AÖF Soru Bankası
SOS203U · Ünite 2

Kültür

Sosyal Antropoloji dersi, ünite 2 özeti

• Kültürün yapısal tanımları, birbiriyle ilişkili ve Giriş örüntülü fikirlere, simgelere ve davranışlara

İnsanlığın en belirleyici özelliklerinden ve olmazsa vurgu yapar. olmazlarından biri olan kültür, genel anlamda • Kültürün simgesel tanımları ise keyfi olarak antropolojinin en temel kavramlarından biridir. Yapıp atanmış olsa da toplumun üyelerince paylaşılarak ettiğimiz her şeyde ve her yerde kültürün izlerini görmek sürdürülen anlamlara odaklanmaktadır. mümkündür. Ekolojik koşullara türlü şekillerde kültür üreterek uyum sağlarız. Avlanmak, savaşmak, sağaltım, Kültürün birçok tanımının bulunmasından ayrıca karmaşık boş zaman geçirmek, spor karşılaşmaları yapmak, yapısından dolayı kültür hakkında konuşurken sıklıkla şefliklerden imparatorluklara yönetim organizasyonları mükemmel bir tanım yapmaktansa kültürün özelliklerine kurmak, aramızdaki sorunları çözmek, ticaret yapmak, odaklanılır.

kültür aracılığıyla beraber gerçekleştirdiğimiz işlerdir. Kültürün Özellikleri

Kültür ve Özellikleri Kültür İnsanın Bir Özelliğidir

Kültür, bir yandan sürekli değişirken, farklı katmanlarıyla Kültür insanı insan yapan pratiklerin, normların, anlaşılmayı bekleyen bir bilmece gibidir. Antropolojide anlamların, simgelerin, inanışların, düşüncelerin, yaşam kültür üzerine onlarca tanım yapılmış, farklı şekillerde tarzlarının, ürünlerin, nesnelerin… bütünüdür. Kültür kültüre ilişkin açıklamalar getirilmeye çalışılmıştır. insanı diğer canlılardan ayıran şeydir.

Kültür Nedir? Kültür üreten tek canlı insandır

Antropolojinin kurucularından Edward Burnett Tylor Kültür ve Toplum İlişkisi Kültürün ikinci temel özelliği (1832-1917), 1871 yılında yaptığı ünlü tanımında bu toplumsal oluşudur. Kültür tek tek bireyler değil, gruplar, olguyu “Kültür ya da uygarlık bir toplumun üyesi olarak topluluklar, toplumlar hâlinde bir araya gelmiş olan insanoğlunun öğrendiği bilgi, sanat, gelenek görenek ve insanların oluşturduğu bir özelliktir. benzeri yetenek, beceri ve alışkanlıkları içine alan “Kültür” ve “Kültür” Ayrımı karmaşık bir bütündür.” şeklinde tanımlamıştır (1958[1871]). Bu kapsayıcı tanım tüm eksikliklerine Antropolojide büyük harfle yazılan “Kültür” ve küçük karşın, bugün bile pek çok yönüyle etkilidir (Carrithers, harfle yazılan “kültür” arasında genellikle ayrım 2001). yapılmaktadır. Büyük harfle yazılan “Kültür” kavramı, insanları diğer canlılardan ayıran bir özellik olan kültüre Kırımlı’nın işaret ettiği üzere bugün kültürün değişik göndermede bulunur. Diğer yandan, küçük harfle yazılan kullanımları dört anlam grubunda belirlenebilir (2014: 28- “kültür” ise grupları birbirinden ayıran özelliklere vurgu 29): yapar.

1. Bilim alanındaki kültür: Uygarlıktır. Kültür Genetik ya da Biyolojik Değildir 2. Beşerî alandaki kültür: Eğitim sürecinin Kültürün en önemli özelliklerinden biri de genetik ya da ürünüdür. biyolojik olmamasıdır. Kültür doğaya ilişkin olan şeyleri 3. Estetik alandaki kültür: Güzel sanatlardır. değişime uğratır. “Doğal” olan şeylerin karşıtı olarak 4. Teknolojik ve biyolojik alandaki kültür: Üretim, kurgulanır. tarım, ekim, çoğaltma ve yetiştirmedir. Kültür Öğrenilir Alfred Kroeber ve Clyde Kluckhohn saptadıkları iki yüzden fazla tanımı sekiz kategoride ele almışlardır: Kültür üretildiği, geliştirildiği ve yeniden üretildiği gibi, öğrenilen bir şeydir. Kültürün en önemli özelliklerinden • Kültüre ilişkin konu odaklı tanımlar toplumsal biri budur. Doğumdan ölüme değin kültürün özelliklerini yapı, din, ekonomik sistem gibi konulara öğrenerek içselleştiririz. İçselleştirdiğimiz kültürel ilişkindir. özellikler benliğimizin aksi mümkün olmayan bir parçası • Kültüre ilişkin tarihsel tanımlar toplumsal miras, hâline gelir. Kültürün öğrenilerek içselleştirildiği bu gelenekler gibi tarihsel anlamları barındırır. sürece “kültürlenme” (enculturation) adı verilmektedir. • Kültürün davranışsal tanımları öğrenilen ve Kültür Paylaşılır paylaşılan davranışlara ilişkindir. • Kültürün normatif tanımları idealler, değerler, Kültürel özellikler grubun, topluluğun ya da toplumun normlar ya da yaşam standartlarına ilişkindir. üyelerince paylaşılırlar. Kültürün özellikleri doğumdan • Kültürün işlevsel tanımları insanların sorun itibaren kültürlenme sürecinde öğrenilerek çözme ve çevreye uyum sağlamalarına içselleştirilmektedir. Kültürün sözlü paylaşımında dil ve odaklanmaktadır. simgeler etkili bir rol sahibidir. İnsanların kültür • Kültürün zihinsel tanımları insanları dolayımıyla anlamlandırdıkları dünyaları, beğenileri, hayvanlardan ayıran fikirler birlikteliğine ya da normları, inançları, gelenekleri, ahlak sistemleri, öğrenilen alışkanlıklara odaklanmaktadır. meslekleri, yönetim biçimleri, kullandıkları üretim stratejileri… paylaşılarak kültürü oluşturur.


Kültür Grup Üyelerini Bir Araya Getiren Şeydir Kültürün Üç Düzeyi

Belirli bir topluluğun konuştuğu dil, kullandığı söylemler, Kültürün “evrensel”, “genel” ve “tikel” olmak üzere üç gelenekleri, ortak geçmişi, geçim sağlama stratejileri, düzeyi bulunur. Modern ya da geleneksel, toplumların mutfağı, giyim kuşam tarzları, grup üyelerinin belirli kültürleri bu üç farklı kültür düzeyindeki olguların bir olaylar karşısında sergiledikleri tutumları, inançları, aradalığından oluşmaktadır. Kültürün düzeylerinden ilki paylaştıkları simgeler ve daha niceleri grup üyelerini bir “kültürel evrenseldir”. “Kültürel evrensel” kavramı araya getirir. Kültürel özellikler grubun üyeleri arasında geçmişten günümüze bilinen bütün insan kültürlerinde biz duygusu ve grup aidiyeti yaratır. bulunan özellikleri belirtmek için kullanılır (Pinker, 2002). Düşünülecek olunursa, “kültürel evrensellerin” insanı Kültür Grupları Birbirinden Farklılaştırır diğer canlılardan ayırt eden özellikler olduğu görülür. Her grup, topluluk ya da toplum -antropologların Diğer yandan “kültürel genel” kavramı ise tüm ifadesiyle “kültür”- kültürel özellikleriyle birbirinden kültürlerde bulunmasa da birden çok kültürde bulunan ayrılır. Kültürün içerdiği alışkanlıklar, ritüeller, inançlar, kültürel özellik ve örüntülere gönderme yapmaktadır. gelenekler, nesneler, kullanılan simgeler, kokular, “Kültürel geneller” farklı kültürleri ortaklaştıran yiyecekler, damak zevkleri, diller, hatta konuşurken özelliklerdir. Ve son olarak “kültürel tikel” ise yalnızca yapılan vurgular gibi pek çok şeyin birlikteliği bu belirli kültürlerde bulunan, kültürleri diğer kültürlerden ayrımları yaratır. farklılaştıran ve ayıran kültürel özellikler veya kültür

Kültür Bir Simgeler Bütünüdür örüntülerine işaret etmektedir.

Kültür pek çok simgenin bir aradalığını içerir. Aynı Kültürel Uyum ve Uyarlanma Stratejileri zamanda simgelerin bütünüdür. Kültürel antropolog Uyarlanma, diğer bir deyişle uyum sağlama, kültürün en Clifford Geertz kültürün bir “örgütlenmiş simgeler ayırt edici özelliklerinden biridir. Uyarlanma “biyolojik bütünü” olduğunu vurgulamaktadır (2010). Başka bir uyarlanma” ve “kültürel uyarlanma” olmak üzere iki kültürden bakana ilk bakışta anlamsız gelebilecek pek çok türlüdür. Hayvanlar gibi insanlar da “biyolojik uyarlanma” simgesel ifade, simgesel söylem ve simgesel pratik, yaparlar. Farklı bölgelerdeki gruplarda görülen saç tipleri, kültürel bağlamlarda anlam kazanmaktadır. Örneğin, dilin boy, göz tipi veya ten rengi gibi fizyolojik özellikler kendisi, içerdiği binlerce sözcük, konuşurken yapılan insanların biyolojik uyarlanmasını yansıtır. vurgular, söz dizimi, sesler, alfabe ve yazılı ifadeler başlı başına bir simgeler bütünüdür. Kültür insanı diğer canlılardan ayıran şeylerin bütünüdür. Sadece insanlarda görülür. İnsanlar “kültürel uyarlanma” Kültür Uyum Sağlamaya Yaradığı Gibi Uyum Bozucu da yaparak hayatta kalırlar. Kültür, insanlar için hayatta Olabilir kalmak için gerekli uyarlanma mekanizmalarını ve

Kültür ekolojik ve toplumsal koşullara uyum sağlamaya uyarlanma stratejilerini geliştirebilmeyi sağlar. Bunun yarar. Örneğin, çeşitli teknikler kullanarak tarım yapma, sonucunda avcı-toplayıcılıktan sanayiye ekonomik bizim doğaya daha fazla uyum sağlamamıza yardımcı sistemler, şeflikler, kabileler ya da devletler gibi farklı olur. Daha fazla besin elde ederiz. Aç kalma riskimiz sosyo-politik örgütlenme tiplerine ve hukuki sistemlere azalırken, yaşamda kalma ihtimalimiz artmaktadır. Fakat değin insanlık adına bildiğimiz pek çok şey ortaya tarım yaparken verimi daha da arttırmak için kullanılan çıkmıştır. gübreler, genetiği değiştirilmiş tohumlar, haşere ve böcek zehirleri ve diğer kimyasal ürünler kirlilik yaratır ve Toplu hareket etme, giysiler, tarım, binalar, aletler doğayla kurulan uyumu yıllarca geri dönülemeyecek yapma... gibi araçlarla ekolojik koşullara kültürel şekilde bozmaktadır. yollardan uyum sağlamaya “kültürel uyarlanma” denir. Tüm canlılar içinde sadece insanlar kültürel uyarlanma Kültür Değişir yaparlar.

Kültürün en belirgin özelliklerinden biri de farklı yollarda Bitkilerin ve hayvanların evcilleştirilip yetiştirilmeye ve farklı şekillerde sürekli değişmesidir. Ekolojik başlanması günümüzde insanlık tarihinde yol açtığı büyük koşulların değişmesi, başka kültürlerle yaşanan dönüşümler nedeniyle “birinci yeşil devrim” olarak karşılaşmalar, fetihler, işgaller, diğer kültürlerden anılmaktadır. Bu durumun insanlık için yarattığı kültürel bağımsız gerçekleştirilen icatlar, kültürel özelliklerin bir olumlu ve olumsuz sonuçları bulunmaktadır. kültürden kendisinin doğrudan hiç temasının olmadığı uzak başka bir kültüre aktarılması gibi etmenler kültürün Başlıca olumlu sonuçlar şunlardır:

adım adım değişmesine yol açar. Kültürel özellikler • Ekip biçme ve hayvan yetiştirme, tarıma ve genellikle belirli konularda kültürün üyelerinin hayvancılığa dayalı yeni bir yaşam biçiminin gereksinimlerini sağladıkları sürece varlıklarını ortaya çıkmasına yol açmıştır. sürdürürler. Bu durum sona ermeye yüz tuttuğunda • Ekip biçme yapılan yerlerde yerleşik yaşam yerlerini başka kültürel özelliklere bırakırlar. başlamıştır. İnsanlar süreç içinde giderek artan bir biçimde göçebe yaşamı terk edip yerleşik yaşama yönelmişlerdir.


• Besin üretiminde süreklilik sağlanmıştır. • Tarihte ilk kez askerler, devlet yöneticileri, • Açlık ve kıtlık riski azalmıştır. rahipler, köylüler gibi uzmanlaşmış gruplar • Nüfus artışı yaşanmıştır. ortaya çıkmıştır. • İlk köyler, kasabalar ve şehirler ortaya çıkmıştır. • Savaşlar, yöneticiler ve askerlerin finansmanını • Dünyanın farklı yerlerinde antik uygarlıklar sağlamak amacıyla vergilendirme ortaya ortaya çıkmıştır. çıkmıştır. • İlk devletlerle beraber yurttaşlık fikri ortaya • Eşitsizliklerin artmasıyla yoksulluk ortaya çıkmıştır. çıkmıştır. • Yazı ortaya çıkmıştır. • Ormansızlaşma, haşere ve böcek istilaları, hava, • Ticaret başlamıştır. su ve çevre kirliliği gibi ekolojik sorunlar ve • İlk pazar yerleri ortaya çıkmıştır. felaketler başlamıştır.

• Dokuma, çömlekçilik, tuğla ve metalurji gibi Uyarlanma Stratejileri ve Kültürel Sonuçları yeni bilimsel, teknolojik ve yaratıcı formlar İnsanların çevrelerine uyum sağlamak için geliştirdikleri ortaya çıkmıştır. belli başlı kültürel yöntemlere “uyarlanma stratejileri” • Nicelikleri ölçmek için matematik geliştirilmiştir. denir. Uyarlanma stratejileri insanların besin teminini nasıl • Ekip biçmenin ve gelgitlerin zamanlarını ve hangi yollardan sağladıklarına ilişkin sosyo-kültürel ölçebilmek ve uzayın gizemlerini öğrenebilmek sistemlerdir. Uyarlanma stratejileri insan toplulukları ve için astronomi ortaya çıkmıştır. insan toplumlarının yaşamlarını köklü bir biçimde • Semavi inanışlar, çok tanrılı dinler ve daha sonra belirleyen etkilere sahiptir. Bu etkiler çok yönlüdür. da tek tanrılı dinlere inanış başlamıştır. Uyarlanma stratejileri belli başlı ekonomik, kültürel, • Anıtsal yapılar, duvarcılık ve heykeltıraşlık toplumsal ve siyasal örgütlenme tiplerini ortaya başlamıştır. çıkarmaktadır (Nolan ve Lenski, 2009).

Başlıca olumsuz sonuçlar şunlardır: Uyarlanma stratejilerine ilişkin kültürel antropolojide

• Nüfus artışı, insanların birlikte yaşamaya oldukça yaygın kabul gören bir tipoloji bulunmaktadır. başlaması ve ekip biçme yapılmasının sonucunda Yehudi Cohen’in (1974) ortaya attığı bu tipolojide salgın hastalıklar (epidemiler ve pandemiler) uyarlanma stratejileri basitten karmaşığa doğru şöyle ortaya çıkmıştır. sıralanır:

• Sıtma, veba, cüzzam, grip ve çiçek hastalığı ilk 1. Avcı-toplayıcılık epidemiler olarak bu dönemde ortaya çıkmıştır. 2. Bahçecilik Tarihteki ilk pandemi ise milattan önce beşinci 3. Çobanlık yüzyılda Antik Roma’dan dünyaya yayılan veba 4. Tarım olarak kabul edilmektedir. 5. Sanayi • Besin üretiminde süreklilik olmasına rağmen Avcı-Toplayıcılık daha az besleyici beslenme biçimleri hâkim olmuştur. Besin üreticiliği yapılmayan bir uyarlanma stratejisidir. • Karbonhidrat temelli (buğday, pirinç, mısır) İnsanlar bitki, meyve ve yemişleri toplamak ve hayvanları beslenmenin yaygınlaşması beslenme avlamakla geçimlerini sürdürdükleri için bu ismi almıştır.

rejimlerinde protein yetersizliğine yol açmıştır. Bahçecilik • Karbonhidrat temelli beslenme diş çürüklerinin Besin üreticiliğine dayalı en basit uyarlanma stratejisi artışına yol açmıştır. bahçeciliktir (horticulture). Bahçecilik, taş, sopa, değnek • Besin temini için çalışma süreleri artmıştır. gibi basit aletlerle ekip-biçme yapılmasına dayanır. Bir • Toplumsal eşitsizlikler ve hiyerarşiler artmış ve ormanlık alandaki ağaçlar, ekip biçme yapmak için kesilir. toplumsal tabakalaşma ortaya çıkmıştır. Arazi tarıma açılır. • Ürünlere ve ticareti yapılan nesnelere el koymak amacıyla savaş ve çatışmalar artmıştır. Çobanlık

• Kölelik, esaret ve insan kurban etme pratikleri Besin üreticiliğine dayalı diğer bir uyarlanma stratejisi ortaya çıkmıştır. çobanlıktır (pastoralism). Çoban toplumları çoğunlukla • Geniş tarım alanlarında çocuk işçilerin emeği ekip biçmeden ziyade hayvan yetiştiriciliğine dayalıdır. kullanılmaya başlanmıştır. Çoban toplulukları endüstriyel olmayan küçükbaş ve • Tarım yapılan toplumlarda miras paylaşımında büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yaparlar.

eşitsizliği ve kadın emeğinin Tarım değersizleştirilmesinin sonucunda ataerkillik (erkek egemenliği) ortaya çıkmıştır. Tarım toplumları günümüzden önce 8000 dolaylarında Orta Doğu’da görülmeye başlamıştır. Ekip biçmenin hayvan emeği, aletler ve köle emeği gibi teknikler kullanılarak gerçekleştirildiği bir uyarlanma stratejisidir.


Sanayi Küyerelleşme: Küreselleşme ve yerelleşme kavramlarının Sanayi toplumları, üretimin makinelerle yapıldığı büyük bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan bu kavram, küresel, ölçekli ve gelişmiş toplumlardır. Sanayi Devrimi, yerel ve bölgesel seviyelerin artan öneminin birlikte ortaya işçileşme, uzmanlaşma, kapitalizm, ulus devletler, çıktığını ve iç içe geçtiğini göstermektedir. (Swyngedouw, kentleşme ve modernite gibi her biri başlı başına radikal 2010). Küyerelleşme, küreselleşme sürecinde yerel dönüşümler olan sonuçları beraberinde getirmiştir. unsurların dönüşerek küresel kültürün içinde erimesi ve küresel ilişkiler içinde yeni kültürel formlar ve ürünler 1970’lerin başlarından itibaren gelişen küreselleşme, ortaya konmasına işaret eder. kültürler arasındaki etkileşimleri arttırarak post endüstriyel toplumların ortaya çıkışında ve hızla gelişmesinde önemli Kültürle İlgili Bazı Temel Kavramlar

bir rol oynamıştır. Post-endüstriyel toplumlar insan Kültürel örüntü: Küçük ölçekli topluluklarda bulunan, emeğine giderek daha az gereksinim duyulan toplumlardır. tekrarlanan kültür özelliklerine göndermede bulunmak için kullanılır. Kültürel örüntü kültürün tamamında değil, Kültürel Süreçler sadece bir bölümünde görülür. Kültür hiçbir zaman sabit kalmaz; daima değişir. Kültürel değişim sürecine ilişkin başlıca kavramlar şunlardır: Kültür şoku: Bir kültürden başkasına giden bireylerin, yeni kültüre uyum sağlamada karşılaştıkları güçlükler, Kültürlenme: Bir kültürün üyesi olan bireylerin doğumdan sıkıntılar, gerilimler ve bunalımlara işaret eder. Yerel itibaren kültürün özelliklerini öğrenerek içselleştirmesidir. kültür: Belirli yerlerdeki toplulukların ayırt edici kültürleri

Bağımsız icat: Aynı kültürel özelliklerin birbiriyle temas anlamına gelmektedir.

içinde olmayan kültürlerde birbirinden bağımsız bir Alt kültür: Bir hâkim kültür içindeki bir grubun o biçimde ortaya çıkmasıdır. Örneğin, hayvanların farklı kültürden farklılaşan kültürel örüntülerini vurgulamak için kültürlerde birbirinden bağımsız evcilleştirilmesi. kullanılır.

Kültürel yayılma: Kültür ögelerinin coğrafi yakınlık, Yüksek kültür: Yaygın bir biçimde eğitimli, yüksek gezginler, göç, ticaret, savaş ya da başka bir iletişim kanalı statüye, üst gelir düzeyine ya da üst sınıflara mensup aracılığıyla bir toplumdan diğerine taşınarak yayılmasıdır kimselerin kültürünü vurgulamaktadır. (Glick, 2001: 118). Popüler kültür: Kitlelerce hızla yaygınlaştırılmak ve Kültürleşme: Toplumlar arasında doğrudan temas kolayca tüketilmek için üretilen, geçici, ticari, kalıcılığı ve olduğunda ortaya çıkan değişmelere denir. yüksek beğenileri hedeflemeyen kültürel ürünler için

Kültürel bütünleşme: Bir kültüre başka bir kültürden gelen kullanılan ifadedir.

kimselerin kendi kültürel özelliklerinin tamamını Etnosantrizm: Bir kimsenin kültürünün tüm diğer yitirmeksizin hâkim kültüre katılmaları anlamına kültürlerden daha üstün olduğu yönündeki bakış açısıdır. gelmektedir. Etnosantrizme küçük düşürücü karşılaştırmalar eşlik eder

Kültürel asimilasyon: Bir kültürün hâkim kültür içinde (Rhum, 2001).

kültürel olarak erimesi ve kendi kültürel özelliklerini Irkçılık: İnançlar, dünya görüşü, gündelik pratikler, yitirmesi anlamına gelir. iktidar, ekonomik çıkarlar gibi alanlarda ırk fikrini

Küreselleşme: Özellikle 1970’lerden günümüze uzanan bir merkeze alan ön yargı, suçlama, ayrımcılık ve sömürüye sürece işaret eder. Temelde birbirine paralel iki kültürel işaret eder (Harrison, 2001).

sürece vurgu yapar. Bunlardan ilki, günümüzde dünyada Antropoloji etnosantrizm ve ırkçılık başta olmak üzere her kültürler arasında karşılıklı etkileşimin artmasıdır. Bunda tür ayrımcılığa karşı bir bilimdir. iletişim araçlarının giderek daha yaygın bir biçimde kullanılmasının etkisi büyüktür. “Ulusaşırılaşma” kavramı Kültürel görelilik: Başkalarının davranış ve inançlarını ise son yıllarda toplumlar ve devletlerin ulusal ve yerel onların gelenek ve deneyimleri çerçevesinde niteliklerinin gerileyip, ulusların ötesine geçen bir nitelik değerlendirmek anlamına gelmektedir. Farklı kültürlerin almaya başladığı siyasal, ekonomik ve kültürel sürece özelliklerinin, kültürel örüntülerinin, kültürel pratiklerinin göndermede bulunur. Küreselleşmenin ikinci anlamı, ve kültürel anlamlarının aynı değerde olduğunu vurgular. dünya ölçeğinde denetimin ulusal niteliğinin giderek Bunların kendi bağlamları içinde değerlendirilmesi gerileyerek ulusötesi kuruluşların bu alanda öne gerektiğinin altını çizer. Kültürel görelilik fikri, çıkmasıdır. Uluslararası ilişkiler kadar üretim, ticaret, etnosantrizm ve ırkçılığa karşı bir duruştur. Bu yaklaşım, finans, seyahat ve hatta güvenlikte bu durum etkilidir. bugün kültürel antropolojinin merkezinde yer alan Küreselleşme bir yanıyla kültürler arası etkileşimin fikirlerden birisidir.

artması ve küresel kültürün gelişimine, diğer taraftan da yerel üzerinde ulusötesi bir denetimin yaygınlaşmasına işaret eder.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç