PZL212U-TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
Ünite 2: Tedarik Zinciri Operasyonel Süreçleri
Giriş
Günümüzde işletme yönetiminin en belirgin farklılıklarından biri, işletmelerin özerk varlıklar olarak değil de tedarik zincirleri içinde bir ağın parçası olarak rekabet etmek durumunda olmalarıdır. Bu rekabet ortamında, işletmenin başarısı, aynı zamanda karmaşık iş ilişkilerini bütünleştirme ve yönetme yeteneğine bağlıdır. Tedarik zinciri yönetimi, ilk tedarikçiden son kullanıcıya kadar, değer katan tüm faaliyetlerin ve iş süreçlerinin entegrasyonudur (Herz ve Flämig, 2014:379).Modern anlamda ceza infaz kurumlarının ortaya çıkışı 16’ncı yüzyılın sonlarıyla birlikte başlayan bir sürece tekabül ederken; Avrupa tarihindeki esaslı olaylar (Otuz Yıl Savaşı, Merkantalizm, Kalvanizm, Aydınlanma Dönemi, Rönesans vb.) cezaevlerinin ve hükümlü haklarının gelişiminde olumlu ya da olumsuz anlamda tesirde bulunmuştur.ve pişman olmasını amaçlamaktaydı. Ayrıca mahkûmların cezaevinde daha fazla bozulmalarının önüne geçilmek istenmekteydi.
Tedarik zinciri yönetimi, ilişki yönetimi ile ilgilidir. Bir tedarik zinciri, bağlantıdan bağlantıya, ilişki bazında yönetilir ve bu ilişkileri en iyi yöneten işletmeler başarılı olacaklardır. Bu bağlamda tedarik zinciri yönetiminde iş süreçlerinin standart bir şekilde belirlenmesi ve uygulanması son derece önemlidir. Standart iş süreçlerine sahip olmanın değeri, tedarik zincirindeki işletmelerin ve yöneticilerin ortak bir dil kullanabilmeleri ve işletme süreçlerini tedarik zincirinin diğer üyelerinin süreçleriyle entegre edebilmeleridir. Tedarik zincirinin bu şekilde yönetilmesinin diğer bir faydası ise uzmanlaşmadır. Her bir birimin kendi içerisinde uzmanlaşmış olması harcanan bireysel çabaların ve değer katmayan faaliyetlerin azaltılmasını, verimliliğin artmasını sağlayacaktır (Daugherty, 2011:19)
Tedarik Zincirinde Operasyonel Süreçlere Giriş
Tedarik zinciri operasyonları, tedarikçiden müşteriye kadar mal ve hizmetlerin akışını planlamak ve yürütmek için sistemleri, yapıları ve süreçleri içerir. Etkinliği en üst düzeye çıkarmak için, hem iç operasyonları hem de tedarikçileri ve müşterileri içeren genişletilmiş tedarik zincirini değerlendirmek çok önemlidir. Tedarik zinciri zorluklarını başarıyla ele almak, yalnızca maliyet tasarrufu değil, aynı zamanda tüm tedarik zinciri boyunca önemli kalite ve müşteri hizmetleri iyileştirmelerini beraberinde getirir. İyileştirilmiş ve bütünleştirilmiş tedarik zinciri planlaması ve uygulaması hemen her işletme için çok önemli bir hâle gelmiştir.
Tedarik Zinciri Yönetimi Kavramı ve Önemi
Geçmişte işletme performanslarının sadece işletmenin kendi faaliyetlerine bağlı olduğu düşünülürdü. Ancak 1990’lı yıllarda, tedarik zinciri yönetiminin önemi anlaşılmaya başlanmış ve işletmelerde köklü değişiklikler meydana gelmiştir. İşletmeler, tedarikçilerden alınan mal ve hizmetlerin, firma müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmede oldukça büyük bir etkisinin olduğunu
fark etmişlerdir. Başarı için sadece kaliteli ürün üretmenin yeterli olmayacağını, uygun yer, zaman ve miktarlarda ürün sağlamanın ve maliyetleri düşürebilmenin de önemli olduğunu görmüşlerdir. Bu durum aynı tedarik zinciri içerisinde yer alacak olan işletmeleri özenle seçme ve entegrasyonu sağlamayı da gerekli kılmıştır.
Tedarik zinciri kavramı müşteri ihtiyaçlarını karşılamak üzere, üreticilerden toptancılara, perakendecilere ve müşterilere doğru hareket eden ürünün üretimine yönelik olan tüm kurumsal fonksiyonları içine alan faaliyetler dizisidir (Özdemir,2004:89).
Tedarik zinciri yönetimi, hammadde ve malzemeleri işleyerek nihai ürünlere dönüştüren, katma değer sağlanmış bu ürünleri hem perakendecilere hem de müşterilere dağıtan ve birçok iş birimlerinin dengelenmesini sağlayan bütünleşik bir sistem yönetimidir (Min ve Zhou, 2002:231).
Tedarik zinciri kavramı, zincir boyunca ürün-malzeme ve bilgilerin hareketini temsil eder. Tedarik zincirinin her biri çok önemli ve her biri özelleşmiş birçok aktörü vardır. Tüm işletme fonksiyonları ile birlikte maliyet, kârlılık, müşteri memnuniyeti gibi faktörler de sürece dâhil olur. Zincir üzerinde sürekli ilerleyen bu çift yönlü akış, birbirlerine zıt yönlü olsalar da birbirlerini sürekli desteklemektedir. Talep akışında tüketici talepleri ve bunu gerçekleştirmek için gerekli destek faaliyetler ve bilgi zincir boyunca birçok aşamadan geçerek gerekli birimlere iletilir. Bu aşamaları kat ederken sadece talebin iletilmesi değil, uygun tedarikçi araştırması, müşteri sadakati oluşturma, marka bağlılığı vb. değerler elde etme gibi faaliyetler de gerçekleştirilmeye çalışılır. Üretim akışı ise, ürün ve hizmetlerin üreticiden tüketiciye iletimini sağlamak amaçlıdır. Kısaca tedarik, üretim ve dağıtım olarak tanımlanabilir.
Tedarik Zinciri Yönetiminde Temel Süreçler
Tedarik zinciri yönetimi planlama, tedarik, üretim, dağıtım ve iadeler olmak üzere beş temel süreçten oluşur (CSCMP,7 Ekim 2004):
1. Planlama: Tedarik zinciri yönetiminin en önemli aşamalarından biri planlamadır. Ürün veya hizmete olan talebi, uygulanabilirliği, maliyeti, kârı, insan gücünü vb. planlamak gerekmektedir. Diğer faaliyetlere geçmeden önce planlama tamamlanmalı, tüm artılar ve eksiler değerlendirilmelidir. Kaynakları ihtiyaçlarla dengelemek, eksiklikler söz konusu ise bunları tamamlamak için gereken faaliyetleri belirlemek gerekir. Bu aşamada, talebi en iyi şekilde karşılayabilmek için bakım ve stok politikaları, üretim, tedarik süreleri, minimum sipariş miktarları, parti büyüklükleri, vb. dikkate alınarak planlama yapılmalıdır. 2. Tedarik: Bu aşamada kaynak sağlama söz konusudur. Stokların, tedarikçi ağının, tedarikçi anlaşmalarının ve tedarikçi performansının nasıl
yönetileceği belirlenir. Tedarikçi ödemelerinin nasıl gerçekleşeceği, ürünün ne zaman alınacağı ve doğrulanacağına karar verilir. Tedarik süreçleri, planlanan veya fiili piyasa talebini karşılamak için mal ve hizmetlerin elde edilmesini içerir. Buna satın alma, teslim alma, tahlil ve gelen malzeme tedariki ve tedarikçi anlaşmaları dâhildir. Tedarikçi ilişkilerini geliştirerek ve olası riskleri azaltarak tedarik operasyonlarında daha iyi verimlilik sağlamaya odaklanır. Akıllı tedarik analitiği, kategori yönetimi, kaynak yürütme, dijital sözleşme yönetimi, fatura ve ödeme işleme, tedarikçi iş birliği ve tedarik ve uyumluluk gibi yetenekleri içerir. 3. Üretim: Üretim bu sistemin en önemli unsurlarından biridir. Müşteri deneyimine uyum sağlayan ve gerçek zamanlı verilere dayalı olarak dönüştürülebilen ürün ve hizmetlerin geliştirilmesini ve yönetilmesini içerir. Bu, ancak tedarik zincirinin diğer tüm bileşenleri birbiriyle uyumlu olduğunda mümkündür. Üretim sürecinin başlaması için, stokların yanı sıra malların uygun şekilde planlanması ve tedarikinin iyi durumda tutulması esastır. Malların üretimini test etme, paketleme ve bitmiş ürünün teslimatı için son hazırlıklar takip edilmelidir. 4. Dağıtım: Sipariş, nakliye ve dağıtım yönetimi de dahil olmak üzere, planlanan veya gerçekleşen talebi karşılamak için bitmiş ürün ve hizmetlerin teslim edilmesiyle ilgili tüm süreçleri kapsar. Ayrıca, müşterilerden sipariş almayı ve ürün teslim alındıktan sonra faturalandırmayı da içerir. Bu adım, bitmiş ürünleri, varlıkların, nakliyenin, ürün yaşam döngülerinin ve ithalat ve ihracat gereksinimlerinin yönetimini içerir. Hammaddenin üretim birimine taşınması ve nihai ürünün piyasaya ulaştırılması açısından dağıtım hayati önem taşımaktadır. 5. İadeler: İade süreçleri, müşterilerden veya tedarikçilerden iade edilen ürünlerin iadesi veya alınması ile ilgilidir. Buna teslimat sonrası müşteri destek süreçleri de dâhildir. İşletme konteynerlerin, ambalajların veya kusurlu ürünlerin iadesini almak için bir sistem geliştirmelidir. İade, iş kurallarının, iade stoklarının, varlıkların, ulaşımın ve diğer düzenlemelerin yönetimini içerir. İade süreçleri, malların ters akışıyla ilgili faaliyetleri tanımlar.
Tedarik Zinciri Yönetiminde Operasyonel Süreçler
Tedarik zinciri yönetimi, işletme faaliyetlerine ve tedarik zincirinde yer alan diğer işletmeler arasındaki iş süreçlerine odaklanmayı gerektirir. Başarılı tedarik zinciri yönetimi, firma içindeki ve tedarik zinciri üyeleri arasındaki faaliyetlerin koordinasyonunu içerir. Tedarik zinciri yönetiminde, hammadde temini, bunların yarı
mamul ve mamul hâline getirilmesi ve nihai müşteriye dağıtılması vb. tüm süreçlerin entegre bir şekilde yapılması önemlidir. Çeşitli işlevler arasında uygun koordinasyon sağlanamıyorsa, tedarik zinciri süreçleri etkili ve verimli olmayacaktır. Süreç odaklı olarak, ürüne dokunan veya bilgi sağlayan tüm fonksiyonlar birlikte çalışmalıdır. Dış kaynak kullanımının artması, işletmeyi tedarikçilere daha bağımlı hâle getirdiğinden, tedarik zinciri süreçlerini koordine etme ihtiyacı artmıştır. Tedarik zincirleri, tedarikçiler, üreticiler, perakendeciler ve müşteriler arasındadır. Projeleri ortak bir alan üzerinden takip etme ve üretme, müşteri isteklerinin en etkin ve verimli bir şekilde karşılanabilmesi ve kaynakları en iyi şekilde kullanabilme temelleri üzerine ortaya çıkmıştır. Yukarıda sunulan beş temel sürece ek olarak, literatürde tedarik zincirinin operasyonelleştirilmesine ilişkin farklı süreçler ve bu süreçlere bağlı aşamalar tanımlanmıştır. Bunlardan birisi de Küresel Tedarik Zinciri Forumu’nun yayımlamış olduğu süreçlerdir. Küresel Tedarik Zinciri Forumunda, tedarik zinciri yönetiminin özünü oluşturan sekiz temel süreç belirlenmiştir (Cooper vd. 1997:1-14). Bu süreçler:
• Müşteri ilişkileri yönetimi • Müşteri Hizmetleri Yönetimi • Talep yönetimi • Sipariş karşılama • Üretim Akış Yönetimi • Tedarik • Ürün Geliştirme ve Ticarileştirme • İadeler
Müşteri İlişkileri Yönetimi
Bilişim teknolojileri ve artan rekabet müşterileri zor beğenir, çabuk vazgeçer bir hâle getirmiştir. Bu durum işletmelerde müşteri kavramının üzerinde durmak, müşterilerle sürekli iletişim hâlinde kalmak ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Müşteri memnuniyetini odak noktasına alan firmalar, tüm faaliyetlerini onların istekleri doğrultusunda yenilemişlerdir. Müşteri ilişkileri yönetimi, bir işletme tarafından mevcut ve gelecekteki müşterilerle iletişim kurmak ve onlara gerçek zamanlı bilgi sağlamak için kullanılan stratejileri, iş uygulamalarını ve teknolojileri içerir. Bununla birlikte, pozitif satış büyümesi sağlama, müşteriyi elde tutmaya yardımcı olma, müşteri sadakati sağlama vb. ek faydalar sunar. İşletme ve müşteri hedeflerini eşleştirerek ve sürekli müşteri etkileşimi sağlayarak, sürdürülebilir müşteri ilişkileri kurmaya çalışır.
Müşteri ilişkileri yönetimi süreci, müşteriler ile ilişkilerin nasıl geliştirilip sürdürüldüğü ile ilgilidir. Hedef müşterilerin belirlenmesi, ürün ve hizmet sözleşmeleri, farklı pazar bölümlerindeki müşterilerin ihtiyaçlarının belirlenmesi, performans raporları ve bireysel müşteri kârlılığının ölçülmesi gibi faaliyetleri içermektedir (Croxton vd.,2001:15).
Günümüzde işletmeler kârlılık ve satıştan daha çok değer yaratmaya odaklanmışlardır. Müşteriler ürünün fonksiyonel özelliklerinden çok daha fazlasını beklemektedirler. Bu beklentilere uygun kalite düzeyleri geliştikçe müşteri memnuniyeti artmaktadır. Bu açıdan yeni yaklaşımlar ve uygulamalar, firmaların her alanında etkisini göstermektedir (Jean ve Sinkovics, 2010:205). Tedarik zinciri operasyonel süreci açısından müşteri ilişkileri yönetimi aşamaları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Müşterilerin bölümlere ayrılması, • Müşteri bölümlerini yönetecek olan ekiplerin belirlenmesi, • İç hesapların gözden geçirilmesi, • Hesaplarla fırsatların tanımlanması, • Ürün hizmet anlaşmalarının geliştirilmesi, • Ürün hizmet anlaşmalarının uygulanması, • Performansın ölçülerek kârlılık raporlarının oluşturulması.
Müşteri ilişkileri yönetimi sürecinde bir dizi faaliyetler aşamalı olarak yerine getirilmelidir. Öncelikle, işletmenin başarısı için büyük önem arz eden müşteri bölümlerini belirlemek üzere kurumsal ve pazarlama stratejileri gözden geçirilir. Ardından müşterileri bölümlere ayırma kriterleri belirlenir. Bunlar genellikle kârlılık, büyüme potansiyeli, pazar bilgisi, pazar payı hedefleri, teknoloji seviyesi, dağıtım kanalı vb. kriterlerden oluşur.
Etkili bir müşteri ilişkileri yönetiminin sağladığı bilgiler, tedarikçi seçimleri, nakliye, hangi malzemelerin daha yüksek/düşük talepte olduğu ve müşterinin ürünleri yaşam döngüleri boyunca nasıl kullandığı gibi tedarik zinciri kararlarını bilgilendirir. Tedarik, müşteri ilişkilerinden gelen müşteri bilgileriyle çalıştığında müşteri talebini daha verimli bir şekilde karşılayabilir.
Özetle, müşteri ilişkileri yönetiminin amacı, müşteri bölümlerini belirlemek, müşterileri kategorize etmek için kriterler sağlamak, müşteri ekiplerine ürün ve hizmet sunumunu özelleştirmek için kılavuzlar sağlamak, ölçüm için kriterler geliştirmek ve tüm bunların müşterilerle paylaşılmasını sağlamaktır.
Müşteri Hizmetleri Yönetimi
Günümüzde işletmeler, giderek küreselleşen bir pazar içerisinde zamanında teslimatlar ve teslimat sürelerinin azaltılması vb. şekillerde müşteri hizmetlerini iyileştirmeye çalışmaktadır (Graves ve Willems, 2000:68).
Müşteri hizmetleri yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi sürecinin bir parçası olarak geliştirilen ürün ve hizmet anlaşmalarının yönetimi ile ilgilenen tedarik zinciri operasyonel süreçlerinden biridir.
Özellikle tedarik zincirlerinin öngörülemeyen doğası söz konusu olduğunda, müşteri hizmetleri sorunları kaçınılmazdır. Bu sorunları olduğu gibi ele almak yerine, ne zaman ortaya çıkarlarsa onlarla başa çıkmak için en iyi şekilde planlama yapmak gerekir. Müşteri hizmetleri, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin en kritik
bileşenlerinden biridir. Müşterilerin ürün ve onu satan işletme hakkında bir fikir edinmeleri müşteri hizmetleri aracılığıyla gerçekleşir. Tedarik zinciri ancak ürün müşteriye ulaştığında tamamlanır. Bu nedenle, işletmelerin müşteriden haber aldığı en önemli ağlardan biri müşteri hizmetleridir. Müşteri hizmetleri, müşterileri taleplerini ve problemlerini bilir ve bu veriler sayesinde tedarik zincirinin iyileştirilmesine yardımcı olur.
Müşteri hizmetleri yönetimi operasyonel süreci durumu anlamak, alternatifleri değerlendirmek, çözümü uygulamak ve süreci takip etmek ve raporlamak şeklinde beş aşamadan oluşmaktadır.
Müşteri hizmetleri yönetiminin amacı, müşteriyle kilit bir temas noktası sağlamak için gerekli altyapı ve koordinasyon araçlarını geliştirmektir. Müşteri hizmetleri yönetimi süreci, firmanın müşteriye dönük yüzüdür. Ürün mevcudiyeti, sevkiyat tarihleri ve sipariş durumu gibi konularda sürekli güncellenen müşteri bilgisi sağlar. Müşteri hizmetleri yönetimi, ürün ve hizmet anlaşmalarının yönetiminden sorumludur.
Müşteri hizmetleri yöneticileri, ürün ve hizmet anlaşmalarını izler ve verilen sözlerin yerine getirilmesinde bir sorun olması durumunda müşteri adına proaktif olarak müdahale eder. Amaç, sorunları müşteriyi etkilemeden önce çözmektir.
Müşteri hizmetleri yönetimi sürecinde de son olarak performansı ölçmek ve raporlamak gerekir. Bu ölçümler sadece süreci yönetmek için değil, aynı zamanda verimliliğini artırmak için de önemlidir. Müşteri hizmetleri yönetimi, müşterilerine doğrudan veya dolaylı olarak sunulan hizmetleri iyileştirmek ve sistemdeki bilgileri hedeflenen pazarlama ve satış amaçlarına ulaşmak amacındadır.
Talep Yönetimi
Talep yönetimi, talep ile ilgili tüm eylemleri koordine eder. Ayrıca, operasyonlar kesintiye uğradığında acil durum planlarının geliştirilmesi ve uygulanması ile de ilgilenir. Doğru süreç uygulandığında, yönetim arz ile talebi eşleştirebilir ve planı minimum kesinti ile yürütebilir. Süreç tahminle sınırlı değildir. Arz ve talebi dengeleyerek değişkenliği azaltmayı amaç edinir.
Talep yönetimi, müşterilerin ihtiyaçları ile firmanın tedarik yetenekleri arasında denge kurmayı amaçlayan bir tedarik zinciri yönetimi sürecidir. Bu denge, bir yandan talebi tahmin etmeyi, bir yandan da üretim, tedarik ve dağıtım ile senkronize etmeyi içerir.
Talep yönetimi operasyonel sürecinin aşamaları aşağıdaki gibi sıralanabilir (Croxton vd. 2002:60-63):
• Bilgi toplamak • Tahmin etmek • Senkronize etmek • Değişkenliği azaltarak esnekliği artırmak • Performansı ölçmek
Talep yönetimi sırasında öncelikle bilgi toplamak gerekir ki bu sadece geçmiş yıllara ait bilgiler olmamalıdır. Müşteri ilişkileri yönetimi, müşteri hizmetleri, sipariş karşılama ve iadeler gibi tedarik zinciri yönetiminin diğer süreçlerinden gelen bilgiler bu aşamada çok değerlidir.
Sipariş Karşılama
Sipariş karşılama, müşteri ihtiyaçlarını tanımlamak, lojistik ağını tasarlamak ve müşteri siparişlerini oluşturmak için gerekli tüm faaliyetleri içerir (Goldsby vd., 2003:34).
Sipariş karşılama süreci, müşterilerden siparişlerin alınmasıyla başlar ve bitmiş ürünlerin teslim edilmesiyle sona erer. Bu süreç oldukça karmaşıktır çünkü çok çeşitli ve birbiriyle ilişkili faaliyetlerden oluşur ve mükemmel bir koordinasyonu gerektirir (Lın ve Shaw, 2001:105).
Sipariş karşılama süreci bir firmanın kârlılığını en büyüklerken ederken müşteri taleplerini karşılamasını sağlamak için gerekli tüm faaliyetleri içerir. Gerçek işlerin çoğu lojistik fonksiyonu tarafından gerçekleştirilecek olsa da bunun çapraz fonksiyonel olarak ve kilit tedarikçilerden ve müşterilerden gelen girdilerle uygulanması gerekir. Amaç, çeşitli müşteri segmentlerinden işletmeye ve ardından tedarikçisine kadar kesintisiz bir süreç geliştirmektir.
Üretim Akış Yönetimi
Üretim akışı yönetimi, tedarik zincirinde üretim esnekliğini elde etmek, uygulamak ve yönetmek için gerekli tüm faaliyetleri içeren tedarik zinciri yönetimi sürecidir. Üretim esnekliği, çok çeşitli ürünleri zamanında ve mümkün olan en düşük maliyetle üretme yeteneğini yansıtır. İstenilen üretim esnekliği seviyesine ulaşmak için, planlama ve yürütme, tedarik zinciri boyunca iletişim ve koordinasyonu kaybetmeden devam etmelidir. Bazı risklerden kaçınmak için bu tedarik zinciri perspektifi oldukça önemlidir (Graves ve Willems, 2000:68).
Üretim akış yönetimi, ürünleri fabrikalar arasında hareket ettirmek ve tedarik zincirinde üretim esnekliğini elde etmek, uygulamak ve yönetmek için gerekli tüm faaliyetleri içeren tedarik zinciri yönetimi sürecidir. Üretim esnekliği, çeşitli ürünleri zamanında ve mümkün olan en düşük maliyetle yapma yeteneğini yansıtır (Golsby vd., 2003:33).
Tedarikçi İlişkileri Yönetimi
Tedarikçiler, işletmenin bir ortağı gibidirler. Tedarikçilerle güçlü bir ilişki, tedarik zincirini düzene sokar. İşletmenin müşterilere değer sağlama yeteneğini geliştirir. Açık ve dürüst iletişim ile tedarikçiler tam olarak neye ihtiyaç olduğunu anlayabilirler. Sağlam bir anlaşmalar yaparak karşılıklı beklentileri net bir şekilde ortaya koymak bu süreci başarılı bir hâle getirecektir.
Herhangi bir tedarikçinin tüm alanlarda çok iyi olması zordur. Bu yüzden tedarikçi seçimi yapılırken her firma kendisi için ön plana çıkan özellikleri belirlemeli ve bu
doğrultuda seçim yapmalıdır. Örneğin bazı tedarikçiler yüksek kaliteyi sunarken bazıları estetik bazıları maliyet bazıları da güvenilirlik üzerinde durabilir. Bu noktada en doğru seçimi ihtiyaçlara uygun olacak şekilde yapmak gerekir (Verma ve Pullman, 1998:740).
Tedarikçi ilişkilerinin karşılıklı olarak kazanca dönüşmesi önemlidir. Her iki taraf da ilişkiden kazanç sağlayamazsa, ilişki devam etmeyecektir.
Ürün Geliştirme ve Ticarileştirme
Günümüzde teknolojik gelişmeler ekonomik büyüme ve başarının büyük bir kısmını yönlendirmektedir. Dolayısıyla ürün geliştirme süreci son derece önemli bir konu hâline gelmiştir. Bu süreç pazara en kısa sürede en yüksek kaliteli ve en uygun maliyetli ürünlerin teslimatını kapsamaktadır.
Ürün geliştirme ve ticarileştirme, ürünleri ortaklaşa geliştirmek ve pazara sunmak için gereken yapıyı sağlayan tedarik zinciri yönetimi sürecidir. Ürün geliştirme ve ticarileştirmenin etkin bir şekilde uygulanması, bir firmanın maliyetlerini azaltabilir, gelirleri artırabilir. Bir firma, diğer tedarik zinciri üyelerinin bilgi ve becerilerinden yararlanarak, bilgi kaynaklarını genişletebilir ve bunlara erişim sağlayabilir.
Ürün geliştirme, müşteriye katma değer sağlamak için yeni ürünler yaratma ve tasarlama sürecini ifade eder. Pazara yeni bir ürün getirmenin tüm aşamalarını ifade eder. Ürün geliştirme, pazar payını, kâr marjlarını artırabilir ve yeni pazarlara girmek için fırsatlar sunabilir.
İade Yönetimi
İade yönetimi tedarik zinciri yönetimi için oldukça önemlidir. Etkin bir iade yönetimi süreci ile firmalar, verimliliklerini arttırabilir, projelerini gerçekleştirebilir ve dolayısıyla rekabet avantajı sağlayabilirler (Rogers vd., 2001: 133).
İade bir müşteri üründen memnun olmadığına karar verdiğinde başlar. Ürün hasar görmüş veya yanlış, eksik vb. olabilir. İade süreci, günlük iade faaliyetlerini yönetmekle ilgilidir. Müşteriden iade talebi geldiğinde süreç başlatılır. Bu müşteri, bir ürünü iade eden bir tüketici veya gönderen bir perakendeci veya distribütör olabilir.
Tedarik Zinciri Operasyonel Süreçlerinin Başarısını Etkileyen Faktörler
Bir tedarik zinciri içerisinde ürün, bilgi ve finansal kaynakların akışını yönetmek için, baştan itibaren strateji, planlama ve uygulamaya yönelik farklı karar aşamaları dikkate alınmalıdır. Başarılı bir tedarik zinciri, bir yandan maliyetleri düşük tutarken, bir yandan da müşteri memnuniyetini sağlayarak, ürün, bilgi ve fon akışlarını yönetir. Müşteri beklentileri, küreselleşme, bilgi teknolojileri, yasal düzenlemeler, rekabet ve çevre tedarik zincirinin başarısını etkileyen önemli faktörlerdir.
Esasında tedarik zincirinin başarısı etkileyen birçok plan gerçekleşemeyecektir. Bu bağlamda işletmelerin faktörden bahsetmek mümkündür. Planlama, tedarik zincir kendilerinin ve aynı zincir içerisinde yer alacak olan diğer yapısı, üretim, stok, satın alma, pazarlama ve satış, firmaların koşullarını çok iyi analiz ederek doğru karar lojistik, bilgi paylaşımı, maliyet, müşteri talebi, tahmin vermeleri ve tedarik zinciri sistemini doğru bir şekilde yöntemi, teslim süresi vb. birçok faktör söz konusudur. yapılandırmaları gerekmektedir.
Tedarik Zinciri Operasyonel Süreçlerinin Entegrasyonunun İşletmelere Sağladığı Faydalar
Günümüzde işletmelerin tek başına rekabet edebilmesi oldukça zordur. Tedarik zinciri içerisinde diğer işletmelerle entegre olarak rekabet etmeye çalışan işletmelerin başarılı olma şansının çok daha yüksek olduğu tüm sektörlerde gözlemlenmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ile bütünleşme imkânı bulan işletmeler birbirlerini iş ortağı olarak görebilir ve güven tesis edebilirler.
Tedarik Zinciri Konseyi tedarik zincirinin faydalarını aşağıdaki gibi ifade edilmiştir (Yılmaz vd., 2020:426):
• Doğru bilgi akışı ve faaliyet sürelerinin kısalması teslimatta başarıyı artıracaktır. • Koordinasyon ve talep tahminlerindeki iyileşme sayesinde stok miktarları azalmaktadır. • Zamanı kullanmadaki verimlilik çevirim sürelerinin kısalmasına neden olmuştur. • Bilgi iletişimin doğru kullanılması ve müşterilerle geliştirilen iyi ilişkiler talep tahminleme başarısını artırmıştır. • Tüm tedarik zinciri boyunca verimlilik artmaktadır. • Tüm tedarik zinciri boyunca maliyetler düşmektedir. • Kapasite oranlarında artışlar sağlanmaktadır. • Bunlarla birlikte, sipariş karşılama oranının yükselmesi, üretimin devamlılığı, esneklik ve çevikliğin sağlanması da tedarik zincirinin bilinen faydaları arasındadır.
Tedarik Zinciri Operasyonel Süreçlerinin Entegrasyonunun İşletmeler Açısından Sakıncaları
Günümüzde hemen her üretim işletmesinin bir tedarik zinciri sistemine sahip olduğunu söylemek mümkündür. Burada önemli olan tedarik zinciri sisteminin doğru yapılandırılmış olmasıdır. Bu şekildeki tedarik zinciri sistemleri, birtakım faaliyetlerin zorunlu olması nedeniyle çok fazla zaman kaybına neden olabilir. Bu durum tedarik zinciri yönetiminin başarısını olumsuz yönde etkiler ve istenilen sonuçlara ulaşılamaz. Yanlış faaliyetler üzerine yoğunlaşmış karmaşık bir tedarik zinciri süreci işletmelerde gereksiz maliyetlere neden olmaktadır.
Tam entegrasyonun sağlanamadığı bir tedarik zinciri sisteminde doğru bilgi paylaşımı da mümkün olmayacaktır. Oysa doğru bilgi paylaşımı sistemin en önemli başarı faktörlerinden biridir. Sağlanamadığı zaman müşteri memnuniyeti başta olmak üzere birçok rekabet unsurunu kaybetmemek mümkün değildir. Bu koşullar altında, verimlilik düşecek, maliyetler artacak ve birçok