İŞG101U-İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN TEMELLERİ
Ünite 3: Meslek Hastalıkları
Giriş
Sağlık yalnızca hastalık ve sakatlıkların olmaması değil fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir. Bu tanım, 1948 yılında Dünya Sağlık Örgütü Anayasası’nda da yerini alarak günümüze kadar değişmeden gelmiştir. Hekimlerin tanımına göre sağlık, uzun yıllar boyunca olumsuz bir durumun olmaması olarak nitelenmiştir. Ölüm ve hastalık hâlinin olmaması, negatif bir durum oluşmaması sağlıklı bir insan sayılmak için yeterli görülmüştür. Bilime yakınlaşma ve sosyal etkilerin sağlığa direkt etkisinin anlaşılması bu tanımın değişmesine ve daha gerçekçi bir hâl almasına yardımcı olmuştur. Dünya Sağlık Örgütünün tanımladığı sağlık üç unsurla açıklanabilir. Fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlık olarak belirtilen bu üç unsur şöyle açıklanabilir:
• Fiziksel Sağlık: Fizyolojik olarak vücudun ya da organların bütün ve iyi olma hâlidir. • Zihinsel Sağlık: Davranışsal, bilişsel ve duygusal olarak insanın kendini iyi hissetmesi ve hayatını bu açılardan sorunsuz olarak idame ettirebilmesidir. • Sosyal Sağlık: Kişinin toplumsal rollerini kendisinden beklenen şekilde yerine getirmesidir.
Hastalık ise fizyolojik parametrelerin bozulmasıdır. Türk Dil Kurumu da hastalığı “Canlıda birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı” şeklinde tanımlar. Tıp, hastalık kavramını ve hastalıkların tedavisini inceleyen en geniş bilim dalıdır. Nozoloji ise hastalıkların sınıflandırılmasıyla ilgilenen bilim dalıdır. Hastalıklar genel olarak sistem bozuklukları, kronik hastalıklar ve bulaşıcı hastalıklar olarak ayrılabilir.
Meslek Hastalıkları
Meslek Hastalıkları: Tarihsel Gelişimi ve Kavram
İnsanlar tarih boyunca temel fizyolojik gereksinimleri olan “korunma, beslenme, bir yere ait olma” ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli meslek dallarında çalışmaya başlamışlardır. İşte bu noktada çalışanın çalışma koşulları ve bunun ortaya koyduğu sağlık sorunları arasındaki ilişkiler sürekli incelenmektedir. Örneğin MÖ 384-322 yıllarında yaşamış olan Aristoteles sporcularla ilgili yaptığı çalışmalar sonucunda koşucuların hastalıklarını ortaya koymuş ve koşucular ile gladyatörlerin hastalıklarından söz etmiş, gladyatörler için özel beslenme şekli önermiştir. MÖ 460-370 yıllarında yaşamış olan Hipokrat sektöre bağlı çalışan işçilerde kurşun zehirlenmelerine işaret etmiştir. Bu ve benzeri örnekler günümüze kadar uzatılabilir. Sanayi ve teknolojinin gelişmesi, tarım imkânlarının günümüzde olumlu/olumsuz kullanılması, yaşam şeklinin değişmesi, demokratikleşme ve insan haklarına verilen önemin artması/azalması gibi faktörler ile mesleğe ve işe dayalı olarak hastalıkların çeşitliliği artmıştır. Madencilik, tarım gibi bazı alanlara yönelik olarak da çeşitli spesifik çalışmalar yapılmıştır. İş sağlığının babası olarak adlandırılan İtalyan sağlıkçı Dr. Bernardino Ramazzini, meslek hastalığı kavramını ortaya atmış ve “De Morbis
Artificum Diatriba” adlı kitabında 53 ayrı hastalıktan bahsetmiştir.
Türkiye’de ise 1865 yılında yayımlanan Dilaver Paşa Nizamnamesi kömür madenlerindeki çalışma koşullarını düzenlemeyi hedefleyen ilk yazılı metindir. 1930 yılında Umumi Hıfzıssıhha Kanunu yayımlanmış ve çalışma hayatında düzenleme yapılması için ilk adım atılmıştır. Bu Kanun hâlen halk ve iş sağlığı alanlarda önemli bir yaptırım unsuru olarak kullanılır.
Meslek hastalığı;
• “Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık” • “Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir” • “İşyeri ortamında bulunan faktörlerin etkisi ile meydana gelen hastalıklar”
şeklinde tanımlanır.
Meslek Hastalıklarında Sorumluluk ve Meslek Hastalıklarının Tanılaması
Meslek hastalıkları genellikle iş yerinden ve çalışma koşullarından kaynaklanır. İşyerinde iş tipine, çalışma ortamı ve koşulları ile çalışma şekline bağlı olarak direkt olarak olumsuz etkene maruz kalan ya da bu olumsuzlukların içinde kalan kişilerde görülür.
Meslek hastalıklarının net bir şekilde tespit edilmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bunun temel sebebi meslek hastalıklarının tanı ve bildirim sürecindeki eksikliklerdir. Ya da yapılan istatistiklerin gerçekliği konusundaki şüpheler, gerçeği yansıtmayan rakamlardır. Kayıtsız çalışan sayılarının bu istatistiklere dâhil olmaması da bu rakamların gerçeği yansıtmadığına dair bir diğer unsurdur.
Mevcut hastalığın meslek hastalığı olarak tanımlanmasının birinci aşaması hastadan tam ve detaylı bir hastalık öyküsü alabilmektir. Ayrıntılı meslek öyküsünde dikkat edilmesi gereken noktalar;
• Bütün işlerin tanımlanması: Kişinin bugüne kadar yaptığı tüm işlerin tanımlanması önemlidir. • İşyeri maruziyetleri: İşyerinde nelerle temas hâlinde olduğu ve nelere maruz kaldığı dikkatle ele alınmalıdır. Ayrıca işin yürütümü sırasında koruyucu önlemlerin olup olmadığı, kişisel koruyucu malzemenin varlığı ve kullanım durumu da sorulmalıdır. • Belirtilerin zaman ilişkisi: Belirtilerin ne zaman arttığı ve azaldığı, ne zaman ortaya çıktığı gibi bilgilerin bilinmesi meslek hastalığı tanısında yönlendirici olabilir. • Başka işçilerin benzer belirtilerinin varlığı: Hastalık işe bağlı gelişen bir hastalıksa diğer çalışanlarda aynı yakınmaların olması çok doğal ve yaygındır.
Meslek hastalıklarının çoğunun önlenebilir hastalıklar olduğu düşünüldüğünde gerek işverenlere gerekse çalışanlara ayrı ayrı sorumluluklar düşmektedir. Sadece işverenlere tüm sorumluluk verilmemelidir. Çalışanlara da bazı sorumluluklar düşmektedir. Çalışanlar da tabi oldukları kurallara, çalıştığı meslek alanının gerektirdiği çalışma düzenine ve disiplinine uymak zorundadır.
Meslek hastalığı tanısı konulabilmesi için yasal zorunluluklar vardır. Tanı süreci ise şu sırayla izlenmelidir. Öncelikle klinik değerlendirme, meslek/çalışma öyküsü alınmalı; fiziksel muayene ve gerekli laboratuvar tetkiklerinin yapılması gerekir. Nihayetinde de çalışma yani işyeri ortamında değerlendirmeler yapılmalıdır. Meslek hastalığı tespiti sonrası işyeri hekimine ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanına bilgi verilmeli, ayrıca işverenle işçiler konu hakkında bilgilendirilmelidir.
Meslek Hastalıklarının Sınıflandırılması
Bir hastalığın ilgili mevzuata göre meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi için hastalık ve meslek arasında nedensellik ilişkisinin olması gerekir. Dünyada çok sayıda meslek dalı bulunduğundan ve bu mesleklerin bazılarının insan sağlığına olumsuz etkileri olmasından dolayı, çok sayıda meslek hastalığı nedeni ve meslek hastalığı çeşidi ortaya çıkar.
Meslek Hastalığına Neden Olan Etkenler
Meslek hastalıklarına sebep olan başlıca kimyasal etkenler; metaller, gazlar, çözücüler, deterjanlar, asit/bazik maddeler, böcek-haşere ilaçları, maden/boya/ilaç/kuyumculuk gibi sektörlerde kullanılan kimyasallardır.
Meslek hastalıklarına sebep olan başlıca fiziksel etkenler; radyasyon, ışınlar, aydınlatma, basınç, titreşim, sıcaklık ve gürültüdür.
Meslek hastalıklarına sebep olan başlıca biyolojik faktörler; virüs, bakteri, parazit, riketsiya, küf, mantardır. Biyolojik etkenlere bağlı olarak bazı meslek türlerinde çeşitli meslek hastalıkları oluşabilir.
Sık Görülen Meslek Hastalıkları
Mesleki Kan ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları
Anemi: Basitçe kansızlık olarak bilinir. Anemi kanda oksijen taşıyan temel molekül olan hemoglobin yetersizliği veya alyuvar sayısında ciddi bir azalma ile karakterizedir. Aneminin birçok tipi vardır.
Lösemi: Akyuvarlarla ilgili olan kanser türüdür. Kemik iliğinde anormal yapıda ama çok sayıda lökosit hücresi üretilmesine rağmen bu anormal beyaz kan hücreleri, vücuttaki enfeksiyon ve hastalıklarla savaşmaya yardımcı olan sağlıklı beyaz kan hücrelerinin görevini yapmasına engel olur. Bedende bağışıklık sistemi çöker, kansızlık, kanamaya yatkınlık, solmuş cilt ortaya çıkar.
Lenfoma: Bedenin bağışıklık sisteminin önemli birer askeri olan lenfositlerin kontrolsüz çoğalmasına bağlı olarak ortaya çıkan kanser tipidir. En çok lenf bezlerinde görülür. Ateş, kilo kaybı, büyüyen lenf bezleri, hâlsizlik, solunum
sıkıntısı, kaşıntı, geçmeyen morluklar görülebilir. Hodgkin lenfoma ve non-Hodgkin lenfoma en çok görülen tipleridir.
Koroner arter hastalığı: Tüm hücre ve dokularımız gibi kalbin de yaşamak için beslenmesi gerekir. Kalbi besleyen damarlara koroner damarlar denir. Koroner arterlerin tıkanması sonucu kalp kası oksijensiz ve besinsiz kalırsa kalp yetersizliği ortaya çıkar.
Kalp ritim bozukluğu: Kalp kaslarına giden sinirsel uyarıların bozulması ya da diğer faktörlere bağlı olarak gelişen ritim bozukluklarına aritmi de denir.
Miyokardiyopati: Kalp kası ile ilgili hastalıkları tanımlamak için kullanılan terimdir.
Hipertansiyon: Kan damarlarındaki basıncın değerinin normalin üzerinde seyretmesine hipertansiyon denir.
Mesleki Kanserler
Çalışılan işe bağlı olarak sigortalı kişinin maruz kaldığı kanserojen maddelerin solunum, deri ya da sindirim sistemi aracılığıyla bedene girmesi sonrası ortaya çıkan hücresel düzeydeki bozulmalara bağlı olarak kanser hastalığı ortaya çıkabilir.
Mesleki Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları ve Hastalıkları
Mesleki hastalıklar içerisinde yaygın olan sindirim sisteminde görülen rahatsızlıklar ve hastalıklar iş kaybına ve iş göremezliğe yol açmaktadır. Özellikle gıda sektöründe çalışanlar, matbaacılık, boya/ilaç/akü/pil sektöründe çalışanlar, değerli madencilikte çalışanlar başta olmak üzere strese dayalı (çalışma temposu değişiklikleri, vardiyalı çalışma, gece çalışması gibi) iş yapan kişilerde ülser, mide kanaması, karaciğer yapı ve fonksiyon kaybı görülebilir.
Mesleki Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları
İskelet ve hareket sisteminin başrol oyuncuları kemik, eklem ve kaslardır. Mesleki olarak çalışanlarda işyeri ortamından, çalışma koşullarından, çalışma saatlerinden kaynaklı üst ekstremitelerde, boyun, omuz, el bilekleri ve belde ağrı şeklinde şikâyetler görülebilmektedir,
Temizlik işleri, müzik aleti çalma, boyama-zımparalama- cilalama-çekiç kullanma gibi süreklilik arz eden işler karpal tünel sendromuna; tenis-bowling-tamir aletleri kullanma tenisçi dirseğine; aşırı yük taşıma, uygun olmayan postürde durma-çalışma boyun hastalıklarına; sürekli ve tekrarlı el ve tamir aletleri kullanımı radial tünel sendromuna; klavye, mouse kullanımı gibi işaret parmağının sürekli kullanılması durumu tetikçi parmak sendromu gibi hastalıklara yol açar.
Mesleki Sinir Sistemi Hastalıkları
Sinir sistemi merkezî sinir sistemi ve periferik sistem olarak ikiye ayrılır. Merkezî sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur. Sinir sistemi beden fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gereklidir. Sinir sisteminde meydana gelen rahatsızlıklar ve hastalıklar beden dengesini bozar.
Boya, maden üretimi ve işlenmesi, kâğıt, gıda, ilaç, üretimi gibi sektörlerde çalışanlar bu hastalıklar için riskli
gruptadırlar. Kurşun, tekstil, akü üretiminde görev alan çalışanlarda kronik böbrek hastalıkları ve mesane kanseri riski bulunmaktadır. Mobilya, akü, pil, boya, toksik gazlar, kurşun, tekstil, böcek ilacı, petrokimya alanlarında çalışanlarda da psikolojik rahatsızlıklar ve periferik nöropatiler görülebilmektedir.
Üreme Sistemi Hastalıkları
Üreme sistemleri de diğer tüm sistemlerde olduğu gibi mesleki şartlardan (pestisit üretimi, kimyasal atıklar, radyasyon, ağır iş yükü gibi) olumsuz etkilenir. Genel olarak kişilerde maruz kaldığı mesleki etkenlere bağlı olarak cinsel davranışlarda değişiklik, kısırlık, gebelik sürecinde rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.
Pnömokonyozlar ve Diğer Bazı Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları
Pnömokonyoz: Basitçe akciğerde tozların birikmesi ve buna bağlı doku reaksiyonu sonucu oluşan hastalığın meslek hastalığı olarak değerlendirilebilmesi için, sigortalı çalışanın çalıştığı yer altı/yer üstü alanlarında hastalık yapacak yoğunlukta ve nitelikte toz olması gerekir.
Silikozis: Sanayi fırın imalatında çalışanlarda, taş ocakları ve seramik işlerinde çalışanlarda, silisli minerallerle çalışanlarda, silisli maden cevheri ve taşların delinmesi, parçalanması, öğütülmesi, çıkarılması, kesilmesi, aşınması işlemlerinde çalışanlarda, cam, porselen, taş, seramik ve ateşe dayanıklı maddelerin yapımında görev alanlarda, silisli madenlerden üretilen zımpara taşı üretiminde, kumlama püskürtücülerle çalışanlarda görülme ihtimali yüksektir. Kısaca silika kristallerini soluma, silika kristallerine maruz kalma sonucu yavaş büyüyen, yumru tarzında akciğer hasarına neden olan bir pnömokonyozdur.
Asbest Solunmasıyla İlgili Hastalıklar: Isıya, sürtünmeye karşı dayanıklı lifsel yapıda bir madde olan asbest inşaat sektöründe, boru yapımında, araç sanayisinde vb. sanayi alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.
Kanser oluşumunda akciğer bağ dokusu artışı yani fibrozis de etkilidir. Asbeste maruz kalan ve kanser olan kişilerde diğer kanser türleri de görülebilmektedir. Asbestozis asbestle ilgili pnömokonyozistir yani akciğer fibrozisi anlamında kullanılır ve asbest dozları ile ilişkilidir. Hastalarda nefes darlığı ve öksürük görülür. Asbestozise bağlı ölüm nedenleri akciğer kanseri, akciğer enfeksiyonları ve kalp/solunum yetmezliğidir.
Berilyozis: Akciğerler başta olmak üzere solunum yollarının metalik berilyum ve bileşiklerinin tozlarına maruz kalması durumunda ortaya çıkan bir akciğer meslek hastalığıdır.
Silikatoz: Asbest dışındaki silikat tozları olarak bilinen talk, mika ve kaolin vb. silikatlar da asbestoz ve silikozistekine göre daha az ciddi pnömokonyoza sebep olur. Akut olarak dispne, akciğerde lekelenme, kronik olarak bronşit, dispne, akciğerde infiltrasyon, fibrozis, amfizem, kalp yetmezliğine neden olur.
Sideroz: Demir cevherinin elde edilmesi, parçalanması ve işlenmesinde çalışanlar, dökümhanelerde çalışanlar, haddehanelerde çalışanlar, magnetik demir oksit yapımında çalışanlar, tel lehimleyiciliği, demir ve çelik levhacılığı, gümüş temizleyiciliği, ayna yapımında çalışanlar risk altındadır.
Alüminyum ve Bileşikleri ile Oluşan Bronkopulmonal Hastalıklar: Cevherinden alüminyum elde edilmesi, alüminyum tozu elde edilmesi, alüminyum alaşımlarının yapımı gibi süreçlerde bu tozların solunması durumunda ortaya çıkan bir hastalıktır.
Mesleki Astım Hastalığı: Toplum ve çalışanların sağlığını etkileyen tanı, takip ve tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır astım. Toksik bazı kimyasal maddelerin solunması ile astım nöbetleri, amfizem gibi belirtiler gösteren mesleki solunum sistemi hastalığıdır. Mesleki astım, erişkinlik döneminde başlayan ve sigortalı çalışanın işyerindeki çalışma şartlarıyla ilişkili olarak, hava akımı sınırlanmasına ya da bir maddeye maruz kalmaya bağlı olarak immünolojik veya immünolojik olmayan yollarla tetiklenen bir hastalıktır.
Bissinoz: Kenevir, keten ve pamuk parçacıklarının solunmasından kaynaklı bu hastalıkta akut dönemde göğüs sıkışması, dispne, öksürük, balgam, ateş gözlenir. Kronik dönemde dispne, amfizem, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kalp yetmezliği görülür.
Akciğer Kanseri ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) da önemli solunum sistemi hastalıklarındandır.
Mesleki Cilt Hastalıkları
Bedenimizin dış kısmını örten ve bizi dış ortamdaki çeşitli etkenlere (mikroorganizma, ısı, soğuk, nem, radyoaktif ışınlar vb.) karşı koruyan deride zamanla kişilerin çalıştıkları iş ortamına bağlı olarak çeşitli rahatsızlıklar ve hastalıklar görülebilir. Deride kuruma, kaşınma, kızarıklık, dermatit, lökoderma, selülit, akne, dermatom ve deri kanserleri de görülebilir. Temel olarak ortaya çıkan mesleki deri hastalıkları dermatit, ışığa duyarlı deri reaksiyonları, deri kanserleri, kontakt ürtiker, mesleki akne, mesleki pigmentasyon hastalıkları ve deri enfeksiyonlarıdır. Mesleki durumlara bağlı olarak en sık dermatit görülür.
Başka bir mesleki deri hastalığı da kronik bir cilt hastalığı olan lökodermadır. Bu hastalıkta deri normal renginde değildir.
Mesleki akneler ise ergenlerde görülen akneler gibi olsa da temel sebepleri kişinin çalıştığı iş sektöründen kaynaklanır. Kimyasal maddelere temas sonucu ortaya çıkan mesleki akne, kozmetik ve petrol sektöründe çalışanların yanı sıra klor gibi kimyasal maddelerle çalışanlarda sıklıkla ortaya çıkmaktadır.
Mesleki Bulaşıcı Hastalıklar
Mesleki enfeksiyon ya da bulaşıcı hastalık diyebilmek için;
• Çalışılan meslek dalı ya da işyeri kaynaklı olması gerekir.
• Etkenin ya da enfeksiyonun tıbbi tahlillerde ve testlerde ortaya konulması gerekir.
Helminthiasis Grubu Mesleki Bulaşıcı Hastalıklar
Yer altı maden sektöründe, tünel yapım işlerinde, nemli topraklarda çalışan kişilerde görülme ihtimali yüksek olan helmintlerin neden olduğu bir hastalıktır.
Tropik Hastalıklar
Malarya yani sıtma hastalığının etkeni hücre içi bir parazit olan plazmodiumdur. Hastalık esas olarak karaciğer ve alyuvar hücrelerini hedef alır.
Amobiasise insan dışkısından yayılan entamoeba histolytica isimli parazit yol açar. İshal, mide bulantısı, karın ağrısı ve kilo kaybı gözlenir.
Sarı humma virüsü “arbovirüs”tür ve enfekte sineklerin insanları sokmasıyla bulaşır. Daha çok tropikal bölgelerde gözlenir.
Veba, tarihsel süreçte pek çok salgına yol açmış, etkeni “yersinia pestis” bakterisi olan bir hastalıktır. Esas bulaşma yolu enfekte hayvanlardan (fare, tavşan gibi) beslenip insanları ısıran pireler olsa da insandan insana da bulaşabilir.
Rekürrent ateş, beden ısısının aniden yükselip tekrar düşme döngüsü ile karakterizedir. Etkeni ‘borrelia recurrentis’tir.
Dang/k hastalığı ya da ateşi tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen enfekte sivrisinek ısırmasıyla ortaya çıkan viral bir hastalık olup etkeni dang virüsüdür. Tanımlanamayan ateş, kas ve eklem ağrısı, gözlerde ağrı, döküntü, kanama, hemorajik ateş ve şok gözlenir.
Leishmanioz, esas olarak dişi kum sineklerinin ısırması ile insan bedeninde leishmania parazitinin neden olduğu bir hastalıktır. Deride görülen yara, lenf bezlerinde şişlik, karaciğer, dalak, kemik iliği hasarı, yüksek ateş, ciddi kilo kaybı, dalak ve karaciğer büyümesi ve anemi, lökopeni ve trombositopeni, burun, ağız ve boğaz mukozalarında yara oluşumuna neden olur.
Frambosie, treponema cinsi spiral bakterilerin neden olduğu tropikal alanlarda insanların yüz derisinde, ellerinde, ayaklarında ve üreme bölgelerinde darbe lezyonları ile karakterize olan bir hastalıktır.
Hayvanlardan İnsana Bulaşan Hastalıklar
Bruselloz, brucella bakteri türlerinin sebep olduğu bakteriyel bir enfeksiyondur.
Tetanoz nemli ve ılık topraklarda, toz, toprak, gübre dâhil her yerde bulunabilen clostridium tetani bakterisinin neden olduğu boyun ve çene kaslarında şiddetli kasılmalarla karakterize bir hastalıktır.
Şarbon, bacillus anthracis bakterisi içeren enfekte hayvanların yenilmesi, sporlarının solunması, etkeni içeren maddelerle doğrudan temas yoluyla (genelde açık yara) insanlarda hastalık oluşur. Şarbonda en çok deri yaraları, kusma, kanlı ishal, şişkin lenf bezleri, şok, sepsis, kan
tükürme, hemorajik menenjit gözlenirken tedavi olunmazsa ölüm kaçınılmazdır.
Salmonella enfeksiyonlarının etkeni salmonella türü bakterilerdir. Hayvancılıkla uğraşanlarda, veterinerlerde görülebilir. Ayrıca, kontamine su, et, süt, yumurta, meyve suyu, sebze-meyve tüketilmesi ya da enfekte hayvanlara temas gibi yollarla bulaşabilir,
Leptospiroz ya da Weil hastalığı bakteriyel bir hastalıktır ve insanları ve hayvanları etkiler. Enfekte olmuş hayvanın idrarıyla kirlenmiş maddelere ya da taşıyıcı olan hayvanlara (sığırlar, domuzlar, atlar, köpekler gibi) kişinin derisinin sağlam olmayan, hasarlı bölgelerinin temasıyla ya da göz, burun veya ağız yoluyla hastalık oluşabilmektedir. Hastalıkta titreme, baş ağrısı, kas ağrıları, kusma, ishal, ilerleyen durumlarda karaciğer ve böbrek yetmezlikleri ve menenjit görülebilir.
Kuduz hastalığı, kuduz virüsünü taşıyan hayvanların (at, eşek, inek, keçi, kedi ve köpek, ayı, çakal, domuz, kirpi, kokarca, köstebek, kurt, tilki, sansar, yarasa, gibi) tükürük ya da salyasının genellikle ısırma, pençeleme ya da yalama sonrası insanlara bulaşması sonucu ortaya çıkar.
Ornithozlar, psittakoz güvercin, papağan gibi kuşlardan bulaşan bu hastalıklarda yükümlülük süresi 30 gündür. Kuş besleyen, hayvanat bahçesinde çalışan kişilerde görülebilir. İştah kesilmesi, burun akıntısı, ateş, baş ağrısı, titreme görülür.
Şap hastalığı picornaviridae ailesinin aphtovirus alt grubu virüsleri ile ortaya çıkmakta ve geviş getiren hayvanlarda ve domuzlarda görülmektedir. İnsanlara bulaşması sonucunda ateş, boğaz ağrısı, dil, ayaklar ve ağızda kabarcıklar oluşur. Yükümlülük süresi 10 gündür.
KKKA, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, etkeni nairovirüs grubuna ait bir virüstür. Bu virüsü keneler taşır ve kene ısırması sonucu enfekte olan insanlarda ateş, hâlsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve kanamaya hatta ölüme bile yol açabilir.
Mesleği Gereği Enfeksiyon Hastalıklarına Maruz Kalan Kişilerin Mesleki Enfeksiyon Hastalıkları
Viral Hepatit A, Viral Hepatit C, Viral Hepatit B, Tüberküloz.
Fizik Etkenlerle Ortaya Çıkan Mesleki Hastalıklar
İşyerinde ya da mesleğini yerine getirirken maruz kaldığı fiziksel şartlar da kişilerde şu tür hastalıkları oluşturabilir:
• Işınlarla olan mesleki hastalıklar, • İyonlayıcı ışınlarla olan mesleki hastalıklar, • Gürültü ile oluşan mesleki hastalıklar, • Hava basıncındaki ani değişmelerle olan hastalıklar, • Titreşime maruz kalma sonucu kemik ve eklemlerde oluşan problemler.