AÖF Soru Bankası
İSG101U · Ünite 6

İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temelleri dersi, ünite 6 özeti

İŞG101U-İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN TEMELLERİ

Ünite 6: İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü

Giriş

İş kazalarının yol açmış olduğu bu insani ve ekonomik kayıplar iş kazalarının nedenlerini incelemeyi önemli hâle getirmektedir. İş güvenliğiyle ilgili literatürde iş kazalarının iki ana nedeni olduğu ifade edilmektedir. Bunlar; güvensiz davranışlar ve güvensiz ortamdır. Diğer taraftan araştırmalar bu nedenler içinde çalışanların güvensiz davranışlarının önemli bir rol oynadığını ve iş kazalarının yaklaşık %90’ının çalışanların güvensiz davranışlarından kaynaklandığını göstermektedir. İş kazalarında güvensiz davranışların oynadığı rol nedeniyle araştırmacılar arasında güvensiz davranışların altında yatan nedenleri incelemeye yönelik çalışmalara olan ilginin arttığı görülmektedir. Söz konusu bu araştırmaların odaklandığı konulardan biri de bireyin içinde yaşadığı kültürel ortamın güvensiz davranışlarda oynadığı rol üzerinedir. Bu anlamda çalışanların iş güvenliğiyle ilgili inanç ve tutumlarını ifade eden güvenlik kültürü konusu son yıllarda önem kazanan konulardan birdir.

Güvenlik Kültürünün Tanımı ve Önemi

Genel olarak kültür, insanların yaşamları boyunca içinde yaşamış oldukları toplum veya grupların bir üyesi olarak edindikleri değer, tutum, davranış vb. şeylerin bütününü ifade etmektedir. Kültür toplumsal yaşam içinde insan davranışlarının temel belirleyicilerinden birini oluşturmaktadır. Örgüt kültürü kavramını ise bir örgütte çalışanlar tarafından paylaşılan değerler, inançlar, varsayımlar ve davranış modelleri olarak tanımlayabiliriz. Güvenlik kültürü kavramı ise ilk kez 1986 yılında Çernobil’de yaşanan nükleer kazadan sonra OECD Nükleer Ajansı tarafından 1987 yılında hazırlanan bir raporda kullanılmıştır. İlerleyen yıllarda da büyük kaza ve felaketlerin yaşandığı olaylardan sonra hazırlanan raporlarda da güvenlik kültürü kavramının bu olayların nedenini açıklamada anahtar kavramlardan biri olarak kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Güvenlik kültürü kavramına yönelik bu artan ilginin yanında bu kavramın tam olarak nasıl tanımlanacağı noktasında ise bir uzlaşının olduğunu söylemek zordur. Güvenlik kültürü ile ilgili en fazla alıntı yapılan tanımlardan biri olan HSE (Health & Safety Executive) (1993) güvenlik kültürünü, bir örgütün sağlık ve güvenlik yeterliliği ve tarzı ile birey ve grup değerlerinin, tutumların, algıların, yetkinliklerin ve bağlılığı belirleyen davranış örüntülerinin bir ürünü olarak tanımlamaktadır.

Güvenlik kültürü ile ilgili bu tanımlar bazı ortak özellikler göstermektedir. Bunlar:

• Bir grup veya örgüt içinde paylaşılan değerleri ifade eder. • Resmî güvenlik konularıyla ilgilidir ve yönetim ve denetim sistemleriyle yakından ilgili ancak bunlarla sınırlı değildir. • Bir örgütte her bir düzeydeki herkesin katkısını vurgular.

• Örgütün bireysel üyelerinin işte nasıl davrandıklarını etkiler. • Bir örgütün hatalardan, olaylardan ve kazalardan ders alma istekliliğine yansır. • Güvenlik kültürü genellikle ödül sistemleri ile güvenlik performansı arasındaki beklenmedik duruma yansır. • Nispeten kalıcı, istikrarlı ve değişime dirençlidir.

Güvenlik kültürü ile ilgili çalışmalarda karşımıza çıkan önemli kavramlardan biri de güvenlik iklimidir. Güvenlik iklimi çalışanların iş güvenliğiyle ilgili politika, prosedür ve uygulamalarla ilgili algılarını ifade etmektedir. Güvenlik kültürü, tutumlar, değerler ve davranışlar gibi yapıları da içine alan geniş kapsamlı bir kavram iken güvenlik iklimi daha çok algıları kapsamaktadır.

Çalışanların sahip oldukları güvenlik kültürü düzeyi, çalışanların güvenlik performansı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Güvenlik performansı, bireylerin, çalışanların, müşterilerin, halkın ve çevrenin sağlık ve güvenliğini geliştirmek için hemen hemen tüm işlerde sergiledikleri eylem veya davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu güvenlik performansının hangi ölçüm araçları kullanılarak belirleneceği konusunda bir uzlaşının olmadığı görülmektedir. Yaygın kullanılan güvenlik performansı ölçüm araçları ise şunlardır:

• Düşük ve yüksek kaza oranına sahip firmaları karşılaştırma olanağı veren firmaların kaza istatistikleri • Çalışanların kendi raporladıkları ramak kala olay ve kazalar • Çalışanların kendi raporladıkları güvenli davranışları • Bir yönetici veya uzman tarafından çalışana ait güvenlik performansı oranının belirlenmesi

Örgütlerin güvenlik kültürü düzeyi yükseldikçe güvenlik performansı sonuçları da iyileşmekte ve daha az iş kazaları yaşanmaktadır.

Güvenlik Kültürünün Boyutları

Araştırmalarda farklı boyutlara vurgu yapıldığı görülmektedir. Bu durumun olası birkaç nedeni bulunmaktadır. Bunlar:

• Farklı noktalara vurgu yapan çok sayıda güvenlik kültürü tanımının olması, • Araştırmacıların mesleki ve akademik geçmişlerindeki çeşitlilik (ör. psikoloji, sosyoloji, mühendislik, ekonomi vb.), kendine özgü yazı stilleri ve çalışmalarının etkilendiği paradigmaların farklılık göstermesi (ör. yapılandırmacılık, pozitivizm, görelilik vb.), • Sağlam teorik modellerin rehberliği olmadan güvenlik kültürünün boyutlarını (faktör analizi [FA], temel bileşenler analizi [PCA] vb.) belirlemek için deneysel ve teorik yaklaşımların


kullanılması ve bu araştırmacılara güvenlik kültürünün boyutlarını belirleme konusunda önemli bir özgürlük sağlaması, • Farklı endüstrilerde yapılan araştırmaların (nükleer, petrokimya, havacılık, madencilik, inşaat vb.) bu endüstrilerin kendilerine özgü farklı örgütsel ve yönetim özelliklerine vurgu yapması

Diğer taraftan yapılan araştırmalarda belli boyutların sık vurgulandığı görülmektedir. Bu boyutların belli başlıları ise şunlardır:

Yönetimin Güvenliğe Bağlılığı: Bu boyut, üst yönetimin güvenliği çekirdek bir değer veya temel bir prensip olarak belirlemesidir.

Yönetimin Katılımı: Güvenlik kültürü bağlamında, yönetim katılımı hem üst düzey hem de orta düzey yöneticilerin kuruluş içindeki kritik güvenlik faaliyetlerine kişisel olarak dâhil olma derecesini ifade eder.

Çalışanı Yetkilendirme: Güvenlik kültürü bağlamında, çalışanların yetkilendirilmesi, çalışanların güvenlik kararlarında önemli bir söz sahibi olmaları, güvenlik iyileştirmelerini başlatma ve gerçekleştirme gücüne sahip olmaları, kendilerini ve başkalarını eylemlerinden sorumlu tutmaları ve kuruluşlarının güvenlik sicilinden gurur duymaları anlamına gelir.

Ödüllendirme Sistemleri: Güvenli davranışı teşvik etmek ve güvenli olmayan davranışı caydırmak veya düzeltmek için adil bir değerlendirme ve ödüllendirme sistemine ihtiyaç vardır.

Raporlama Sistemleri-Raporlama Kültürü: Etkili ve sistematik bir raporlama sistemi, bir kaza meydana gelmeden önce güvenlik yönetiminin zayıflığını ve savunmasızlığını belirlemenin temel unsurudur. İyi bir güvenlik kültürüne sahip bir kuruluş, resmî bir raporlama sistemine sahip olmalıdır ve bu, çalışanlar tarafından fiilen rahatça kullanılan bir sistemdir. İyi bir raporlama sistemi, çalışanların güvenlik sorunlarını bildirmelerini sağlar ve buna teşvik eder, dahası tüm çalışanlara zamanında ve değerli geri bildirim sağlar.

Güvenlik Kültürü Modelleri

Güvenlik Kültürü Olgunlaşma Modeli

Fleming (2001) tarafından geliştirilen bu modele göre bir örgütün güvenlik kültürü olgunluğu öncelikle aşağıda açıklanan on unsurdan oluşmaktadır. Bir işletmenin veya tesisin olgunluk düzeyi, bu unsurlardaki olgunluklarına göre belirlenir. Bunlar:

• Yönetimin bağlılığı ve görünürlüğü, • İletişim, • Üretime karşı güvenlik, • Öğrenen organizasyon, • Güvenlik kaynakları, • Katılım, • Güvenlik hakkında paylaşılan algılar, • Güven,

• Endüstriyel ilişkiler ve iş tatmini, • Eğitim

olarak sıralanabilir.

Seviye 1- Ortaya Çıkma (Emerging): Güvenlik, teknik ve prosedüre bağlı çözümlere ve düzenlemelere uygunluk açısından tanımlanır. Güvenlik anahtar bir iş riski olarak görülmez ve güvenlik departmanının güvenliğe yönelik birincil sorumluluğa sahip olduğu algısı mevcuttur. Kazaların çoğu kaçınılmaz ve yapılan işin bir parçası olarak görülmektedir. İlk düzey çalışanların çoğu güvenlik konusuna ilgisizdir.

Seviye 2- Yönetme (Managing): Örgütün kaza oranı, içinde yer aldığı sektörün ortalamasında olmakla beraber örgütte, ortalamalardan daha ciddi kazalar olma eğilimi yüksektir. . Güvenlik, bir iş riski olarak görülmekte ve yönetim kazaların önlenmesi için zaman ve çaba sarf etmektedir. Üst yönetim, sağlık ve güvenlikle ilgili katılımlarında reaktiftir (yani üst yönetim kaza oranları yükseldiği zaman cezalara başvurmaktadırlar).

Seviye 3- Katılma (İnvolving): Kaza oranları nispeten düşük olmakla beraber bir platoya ulaşmıştır. Örgüt sağlık ve güvenlik konusunda yapılması düşünülen iyileştirmelerin başarıya ulaşmasında, ilk düzey çalışanların bağlılıklarının kritik bir öneme sahip olduğuna inanmaktadır.

Seviye 4- İş Birliği (Cooperating): Örgütte yer alan çalışanların çoğunluğu sağlık ve güvenliğin hem ekonomik hem de ahlaki açıdan önemli olduğuna inanmaktadır. Yöneticiler ve ilk düzey çalışanlar, çok çeşitli faktörlerin kazalara neden olduğunun bilincindedir.

Seviye 5- Sürekli İyileştirme (Continuous Improvement): Bütün kazaların veya çalışanlara yönelik zararların (işyerinde veya evde) önlenmesi örgütün çekirdek bir değeridir. Örgüt uzun bir süre herhangi bir kaza veya kaza olma potansiyeli yüksek bir olayın kaydedilmediği bir dönemde yer almakta fakat bu durum örgütte herhangi bir rehavete neden olmamaktadır.

Bu modele göre örgütün güvenlik performansı her seviye artışında yükselmektedir. Buna göre firmalar en zayıf güvenlik performansını “ortaya çıkma” evresinde gösterirken en yüksek performans düzeyine “sürekli iyileştirme” evresinde ulaşmaktadır.

Karşılıklı Güvenlik Kültürü Modeli

Cooper (2000) bu modeli, Bandura’nın (1986) karşılıklı determinizm (belirlenimcilik) modelinden faydalanarak geliştirmiştir. Model Cooper (2016) tarafından tekrar revize edilmiştir. Karşılıklı güvenlik kültürü modeli öncelikle psikolojik, durumsal ve davranışsal olmak üzere üç öge arasındaki karşılıklı etkileşime dayanmaktadır. Psikolojik faktörler değerler, tutumlar, normlar ve algılardan meydana gelmektedir. Durumsal faktörler içinde güvenlik yönetimi, güvenlik sistemleri, risk, iş baskısı, yetenek ve prosedür/kurallar gibi güvenlik kültürünün genel özellikleri


yer almaktadır. Davranışsal faktör ise güvenlik kültürü ile ilgili davranışsal çıktıları ifade etmektedir. Modele göre bu üç faktörün ortaya çıkardığı genel güvenlik kültürü çıktılarını ise öncü ve sonuç güvenlik performansı çıktıları ile ölçebiliriz.

Güvenlik Kültürünün Ölçümü

Güvenlik kültürünü değerlendirmek için kullanılan başlıca araçlar şunlardır:

Anketler: Güvenlik kültürünün ölçümünde anketler hem daha geniş bir katılımcı sayısına ulaşmaya hem de elde edilen verilerin daha hızlı bir şekilde analiz edilmesine imkân sağladığı için yaygın olarak tercih edilmektedir. Bu yöntemde, çalışanlardan güvenlikle ilgili belirli boyutlara ilişkin algılarını/görüşlerini ölçmeye yönelik belirli, standartlaştırılmış bir anket doldurmaları istenir. Anket sonucu elde edilen veriler bir örgütteki mevcut güvenlik ortamının anlık görüntüsünü sağlar. Bu yöntemin önemli bir avantajı da geçmiş sonuçlarla (değişim süreçlerini ölçmek veya müdahalelerin etkilerini değerlendirmek için) ve/veya diğer çalışma grupları veya birimlerinden alınan sonuçlarla karşılaştırmalar yapılmasına olanak tanımasıdır.

Kişisel Görüşmeler: Bu teknikte örgütteki yönetim ve güvenlik uygulamaları hakkında daha fazla bilgi edinmek için örgüt yönetimi, güvenlik uzmanları veya çalışanlarla düzenli olarak kişisel görüşmeler yapılır. Genel olarak bu görüşmeler üç nedenden dolayı yapılır. Bunlar:

• Görüşmelerle toplanan bilgiler, diğer veri kaynaklarını tamamlamak veya bu kaynakları doğrulamak için kullanılır. • Denetim veya değerlendirme çalışmalarında görüşmeler, kuruluş veya güvenlik kültürü hakkında genel bir yargıya varmak için bir temel oluşturur. • Son olarak, genel olarak organizasyonların (güvenlik) kültürü hakkında bir teori geliştirmek için görüşmeler kullanılır.

Gözlemler: Gözlem tekniği bir örgütün görünen yüzü olan artefaktların (insanlar tarafından ortaya konulan eserler, objeler vb.) değerlendirilmesinde işlevsel bir tekniktir. Bu teknikte yönetim ve çalışanlar, çalışma uygulamaları, süreçler, iletişim kanalları, karar verme, semboller vb. hakkında bilgi almak için normal çalışmaları sırasında genellikle gözlemlenir. Gözlemler gizli bir şekilde veya katılımcı gözlem yöntemleri kullanılarak yapılabilir.

Dokümantasyon (Belge) Analizi: Belgeler genellikle misyon ifadeleri, stratejiler, iş tanımları, raporlar, prosedürler veya kuruluşun benimsenen değerlerini ifade etmek için kullandığı yayımlanmış araçlardır. Bu tür değerler genellikle hırsları, özlemleri ve niyetleri (kuruluşun olmak istediği veya sahip olmak istediği şeyler) yansıtır. Yaygın kullanılan bir ölçüm aracı değildir. Bu konuda yapılan araştırmaların birinde Swaste vd. (1994), ekip toplantılarının tutanaklarında birkaç yıl boyunca ‘güvenlik’ kelimesinin kaç kez geçtiğini saymış ve bu

sayıyı, güvenliğin gündemde önemli bir yer işgal etmediğine dair bir argüman olarak kullanmıştır.

Odak Grup Görüşmeleri: Bireysel görüşmeler bir kişiyle yapılırken odak grup görüşmesi belirli bir konu hakkında veri elde etmek için kullanılan yapılandırılmış bir grup sürecidir. Cevaplar grup dinamiklerinden oldukça etkileneceğinden ve yöntem nitel görüşmelerden daha açık olduğundan, bir uzman tarafından yürütülmeleri gerekir.

Güvenlik Kültürünün Sağlanması ve Geliştirilmesi

Bir örgütün güvenlik kültürü düzeyinin istenilen seviye olup olmadığının tespit edilebilmesi için örgütün bazı özelliklerine bakılmalıdır. Ryan (2000) istenilir bir güvenlik kültürünün şu özellikleri içerdiğini ifade etmiştir:

• Bütün çalışanlar güvenlik kuralları ve düzenlemelerine her zaman uyar. • Çalışanlar sürekli bir biçimde tehlikeleri araştırır ve tehlikeli bir durum bulduğunda onu düzeltmek için inisiyatif alır. • Bütün çalışanlar güvenlikle ilgili aktivitelere katılmaya isteklidir. Güvenlikle ilgili aktivitelere katılım teşvik edilir. • Güvenlikle ilgili konularda açık bir iletişim vardır. Bu gibi durumlarda, azarlama korkusu veya disiplin cezası korkusu yoktur. • Güvenlikle ilgili ortaya çıkan olaylar, sistem başarısızlığını tespit etmek ve sistemde gerekli düzeltmeleri yapmak için bir fırsat olarak görülür. • Eğitim programları, çalışanların işlerinde güvenliği sağlamaları için gerekli bilgi, beceri ve yeteneği sağlamaktadır. • Bütün çalışanlar, yapmış oldukları işlerdeki potansiyel tehlikeleri anlar ve onları gerekli şekilde değerlendirirler. • Çalışanlar gereksiz yere risk almazlar. • Yöneticiler çalışanların gereksiz yere risk almalarına (bilerek veya bilmeyerek) sebep olmazlar. • Güvenlik meselelerinde, düzenli olarak davranış temelli bir geri bildirim, bir yaşam biçimi olarak görülmektedir. Düzeltici bir geri bildirim sistemi vardır. • İş arkadaşlarının güvenliğe yönelik destek sağladığı, destekleyici bir çalışma çevresi vardır. • Bütün iş aktiviteleri ve yönetimi tehlikelerin yok edilmesi ve yaralanmaların önlenmesi üzerine odaklanmıştır.

Diğer taraftan bir örgütte aşağıda yer alan belirtilerin olması zayıf veya negatif bir güvenlik kültürünün varlığına işaret etmektedir. Bunlar:

• Çalışanlar arasında yüksek oranda hastalıklar ve işe devamsızlıklar, • Suçlama kültürü algıları,


• Sağlık ve güvenlik iyileştirmelerinde hız kaybına neden olabilecek yüksek personel devir hızı, • Etkin bir sağlık ve güvenlik yönetimi için yeterli anlamda (insan, bütçe ve tesis) kaynak tahsis edilmemesi, • Sağlık ve güvenlik yasalarına, örgütsel güvenlik kural ve prosedürlerine uyma noktasındaki eksiklikler, • İletişim, iş birliği ve kontrol seviyelerinde zayıflık ve • Zayıf bir sağlık ve güvenlik yapısıdır.

Güvenlik kültürünün geliştirilmesindeki amaç pozitif bir güvenlik kültürünün sağlanmasıdır. Pozitif güvenlik kültürü, örgüt üyelerinin güvenliğe yönelik olarak paylaştıkları davranış kalıpları, tutumlar, algılar ve değerler seti olarak ifade edilebilir. Choudhry, Fang ve Mohamed (2007), pozitif güvenlik kültürünün sağlanması ve daha fazla teşvik edilmesi için gerekli olan düzenlemeleri şu başlıklar altında sınıflandırmaktadır:

• Tutum ve davranışlardaki değişim: İşyerinde güvenli davranışlar geliştirmek için, sözlü talimatlar, eğitim ve uyarı işaretleri gibi araç ve aktiviteler kullanılabilir. Tutum ve davranışlardaki değişim hem firmaya hem de çalışanın kendisi ve ailesine kazanç sağlayacaktır. • Yönetimin bağlılığı: Yönetim pozitif güvenlik kültürünün sağlanmasında anahtar bir rol oynamaktadır. Burada yönetime düşen; güvenlik için kaynak ve zaman tahsisi, risk değerlendirmelere ve güvenlikle ilgili danışma kurulu toplantılarına katılım ve çeşitli tamamlayıcı tedbirler gibi sorumluluklardır. • Çalışanın ilgisi: Pozitif güvenlik kültürü için gerekli olan bir diğer unsur ise güvenlikle ilgili uygulamaları çalışanların sahiplenmesi, bunlara ilgi göstermesi ve bu konuda sorumluluk almasıdır. Bunun sağlanması için ise çalışanların eğitimi, iş rotasyonları, kişisel koruyucu ekipmanları kullanma gibi koruyucu aletleri kullanmasının sağlanmasına yönelik uygulamalar yapılabilir. • Promosyonel stratejiler: Çalışanlar arasında güvenlik farkındalığı yaratmak için bazı promosyon stratejileri uygulanabilir. • Eğitim ve seminerler: Çalışan sağlığı, hijyen, iş stresi, güvenliğe karşı sorumluluklarla ilgili (kural ve talimatlara uyma, tehlike tespiti, risk değerlendirmesi, kaza incelemeleri ve iş güvenliği analizi) kısa bilgilendirici konuşmalar, grup toplantıları ve çalışanların eğitilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. • Özel kampanyalar: Sağlık ve güvenlik haftası, kaza raporlama ve inceleme, güvenlik ve çevre yönetim sistemleri gibi uygulamaları içerir.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç
ISG101U Ünite 6 Özeti — İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temelleri | AÖF Soru Bankası