İŞG208U-KİMYA VE BİYOLOJİ SEKTÖRLERİNDE
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
Ünite 2: Kimyasal ve Biyolojik Risk Etmenlerinin Saklanması, Depolanması ve Taşınması
Giriş
Bir iş yerinde bulunan veya kullanılan herhangi bir madde uygun şekilde depolanmaz veya taşınmaz ise; yangın, patlama, zehirleme, tahriş etme gibi bir olayla insan veya çevreye zarar verebilen bir kimyasal ve biyolojik risk etmeni olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle bu tür riskler oluşturabilecek maddelerin sınıflandırması çok iyi yapılmalı ve bir arada bulunması durumunda kontrolsüz reaksiyon verebilecek maddeler kesinlikle birlikte saklanmamalı, depolanmamalı ve taşınmamalıdır.
Kimyasal Risk Etmenlerinin Etiketlenmesi
Tehlikeli kimyasallar, doğru yönetilmezlerse sağlık ve güvenlik açısından önemli bir risk oluştururlar. Laboratuvarlardaki iş kazalarının büyük bir kısmı kimyasalların yanlış depolanması sonucu gerçekleşmektedir. Kimyasalların depolanması için risk değerlendirmesi yapılırken; Malzeme Güvenlik Bilgi Formlarından (MGBF) (Material Safety Data Sheet, MSDS), etiketlerden, üreticiden gelen ek bilgilerden ve ilgili literatürden yararlanılır. MGBF’ler, kimyasal maddenin üretim, kullanım, taşıma ve depolanmasından sorumlu kişilerin, maddelerin risk değerlendirmelerini yapabilmelerini sağlamak için madde veya karışımın özellikleri hakkında bilgiler verir, tehlikelerini açıklar ve malzemenin nasıl güvenli bir şekilde taşınabileceği, kullanılabileceği ve depolanabileceği ve ayrıca ilk yardım, yangınla mücadele ve maruziyet kontrol önlemleri hakkında bilgiler sağlar.
2008 yılında Küresel Uyum Sistemi (Global Harmonised System, GHS) ile kimyasalların sınıflandırılması ve etiketlenmesi için dünya çapında aynı olan bir sistem oluşturulmuştur. Etiketleme, doğrudan ürün, paket, etiket veya etikete uygulanan ifadelerin yanı sıra grafik ve renk sembollerinden oluşur. Kimyasal maddeleri etiketlemenin amacı, kimyasalın sınıflandırılması, tehlikeleri ve alınacak önlemler konusunda temel bilgiler vermektir. Kimyasal etiketlerde hem kimyasalın hem de üretici ve tedarikçi firmanın isimleri, kimyasalın formülü ve fiziksel özellikleri, varsa tehlike sembolleri, kimyasalın kullanımıyla ilişkili özel risklerin niteliği ve güvenlik önlemleri belirtilmelidir. Tehlikeli Maddelerin ve Müstahzarların Sınıflandırılması, Ambalajlanması ve Etiketlenmesi Hakkında Yönetmelik eklerinde H (hazard, tehlikeli), R (risk) ve S (safety, güvenlik) kodları verilmiş ve kimyasallar tehlikeli özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Tablo 2.1’de (s:40) önemli tehlike sembolleri ve anlamları, Tablo 2.2’de (s:41) ise kimyasal risk etmenlerinin H, R ve S kodlarının bazıları ve anlamları verilmiştir.
Güvenli Depolamaya Uygun Kimyasalların Belirlenmesi
Kimyasalların güvenli bir şekilde depolanması için tehlikeli özellikler hakkında kapsamlı bilgi sahibi olunmalıdır. Kimyasalların tehlikeleri ile ilgili önemli bilgiler ilk olarak ambalaj etiketindeki sembollerden elde
edilebilir. Uyumsuz maddeler, temas halinde veya karıştırıldığında zararlı bir etki üreten madde çiftleridir. Bazı kimyasal madde sınıflarının bir araya gelmesi durumunda olası tehlike olayları Tablo 2.3’te (s:43) verilmiştir. Bu tablodaki olası reaksiyonlara göre bir araya gelmesi durumunda tehlikeli reaksiyon oluşturabilecek madde gruplarını ve dolayısı ile birlikte depolanabilme durumlarını ifade eden kimyasal etkileşim matrisi Tablo 2.4’te (s:44) verilmiştir.
Kimyasal Risk Etmenlerinin Güvenli Saklanması ve Depolanması
Güvenli bir kimyasal depolama yeri, çalışanların ve çevrenin kimyasallarla ilişkili risklere maruz kalmasını sınırlamalı ve insanları kazara dökülme veya kimyasal reaksiyondan kaynaklanabilecek tehlikelerden korumalıdır.
Oksitleyici Maddeler
Oksitleyici maddeler oksijen oluştururlar ve bu özellikleriyle yanmayı destekleyebilir ve herhangi bir yangının şiddetini artırabilirler. Tüm yanıcı malzemeler ve organik maddeler, oksitleyici maddelerin depolandığı yerden uzak tutulmalıdır.
Alevlenebilir (Yanıcı) Maddeler
Alevlenebilir sıvılar 60°C’den düşük parlama noktasına sahip sıvılardır. Alevlenir bir katı ise, kolay yanabilen veya sürtünmeye bağlı olarak yangına neden olabilen veya katkıda bulunabilen bir katıdır. Alevlenebilir maddeler yalnızca özel olarak donatılmış güvenli bir buzdolabında veya kabinde saklanmalıdır.
Aşındırıcı (Korozif) Maddeler
Güçlü asitler, alkaliler, ciltte, mukozalarda veya gözlerde yanıklara veya tahrişe neden olan veya çoğu malzemeye zarar verebilecek maddeler aşındırıcı maddeler olarak değerlendirilirler. Bu maddeler çevreyi ve insanları tehlikeye sokmayacak şekilde depolanmalıdır. Asit ve bazlar direkt çalışma alanında ayrı bir şekilde mümkünse asit/baz dolabı denen ve genellikle paslanmaz materyalden yapılmış, korozyona karşı dayanıklı “Aşındırıcılar” olarak işaretlenmiş dolaplarda saklanmalıdır.
Sıkıştırılmış Gazlar
Azot, argon, helyum, hava, hidrojen, oksijen, karbondioksit, propan ve asetilen sıkıştırılmış gazlara örnek olarak verilebilir. Bu gazların bir kısmı tahriş edici, boğucu ya da zehirlidir ve ayrıca sıkıştırıldığında yanıcı ve patlayıcı olabilir. Gazlar genellikle metal gaz silindirlerinde sıkıştırılarak saklanır. Gaz silindirleri uygun şekilde etiketlenmeli, dik konumda, ısı kaynaklarından, ateşten ve yanıcı maddelerden uzakta ve güneş ışığından korunarak saklanmalıdır.
Zehirli (Toksik) Maddeler
Bu sınıftaki maddeler, ölüme veya ciddi yaralanmalara neden olabilir veya yutulduğunda, solunduğunda veya ciltle temas ettiğinde zararlı olabilir. Zehirli maddeler
gazlar, katılar veya sıvılar olabilir. Bu sınıftaki maddelere örnek olarak siyanürler, arsenik bileşikleri, cıva ve kurşun bileşikleri, nikotin, kloroform ve anilin bileşikleri verilebilir. Zehirli kimyasallar, ısı, asitler, nem ve oksitleyici maddelerden uzak, serin ve iyi havalandırılan yerlerde saklanmalıdır.
Patlayıcı Maddeler
Patlayıcı maddeler, kendi başına patlayıcı olan tüm kimyasalları, kibritleri ve ayrıca kendi başlarına veya belirli karışımlar içinde veya belirli sıcaklık, şok, sürtünme veya kimyasal etki koşullarına maruz kaldığında patlayıcı bir reaksiyon oluşturan metalik tuzlar gibi maddeleri içerir. Depolama yerleri, bir patlama durumunda hasarı en aza indirecek şekilde diğer bina ve yapılardan uzakta konumlandırılmalıdır.
Reaktif Maddeler
Bunlar kendiliğinden tepkimeye giren maddeler veya karışımlar, oksijen katılımı olmadan dahi güçlü bir ekzotermik ayrışmaya uğrayabilecek termal olarak kararsız sıvı veya katı maddeler veya karışımlardır. Bu maddeler güneş ışığından ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır, darbelerden ve sarsıntılardan korunmalıdır, kuru ve iyi havalandırılmış ortamda depolanmalıdır, sıkıca kapatılmış konteynırlarda muhafaza edilmelidir ve diğer maddelerden uzakta depolanmalıdır.
Kriyojenik Maddeler
Kriyojenik sıvılar çok düşük sıcaklıkta sıvı olarak bulundurulan sıvılaştırılmış gazlardır. Kriyojenik maddelerin katı, sıvı veya gaz durumlarında kullanılmalarını tehlikeli yapacak özellikleri bulunmaktadır. Genelde helyum, azot, argon, oksijen ve metan gibi gazların sıvılaştırılmasıyla kriyojenik sıcaklıklar elde edilmektedir. Bu maddeler iyi havalandırılan alanlarda depolanmalıdır, sadece uygun, onaylı ve basınç tahliye mekanizmalı depolama kapları kullanılmalıdır, depolama kapları sarsılma anında devrilmeyecek şekilde muhafaza edilmelidir.
Piroforik Sıvılar
Piroforik sıvı, çok küçük miktarlarda dahi hava ile temasa girdikten sonra beş dakika içerisinde tutuşabilen sıvı madde veya karışımdır. Piroforik kimyasallar inert atmosfer ya da uygun görüldüğü takdirde kerosen altında depolanmalıdır. Depolama alanlarında ısıdan, ateşten, oksitleyici maddelerden ve su kaynaklarından kaçınılmalıdır.
Kimyasal Risk Etmenlerinin Güvenli Taşınması
BM istatistikleri, taşınan tüm malların yarısının tehlikeli mallar kategorisinde olduğunu göstermektedir. Patlayıcılar, sıkıştırılmış gazlar, yanıcı katılar ve sıvılar, oksitleyiciler, zehirli ve bulaşıcı maddeler, radyoaktif maddeler, aşındırıcı maddeler ve çevre kirleticiler gibi tehlikeli maddelerin sevkiyatları, miktarına bakılmaksızın Ulaştırma Bakanlığı tarafından düzenlenir. BM tehlikeli
malları oluşturdukları başlıca tehditlere göre 9 taşıma tehlike sınıfına ayırmıştır. Bunlar:
• 1. sınıf - patlayıcı maddeler (Bu sınıf mühimmat, TNT, dinamit (nitrogliserin), havai fişek gibi maddeleri içerir.) • 2. sınıf - gazlar (Bu sınıf sıkıştırılmış, sıvılaştırılmış, basınç altında çözünmüş veya derin yoğunlaştırılmış gazları içerir.) • 3. sınıf - kolay alev alabilen sıvılar • 4. sınıf - kolay alev alabilen katı maddeler • 5. sınıf - oksitleyici maddeler, organik peroksitler • 6. sınıf - zehirli (toksik) ve bulaşıcı maddeler • 7. sınıf - radyoaktif maddeler • 8. sınıf - aşındırıcı maddeler • 9. sınıf - diğer tehlikeli maddelerdir.
Ayrıca ADR araç işareti vektör koleksiyonu ve anlamları Tablo 2.5’te (s:55) verilmiştir.
Biyolojik Risk Etmenlerinin Saklanması ve Depolanması
Biyolojik materyallerin iyi saklama ve depolama uygulamaları, herhangi bir laboratuvarın temel bir bileşenidir. Belirli bir biyolojik örnek veya reaktif için en iyi saklama sıcaklığı, genellikle biyolojik materyalin türüne, içinde süspanse edildiği solüsyona, örneğin kullanım amacına ve materyalin ne kadar süreyle saklanacağına bağlı olarak değişir.
Oda Sıcaklığında Saklama (15-27 °C)
Bouin, formalin veya alkol gibi bir koruyucu ile sabitlenmiş biyolojik malzemeler, örneğin parafine gömülü dokular veya biyolojik örnekler gibi, tipik olarak iklim kontrollü bir binada oda sıcaklığında saklanabilir.
Soğutmalı Saklama (2°C – 5 °C)
Soğutulmuş sıcaklıklar, enzimler ve antikorlar gibi sık kullanılan biyolojik reaktiflerin kısa süreli depolanması için idealdir. Bu reaktifler, rutin deneysel kullanım sırasında tekrar tekrar dondurulur ve çözülürse hızla bütünlüğünü kaybedecek ve tipik olarak, üreticinin önerdiği zaman dilimlerinde kullanıldıklarında, soğutulmuş sıcaklıklarda canlı kalacaktır.
Dondurucu Saklama (-20 °C)
Pek çok biyolojik malzeme, standart dondurucu sıcaklıklarında, tercihen donma riski olmayan cihazlarda saklanabilir. -20 ºC dondurucu saklama, daha yüksek sıcaklıklarda stabil olmayan örneklerin ve reaktiflerin kısa süreli saklanması için idealdir. DNA ve RNA tipik olarak -20 ºC’de dondurulmadan önce uygun solüsyonlarda süspanse edilmiş dokulardan elde edilebilir.
Ultra Düşük Dondurucu Saklama (-80 °C)
Ultra düşük -80 ºC dondurucular, biyolojik materyallerin uzun süreli saklanması için pratik bir seçenektir. Ultra düşük sıcaklıklar nükleik asitlerin, proteinlerin, endokrin
moleküllerinin ve diğer birçok biyolojik molekülün bozulmasını engeller.
Kriyojenik Dondurucu Saklama (-150 °C ila -190 °C)
Kriyojenik dondurucu depolaması, biyolojik numunelerin uzun süreli saklanması için genellikle altın standart olarak kabul edilir. Bu son derece düşük sıcaklıklarda tüm biyolojik aktivite askıya alınır ve hiçbir bozulma meydana gelmez. Kriyojenik dondurma, koruyucu içinde askıya alınamayan hassas numuneler için idealdir.
Biyolojik risk etmenleri arasında değerlendirilen önemli bir grup da mikroorganizmalardır. Mikroorganizmaların biyoteknolojik uygulamalarda hücre fabrikaları olarak ve çeşitli biyolojik süreçlerin incelenmesi için model organizmalar olarak önemi göz önüne alındığında, mikroorganizmaların korunması, araştırmada tekrarlanabilir sonuçların ve sürekliliğin sağlanmasında kilit bir rol oynamaktadır. Depolama süresinin uzunluğuna ve mikroorganizmanın türüne bağlı olarak farklı koruma yöntemleri kullanılmaktadır.
Kısa Süreli Depolama (Sürekli Büyüme)
Agar besiyeri mikroorganizmaların sürekli büyümesini kısa bir süre için sağlayabilir. Mikroorganizmaların agar plak kültürleri, laboratuvar buzdolabında (4°C) saklandığında birkaç hafta canlı kalırken, bakteri kültürleri agar kültürleri olarak 4°C’de bir yıla kadar saklanabilir. Çoğu mikroorganizma (bakteri, mantar ve algler) bu yöntem kullanılarak depolanabilir ve düzenli kullanılan kültürler için bu yöntem tavsiye edilir.
Uzun Süreli Depolama
Uzun süreli saklama için, mikroorganizmalar donma noktasının altındaki sıcaklıklarda (-20 °C, -80 °C veya sıvı nitrojen) dondurularak kurutulur (liyofilize edilir). Dondurarak saklama çok çeşitli bakteri, alg, mantar, virüs ve protozoa için uygundur. Çok düşük sıcaklıklar, enzimatik aktiviteyi ve dolayısıyla mikroorganizmaların metabolik süreçlerini büyük ölçüde azaltır.
Tablo 2.6’da (s:59) genel örnek saklama rehberi verilmiştir.
Biyolojik Risk Etmenlerinin Taşınması
Bulaşıcı (enfeksiyöz) maddeler çeşitli nedenlerle ülkeler içinde ve uluslararası sınırlar arasında taşınmaktadır. Malzemelerin bütünlüğünü korumak ve varış yerine zamanında varmalarını kolaylaştırmak için paketleme ve nakliye koşullarının düzenleyici gereklilikleri karşılamasını sağlamak göndericilerin sorumluluğundadır.
Ülkemizde geçerli yasa gereğince her türlü virüs, bakteri, biyolojik enfeksiyöz maddeler 3’lü taşıma sistemi şeklinde taşınması zorunlu hale getirilmiştir. Bu üçlü taşıma sisteminde; birinci kaplar hastadan alınan numunelerin konulduğu hava ve sıvı sızdırmaz tüplerdir. İkinci kapların konduğu vida kapaklı PE, PP kaplardır. Üçüncü kaplar plastik veya mukavva oluklu kaplardır.
Bir Maddenin Sınıflandırılması
Sınıflandırma, ticari taşıyıcılar tarafından sevk edilen tehlikeli malları tanımlamak için zorunlu dört aşamalı bir süreçtir. İlk olarak, malzeme belirlenmiş dokuz tehlikeli madde tehlike sınıfından (Sınıf 1-9) birine sınıflandırılmalıdır. İkinci olarak, Sınıf 6 maddeler Bölüm 6.1’e (toksik maddeler) veya Bölüm 6.2’ye (bulaşıcı maddeler) ayrılmalıdır. Üçüncü adımda, Bölüm 6.2 bulaşıcı maddeler, IATA tarafından belirlenen yedi gruptan birine bölünmelidir. Bunlar:
• Kategori A bulaşıcı maddeler • Kategori B bulaşıcı maddeler • Biyolojik ürünler • Genetik olarak değiştirilmiş mikroorganizmalar ve organizmalar • Tıbbi veya klinik atıklar • Enfekte hayvanlar • Hasta örnekleri
Dördüncü olarak da, maddenin Kategori A veya Kategori B dışındaki gruplardan birinde olduğu belirlenirse, gönderen maddenin Kategori A veya B bulaşıcı maddeler içerip içermediğini belirlemelidir.
Kategori A Bulaşıcı Maddeler
Bir Kategori A bulaşıcı madde (patojen veya ajan), IATA tarafından “maruz kaldığında, kalıcı sakatlığa veya yaşamı tehdit eden veya ölümcül hastalığa neden olabilecek bir biçimde taşınan bulaşıcı bir madde” olarak tanımlanır. Kategori A maddeleri, hem birey hem de halk sağlığı için tehlikeli olabilecek patojenler olarak özel olarak listelenir (s:64, Tablo 2.8).
Kategori B Bulaşıcı Maddeler
Kategori B maddesi, IATA tarafından “Kategori A’ya dahil olma kriterlerini karşılamayan bulaşıcı bir madde” olarak tanımlanmıştır.
Bulaşıcı Maddeler Nakliye Gereklilikleri
Yönetmeliğe göre paketleme işlemine ait genel kurallar Madde 5’te kısaca şu şekilde belirlenmiştir:
1. Kategori A’da yer alan örneklerin paketlenmesinde ve gönderilmesinde PT602 kodu kullanılır. 2. Kategori B’ de yer alan örneklerin paketlenmesinde PT650 kodu kullanılır. 3. Enfeksiyöz tanı örneğinin içerdiği enfeksiyöz madde kesin olarak biliniyor ise veya kuvvetle muhtemel tahmin edilebiliyor ise o kategori için uygun paketleme yapılır. 4. Taşıma sırasında soğuk zincir olarak katı karbondioksit kullanıldığında uygun paketleme ile birlikte PT904 kodu kullanılır. 5. Sadece enfeksiyöz olmayan hastalıklara yönelik testler için hasta kan ve idrar örneklerinin paketleme işlemlerinde muafiyetleriyle beraber PT650 kuralları geçerlidir.
Yönetmeliğin 6. Maddesinde paketlemede kullanılacak malzemeler ile ilgili şartlar tanımlanmıştır. Yönetmeliğin 7. Maddesinde “paketleme işleminde uyulması gereken özel kurallar”, 8. Maddesinde “taşıma faaliyetleri ile ilgili kurallar” tanımlanmıştır. Taşıma ve teslimat esnasında uyulması gereken kurallar Madde 9’da tanımlanmıştır. Madde 10’da ise taşıma ismi, sınıflandırma ve numaralandırma ile ilgili açıklamalar bulunur.