildiğince ortamda bulundurulmamalıdır. Yalnızca aktivite kullanılacak olan araç-gereçlere yer verilmelidir. • Katılımcının bağımsızlığının arttırılması için görsel ve işitsel ekipmanlardan yararlanılabilir. Örneğin, etkinlik çizelgeleri katılımcıların aktivite katılımını bağımsız gerçekleştirmeleri için faydalı olabilir. • Son olarak aktivite alanlarında eğer çalışan başka bireyler varsa bekleme istasyonları oluşturmak gereklidir. Böylece birey etkinliği beklerken başka beceri alanlarına yönelik uygulamalar yapabilir.


Etkinlik çizelgeleri; fotoğraf ve/veya yazılı ifadeler gibi görsel ipuçlarının kullanıldığı, öğrencinin bir dizi görevi yerine getirmesini ve aktivite sırasında bağımsız olmasını sağlayan görsel destek stratejileridir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), gelişimi ve işlevselliği engelleyen kalıcı dikkat sorunları ve/veya hiperaktivite/dürtüsellikle karakterize bir bozukluktur. DEHB, gelişimsel koordinasyon bozukluğu ile beraber görülebilmektedir. Gelişimsel koordinasyon bozukluğunun eşlik ettiği durumlarda DEHB olan bireylerin motor becerilerindeki kayıplar daha belirgin hâle gelmektedir. Gelişimsel koordinasyon bozukluğu, motor becerileri öğrenme ve sergilemede bireylerin yaşa ve öğrenme fırsatlarına göre önemli ölçüde yetersizlik sergilediği bir bozukluktur Ayrıca DEHB olan bireylerde ilaç kullanımı da görülebilmektedir. Bu durum da motor gelişimi etkilemektedir. Düzenli fiziksel aktivite katılımının DEHB olan bireylerde olumlu etkileri mevcuttur. DEHB olan bireylerde fiziksel aktivite alternatif bir yöntem olarak kullanılabilir. Özellikle fiziksel aktivite sonrası DEHB olan bireylerde davranışlarda iyileşme, dikkat düzeyinde artış ve bilişsel fonksiyonlarda gelişim görülmektedir.

Özel Gereksinimli Bireyler ve Fiziksel Aktivite

Fiziksel Aktivitenin Önemi

Özel gereksinimli bireylerde fiziksel aktivite ve egzersizin yanı sıra uyarlanmış fiziksel aktivite, uyarlanmış fiziksel eğitim ve uyarlanmış spor gibi terimler de sıklıkla kullanıl- maktadır ancak bu kavramların birbirinden farklı olduğu bilinmelidir. Öncelikle fiziksel aktivite, iskelet kasları tarafından gerçekleştirilen ve enerji harcaması gerektiren istemli vücut hareketlerini ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Günlük yaşamda ev işleri, boş zaman aktiviteleri, iş sırasında yapılan hareketler gibi birçok etkinlik fiziksel aktivite olarak ifade edilebilir. Düzenli fiziksel aktivite katılımının çocuk ve gençlerde sağlık açısından pek çok yararı mevcuttur.

Kardiyometabolik sağlığın geliştirilmesine yardımcı olur. Kan basıncı, yağ profili, glikoz kontrolü ve insülin direncine yardımcı olur. Sağlıklı kilo seviyelerinin korunmasında fiziksel aktivite önemli bir araçtır. Düzenli fiziksel aktivitenin en önemli yararlarından biri de obezitenin önlenmesidir. Bilişsel ve akademik faaliyetler üzerinde olumlu etkileri vardır. Depresyonun ve semptomlarının önlenmesinde riski azaltmakta faydalıdır. Kemik mineral yoğunluğunun korunmasında ve geliştirilmesinde faydalıdır. Yetişkinlerde de düzenli fi- ziksel aktivitenin sağlıkla ilişkili yararları şu şekilde sıralanabilir: Düzenli fiziksel aktivite katılımı, bütün se- beplere ve kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm oranını azaltmaktadır. Tip-2 diyabet hastalığının önlenmesinde önemli bir etkendir. Kolon ve göğüs kanserinin oluşmasını önlemede yüksek düzeyde fiziksel aktivite ile negatif bir ilişki mevcuttur. Yani fiziksel aktivite katılımı kolon ve göğüs kanserini önlemede önemli bir araçtır. Hem kısa

süreli hem de düzenli fiziksel aktivite katılımının uyku ve yaşam kalitesiyle ilişkileri vardır. Fiziksel aktivite, uyku ve yaşam kalitesini arttırmaktadır. Bilişsel süreçler ve fiziksel aktivite arasında da pozitif bir ilişki vardır. Uyarlanmış fiziksel aktivite; özel gereksinimli bireylerin yaşam boyu fiziksel eğitim, aktivite, spor katılımı ve boş zaman gibi ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan bir kavramdır. Uyarlanmış fiziksel eğitim ise normal beden eğitimi ve spor programlarıyla aynı hedeflere sahip ancak özel gereksinimli bireylerin ihtiyaç ve becerilerine göre düzenlemeler/uyarlamalar yapılmış ve okul dönemi yaş grubunu kapsayan programları ifade etmektedir.

Özel Gereksinimli Bireylerin Fiziksel Aktivite Katılımını Etkileyen Faktörler

Kısıtlayıcı faktörler, özel gereksinimli bireylerin fiziksel aktivite katılımına engel olan ya da olumsuz etkileri olan durumları kapsamaktadır. Bunlara ek olarak özel gereksinimli bireylerin katılımını destekleyen ve arttıran unsurlar da kolaylaştırıcı faktörler olarak ifade edilmektedir (Bknz Tablo 5.3. s.124). Kolaylaştırıcı faktörler incelendiğinde özel gereksinimli bireylerin ve ebeveynlerinin, fiziksel aktivitenin olumlu etkilerinin, çevrenin, aktivite imkânlarının, uzmanların ve öğretimsel düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Ebeveynin fiziksel aktivitenin yararları konusunda yeterli düzeyde bilgi sahibi olmaması, özel gereksinimli bireyin katılım sırasında zarar göreceği gibi bir endişeye kapılması, aktivite katılımında özel gereksinimli bireyle birlikte olacak ya da onu gerekli yere götürüp getirecek zamanının olmaması ve aşırı korumacı tutum ve davranışlar sergi- lemesi, aktivite katılımında kısıtlayıcı olabilmektedir.

Özel Gereksinimli Bireylerde Spor

Özel Gereksinimli Bireylerde Spor Federasyonları ve Branşları

Türkiye’de özel gereksinimli bireylerin spora katılımına yönelik 1990 yılında Türkiye Özürlüler Federasyonu kurulmuş ve 1990-1997 yılları arasında hizmet vermiştir. İsmi Türkiye Engelliler Federasyonu olarak 1997 yılında değiştirilmiştir. Türkiye Engelliler Federasyonu da yeni ismiyle birlikte üç yıl görev yapmıştır. Federasyon 2000 yılında dağılmıştır. Türkiye Engelliler Federasyonu’nun dağılmasından sonra Bedensel Engelliler Spor Federasyonu, Zihinsel Engelliler Spor Federasyonu, İşitme Engelliler Spor Federasyonu, Görme Engelliler Spor Federasyonu şeklinde dört farklı federasyon kurulmuştur.

Paralimpik oyunlar da olimpiyat oyunları gibi yaz ve kış oyunları olmak üzere iki farklı şekilde sürdürülmekte, olimpiyat oyunlarının yapıldığı senelerde olimpiyat oyunlarının tamamlanmasından sonra gerçekleştirilmektedir. Bu oyunlara kas gücünde azalma, uzuv eksikliği, bacak boyu farkı, boy kısalığı, hipertoni, ataksi, atetoz ve pasif hareket açıklığında azalma gibi fiziksel yetersizliği olan bireylerin yanı sıra görme yetersizliği veya zihinsel yetersizliği olan bireyler de katılmaktadır. (Bknz Tablo 5.4, Tablo 5.5. ve Tablo 5.6.)

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç