İŞY204U-KÜÇÜK İŞLETME YÖNETİMİ
Ünite 5: Küçük İşletmelerde Yönetim Fonksiyonları
Giriş
Yönetimin fonksiyonları en genel anlamda yöneticilerin “yönetme” işini yapabilmeleri için yerine getirmeleri gereken işler ya da izlemeleri gereken adımlar olarak ifade edilmektedir. Hatırlanacağı üzere küçük, orta büyüklükte ya da büyük işletmelerin veya bir devletin yönetimi denildiğinde aslında yapılan iş yani “yönetme” işi çok büyük bir farklılık göstermemektedir.
Yönetim Fonksiyonları
Küçük işletmelerin yöneticileri de işletme hedeflerine ulaşabilmek amacıyla işlerin etkili ve verimli yapılması için yöneticilik işini yerine getirmekle yükümlüdür. Günümüzde yönetme işinin yerine getirilmesi için aşağıdaki dört yönetim fonksiyonunun gerçekleştirilmesi gerektiği kabul görmüştür (Maviş, 2006:104-112):
• Planlama • Örgütleme • Yöneltme • Denetim
Yönetim fonksiyonları çerçevesinde yöneticinin ne iş yaptığını daha net bir biçimde açıklayacak olursak bu işleri şu şekilde sıralayabiliriz:
• Yönetici işletmesini başarıya ulaştırmak için belirlenen amaçları gerçekleştirmek üzere ilk olarak ne? nasıl? ne zaman? niçin? gibi soruların cevaplarının verildiği planlama fonksiyonunu yerine getirir. • Ardından planda belirlenen işlerin kendi arasındaki, bu işler ile işleri yapacak kişiler arasındaki ve işletme içinde görev yapacak tüm kişiler arasındaki ilişkileri ve yapıyı belirleyerek örgütleme fonksiyonunu yerine getirir. • Organizasyon yapısını oluşturup iş ile iş, iş ile insan ve insan ile insan arasındaki ilişkileri netleştirdikten yani örgütleme fonksiyonunu yerine getirdikten sonra çalışanların işletme amaçları doğrultusunda etkili ve verimli şekilde görevlerini yerine getirmelerini sağlar yani yöneltme fonksiyonunu yerine yetirir. Yöneltme fonksiyonunu yerine getirirken de iletişim, motivasyon, liderlik, emir-komuta gibi faaliyetleri kullanır. • Son olarak ise ulaşılan sonuçlar ile planlar arasındaki uyumu denetleyip gerekli tedbirleri alarak döngüyü yeniden başlatır. Elbette gerek işletme fonksiyonları gerekse yönetim fonksiyonları arasında koordinasyon sağlamayı da ihmal etmez.
Yönetim fonksiyonları yani planlama, örgütleme, yöneltme ve denetim birbiriyle ilişkisiz ve bağımsız işlevlermiş gibi düşünülmemelidir çünkü bu fonksiyonlar birbirlerinden tamamen ayrılmış durumda değildirler. Planlama, örgütleme, yöneltme ve denetim birbiri ile etkileşim içinde olan faaliyetlerdir. Her biri diğerlerini etkiler ve diğerinden
etkilenir. Planlar değiştiğinde organizasyon yapısında bir revizyon gerçekleştirilebileceği gibi kurulan organizasyon yapısının özellikleri, seçilecek yöneltme araçlarında farklılaşmaya gitmeyi de gerektirebilir.
Planlama
Tarihi süreç içerisinde suç karşılığı olarak kısas ve diyet, Planlama; yöneticinin neyin, ne zaman, nerede, nasıl, kim tarafından, hangi sebeple, hangi maliyetle, ne kadar zamanda ve hangi kalitede yapılacağı gibi çeşitli sorulara cevap aradığı ve bulduğu yönetim işlevidir. Kolayca anlaşılabileceği üzere diğer yönetim fonksiyonlarının yani örgütlemenin; yönetmenin ve denetimin işleyişi, planlama aşamasında bu sorulara verilecek olan cevaplarla yakından ilişkilidir. Diğer yönetim fonksiyonlarının tamamını harekete geçiren planlama, bu özelliği sebebiyle yönetimin ilk fonksiyonu olarak kabul edilir. Planlamanın ardından yerine getirilecek olan diğer tüm yönetim fonksiyonlarının başarıya ulaşabilmesi için öncelikle planlama fonksiyonunun yerine getirilmiş olması gereklidir.
Planlamanın en önemli özelliklerinden biri, geleceğe dönük bir süreç olması ve bu nedenle de belirsizlik ve risk içermesidir. Yakın, orta ya da uzun geleceğe dönük olarak hangi hedeflerin esas alınacağı, bunlara nasıl ulaşılacağı, hangi kaynakların kullanılacağı ve bu kaynakların nereden temin edileceği gibi çeşitli soruların bugünden karara bağlanması planlama sürecini oluşturur. Bu soruların karara bağlanması için ise düşünmek, değerlemek, araştırmak, incelemek, analiz etmek ve tahmin etmek gerekir. Tüm bunların yapılması sırasında yönetici, geçmişte elde edilen sonuçları da dikkate almak zorundadır.
Plan Türleri
Plan; amaçlara ve hedeflere ulaşmayı sağlayacak olan yol, yöntem ve kararları içerir. Gelecekte nelerin gerçekleştirilmek istendiğini bugünden belirlemek, nereye ve nasıl ulaşılacağını bugünden kararlaştırmak ancak planlar vasıtası ile sağlanabilir. Geleceği bugünden ortaya koymayı sağlayan planlar; zamana göre ya da planlama ufkuna göre, kademeye göre ve sürekliliklerine göre olmak üzere üç başlık altında sınıflandırılabilmektedir (Koçel, 2020; Mirze, 2010):
1. Zamana Göre (Planlama Ufkuna Göre) Planlar 2. Örgütsel Kademeye Göre Planlar 3. Süreklilik Durumuna Göre Planlar
Örgütleme (Organizasyon)
Yönetim fonksiyonlarından ikincisi örgütlemedir. Organizasyon ya da organize etme gibi kavramlarla da ifade edilebilen örgütleme, en basit tanımıyla “planların gerçekleştirilmesi için kaynakların düzenlenmesi süreci” olarak ifade edilebilir. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse işletme amaçlarına ulaşmak için gerekli olan insan, finansal ve fiziki kaynaklar ile bilgi ve diğer kaynakların bir araya getirilerek koordine edilmesine yönetimin örgütleme fonksiyonu denir. Örgütleme faaliyetleri, işletme için gerekli olan insan kaynağının
temin edilmesi, iş sorumluluklarının belirlenmesi, işlerin belli iş birimleri kapsamında bir araya getirilmesi, gerekli kaynakların belirlenmesi ve bunların örgütsel yapı içindeki aktarımlarının yapılması ile işletmenin en başarılı şekilde faaliyet göstermesini sağlayacak ortamın oluşturulması yer almaktadır.
Örgüt yapısı ya da diğer kullanımıyla organizasyon yapısı, bir işletme içindeki işlerin düzenlenmesi sonucunda oluşan biçimsel yapıdır. Örgüt yapısı ilk kez oluşturulurken ya da yönetici bu yapıyı değiştirmek veya geliştirmek istediğinde bazı temel noktaları göz önünde bulundurması gerekir. Örgütlemenin temel unsurları olarak da nitelendirebileceğimiz bu noktalar arasında;
• iş bölümü ve uzmanlaşma, • bölümlendirme, • komuta zinciri, • komuta birliği, • kontrol alanı, • merkezileşme ve • biçimselleşme
yer alır.
Örgüt yapısının oluşturulmasında yönetici tarafından karara bağlanması gereken bu örgütleme unsurlarına ayrı ayrı değinmekte fayda vardır.
İş Bölümü ve Uzmanlaşma
İş bölümü; işletme içindeki işlerin, işletme genelindeki bireyler ve birimler tarafından yapılacak daha küçük görevlere bölünmesidir. Böylece bir işin tamamının tek bir işgören tarafından yapılması yerine, işin her biri farklı kişilerce yapılacak görevlere ayrılması sağlanmış olur. İşlerin bu şekilde daha sınırlı görevlere ayrıştırılması yani iş bölümü, beraberinde uzmanlaşmayı getirir. Uzmanlaşma, daha büyük görevlerin belli bölümlerinin farklı insanlar ya da gruplar tarafından gerçekleştirilmesidir. Uzmanlaşma söz konusu olduğunda faaliyeti yerine getirecek olan kişi, işin tamamını yapmak yerine işin sadece kendi üzerine düşen bölümünü yapacak ve böylece görevi üzerine uzmanlaşacaktır.
Bölümlendirme
Örgüt yapısı içindeki departmanların oluşturulması, örgütleme unsurlarından bölümlendirme ile olmaktadır. Bir önceki aşamada iş bölümü ve uzmanlık derecesine göre bölünmüş olan işler, yakınlık düzeylerine göre gruplandırılarak tekrar bir araya getirilir ve işletme içindeki bölümler (departmanlar) oluşturulur. İşletme içindeki bölümlerin oluşturulmasında hangi kriterin temel alınacağına yönetici karar verir. Bölümlendirmede kullanılabilecek yaygın seçenekler arasında fonksiyon, ürün, coğrafi bölge, süreç ve müşteri temelli bölümlendirme yer almaktadır. Bunları kısaca açıklayalım. Fonksiyonlara göre bölümlendirme: Örgüt yapısı oluşturulurken işlerin işletme fonksiyonlarına göre gruplandırılmasını ve benzer görevlerin bir bölüm altında toplamasını öngörür.
Ürüne göre bölümlendirme: Örgüt yapısı oluşturulurken işletmenin sunduğu her ürün için ayrı bölüm oluşturulması temeline dayanan bölümlere ayırma yoludur. Bir gıda firmasının örgüt yapısını oluştururken ev tipi ürünler ve endüstriyel ürünler gibi ürün gruplarını temel alması, bu bölümlendirme türüne verilebilecek bir örnektir. Örgüt yapısı içinde ilk kademe ürün tipine göre düzenlenen bu bağımsız birimlerden oluşmakla birlikte bu birimlerin kendi içinde yine fonksiyonlara göre gruplandırılmış üretim, satış, muhasebe gibi alt bölümler de bulunur.
Coğrafya temeline göre bölümlendirme: Temel alınacak coğrafi bölgeler hakkında ayrıntılı bilgiye sahip uzmanların varlığını gerektiren bölümlendirilme şeklidir. Karar verme yetkisinin yönetimin en alt kademelerine kaydırılabilmesine olanak veren coğrafya temeline göre bölümlendirme, aynı zamanda bölgede koordinasyonun iyileştirilmesini ve müşterilerle kurulan iletişimin daha etkili hâle getirilmesini de sağlar.
Müşteri temeline göre bölümlendirme: Belirli müşterilerin siparişlerine göre faaliyet gösteren işletmeler tarafından tercih edilen bölümlendirme yöntemidir. Her müşterinin özel istekleri olduğu durumlarda daha fazla tercih edilir. Müşteri temeline göre bölümlendirme yapılırken işletmenin bütün fonksiyonları değil müşteri ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı fonksiyonlar yapıya dahil edilir. Süreç temeline göre bölümlendirme: Belirli makinelerin ya da donanımın kullanıldığı veya işi tamamlamak için belirli işlemleri yapan kişilerin birlikte ve aynı bölüm içinde toplanmasını gerektiren işlere uygun olan bölümlendirme türüdür. Tekstil sanayiinde bu tip bölümlendirmeye sıkça rastlanabilmektedir.
Komuta Zinciri
Yönetimin örgütleme fonksiyonu yerine getirilirken dikkate alınması gereken önemli unsurlardan bir diğeri de komuta zinciridir. Komuta zinciri, işletme içinde tüm kademelerindeki yöneticiler ve çalışanlara ilişkin tüm pozisyonları birbirine bağlayan düzeni anlatan kavramdır. Komuta zinciri kavramı aynı zamanda örgütleme fonksiyonu gerçekleştirilirken işletme içindeki görevler ile ilgili emirleri kimin nasıl vereceğini ve kimin kime karşı sorumlu olacağını da belirlemek gerektiğini vurgulayarak işletme içindeki komuta düzenini ifade eder. Komuta zincirinin daha iyi anlaşılabilmesi için bu konu ile ilgili bazı kavramların zihinlerde anlamlandırılması gerekir. Yetki ve sorumluluk ile yetki devri kavramları bunlar arasında en fazla dikkat çekenlerdir.
Komuta Birliği
İşletmeler içinde çatışmaların en fazla yaşandığı noktalardan biri de birden fazla kişiden emir almak durumunda kalıp hangi emri yerine getirmesi gerektiğine karar veremeyen personelin karşı karşıya kaldığı durumlardır. Bu sebeple de örgütsel yapılar oluşturulurken dikkate alınması gereken hususlar arasında komuta birliği özel bir önem taşır. Komuta birliği, örgütsel hiyerarşi içinde
her astın sadece bir üstten emir alması ve sadece bir üste karşı sorumlu olması gerekliliğini ifade eder.
Kontrol Alanı
Bir yöneticinin etkili ve verimli bir şekilde yönetebileceği ast sayısını ifade eder. Bu konudaki geleneksel görüş, bir yöneticinin beş ya da altıdan fazla astı yönetmek zorunda kalmaması gerektiğidir. Yeni yaklaşımlara göre ise bir yöneticinin etkili ve verimli bir şekilde yönetebileceği ast sayısı, bu şekilde bir sınırlamaya tabi tutulamaz çünkü yönetilebilecek ast sayısı, pek çok farklı faktörün etkisi altında duruma göre değişkenlik gösterebilir.
Merkezileşme-Merkezileşmeme Derecesi
Yöneticinin örgütleme fonksiyonunu yerine getirirken önemle üzerinde düşünmesi gereken konulardan biri de merkezileşme derecesidir. Merkezileşme derecesinin belirlenmesi, karar verme yetkisinin sadece üst yönetimin elinde olup olmayacağının belirlenmesidir. Eğer merkezileşme derecesi yüksek bir örgüt yapısı kurulmak isteniyorsa üst kademe yöneticilerin tüm kararları aldığı, alt kademelerdeki yöneticilerin ve çalışanların ise sadece onların verdikleri emirleri uyguladıkları bir yapı oluşturulmalıdır. Merkezileşme düzeyinin düşük olması istendiğinde ise karar verme işinin faaliyete en yakın kademedeki yöneticiye bırakılması gerekir.
Biçimselleşme
Yöneticilerin örgütleme fonksiyonu sırasında karar vermeleri gereken bir diğer husus, biçimselleşme düzeyidir. Biçimselleşme en basit tanımı ile işletme içinde neyin, ne zaman, nerede ve nasıl yapılacağının önceden ayrıntılı olarak belirlenmiş, yazılı kurallara bağlanmış ve bu kurallara uyulmasının da zorunlu hâle getirilmiş olmasıdır. Yüksek düzeyde biçimselleşmenin varlığı; örgüt yapılarında açıkça belirlenmiş iş tanımlarını, birçok örgütsel kuralı ve iş sürecini kapsayan açıkça tanımlanmış prosedürleri gerektirir.
Mekanik-Organik Yapı
Bir örgüt yapısı katı kurallara, yönetmeliklere, standardize edilmiş görevlere ve sıkı denetime dayalı olarak işliyorsa bu yapının mekanik bir örgütsel yapı olduğu söylenebilir. Mekanik örgütsel yapılarda çalışanların neyi nasıl yapacağı, nelerden sorumlu olduğu ve nelerin onların işi olmadığı gibi konular örgüt şemaları ve organizasyon el kitapları ile çok açık bir şekilde belirlenmiş, tanımlanmış ve açıklanmıştır. Mekanik örgütsel yapılarda biçimselleşme ve merkezileşme düzeylerinin de yüksek olduğu söylenebilir. Bu tip örgütsel yapılarda çalışanlardan kaynaklanacak kişisel farklılıklar ve yargılar ortadan kaldırılarak belirsizlikler en aza indirilmeye çalışılır.
Yöneltme (Yürütme)
Yönetim fonksiyonlarından üçüncüsü yöneltmedir. Hatırlanacağı üzere yöneticiler ilk olarak planlama fonksiyonunu yerine getirirler ve planlama kapsamında amaç ve hedefleri belirleyip bu amaç ve hedeflere ulaştıracak yolları yani planları oluştururlar. Planlama fonksiyonun
ardından yöneticilerin yerine getirmesi gereken yönetim fonksiyonu örgütlemedir. Organizasyon olarak da isimlendirilen yönetimin bu ikinci fonksiyonunu yerine getirirken yöneticiler planlara uygun olarak işletme kaynaklarını düzenlerler. İş ile iş, insan ile insan ve iş ile insan arasındaki ilişkileri içeren örgüt yapılarını oluştururlar. Bu aşamadan sonra sıra yönetimin yöneltme fonksiyonuna gelir.
Yöneticiler, hazırlanmış olan örgütsel yapının harekete geçmesini diğer bir anlatımla çalışanların işletme amaçları doğrultusunda etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarını sağlarlar. Bu aşamada yani yönetimin yöneltme fonksiyonu kapsamında yöneticilerin, astlarına işletme amaçlarına ulaşmak için ne yapmaları gerektiğini bildirmesi gerekir. Yöneticiler, astlarına emir vererek, iletişim kurarak, onların işlerini kendi istekleri ile ve en iyi şekilde yapmalarını sağlayarak yani astlarını motive ederek, onlara yol göstererek ya da örnek olarak yani liderlik ederek yöneltme fonksiyonunu yerine getirirler. Yöneltme, yöneticilerin işletme içindeki, psiko-sosyal yapıları birbirinden farklı olan çok sayıda insan ile dinamik bir şekilde ilişki kurmasına dayanan yönetim fonksiyonudur.
Etkin bir yöneltme sistemi için aşağıdaki koşulların sağlanması gereklidir:
• Çalışanları iyi tanımak • Çalışanları işletme amaçlarına inandırmak • Çalışanları kontrol altında tutmak • Çalışanların işletme ile ilişkilerini düzenlemek • Etkili bir iletişim düzeni oluşturmak • Çevresine iyi örnek olmak • Görev kişiliği gelişmemiş kişileri örgütten uzaklaştırmak
Emir Verme
Emir, yöneticinin astlarına bir şeyi yapmaları ya da yapmamaları konusunda bilgi vermesidir. Astlara ne yapmaları gerektiğini bildirmek için verilen emirlerin belli başlı bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Yöneltme fonksiyonunu yerine getirirken emir veren yöneticinin dikkat etmesi gereken konuları şu şekilde sıralayabiliriz:
• Astlara verilen emirler yerine getirilebilecek nitelikte, makul ve kabul edilebilecek düzeyde emirler olmalıdır. • Emir verilirken astın gücü, yeteneği ve tecrübesi göz önünde bulundurularak emirlerin astın bu konulardaki vasıflarını aşmamasına özen gösterilmelidir. • Verilecek olan emirlerin asta verilen yetkilerle, sunulan fiziki olanaklarla ve emri yerine getirmesi için kendisine tanınan süre ile uyumlu ve bu koşullar altında gerçekleştirilebilecek nitelikte olmasına özen gösterilmelidir. • Asta emir verilirken verilen emrin noksansız, açık, net ve anlaşılır olmasına dikkat edilmelidir.
• Astlara verilen emirler tam olmalı, işin yapılması ile ilgili eksik bir nokta bırakılmamalıdır. • Emir verilirken olumlu bir anlatış biçimi ile neyin yapılması gerektiği, bu emrin amacının ne olduğu, yapılacak işin neye yarayacağı, ne kadar zamanda bitirilmesi gerektiği ve emrin yerine getirilmesi için nelerin gerektiği gibi konular yönetici tarafından asta açıklıkla izah edilmelidir.
Motivasyon (Güdüleme)
Motivasyonu, motive olma ve motive etme olarak iki yönlü düşünebiliriz. Çeşitli kaynaklarda “güdülenme” olarak da karşımıza çıkan “motive olma”yı en basit şekilde, “kişilerin belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kendi arzu ve istekleri ile davranmaları” şeklinde tanımlayabiliriz. “Motive etme” ya da diğer kullanımı ile “güdüleme” ise, “insanları belirli bir amaca doğru, devamlı şekilde harekete geçirmek için gösterilen çabaların tamamı”dır. Öyleyse yönetimin yöneltme fonksiyonunu uygulamaya çalışan bir yöneticinin çalışanlarının motive olmalarını (güdülenmelerini) yani işlerini kendi istek ve arzuları ile en iyi şekilde yapmalarını sağlamak için onları motive etmesi (güdülemesi) yani çalışanların işletme amaçları doğrultusunda hareket etmelerini sağlamak için çaba göstermesi gerekmektedir.
Liderlik (Önderlik)
Yöneltme fonksiyonunu yerine getirirken yöneticilerin önemli yardımcılarından bir diğeri de liderliktir. Önderlik olarak da adlandırılabilen liderlik; belirli şartlar altında, belirli kişisel veya grupsal amaçların gerçekleştirilmesi için bir kimsenin başkalarının faaliyetlerini etkilemesi ve yönlendirmesi süreci olarak tanımlanabilmektedir.
İletişim
Yönetimin yöneltme fonksiyonu kapsamında yöneticiye yardımcı olacak diğer bir araç ise iletişimdir. İletişim; insanların duygu, düşünce, tutum ve davranışlarını, bilgi ve anlayışlarını, sözlü, yazılı ve sözsüz olarak diğerlerine iletmesidir. İşletme içerisindeki bütün bölümler, bütün birimler ve bütün bireyler arasında her türlü faaliyet ve eylemin gerçekleştirilmesi sürecinde bağlantı aracı olarak iletişim rol alır.
Denetim (Kontrol)
Yönetim sürecinin tamamlanması ve yeniden planlama fonksiyonu ile sürecin devam ettirilmesi için yöneticinin yerine getirmesi gereken son yönetim fonksiyonu denetimdir. Denetim kelimesi genellikle bir durum, olay ya da faaliyetle ilgili hata aramak, suçluyu bulmak ve cezalandırılmasını sağlamak gibi eylemleri çağrıştırmaktadır. Oysa bu tip bir yaklaşım, daha çok hukuki bir faaliyet olarak gerçekleştirilen denetim için geçerlidir. Teftiş olarak da bilinen hukuki denetimde amaç; hangi kuralların ihlal edildiğini, sorumluların kimler olduğunu ve bu kişilere ne gibi cezai yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirlemektir. Oysa dersimiz kapsamında incelemekte olduğumuz yönetim fonksiyonu olarak denetim, hukuki denetimden yani teftişten oldukça farklı bir faaliyettir. Yönetim fonksiyonlarının sonuncusu
olan denetim; örgütsel faaliyetlerin yerine getirilmesi ile ulaşılan sonuçların, önceden belirlenmiş olan amaç, hedef ve standartlara uygunluk düzeyini belirlemek ve beklenen uyum gerçekleşmemişse sapmaların sebeplerini belirleyip gerekli düzeltmeleri yapmak amacıyla gerçekleştirilir. Yönetim fonksiyonu olan ve çoğu zaman kontrol olarak da anılan denetim, işletme faaliyetlerinin, önceden belirlenmiş olan işletme amaçlarına ulaşmayı sağlayıp sağlamadığını belirlemek için uygulanır.
Geleneksel yaklaşıma göre yöneticiler, sorumluluk alanlarındaki işlerin işletme amaçlarına uygun şekilde yapılmasını sağlamak zorundadırlar. Gerçekleşen sonuçların belirlenen standartlara ulaşamaması durumunda da gerekli önlemleri alarak düzeltmeleri yapmalıdırlar. Böyle beklentilerin olduğu bir ortam içinde yöneticiler, çalışanların faaliyetlerini sürekli olarak denetlemek ve gözetmek durumunda kalırlar çünkü geleneksel yaklaşımda çalışanların işlerini yaparken sürekli izlendiklerini hissetmelerinin, onların işlerine odaklanmalarını sağlayacağına inanılmaktadır. Ayrıca sürekli denetlenmenin, işgörenlerin işlerini daha özenli şekilde yapmalarını ve kaynakları etkili ve verimli bir şekilde kullanarak israfından kaçınmalarını sağlayacağı da ileri sürülmektedir. Tüm bunları sağlamak için geleneksel denetim yaklaşımı çerçevesinde kullanılması önerilen başlıca araçlar arasında kişisel gözlem, finansal denetim ve iç kontrol bulunmaktadır.
Denetim fonksiyonu farklı bir bakış açısı ile değerlendirildiğinde yöneticinin yaptığı işlerde ve aldığı kararlarda kendisine yol gösteren göstergeleri oluşturan bir faaliyet olduğu ileri sürülebilir. Bu yaklaşıma göre işletme içinde gerçekleştirilecek olan denetim uygulamaları ve raporlama sistemleri sayesinde yöneticiler; yönettikleri birimin genel gidişini, sorunlarını ve önem almaları gereken durumları gecikmeden görebileceklerdir.