AÖF Soru Bankası
İSY204U · Ünite 3

Küçük İşletmeler ve Etik

Küçük İşletme Yönetimi dersi, ünite 3 özeti

İŞY204U-KÜÇÜK İŞLETME YÖNETİMİ

Ünite 3: Küçük İşletmeler ve Etik

Giriş

Küçük işletmeler müşterilerini de yakından tanırlar ve çoğu müşteri de işletme sahibi ve çalışanlarını bilir. Hatta bu işletmelerde çoğu zaman sıradan bir alışveriş yapılmaz; hâl hatır sorulur, karşılıklı hastalık ve sağlık durumları konuşulur, çocukların durumları sorulur, çay ve kahve eşliğinde günlük siyaset ve ülke gündemi değerlendirilir. Çoğu küçük işletmenin sadık bir müşteri kitlesi de olabilir. Küçük bir işletmedeki etik dışı davranışın müşteriler tarafından duyulması ve gösterilen tepkiler nedeniyle işletmenin satışlarının kısa zamanda düşüşe geçmesi mümkündür. Küçük işletmelerin etik davranışlar sergilemesinde, işletmede bir etik kültürün geliştirilip kuşaktan kuşağa aktarılmasında ve işletmede ahlaki bakımdan bir sorun ortaya çıktığında etik kararlar verilmesinde işletme sahibinin ve çalışanların rolü son derece önemlidir. Yönetici ve çalışanlar, işletmenin günlük faaliyetleri kapsamında kimi davranışlar sergilerler. Bu davranışlar bir küçük işletmede etik davranışın bir kültür olarak yaşamasını sağlayacak ana unsurlardır. Bu etik kültür sayesinde sınırlı ama kaliteli ürünler üretilmekte ve hizmetler sunulmaktadır. Bu da işletme ile müşteriler arasında güvene dayanan bir ilişkinin doğmasını ve sadık bir müşteri kitlesini kendiliğinden oluşmasını sağlayabilmektedir.

Etik Kavramı ve Önemi

Günlük yaşamda insanların birbirlerini etik davranmamakla itham ettiğine tanık oluruz. Bu; kimi zaman bir esnafın müşterisini, kimi zaman ise müşterinin esnafı veya sıradan bir olayda tarafların birbirlerini suçlaması biçiminde ortaya çıkmaktadır. Hatta buna benzer örneklerle sizler de karşılaşmış olabilirsiniz ancak çoğu zaman gündelik yaşamda ahlak anlamında etik veya etik anlamında ahlak kavramları kullanılmaktadır. Ahlak ve etik kavramlarının birbiri yerine kullanımı için farklı nedenler söylenebilir. Ahlak kavramı, “bir toplumdaki bireylerin benimsedikleri, uymak zorunda oldukları ilkelerin ve kuralların tümü” (Köknel, 2006) veya “bir kişinin, bir toplumsal sınıfın, bir ulusun, bir kültür çerçevesinin vb. belli bir tarihsel dönemde yaşamına giren ve eylemlerini yönlendiren inanç, değer, norm, buyruk, yasak ve tasarımlar topluluğu ve ağı” olarak tanımlanabilir (Özlem, 2010). Ahlak tanımlarının ortak özellikleri olmasına rağmen tanımlarda bir görecelik olduğu da açıktır. Ahlak tanımlarından yola çıkarak aynı davranışın kültürden kültüre farklı algılanabildiği, aynı davranışa dayanarak bağlama göre kişilerin ahlaksız veya ahlaklı olarak değerlendirilebildiği ortaya çıkmaktadır.

Etik ve ahlak arasında bir dizi farklılıklar vardır. Aşağıda bu farklılıklara yer verilmiştir:

• Etik, toplumsal veya kişisel yaşamlarda eylem olarak izlenebilen davranışların üzerindeki ayrıntılı düşünce alanıdır. Ahlak ise, kişinin özellikle ahlaki bakımdan gösterdiği davranımdır.

• Etiğin kapsamı; ahlakı, çeşitli özelliklerine göre ayrıştırmak ve nesnel bir düşünce şekli ortaya koymaktır. Ahlak ise belirli bir ahlaki anlayışın savunulması görevini üstlenir. • Etik, ahlaki yargıları analiz ederek ne anlatmak istediğini ortaya koyma görevini üstlenir. Ahlak ise ahlaki yargıları ortaya koyar. • Etik, eleştirel bir yaklaşımla olayları irdeler. Ahlak, kural koyar. • Etik, ayrıntılı düşünme eylemi olarak düşünüldüğünde genel olarak “adalet, özgürlük, haz, irade, mutluluk, yarar, gereklilik, erdem, değer, ödev, iyi, kötü, sorumluluk, eşitlik, yükümlülük” gibi kavramların anlamlarını açıklar. Kısaca ahlak dili olarak açıklanabilir. Ahlak ise yalnızca ahlak öğretilerine yönelik bir düşünme eylemidir.

Ahlak üzerine konuşabilmek için öncelikle bir insan eyleminden veya davranışından söz etmek gerekmektedir. Daha sonra da davranışın etik olup olmadığı değerlendirilebilir. Davranış, “Bir kimse ya da bir olay karşısında takınılan tutumdur.” (Bakırcıoğlu, 2012). Davranış, “kişinin özellikle ahlaki bakımından gösterdiği davranım” olarak tanımlanabilir. Davranım ise, “bir organizmanın uyarımlara karşı yaptığı, görülen, görülmeyen her türlü bedensel, fizyolojik, zihinsel ve duygusal tepki”dir.

Etik, iyi bir yaşamın nasıl olabileceğini belirlemek üzere ahlaki soruları incelemeye alır (Haynes, 2002). Bir felsefe disiplini olarak etik, “İyinin ne olduğunu araştıran; insanın olup bitenler karşısında takındığı tavırları çözümleyen, ‘Ne yapmalıyız?’ sorusuna aranan cevapları temellendiren; eylemde bulunma ile bilme, eylem ile bilgi arasındaki ilişkileri inceleyen felsefe dalıdır.” (Çotuksöken, 2006). Kısaca etik en yalın olarak; insanın kişisel ve toplumsal yaşamdaki ahlaki sorunlarını ele alıp konu olarak incelemek (Akarsu, 1998) biçiminde de tanımlanabilir.

Etiği bir pusulaya benzetebiliriz. Pusula size gideceğiniz adresi söylemez, gidilecek adresin yönünü gösterir. Etik de kişinin herhangi bir eylem ya da davranışı değil doğru davranışı fark etmesini ve bu yönde hareket etmesini sağlar. Etik, konu olarak daha temel ve genel soruları ele almaktadır.

Etikle İlgili Temel Kavramlar

Etik ile ilgili sıklıkla etik kural, etik norm, etik değer, etik kod, etik sorun, etik ikilem ve etik ihlali gibi kavramların birlikte ele alındığı görülür.

Etik Kural

Etik kurallar, etik ilkeler gibi davranışlara yön gösteren ve ölçüt oluşturan, etik ilkelere göre daha özel ve somut olan ve etik ilkelerden türetilen düzenlemelerdir (Yıldırım ve Kadıoğlu, 2007). Örneğin, birçok işletme müşterilerinin kimlik numarası, telefon numarası, e-Posta adresi, ev adresi


gibi bilgilerine fatura kesme veya müşteri veri tabanı oluşturma gibi nedenlerle sahip olabilmektedir.

Etik Norm

Bir küçük işletme özelinde etik norm; bir işletmenin, işletme sahibinin ve işletme çalışanlarının kendileri ve toplumsal ilişkilerinde, üretim, satış ve satış sonrası süreçlerde nasıl davranmaları gerektiği konusunda uymaları gereken kurallar olarak tanımlanabilir.

Etik Değer

Değer, bir şeyin önemini gösteren ölçüt, bir şeyin yapılmasına değer olan karşılık, nesne ya da kavramlar arasında bazılarına önem verme ya da belli bir anlam yüklemedir. Etik Değer ise davranışlara yön gösteren ve onları gerekçelendiren bir öneri veya yönergeye denir.

Etik İlke

Farklı çerçevelere özgü temel yaklaşımları ve davranışlara yön gösteren ve ölçüt oluşturan en genel, temel ve soyut kurallara etik ilke denir.

Etik Kod

Kurum tarafından, kurum yöneticilerinin ve çalışanlarının mevcut ve gelecekteki davranışlarına rehberlik etmesi için hazırlanan yazılı kurallar bütününe etik kod ismi verilir.

Etik Sorun

Bir davranışın iyi olup olmamasıyla ilgili tereddütlerin veya itirazların ortaya çıktığı duruma etik sorun denir.

Etik İkilem

Kurala bağlanmamış, durumlarda karar vericinin yaşadığı seçim sorunudur.

Etik İhlal

Davranışın belli bir veya birkaç etik ilkeye veya kurala tereddüte yer bırakmayacak biçimde aykırı olması durumuna etik ihlal denir.

İşletmecilikle İlgili Uygulamalı Etik Türleri

İşletmecilik alanında görülen etik türleri uygulamalı etik kapsamında değerlendirilmektedir. Bunlar arasında iş etiği, meslek etiği ve yönetim etiği sayılabilir. Bu etik türleri aşağıda açıklanmıştır.

İş Etiği

İş etiği; iş hayatındaki davranışlarda neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair kurallar, ilkeler ve standartlardan oluşmaktadır. Bu anlamda iş etiği kavramı; dürüstlük, sözünde durmak, hakça davranış, yapılan haksızlıklara karşı çıkmak gibi değerlerle ilgilenmektedir (Kırel, 2000). İş etiği; bireysel, örgütsel ve toplumsal düzey olmak üzere üç düzeyde ele alınabilir: Bireysel düzeyde iş etiği, bireylerin dürüstlük ve ortak yarar ilkelerini temel alarak kendi çıkarları ile başkalarının çıkarları arasında denge gözetilmesini ifade etmektedir. Örgütsel düzeyde iş etiği, her örgütün sahip olduğu, konuşulan veya konuşulmayan ortak bilinç ile ilgilidir. Toplumsal düzeyde iş etiği ise bireyleri ve örgütleri yönlendiren kültürel, politik ve

ekonomik güçleri ve demokratik kapitalizmi tanımlayan değerlerdir (Demirkasımoğlu, 2020).

Meslek Etiği

Meslek etiği; belli bir meslek grubunun mesleğe ilişkin olarak oluşturup koruduğu, meslek üyelerine emreden, onları belli bir biçimde davranmaya zorlayan, kişisel eğilimlerini sınırlayan; yetersiz ve ilkesiz üyeleri meslekten dışlayan, meslek içi rekabeti düzenleyen ve hizmet ideallerini korumayı amaçlayan mesleki ilkeler bütünü (Aydın, 2010) olarak tanımlanmaktadır.

Yönetim Etiği

Yönetim etiği, etiğin yönetimle ilişkilendirildiği ve yönetim işlevlerinin etik boyutunun ele alındığı bir alandır. Yönetim etiği, genel olarak yöneticilere islerinde onlara yol gösterecek davranış, biçimleri olarak tanımlanmaktadır (Filizöz, 2011, 220”den akt. Kavi ve Koçak, 2011). Yöneticilerin, örgütün kültürünü, etik ilkeler doğrultusunda inşa etmesi de yönetim etiğinin bir konusudur. Dolayısıyla hem yönetimin etiği hem de etiğin yönetimi, yönetim ile etiği kesiştirmektedir (Kavi ve Koçak, 2011). Yönetim etiği üç başlıkta ele alınabilir (Pehlivan, 1998):

1. Kişisel uygulamalar ve ahlaki sorunlar: Yöneticilerin yasa dışı olan ancak kişisel doyum ve kazançla sonuçlanan etik seçimlerini içerir. Kaynakların yanlış kullanımı, çıkar çatışmaları ve cinsel taciz bu gruba girer. 2. Mesleki eylemler: Yöneticilerin mesleki konularla ilgili olarak yaptığı etik seçimleri içerir. Örneğin adam kayırma, sorun çıkmasın diye ilgili tarafların baskısına boyun eğme ve çalışanların işten atılması gibi. 3. Günlük yönetim işleri: Örgütlerde gücün kullanımı, örgütlerin ve bireylerin şekillendirilmesi, doğru değerlerin karşılaştırılması, gücün adil bir biçimde kullanıp kullanmadığı ve uygulanan seçimlerin haklılığının yargılanması gibi konuları içerir.

İşletmelerde Yaygın Olarak Görülen Etik İhlalleri

Her türlü etik dışı davranış önemli olmakla birlikte küçük işletmelerde yaygın görülme olasılığı olanlarından kimileri kısaca aşağıda açıklamıştır (Kutlu, 2017; Sökmen ve Tarakçıoğlu, 2011).

Ayrımcılık, küçük işletmelerde en çok görülebilecek etik dışı davranış denilebilir. İşletme yaşamında ayrımcılık; personel alımı, çalışma koşulları, ücret belirleme ve değerleme, performans değerleme, kariyer ilerlemesi ve işten çıkarma, hemşericilik, görev dağılımı biçiminde görülebilir. Ayrımcılığın iki türü vardır. Birincisi açık ayrımcılıktır. Buna bir işletmede kadınların yönetim görevlerine getirilmemesi veya gelememesi, ırka dayalı ayrımcılık yapılması örnekleri verilebilir. İkincisi kurumsal ayrımcılıktır. İşletmelerde özürlü, kadın, dezavantajlı


gruplar için kota konulmaması kurumsal ayrımcılık örnekleridir.

Kayırma, özü itibarıyla kişi veya kişilere işletme aracılığıyla çıkar sağlama işidir. Bu çıkar maddi, manevi olanaklar, makam ve mevki sahibi olma imkânı sunmak, işletmeye mal ve hizmet alımı için arkadaşlık, akrabalık, hemşericilik gibi nedenlerle işlerin kolaylaştırılmasıdır. Küçük işletmelerde kayırma işletmede istihdamın daha çok akrabalık ilişkilerine dayalı olarak yapılması biçimde görülmektedir.

Rüşvet, işletme çalışanlarının para, mal, hediye gibi maddesel çıkarlar karşılığında, bunları sağlayan kişilere ayrıcalıklı davranmasıdır. Küçük işletmelerde rüşvet olarak etik dışı davranışın meydana gelmesi göreceli olarak kamuya göre daha azdır. Ancak küçük işletmeler diğer kurumlarla veya kamusal olan işlerini yürütmek için rüşvet yoluna başvurabilir. Bu yolu çoğunlukla işletme sahibi tercih edebilir.

Bencil davranışlar, işletme yöneticisinin veya işletme çalışanlarının insancıl eğilimlerini ve duygularını geriye iterek, sadece kendi çıkarlarına uygun bir sömürü ortamına dönüştürmeye yönelik bir çıkar güdüsüdür. Bencil davranışlar gösterenler işletme amaçlarını, yasal ve toplumsal sorumluluklarını, meslek etiğini vb. düşünmeden sadece bireysel çıkarlarını düşünerek eylemde bulunurlar. Onlar için sadece kendileri vardır ve ciddi bir ego sorunu yaşadıkları açıktır.

Yolsuzluk, bir çıkar için yetkilerin yasadışı kullanımı olarak tanımlanmaktadır (Pehlivan, 1998). Yolsuzluk yoluyla sağlanan kazanç maddi olabileceği gibi olmayabilir de. Yolsuzluk etik dışı davranışlar içinde kapsamı geniş olanlardan biridir çünkü yolsuzluğun rüşvet, zimmet ve kayırma gibi etik dışı davranışlarla beraber ortaya çıkma gibi bir özelliği vardır.

Zimmet, çalışanların para ve mal niteliği taşıyan kendilerine ait olmayan bir kaynağı yasalara aykırı olarak kişisel kullanımı için harcaması veya kullanmasıdır.

Sahte ve yanıltıcı belge düzenleme, sahte belge hukuken geçerli olması için zorunlu ve yeterli unsurlara sahip olmayan belge; yanıltıcı belge ise, şekil ve şartlar açısından uygun düzenlendiği halde içerdiği bilgiler yanlış ve yanıltıcı olan belgelerdir.

Cinsel taciz, aciz olana yapılan laf atma, el, kol hareketleri yapmakla başlayan, ırza geçmeye kadar varan geniş bir yelpaze içinde yer alan haksız ve kötü niyetli davranışlardır (Pehlivan, 1998).

Dogmatik davranma, daha önce doğru olduğu düşünülen bir kavram, inanç ve uygulamanın zamanla yerini başkalarına bırakması durumunda eskisine olan bağlılığı ifade eder.

Bezdiri (mobbing), duygusal bir saldırı olarak kabul edilmektedir. Bir kişinin diğer insanları kendi rızalarıyla veya rızaları olmadan, başka bir kişiye karşı etrafında

toplaması ve sürekli kötü niyetli hareketlerde bulunması, ima etmesi, alay etmesive karşısındakinin toplumsal itibarını zayıflatması gibi yollarla, saldırgan bir ortam oluşturarak, söz konusu kişiyi işi bırakmaya zorlamaktır.

Yaranma ve dalkavukluk, astın üste gösterdiği bir etik dışı davranış olarak çalışma yaşamında görülmektedir. Yaranma ve dalkavukluk gerçeği yansıtmayan abartılı ve samimi olamayan davranışları içerir. Bu tür davranışlar eninde sonunda işletmede huzursuzluk ve karışıklığa neden olur.

Etik Karar Verme Süreci

Bir işletme, ister küçük ister büyük olsun işletmede işletme sahipleri ve çalışanları kimi kararlar verirler. Karar verme sürecinde işletmenin üst düzey yöneticileri tarafından verilen kararlar daha çok stratejik nitelik taşımakta; alt kademelerdeki kararlar üst yönetim tarafından belirlenen stratejilere uygun olmaktadır. Kişi ve grup kararları, karar sürecinin tek kişi tarafından veya grup tarafından gerçekleştirileceği üzerinde durur.

Forester-Miller ve Davis (1996) tarafından ortaya konulan yedi aşamalı etik modelin birçok işletme ve kurumda yaygın olarak kullanıldığı söylenebilir. Çünkü model oldukça yalın ve kolay uygulanabilir aşamalardan meydana gelmektedir. Bu modelin aşamaları kısaca aşağıdaki gibi özetlenebilir:

1. Problemin tanımlanması: Bu aşamada karşılaşılan etik sorun ile ilgili mümkün olduğu kadar çok bilgi toplanmalıdır. Bilgiler toplanırken oldukça seçici ve tarafsız olunmalıdır. Bu önemlidir çünkü sonraki aşamalar bu bilgiler üzerine inşa edilecektir. Kolaylık sağlaması açısından fikirler bir yere yazılarak, gerçekler, varsayımlar ve şüpheler olarak not edilmelidir. Bu aşamada pek çok soru sorulabilir: Etik mi? Yasal mı? Mesleki bir sorun mu? Bunların birçoğunun bileşiminden oluşan bir sorun mu? Eğer yasal sorun varsa yasal tavsiye alınmalıdır. Karar vericinin şu soruları da sorması yararlı olabilir: Konu benimle mi ilgilidir ve ben ne yapmalıyım veya yapmamalıyım? Sorun müşterilerle mi ilgilidir? 2. Etik kodların uygulanması: Problem tanımlandıktan sonra işletmenin etik kodları (yoksa oluşturulmalıdır) işe koşulmalıdır. Problemin çözümüne ilişkin uygulanabilir, belirli ve açık standart veya standartların olup olmadığı kontrol edilmelidir. 3. İkilemin doğasının belirlenmesi: Sorunun tüm farklı boyutlarının ele alınabilmesini güvence altına almak için izlenecek birçok yol vardır. Bunlardan kimileri aşağıda verilmiştir: • Doğruluk, adalet, yararlılık, zarar vermeme ve özerklik gibi etik ilkeler dikkate alınmalıdır. • Teoride tüm ilkeler eşit değere sahiptir. Bu durumda ilkelerin ikisi veya daha fazlası


çatıştığında hangilerinin öncelikli olacağını karar verici belirleyecektir. • Bir karara varmadan önce konuyla ilgili güncel yazılı kaynaklar gözden geçirilmelidir. • Tecrübeli uzmanların görüşleri alınmalıdır. Toplanan bilgiler onlarla birlikte değerlendirilmeli ve böylelikle karar vericinin tarafsız olarak göz önüne almadığı bir bakış açısının ortaya çıkmasına olanak sağlanmalıdır. • Etik ikilemi çözmede yardım edebilecek ulusal kuruluşlara başvurulmalıdır. 4. Potansiyel kararların belirlenmesi: Olası kararlar için mümkün olduğu kadar beyin fırtınası yapılmalıdır. Yaratıcı olunmalı ve tüm kararlar dikkate alınmalıdır. Seçenekleri genel bir hâle getirmek için mümkünse en az bir meslektaştan yardım alınmalıdır. 5. Belirlenen kararın ve seçeneklerin potansiyel sonuçlarının göz önüne alınması: Toplanan bilgiler ve karar vericinin öncelikleri potansiyel sonuçlar doğrultusunda değerlendirilmelidir. Verilecek her bir kararın karardan etkilenecek tüm birey ve örgütler üzerinde yapacağı tüm etkiler iyi tahlil edilmelidir. 6. Seçilen kararın değerlendirilmesi: Seçilen kararın yeni etik ikilemler yaratmayacağından emin olunmalıdır. Verilen bir kararın uygun olup olmadığının basit üç kavramlık bir test ile anlaşılabileceği belirtilmektedir. • Adalet testini uygulayarak; karar verici benzer bir durumda başkaları içinde aynı şekilde adalet duygusuyla karar verebilir mi? • Tanıtım testi; karar verici kararı doğrultusunda sergilediği davranışın basında yer almasını isteyebilir mi? • Evrensellik testi; karar verici aynı durumla karşılaşan bir diğer meslektaşına aynı kararı tavsiye edebilir mi?

Eğer verilen karar yeni etik sorunlar hazırlarsa başa dönmeye ve her bir adımı yeniden değerlendirmeye ihtiyaç olunur. Eğer karar verici, her bir soruna etik ilkelere uygun cevaplar verebiliyorsa verdiği kararın uygun olduğu sonucuna varabilecektir.

7. Kararın uygulanması: Etik bir ikilem varsa uygun kararı almak güçtür. Son aşamada kararın uygulanabilmesi için güçlü bir yönetim iradesi bulunmalıdır. Karar uygulandıktan sonra davranışın beklenen etki ve sonuçları doğurup doğurmadığını değerlendirmek için durum takip edilir.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç