AÖF Soru Bankası

İş Sağlığı ve Güvenliğinin TemelleriÜnite 5 Özeti

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimi ve İşleyişi

İŞG101U-İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN TEMELLERİ

Ünite 5: İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimi ve İşleyişi

Giriş

Sanayi Devriminin hızlı bir biçimde etkilerini göstermeye başlamasıyla birlikte, 19. yüzyılda işçilerin çalışma koşullarına ilişkin olumsuzluklar artış göstermiş ve bu hususlara yönelik yasal düzenleme ihtiyacı zorunluluk hâlini almıştır. İş denetimlerinin temelleri de bu olumsuz çalışma koşullarına devletin müdahale zorunluluğunun doğması sonucunda atılmıştır (ÇSGB, 2012, s.15). İş sağlığı ve güvenliği denetimleri, yüksek orandaki iş kazası ve meslek hastalıkları ve güvensiz çalışma ortamları nedeniyle iş teftişlerinin en önemli kısımlarından biri olmuştur. Türk hukukunda da benzer yönde gelişmeler yaşanmış; işçilerin çalışma koşullarının ve iş ilişkisinden doğan haklarının yasal düzenlemelerle iyileştirilmesine yönelik önemli adımlar atılmıştır. Ancak çalışma koşullarının iyileştirilmesinin, işçilerin korunmasının veya iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinin salt kanuni düzenlemelerle mümkün olmaması sebebiyle, devletin çalışma hayatına müdahale etme yükümlülüğü de düzenlenmiş; mevcut kurallar, iş denetimleri ve bu denetimler sonucunda uygulanacak yaptırımlarla güçlendirilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği denetimi bakımından en önemli uluslararası kaynak, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 19.06.1947 tarihinde kabul edilen 81 sayılı Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Sözleşmesi’dir. Türkiye’nin de 1951 yılından beri taraf olduğu bu Sözleşme’de, taraf devletlere sınai ve ticari işyerlerinde bir teftiş sistemi kurma yükümlülüğü getirilmiştir. Tavsiye kararlarını da bu kapsamda saymak gerekir. İş sağlığı ve güvenliği denetiminin ulusal kaynakları arasında Anayasa’nın 49/2. maddesini, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu (İSGK), 4857 sayılı İş Kanunu’nun (İK) ilgili hükümlerini, 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili hükümlerini (m.86-90, 95), 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Alanında Bazı Mali Hükümler Hakkında Kanunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’ni (İTKY), İş Teftişi Hakkında Yönetmeliği (İTHY) İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmeliği, Askerî İşyerleri ile Yurt Güvenliği İçin Gerekli Maddeler Üretilen İşyerlerinin Denetimi, Teftişi ve Bu İşyerlerinde İşin Durdurulması Hakkında Yönetmeliği ve Millî Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’ni saymak mümkündür.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Denetim Türleri

Türk hukukunda çalışma yaşamına ilişkin idari denetimden sorumlu kurum, esas itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığıdır. Askerî iş yerlerinde yapılacak denetimler bakımından ise Millî Savunma Bakanlığının yetkisinden söz etmek mümkündür. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliğinde denetim türleri, denetim yapmakla yetkili kurumlar uyarınca ele alınacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nde (RG.T.31.10.2012, S.28453) denetim (teftiş), iş teftişi ve idari teftiş olmak üzere iki şekilde düzenlenmiştir (İTKY m.43/1).

Yönetmelik’e göre iş teftişi; “çalışma süreleri, ücretler, iş sağlığı ve güvenliği, işçilerin refahı, çocuk ve gençlerin çalıştırılması, kayıtdışılık, işsizlik, istihdam ve işgücü piyasası uygulamaları gibi çalışma şartlarına ve ortamına ilişkin tüm mevzuat hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak araştırma, inceleme ve denetlemeyi de kapsayan ve Devlet adına gerçekleştirilen teftiş faaliyetleri ile mevzuatla verilen diğer teftiş faaliyetlerini” kapsar (İTKY m.4/1-ı). Aynı tanım, İş Teftişi Hakkında Yönetmelikte (RG.T.19.04.2022, S.31814) de tekrarlanmıştır (İTHY m.4/1-c).

İdari teftiş ise “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının emri veya onayı üzerine Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşların her türlü hesap, faaliyet ve işlemlerinin, ilgili mevzuat çerçevesinde uygulanması ile buralardaki amir, memur ve diğer görevlilerin her türlü hal ve hareketlerinin incelenmesi, teftişi, soruşturulması ve ön incelemesini” ifade eder (İTKY m.4/1-ğ). İdari teftiş, Bakanlığın iç işleyişiyle ilgili yürütülen teftiş faaliyetleri olup iş teftişinden farklıdır ve çalışmanın kapsamı dışındadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nde iş teftişleri, “genel (programlı) teftiş” ve “inceleme teftişi (program dışı teftiş)” olmak üzere ikiye ayrılmıştır (İTKY m.44/1). Ancak iş müfettişlerine verilen “teftiş sonucunda işyerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili saptanan eksikliklerin giderilmesi için işverene süre tanıma imkanı” doğrultusunda, uygulamada bir teftiş türü daha ortaya çıkmıştır. Buna göre Bakanlıkça yürütülen iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini (iş teftişlerini) esas itibariyle üç kategoriye ayırmak mümkündür. Bunlar;

• Programlı (genel) teftiş, • Program dışı teftiş (inceleme teftişi), • Kontrol (önel) teftişidir.

Programlı (Genel) Teftiş

“Genel çalışma planı kapsamında programlanan ve çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu işyerlerinde gerçekleştirilen teftişlere” programlı (genel) teftiş adı verilir (İTKY m.45). Genel teftişi kendi içinde ilk teftiş ve dönemsel teftiş olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. İlk teftiş; işyeri faaliyete geçtikten sonra yapılan ve işyerindeki tüm tesis, araç-gereç ve makinelerin, ham ya da işlenmiş maddelerin, çalışma ve üretim yöntemlerinin ve iş kazası ya da meslek hastalığına sebep olabilecek tüm hususların denetlendiği teftiştir. Dönemsel teftiş ise ilk teftiş evresinden sonra işyerinde belirli aralıklarla yapılan ve ilk teftişten sonra işyerinde işçiler bakımından ve iş sağlığı ve güvenliği yönünden olumsuz yönde bir değişiklik olup olmadığını tespit etmeyi amaçlayan teftiştir. Dönemsel teftişlerde amaç, önleyici denetim yaparak işyerinde var olan sorunları ve riskleri tespit etmek ve işçi ve işverenlere zarar verebilecek sonuçları gerçekleşmeden önleyebilmektir (ÇSGB, 2012, s.24). Programlı teftişler ön hazırlık, planlama, izleme ve değerlendirme içerisinde yürürlüğe konulmakta ve


denetimlerin kapsamı ve hedefleri doğrultusunda sosyal taraflar teftiş sürecine dâhil edilmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uygulamasında programlı teftişler “risk esaslı”, “iş kolu/sektör esaslı” veya “alan esaslı” olarak planlanmakta ve teftişlerde özellikle en kötü ve en riskli işletmeler, işyerlerinin çalışma şartları ve sektörler üzerine odaklanılmaktadır (ÇSGB, 2019c).

Program Dışı Teftiş (İnceleme Teftişi)

Program dışı teftiş (inceleme teftişi), programlı teftiş dışında çalışma mevzuatı ile ilgili talep üzerine veya Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına intikal ettirilen evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu işyerlerinde gerçekleştirilen teftişlerdir (İTKY m.46). Uygulamada bu teftişler, genellikle ihbar veya şikâyet üzerine ya da iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda yahut güvenlik raporu, endüstriyel kaza önleme politika belgesi incelemeleri amacıyla gerçekleştirilmektedir.

Kontrol (Önel) Teftişi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nde iş teftişleri, programlı teftiş ve program dışı teftiş şeklinde iki türlü düzenlense de uygulama sonucunda ortaya çıkan bir diğer teftiş türü kontrol (önel) teftişidir.

Askerî İşyerlerinde Yapılan Teftişler

İSGK m.2/1-a hükmünde “Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerindekiler hariç Türk Silahlı Kuvvetlerinin (…) faaliyetlerine” İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle askerî işyerleri ile yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin denetim ve teftişi konusu ve sonuçlarına ait işlemlerin Millî Savunma Bakanlığı ve ÇSGB tarafından birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütüleceği kabul edilmiştir (İSGK m.24/3; İTT m.1/2). İlgili hususlar, Askerî İşyerleri ile Yurt Güvenliği İçin Gerekli Maddeler Üretilen İşyerlerinin Denetimi, Teftişi ve Bu İşyerlerinde İşin Durdurulması Hakkında Yönetmelik’le (AİTY) (RG.T.16.08.2013, S.28737) düzenlenmiştir. Bu yönetmelik askerî işyerleri ile yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerini kapsamakta ve bu işyerlerinde yürütülecek teftişlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir (AİTY m.1,2). Askerî İşyerleri ile Yurt Güvenliği İçin Gerekli Maddeler Üretilen İşyerlerinin Denetimi, Teftişi ve Bu İşyerlerinde İşin Durdurulması Hakkında Yönetmelik’te üç farklı işyeri tipi belirlenmiş ve iş teftişleri yönünden ikili bir ayrıma gidilmiştir. Askerî işyerlerini teftiş yetkisi Millî Savunma Bakanlığı iş müfettişlerinde, diğer askerî işyerleri ile yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerini teftiş yetkisi ise ÇSGB iş müfettişlerindedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimi Uygulamasının Esasları

İş sağlığı ve güvenliği teftişlerinin yürütümü ve bu teftişlerde görev yapacak iş müfettişlerinin belirlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği denetimine ilişkin mevzuata ve

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının uygulama esaslarına göre gerçekleştirilir. İş teftişi; çalışma koşulları ile çalışma ortamının karşılıklı etkileşimi dikkate alınarak, herhangi bir ayrım yapılmaksızın planlanır. Ancak intikal eden başvuru, olay veya uyuşmazlık konuları dikkate alınarak, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu alan, sektör veya risk grubu esaslı olarak belirlenen işyerlerinde çalışma koşulları ile çalışma ortamına ilişkin konularda, ayrı ayrı da planlanabilir (İTHY m.5/1). Yıllık olarak planlanan teftiş faaliyetleri “genel çalışma planı” başlığında her yılın aralık ayı içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına sunulur. Bakan tarafından onaylanan genel çalışma planı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından uygulamaya konulur (İTKY m.43/2). İş teftişine kural olarak haber verilmeden gidilir ve teftiş, işyerinin olağan çalışma saatlerinde yapılır. Ancak iş müfettişinin takdiri uyarınca ve işin niteliğine göre, teftişin işverene veya işveren vekiline haber verilerek yapılması da mümkündür. Ayrıca teftiş sırasında işyerinde işveren veya işveren vekili bulunmasa dahi iş müfettişinin denetim yapması mümkündür. İş müfettişlerinin teftişe başlamadan önce veya gereklilik hâlinde teftiş sırasında, işveren veya işveren vekiline kimlik belgeleriyle kendilerini tanıtmaları gerekir. İş müfettişi, teftiş sırasında işverenin, işveren vekilinin veya işyerinde çalışanların teftişe konu hususlarla ilgili ifadelerine başvurmakla da yetkilidir. İlgililer, iş müfettişlerinin görevlerinin gereğini yapabilmeleri için kendilerine her türlü kolaylığı göstermekle yükümlü tutulmuşlardır (İTHY m.8/2). Teftişe izin verilmemesi, teftişin engellenmesi gibi durumlar söz konusu olduğunda iş müfettişinin mahallin en büyük mülki amirine başvurmak suretiyle güvenlik makamlarının veya memurlarının yardımını talep etmesi mümkündür (İTHY m.9/1). İş teftişi sırasında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen iş sağlığı ve güvenliği ihlalleri yönünden delil teşkil eden hususların birer örneği alınır ve kayıt ve belgelerin aslı iş müfettişlerince mühürlenir (Bayram, 2008, s.81). İşyerindeki teftiş esnasında saptanan iş sağlığı ve güvenliği ihlalleri veya eksikliklerinin denetim esnasında tamamlatılması veya düzelttirilmesi mümkünse, bu eksiklikler denetim süresi içinde işverene tamamlatılır ve bu hususlar teftiş defterinde ve teftiş raporunda açıkça belirtilir. Denetim esnasında tamamlanması mümkün olmayan ihlal veya mevzuata aykırılıklar için ise bu ihlallerin iş sağlığı ve güvenliği bakımından yakın bir tehlike arz edip etmediklerine göre bir ayrım yapılır. İş sağlığı ve güvenliği bakımından yakın bir tehlike arz eden hususlar yönünden işveren hakkında mevzuatta öngörülen idari veya cezai yaptırımlar uygulanır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimlerinde Tarafların Görev, Yetki ve Sorumlulukları

İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinde, denetimi gerçekleştiren iş müfettişlerinin olduğu kadar teftiş yapılan işyerinin işvereninin ve işyerinde çalışan işçilerin de


sorumlulukları bulunmaktadır. Bu görev, yetki ve sorumluluklara aşağıda yer verilecektir.

İş Müfettişlerinin Görev, Yetki ve Sorumlulukları

ÇSGB İş Teftiş Kurulu Yönetmeliğine göre müfettiş; “başkan, başkan yardımcıları, grup başkanları, grup başkan yardımcıları, başmüfettişleri, iş müfettişleri ve teftiş yetkisi verilmiş iş müfettişi yardımcılarını” ifade eder (İTKY m.4/1-j). Türk hukukunda iş müfettişleri, en az üç yıl iş müfettişi yardımcısı olarak çalışan ve mevzuatta belirlenen diğer koşulları sağlayan kişilerden seçilmektedir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının uygulamasında iş müfettişliği, işin yürütülmesinden sorumlu iş müfettişleri ve iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapan iş müfettişleri olmak üzere iki türlü olup iş müfettişleri için aranan şartlar bu iki türe göre belirlenmektedir.

İşverenlerin Görev, Yetki ve Sorumlulukları

İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili görev, yetki ve sorumlulukları 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda düzenlenmiştir. Ancak işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği denetimlerindeki görev, yetki ve sorumluluklarına İK m.92/2’de, İTKY m.15/2’de, İTHY m.8/2’de ve İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği (İSGHY) (RG.T.29.12.2012, 28512) m.7’de özel olarak yer verilmiştir.

Çalışanların Görev, Yetki ve Sorumlulukları

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışanların yükümlülüklerini 19. maddede genel olarak düzenlemiştir. Ancak bu maddede belirtilen yükümlülükler sınırlı sayıda değildir (Baysal, 2019, s.29). Nitekim 6331 sayılı Kanun dışındaki ilgili mevzuat metinlerinde de çalışanlara iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili çeşitli yükümlülükler getirilmiştir. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği denetimlerindeki görev, yetki ve sorumluluklarına ise İSGK m.19/2-ç, İK m.92/2 ve İSGHY m.8’de özel olarak yer verilmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetiminin Sonuçları

İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin sonuçlarını, her türlü iş teftişi sonrasında yapılacak usuli işlemler ve teftiş sonucunda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ihlallerin saptanması hâlinde ortaya çıkabilecek idari veya cezai yaptırımlar yönünden ayrı ayrı ele almak mümkündür.

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimi Sonrasında Yapılacak İşlemler

İşyerinde iş denetimi gerçekleştiren iş müfettişlerinin denetim sonrasında yapması gereken işlemlerden ilki; işverenlerin, işyerleri ile işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerde teftiş sonuçlarının yazılması için bulundurmakla yükümlü oldukları teftiş defterine iş denetimi sonuçlarını yazmaktır. Teftişlerde saptanan eksiklik ve aksaklıklar ilgili mevzuat hükümleri belirtilerek müfettişlerce teftiş defterine yazılır. Bir önceki teftişte saptanıp da daha sonraki teftişte tamamlanmadığı anlaşılan hususlar da ayrıca belirtilir. Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş

müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar (teftiş tutanağı) aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir (İTHY m.11/1). Tutanak düzenlenmesinde teftişe esas konulara ayrıntılı olarak yer verilir. İş müfettişlerince varılan tespitler, sıra numarası verilerek tutanağa açık olarak yazılır. Tutanak imzalandıktan sonra bir örneği işveren veya vekiline verilir (İTHY m.11/3). İşveren veya vekilinin, müfettiş tarafından düzenlenen tutanakta yer alan tespit ve bilgilerin bir kısmına yahut tamamına katılmadığını belirterek tutanağı imzalamaktan kaçınması halinde, itiraz gerekçeleri tutanağa yazılıp imzalattırılır ve tutanağın bir nüshası kendilerine verilir. İşveren veya işveren vekilince imzadan kaçınılması halinde, bu durum tutanağa yazılır (İTHY m.11/4). İş sağlığı ve güvenliği denetimlerin sonunda iş müfettişleri, her teftişi bir raporla (teftiş raporu) sonuçlandırmakla yükümlüdürler (İTHY m.12). Bu raporun içeriği ve türü, yapılan teftişin türüne ve teftiş sonucunda işveren veya işveren vekiline herhangi bir idari yaptırım uygulanıp uygulanmayacağına göre değişiklik gösterir. İş Teftişi Hakkında Yönetmelikte teftiş raporları; programlı teftiş raporu, program dışı teftiş raporu, araştırma raporu ve idari tedbir raporu olmak üzere dört türde belirtilmiştir (İTHY m.12). Programlı teftişler kapsamında gerçekleştirilen teftişler sonucunda programlı teftiş raporu (İTKY m.47/1); programlı teftiş kapsamı dışında, çalışma mevzuatı ile ilgili işyerlerinde gerçekleştirilen program dışı teftişler sonucunda program dışı teftiş (inceleme) raporu (İTKY m.47/2); programlı teftişler ile program dışı teftişlerin hazırlanması aşamasında gerek görülmesi hâlinde, belirli bir sektör ya da alanın sorunlarının belirlenmesi amacıyla veya Rehberlik ve Teftiş Başkanının gerek gördüğü diğer konularda, Başkanın talimatıyla yürütülen araştırma faaliyetleri sonucunda araştırma raporu (İTKY m.47/4) düzenlenir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 25. maddesi uyarınca işin durdurulmasına karar verilmesi halinde ise idari tedbir raporu düzenlenir. İş teftişi raporunun birden fazla müfettiş tarafından düzenlenmesi ve müfettişler arasında raporun düzenlenmesiyle ilgili görüş farklılıklarının bulunması halinde, bu farklılıklar gerekçeleriyle birlikte raporda belirtilir (İTKY m.56/2).

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimi Sonucunda İdari veya Cezai Sorumluluğun Ortaya Çıkması

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatından doğan yükümlülüklerini ihlal eden işveren veya işveren vekilinin, hukuki sorumluluğunun yanı sıra idari veya cezai sorumluluğunun da ortaya çıkması mümkündür. İş sağlığı ve güvenliği denetimleri sonucunda idari veya cezai sorumluluğun ortaya çıkabilmesi için iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ilişkin bir aykırılığın (örneğin gerekli önlemleri almama ya da önlemleri eksik alma, araç gereç sağlamama, organizasyonu oluşturmama vb.) bulunması gerekir. Bu hâlde işveren veya işveren vekili hakkında kanunda düzenlenen idari veya cezai yaptırımlar uygulanır.


İş Sağlığı ve Güvenliğinde İdari Yaptırımlar

İdarenin bir yargı kararına ihtiyaç olmaksızın, kanundan doğan bir yetkiye dayanarak, doğrudan idari bir işlemle uyguladığı ve idare hukukuna özgü usullerin geçerli olduğu yaptırımlara idari yaptırım adı verilir. İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılık nedeniyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırımlar;

• idari para cezası, • işin durdurulması, • kamu ihalelerine girmekten yasaklanma

şeklindedir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Cezai Yaptırımlar

İş sağlığı ve güvenliği kapsamında bir yükümlülüğün ihlali nedeniyle uygulanabilecek cezai yaptırımlar, idari yaptırımların aksine 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda detaylı olarak düzenlenmemiştir. Kanun’da düzenlenen tek cezai yaptırım, işyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine ilişkindir (İSGK m.25/8). İSGK m.25’te işin durdurulmasını gerektiren sebepler sayılmış ve işin durdurulmasına ilişkin prosedüre yer verilmiştir. İSGK m.25/8’de ise işyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verileceği düzenlenmiştir. Buna göre usulüne uygun bir biçimde alınmış işin durdurulması kararına aykırı olarak işyerinde çalışma yaptıran işveren veya işveren vekili söz konusu cezai yaptırıma muhatap olacaktır.

İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkan bir iş kazası veya meslek hastalığı sonucu gerçekleşen ölüm veya yaralanmalarda, nedensellik bağının varlığı koşuluyla kusuru saptanan işverenin, işveren vekilinin veya diğer faillerin TCK m.85 veya m.89 uyarınca cezai sorumluluğu ortaya çıkabilecektir. İşverenin gerçek kişi olması ve kusurlu bulunması hâlinde, cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak işverenin tüzel kişi olması hâlinde, tüzel kişi hakkında ceza yaptırımının uygulanması mümkün değildir (TCK m.20). Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince tüzel kişiler suçun faili olamayacaklarından, sadece gerçek kişiler hakkında cezai yaptırıma hükmedilebilir. Bu hâlde cezai sorumluluk, tüzel kişiliği yönetme ve bu sıfatla talimat verme yetkisine sahip olan somut işverene aittir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında