SAĞ304U-GENEL TIBBİ ÜRÜN VE TIBBİ CİHAZ BİLGİSİ
Ünite 2: Tıbbi Ürünler
Tıbbi Ürün
Tıbbi ürün genel olarak ‘insanlarda veya hayvanlarda hastalığı tedavi etmek veya önlemek için kullanılan herhangi bir madde veya madde kombinasyonu’ şeklinde ifade edilmektedir. Bir tıbbi ürünün sadece insanlarda kullanıldığını ifade etmek amacıyla, dilimize Arapçadan geçmiş ve anlamı ‘insanoğlu ile ilgili, bedensel veya beden ile ilgili’ olan ‘beşerî’ sıfatı kullanılmaktadır. Beşerî Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nde bu maddeler insan, hayvan, bitki ve kimyasal olmak üzere elde edildikleri kaynağa göre sınıflandırılmıştır.
19. yüzyıla kadarki dönemin doğal ürün ve ‘botanik çağı’ olarak adlandırıldığı bilinen bir gerçektir. 1800’lü yıllarda ise hastalıkların anlaşılmaya başlanması ve semptom odaklı bir yaklaşım izlenmesi ile homeopati karşımıza çıkmaktadır.
1800’lü yıllarda, hastalıkların mikrobiyolojik etmenlere bağlı olduğunun ve doğada bulunan bazı maddelerin aktif elementler olduğunun belirlenmesi ile ilaç geliştirme çalışmaları başlamıştır. İlk geliştirilen ilaçlar arasında kinin, digitalis, kokain, antipirin ve aspirin yer almaktadır.
1900’lü yıllarda alıcı maddelerin (receptive substance veya reseptör) ilk kez tanımlanması yapılmıştır. Ayrıca 1700’lü yılların sonunda aşının ürüne dönüştürülmesi çalışmaları hızlandırılmıştır.
1928 yılında, laboratuvarda grip aşısı üzerinde çalışmalar yapan Alexander Fleming’in tesadüfen penisilini bulması antibiyotik çağının başlamasına neden olmuştur. 1950’lerde ise II. Dünya Savaşı sırasında geliştirilen teknolojilerin ve biyolojik ve kimyasal ürünlerin sağlık alanına yönlendirilmesi sonucunda ilaç sektörü dikkat çeker ölçüde gelişmiştir.
DNA’nın yapısının anlaşılması ile moleküler biyoloji alanında gerçekleştirilen çalışmalar, günümüz gen teknolojileri ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde öncülük etmiştir. 1970’lerde insan biyolojisi hakkında yeni bilgiler elde edilmiş ve 1980’lerde rekombinant DNA teknolojisi geliştirilmiştir.
Dozaj Şekilleri
Beşerî tıbbi ürün ‘hastalığı tedavi etmek ya da önlemek, bir teşhis yapmak veya bir fizyolojik fonksiyonu düzeltmek, düzenlemek amacıyla, insana uygulanan doğal veya sentetik kaynaklı etkin madde veya maddeler kombinasyonudur. Tıbbi ürünlerin farmasötik formülasyonla oluşturulan formları ‘dozaj şekli’ ya da ‘farmasötik form’, daha geniş kapsamda ise ‘ilaç’ olarak tanımlanır.
İlaçlar kullanılışlarına göre dâhilen (ağız yolu ile alınan) ve haricen (dâhilen verilmeyen/verilemeyen) olarak sınıflandırılır. Ayrıca ilaçlar, eczanede bulundurulma ve reçete yazılış şekillerine göre; majistral ilaçlar, ofisinal ilaçlar, müstahzar ilaçlar olmak üzere 3’e ayrılırlar.
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Geliştirilmesinde Yer Alan Otoriteler
Bir tıbbi ürün geliştirilirken, belirli standartlara sahip olmalıdır ve ürünün güvenilirliğinin belirlenmesi için belirli koşulları sağlaması gerekmektedir. Dünya genelinde ve ülkemizde tıbbi ürünün sağlık açısından denetlenebilmesi için Ülkemizde T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), ABD’de Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (Food and Drug Administration-FDA) ayrıca, Avrupa Birliği’nde Avrupa İlaç Kurumu (European Medicines Agency-EMA) görev almaktadır. Ayrıca İlaçların etkili, güvenli ve yüksek kalitede olduğunu garanti etmek için Uluslararası Uyum Konseyi (The International Council for Harmonisation of Technical Requirements for Pharmaceuticals for Human Use-ICH) 1990 yılında ABD, Avrupa Birliği ve Japonya ilaç otoriteleri tarafından kurulmuştur.
Katı Dozaj Şekilleri
Katı dozaj şekilleri kapsamında, toz şeklindeki ilaçlar, kaşeler, granüleler, tabletler ve kapsüller yer almaktadır.
Toz şeklindeki İlaçlar: Pulvis, poudre ve powder olarak da adlandırılan bu ilaç şekilleri, iki veya daha fazla sayıdaki etkin toz maddenin saf karışımları ya da yardımcı maddeler ile olan homojen karışımlardır. Haricen ve dâhilen kullanımları bulunmaktadır. Envalar, yara tozları, laksatif, antiasit ve besleyici tozlar bu gruptadır.
Kaşeler: Oral kullanım için, tozların, su ile hamur hâline getirilmiş nişastanın şekillendirilmesi ve kurutulması ile elde edilen bir muhafaza içerisine, tartılarak konduğu ilaç şeklidir.
Granüleler: Toz maddelerle çeşitli şekil ve görünüşte hazırlanan, 1 mm-2 cm büyüklük aralığına sahip asimetrik agregatlardır (tozların kümelenmesi, toplanması).
Efervesan Granüleler: Tartarik asit, sitrik asit veya bunların karışımı maddeler ile sodyum bikarbonat, sodyum veya magnezyum karbonat ve bunların karışımı maddeler aynı granüle formülü içinde yer alırlar.
Tabletler: Tartarik asit, sitrik asit veya bunların karışımı maddeler ile sodyum bikarbonat, sodyum veya magnezyum karbonat ve bunların karışımı maddeler aynı granüle formülü içinde yer alırlar.
Klasik Tablet: Bildiğimiz genelde nişasta ile sıkıştırılmış tabletleri ifade eder. Bu tabletler, hızlı parçalanma ve dolayısıyla hızlı ilaç salımı sağlamak üzere tasarlanmıştır ve klinik olarak kullanılan tabletlerin önemli bir oranını temsil ederler.
Film Kaplı Tablet: Bunlar, bir polimer veya bir polimer karışımı (ve gerektiğinde kaplamayı esnek hâle getirmek için bir plastikleştirici) ile kaplanmış klasik tabletlerdir.
Şeker Kaplı Tablet (Draje): Etkin maddenin acı tadını gizlemek ya da formülasyonun şeklini iyileştirmek için konsantre şeker çözeltisi ile kaplanmış tabletlerdir.
Çiğneme Tableti: Bu tabletler yutulmadan önce ağız boşluğu içinde çiğnenir.
Bukkal ve Sublingual (Dilaltı) Tabletler: Bukkal ve dil altı tabletleri, ağız boşluğu içinde tutulan ve yavaşça çözünen dozaj şekilleridir; ilaç, sistemik bir etki yaratmak için bukkal mukozadan emilir.
Efervesan Tabletler: Efervesan tabletler, su ya da sulu çözeltilere eklendiklerinde hızlı bir şekilde dağılacak ve bir ilaç çözeltisini/süspansiyonu oluşturacak şekilde hazırlanan tabletlerdir.
Modifiye Salım Gösteren Tabletler: Gastrointestinal sistemden kolayca emilen ve yarı ömrü kısa olan ilaçlar sistemik dolaşımdan hızla atılır. Uygun terapötik aktiviteye ulaşmak için bu ilaçların sık sık dozlanması gerekmektedir. Bu nedenle, modifiye salım gösteren sistemler geliştirilmiştir. ER, XR, pR, SR, CR ve CD gibi kısaltmalar uzun süreli salım gösteren bir ilaç ürününü belirtmek için kullanılır.
Bunlardan, uzatılmış salım sistemleri (Extended Release; ER, XR), belli bir dozdaki ilacın belirli bir süre boyunca istenilen bir hızda salımını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Enterik kaplı/geciktirilmiş salım sistemleri (Enteric (Delayed) Release veya Gastroresistant Release), ilacın mide sisteminde parçalanmaya dirençli olduğu anlamına gelir. Gastroretentif salım sistemleri (Gastroretentif Release) ise midede kalış süresini uzatmaya yönelik bir yaklaşımdır, böylece lokal veya sistemik etki için üst gastro-intestinal yolda, bölgeye özgü ilaç salımını hedefler. Ağızda dağılan tabletler (Orally disintegrating tablets; ODT) ODT ise, ağza alındıktan sonra tükürükte hızla parçalanacak şekilde geliştirilen tabletlerdir.
Kapsül: En yaygın olarak jelatinden oluşan ve ilaç içeren bir formülasyonu içerecek şekilde tasarlanmış katı dozaj formlarıdır. İki farklı tipi bulunur. Sert jelatin kapsüller, daha az esnektir ve kapsül ve gövde olarak adlandırılan iki parçadan oluşurlar. Tozlar, tabletler, yarı katılar ve susuz sıvılar/jeller, sert kapsüllere doldurulabilir, tozlar en yaygın formülasyon seçeneğidir. Yumuşak jelatin kapsüller ise genellikle sulu olmayan sıvılarla doldurulur ve tıbbi ürün bu sıvılar içinde dağılmış veya çözünmüş hâlde bulunur.
Çözeltiler
Çözeltiler, iki farklı ya da daha fazla maddenin karıştırılması ile elde edilen homojen karışımlardır. Değişik şekillerde sınıflandırılırlar. Çözünürlüklerine göre; sulu çözeltiler, alkollü çözeltiler, hidro-alkollü (alkol ve su karışımı) çözeltiler, yağlı çözeltiler şeklinde, kullanım yerlerine göre; oral, parenteral, oftalmik, nazal, kollutuvar, gargara, lavman, inhalasyon, sprey, damla, yıkama çözeltileri şeklinde sınıflandırılırlar.
İki Fazlı Sistemler
Bu gruptaki ilaç şekilleri, dağılan faz ve dağıtılan faz olmak üzere en az iki fazdan oluşan heterojen (tek düze olmayan) sistemlerdir.
Kolloidler: Kolloidal bir sistemin hazırlanabilmesi için bir sürekli faz (dış faz) ve en az bir dağılan/dağıtılan faz (dispers faz ya da iç faz) olmalıdır. Emülsiyonlar, birbiri ile karışmayan iki sıvının birbiri içerisinde dağıtılması ile elde edilen kolloid sistemlerdir. Süspansiyonlar, katı ilaçların veya maddelerin çözünmedikleri bir dış faz (sıvı ya da yarı katı) içerisinde dağıtılması ile hazırlanır. Aerosoller ise katı partiküllerin veya sıvı damlacıkların gaz içinde dağıtılmasıyla elde edilen kolloidal dispersiyonlardır. şekilleridir.
Yarı Katı İlaç Şekilleri
Cilt üzerine uygulanırlar ve uygulandıkları bölgede silininceye ya da yıkanıncaya kadar kalırlar. Merhemler, kremler, pomatlar, losyonlar, seralar, pasta (pat), sabunlar, jeller, supozituvarlar, vajinal supozituvarlar, üretral supozituvarlar bu grupta yer alan yarı karı katı ilaç şekilleridir.
Parenteral Preparatlar (Enjeksiyonluk Dozaj Şekilleri)
Genellikle bir veya daha fazla tıbbi ürün içeren, steril, insan ve hayvanlara enjeksiyon, infüzyon ve implantasyon şeklinde uygulanan ilaç şekilleridirler.
Parenteral Preparatların Veriliş Yolları
Bu yollarla verilen preparatlar steril ve izotonik olmalıdırlar. Cilt içine enjeksiyon, cilt altına enjeksiyon, kas içine enjeksiyon, damar içine enjeksiyon ekleme yapılan enjeksiyon, kalp kasına enjeksiyon şeklinde veriliş yolları vardır.
Enjeksiyonluk Tıbbi Ürünlerin Dozaj Şekilleri: Kullanıma hazır çözeltiler, kullanımdan önce çözücü ile karıştırılan çözünür kuru ürünler, kullanıma hazır süspansiyonlar, kullanımdan önce bir taşıyıcı ile karıştırılan çözünmeyen kuru ürünler, emülsiyonlar, verilmeden önce seyreltilen sıvı konsantreler şeklinde sınıflandırılırlar. Ayrıca bu kapsamda hazırlanan dozaj şekilleri; enjeksiyonluk çözeltiler (plazma hacmini tamamlayanlari besleyici, elektrolit çözeltiler), enjeksiyonluk süspansiyonlar, enjeksiyonluk tozlar, enjeksiyonluk emülsiyonlar, enjeksiyonluk protein formülasyonları, Enjeksiyonluk kontrollü salım sistemleri (lipozomlar, nanoemülsiyonlar, nanopartiküller, mikropartiküller, miseller, mikro ve nano küreler, eritrositler, polimer-ilaç konjigatları) şeklinde sıralanmaktır.
Diğer Steril Çözeltiler
Bu çözeltiler, özel kullanım alanlarına sahip büyük hacimli diyaliz çözeltilerini içermektedir. Karın boşluğuna uygulanacak şekilde hazırlanan büyük ölçekli, steril, projensiz, izotonik ve berrak çözeltiler olan intraperitonal diyaliz çözeltiler ve hemodiyaliz çözeltileri bu gruptadır.
Kan ve Kan Ürünleri
Kan, hekim kontrolünden geçmiş sağlıklı kan vermeye uygun sifiliz, malarya, hepatit B ve diğer hepatit ve HIV virüslerinin varlığının kontrol edildiği donörlerden en fazla 500 mL olacak şekilde alınarak steril kapalı bir
sistem aracılığı içinde antikoagülan (pıhtılaşmayı önleyici) çözeltisi bulunan steril plastik bir torbaya konulur. Terapötik amaçla kullanılan değişik kan ürünleri bulunur. Bunlar; plazma, serum ve plazma fraksiyonları, kırmızı kan hücreleri, konsantre trombositler, albümin, pıhtılaşma faktörleri (Faktör VII, VIII, IX ve XIII), hemoglobin olarak sayılabilir.
Radyofarmasötikler
Radyofarmasötikler, genel olarak; tanı veya tedavi amacıyla kullanılan, yapısında radyonüklit içeren tıbbi ürünler olarak tanımlanır.
Radyofarmasötik Dozaj Şekilleri: Gazlar, çözeltiler, kapsüller, kolloidler ve süspansiyonlar olarak sınıflandırılırlar.
Bitkisel Tıbbi Ürünler
Bazı bitkiler, fizyolojik fonksiyonları düzeltecek, iyileştirecek veya değiştirecek veya tıbbi teşhis amacıyla farmakolojik, immünolojik veya metabolik etki gösterecek etkin maddeleri içerebilirler. Bunlardan bitkisel drog doğal kaynaklı ilaç ham maddesidir. Bitkisel preparatlar ise, bitkisel drogların ekstraksiyon, distilasyon, sıkma, fraksiyonlama, saflaştırma, yoğunlaştırma ya da fermantasyon gibi işlemlere tabi tutulmaları sonucunda elde edilmiş olan ufalanmış veya toz edilmiş bitkisel drogları, tentürleri, ekstreleri, uçucu yağları, sabit yağları, özsuları ve işlenmiş eksudatlar hâlindeki ürünleri ifade eder.
Özel Tıbbi Amaçlı Gıdalar
Fenil ketonüri, galaktozemi, homosistinüri, msud gibi doğuştan olan metabolik hastalıklarda kistik fibrozis gibi enzim bozukluğu olan ve/veya malabsorbsiyona yol açan hastalıklarda özellikle ağızdan besin alımı olmayan veya yeteri kadar besin alamayan hastaların beslenmelerinde kullanılan ürünler ‘Özel Tıbbi Amaçlı Gıda’ olarak tanımlanmaktadır. Bu ürünler ülkemizin her yerinde ecza depoları aracılığıyla eczanelerden temin edilebilmektedir.
Biyolojik Tıbbi Ürünler
Biyolojik tıbbi ürünler, canlı organizmalardan üretilen veya canlı organizmaların bileşenlerini içeren ürünlerdir. Biyoteknoloji kullanılarak insan, hayvan veya mikroorganizmalardan elde edilen çok çeşitli ürünleri içerirler. Aşılar, kan, kan bileşenleri, hücreler (ileri tıbbi tedavi ürünleri), alerjenler, genler, dokular ve rekombinant proteinler biyolojik tıbbi ürün olarak tanımlanır.
Aşılar
Bir aşı, bir patojenden oluşan veya bir patojenden türetilen veya bununla ilgili bir antijenik bileşeni içeren tıbbi üründür. 1796 gibi erken bir tarihte Edward Jenner’ın, bir bireye inek çiçeği enjekte ederek, şimdi ortadan kaldırıldığı düşünülen yıkıcı viral hastalık olan çiçek hastalığına karşı bağışıklık yaratabileceğini keşfetmesiyle aşı bilimi gelişmiştir. 1885’te Louis Pasteur ilk kuduz aşısını başarıyla geliştirmiştir. Difteri, tetanoz, şarbon,
kolera, veba, tifo, kabakulak, kızamık, kızamıkçık, hepatit ve tüberküloza (TB) karşı da aşılar geliştirilmiştir. Aşılama, vücuda enjekte edilen küçük miktarlarda atenüe (zayıflatılmış) enfeksiyöz ajanların, vücuttaki immün sistemi uyararak bağışıklık kazandırması daha sonrasında bu enfeksiyöz ajan ile karşılaşıldığında immün sistemin savunmaya geçmesini sağlamaktır.
Geleneksel aşılar; zayıflatılmış, ölü veya inaktive edilmiş bakterileri aşıları, zayıflatılmış ve inaktive edilmiş virüs aşıları ve toksoidler ve antijen bazlı aşıları kapsamaktadır.
İleri Tedavi Tıbbi Ürünleri
Bu kapsamda gen tedavisi tıbbi ürünleri, somatik hücre tedavisi tıbbi ürünleri ve doku mühendisliği ürünleri yer almaktadır.
Gen tedavisi, ilaç kullanmak veya ameliyat yerine hastalığı tedavi etmek veya önlemek için, sağlıklı genlerin hasta bir bireyin hücrelerine ve dokularına yerleştirilmesi olarak tanımlanır. Gen tedavisi tıbbi ürünü ise, insanda genetik dizilimi düzenlemek, onarmak, yerine koymak, eklemek veya çıkarmak amacıyla kullanılan, rekombinant nükleik asit içeren veya bundan meydana gelen etkin maddeyi içeren; içeriğindeki rekombinant nükleik asit dizilimine veya dizilimin genetik ifade edilmesi sonucunda oluşan ürüne bağlı olarak doğrudan hastalığın önlenmesi, teşhis veya tedavisi için kullanılan üründür.
Hücre veya dokuların farmakolojik, immünolojik veya metabolik etkileri ile belli bir hastalığın önlenmesi, teşhis veya tedavisi için insanlara uygulanacak özellikleri taşıdığı kanıtlanan ürünler somatik hücre tedavisi tıbbi ürünleridir. Embiryonik kök hücreler, dokuya özgü kök hücreler, mezenkimal kök hücreler, amniyotik sıvı göbek kordonu kanından gelen perinatal kök hücreler, indüklenmiş pluripotent kök hücreler olarak sınıflandırılırlar.
Biyoproses ürünü hücre veya doku içeren veya bunlardan meydana gelen ve insan dokusunu yeniden oluşturmak, onarmak veya yerine koymak amacıyla insanlara uygulanacak özellikleri taşıdığı kanıtlanan ürünler ise doku mühendisliği ürünleridirler.
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Sınıflandırılması
Beşerî tıbbi ürünler, bunları kullanacak kişilerin sağlığı ve güvenliği açısından, ürünün tanınması ve doğru kullanılmasının sağlanması için Sağlık Bakanlığı tarafından sınıflandırılarak Beşerî Tıbbi Ürünlerin Sınıflandırılmasına Dair Yönetmelik başlığı altında 17/2/2005 tarihinde 25730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Bir Tıbbi Ürünün Reçeteye Tabi Olma Kriterleri Nelerdir?
a. Doğru kullanılsalar bile, tıbbi gözetim altında kullanılmadıklarında doğrudan veya dolaylı şekilde sağlık açısından tehlike oluşturan
b. Sıklıkla ve yaygın olarak yanlış kullanılmaları ve bunun sonucunda insan sağlığı için doğrudan veya dolaylı şekilde tehlike oluşturan c. İçerdiği madde veya formülasyonun hazırlanması açısından aktivitesi ve/veya advers etkilerinin daha fazla araştırma yapmayı gerektiren d. Normalde parenteral olarak tatbik edilen beşeri tıbbi ürünler reçeteye tabi olurlar.
Reçeteli Ürünlerin Alt Sınıfları Nelerdir?
a. Yinelenebilir veya Yinelenemez Reçete ile Verilen Ürünler b. Özel reçeteye tabi ürünler c. Belirli özel alanlarda kullanılmak üzere kısıtlanmış reçeteye tabi ürünlerdir.