AÖF Soru Bankası

Spor EğitimiÜnite 4 Özeti

Spor Eğitiminde Liderlik

SYT107U-SPOR EĞİTİMİ

Ünite 4: Spor Eğitiminde Liderlik

Giriş

Liderlik olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. Tarih boyunca liderler; toplulukların, sistemlerin, ülkelerin kurulması, yıkılması ya da yönetilmesinde öncü rol oynamışlardır. İnsanlar bu kişilerden etkilenmiş, onları takip etmiş, kimi zaman canlarını hiçe sayarak lider kişiler için ölüme gitmişlerdir.

Spor yöneticisi; sporcular, antrenörler, medya, sağlıkçılar gibi farklı geçmişe sahip birçok kişiyle birlikte çalışır. Spor yönetiminde başarılı olmak için iyi bir iletişim uzmanı, iyi bir pazarlamacı, müzakereci, alan uzmanı gibi çeşitli beceriler gereklidir. Tüm bu becerileri tek bir kişinin başarabilmesi pek de kolay değildir. Bu noktada, spor yöneticisinin etkili liderlik davranışları göstermeden üst düzey başarıya çıkması mümkün değildir.

Liderlik Tanımları

Liderlik tanımlarının çoğuna baktığımızda liderlikte grup üyelerini etkilemenin ön plana çıktığı görülmektedir. Liderden etkilenen bireyler; kendi istek ve beklentilerini bir kenara bırakabilmekte, liderin gösterdiği hedeflere ulaşmaya çalışmaktadırlar. Lidere özenmekte, rol model almaktadırlar. Daha üst boyutta ise onun ulaşılamaz olduğunu düşünmektedirler. Üstün zekâ, ileri görüşlülük gibi diğerlerinden üstün birtakım özelliklerin liderde olduğuna inanırlar. Lidere hayranlık duyarlar.

Etkili liderlik; bireyleri etkileme, dönüştürme, grup amaçlarına yönlendirme ve koordine etme sürecidir.

Liderin Güç Kaynakları

Liderlik, insanları etkilemede gücün kullanımını içerir. Güç ifadesinin anlamı, liderin astlarını etkilemek ve kontrol etmek amacıyla kullandığı yetkinliklerdir. Yapılan ilk çalışmalarda liderlerin astlarını etkilemek için kullandıkları beş güç tanımlanmıştır. Bunlar yasal güç, ödül gücü, uzmanlık gücü, karizmatik güç, zorlayıcı güçtür. Sonraki araştırmalarda bilgi gücü, ekolojik güç gibi yeni güç tanımlamaları da yapılmıştır.

• Yasal güç: Liderin hiyerarşik yapıda yerinin olması; resmi otoriteden kaynaklanan gücüdür. • Ödül gücü: Astların istediği kaynakların liderin kontrolünde olmasıdır. • Zorlayıcı güç: Ödülün karşıtıdır. Lider yasal gücü gereği zorlayıcı gücünü kullanabilir. • Karizmatik güç: Liderin astlar üzerinde yarattığı biraz da esrarengiz güçlü etkidir. Karizmatik güç; güçlü sevgi, hayranlık ve sadakat duygularına sahip olunan birini memnun etme arzusundan türetilir. • Uzmanlık gücü: Liderin görevle ilgili bilgi, yetenek ve deneyimidir. • Bilgi gücü: Organizasyondaki bilgi akışına hâkim olmaktır. • Ekolojik güç: Fiziksel çevre, teknoloji ve işin organizasyonu üzerindeki kontroldür. Kimin

nerede kiminle ne yapabileceğini, bireylerin nerede daha verimli çalışabileceğini algılayabilmektir.

Lider ve Yönetici Farklılıkları

Lider ve yönetici arasındaki farklılıklar eski bir tartışma konusudur. Yönetici, hiyerarşik yapı içerisinde rol alan ve daha önceden belirlenen örgütsel amaçları gerçekleştiren kişidir. Amacı, aldığı görevi yerine getirmektir. Lider ise etkileme gücünü kullanarak grubu yönlendirebilen kişidir. Yöneticilik daha mekanik bir süreç iken liderlik durumsal değişkenler dahilinde daha yaratıcı bir süreçtir. Yöneticiler kurumda daha önceden oluşturulan amaçları gerçekleştirmeye çalışırlar; liderler ise kurumsal amaçlara yön veren, çok zaman bu amaçları oluşturan kişilerdir. Yöneticilik biraz daha zorunluluğun olduğu bir süreç iken liderlik daha gönüllü hatta grup üyelerinin isteklendirildiği bir süreçtir.

Genel Liderlik Teorileri

Liderler; insanların söylemlerine, kitaplara, araştırmalara konu olmuş, yüzyıllar sonra bile anılmaya devam etmişlerdir. Günümüzde liderlikle ilgili yapılan araştırmalara dayanan farklı sınıflandırmalar bulunmakla birlikte; bu bölümde liderlik teorilerini dört başlık altında inceleyeceğiz: özellikler yaklaşımı, davranışsal yaklaşım, durumsal yaklaşım ve modern yaklaşımlar.

Özellikler Teorisi

Özellikler teorisi araştırmaları ilk olarak 1930-1940’lı yıllarda başlar. Bu araştırmalar Büyük Adam (Great Man) yaklaşımı olarak da tanımlanmaktadır. Başlangıç teorisi olarak adlandırılabilecek bu teoride lider olarak doğulacağı, sonradan lider olunmayacağı varsayımıyla hareket edilmiştir. Bu teoride vurgulanmak istenen bazı insanların doğal bir şekilde lider olduğu ve onların diğerlerinden farklılaşan özelliklere sahip olduklarıdır. Zekâ, güven, cesaret, coşku, hitabet gibi özellikleri lider olan kişilerin diğerlerinden daha fazla taşıdığı düşünülmüştür. Liderlik özelliklerinin doğuştan kalıtımsal olarak geldiği düşünülmüş ve açıklanmaya çalışılmıştır. Toplum içinde kabul görmüş, önemli liderler incelenmiş ve ortak özellikleri çıkarılmaya çalışılmıştır.

Davranışsal Teoriler

Davranışsal teorilerde liderin astlarına nasıl davrandığına odaklanılmıştır. Uygun davranışı gösteren herkesin iyi bir lider olabileceği düşüncesinden hareket edilmiştir. Diğer bir deyişle bu teoride her durumda geçerli etkili liderlik davranışları tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu teoride işin nasıl yönetildiği, liderin hangi davranışlarının astların çalışma performansını, motivasyonunu arttırdığına odaklanılmıştır. Etkili ve etkisiz lider farklılıkları incelenmiştir. Sonuç olarak, işe (ürüne) ve insana dönük lider olmak üzere iki lider davranışı tanımlanmıştır. Bu iki davranış tipi ileri araştırmaların alt yapısını oluşturmuştur.

Davranışsal teorilerde dört model bulunmaktadır:

• Ohio State Üniversitesi çalışmaları • Michigan Üniversitesi çalışmaları


• Likert’in sistem 4 modeli • Yönetsel ölçek

Ohio State Üniversitesi Çalışmaları

Ohio State Üniversitesi çalışmaları Caroll Shartle yönetiminde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmalarda etkili liderlik davranışlarını ölçebilen bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Askerler, eğitimciler, esnaflar gibi çeşitli iş kollarından etkili liderlik davranışları gösteren kişiler incelenmiştir. Liderlik Davranışlarını Tanımlayan Sorular (Leader Behavior Description Questionnaire-LBDQ) adında bir ölçek geliştirmişlerdir. Ölçekte anlayış ve yapıyı harekete geçirme olmak üzere iki boyut ortaya koymuşlardır.

Aynı liderde, bu iki yapı değişen oranlarda bulunabilir. Liderlerde anlayış yüksek, yapıyı harekete geçirme düşük oranda; yapıyı harekete geçirme yüksek, anlayış düşük oranda; her ikisi de yüksek oranlarda, ya da her ikisi de düşük oranda olabilir.

Michigan Üniversitesi Çalışmaları

Ohio State Üniversitesindeki araştırmacılar, LBDQ’yu geliştirirken Michigan Üniversitesindeki araştırmacılar, liderlerin davranışlarının küçük grupların performansına etkisini araştırmışlardır. Rensis Likert’in yönetiminde, Michigan Üniversitesi sosyal araştırmalar enstitüsünde başlayan bu araştırmalarda yönetim ile çalışanların problemleri incelenmiştir. Organizasyonlardaki verimli ve verimsiz grupları neyin etkilediğini, çalışanları neyin tatmin ettiğini, organizasyonun daha başarılı olması için ne yapılması gerektiğini incelemişlerdir. Lider davranışlarını iş merkezli lider ve ast merkezli lider olarak iki faktörde toplamışlardır.

Likert’in Sistem 4 Modeli

Rensis Likert, Michigan Üniversitesinin çalışmalarını devam ettirerek sistem dört modelini geliştirmiştir. Likert kaliteli bir organizasyonun astların karar almalara katılımı, motivasyonu, olumlu iletişimi gibi kavramlara bağlı olduğunu belirtmiştir. Likert; astların güveni, algıladıkları serbestlik ve liderle ilişkilerine göre dört tip liderlik tanımlamıştır:

• İstismarcı otokratik (Sistem 1) • Yardımsever otokratik (Sistem 2) • Katılımcı (Sistem 3) • Demokratik (Sistem 4)

Likert, bu modellerde astların liderleriyle iletişimi ve güvenlerinin olumlu yönde arttıkça üretkenliğin de arttığını belirtmiştir. Katılımcı ve demokratik lider tiplerinin daha verimli gruplarda görüldüğünü açıklamıştır.

Yönetsel Ölçek (Manageriall Grid)

Teori Robert Blake ve Jane Mouton tarafından Ohio Eyalet Üniversitesinde geliştirilmiştir. Blake ve Mouton diğer davranışsal liderlik yaklaşımlarına benzer şekilde lider davranışlarını üretime ilgi ve insana ilgi olarak iki grupta toplamıştır. Üretime ilgi, liderin kurumsal görevlerini

başarmaya odaklanmasıdır. İnsana ilgi; liderin kurumundaki çalışanlarla ilgilenmesi ve onların çalışma koşullarını, ihtiyaçlarını dikkate alarak güven ortamı yaratmasıdır.

Bu iki gruptan beş tip liderlik tarzı olan bir model geliştirmiştir: Zayıf liderlik, insan yönelimli liderlik, otoriter liderlik, orta yolcu liderlik ve demokratik liderlik.

Durumsal Liderlik Teorileri

Liderlik teorileri içinde en geniş kabul gören, geçerliliği en yüksek teorilerden biridir. Her durumda geçerli bir liderlik özellikler ya da davranışlar listesinin olmayacağının özellikler ve davranışsal yaklaşımlarla ortaya konulması, araştırmacıları durumsal yaklaşımlara yöneltmiştir. Teorinin adından da anlaşılacağı gibi durumsal liderlik teorileri, etkili liderlik için farklı durumların farklı liderlik davranışları gerektirebileceğini savunmaktadır. Bu açıdan etkili bir lider olmak, kişinin tarzını farklı durumların taleplerine uyarlamasını gerektirir.

Durumsallık teorisinde işin niteliği, çevresel değişkenler ve astların nitelikleri durumsal faktörler olarak değerlendirilmektedir. Bu faktörlerdeki değişime göre etkili bir liderlik gösterilmek isteniyorsa liderin davranış tarzını değiştirebilmesi gerekir.

Durumsal liderlik teorisinde Fiedler’in Etkin Liderlik Modeli, Evans ve House’un Yol Amaç Modeli, Vroom, Yetton ve Jago’nun Normatif Liderlik Modeli, Hersey ve Blanchard’ın Durumsal Liderlik Modelleri yer almaktadır.

Fred Fiedler’in Etkin Liderlik Modeli

Fred Fiedler (1967) durumsal liderlik teorilerinin öncü araştırmacısıdır. Fiedler’e göre her zaman geçerli bir lider tarzı bulunmamaktadır. Aynı lider tarzı örneğin otokratik lider tarzı astların niteliklerinin düşük olması gibi bazı durumlarda başarılı olabilirken astların niteliklerinin yüksek olması gibi durumlarda başarılı olamayabilir. Fiedler; liderin verimli, etkili olabilmesi için çalışma koşullarındaki değişikliklere göre liderinde tarzını değiştirebilmesine bağlı olduğunu belirtmiştir.

Fiedler ve Chemers (1974) etkili liderliği anlayabilmek için öncelikle grubun üyelerini iyi şekilde tanımak, anlamak gerektiğini belirtmişlerdir. Onlar liderin davranışlarının etkili olmasını üç boyutla ilişkilendirmişlerdir.

• Liderin konumu/pozisyonu • Görevin yapısı • Lider ve üyelerin ilişkileri

Fiedler liderlik davranışlarını değerlendirmek için “En Az Tercih Edilen Çalışma Arkadaşı-Least Preferred CoWorkers-LPC” adlı bir ölçek geliştirmiştir. Ölçek, 16 maddelik eğlenceli-sinir bozucu gibi birbirinin zıttı sıfatlardan oluşmaktadır.

Evans ve House Yol-Amaç Modeli

Yol-amaç modeli, Evans ve House tarafından 1970’te geliştirilmiştir. Yol-amaç teorisi, liderlerin takipçilerini


belirlenmiş hedeflere ulaşmak için nasıl motive ettiği ile ilgilidir. Bu liderlik teorisinin odak noktası, takipçi motivasyonuna odaklanarak grup üyelerinin performansını ve memnuniyetini artırmaktır.

Yol-amaç modelinde dört liderlik davranışı tanımlanmıştır.

• Emir verici/Yönlendirici Liderlik • Destekleyici Liderlik • Katılımcı Liderlik • Başarı Merkezli Liderlik

Vroom, Yetton ve Jago Normatif Liderlik Modeli

Victor Vroom ve Philip Yetton, liderlerin ne zaman kararları kendilerinin ne zaman astlarının alması gerektiğine dair normatif liderlik modelini geliştirmişlerdir. Modelde karar alma, sosyal bir süreç olarak değerlendirilmiş ve karar alma sürecinde astların etkililiğini arttırmayı vurgulamıştır. Bu model, özellikle değişen derecelerde katılımcı liderliğe ve her bir katılım düzeyinin kararların kalitesini ve hesap verebilirliğini nasıl etkilediğine odaklanır. Liderin çözüm gerektiren bir sorunla karşı karşıya olduğu fikriyle başlar. Sorunu çözme kararları, tek başına bir lider tarafından veya grup hâlinde alınabilir.

Hersey ve Blanchard Durumsal Liderlik Modeli

Paul Hersey ve Kenneth Blanchard (1970) Liderliğin Yaşam Döngüsü Teorisini (Life Sycle Theory of Leadership) geliştirmişlerdir. Modelde davranışçı yaklaşımların da temeli olan; göreve dair belirsizlikleri ortadan kaldıran göreve yönelik lider ve sosyal ilişkilere önem veren ilişkiler merkezli lider davranışları tanımlanmıştır. Bu iki davranışın kombinasyonlarından dört boyutlu liderlik modeli oluşturmuşlardır. Bunlar:

• Emreden (yüksek görev, düşük ilişki) liderlik • Katılımcı (yüksek ilişki, düşük görev) liderlik • İkna edici (yüksek görev, yüksek ilişki) liderlik • Temsil Edici (düşük görev, düşük İlişki) Liderlik

Modern Liderlik Teorileri

Liderlik kavramını açıklayabilmek için birçok araştırma yapılmıştır. Bununla birlikte, tek başına hiçbir araştırma liderliği tüm boyutlarıyla açıklayamamaktadır. Günümüzde de birçok yeni araştırma ya da bakış açısı liderlik araştırmalarına eklenmeye devam etmektedir. Bu bölümde modern liderlik teorileri başlığında karizmatik liderlik, etkileşimsel liderlik ve dönüşümcü liderlik başlıkları incelenmiştir.

Karizmatik Liderlik

Karizmatik liderlik teorileri, takipçilerin duygusal ve motivasyonel uyarılması, takipçinin kendine saygısı, güveni ve lidere güveni, takipçi değerleri ve takipçi içsel motivasyonu, takipçiler tarafından lidere duygusal bağlılık gibi etkilere dikkat çeker.

Karizmatik liderler enerjik, etkileyici, bulaşıcı şekilde coşkulu, yaratıcı, hitabet yeteneği yüksek, öz güvenli kişilik

nitelikleriyle anılırlar. Ayrıca, yapılacak olan işte rol model olurlar, önde giderek güven yaratırlar. Karizmatik liderlikte astlar liderden etkilenirler ve onu takip ederler. Bu etki o derece yüksektir ki astlar liderin sıra dışı özellikleri olduğunu düşünürler.

Etkileşimci Liderlik

James MacGregor Burns (1978) “Liderlik” adlı kitabında etkileşimci ve dönüşümcü olmak üzere iki tür politik liderlik tanımlamıştır. Etkileşimci liderlikte liderin elindeki kaynaklarla, grup üyelerinin istediği şeyler arasında karşılıklı bir takas vardır. Grup üyelerinin istediği para, ödül vb. ile, liderin istediği iş, hizmet, performans takas edilir.

İyi bir etkileşimci lider, astlarının beklentilerinin farkındadır. Ne verdiğinde ne alabileceğini bilir bu nedenle de iyi bir müzakerecidir. Etkileşimci lider standartları, prosedürleri belirler; çalışma ortamındaki belirsizlikleri ortadan kaldırır. Böylece iş performansını arttırmayı hedefler.

Etkileşimci liderliğin üç boyutu vardır: koşullu ödül, dışarıdan yönetim (aktif ve pasif) ve serbestiyetçi liderlik.

Dönüşümcü Liderlik

Dönüşümcü liderlik ilk olarak James MacGregor Burns tarafından 1978 yılında politik lideri tanımlamak için kullanılmıştır. Bernard Bass ise 1990 yılı sonrasında yaptığı çalışmalarla dönüşümcü liderliğin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Bass dönüşümcü, etkileşimci ve serbesiyetçi liderliğin ölçüldüğü Çok Faktörlü Liderlik Ölçeğini (Multi Factor Leadership Questionnaire-MLQ) geliştirmiştir. Dönüşümcü liderlik, astları üzerinde pozitif etkilere neden olan bir liderlik yaklaşımıdır. Araştırmalarda motivasyondan performansa kadar çeşitli konularda; yönetim, spor, eğitim gibi çeşitli alanlarda dönüşümcü liderliğin olumlu etkilerinin olduğu ortaya konulmuştur.

Dönüşümcü lider; grup üyelerini gelecekte ulaşabilecekleri bir hayal, bir vizyon eşliğinde motive eder. Onlara ulaşılacak amaçlar verir, grubunun üyelerine karşı ahlaki davranışlarıyla bağlılık ve güven yaratır; karizmatik davranışlarıyla hayranlık ve saygı kazanır. Lider; grubun iyiliği, refahı için aslen neyin önemli olduğunun farkına varılmasını sağlar. Böylece lider, bireyin kendisine ait amaçlarını grup amaçlarına dönüşmesine neden olur.

Sporda Liderlik Teorileri

Şu ana kadar incelediğimiz liderlik modellerin yönetim, psikoloji gibi alanlarda oluşturulmuştur. Spor alanına özel olarak ise iki model göze çarpmaktadır: İlki Smoll, Smith, Curtis ve Hunt’un (1978) Arabulucu Liderlik Modeli; ikincisi Chelladurai ve Saleh (1978, 1980) Çok Boyutlu Liderlik Modelidir.

Arabulucu Liderlik Modeli

Smoll ve diğerleri (1978), antrenörün sporcular üzerindeki etkisini anlamak için arabulucu liderlik modelini ve Antrenör Davranışı Değerlendirme Sistemini


geliştirmişlerdir. Antrenörün davranışlarının sporcularının algılamalarını tutumlarını nasıl etkilediğini incelemişlerdir. Onların modeli, antrenörün davranışları ve oyuncuların tepkileri gözlem yoluyla değerlendirilir.

Arabulucu model 3 boyuta ayrılmaktadır; antrenörün davranışları, oyuncunun algılamaları, oyuncuların değerlendirmeleri. Ayrıca model liderlik davranışları; sporcuların bunları nasıl yorumladığını, sporcular arasındaki bireysel farklılıkları ve durumsal değişkenleri kapsamaktadır.

Çok Boyutlu Liderlik Modeli

Çok boyutlu liderlik modeli, durumsallık teorisi, yol-amaç kuramı, adaptasyon-reaksiyon teorisi ve liderlikte çelişki kuramının sentezlenmesiyle oluşturulmuştur. Çok boyutlu liderlik modelinde liderin nitelikleri, astların özellikleri ve durumsal değişkenler değerlendirilmeden etkili liderliğin anlaşılamayacağı savunulmuştur. Modele göre tüm bu değişkenler, dengeli bir şekilde değerlendirilmelidir. Modele göre, lider ve grup üyeleri arasında karşılıklı bir etkileşim vardır. Bu etkileşim lider (antrenör vb.) nitelikleri, grup üyelerinin (sporcular vb.) nitelikleri ve durumsal-çevresel değişkenlere (kültür vb.) bağlı olacaktır.

Modelde gerçekte olan, tercih edilen ve gereksinim duyulan liderlik davranışları olmak üzere üç boyut tanımlanmıştır. Modele göre takımın tatmini ve performansı bu üç boyutun eşleşmesiyle artabilir.

Sonuç olarak, liderlik teorilerinden çıkan sonuçları spor yönetimi bağlamında ya da genel olarak insan duygu, düşünce ve davranışlarını anlamak için değerlendirdiğimizde; baskıcı bir ortamdansa daha özgür, insanların kendi istek ve motivasyonlarının artırıldığı, rol model olunan, ahlaki davranılan iş ortamlarında daha fazla verim alınmaktadır. Daha insancıl yaklaşımlar verimli iş ortamları oluşturulmasına katkı yapmaktadır. Bununla birlikte kuralların, prosedürlerin, görev tanımlarının olmadığı bir kurumda belirsizliğin etkisiyle birçok olumsuzluğun ortaya çıkacağı da göz ardı edilmemelidir. Ürüne dönük liderliğinde son derece önemli olduğu unutulmamalıdır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında