SYT107U-SPOR EĞİTİMİ
Ünite 6: Spor Eğitiminde Proje Yazımı
Giriş
Beden eğitimi ve spor alanı da eğitim, öğretim, araştırma yöntemleri ve beden eğitimi dersi uygulama anlamında oldukça gelişme göstermektedir. Klasik öğrenme ve öğretme metotları yerine daha çok öğrencinin aktif olacağı, derste kendisini daha çok ifade edebileceği ve öğrenciyi araştırmaya teşvik edici çalışmaların olacağı metotlar kullanılmaya çalışılmaktadır. Araştırmaya dayalı öğretim modeli olan proje tabanlı öğrenme gibi öğretim yöntemleri, öğrencilerin derste ve öğrenme sürecinde aktif olarak yer aldığı süreçlerdir. Eğitim ve öğretim sistemi öğrenciyi; araştırmaya, aktif kılmaya, düşünmeye ne kadar çok teşvik ederse bireyin kişisel gelişiminin de o derecede artması beklenmektedir. Ülkemizde araştırmaya yönelik öğretim modelinin uygulandığı beden eğitimi alanında bir araştırma ne yazık ki bulunmamaktadır. Ulusal ve uluslararası alanda çalışmalar ve projeler üretmek, her bölüm ve çalışma alanı için zorunlu bir hâle gelmeye başlamıştır. Proje kavramının beden eğitimi ve spor alanında da aktif hâle gelmesi önemlidir. Bu anlamda spor ile ilgili bilimsel projeler, sosyal sorumluluk projeleri ya da mesleki eğitim projeleri geliştirmek gereklidir. Bu bölüm ile proje nedir, projede olması gereken özellikler nelerdir, proje döngüsü, proje döngüsü prensipleri, mantıksal çerçeve yaklaşımı, beden eğitimi ve spor alanındaki Avrupa Birliği projeleri, Avrupa Birliği programları ve Avrupa Birliği Spor Politikalarından bahsedilecektir.
Beden Eğitimi ve Spor Alanında Proje Süreci
Proje Kavramı ve Özellikleri
Proje herhangi bir soruna özgü ve bir defaya mahsus oluşturulan, belirli bir zaman ve bütçe kapsamında, hedeflenen amaçları gerçekleştirmeyi sağlayan işlemler bütünüdür. Gerçekleştirilmek istenen proje; herhangi bir sorunun çözümüne yönelik kaynakların etkili kullanıldığı, başlama ve bitiş tarihlerinin belli olduğu ve bir organizasyon yapısı içinde gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Proje; belirli bir başlangıç ve bitiş noktası olan, hedefleri, içeriği, bütçesi açıkça belirtilmiş ve bir defaya mahsus gerçekleştirilen aktiviteler bütünüdür. Projelerden beklenen, yenilikçi olması, stratejik planların gerçekleştirilebilir olması ve var olan problemlerin çözümünde etkili olmasıdır. Proje, belirli bir süre ve bütçe kapsamında belirlenen hedeflere ulaşmayı amaçlayan bir dizi faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır.
Ayrıca bir projede;
• Projenin hedef grupları, paydaşları ve nihai faydalanıcıları, • Projenin genel koordinasyonu, görev paylaşımı, proje yönetimi ve bütçe düzenlemeleri, • Proje sürecinin takip edilmesi, yapılması planlanan görevlerin izleme ve değerlendirilmesi, • Projeyi gerçekleştiren kurumların uygun seviyede mali ekonomik durumlarının bulunması gereklidir.
Projede olması gereken özellikler:
• Proje süresi; her projenin başlangıç ve bitiş zamanı olmak zorundadır. Projenin bitiş zamanı geldiğinde projenin hedefleri gerçekleştirilmiş olmalıdır. • Özgün ürün, ya da sonuçlar; özgün olmak projenin önemli bir özelliğidir. Her proje özgün ürün-hizmet ya da sonuç şeklinde özgün çıktılar ortaya çıkmasını sağlar. • Programlı-planlı ilerleme; projenin oluşturulmasından itibaren yapılacak etkinliklerin belli bir plan dahilinde oluşturulması gerekmektedir.
Proje ekibi, projenin amacını ve projeden elde edilecek çıktıların tam olarak ne olduğunu anladığında projede yapılacak çalışma ve görevler net bir şekilde tanımlanabilmektedir. Bu sayede projenin daha belirgin hâle gelmesi ve projenin detaylandırılması gerçekleştirilebilir. Bir projenin doğru şekilde ilerlemesi için projedeki iş tanımlarının detaylandırılması ve proje ekibi ile her iş tanımın yürütecek kişilerin belirlenmesi gereklidir.
Proje kapsamında planlanan hedeflerin proje ekibi ile yürütülmesi önerilmektedir. Proje süreci tek başına gerçekleştirilebilecek bir süreç değildir. Proje yazım sürecinde proje ekibinde yer alan kişilerin de fikirleri dikkate alınırsa sürecin daha sağlıklı ilerlemesi sağlanacaktır. Proje ile ilgili hedefler belirlendikten sonra proje kapsamında yapılması gereken planlara karar verilmesi gerekmektedir. Projenin yürütülmesi, iyi bir yönetim becerisinin olmasını gerektirmektedir. Proje ekibini motive etmek, proje amaçlarına odaklanmak, var olan imkânları olabildiğince iyi kullanmak, ortaya çıkan problemlerin üstesinden gelmek, zaman ve bütçeyi kontrol etmek gibi süreçlerin iyi yönetilmesi gerekmektedir ve bu süreç de iyi bir proje yöneticisi ile mümkün olmaktadır. İyi yönetilen bir proje iyi şekilde sonuçlanmaktadır. Her proje belirlenen hedeflere ulaşarak sonlandırılmaktadır. Bir projenin belli bir süre içinde tamamlanması ve bunun gerekli yerlere raporlanması önemli süreçlerden biridir. Proje sonunda elde edilen çıktılar ya da ürünler, projenin somutlaşmasını sağlamaktadır.
Proje Döngüsü
Bir projenin fikir olarak ortaya çıkışından projenin oluşturulmasına, yapılacak analize karar verilmesine, uygulama sürecine, projenin tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine kadar geçen sürecin tamamına proje döngüsü denmektedir. Projenin oluşturulma süreci kadar proje sürecini yürütme ve tamamlama süreci de çok önemli ve eksiksiz planlanması ve uygulanması gereken süreçlerdir. Proje döngüsü yönetimi, tüm bu süreçleri tanımlamaya çalışmaktadır. Proje döngüsü; proje fikrinin ortaya çıkmasından proje fikrinin oluşturulmasına, bu fikrin kâğıda dökülmesinden geliştirilmesine, proje için uygun fon başvurularının yapılmasından kabul olan
projenin yürütülmesi, projenin tamamlanması ve proje sonrası değerlendirilmesine ve bunun topluma ve diğer kamu ve özel kurumlara yaygınlaştırılmasına kadar olan bütün süreci kapsayan tüm döngüyü yönetme yaklaşımıdır.
Proje döngüsü yönetiminin prensipleri;
• Projede yer alacak hedef grupların gerçek sorunlarının ifade edilmesi, • Soruna yönelik çözüm üretilmesi, • Proje amacının uygulanabilir ve gerçekçi olması, • Projede yer alacak katılımcıların kadın erkek arasında eşit dağılım sağlanması, özellikle AB projelerinde çok dikkat edilen bir konu olarak görülür, • Projenin devamlılığı ve sürekliliğinin sağlanması, • Projede tüm ortakların sürece dahil olması sağlanması, projenin koordineli bir şekilde yürütülmesi, • Elde edilen çıktıların ve faaliyetlerin projenin amacına uygun olması, • Proje amacı ve sonucu ile ilgili izleme ve değerlendirme kriterlerinin belirgin olması, • Proje sonucunun ve elde edilen çıktıların kontrol edilebilmesi, • Projede gerçekleştirilecek faaliyetler için olası bir kısıtlanma ve risklerin ön görülmesi, • Olası riskler için önlemlerin belirtilmesi ve proje başvurusunda yazılı olarak sunulması, • Proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetler için var olan kaynakların ön görülmesi, • Proje kapsamında gerekli bilgilendirme dokümanları ve raporların üretilmesi, (izleme, değerlendirme, finansal raporlar), • Mantıksal çerçeve yaklaşımının uygulanması proje döngüsü sürecinin daha sağlıklı yürütülmesini sağlamaktadır.
Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı
Proje döngüsü yönetimi kapsamında, projenin planlanması ve uygulanması süreci mantıksal çerçeve yaklaşımı ile gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı, daha önce elde edilen somut veri analizleri doğrultusunda proje hedeflerinin sistematik bir şekilde ve belirli bir mantık dahilinde ortaya konmasını içermektedir.
• Durum tespiti, sorun analizi, hedef analizi, strateji analizi, paydaş analizinin yapılması ve projenin genel hedef ve amacının belirlenmesi adımlarını kapsar. • Planlama ise proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerin planlanması, beklenen etki ve sonuçların planlanması, risk analizi ve projenin varsayımlarının belirlenmesi, başarı göstergeleri ve doğrulama kaynaklarının oluşturulması, kaynakların planlanması süreçlerinden oluşmaktadır.
Analiz Aşaması
Mantıksal çerçeve yaklaşımı analiz aşaması; var olan bir sorunun tespit edilmesi, bu sorun doğrultusunda gerekli ihtiyaçların belirlenmesi, ortaya konulan proje fikrini proje ekibiyle birlikte anlamaya çalışılması, var olan sorunu net olarak tanımlanması ve bu soruna en iyi çözüm getirebilecek proje konusunu sunulmasını içermektedir.
Sorun Analizi: Proje kapsamında var olan sorunların tanımlandığı ve neden sonuç ilişkisinin kurulduğu süreçtir.
Paydaş Analizi: Paydaşların projelerin kabul olmasında ve uygulama sürecinde önemi büyüktür. Paydaşların proje konusuna uygun olması gerekmektedir. Paydaşlar 3 ana grup altında değerlendirilebilir:
• Hedef gruplar (doğrudan faydalanıcılar): Projenin doğrudan ve olumlu bir şekilde etkilendiği gruptur. • Dolaylı faydalanıcılar: Projenin amacına ulaşmasında projenin etkilerinden bir şekilde yararlanan grup olarak ifade edilebilir. • Diğer paydaşlar (proje ortakları, uygulayıcı ya da destekleyici kuruluşlar): Projenin hazırlanmasından uygulamasına ve analizine kadar olan tüm süreçlerde proje ortakları ve destekleyici kuruluşların sürece dahil edilmesi gerekmektedir.
Paydaş analizinde dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de projede yer alacak kişilerin kadın erkek eşitliğinin dengeli bir şekilde sağlanmasıdır.
Hedef Analizi: Tanımlanan sorunlardan hedeflerin oluşturulmasıdır. Hedef analizinde belirli bir soruna ilişkin olası çözümler belirlenir. Sorun analizi ile hedef analizi etkileşimli bir süreçtir. Hedeflerin net bir şekilde tanımlanması için sorunların da iyi tanımlanmış olması gerekmektedir.
Strateji Analizi: Proje kapsamında gerçekleştirecek hedeflerin ve farklı stratejilerin tanımlanması, en uygun stratejilerin seçilmesi ve projenin genel kapsamının belirlenmesidir.
Planlama Aşaması
Planlama aşamasında proje için belirlenen hedef ve stratejilerin proje başvurusunda belirtilen zaman doğrultusunda hazırlanması önemlidir.
Mantıksal çerçeve matrisinin hazırlanması: Mantıksal çerçeve yaklaşımının planlama için kullandığı araç, Mantıksal Çerçeve Matrisidir (MÇM). Proje içeriğinin tanımlanması, hedeflerin belirlenmesi, hedefler arasında ilişkilerin kurulması, hedeflerin ölçülebilir bir şekilde formüle edilmesi, kaynakların ve maliyetlerin genel olarak tanımlanması sürecidir.
Mantıksal Çerçeve Matrisi kullanıcısına proje hakkında temel olarak aşağıdaki bilgileri sunar:
• Projenin gerçekleştirilme nedeni ve hangi sorunlara çözüm getireceği,
• Proje kapsamında neler yapılacağı, • Projenin olumlu ve olumsuz değerlendirmelerinin nasıl yapılması gerektiği, • Projenin hedefleri ve faaliyetleri nasıl gerçekleştireceği, • Proje başarısı için gerekli faktörlerin ne olduğu ve bunların önemi, • Proje kapsamında ne tür araçların gerekli olduğu, • Projenin uygulanabilmesi için hangi şartların gerçekleşmesi gerektiği ve nelerin gerekli olduğu gibi bilgiler sunmaktadır.
Mantıksal Çerçeve Matrisinin kullanılması, projedeki hedeflerin daha somut bir şekilde yazıya aktarılmasını sağlar. Ayrıca, projede yer alacak diğer kişilerin projedeki görev tanımlarının belirlenmesi için de fayda sağlayacaktır.
Faaliyet planı: Proje sürecinde faaliyetlerin belirlenmesi ve ne tür faaliyetlerin gerçekleştirileceğinin detaylı bir şekilde yazılması beklenmektedir. Bu gerçekleştirilmesi planlanan faaliyet sürelerinin öngörülmesi ve proje başvuru formunda belirtilmesi gerekmektedir.
Bütçe: Proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyet planları doğrultusunda bütçe kalemlerinin belirlenmesidir. Faaliyetlerin detaylandırılması ve planlanması ile faaliyetler için gerekli olan insan kaynakları, ekipman, malzeme vb. girdiler ve bunların miktarlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tespit edilen bu ihtiyaçların fiyatlandırılması ile projenin toplam maliyeti, yani bütçesi ortaya çıkacaktır.
Proje yazmanın da belirli kuralları ve kriterleri olduğunu varsayarsak bu kuralları bilerek proje yazımına başlamakta fayda vardır. Her proje başvurusunun kendine özgü kuralları ve başvuru formatı mevcuttur. Burada AB fonlarına yönelik proje yazım mantığı verilmeye çalışılmıştır. Bir AB projesi yazımına başlamadan önce proje döngü yönetiminin ve mantıksal çerçeve kavramının anlaşılması önemli bir husustur. Projenin oluşturulma aşamasından tamamlanma aşamasına kadar olan sürecin titizlikle ve belirli bir plan doğrultusunda yürütülmesi çok önemlidir. Oluşturulan proje önerisinin hangi çağrı için uygun olduğuna karar vermek de önemli bir konudur. Proje konusuna uygun çağrı belirlendikten sonra o çağrının yayımladığı kılavuz doğrultusunda başvuru formunun doldurulması gerekmektedir. Her çağrının belli bir başlama ve son tarihi olduğu da unutulmamalıdır. Projenin başvuru son tarihinden en az iki üç gün önce sisteme girişinin sağlanması önerilmektedir.
Beden Eğitimi ve Spor Alanında AB Projeleri
Avrupa Birliği Programları
Avrupa Birliği (AB) Programları, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi’nin onayı ile yürürlüğe girmekte ve programa ilişkin teklif çağrılarını yayımlayan ilgili Komisyon Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Programların bütçesi ise katılımcı ülkeler tarafından yapılan ödemeler ve AB bütçesinden sağlanan tahsis ile
oluşturulmaktadır. Programların önemli bir bölümü için başvurular doğrudan Avrupa Komisyonuna gönderilmekte ve değerlendirme bağımsız uzmanlar tarafından yapılmaktadır. Merkezî olmayan bazı programlar için ise katılımcı ülkede bulunan Ulusal Ajanslar yoluyla başvuru ve değerlendirme yapılmaktadır.
Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyelik süresi 10-11 Aralık 1999 tarihi ile başlamış olup bu süreçte ülkemiz aday ülke olarak Avrupa Birliği programlarında yer almaya başlamıştır (AB Bakanlığı, 2014). Ülkemizin Birlik programlarına katılımına ilişkin şartları düzenleyen temel belge ise, 26 Şubat 2002 tarihinde imzalanan, “Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Topluluğu Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin Topluluk Programlarına Katılmasının Genel İlkeleri Hakkında Çerçeve Anlaşma”dır. Bu Anlaşmaya dayanılarak, her program için ayrı katılım anlaşması imzalanmakta ve ülkemizin Programların sunduğu imkânlara erişimi sağlanmaktadır (T.C Dış İşleri Bakanlığı, 2021). Türkiye’nin katılım sağladığı birlik programları her yedi yılda bir güncellenmektedir. Şu an da 2021-2027 yılı Birlik programlarına katılım sağlanacaktır.
Türkiye’nin Katılım Sağladığı Birlik Programları
Türkiye 2007 yılından itibaren Avrupa Birliği programlarına katılım sağlamaktadır. Beden Eğitimi ve Spor alanında da Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı ve Ufuk Avrupa programlarına başvuru yapılabilmektedir. Avrupa Birliği, herkesin spora teşvik edilmesini ciddi anlamda önemsemektedir. Engelli bireyler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve yaşlı bireyler için sporun hayat boyu yapılmasını teşvik etmektedir ve bu amaçlar Avrupa Birliği spor politikalarını oluşturmuştur.
Avrupa Birliği Spor Politikaları
2009 Aralık ayında Lizbon Antlaşması’nın 165. maddesinde ilk kez AB üye devletlerine spor politikalarının desteklenmesi ve koordinasyonu yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede Komisyon 18 Ocak 2011 tarihinde Sporda Avrupa Boyutunun Geliştirilmesi Tebliği ve 21 Mayıs 2015 tarihinde ise AB Spor İş Planını ortaya koymuştur. Söz Konusu iş planında vurgulanan hususlar;
• Sporda Birlik-Bütünlük • Sporun Ekonomik Boyutu • Spor ve Toplum
Ülkemizde Spor Politikaları süreci ise Gençlik ve Spor Bakanlığının 2011 yılında kurulmasıyla birlikte gençlik alanını destekleyici tedbir ve mekanizmaların oluşturulması ve ulusal gençlik politikasının geliştirilmesi yönündeki çalışmalar, Bakanlık bünyesinde ele alınmaya başlanmıştır. Gençlik ve Spor alanında ulusal düzeyde bir kılavuz olan Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi hazırlanmış ve 26 Kasım 2012 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilmiştir. Sporun bireysel ve toplumsal yararları konusunda farkındalık yaratılması, AB tarafından son yıllarda sürekli olarak vurgulanmaktadır. Erasmus+ Program ülkesi olarak Türkiye, “Avrupa Spor Haftası” etkinliklerine 2020 yılında katılım sağlanmış, gençler
arasında sporun önemi konusunda farkındalığın artırılmasına katkı sağlamıştır.
Avrupa Birliği’nin Fon Sağladığı Beden Eğitimi ve Spor Projeleri
Avrupa Birliği’nin spor alanına özgü proje başvuruları Yürütme Ajansı tarafından ve Ulusal Ajans tarafından gerçekleştirilmektedir. Merkezi projelerin başvuruları Brüksel’de bulunan Avrupa Komisyonu Yürütme Ajansına yapılırken ülke merkezli başvurular, program üyesi ülkelerde bulunan Ulusal Ajanslara yapılmaktadır. Türkiye Ulusal Ajansı, Ocak 2002 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Dairesi olarak kurulmuştur. Ulusal Ajans, Erasmus+ programı ve Avrupa Dayanışma Programlarının ülkemizdeki bilgilendirmelerini ve koordinasyonunu sağlanmaktadır.
Erasmus+
Erasmus+ Programı; eğitim, gençlik ve spor alanlarında sunduğu öğrenim ve staj hareketliliği imkânlarıyla, bireylerin bilgi ve becerilerinin gelişimine, kurumların kapasitelerinin artırılmasına destek olmaktadır. Erasmus+ Programı yükseköğretim, okul eğitimi, mesleki eğitim, yetişkin eğitimi, gençlik ve spor sektörlerini desteklemektedir. Bunlar ile ilgili daha detaylı bilgilere Türkiye Ulusal Ajansı internet sayfasından ulaşılmaktadır.
Erasmus+ Spor Desteği: Erasmus+ programında KA2 Kurumlar Arası İş Birliği altında spor başlığında yer almaktadır. Bu program yılda bir kez çağrıya açılmaktadır. Bu program kapsamında 3 farklı başlıkta başvuru yapılabilmektedir. Bunlar sporda küçük iş birliği ortaklıkları, sporda iş birliği ortaklıkları ve kâr amacı gütmeyen spor organizasyonları başvurularıdır. Her bir başvurunun ayrı kuralları ve özellikleri mevcuttur.
Ulusal Ajans tarafından kabul olmuş başarılı Erasmus + Spor proje örnekleri:
Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından yürütülen ve 5 ortaklı “Şiddete Karşı Taraftarlar” projesi 393.280 Avro bütçesi ile kabul almıştır. Şiddete Karşı Taraftarlar projesi, basketbolda taraftar şiddetini azaltmayı amaçlayan uluslararası bir projedir.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi tarafından yürütülen “Güçlü Çocuklar” projesi 4 ortak ile toplamda 40,795 avro kabul almıştır. Projenin amacı, erken çocuklukta hareket eğitiminin kazandırılması ve güçlendirilmesidir.
Erasmus+ spor ortaklık projelerinde; spora katılımı ve fiziksel aktiviteyi desteklemek, spor alanında bütünlüğü ve değerleri teşvik etmek, sporda ve spor aracılığı ile eğitimi teşvik etmek, sporda şiddet, ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlük ile mücadele etmek, herkesi spora teşvik etmek gibi amaçlar doğrultusunda projelerin oluşturulmasına öncelik verilmektedir.
Spor Bilimleri Fakültesinde dört farklı bölüm mevcuttur: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü, Spor
Yöneticiliği Bölümü, Antrenörlük Eğitimi Bölümü ve Rekreasyon Eğitimi Bölümü. Her bir bölüm için farklı farklı projelerin tasarlanması mümkün olmaktadır. Bu projelerin herhangi bir konu kısıtlaması bulunmamaktadır.
Avrupa Dayanışma Programı
Avrupa Dayanışma Programı (ESC); gençlerin kişisel, eğitsel, sosyal, sivil ve mesleki gelişimlerini teşvik ederken kendi ülkelerinde veya yurt dışında topluma yarar sağlayan projelerde gönüllü olmaları, çalışmaları veya ağ kurma faaliyetlerinde bulunmaları için fırsatlar yaratan, toplumsal ihtiyaçları karşılamayı hedefleyen yeni bir Avrupa Birliği girişimidir.
Ufuk Avrupa
Avrupa Birliği 9. Çerçeve Programı olan Ufuk Avrupa ile 2021-2027 yılları arasında 95,5 milyar avroluk bütçeyle bilim ve yenilik faaliyetlerinin desteklenmesi hedeflenmektedir. Ufuk Avrupa Programın amaçları;
1. Avrupa Birliği’ni bilimsel ve teknolojik yönden güçlendirmek, 2. Avrupa’nın yenilik kapasitesini, rekabetçiliğini ve istihdamını yükseltmek, toplum önceliklerini karşılamak, 3. Avrupa’nın sosyoekonomik model ve değerlerini sürdürmektir.
9. Çerçeve Programı (ÇP) olan Ufuk Avrupa Programı kapsamında 3 ana bileşen bulunmaktadır. Birincisi, Bilimsel mükemmeliyet bileşeni, ikincisi Küresel Sorunlar ve Endüstriyel Rekabet bileşeni ve üçüncüsü Yenilikçi Avrupa bileşeni Ufuk Avrupa programında spor ile ilgili doğrudan bir çağrı bulunmasa da sağlık kümesi altında başvurular gerçekleştirilebilmektedir. Bunlara ek olarak AB fonları dışında 2021 yılında TÜBİTAK da Spor Özel çağrısı açmıştır. Gençlik Spor Bakanlığı tarafından da Gençlik Projeleri Destek Programı çerçevesinde proje çağrısına çıkılmaktadır. Bu çağrıların takip edilerek proje fikrinize en uygun olan çağrının başvuru tarihi göz önüne alınarak proje başvuruları gerçekleştirilebilir.