MLY408U-VERGİ YARGILAMASI HUKUKU
Ünite 6: Yargı Kararlarına Karşı Başvuru Yolları I
Olağan Kanun Yolları İstinaf-Özel İtiraz
Giriş
Uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemelerinin verdikleri nihaî (son) kararların hukuka ve gerçeğe uygunluğunun denetiminin sağlanması amacıyla bazı başvuru yolları benimsenmektedir.
Kanun Yolları
Kanun yolu, mahkemelerce verilen nihaî (son) kararların (hükümlerin) üst derece yargı organları veya doğrudan doğruya kararı veren yargı organı tarafından yeniden incelenmesi, hukukî denetiminin yapılması ve gerekli görülürse değiştirilmesidir. Kanun yolları genel olarak iki grupta toplanmaktadır. Bunlar, olağan kanun yolları ile olağanüstü kanun yollarıdır. Mahkemelerin verdiği nihaî kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarına olağan kanun yolu denilmektedir. Kesinleşmiş kararlara karşı tanınmış olan kanun yoluna, olağanüstü kanun yolu denilmektedir.
Olağan Kanun Yolları
İlk derece mahkemesi ya da istinaf mercii kararlarının kesinleşmesine engel olan kanun yollarına olağan kanun yolları denilmektedir. İlk derece mahkemesi olan mahkemelerin vermiş olduğu kararların denetimini sağlayan iki olağan kanun yolu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, vergi mahkemelerinin verdikleri nihaî kararlara karşı başvurulan istinaf kanun yolu; ikincisi ise vergi mahkemeleri ile ilk derece mahkemesi olarak görev yapan Danıştay dava dairelerinin geçici nitelikte olan kararlarına karşı başvurulmakta olan özel itiraz yoludur.
İstinaf
Genel Açıklama
İstinaf, ilk derece mahkemesi olan idare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarına karşı başvurulan olağan bir kanun yoludur. İstinaf kanun yolu denetimi yapmakla Bölge İdare Mahkemeleri görevlidir. Kural olarak, istinaf incelemesi sonucunda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurmak mümkündür. Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararlar aleyhine Danıştay’a, kural olarak, temyiz başvurusunda bulunmak mümkündür (İYUK.m.46). Bölge idare mahkemelerinin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46’ncı maddesine göre temyiz yoluna başvurulması mümkün olmayan kararları kesindir (İYUK.m.45/6).
İstinaf Kurumu ve Niteliği
Vergi yargılaması hukukunda istinaf, vergi mahkemelerinin verdikleri nihaî kararlara karşı başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine başvurulmasıdır (İYUK.m.45/1). İstinaf, vergi mahkemelerinin verdiği nihaî kararlara karşı başvurulan olağan kanun yoludur çünkü vergi mahkemesi kararının maddî anlamda kesinleşmesini önleyen bir niteliğe sahiptir ancak temyiz kanun yolundan farklı yetkiler kullanarak istinaf merciinin esas hakkında karar verebildiği fakat
verilen bazı kararların temyiz kanun yolu denetimine kapalı olması nedeniyle kesin karar niteliğine sahip olduğu bir kanun yoludur.
İstinaf İncelemesine Tâbi Olan Kararlar ve Şartları
Genel Olarak
İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, bir karara karşı istinaf yoluna başvurulabilmesi için üç şart aranmaktadır; birincisi, kararın (idare veya) vergi mahkemesi tarafından verilmiş olması; ikincisi, kararın nihaî bir karar olması; üçüncüsü, kararın konusunun beş bin Türk lirasını aşmasıdır.
Kararın Vergi Mahkemesi Tarafından Verilmiş Olması
İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre vergi mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmekte ancak kararın kurul hâlinde ya da tek hâkim tarafından verilip verilmemesi konusunda bir belirleme yapılmamaktadır. Bu itibarla, sanki herhangi bir sınırlama olmaksızın vergi mahkemesi kararlarının tamamı hakkında istinaf yoluna başvurulmasının mümkün olduğu düşünülebilir ancak vergi mahkemesinin hem kurul hâlinde hem de tek hâkim tarafından verdiği kararların tamamı hakkında istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir çünkü konusu beş (2022 yılı için 9.000) bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz (İYUK.m.45/1). Bu itibarla, kural olarak, vergi mahkemelerinin hem kurul hâlinde hem de tek hâkim tarafından verdikleri kararlar hakkında istinaf yoluna başvurulabilir.
Kararın Nihaî Bir Karar Olması
Nihaî karar; davayı sonuçlandıran, yargılamayı sona erdiren, mahkemeye işten el çektiren karardır. Mahkeme veya hâkim verdiği nihaî kararından dönemez yani kararını geri alamaz. Nihaî kararlar üst mahkemelerce bozulmadıkça hâkim veya mahkeme, davayı tekrar inceleyip karara bağlayamaz. Davanın kabulü veya görev/yetki, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması, süre aşımı ve dava konusu işlem ve/ya da eylemin hukuka aykırı olması gerekçeleriyle davanın reddi yönünde verilen kararlar nihaî kararlardır. Ara kararlarına karşı ancak nihaî kararla birlikte istinaf başvurusunda bulunulabilir.
Kararın Konusunun Beş Bin Türk Lirasını Aşması
Bir kararın istinaf kanun yolu incelemesine konu olabilmesi için vergi mahkemesi tarafından verilmiş ve beş (2022 yılı için dokuz) bin Türk lirasını aşan nihaî karar olması gerekir.
İstinaf Mercii
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen ve konusu beş (2022 yılı için dokuz) bin Türk lirasını aşan nihaî kararların istinaf mercii bölge idare mahkemeleridir (İYUK.m.45/1; BİMK.m.3/A,a). İstinaf denetimine tâbi olması gereken kararlara karşı yanlışlıkla Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulması hâlinde Danıştay’ın
görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli ve yetkili bölge idare mahkemesine göndermesi gerekir.
İstinaf Talebinde Bulunabilecekler
Davanın tarafları istinaf talebinde bulunabilmektedir. Taraflardan yalnız birinin değil her iki tarafın da istinaf talebinde bulunması mümkündür (İYUK.m.45/2, 48/3). Katılanın (müdahilin) ancak katıldığı tarafla birlikte istinaf talebinde bulunması mümkündür. İstinaf yoluna başvurabilmek için başvuruda bulunan tarafın, istinaf yoluna başvurmasında bir hukukî yararının olması gerekir. Lehine karar verilen taraf, lehe olan sonucu bir tarafa bırakarak kararın gerekçesini beğenmediği veya kararın daha başka bir gerekçeye dayandırılması için istinaf başvurusunda bulunamaz.
Başvuru Süresi
Genel Olarak
İdarî/vergi yargılaması hukukunda idare ve vergi mahkemelerinin verdikleri nihaî kararlara karşı istinaf yoluna başvuru süresi, otuz gündür. Tarafların bu süre içinde istinaf talebinde bulunmamaları hâlinde karar kesinleşmektedir. Taraflardan birisinin süresinde istinaf yoluna başvurması ve istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi hâlinde karşı taraf süresinde istinaf talebinde bulunmamış olsa bile istinaf dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren yeniden istinaf talep etme hakkını kazanmış olmakta ve otuz günlük süre yeniden işlemeye başlamaktadır. Ayrıca ilgili merciin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48’inci maddesi kapsamında verdiği, karar hakkında istinaf talebinde başvurulmamış sayılmasına, istinaf talebinin reddine ve istinaf talebinde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, bu kararların tebliğ tarihini izleyen günden başlayarak (itibaren) yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulması mümkündür (İYUK.m.48/6).
Sürelerin Başlangıcı Sürelerin başlangıcı, kararın taraflara veya istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliğini izleyen gündür. Bu bakımdan, kararın yazılı olarak tebliğ edilmesi gerekir (İYUK.m.25). Vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden fazla ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmışsa bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi, asıl tebliğ tarihi sayılır (TebK.m.11). Sürelerin hesaplanması ve uzamasına ilişkin hükümler, istinaf sürecinde de geçerlidir. İstinafa Başvurma Şekli ve Usûlü
İstinaf Talebi
Bölge idare mahkemesi, idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen ve istinafa konu olan nihaî kararları kendiliğinden inceleyemez. Sözü edilen kararların istinaf yoluyla incelenebilmesi için mutlaka istinaf talebinde bulunulması gerekir. İstinaf dilekçesinin, istinaf süresinin başlangıç gününden başlayarak otuz gün içinde verilmesi hâlinde istinaf süresinde yapılmış sayılır.
İstinaf Dilekçesi
İstinaf için başvurma ve istinafın bölge idare mahkemesinde ele alınması şekil ve usûlleri, Danıştay’daki temyiz şekil ve usûllerine tâbidir (İYUK.m.45/2). Buna göre istinaf dilekçesi, bölge idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılır. Şekil bakımından vergi davası dilekçesinde yer alacak hususlara burada da aynen uyulması gerekir. Ayrıca istinaf dilekçesinde olması gerekenler kitabın 156. Sayfasında maddeler halinde belirtilmiştir.
İstinaf Dilekçesinin Verileceği Yer
İstinaf dilekçesi, bölge idare mahkemesine gönderilmek üzere istinaf başvurusuna konu kararı veren mahkemeye (İYUK.m.48/3) veya kararı veren mahkemeye gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına; idare ve vergi mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hâkimliklerine ve yabancı ülkelerde Türk Konsolosluklarına verilebilir (İYUK.m.4; 48/3).
İstinaf Dilekçesinin Verildiği Merciin Yapacağı İşlemler
İstinaf Dilekçesinin Kaydı
Harç ve posta ücretleri alınan dilekçenin derhâl deftere kaydı yapılır, kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır (İYUK.m.6/1). Başvurana; kayıt tarih ve sayısını gösteren imzalı ve mühürlü, pulsuz bir alındı kâğıdı verilir (İYUK.m.6/2).
İstinaf Dilekçesinin Ön İncelemesinin Yapılması
İstinaf dilekçesinin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3’üncü maddesine uygun olarak düzenlenmesi şarttır. Düzenlenmemişse eksikliklerin on beş gün içinde tamamlanması, kararı veren hâkim veya mahkeme tarafından ilgiliye tebliğ edilir. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa tebligatı yapan merci tarafından istinaf talebinde bulunulmamış sayılmasına karar verilir (İYUK.m.45/2, 48/2).
Tebligat İşlemlerinin Yapılması ve Karşılıklı İstinaf
İstinaf talebi süresinde yapılmışsa istinaf dilekçesinin bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir ancak istinaf dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi varsa istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dosyası ile birlikte yürütmenin durdurulması talebi hakkında karar verilmek üzere kararı veren mahkemece istinaf talebini inceleyecek olan merciye gönderilmesi gerekir. İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen karşı taraf, tebliğ tarihini izleyen otuz gün içerisinde istinaf dilekçesine cevap verebilir. Süresi içerisinde cevap verilmemesi hâlinde dosya tekemmül eder. Karşı tarafın istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, cevap vermek istemesi hâlinde ya sadece istinaf talebine cevapla yetinir ya da karar hakkında süresinde istinaf yoluna başvurmamış olsa bile düzenleyeceği cevap dilekçesinde kendisi de istinaf talebinde bulunabilir. Bu takdirde, bu dilekçe istinaf dilekçesi yerine geçer (İYUK.m.48/3).
İstinaftan Vazgeçme
Mahkemece bir karar verilmeden yani istinafa başvuru hakkı doğmadan istinaftan vazgeçilemez ancak karar verildikten sonra tarafların bu karara karşı istinafa başvuru hakkını kullanmaması mümkündür. Ayrıca, istinaf dilekçesini verdikten yani istinafa başvuru hakkını kullandıktan sonra istinaf talebi, bölge idare mahkemesince karara bağlanıncaya kadar yine istinaftan vazgeçilebilir. İstinaftan vazgeçme talebinin bir dilekçe ile mahkeme başkanlığına bildirilmesi gerekir. İstinaftan vazgeçen, kararın doğruluğunu kabul etmiş sayılır.
Dosyanın İnceleme Merciine Gönderilmesi
Kararı veren mahkeme; dosya tekemmül ettikten yani harç ve giderler tamamlandıktan, taraflara gerekli tebligat yapıldıktan, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyayı dizi listesine bağlı olarak bölge idare mahkemesine gönderir (İYUK.m.48/4). Kararı veren mahkeme; istinaf talebini, açıklama veya yanlışlığın düzeltilmesi talebi olarak kabul edip istinaf yoluyla düzeltilmesi gereken bir konuyu kendisi inceleyip gerekli düzeltmeyi yapamaz.
İstinaf Sebepleri
İdari Yargılama Usulü Kanunu istinaf için belli sebepler göstermemiş ise de aynen temyizde olduğu gibi kararlara karşı görev ve yetki başta olmak üzere, hukuka aykırı karar verilmiş ve usûl hükümlerine uyulmamış olması bakımından istinaf başvurusunda bulunulabilmesi mümkündür. Ayrıca vakıaların değerlendirilmesinde ve delillerin takdirinde hata yapılmış olması, soruşturmanın tam yapılmaması gibi maddî vakıalara ve sübuta ilişkin konular da istinaf talebinde yer alabilir.
İstinaf Talebinin İncelenmesi
İstinaf İncelemesine Katılamayacak Olanlar
İstinaf başvurusu üzerine davaya bakmakta olan bölge idare mahkemesi başkan veya üyelerinden biri, birkaçı veya hepsi reddedilmişse red talebi karara bağlanmadan reddedilmiş olanların katılımı ile istinaf talebinin incelenmesine geçilmemesi gerekir. Red talebi, bölge idare mahkemesinde incelenirken reddedilen başkan veya üyeler mahkeme heyetine katılamazlar (İYUK.m.57/2). İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesi tarafından yapılan incelenmesinde bulunamaz (İYUK.m.45/7).
İstinaf İncelemesinin Evrak Üzerinde Yapılması
Kural olarak Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usûlü uygulandığı için inceleme evrak üzerinde yapılır (İYUK.m.1/2). Bölge idare mahkemesi de istinaf başvurusu üzerine, kararı veren mahkeme tarafından kendisine gönderilen dosyanın incelemesini evrak üzerinde yapar.
İstinaf İncelemesinin Duruşmalı Olarak Yapılması
Tarafların talebi, davanın yirmi beş (2022 yılı için 77.000.-) bin Türk lirası sınırını aşan dava olması veya bölge idare
mahkemesinin kendiliğinden karar vermesi hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılabilmektedir. Duruşma talebi, istinaf veya cevap dilekçelerinde yapılabilir (İYUK.m.17/3). Duruşma yapılmasına karar verilince duruşma davetiyeleri, duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir (İYUK.m.17/5). Duruşma yapıldıktan sonra en geç on beş gün içinde karar verilmesi gerekmektedir (İYUK.m.19).
İnceleme Konuları
Genel Olarak: İstinaf talebi üzerine bölge idare mahkemesinin öncelikle kararın istinaf kanun yolu denetimine tâbi olup olmadığını araştırması, istinafa konu kararlardan ise işin esasına girerek uyuşmazlığı kesin bir çözüme bağlaması, aksi hâlde daha işin başında istinaf talebini reddederek dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi gerekmektedir.
Görev ve Yetki: Bölge idare mahkemesinin görev ve/ya da yetki konusunda verdiği karar kesindir (İYUK.m.43/3); aleyhine herhangi bir kanun yoluna başvurulamaz. Görevli ve/ya da yetkili kılınan mahkeme/hâkim, davaya bakmaya mecburdur; yani, görevsizlik ve/ya da yetkisizlik kararı veremez. Görevsiz mahkeme, yetki uyuşmazlığı çıkaramaz.
Merci Tecavüzü: Bazı kanunlar; idarenin idarî işlemlerine karşı yargı organlarına başvurulmadan yani dava açılmadan önce, bu işlemlerin idarî başvuru konusu yapılarak idarî mercilerce gözden geçirilmesini düzenlemektedir. Bu sebeple, sözü edilen mercilere başvurulmadan davanın açılmış olduğu istinaf incelemesi aşamasında anlaşılırsa merci tecavüzü gerekçesiyle önce karar kaldırılır sonra dosya ait olduğu mahkemeye gönderilir. Mahkemenin de dosyayı görevli idarî mercie göndermesi gerekir (İYUK.m.15/1,e).
Ehliyet: Genellikle ehliyet teriminden davacı ve davalı olabilme ehliyeti anlaşılmaktadır. Vergi yargılaması usûlünde kural olarak idare davalı; gerçek ve tüzel kişiler ise davacıdır. İstinaf incelemesinde ehliyet, hem dava ehliyeti hem de istinaf yoluna başvurabilme ehliyeti yönlerinden ele alınmaktadır. İstinaf başvurusu, ehil olmayanlar tarafından yapılmışsa istinaf talebinin reddi gerekir.
Dava Konusu İşlem: İstinaf incelemesinde işin esasına girmeden önce dava konusu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup olmadığının araştırılması gerekir ancak bu inceleme, idarî işlemin unsurlarını kapsamayıp sadece idarî işlemin varlığına özgülenmelidir.
İstinafa Başvuru Süresi: İstinaf talebinin süresinde yapılıp yapılmadığının istinafa konu kararı veren mahkeme tarafından incelenmesi gerekir. İstinafın süresinde yapılmadığının belirlenmesi hâlinde istinaf talebi reddedilir. İstinaf talebinin reddine ilişkin karara karşı yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulması mümkündür (İYUK.m.45/2, 48/6).
Husûmet: Husûmet meselesi yargılamanın her aşamasında inceleme konusu yapılabilmektedir. Hasmın gösterilmesinde yanlışlık veya noksanlık; davanın hangi
aşamasında tespit edilirse edilsin, o aşamada dava dilekçesi gerçek hasma tebliğ edilir (İYUK.m.14/6). Eğer bu durum istinaf incelemesi sırasında meydana çıkarsa aynı şekilde davanın gerçek hasma yöneltilmesi gerekir
Dosyanın Tekemmülü: Kural olarak, dilekçelerin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3’üncü maddesine göre düzenlenmesi (İYUK.m.45/2, 48/2); dilekçeye istinaf konusu kararın ve belgelerin asıllarının ve/ya da örneklerinin eklenmesi; noksan harç ve posta giderlerinin tamamlanması (İYUK.m.6/4); tek dilekçe ile aynı şahsı ilgilendiren birden fazla işlem aleyhine veya birden fazla şahsı ilgilendiren işlemden dolayı dava açma şartlarının (İYUK.m.5) var olup olmadığının belirlenmesi ve istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi; cevabın alınması (İYUK.m.45/2, 48/3) gibi hususların, kararı veren mahkemece tekemmül ettirilerek dosyanın istinaf merciine gönderilmesi gerekmektedir.
İstinaf Yoluna Başvurmanın Kararın Yürütülmesine Etkisi
Bölge idare mahkemesine istinaf talebiyle başvurma vergi mahkemesi kararlarının yürütülmesini durdurmamaktadır. Bölge idare mahkemesi talep üzerine ve teminat karşılığında vergi mahkemesinin kararının yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilir (İYUK.m.52/1). Kararın kaldırılması hâlinde vergi mahkemesinin kararının yürütülmesi kendiliğinden durur (İYUK.m.52/2,4).
Karar Verilmesi
İstinaf Talebinin Karara Bağlanması
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Ayrıca, karardaki maddî yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vermesi mümkündür (İYUK.m.45/3). Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verir. Bölge idare mahkemesinin, temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır (İYUK.m.45/6). Konusu yüz bin (2022 yılı için 261.000.-) Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamamaktadır (İYUK.m.46/b). İstinaf talebini inceleyen bölge idare mahkemesince verilen karar, vergi mahkemesine gönderilir ve geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır (İYUK.m.45/2, 50/1).
İstinaf İncelemesi Sonucunda Verilen Kararın Şeklî İçeriği
Bölge idare mahkemesi kararlarında şekil bakımından yer alacak hususlar, vergi mahkemeleri kararlarında olduğu gibidir. Karar metninde yer alması gereken hususlar sayfa 165 de maddeler halinde sıralanmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi Kararlarının Sonuçları ve Yerine Getirilmesi
İdare, bölge idare mahkemesinin esas ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre, hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez (İYUK.m.28/1). Bölge idare mahkemesi kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakmış olan vergi mahkemesinde maddî ve manevî tazminat davası açılabilir (İYUK.m.28/3). Bu bağlamda, mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir (İYUK.m.28/4).
(Özel) İtiraz
Genel Açıklama
Tek hâkim tarafından verilip verilmediğine bakılmaksızın, önceki dönemde genel itiraz kanun yolu kapsamı dışında kalan fakat özel bir itiraz sürecine ve denetimine konu olan kararlar bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, bağlantı iddiası/itirazının reddine ilişkin kararlara karşı başvurulan itiraz; ikincisi ise vergi/idare mahkemeleri ile ilk derece mahkemesi olarak görev yapan Danıştay dava daireleri tarafından yürütmenin durdurulması taleplerine ilişkin olarak verilen kararlara karşı başvurulan itirazdır.
Bağlantılı Davalara İlişkin Kararlara İtiraz
Aynı maddî veya hukukî sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır (İYUK.m.38/1). Bu itiraz yolu, tarafların davalarda bağlantı bulunduğu yolundaki iddialarının mahkemelerce reddedilmesi hâlinde başvurulan bir yoldur. Bu yol, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 41’inci maddesinde başvuru; aynı Kanunun 42’nci maddesinde ise bu konuda yapılacak itirazlar özel bir itiraz türü olarak nitelendirilmektedir.
Yürütmenin Durdurulması Taleplerine İlişkin Kararlara İtiraz
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, yürütmenin durdurulması talepleri hakkında verilen kabul veya red kararlarına karşı, özel bir itiraz yolu kabul edilmektedir (İYUK.m.27/7). Bu itirazın amacı; Anayasa’nın ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun aradığı, idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve idarî işlemin uygulanması hâlinde telâfisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğinin itiraz merciince bir kez daha incelenmesini sağlamaktır.