AÖF Soru Bankası
İSG207U · Ünite 6

Örgütsel Stres Kaynakları ve Yönetimi

İş Yaşamında Risk Etmenleri ve Yönetimsel Faktörler dersi, ünite 6 özeti

İŞG207U-İŞ YAŞAMINDA RİSK ETMENLERİ VE

YÖNETİMSEL FAKTÖRLER

Ünite 6: Örgütsel Stres Kaynakları ve Yönetimi

Stres Kavramı

Günümüzde stresle ilgili pek çok tanım yapılmaktadır. Bu tanımların genelde ortak noktaları stresin zararlı olduğu ve bireyleri olumsuz etkilediği doğrultusundadır.

Stres, kişi üzerinde aşırı fizyolojik ve psikolojik talepler yaratan bir uyarıcıya karşı, o kişinin uyum sağlayabilme tepkisi olarak tanımlanmaktadır.

Diğer bir tanımda ise stres; bireyin iyilik hâlini tehdit eden ve zorlayan çeşitli durumları algılayışının sonucunda oluşan bir uyum tepkisi olarak tanımlanmıştır.

Stresin Benzer Kavramlarla İlişkileri

Modern toplumların hastalığı olarak bilinen stres kavramı çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Genellikle gerginlik, olumsuzluk ve hoşa gitmeyen olayları anla-tan tüm kavramlar stres içerisinde yer almaktadır. Genellikle stres yerine kullanılan kavramlar doğrudan stresi açıklamamakla beraber strese neden olan olayları açıklayan ve/veya stres kavramının alt öğeleri olarak düşünülebilir.

Stresle yakından ilgili ve strese neden olabilecek üç kavramdan söz edilebilir. Bunlar; engellenme, endişe ve çatışma kavramlarıdır.

Engellenme; bireyin bir amaca ulaşmasına mani olunma davranışına denir. Engellenmenin kaynağı iç ya da dış etkenler olabilir. Bireyin zihinsel ya da fiziksel yetersizliği, özellikle kendi yeteneklerini aşan amaçlara yöneldiğinde bir engellenme nedeni olabilir; çocukluk çağından kalma aşılmamış sorunlar, kişinin benliğine sinmiş yasaklar ve korkular da engellenmeyle sonuçlanan iç etkenlerdir. Toplumsal ilişkilerdeki engellenme ise genellikle toplumun koyduğu yasaklar gibi bir takım dış etkenlerden kaynaklanır.

Açık bir şekilde açıklanamayan, ancak bireylerde gerilim yaratabilecek konulara endişe denir. Endişe, bireyi tehdit eden herhangi bir şeyin yol açtığı korku ve huzursuzluğu birleştiren, aynı zamanda hoş olmayan heyecansal bir durumu temsil etmektedir.

Çatışma, insan yapısında varolan saldırgan içgüdülerle ortaya çıkan bir süreçtir. Çatışma; birbiriyle uyuşmayan iki veya daha fazla güdünün aynı anda bireyi etkilediği durumlarda ortaya çıkar. Çatışma kavramı, birbirine ait veya çelişkili şekilde gelişen her türlü karşılıklı etkileşim hâllerini ifade etmektedir.

Örneğin ders çalışması gerektiği bilincinde olan bir öğrencinin ders çalışmak ile arkadaşları ile gezmek arasında kalması durumunda ortaya çıkan durum ya da amirinden etik dışı istek gelen çalışanın, bu isteği yerine getirmekle getirmemek arasında kalması gibi bir durum çatışma olarak düşünülebilir.

Örgüt açısından ise çatışmayı, iki veya daha fazla kişi veya grup arasındaki çeşitli kaynaklardan doğan anlaşmazlık olarak tanımlamak mümkündür. Bu durumda

genelde örgütsel ortamlarda strese yol açan bir kavram olarak yer almaktadır. Örgütsel yaklaşımların bazıları çatışmaları yararlı ve arzulanır görmektedir.

Kişilik ve Stres İlişkisi

Genel olarak kabul gören bir tanıma göre kişilik, bireyin davranışlarının zaman içinde tutarlı, kıyaslanabilir durumlarda başkalarınınkinden farklı davranışlar olmasını sağlayarak kendini belli edebilen sabit ve içsel faktörleri ifade eder.

Kişilikte heyecanlar insanı motive eden kişisel bir deneyim olduğu gibi çevreyle baş etme süreçlerinde önemli bir rol oynar. Ancak, bazen de aşırı heyecanlar bireylerde stres düzeyini arttırabilir.

Örgütsel Stres Kaynakları

Örgütsel davranış açısından stresin sebeplerinin, kesin çizgiler hâlinde örgüt içinden ve örgüt dışı çevreden kaynaklananlar şeklinde ayrılması sağlıklı bir sınıflandırma olmayabilir. Çünkü bir örgütte çalışan bireyler iş başında iken dış çevreden; örgüt dışında iken de iş yerindeki çalışma şartlarından ve iş ilişkilerinden tam olarak soyutlanamaz.

Makro boyuttaki örgütsel stresörler genelde dört kategoride toplanır. Bunlar;

• Yönetim Politikaları ve Stratejileri, • Örgütsel Yapı ve Dizayn, • Örgütsel Süreçler ve • Çalışma Koşullarıdır.

Yönetim Politikaları ve Stratejileri

Bu nedenler başlığı altında, örgütün küçülmesi veya işçi çıkartması, rekabet baskısı, zamanlı ödeme planları, vardiyalı çalışma düzeni, bürokratik kaide ve kurallar, ileri teknolojiler yer almaktadır. Bunların içinde en belirgin olarak örnek verebileceklerimiz arasında yetkiye dayanmayan sorumluluklar, çalışanların şikâyetlerini üstlerine duyuramamaları, tanınma eksiklikleri, iş tanımlarının yeterince açık olmaması gibi nedenler yatar.

Örgütsel Yapı ve Dizayn

Bu başlık altında rol çatışmaları ve rol belirsizlikleri yer almaktadır. Rol çatışması iş yerlerinde sık sık karşılaşılan ve çok farklı biçimlerde ortaya çıkan sorunlardan biridir. Rol çatışması, genelde kişilerin birbirinden farklı ve tutarsız görevleri nedeniyle baskı altında kalmaları sonucunda meydana gelir.

Rol belirsizliği en basit ifadeyle bireyin ne yapacağını bilememesidir. İki tip rol belirsizliği vardır:

• Görev belirsizliği: Bunun anlamı, kişinin yapacağı, iş hakkında bir belirsizlik olmasıdır. • Sosyal duygusal belirsizlik: Kişinin kendisini başkalarının nasıl değerlendirdiğinden emin olamamasıdır.


Örgütsel Süreçler

Bu başlık altında örgüt içi stres kaynakları olarak sıkı bir kontrol, iletişim yapısı, bireyin gösterdiği performansa ilişkin çok az veya hiçbir geri bildirimin olmaması, kararlara katılma olasılığının olmayışı, cezalandırma sistemlerinin işleyişi gibi faktörler sayılabilir.

Çalışma Koşulları

Fiziksel çevre stressörleri, daha çok mavi yakalıların çalıştığı mesleklerde problem olarak görüldüğü için mavi yakalıların stressörleri olarak bilinmektedir. Gerçekten de kişilerin içinde yaşadıkları ortam, onların fizyolojik ve psikolojik durumlarını etkileyebilmektedir.

Stresin Bireyler Üzerindeki Etkileri

Stres herkesin yaşamında az çok mevcuttur. Hem kişinin özelliklerine hem de stres etkeninin yapısına göre bireyler strese farklı tepkiler verebilirler.

Stres kaynağıyla karşılaşma ve onunla başa çıkma süreçlerini anlamak amacıyla genel uyum sendromu adı verilen bir mekanizma ortaya atılmıştır. Genel Uyum Sendromu’na (GUS) göre alarm aşamasında bireyin stresi yaşamaya başlamasıyla birlikte fizyolojik değişimler bedeni uyarır, adrenalin ile kan basıncı yükselir, kaslar gerilir. Bir sonraki aşama; direnme aşamasıdır. Bu aşama bireyin strese kaşı koyma düzeyi aşamasıdır. Direnme aşamasında farklı fiziksel, psikolojik ve biyolojik tepkiler, bireyin strese kaşı koyma biçimini yansıtır. Son aşama ise tükenme aşamasıdır. Bu aşama gerçekte strese yenik düşme aşamasıdır. Stres unsurları bireylerin fiziksel ve psikolojik enerjilerini tüketebilirler. Bundan sonra bireylerde psikolojik, fizyolojik ve davranışsal hastalıklar ortaya çıkar.

Fizyolojik Sonuçlar

Stres ve fizyolojik sonuçlar arasındaki ilişki son yıllarda ispatlanmıştır. Stres vücudun savunma sistemlerini zayıflatan ciddi hastalıklara yol açmaktadır. Kalp damar hastalıkları, Migren ve baş ağrıları, Sindirim ve mide problemleri bunlar arasında sayılabilir.

Psikolojik Sonuçlar

Stres bazı fizyolojik sonuçlara yol açtığı gibi, psikolojik bazı sonuçları da beraberinde getirmektedir. Psikolojik sonuçların hem teşhisi hem de tedavisi oldukça zor ve zaman alıcı bir süreçtir. Stresin en temel psikolojik sonuçlarından biri uyku problemleridir. Psikolojik yorgunluk; dinlenmeye rağmen kesilmeyen yorgunluk durumudur. Fizyolojik yorgunluk dinlenince kesilir ancak psikolojik yorgunluk bireyin düşüncesinde var olan olumsuzluklar, endişeler, kuşkulardır. Tükenme; bir bireyin çok fazla baskı ve az tatmin duyduğunda ortaya çıkan bit-kinlik ve bezginlik duygusudur. Yabancılaşma; çalışanından yöneticisine, çalışma koşullarından teknolojik koşullara bağlı olarak önce toplum genelinde daha çok da bireyleri etkileyen sosyal ve psikolojik bir kavramdır. Bireyi yabancılaşmaya yaşam koşullarının yarattığı stresler sürükler.

Davranışsal Sonuçlar

Davranışsal tepkiler bireylerin strese bağlı gösterdiği tepkilerin eyleme dönüşmesidir. Bir başka ifadeyle tepkilerin başkaları tarafından da gözlenebilir hâle gelmesidir. Bireylerin stresten kaçmak için en çok başvurdukları tepki davranışlardır. Alkol, Sigara ve Uyuşturucu Kullanımı, Saldırganlık, Kaza Eğilimi ve Dikkatte Dağılma davranışsal sonuçlar arasında sayılabilir.

Stres Yönetimi

Örgütlerde çalışan her yönetici ya da her bireyin stres faktörü ile karşılaşması kaçınılmazdır. Örgütte karşılaşılan tüm stres faktörleri olumsuz olarak nitelendirilemez. Çünkü stresin bazı durumlarda motive edici etkisinin de olduğu bir ger-çektir. Ancak yanlış yönetilmiş bir stresin hem bireysel hem de örgütsel maliyeti oldukça fazladır. Stresin bireyler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmada kullanılacak yöntemler bireysel ve örgütsel olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Stresi önlemede uygulanılan bireysel yöntemlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir.

• Dinlenme ve meditasyon • Biyolojik geri beslenme • Düzenli tatil ve sağlık kontrolü • Düzenli spor • Dengeli besleme • Hobiler bulma • Kendini eğitme ve geliştirme • Kendini tanıma ve anlama.

Stresi Önlemede Kullanılabilecek Örgütsel Yöntemler

Stresi önleme yöntemi, bireysel ve örgütsel stresi önleyerek bireylerde örgüt sağlığını koruyabilecek belirli metotları olan bir örgüt felsefesidir. Stresi önleyebilmek ya da başa çıkabilmek için öncelikle bireysel ve örgütsel seviyede sistematik bir inceleme yapmak gerekmektedir.

Katılımlı Yönetim

Katılımlı yönetimde güdülen amaç, bir yandan işletmelerin etkinlik ve verimlilik düzeyini yükseltmek, öte yandan çalışanları sosyo-psikolojik doyuma yöneltmektir. Katılımlı yönetimle çalışanlar, bazı stratejik kararlarda kendilerine danışılmanın verdiği özgürlüğü yaşayacaklardır. Katılımlı yönetimin diğer bir amacı çalışanlara sorumluluk ve otorite vererek, onlara işin bir parçası olduklarını hissettirmektir. Katılımlı yönetimi destekleyen bir yönetici aynı zamanda çalışanları örgüt amaçları doğrultusunda yönlendirilebilecek yeterli özgürlüğü verebilen bir kişi olmalıdır. Katılımlı yönetimin stresi önleyici bir etkisinin olması yanında iş performansını da arttırdığı bir gerçektir.

Amaç Belirleme Programları

Amaç belirleme programları, örgüt taleplerini ve onların bireyler üzerindeki etkilerini olumlu hâle getirmeyi amaçlayan diğer bir stres önleyici programdır. Özellikle belirli bir sosyal destek sağlanması ve yaptıkları iş


hakkında bilgilendirilmeleri bireylerin işle ilgili çatışmalarını, dolayısıyla streslerini azaltacaktır.

Rol Analizi ve Sınıflandırması

Örgütsel stres yönetiminde, stresi önleyici yöntemlerden biri rol analizi ve sınıflandırılmasının yapılmasıdır. İşin çalışanların beklentilerini karşılayacak düzeyde olup olmadığı belirlenmelidir. Ayrıca işyerinde rolden kaynaklanan stres yaygınsa buna uygun çözümler bulmak görevi yönetime düşer. Yönetimce bu soruna bulanabilecek çözüm yollarından biri kişisel rollerin yeniden tanıtımı ve görevlerin yeniden belirlenmesi yapılarak rol yükünün azaltılmasıdır.

Zaman Yönetimi

Zaman baskısından kaynaklanan stresi önlemek için çeşitli zaman yönetim teknikleri geliştirilmiştir. Zaman yönetimi tekniklerinin öncülerinden olan Alan Lakein, ne yapılacağına, hangi öncelik sırası içinde yapılacağına ve yapılacak işlerin daha kısa süre içinde nasıl yapılacağına ilişkin sistematik bir yöntem geliştirmiştir. Bu yöntemde temel öge yapılacak işlerin yazılmasıdır.

Sosyal Destek

Stresi önlemede kullanılan diğer uygulamalardan biri de sosyal destektir. İş yerlerinde sosyal desteğin insanları olumlu yönde etkilediği, son yıllarda üzerinde durulan konulardan birini oluşturmuştur. İş yerlerinde kurulan yakın arkadaşlık ilişkileri, iş dışındaki aile toplantıları, belirli derneklere olan üyelikler, komşuluk ilişkileri sosyal destek sağlamaktadır. Sosyal destekler, gerilimin ortaya çıkmasını ve etkilerini çeşitli şekilde azaltabileceklerdir.

Duygusal İklimi Kontrol

Modern örgütsel yaşamın stressörlerinden biri de değişimdir. Örgütler, çalışanların değişime uyumlarını kolaylaştırmak için yeterli desteği vermek zorundadırlar. Bu destek, örgüt yapısında ve yaptıkları işlerde değişiklikleri benimsemelerine ve iş değişikliklerini kabul etmelerine yol açar. Bu durum da beklenilmeyen ve aniden meydana gelen değişikliklerin strese yol açmasını önleyecektir.

Stres Yönetimi Eğitimi

Stres yönetimi eğitimi (SMT), bireylerin stresle başa çıkma yollarını öğretme eğitimidir. Bu eğitimde, çalışanlardan oluşan bir gruba, onların yaptıkları işin içeriğine bağlı olarak yaygın ve kapsamlı bir eğitim programı verilir. Bu programda öncelikle bireylere stresin sonuç ve nedenleri hakkında eğitim verilir. Ayrıca bireylere stresin psikolojik ve fizyolojik sonuçlarını nasıl azaltacakları öğretilir. Bu metodlar, klinik psikolojide, özellikle de endişe yönetiminde sık sık kullanılmaktadır.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç