AÖF Soru Bankası
İSG203U · Ünite 2

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Önleme ve Koruma Mevzuatı

İş Sağlığı ve Güvenliği Donanımları, Ölçme Teknikleri dersi, ünite 2 özeti

İŞG203U-İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ DONANIMLARI,

ÖLÇME TEKNİKLERİ

Ünite 2: İş Sağlığı ve Güvenliğinde Önleme ve Koruma Mevzuatı

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Önleme ve Koruma Mevzuatı

İş sağlığı ve güvenliği kavramı iş yerlerinde işin yürütümü nedeniyle ortaya çıkabilecek tehlikeleri ve riskleri öncelikle ortadan kaldırmayı veya olabildiğince azaltmayı hedefleyen, mesleki tehlike ve risklerin; çalışanların, ziyaretçilerin, müşterilerin ve sosyal çevrenin sağlığına zarar vermesine engel olmayı amaçlayan önleme ve koruma nitelikli, sistemli bilimsel çalışmalar olarak tanımlamak mümkündür (Arıcı, 1999). Kısaca iş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik tüm etkinlikler iş sağlığı ve güvenliğinin konusunu oluşturur.

İş sağlığı ve güvenliği hukuku ise, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanın sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmasının sağlanması amacıyla getirilen hukuki düzenlemeler ve kurumlar ile iş kazası ve meslek hastalığının hukuki sonuçlarına ilişkin kuralları ele alan bir hukuk dalıdır (Eyrenci, Taşkent ve Ulucan, 2016: 327). İş sağlığı ve güvenli hukukuna hâkim olan temel ilkeleri, çalışanların korunması ilkesi ve çalışan yararına yorum ilkesi olarak belirtebiliriz.

Türkiye’nin Avrupa Birliğine uyum süreci de bu değişimde belirleyici bir rol oynamıştır. Uyum süreci çerçevesinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Avrupa Birliği yönergeleri esas alınarak hazırlanan iş sağlığı ve güvenliği kanunu ve yönetmelikleri, Türk iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının ana gövdesini oluşturmaktadır.

İş sağlığı ve güvenliği çalışmaları ve mevzuatı temelde işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine zarar verebilecek nitelikte olan iş kazaları ve meslek hastalıklarının ortaya çıkmasını önleme amacı gütmektedir. Yani, temelde iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesini sağlamak üzere; iş yerinde İSG organizasyonu oluşturulması, risk değerlendirmesi çalışmaları yapılması, çalışanlara İSG eğitimi verilmesi, İSG profesyonellerinin (iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli) görevlendirilmesi, risklerle mücadele edilmesi ve önlem alınması gibi gerekli tüm çalışmaların gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Hukuk sisteminde kaynaklar sıralamasında en üst kaynak Anayasa’dır. Anayasa’nın 11. maddesine göre, Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kuşkusuz, Anayasa İş Hukuku alanında da en üstün ve uyulması zorunlu kaynak niteliğini taşır.

Anayasa’da doğrudan “iş sağlığı ve güvenliği hakkı” başlığını taşıyan bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Anayasa’nın birçok hükmü birlikte değerlendirildiğinde iş sağlığı ve güvenliğini hakkının Anayasal dayanağının bulunduğu görülür.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun Amacı, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ile mevcut sağlık ve

güvenlik koşullarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir. 6331 sayılı Kanun ile İş Kanunu’ndan bağımsız olarak iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin düzenlemeler bir kanun içerisinde toplanmıştır.

İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin olarak alması gereken teknik önlemlerin ve standartların ayrıntılı olarak Kanunda yer alması mümkün değildir. Bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu birçok maddesinde Yönetmelik ile düzenleme yapma yükümlülüğü öngörülmüştür. Böylelikle teknik önlem ve standartlara ilişkin düzenlemelerin kolaylıkla değiştirilebilmesi ve günün ihtiyaçlarına, sanayi ve teknolojinin gelişimine uyum sağlaması mümkün olabilecektir.

Ülkemizde iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülükleri, 20.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” ile tanımlanmıştır. İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması konusunda işverenin genel yükümlülüğü Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Toplu Korumaya Yönelik Mevzuat

Avrupa Birliğinin İSG normlarına uygun olarak düzenlenen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun en önemli yükümlülüklerinden biri Risk Değerlendirmesi yapma ya da yaptırma yükümlülüğüdür. Kanun’un yükümlülüğe girmesiyle proaktif (önleyici) yaklaşım esas alınmıştır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanununda proaktif (önleyici) yaklaşımın amacı olası iş kazaları ve meslek hastalıklarına sebep olan tehlike ve riskler oluşmadan önlemler alarak geri dönüşü olmayan maddi ve manevi kayıplarının önüne geçmektir.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda işverenlerin risklerle mücadele ederken öncelikli olarak toplu korumaya yönelik çalışmalar yapması ile ilgili ifadeler Risklerden korunma İlkeleri başlığında madde 5’te açıklanmaktadır.

a. İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur: b. Risklerden kaçınmak, c. Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, d. Risklerle kaynağında mücadele etmek, e. İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek, f. Teknik gelişmelere uyum sağlamak,


g. Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek, h. Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek, i. Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunun 4/1c’de işverenler çalışma ortamının ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır, hükmü yer almaktadır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 10. maddesinde belirtildiği şekliyle dört adımdan meydana gelir. Bahsi geçen adımlar toplu korumaya yönelik önlemlerin önceliğini ortaya koymaktadır.

Risk Kontrol Adımları

Madde 10

(1) Risklerin kontrolünde şu adımlar uygulanır: a) Risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması: Riskin tamamen bertaraf edilmesi, bu mümkün değil ise riskin kabul edilebilir seviyeye indirilmesi için aşağıdaki adımlar uygulanır: 1) Tehlike veya tehlike kaynaklarının ortadan kaldırılması, 2) Tehlikelinin, tehlikeli olmayanla veya daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi, 3) Risklerle kaynağında mücadele edilmesi, 4) Uygulamaların izlenmesi: Hazırlanan planların uygulama adımları düzenli olarak izlenir, denetlenir ve aksayan yönler tespit edilerek gerekli düzeltici ve önleyici işlemler tamamlanır. (2) Risk kontrol adımları uygulanırken toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik verilmesi ve uygulanacak önlemlerin yeni risklere neden olmaması sağlanır.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Kişisel Korumaya Yönelik Mevzuat

Anayasa’nın 17. maddesinde, herkesin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtilmek suretiyle, yaşama hakkı, Anayasal bir hak olarak teminat altına alınmıştır. Anayasa’nın yatay etkisi nedeniyle de iş-

verenler, Anayasa’da yer alan yaşam hakkı uyarınca çalışanların iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Başka bir deyişle, işveren tarafından alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, her

şeyden önce çalışanın anayasal hakkı olan yaşama hakkının bir gereğidir

Başta Anayasa olmak üzere Ulusal ve Uluslararası sözleşmelere bağlı olarak İş yerlerinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi amacıyla yapılan, kişiye yönelik koruma uygulamalarından, kişisel koruyucu donanımlar hakkında ülkemizde birtakım yasal mevzuatlar çıkarılmış ya da ilgili mevzuatlardan atıfta bulunulmuştur.

İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı’nda kişisel korumaya yönelik hükümler Türk Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda bulunmaktadır. İlgili kanunlardaki hükümler işverenin çalışanlarını işyerinde bulunan mevcut risklere karşı korumak için toplu koruma önlemlerinin yeterli olmadığı durumlarda kişisel koruma önlemleri alması ile yükümlü kılmaktadır.

İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatında toplu korumaya yönelik ve kişisel korumaya yönelik yönetmelikler incelendiğinde birçok yönetmelikte her iki koruma yöntemine de yer vermektir.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda, iş yerinde iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi ve çalışanların korunması için toplu korumaya yönelik tedbirlerin yanı sıra kişiye yönelik tedbirlerin alınması hakkında hükümlere de yer verilmiştir. Bahsi geçen hükümlerle ilgili kanun maddeleri ile bilgiler şu şekildedir.

İşverenin Genel Yükümlülükleri

Madde 4

(1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b) İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır. d) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. e) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

Kişisel koruyucu donanımların kullanılması, iş sağlığının ve güvenliğinde korunma için yapılacak son adımdır. Bu


donanımlar tehlike ve risklerin sistemli çalışmaya rağmen tam manasıyla yok edilememesin- den dolayı sağlanamayan toplu korunma metotların- dan sonra devreye girmektedir.

İşverenin Yükümlülükleri

Madde 5

(1) Kişisel koruyucu donanım, risklerin, toplu korunmayı sağlayacak teknik önlemlerle veya iş organizasyonu ve çalışma yöntemleriyle önlenemediği, tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. Kişisel koruyucu donanım, iş kazası ya da meslek hastalığının önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenlik risklerinden korunması, sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla kullanılır. İşveren, toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verir.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç