AÖF Soru Bankası
İKT408U · Ünite 3

Kripto Para Olgusu ve Finansal Piyasalar

Ekonominin Güncel Sorunları dersi, ünite 3 özeti

İKT408U-EKONOMİNİN GÜNCEL SORUNLARI

Ünite 3: Kripto Para Olgusu ve Finansal Piyasalar

Giriş

Geçtiğimiz on yılda gelişen blockchain (blok zincir) teknolojisi ile birlikte adından çokça söz ettiren kripto paralar artık finansal piyasaların vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiştir. 2009 yılında piyasaya sürülen Bitcoin ile adını duyuran kripto paralar bugün 5000’in üzerinde altcoinden oluşan devasa bir havuza dönüşmüştür. Bir merkeze bağlı olmayan ve kriptografi yöntemi ile şifrelenen kripto paralar bugün finansal piyasa aktörleri tarafından önemli bir yatırım aracı olarak görülmekte ve bu önemini günden güne arttırmaktadır.

Paranın Tanımı ve Fonksiyonları

Bugün para dendiğinde akla gelen ilk şey mal ve hizmet alım satımlarında kullandığımız kağıt veya madeni cisimler gelse de esasında para mal veya hizmet alım satımlarında genel kabul gören her şeyi ifade etmektedir. Buradaki temel nokta para olarak kullanılacak şeyin herkes tarafından bilinmesi ve genel kabul görmesi ile birlikte ekonomilerde bir takım fonksiyonları yerine getirmesidir.

Paranın Fonksiyonları

Bir ekonomide para olarak kullanılan şey her ne olursa olsun temel olarak üç fonksiyonu yerine getirmelidir. Bunlar paranın değişim (mübadele) aracı olması, hesap birimi olması ve değer saklama aracı olması fonksiyonlarıdır.

Değişim aracı olma fonksiyonu paranın, ekonomilerde mal veya hizmet alım satımlarında karşılık olarak sunulmasını ifade etmektedir.

Hesap birimi olarak para mal veya hizmetlerin değerinin belirlenmesini ifade eder.

Değer saklama aracı olarak para ise gelirlerinin tamamını harcama eğiliminde olmayan ekonomik birimler için gelirlerinin bir kısmını kendi istekleri doğrultusunda kenarda tutmalarına olanak tanır.

Para Sisteminin Tarihsel Gelişimi

Takas Ekonomisi

Takas ekonomisi en net tanımıyla mal veya hizmetlerin el değiştirmesinde bir değişim aracının kullanılmadığı, mübadelenin mal veya hizmetlerin takası şeklinde gerçekleştiği ekonomileri ifade etmektedir. Trampa ekonomisi de denilen bu tür ekonomilerde para yoktur, dolayısıyla mal veya hizmet alışverişleri yine mal veya hizmetlerin takası yoluyla gerçekleştirilir. Ancak bu şekilde yapılan alışverişlerde karşılaşılan birtakım sorunlar söz konusudur. Her şeyden önce takas ekonomisi karşılıklı ihtiyaca dayanmaktadır.

Mal Para

Mal paralar isminden de anlaşılacağı gibi parasal değerinin yanı sıra mal olarak kullanıldığında da bir değere sahip olan paraları ifade etmektedir. Deniz kabukları, kahve çekirdekleri, hayvan derileri gibi

nesnelerle başlayan mal para serüveni zamanla yerini bakır, gümüş ve altın gibi değerli metallere bırakmıştır. İlk kez M.Ö. 600’lü yıllarda Lidyalıların değerli metallerden günümüzde kullanılan madeni para formlarına benzer sikkeler ürettiği bilinmektedir. İktisat tarihi boyunca uzun yıllar bahsi geçen bu değerli metaller para olarak kullanılmıştır.

Temsili Para (Banknot)

Temsili paralar, bir diğer adıyla banknotlar altın veya gümüş gibi değerli metaller karşılığında basılan paralardır. Altın ve gümüş gibi değerli metallerin taşınması ve saklanması kolay değildir. Aynı zamanda yaşanan fiyat artışlarında taşınması gereken metal miktarı da artmaktadır. Bu zorluk zaman içerisinde altın ve gümüş gibi değerli metallerin karşılığı olarak basılan banknotların ekonomik sisteme dahil olmasına neden olmuştur. Kamu kurumları veya özel teşebbüsler tarafından çıkarılabilen banknotlar genel olarak belirli bir altın ve gümüş karşılığı basılır ve banknotu elinde bulunduran kişinin sahip olduğu altın veya gümüş miktarını temsil eder.

Fiat (İtibari) Para

Fiat para, bir diğer adıyla itibari para kısaca herhangi bir metal karşılığı olmayan, gücünü merkezi otoriteden alan günümüzdeki fiziksel paraları ifade etmektedir. Fiat paralar üzerinde yazan değer karşılığında mal veya hizmetlerin el değiştirmesinde kullanılır ve mal paranın aksine bir mal olarak değeri yok denecek kadar azdır. Değeri merkezi otorite tarafından belirlenen fiat paraların satın alma gücü paranın üretim maliyetinden çok daha yüksektir. Merkez bankaları veya devlet kurumları tarafından piyasaya sürülen fiat paraların bir değerli metal karşılığı zorunluluğu bulunmadığı için arzı da esnektir. Fiat paranın miktarı politika yapıcılar tarafından belirlenen ekonomik hedefler doğrultusunda kolaylıkla değiştirilebilir.

Kaydi Para (Mevduat Parası)

Bankacılık sisteminin gelişmesi ile birlikte ekonomik birimler artık ellerindeki parayı nakit olarak taşımak veya saklamak yerine banka hesaplarında tutmayı veya banka hesapları üzerinden para transferi yoluyla mal veya hizmet alım satımları yapmayı tercih etmektedirler. Bu durum fiziksel olarak var olmayan bir tür para sisteminin gelişmesine olanak sağlamıştır. Kaydi para adını verdiğimiz bu para sistemi kısaca bankalar tarafından yaratılan paraları tanımlamaktadır.

Elektronik Para

Teknolojik ilerlemeler ile birlikte para sistemi de evrim geçirerek artık farklı bir boyut kazanmış ve para sistemi elektronik ortama taşınmıştır. Elektronik paralar genel olarak elektronik bir cihazda saklanan ve fon karşılığında ihraç edilen paraları temsil etmektedir. Bu paralar bir nevi fiat paranın elektronik ortamdaki karşılığıdır. Bir diğer ifadeyle elektronik para ulusal paraların elektronik ortama taşınmış hâlidir. Mobil cihazlar, tabletler, bilgisayarlar gibi teknolojik araçlarda saklanan veya transfer edilen bu


para türü kullanıcılara nakit kullanımı dışında bir ödeme alternatifi sunmaktadır.

Elektronik paralar yetkili kuruluşlar tarafından izin verilen çeşitli finansal kuruluşlar tarafından ihraç edilmektedir. PayPal, Web Money, Payoneer gibi paralar uluslararası düzeyde kabul gören elektronik paralar arasında gösterilebilir. Ülkemizde de Türkpara, Papara gibi örnekleri bulunan elektronik paraların ihraç izni ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından verilmektedir.

Sanal Para

Sanal paralar kısaca bir kamu otoritesi tarafından ihraç edilmediği halde yasal kişiler tarafından ödemelerde veya para transferlerinde kabul gören dijital paraları temsil etmektedir. Sanal paraları elektronik paralardan ayırt eden en önemli özelliği elektronik paralardan farklı olarak bir itibari para cinsinden karşılığının olmamasıdır. Yine elektronik paradan farklı olarak bir merkeze veya otoriteye bağlı olmayan sanal paralar, paraya alternatif olarak geliştirilen sanal bir varlığı temsil etmektedir.

Elektronik paraların aksine yasal bir düzenlemeye sahip olmayan sanal paraların hesap birimi de TL, Dolar, Euro gibi yasal olarak tedavülü olan itibari bir paraya dayanmaz.

Kripto Para Olgusu

Avrupa Merkez Bankası (ECB) kripto parayı “Bir merkez bankası, kredi kuruluşu ya da e- para kuruluşunca ihraç edilmemiş, bazı durumlarda paraya alternatif olarak kullanılabilen bir değerin dijital temsili” şeklinde tanımlamaktadır. ECB’nin tanımından da anlaşılacağı gibi kripto paralar elektronik paradan çok sanal para tanımlamasına uymaktadır. ECB de para sınıflandırmasında kripto paraları sanal paralar kategorisinde değerlendirmektedir.

İhracı bir merkez tarafından kontrol edilmeyen kripto paralar tamamen dijital, şifrelenmiş sanal paraları ifade etmektedir. İsminde yer alan “kripto” terimi de “şifreli” anlamına gelmektedir. Kripto paralar şifrelenmiş sanal cüzdanlar yardımıyla kullanılabildiği için kripto adını almışlardır. Günümüzde finansal sistemin önemli bir parçası haline gelen kripto paralar bir otoriteye veya bir merkeze bağlı olmamasına rağmen piyasa katılımcıları tarafından kabul görmekte, gerçek kişi veya kurumlar tarafından para olarak kullanılmaktadır.

Bitcoin

İlk kripto para Bitcoin, 2009 yılında Satoshi Nakamoto tarafından geliştirilmiştir. İlk blockchain (blok zinciri) veritabanı tasarımcısı olarak da bilinen Satoshi Nakamoto, 2008 yılında yayınladığı “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” adlı makalesinde ilk kez Bitcoin kavramından bahsetmiştir. Ardından 2009 yılının Ocak ayında ise ilk Bitcoin piyasaya sürülmüştür. Burada adı geçen Satoshi Nakamoto, Bitcoin’in geliştiricisi olarak bilinmekle birlikte yıllardır bu ismin bir kod isim olduğu

ve arkasında farklı kişi veya kişilerin bulunduğu öne sürülmektedir. Günümüzde dahi Bitcoin’in kim veya kimler tarafından geliştirildiği konusunda net bir fikir birliği bulunmamakta ve Bitcoin bu noktadaki gizemini korumaktadır.

Bitcoin’in serüveninin başlangıcındaki temel neden 2008 yılında dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz olmuştur. 2008 yılına kadar para sistemiyle ilgili yapılmayan tartışmalar kriz sonrası dönemde özellikle ABD’nin bazı bankalara el koyması mevduat sahiplerini bankalardaki paralarının güvenliği hakkında şüpheye düşürmüş ve para ekosistemi tartışmaya açılmıştır. Bankacılık sistemine olan güvenin zayıflaması yeni bir para sistemi veya para benzeri oluşumlara zemin hazırlayan temel etken olmuştur. Nakamoto da 2008’in sonunda yayınladığı makalesinde temel olarak mevcut para sisteminin aracı kurumlara bağımlılığı ve kurumlara dayalı mekanizmanın zayıflığını vurgulamaktadır. Nakamoto çalışmasında, artık kişilerin aracı bir kurumdan ziyade şifreleme yöntemiyle paralarını güvence altına alma isteklerine vurgu yaparak ilk kripto yani şifreli para olan Bitcoin’in ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır.

Bugün Bitcoin’in 207 milyar dolar piyasa değeri ise tüm kripto paraların toplam piyasa değerinin yaklaşık %62’sini oluşturmaktadır.

Ethereum

Bitcoin’in ardından akıllara gelen ikinci kripto para Ethereum’dur. Kısaltması ETH ve para birimi Ether olan kripto paranın kurucusu Vitalik Butelin’dir. Butelin tarafından ilk kez 2013 yılında Kuzey Bitcoin Konferansı’nda tanıtımı yapılan Ethereum, bugün yaklaşık 38,5 milyar dolar piyasa değeri ile Bitcoin’den sonra toplam piyasa değeri en yüksek ikinci kripto para birimidir.

Ethereum, Bitcoin’e göre daha düşük teknik donanım gerektirdiği için birçok piyasa katılımcısı tarafından daha cazip bir dijital para olarak görülmektedir. İşlem ve onay sürelerinin Bitcoin’e göre daha kısa olması da yine Ethereum’un avantajları arasında gösterilmektedir.

Diğer Kripto Paralar

Bitcoin ve Ethereum’un ardından Ripple, Tether, Bitcoin Cash, Bitcoin SV, Litecoin, Cardano, Crypto.com Coin, Binance Coin, EOS, Chainlink, Tezos, Stellar, Monero vb. çok sayıda kripto para, kripto para borsalarında alım satımı yapılan diğer sanal paralara örnek gösterilebilir.

Finansal Piyasalarda Kripto Paraların Yeri

Blockchain Teknolojisinin Finansal Piyasalara Etkisi

Kripto para sisteminin altyapısı blockchain (blok zincir) teknolojisidir. Sahip olduğu şifreleme mantığı nedeniyle yüksek güvenlikli oluşu blockchain altyapısının en önemli avantajıdır. Yüksek güvenliğin yanı sıra bu teknolojik altyapının işlem sürelerini hızlandırma, işlem maliyetlerini azaltma ve organizasyonu kolaylaştırma gibi sahip olduğu bazı özellikleri ile finansal sistemi derinden etkileme


potansiyeli de vardır. Aynı zamanda merkezi olmayan bir doğrulama sistemine sahip olması da finansal sistem içindeki cazibesini giderek arttırmaktadır.

Blockchain teknolojisi temel olarak aracıları ortadan kaldıran bir işlem altyapısını temsil etmektedir. Bu nedenle işlem hızları ve işlem maliyetleri oldukça düşüktür. Aynı zamanda sahip olduğu merkezi olmayan yapısı kullanıcılarına kendi ticari işlemleri üzerinde daha fazla kontrol yetkisi vermektedir. Bu sayede kullanıcılar ticari işlemlerini daha güvenli ve daha şeffaf bir ortamda gerçekleştirebilmektedirler.

Öte yandan blockchain teknolojisinin özellikle yüksek güvenlik özelliği nedeniyle bankacılığın gelecek altyapısı olacağına yönelik son zamanlarda önemli tezler öne sürülmektedir.

Finansal Piyasalarda Kripto Paralar

31 Temmuz 2020 tarihi itibariyle kripto paraların toplam piyasa değeri 330 milyar doların üzerindedir. Günlük işlem hacmi ise yaklaşık 84 milyar dolar civarındadır. Sadece bu rakamlar bile kripto para piyasasının geçtiğimiz 10 yıllık süreçte kat ettiği yol ve finansal piyasalar üzerinde ne denli etkili olabileceği hakkında önemli ipuçları sunmaktadır. Peki, herhangi bir merkeze veya otoriteye bağlı olmayan bu sanal paralara insanlar neden bu denli talep oluşturmaktadırlar? Bu sorunun cevabı esasında 2008 Küresel Krizi’ne uzanmaktadır. Bu krizle birlikte insanları finansal sisteme olan inançlarının yıkılması insanların yeni arayışlara yönelmelerine neden olmuş ve başta Bitcoin olmak üzere zaman içerisinde çok sayıda kripto paraya yönelik talep artmıştır. Elbette kripto paralara yönelik oluşan bu yüksek talebin tek nedeni finansal piyasalara olan güvenin azalması değildir. Özellikle yatırımcılar için güvenilir bir alt yapıya sahip olması, işlemlerin hızlı ve düşük maliyetli olması da kripto paraları cazip kılan özellikleridir. Bugün uluslararası piyasalarda para göndermenin maliyeti %30’ları bulmak- tadır. Ancak aracı kurumların olmaması nedeniyle kripto paraların transferi için böyle bir maliyet söz konusu değildir. Kişiler kendi sanal cüzdanlarından bir başka sanal cüzdana diledikleri anda paralarını hızlı ve düşük maliyetlerle aktarabilmektedirler. Uluslararası finansal piyasalarda 3-4 gün sürecek bir para transferi bu piyasalarda saniyeler içinde gerçekleşmektedir. Günümüz finansal piyasalarındaki hız ve maliyetler göz önüne alındığında kişilerin kripto paralara yönelik bu şekilde bir eğilime sahip olmaları son derece anlaşılır bir durumdur.

Kripto Para Sisteminin Riskleri

Kripto para birimleri taşıdığı avantajların yanı sıra bir takım riskleri de barındırmaktadır. Bu risklerin başında kripto paraların yasal statülerinin belirsizliği gelmektedir. Hâlâ yasal bir statüye oturtulamamış olması ve dolayısıyla denetimsiz kalışı kripto paraların yasa dışı işlerde kullanılmasının da önünü açmaktadır.

Kripto para sisteminin bir diğer önemli dezavantajı ise ülkelerin para politikaları uygulamaları ve bu

uygulamaların etkinliği üzerindedir. Bilindiği gibi para basma yetkisi merkez bankalarına aittir. Aynı zamanda merkez bankaları para arzını kontrol eden otoritelerdir. Ancak herhangi bir merkeze veya otoriteye bağlı olmadan üretimi ve transferi yapılan kripto paralar merkez bankalarının para basma ve para arzını kontrol etme yetkisi üzerindeki tekelini sarsmaktadır. Bu durum hem para otoritelerinin gücünü hem de para politikası uygulamalarının etkinliğini sınırlandırdığı için ekonomiler üzerinde öngörülmesi güç etkilere yol açabilmektedir. Bu tür olumsuzlukların önüne geçebilmek için bazı devletlerin kripto paraları yasal bir zemine oturtma çabası içerisinde oldukları da bilinmektedir.

Kripto Parların Geleceğine Yönelik Tartışmalar

İtibari para ve banka parasına bir alternatif olarak ortaya çıkan bu sanal paraların otoriteler tarafından kabul görmemesi ve bir merkezi olmamasına rağmen büyük borsalarda dahi işlem görüyor olması ve piyasa değerleri ile birlikte işlem hacimlerini günden güne arttırıyor olmaları kripto paraların finansal piyasalardaki kalıcılıkları konusunda önemli sinyaller vermektedir.

Kripto para sistemi sahip olduğu avantajlarla günümüz bankacılık ve finans sistemine bir alternatif olarak gösterilmektedir. Elbette bu alternatiflerin birbirinden bağımsız çalışması beklenmemektedir. Bu nedenle hâlihazırda başlamış olan kripto paraların finansal sisteme entegrasyonu sürecinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği ve bir şekilde bu sanal para biriminin ana akım finans dünyası içerisinde önemli bir yere sahip olacağını öngörmek zor olmayacaktır.

Gelecekte neler olabileceğini öngörmek kolay değildir ancak hem günümüz para tanımlarındaki değişimlere ba- kıldığında hem de kripto paraların ana akım finans dünyasındaki yeri göz önüne alındığında dünyayı para sisteminde yaşanacak köklü değişimlerin beklediğini söylemek çok da yanlış olmayacaktır.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç