LOJ301U-DIŞ TİCARETTE RİSK YÖNETİMİ VE SİGORTACILIK
Ünite 4: Sigorta Sisteminin İşleyişi
Giriş
Sigorta sisteminin işleyişi, riskini transfer etmek isteyen tarafın (teklif sahibi) riski üstlenmek isteyen tarafa (sigorta şirketi) başvurusu ile başlamaktadır. Sigorta şirketi kendisine risk transferi için yapılan tüm başvuruları kabul etmek zorunda değildir. Risk transferine ilişkin sözleşmenin düzenlenmesinden önce, teklif sahibinin risk durumunun kabul edilebilir olup olmadığını değerlendirmek için teklifname adı verilen bir formu doldurması istenmektedir. Sigorta şirketi riskin kabul edilebilir olduğuna karar verirse iki taraf arasında yapılan sigorta sözleşmesi yazılı hâle getirilerek “sigorta poliçesi” düzenlenmektedir.
Sigorta Poliçesinin Özellikleri
Sigorta poliçesi, sigorta ilişkisinin varlığını ispat niteliğine sahiptir. Sigorta poliçeleri pek çok yönden farklı olmakla birlikte, genel olarak hepsinde mevcut olan altı temel bölüm bulunmaktadır. Bu bölümler aşağıdaki gibidir:
• Beyanlar: sigortalının kimliği, ikametgâh adresi, sigorta konusunun bulunduğu yer, sigortalının riski ve gerek sigortalı gerekse sigorta konusuna ilişkin diğer bilgileri içerecek şekilde sigortalının vermiş olduğu bilgileri içermektedir. • Tanımlar: sigorta poliçesinde yer alan kavramların açıklandığı bölümdür. Sigorta şirketleri sıklıkla önemli gördükleri ya da yanlış anlaşılma ve yorumlanma ihtimali bulunan kavramların tanımlarına yer vermektedir • Sigorta sözleşmesi: sigorta şirketinin vermiş olduğu taahhütler yer almaktadır. Örneğin, sigorta şirketi teminat verdiği tehlikenin ortaya çıkması durumunda oluşan zararı ödeyeceğini taahhüt etmektedir. • İstisnalar: sigorta şirketinin yükümlülüğü altında bulunmayan durumları belirtmektedir. • Koşullar: sigortalı ve sigorta şirketinin yükümlülüklerini detaylı bir biçimde açıklamaktadır. • Diğer hükümler: sigorta türlerine göre değişen bazı hükümleri içermektedir.
Sigorta Poliçesi ve Tarafları
Bir sigorta poliçesinde dört taraf bulunmaktadır. Bunlar:
• Sigortalı: sigorta alan ve maruz kaldığı riski transfer etmek isteyen taraftır. • Sigorta şirketi (sigortacı): Sigortalının riskini üstlenen taraftır. Sigortacı, gerçek kişi olamaz. Tüzel kişiliğe sahip şirket olarak kurulabileceği gibi, kooperatif olarak da kurulabilir. • Sigorta ettiren: Sigorta şirketine prim ödeme taahhüdünde bulunan taraftır. Sigortalı ile sigorta ettiren aynı kişi ya da farklı kişi olabilir. • Lehdar: Hayat sigortalarında lehine sigorta yapılan kişidir. Diğer bir deyişle, sigorta ettiren tarafından belirlenen hak sahibidir. Lehdar ile sigortalı aynı kişi olabilir.
Sigorta Şirketinin ve Sigortalının Yükümlülükleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) sigorta şirketinin ve sigortalının yükümlülükleri şu şekilde açıklanmıştır:
Sigorta şirketinin,
• Rizikoyu üstlenme, • Sigorta sözleşmesi ile ilgili olarak sigortalının hakları, önemli hükümleri ve bildirim yükümlülükleri ile ilgili sigortalıyı bilgilendirme, • Sigorta ettirene sigorta poliçesini teslim etme, • Sigorta ettiren, riziko, tazminat veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla bir gidere katlanmış ise bu giderleri ödeme • Hasar ortaya çıkması halinde tazminatı ödeme
yükümlülükleri bulunmaktadır.
Sigortalının,
• Prim ödeme, • Sigorta ilişkisinin her aşamasında, sözleşmenin düzenlenmesi, teklifin yapılması ve kabulü arasında, sözleşme süresi içinde ya da riziko gerçekleştiğinde, sigorta şirketinin alabileceği kararları ilgilendiren her türlü bilgiyi sigorta şirketine beyan etme, • Riziko gerçekleştikten sonra beklenen her türlü bilgi ve belgeyi sigortacıya verme, • Rizikoya dair zararın önlenmesi, azaltılmasına ve sigorta şirketinin üçüncü kişilere rücu hakkının korunması için tüm önlemleri alma
yükümlülükleri bulunmaktadır.
Sigorta Poliçesinin Unsurları
Bir sigorta poliçesinin dört temel unsuru bulunmaktadır;
Sigortalanabilir Menfaat
Sigortalanabilir menfaat, sigortalı ile sigorta konusu arasındaki finansal ilişki nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
Risk
Sigortalının güvence altına almak istediği durum olan risk, sigorta poliçesinin önemli unsurlarından biridir. Bir riskin sigortalanabilmesi için sahip olması gereken özellikleri bulunmaktadır:
1. Risk poliçe düzenlendiği anda gerçekleşmemiş olmalıdır. Aksi takdirde, poliçe geçersiz olacaktır. 2. Risk olası olmalıdır. Gerçekleşmesi kesin olan ya da gerçekleşmeyeceği kesin olan bir durum risk olarak kabul edilemez. 3. Risk belirsiz olmalıdır. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ya da ne zaman gerçekleşeceği belirsiz olmalıdır. 4. Risk, tarafların iradesinin dışında olmalıdır. Beşinci özellik ise kanuna, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilden doğacak risk için sigorta yaptırılamamasıdır.
Sigorta Bedeli
Sigorta bedeli, sigorta poliçesi ile güvence altına alınan riziko sonucu hasarın meydana gelmesi durumunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu tutardır ve sigorta şirketinin sigortalıya olan azami tazminat sorumluluğunu ifade etmektedir.
Prim
Prim, sigortalı ya da sigorta ettiren tarafından sigorta şirketine üstlendiği riskin bedeli olarak ödenen meblağdır. Sigorta priminin nakden ödenmesi esastır. Ancak ilk taksitin nakden ödenmesi şartıyla, sonraki primler için kambiyo senedi verilebilir; bu hâlde, ödeme kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşir. Sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, sigorta ettirenin kararlaştırılmış primin yarısını ödemesi koşuluyla sözleşmeden cayma hakkı vardır.
Risk Fiyatlaması ve Sigorta Primi
Risk fiyatlaması, sigortacılık alanının en zor ve en fazla özen gerektiren konusudur. Risk fiyatlaması, esasında sigorta priminin belirlenmesinin ön aşaması olarak görülebilir. Fiyatlandırma ile ilgili tüm sigorta branşlarında geçerli olan ortak bir formül verilmesi söz konusu değildir. Özellikle hayat ve hayat dışı branşların fiyatlaması arasında farklılıklar bulunmaktadır.
Primin belirlenmesinde izlenmesi gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar şu şekilde sıralanabilir:
• Prim yeterli olmalıdır. Prim sigortacının tazminat giderlerini ve faaliyetinden kaynaklanan diğer giderleri karşılamalıdır. • Prim adil olmalıdır. Prim riske uygun olarak belirlenmelidir. Düşük risk gruplarından düşük prim, yüksek risk gruplarından yüksek prim alınmalıdır. • Prim makul seviyede olmalıdır. Sigortalı tarafından ödenebilir düzeyde olmalıdır. • Prim emniyeti teşvik etmelidir. Primin belirlenmesinde hasarı önleyici ya da azaltıcı uygulamalar prim belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Risk Priminin Hesaplanması
Sigorta priminin esas kısmını risk primi oluşturmaktadır. Sigorta işleminin temel amacı, ortaya çıkması muhtemel riskler sonucu oluşan hasarların tazmin edilmesi ve sigortalının hasar öncesi durumuna döndürülmesidir. Sigorta şirketleri tazminatların ödenmesinde sigortalılardan toplamış olduğu primi kullanır. Bu çerçevede, sigorta şirketinin topladığı primlerin, gerçekleşmesi olası tazminat tutarına eşit olması çok önemlidir. Bu durum sigorta literatüründe uygunluk prensibi olarak adlandırılmaktadır.
Hasar frekansı (HF), incelenen dönem içindeki hasar dosya adedinin (HDA), aynı dönem içindeki poliçe sayısına (PS) oranlanması ile hesaplanmaktadır.
HF=HDA/PS
Hasar şiddeti ise her bir hasar için ödenen ortalama tutarı ifade etmektedir. Hasar şiddeti (HŞ), ilgili dönem içindeki toplam hasar tutarının (THT), yine aynı dönem içindeki hasar dosya adedine (HDA) oranlanması ile elde edilmektedir.
HŞ= THT/HDA
Hasar frekansı ve hasar şiddeti hesaplandıktan sonra, risk primi (RP) bu iki değerin çarpılması yoluyla elde edilmektedir.
RP=HF´HŞ
Fiyatlama Yöntemi
Riskin fiyatlamasında temelde üç yöntem kullanılmaktadır:
• Tahmini Değerleme Yöntemi: Tahmini değerlendirme yöntemi bu yöntemler arasında en eskisidir ve genellikle hasar tahmininin yapılamadığı sigorta branşlarında kullanılmaktadır. Bu yöntemde, sigortacı, primi tecrübelerine dayanarak belirler ve istatistik yöntemlerine genelde başvurulmaz. • Performans Değerlendirme Yöntemi: Performans değerlendirme yönteminde sigortalının geçmiş dönemlerdeki hasar verileri kullanılır. • Sınıflandırma Yöntemi: Sınıflandırma yöntemi en yaygın kullanılan yöntemdir. Sınıflandırma yönteminde iki ayrı metot kullanılmaktadır: o Net Prim Metodu: Net prim metodunda, risk primine sabit (SM) ve değişken masraflar (DM) eklenerek brüt prim (BP) (tarife fiyatı) hesaplanmaktadır.
BP=(RP+SM)/(1-DM-KD)
Formüldeki KD, hedeflenen kârı ifade etmektedir.
o Hasar Rasyosu Metodu: Hasar rasyosu (HR) metodu gerçekleşen hasar oranı (GHO) ile beklenen hasar oranının (BHO) karşılaştırılması yoluyla uygulanan bir metottur.
Tarife Rejimi
Sigortacılıkta fiyatlandırma tarifelere göre yapılmaktadır. Tarife rejimi çeşitleri üç grupta incelenmektedir. Bunlar:
• Serbest tarife rejimi • Tasdik edilmiş tarife rejimi • Tanzim edilmiş tarife rejimi
Serbest tarife rejiminde, tarifelerin belirlenmesinde devlet müdahalesi yoktur. Sigorta şirketleri kendi tarifelerini kendi istatistiki verilerine göre hazırlamaktadır. Tasdik edilmiş tarife rejiminde, sigorta şirketleri tarifelerini hazırlar ve yetkili kurumun onayına sunar. Tanzim edilmiş tarife rejiminde ise tarifeler doğrudan devletin yetkili or-
ganlarınca hazırlanır ve sigorta şirketleri tarafından uygulanır. Türk sigorta sektöründe 1989 yılına kadar tanzim sistemi uygulanmıştır. 1990 yılından sonra ise serbest tarife sistemine geçilmiştir.
Sigorta Türleri-Zarar Sigortaları
Sigortayı farklı açılardan farklı şekillerde sınıflandırmak mümkündür. Örneğin, sağlanan güvenliğin içeriği bakımından, sosyal sigorta-özel sigorta; sigorta ilişkisinin düzenlenmesi bakımından yasal sigorta-akdi sigorta; sigorta ilişkisinin iradeye bağlılığı bakımından, zorunlu sigorta-ihtiyari sigorta; rizikolar bakımından deniz-kara- hava sigortaları; sigorta ettiren ve denetim bakımından sigorta sözleşmesi-reasürans sözleşmesi; primler bakımından sabit primli sigorta-karşılıklı sigorta; sigorta ettirilen çıkarlar bakımından mal ve mal varlığı sigortaları- kişi sigortaları; ödenecek sigorta türleri bakımından ise zarar sigortası-meblağ (can) sigortası olmak üzere farklı şekillerde sınıflandırmalar mevcuttur.
Zarar sigortaları, mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları olarak sınıflandırılabilir.
Mal sigortaları, kişilerin ve işletmelerin aktiflerinde yer alan taşınır ya da taşınmaz varlıklarının bir riziko kaynaklı hasara uğramasından kaynaklanan maddi zararı güvence altına alan sigortalardır. Mal sigortası ile amaçlanan, sigortalanın aktifinin artmasını sağlamak değil, rizikonun ortaya çıkması durumunda aktifinde yaratacağı düşüşün önlenmesidir.
Bir rizikonun meydana gelmesi sonucunda mal sigortaları kapsamında değerlendirilen varlıkla ilgili iki tür hasarla karşılaşılabilir. Bunlar, doğrudan ve dolaylı hasarlardır. Doğrudan hasar, varlığın fiziki olarak hasar görmesi sonucunda varlığın değerinde meydana gelen zarardır. Bu tür zararlarda ilgili varlığın yeniden alınması ya da tamiri gerekmektedir.
Dolaylı hasar ise, ilgili varlıkta doğrudan bir fiziki hasarın oluşması sonucunda ortaya çıkan dolaylı zararlardır. Sorumluluk sigortaları, sigortalının üçüncü kişilere karşı olan sorumluluklarından doğan risklere karşı güvence sağlayan sigortadır. Üçüncü kişilere olan sorumluluk, bir bireyin bedensel olarak yaralanmasına, zarar görmesine neden olduğu ya da bireye ait bir varlığa zarar verilmesi durumunda ortaya çıkabilir. Bu tür risklerin sorumluluk sigortaları ile teminat altına alınması oldukça önemlidir. Bunun üç önemli nedeni olduğu söylenebilir: Birincisi, sorumluluk risklerinin ortaya çıkması durumunda, karşılaşılacak zarara ilişkin herhangi bir üst limit mevcut değildir.
İkinci olarak, sorumluluk riskleri ortaya çıktığında, mahkeme kararları gereği zarar verenin gelirine ya da finansal varlıklarına ipotek konulabilir. Diğer bir deyişle, birini bedensel olarak yaralamış olan kişi, talep edilen tazminat tutarını ödeyemezse gelirine ve diğer finansal varlıklarına mahkeme kararı gereği ipotek konulabilir. Üçüncüsü, sorumluluk riski ortaya çıktığında, zarar veren
tarafın kendini hukuken savunmak adına yapacağı masraflar yüksek olabilir. Sorumluluk sigortasının olmadığı bir durumda avukat tutmak gerekebilir ve avukat masrafı ve diğer hukuki giderler yüksek olabilir.
Bir başkasına zarar vermenin sorumluluğu duruma göre değişmektedir. Örneğin bir araç kazasında yaralanmaya neden olmanın sorumluluğu ile bir işletmenin ürettiği ürünler nedeni ile bir kişiye zarar vermesinin sorumluluğu birbirinden farklı olacaktır. Bu kapsamda, hasara neden olanın sorumluluğu dört farklı sınıfta ele alınabilir:
• Sorumluluğun olmadığı durum • İhmalkarlık sonucu sorumluluk • Kusursuz sorumluluk • Mutlak sorumluluk
Can Sigortaları
Can sigortaları, hayat sigortaları, kaza sigortaları ve hastalık ve sağlık sigortaları olmak üzere üç farklı sınıfta incelenebilir.
Hayat Sigortaları
Hayat sigortası, bir kişinin belirli bir süre içinde veya sözleşmede belirtilen şart ve hâller içinde ölümü veya o kimsenin sözleşmede belirtilen belli bir süreden fazla yaşaması ihtimalini ya da her iki ihtimali beraber teminat altına alan bir sigorta türüdür. Hayat sigortasında gelecek için yapılan bir tasarruf söz konusudur. Hayat sigortasını diğer sigorta türlerinden ayıran en önemli özellik, koruma ve tasarruf fonksiyonlarının ikisine de sahip olmasıdır.
Süreli hayat sigortaları, hayat sigortalarının en basit uygulamasıdır. İsminden de anlaşılacağı üzere, süreli ha- yat sigortalarında, hayat sigortaları belirli bir süre için teminat sağlamaktadır. Sürenin sonunda, poliçe ya iptal edilmekte ya da devam etmektedir. Süreli hayat sigortalarının, yıllık yenilenebilir süreli sigortalar, kademeli süreli sigortalar, teminatı azalan süreli sigortalar gibi türleri bulunmaktadır.
Ömür boyu hayat sigortalarının, süreli hayat sigortalarından iki önemli farkı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ömür boyu hayat sigortalarının geçerliliğinin belirli bir süre için olmamasıdır. Diğer bir deyişle, bu sigortalar süresizdir.
Kaza Sigortaları
Kaza sigortası, sigortalının bir kaza sonucunda karşılaşmış olduğu kayıpları teminat altına alan bir sigorta türüdür. Meydana gelen bir olayın kaza olarak kabul edilebilmesi için ilgili olayın belirli unsurlara sahip olması gerekmektedir:
• Olay önceden öngörülemez olmalıdır, aniden meydana gelmiş olmalıdır. • Olay, dışarıdan kaynaklanan bir olay olmalıdır. • Sigortalıda meydana gelen hasar sigortalının iradesi dışında gerçekleşmiş olmalıdır.
• Olay ortaya çıktığında sigortalının bedeninde sağlık durumunu bozacak ölçüde bir aksaklık oluşturmuş olmalıdır.
Türkiye’de Hazine Müsteşarlığı tarafından çıkarılan “Genel Şartlar” kapsamı belirlenen kaza sigortaları, “Ferdî Kaza Sigortası”, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdî Kaza Sigortası” ve “Maden Çalışanları Zorunlu Ferdî Kaza Sigortası”dır.
Ferdî Kaza Sigortası
Ferdî kaza sigortası, sigorta süresi boyunca sigortalının karşı karşıya kaldığı kazalar sonucunda meydana gelen zararlar için teminat sağlamaktadır. Bu sigortada kaza olayından bahsedebilmek için meydana gelen olayın aniden ve dış kaynaklı olması ve sigortalının bu olay sonucunda ölmesi veya bir sakatlık durumunun oluşması gerekir.
Ferdî kaza sigortası kapsamında belirtilen şu durumlar da kaza olarak kabul edilmektedir:
• Aniden ortaya çıkan gazların solunması • Ani yapılan bir hareket sonucu oluşan adale incinmesi, burkulması ya da kopması • Bazı hayvanların sokması ya da ısırması sonucu zehirlenme hâli • Isırılma sonucu kuduz kaynaklı ölüm ya da sakatlık durumları • Şu hâller ise kaza kapsamı dışında bırakılmıştır: • Her türlü hastalıklı hâl • Sigorta kapsamındaki kaza sonucu oluşmayan güneş çarpması, donma gibi hâller • İntihar veya intihara teşebbüs • Uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk ya da ilaç almak, zararlı madde alma durumları • Sigorta kapsamındaki bir kaza nedeniyle ya- pılmayan her türlü ameliyat ya da ışın uygulamasının neden olduğu vefat hâli veya sakatlık.
Hastalık ve Sağlık Sigortaları
Hastalık ve sağlık sigortaları, bireylerin sağlığında ortaya çıkabilecek bir bozulmanın neden olacağı kayıpları teminat altına alan sigorta türüdür.
Türkiye’de Hazine Müsteşarlığı tarafından çıkarılan “Genel Şartlar” kapsamı belirlenen hastalık ve sağlık sigortaları “Sağlık Sigortası” ve “Seyahat Sağlık Sigortası”dır.
Sağlık sigortası, sigortalının sigorta süresi içinde hastalanması ya da bir kaza sonucu yaralanması hâlinde tedavi masraflarını ve eğer varsa gündelik tazminatları teminat altına almaktadır.
Sağlık sigortasında, aşağıdaki hâller nedeniyle teminat dışında bırakılmıştır:
• Savaş, ayaklanma, çatışma hâlleri • Suç işlemek, suça teşebbüs hâlleri
• Sigortalının tehlikede olan malları ya da kişileri kurtarması dışında kendini tehlikeye atacak davranışta bulunması • Uyuşturucu kullanımı • Nükleer, biyolojik ve kimyasal silah kullanımı ya da bu maddeleri açığa saldırılar • Terör eylemleri ve bu eylemlere yetkili organlarca yapılan müdahaleler nedeniyle oluşan biyolojik veya kimyasal zehirlenme nedeniyle oluşacak zararlar • İntihara teşebbüs sonucu oluşabilecek hastalık veya yaralanma hâlleri.