AÖF Soru Bankası

Tedarik Zinciri YönetimiÜnite 1 Özeti

Tedarik Zinciri Yönetimi Kavramı

PZL212U-TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

Ünite 1: Tedarik Zinciri Yönetimi Kavramı

Giriş

Geçmişte üreticiler ürettikleri ürünlere rahatlıkla talep bulabilirken günümüzde müşteri istediği özellikteki ürün veya hizmeti, istediği koşullarda satın alabilecek büyük bir güç hâline gelmiştir. Güç dengesinin müşteri lehine değişmesiyle birlikte işletmelerin kâr elde etme amacını gerçekleştirmek için müşterinin ‘satın almaya değer’ gördüğü ürünün ortaya çıkması gerekliliği, üzerinde durulan bir konu hâline gelmiştir. Ürünün müşteri gözündeki değeri, hammadde aşamasından bitmiş ürüne dönüşünceye kadar özelliklerini, fiyatını, bulunabilirliğini ve kalitesini etkileyen pek çok faaliyete bağlı olarak gelişmektedir. Tedarik zinciri, hammaddenin temin edilmesinden müşteriye ulaştırılmasına kadar farklı rollere sahip, değer üreten işletmelerden ve bunlar arasındaki malzeme, fon ve bilgi akışlarından oluşan bir yapıdır.

Tedarik Zinciri Yönetimine Genel Bakış

İnternet sitesi üzerinden çevrimiçi olarak müşterilerine elektronik aletler satan bir perakendeci düşünelim. Harici disk almayı düşünen bir müşteri, firmanın web sitesine giriş yapsın. Müşteri, harici diskin özelliklerini site üzerinden değerlendirecek, fiyatı ve ulaşım süresi hakkında bilgi edinecek, farklı modeller arasında karşılaştırma yapabilecektir. Kararını vermesi için firma tarafından müşteriye doğru ürünün özellikleri, fiyatı, teslimat süresi gibi konularda bilgi akışı gerçekleşecektir.

Faaliyet gösterdikleri sektörün lideri konumunda olan firmalara bakıldığında ortak özelliklerinin tedarik zincirlerini stratejik bir silah olarak kullanabilmeleri olduğu görülmektedir.

Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?

Tedarik zinciri yönetimi kavramını açıklayabilmek için literatürde farklı şekillerde pek çok kez ‘tedarik zinciri’nin tanımlaması yapılmıştır. Ganeshan ve Harrison (1995) tedarik zincirini “malzemelerin tedariki, yarı mamul ve bitmiş ürüne dönüştürülmesi ve bitmiş ürünlerin müşterilere dağıtılmasından sorumlu tesisler ile dağıtım opsiyonlarından oluşan bir ağ” olarak tanımlarken Lambert vd. (1998) “pazara ürün ve hizmet arz eden işletmeler arasındaki uyum” şeklinde nitelendirmiştir. La Londe ve Masters (1994) tedarik zincirini “malzeme akışını ileriye doğru taşıyan firmalar” olarak ifade etmiş, Chopra ve Meindl (2013) ise bu firmaların sadece tedarikçi ve üreticiden oluşmadığını, tedarik zincirinin aynı zamanda taşımacılar, depolar, perakendeciler ve müşterileri de kapsayan bir organizasyon olduğunu belirtmişlerdir. Hugos (2011) tedarik zincirinin firmalar ile birlikte, ürün ve hizmetlerin tasarlanması, üretilmesi, taşınması ve kullanılması faaliyetlerinden meydana geldiğini ifade etmiştir.

Tedarik Zinciri Yönetimi, (TZY) tüm lojistik faaliyetler ile organizasyonun bütününü ve organizasyonun diğer organizasyonlarla ilişkilerini kapsayan örgütsel performansı arttırmaya ve sürdürülebilir müşteri

memnuniyeti yaratmaya yönelik faaliyet ve ilişkilerin yönetimidir (Erturgut, 2016).

TZY, üye işletmelerin gerçekleştirdiği sürece katma değer ekleyecek tüm fonksiyonlarının sistematik bir biçimde koordine edilerek tedarik zincirinde yaratılan değerin maksimize edilmesine odaklanmaktadır. Bunun için zincir boyunca malzeme, bilgi ve fon akışının sağlıklı bir biçimde gerçekleşmesi gerekmektedir.

Tedarik Zinciri ve Lojistik Yönetimi

Lojistik, malzemelerin tedarikçilerden üreticilere, bitmiş ürünlerin de üreticilerden müşterilere doğru akışını sağlayarak müşteri ihtiyaçlarının karşılanması bu sayede de kâr elde edilmesini amaçlamaktadır. Lojistiğin, bir firmaya tedarikçilerinden gerçekleşen akışı konu edinen parçası; girdi lojistiği (inbound logistics), firma içi malzeme akışları ile ilgilenen parçası; malzeme yönetimi (materials management), firmadan müşterilere doğru akışı konu edinen parçası; çıktı lojistiği (outbound logistics), son olarak müşterilerden tedarikçilere doğru ters yönlü akışa odaklanan parçası ise tersine lojistik (reverse logistics) olarak tanımlanmaktadır.

Tedarik Zinciri Yönetimi Profesyonelleri Konseyi lojistik yönetimini “Müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mal, hizmet ve ilgili bilginin orijin noktası ile tüketim noktası arasında ileri ve tersine akışını ve depolanmasını etkin ve verimli bir biçimde planlayan, uygulayan ve kontrol eden tedarik zinciri yönetiminin bir parçası” şeklinde tanımlamaktadır.

Tedarik Zinciri Üyeleri

Temel olarak bir tedarik zinciri; işletme, tedarikçileri ve müşterilerinden meydana gelmektedir. Çoğu işletme geleneksel olarak tedarikçilere bağlıdır ve müşterilere hizmet etmektedir. Böyle basit yapılanmış bir tedarik zincirinde; tedarikçi, üretici ve müşteriler yer almaktadır. Ancak tanımlamalardan da hatırlanacağı üzere tedarik zinciri; hammaddenin temin edilmesiyle başlayan bir süreç olduğundan tedarikçilerin hammaddeyi yeryüzüne çıkarma faaliyetini gerçekleştiren madenciye ya da tohumun toprağa ekimini gerçekleştiren çiftçiye kadar uzandığı göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan, müşterilerin de üreticiden ürünü satarak kâr elde etmek amacıyla satın alan bir toptancı ya da perakendeciden ziyade kullanmak ya da tüketmek amacıyla satın alan tüketiciye kadar uzandığı unutulmamalıdır. Buradan hareketle, kaynağın elde edilmesinden tüketilmesine kadar uçtan uca tüm firmaları ve faaliyetleri dikkate alan yapı genişletilmiş tedarik zinciri olarak anılmaktadır (Şekil 1.2). Bu tür tedarik zincirlerini yönetmek, karmaşık yapılarından dolayı basit yapıdaki tedarik zincirlerine göre daha zordur. Tedarik zincirinde yer alan organizasyonlar arasındaki koordinasyonu kolaylaştırmak üzere bütünleşik tedarik zincirlerinde 3. parti lojistik hizmet sağlayıcıları gibi uzman şirketlerden hizmet satın alınmaktadır. Tedarik zincirlerinin tek gelir kaynağı müşteri olduğu için her tedarik zincirinde bulunması gereken, tedarik zincirinin


vazgeçilmez üyesi müşterilerdir. Tedarik zincirlerinin ana amacı, müşteri ihtiyaçlarını karşılayarak kâr elde etmektir.

Tedarikçiler

Tedarik zinciri boyunca bir başka üyeye arzda bulunan her bir üye tedarikçi, bu üyeler tarafından gerçekleştirilen faaliyetler ise tedarik olarak tanımlanabilir (Görçün, 2016). Aslında, tedarik zincirinde her bir organizasyonun kendisini besleyen ve kendisinden önce gelen üye tedarikçisi, organizasyondan sonra gelen ve onun tarafından beslenen tedarik zinciri üyesi ise o organizasyonun müşterisi konumundadır.

Üreticiler

Tedarik zincirinde ürünün üretildiği organizasyonlardır. Burada ürün olarak bahsedilen somut mal olabileceği gibi soyut hizmetler de (eğlence, tasarım, yazılım, sağlık hizmeti, eğitim hizmeti, danışmanlık hizmeti gibi) olabilmektedir. Üreticileri ayrıca, doğada tabi halde bulunan hammaddeleri işleyen hammadde üreticileri ve bunları girdi olarak kullanarak tüketicinin ihtiyacını karşılamak üzere nihai ürün üreten bitmiş ürün üreticileri gibi ürettiği ürünün özelliğine göre sınıflandırmak mümkündür.

Dağıtıcılar

Dağıtıcılar, üreticilerin ürünlerini toplu hâlde satın alarak depolama, taşıma, stok yönetimi faaliyetleri ile satış sonrası hizmet faaliyetlerini yürütürler. Dağıtıcıların tedarik zincirindeki rolü arz ve talep belirsizliklerine karşı üretici ile müşteri arasında tampon görevi yapmaktır. Dağıtıcılar aynı zamanda toptancı (wholesaler) olarak da faaliyet göstermektedir.

Perakendeciler

Perakendeciler, tedarik zincirinin müşteri ile temas hâlindeki üyesidir ve müşteri hizmet düzeyi ve tüketici davranışlarını yakından gözlemleme açısından oldukça önemli bir role sahiptir. Perakendeciler, dağıtıcılardan küçük partiler hâlinde aldığı ürünleri müşteri taleplerini karşılamak üzere depolarlar ve satarlar.

Müşteriler

Tedarik zincirinin son ve en önemli üyesi müşterilerdir. Müşteriler, bütün tedarik zincirlerinde yer alırlar ve zincirin yapısı ve zincirde gerçekleştirilen faaliyetler üzerinde etkiye sahiptirler. Tedarik zincirlerinin amacı kâr elde etmektir ve üretilen ürünün müşteri gözündeki değeri, tedarik zincirinin kârlılığını belirlemektedir.

Tedarik Zincirinden Değer Zincirine Geçiş

İster mal ister hizmet üretsin bir işletmenin temel amacı değer yaratarak kâr elde etmektir. Ürünün tasarlanmasından, üretimine, pazarlamasından dağıtımına ve ürün destek hizmetlerine kadar pek çok operasyon, firmanın değer üretmesine katkı sağlamaktadır.

Porter’a göre rekabet üstünlüğüne etki eden iki önemli etmen bulunmaktadır. Bunlar; i) düşük maliyet stratejisi ve ii) farklılaştırma stratejisidir. Rekabet üstünlüğü ancak

aynı özelliklere sahip ürün ya da hizmeti rakiplere nazaran daha düşük maliyetle üreterek ya da aynı maliyetle daha üstün bir ürün ya da hizmet üreterek elde edilebilmektedir.

Porter’in değer zinciri ile ilgili literatüre ve uygulama alanlarına kazandırdığı model, iki temel kısımdan oluşmaktadır. Bu kısımları, birincil faaliyetler ve destekleyici faaliyetler olarak sınıflandırmak mümkündür.

Girdi Lojistiği: Hammadde ve malzeme ile yarı mamullerin teslim alınması, depolanması, stok kontrolü, elleçlenmesi, üretim bölümüne nakledilmesi, araçların çizelgelenmesi, tedarikçilere iadeler gibi faaliyetlerden oluşmaktadır. Operasyon: Girdileri nihai ürüne dönüştürmek için gerçekleştirilen işleme, ambalajlama, montaj, ekipman bakımı, test etme, baskı ve tesis içi gerçekleştirilen diğer operasyonlardan oluşmaktadır. Çıktı Lojistiği: Bitmiş ürünlerin müşterilere ulaştırılması aşamasında gerçekleştirilen toplama, depolama ve dağıtımla alakalı ürünlerin depolanması, elleçlenmesi, dağıtım araçlarının çizelgelenmesi ve sipariş işleme faaliyetlerini kapsamaktadır. Pazarlama ve Satış: Ürün ya da hizmetin potansiyel müşteri kitlesine duyurulması ve satılması için gerçekleştirilen reklam, promosyon, satış gücü, dağıtım kanalı seçimi ve ilişkileri, fiyat belirleme gibi faaliyetlerden oluşmaktadır. Satış Sonrası Hizmetler: Ürünün müşteri gözündeki değerini artırmak ya da oluşturulan değerin sürdürülebilirliğini sağlamak için satılan ürünle ilgili tamir, bakım, yedek parça sağlama gibi sunulan hizmetleri kapsamaktadır. İşletme Altyapısı: Genel yönetim faaliyetleri, planlama, finans, muhasebe, kalite yönetimi gibi faaliyetlerden oluşmaktadır. İnsan Kaynakları Yönetimi: İşe alma, ücretlendirme, eğitim, geliştirme ve ödüllendirme gibi değer zincirindeki personele yönelik faaliyetlerden meydana gelmektedir. Teknoloji: Bu destek faaliyet; araştırma-geliştirme, ürün/hizmet tasarımı, süreç geliştirme, iletişim teknolojileri gibi konuları kapsamaktadır. Teknoloji, tüm sektörlerde faaliyet gösteren firmaların değer zinciri için önemli bir yer tutmakla birlikte bazı sektörlerde firmaların rekabet üstünlüğü elde etmesinde kilit rol üstlenmektedir. Tedarik: İşletmenin ürün ve hizmet sunumu için gerekli girdileri elde etmesine yönelik faaliyetlerdir. Bu girdiler, hammadde, yarı mamul ve parça olabileceği gibi makineler, laboratuvar ekipmanları, ofis malzemeleri, taşınmazlar vb. olabilmektedir.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Gelişimi

TZY kavramı lojistik kavramına kıyasla daha sonraları hayatımıza girmiş olmakla birlikte TZY’nin gelişimini lojistikle bağlantılı olarak incelemek yerinde olacaktır. Lojistiğin izlerine insanlık tarihinin ilk zamanlarından beri rastlamak mümkündür. İnsanlığın yerleşik hayata geçmeden önce avcı ve toplayıcı olarak göçebe şekilde yaşadığı dönemlerde avlanan hayvanların, toplanan meyvelerin ve diğer gıdaların taşınması, ileri bir zamanda tüketilmek üzere kurutularak saklanması ve yeniden taşınması aslında lojistiğin ilk uygulamaları olarak ortaya çıkmış ve lojistik insanlık tarihi ile birlikte süregelmiştir.


Lojistiğin işletmelerde kullanılması ile başlayıp İnternet teknolojilerinin TZY’de temel teşkil etmesine doğru evrilen süreci yönetimsel açıdan beş ayrı süreçte incelemek mümkündür:

1. Aşama-Dağınık Dönem: Tedarik zinciri yönetiminin gelişim sürecinin ilk aşaması 19. yüzyılın sonlarından 1960’lı yılların başlangıcına kadar uzanan dönemden meydana gelmektedir. Bu dönemde lojistiğin rekabet üstünlüğü sağlamadaki önemi henüz fark edilmemiştir. 2. Aşama-Toplam Maliyet Yönetimi Dönemi: 1970’li yılların ortalarında yaşanan ekonomik krizler ve enerji krizleri ile ürün çeşitliliğindeki artışlar lojistik maliyetlerin artmasına, işletmelerin artan stok taşıma maliyetlerine çözüm olarak daha küçük miktarlarda ve daha sık sipariş vermesine neden olmuştur. Bilgisayar teknolojilerinde yaşanan gelişmelere paralel olarak iş yapma yöntemlerinde de değişiklikler meydana gelmeye başlamıştır. 3. Aşama-Bütünleşik Lojistik Yönetimi Dönemi: 1980’lerde yöneticiler küreselleşmeyle birlikte yalnızca toplam lojistik maliyetlere yoğunlaşmanın yetersizliğinin farkına varmışlardır. 1980’li yıllarda yaşanan iş çevresindeki değişimler sonucu yönetimlerin lojistiğe taktiksel bakış açısı değişmeye başlamış ve lojistiğin stratejik önemi kavranmıştır. 4. Aşama-Tedarik Zinciri Yönetimi Dönemi: Dördüncü aşamanın özünde, rekabet üstünlüğünün ancak tamamen yüksek müşteri değeri elde edebilmek için her bir paydaşın yetkinliklerinin optimize edilmesi ve senkronizasyonu ile oluşturulabileceğinin belirgin bir kabulü vardır. 3. aşamada firmalar tedarik, üretim ve dağıtım faaliyetleri için kendi performanslarına odaklanırken bu dönemde bütünsel olarak tedarik zincirinin performansı ön plana çıkmaktadır. 5. Aşama-e-Tedarik Zinciri Yönetimi Dönemi: 2000 ve sonrası, bilgi teknolojilerinin ve internetin tedarik zinciri yönetiminde aktif rol aldığı yıllardır. Bu gelişme, zincir boyunca gerçek zamanlı bilgiye ulaşılmasını sağlayarak tedarik zincirlerinin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Böylece geleneksel uygulamalar hız kazanmış, iletişim kolaylaşmış, müşteri değerini artırmaya yönelik iş birlikleri artmıştır.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Amacı ve Önemi

Tedarik zinciri, bir mal akışındaki faaliyetler bütünü olarak tanımlanmakta ve bir ürünün değerine değer katmaktadır. Zincir üyeler, tesisler ve dağıtım seçeneklerinden oluşan bir ağdan meydana gelmektedir. Bu ağ, malzeme tedariki ile başlar, bu malzemelerin bitmiş ürünlere dönüştürülmesi ve son olarak bitmiş ürünlerin dağıtım faaliyetleriyle devam eder. Tedarik

zincirlerinde tersine akış da söz konusudur. Tedarik zinciri ağları, karmaşıklık ve büyüklük açısından firmadan firmaya farklılık gösterir.

Bir işletme ister büyük olsun ister küçük, ister kamu ister özel sektör, ister üretim isterse hizmet, ister kâr amacı gütsün isterse gütmesin; tedarik zinciri ağları tüm operasyonlarda geçerlidir.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Önemi

Günümüzde küresel rekabet arttıkça ve işletmeler dış pazarlara erişimlerini genişlettikçe tedarik zincirlerine daha fazla bağımlı hâle gelmiştir. Bir tedarik zinciri, katılımcıların her birinin devam eden kârlılığına bağlıdır. Bu nedenle, tedarik zincirinde toplam kârı (gelir ve maliyetler arasındaki farkı) optimize etmek ve gelirleri tüm katılımcılara adil bir şekilde dağıtmak amaçlanır.

Rekabetin yoğun olmadığı ve müşteri taleplerinin farklılaşmadığı geçmiş dönemlerde çoğu firma tedarik zinciri sorunlarını görmezden gelebiliyordu ancak özellikle içinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde tüketicilerin verimli ve anında yanıt veren tedarik zincirlerini tercih ettiğini görmekteyiz.

Tedarik Zinciri Yönetimi Bileşenleri

Son yıllarda küresel çapta faaliyet gösteren üretim ve dağıtım işletmeleri TZY ve uygulamalarını, kurumsal olarak hayatta kalma ve rekabet avantajı sağlamada kullanılan en önemli stratejik disiplinlerden biri olarak görmeye başladılar. İşletmelerin kendi kapasite ve yeteneklerini sürekli yeniden keşfetme ve üyeler arası akışın kesintisiz olması isteği tedarik zincirini bu süreçte daha da önemli hâle getirmiştir. Bu nedenle iş ortaklarıyla oluşturulan zincirler günümüzde en önemli rekabet stratejilerinden birisi olmuştur. Bu zincirin bilgi, tedarik, üretim, dağıtım ve envanter olmak üzere beş bileşeni söz konusudur.

Tedarik

Tedarik zincirinin hayati bileşenlerinden biri, üretim tesislerine kusursuz veya verimli bir temel malzeme tedariği sağlayan tedarik bileşenidir. Üretim program planlanmasının tedarikçinin sevkiyat programlarına bağlı olduğu bir durumda hammadde, parça ve bileşenlerinin tedarikçileri, tedarik zincirinde önemli bir rol oynamaktadır. Tedarik, kısaca üretim veya satın alma yoluyla belirlenen hedefler doğrultusunda işletmenin envanter oluşturma sürecidir.

Üretim

Müşterinin istediğini yapmak anlamına gelen üretim, tedarik zinciri yönetiminin ikinci temel bileşenidir. Bu bileşen, neyin ve kaç ürünün üretileceğine, hangi parçaların veya bileşenlerin hangi tesislerde üretilmesi gerektiğine veya yetenekli tedarikçilere dış kaynak sağlanması gerektiğine ilişkin kararları içermektedir.


Dağıtım

Üreticinin rekabet gücünün artmasına önemli ölçüde katkıda bulunan dağıtım, hem üretim öncesinde (tedarikçiden-fabrikaya) hem de üretim sonrasında (fabrikadan-müşteri veya dağıtım merkezine) gerçekleşmektedir. Tedarik zincirinde envanterin bir noktadan istenilen noktaya ulaştırılması dağıtımla gerçekleşir.

Envanter

Envanter, tedarik zincirinin bir diğer önemli bileşenidir. Aşırı stoklama ve yetersiz stoklama arasında iyi bir denge sağlamak, tedarik zincirinde zor bir problemdir. Ürünün bir sonraki yolculuğuna başlamadan önce geçtiği ve biraz zaman harcadığı çok sayıda nokta veya kademe olduğu için durum son derece kritik hâle gelir.

Bilgi

Tedarik zincirinde en önemli ve hayati unsur bilgidir. Tedarik zinciri boyunca doğru bilgileri paylaşmak, herkesin daha fazla değer yaratmasını destekler. Zincirdeki tüm faaliyetler, müşterinin ürünü istediği tek bir bilgi parçası ile hareketlenir. Bu nedenle doğru bilgiyi, doğru zamanda veya gerçek zamanlı olarak elde etmek, analiz etmek ve yaymak bir operasyonun başarısının anahtarıdır.

Tedarik Zinciri Yönetimi Faaliyetleri

TZY, zincir içinde yer alan faaliyetler ile fiziksel, bilgi ve parasal akışları planlama, koordine etme, entegre etme ve senkronize etme yeteneği olarak ifade edilmektedir. Günümüzde işletmeler kendi stratejilerini tedarik zinciri sistemlerinin stratejileriyle bütünleştirmenin rekabet avantajı elde etmede çok önemli olduğunu kabul etmiştir. Diğer taraftan işletmeler kendi yetkinliklerine, fiziksel kaynaklara ve pazar kaynaklarına ulaşabilmek için zincir üyeleriyle ittifak oluşturmayı bir gereklilik olarak görmektedir. Dolayısıyla üyeler arasında “zincirler” oluşturmak en güçlü rekabet stratejilerinden biri olmuştur. Sople (2012) TZY’nin faaliyetlerini şu şekilde özetlemektedir:

• Tedarikçi ve müşterilerin işletme süreçleriyle entegrasyonu, • Planlama, uygulama ve koordinasyon süreçlerinde kanal üyeleri arasında bilgi akışı sağlama, • Rekabet avantajı elde etmek için üyeler arası risklerin paylaşımı, • Zincir üyeleri arasında iş birliği sağlanarak dağıtım sürecinin etkin bir şekilde yönetimi, • Sinerji yaratma için süreçlerin entegrasyonu, • Zincir ortaklarıyla uzun vadeli ilişkiler kurulması ve sürdürülmesi.

Tedarik zinciri şemsiyesini oluşturan temel faaliyetleri alt başlıklarda kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Satın Alma: Tedarik zinciri yönetiminin ana faaliyetlerinden biri satın almadır. Tüm işletmeler tedarikçilerden hammadde satın alır ve satın aldığı ürünü katma değer yaratmak için işler.

Taşıma: Bir diğer faaliyet ise lojistiğin ana faaliyetlerinden biri olan taşıma faaliyetidir. Özellikle içe doğru malzeme akışı veya tedarik lojistiği kapsamında sunulan taşıma faaliyeti, alıcı ve tedarikçi arasındaki bilgi akışı ve fiziksel akışın yönetiminde önemlidir.

Kalite Kontrolü ve Yönetimi: Özellikle son yıllarda kalite kavramına önem verilmesiyle birlikte tedarik zinciri sürecinde kalite kontrolü ve yönetimi önemli hale gelmiştir. Yeni yaklaşımlarla işletmeler kusurlu ürünleri hemen tespit edebilme imkanına sahiptir ve kalitenin artması için tedarikçilerle yakın iş birliği kurulmaktadır.

Kabul: Tedarikçiden fabrikaya veya alıcıya akışı sağlanan bir malzemenin hazırlanması, kabul edilmesi, elleçlenmesi ve depolanması gerekir. Bu faaliyetler aynı zamanda malzeme yönetiminin bir parçasıdır.

Envanter Yönetimi ve Planlanması: Bir başka faaliyet envanter yönetimi ve planlamasıdır. 5. bölümde ayrıntılı olarak işlenen bu faaliyet talebe göre sipariş verilecek miktarın, yeniden sipariş noktasının, envanter kontrol yöntemlerinin ve sıklığının belirlenmesi açısından önemlidir.

Üretim Planlama: Üretim çizelgeleme, planlama ve kontrol konularını içeren üretim planlama faaliyeti ile talebe göre ihtiyaç duyulacak ürün miktarı belirlenerek zaman aşamalı üretim programları oluşturulur, kısa vadeli üretim programları geliştirilir ve süreç içi yönetim gerçekleştirilir.

Depolama, Dağıtım ve Sevkiyat: Depolama, dağıtım faaliyetlerinde ürünler müşterilere gitmeden önce depo veya dağıtım merkezlerinde bekletilir. Bu faaliyet özellikle talebe göre üretim yapan işletmeler için kullanışlıdır. Sevkiyat aşaması, dağıtım lojistiği kapsamında verilen bir hizmettir ve fiziksel olarak teslim alınmaya veya dağıtıma müsait ürünleri içerir.

Sipariş İşleme: Müşterilerin ihtiyaç duyduğu yerde ve zamanda gereksinimlerini karşılamayı amaçlayan bir diğer TZY faaliyeti sipariş işlemedir. Tedarik zincirinde hayati rol oynayan sipariş işleme süreciyle üretici ve müşteri arasındaki bağlantı sağlanmış olur.

Müşteri Hizmetleri: Bir başka TZY faaliyeti ise müşteri hizmetleridir. Tedarik zinciri yönetiminin temel amacı müşteri gereksinimlerini karşılamaktır. Bu nedenle TZY’de tüm süreçlerde (işlem öncesi, işlem ve işlem sonrası süreçler), faaliyetler müşteri memnuniyeti esas alınarak organize edilir.

Talep ve Tedarik Planlama: Son faaliyet ise talep ve tedarik planlamadır. Talep faaliyeti talebin tahmin edilmesi, envanter oluşturulması, karşılanmayan siparişler ve satış sonrası hizmetleri kapsamaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında