AÖF Soru Bankası
HUK306U · Ünite 6

Damga Vergisi

Özel Vergi Hukuku II dersi, ünite 6 özeti

HUK306U-ÖZEL VERGİ HUKUKU II

Ünite 6: Damga Vergisi

Giriş

Damga vergisi vergi sistemi içerisinde önceleri resim niteliğinde olan ancak günümüzde diğer vergiler gibi bir vergi olarak nitelendirdiğimiz bir kamu geliridir. Damga vergisinin vergi sisteminde yer alan vergilerin ekonomik kaynağının esas alındığı sınıflandırmada yerini belirlemek kolay değildir. Hukuki muameleler için ister bildiğimiz anlamda kâğıt olarak isterse elektronik ortamda düzenlenmiş olsun düzenlenen kağıtlar damga vergisinin konusunu oluşturmaktadır.

Damga Vergisinin Tanımı ve Nitelikleri

Damga Vergisinin Tanımı Vergi, egemenlik hakkına dayanarak devletin veya devredilmiş vergilendirme yetkisi bulunan kamu tüzel kişiliklerinin, kamu hizmetlerini yerine getirebilmek adına kişilerden aldığı cebri, karşılıksız, parasal değerlerdir. Resimse belirli bir işi yapabilme izni verilmesi ya da ruhsat benzeri belirli imtiyaz sağlanmasının karşılığında kamu idarelerine ödenmek mecburiyetinde olunan paralardır.

Damga vergisi de devletin ekonomik alandaki egemenliğinden kaynaklanan kamu gücüne dayanarak kişilerden hukuki zor altında aldığı ve kişilerin devlete ödemek mecburiyetinde olduğu, aksi bir durumda ise yaptırımla karşı karşıya kaldığı ve ilgili gelirlerin kendilerinden cebren tahsil edildiği zorunlu kamu gelirleri arasında yer almaktadır.

Damga Vergisinin Nitelikleri

Damga vergisi, bir hukuki işlemin gerçekleştirilmesi ve ilgili işlemle alakalı bir kâğıdın imzalanarak düzenlenmesi şeklinde ortaya çıktığı için hukuki muamele vergilerinin konusuna girmektedir. Damga vergisi esasen, hukuki işlemlerden iki ya da tek taraflı olanları baz alan muamele vergisidir. Buna göre idari kararla tasarruflar benzeri bazı tek taraflı hukuki işlemlerle; akitler gibi birtakım iki taraflı işlemlerden alınmaktadır.

Merkezî yönetim vergisi olan damga vergisi, harcamalar üzerinden alınmakta objektif, genel ve dolaylı bir nitelik taşımaktadır.

Damga Vergisinin Unsurları ve Vergilendirme Biçimleri

Damga Vergisinin Konusu

“Neyi vergilendireceğiz?” şeklindeki sorunun cevabını veren verginin konusu, üzerine vergi konulmuş olan ve verginin temeli niteliğindeki ekonomik özellikleri barındıran bir unsur olarak karşımıza çıkar. 1982 Anayasası madde 73’ün 1. fıkrasında ödeme gücüne ilişkin vergilendirme ilkesine değinildiğinden, verginin konu ögesini de ekonomik güç ile bunun göstergeleri meydana getirmektedir.

Damga vergisinin konu unsurunu belirli özellikleri haiz kâğıtlar teşkil etmektedir.

Kâğıt; ticari, resmî veyahut medeni işlemlerle alakalı herhangi bir hususu belli veya ispat etmeye yarayan hem yazılmış hem de imzalanmış (elektronik imza dahil) veya imzanın yerine geçebilecek işaret konulmuş maddi varlığa sahip belgelerdir.

I. Akitler ile Alakalı Kâğıtlar: II. Kararlar ve Mazbatalar 04.01.2002 tarihli, 4734 sayılı Kamu İhale Yasası çerçevesinde bulunan kurum ile kuruluşlara şikâyet ya da Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet veya yargı kararının üzerine ihalenin iptali durumunda, 28/12/2023 tarihinden sonra ihale kararı ile ihaleye dair şekilde ihale makamıyla düzenlenmiş olan sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan bölümüne karşılık gelen damga vergisi ret ile iade olunur. III. Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar Damga vergisine tabi kâğıtlar yerine geçebilen mektup ile şerh şeklindeki kâğıtlar da bahsi geçen damga vergisine tabidir. Damga Vergisi Yasası’na ekli (1) sayılı tabloda olmayan bir kâğıttan damga vergisi alınamaması, 1982 Anayasası madde 73/3’teki “vergilerin yasallığı ilkesinin” bir gereğidir.

Damga Vergisinde Vergiyi Doğuran Olay

213 sayılı Vergi Usul Yasası Madde 19’da düzenlenmiş olan vergiyi doğuran olay, vergi alacağının doğmasını belli koşullara bağlamış olup hukuki olay, işlem ya da durumlar şeklinde ortaya çıktığını belirtmiştir. Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, verginin konusunu teşkil eden herhangi bir kâğıdın ilk olarak elle tutulur, gözle görülür bir biçimde düzenlenmesidir. Düzenlenmek, herhangi hukuki bir işlemin bir kâğıda bağlanması ve aynı zamanda da yazılı olarak yapılması manasına karşılık gelmektedir. Düzenlenebilmek amacıyla kâğıt bağlı bulunduğu hukuki işlemle alakalı herhangi bir noktayı ispat veya belli edebilme, bunun yanında da ilgili husus yönünden hüküm belirtme özelliğini elde eder. Bu sayede de vergi borcu ortaya çıkar.

Damga vergisi yönünden vergiyi doğuran olay, kâğıdın düzenlenmiş olması anlamına gelmektedir.

Kâğıdın damga vergisine tabi olabilmesi, kural olarak Türkiye sınırları içerisinde düzenlenmiş olmasına bağlıdır.

Serbest bölgeler, Türkiye siyasi sınırlarında olsa bile gümrük sınırları haricinde olan bölgelerdir. Bahsi geçen bölgelerde gerçekleştirilmekte olan ekonomik çalışmalarla alakalı şekilde ilgili bölgelerde düzenlenerek hükmünden faydalanılan kâğıtlar damga vergisine tabi değildir. Fakat bu kâğıtların hükmünden serbest bölge haricinde de faydalanılmak istenir ise hiç şüphesiz ki damga vergisi yükümlülüğü konusu gündeme gelecektir.


Damga Vergisinin Yükümlüsü ve Sorumlusu

“Kimi vergilendireceğiz?” şeklindeki bir sorunun cevabını vermekte olan yükümlü ögesi, vergi yasaları uyarınca üzerine bir vergi borcu düşmüş olan, vergiyi doğuran olayı hem kendi kişiliğinde hayata geçirmiş olan hem de vergi borcunu kendine ait olan mal varlığından ödeyen gerçek ya da tüzel kişi veyahut tüzel kişiliği bulunmayan finansal oluşum şeklinde açıklanır.

Damga Vergisi Yasası Madde 3’te damga vergisi yükümlülerinin kâğıtlara imzası olanlardan oluştuğu hükme bağlanmıştır.

Damga vergisi yükümlüsü, kâğıt üzerindeki imza sahibidir.

Damga vergisine tabi olan kâğıtların bir kısmı tek taraflı düzenlenerek imza edilebilir. Borç senedi, ihale kararları ile taahhütnameler gibi benzeri kâğıtların sahip olduğu damga vergisini kâğıtta imzası olan taraflar ödemektedir. Kâğıdı imzalayan şeklinde belirlenen damga vergisinin mükellefi taraflar arasında sözleşme ile değiştirilemez ve bu durum vergi dairelerini bağlamaz.

Resmî dairelerle kişilerin arasında düzenlenmiş olan kâğıtların vergisini yine kişiler öder.

Resmî daireler damga vergisi konusunda ilgili verginin sorumlusudur.

Kamu iktisadi teşebbüsleriyle iştirakleri ve bankalar gibi çeşitli kuruluşlar ile kurumlar da yine damga vergisi yönünden vergi mükellefi konumundadırlar. Bahsi geçen kurum ile kuruluşlar vergisi ödenmeyen ya da eksik olarak ödenmiş kâğıtları, bu kâğıtların vergi ile cezası usulüne göre ödenmediği müddetçe işleme koyamazlar. Tersi bir durumda bunlar ile alakalı da ceza uygulanır.

Noterler ya da resmî daireler tarafından düzenlenip sonrasında kişilere verilmiş olan ya da dairede bırakılan, hiç damga vergisi alınmamış olan ya da eksik alınmış olan kâğıtlara ait vergi mükelleflere, bu kâğıtlara ait cezaysa düzenleyen kimselere aittir.

Damga Vergisinde Matrah ve Çeşitli Vergilendirilme Biçimleri

Verginin matrahı, verginin konusuyla vergi borcunun tespiti noktasında temel alınan miktar ile değerdir. Verilmiş olan tanımdan da görüleceği gibi matrah, değer esaslı ya da miktar esaslı olabilir. Vergi borcunun bulunmasında vergi konusunun değeri temel alınıyorsa değer esaslı matrah mevzu bahis olur. Şayet vergi borcunun bulunmasında vergi hususunun ağırlık, adet ve yüzölçümü gibi çeşitli sayısal büyüklükleri temel alınıyor ise miktar esaslı matrahtan bahsedilir.

Damga vergisinde hem değer esaslı hem de miktar esaslı matrah tipleri bulunmaktadır.

Damga vergisine tabi kâğıtlar bakımından nispi ve maktu vergileme uygulanmaktadır.

Maktu Vergilendirme

Miktar esaslı matrahı bulunan vergilerin vergilendirme şeklinde oran bulunmaz ve vergi miktarı da sabit olur.

Maktu damga vergisi tipinde kâğıtların her biri adına tek tek tespit edilmiş olan sabit tutarlarda maktu vergi alınır.

Maktu damga vergisi tutarları her yıl tespit ve ilan edilmiş olan yeniden değerleme oranında arttırılır.

Nispi Vergilendirme

Bu vergilendirme, orana dayalı şekilde yapılmaktadır. İlgili vergilendirme şekli, oranın mevzu bahis olabildiği değer esaslı matrahı olan vergilerde uygulanabilir. Buna göre, matraha ilgili vergi oranı uygulanmak kaydı ile vergi borcu saptanır.

Vergi güvenliğini sağlamak için bir kısım kâğıtta belli paranın gösterilmesi mecburiyeti vardır.

Damga Vergisinde Vergi Kolaylıkları

Vergiyi değiştirebilen, koyabilen ya da kaldırabilen tek yetkili yasa koyucudur. Vergilendirme konusunda yasa koyucunun takdir yetkisi bulunur. İlgili kapsamda yasa koyucu anayasal sınırlar dahilinde farklı gerekçelere dayanarak bir kimseyi yükümlendirmeyi ya da herhangi bir hususu vergilendirmeyi ya da vergilendirmemeyi rahatlıkla seçebilir. Bu kapsamda vergiye tabi olmasının daha uygun olduğu bir konunun ya da vergi yükümlüsü olabilecek bir kimsenin yasanın açık hükmü uyarınca vergilendirilmemesi durumu vergi kolaylığı olarak adlandırılır. Vergi kolaylıkları, muafiyetler ile istisnalar olarak iki genel başlık altında ele alınır. Muafiyet ve istisnalar; geçici veya sürekli, şartlı ya da şartsız, kısmi ya da tam olabilirler.

Damga Vergisinde Vergilendirme Açısından Özellik Taşıyan Durumlar

Damga Vergisine Tabi Kâğıtların Niteliklerinin Tayin Edilmesi

Kâğıdın tabi olduğu damga vergisinin miktarının saptanması, uygulama açısından oldukça önemli bir konuyu oluşturmaktadır. Damga Vergisi Yasası’na ekli (1) sayılı tabloda damga vergisine tabi olan kâğıtlar ismen sayılmıştır. Bu doğrultuda vergileme kâğıdın ismen bulunduğu pozisyondaki tarife ile miktar veya değer üzerinden yapılmaktadır. Fakat ilgili düzenlemeye karşın kâğıdın tabi olduğu verginin saptanması bazen zorlaşabilmektedir. Bu hâllerde ise, 213 sayılı Vergi Usul Yasası ile Damga Vergisi Yasası’nın ilgili özel hükümleri devreye girmektedir.

Damga vergisine tabi bir kâğıdın vergilendirilmesinde, niteliğinin tespiti oldukça önemlidir.

Damga Vergisine Tabi Kâğıt Nüshalarının Birden Fazla Olması

Damga vergisine tabi olan herhangi bir kâğıdın sahip olduğu vergi yükü ilgili kâğıdın bir ya da birden çok nüsha şeklinde düzenlenmesi durumu değişiklik göstermektedir.


Damga Vergisi Yasası Madde 5’te bir nüshanın üzerinde düzenlenmiş olan kâğıtlardan, maktu vergiye tabi kâğıtların her bir nüshası tek tek aynı miktarlarda; nispi vergi kapsamında olanlarınsa yalnızca bir nüshasının damga vergisine tabi olacağı ifade edilmiştir.

Bir nüshanın üzerinde düzenlenmiş olan kâğıtlar arasından maktu vergiye tabi kâğıtların nüshalarının her biri ayrı ayrı ancak aynı miktarlarda; nispi vergiye tabi kâğıtlarınsa nüshalarının yalnızca biri damga vergisine tabi olmaktadır.

Damga Vergisine Tabi Kâğıtta Birden Fazla Akit ve İşlem Bulunması

Aynı işlemle birin üzerinde kâğıt düzenlendi ise kural olarak bunların her birinden farklı damga vergisi alınır. Ancak bir kâğıtta birin üzerinde akit ya da işlem toplanmış ise farklı ihtimallere göre vergilendirme hâli ortaya çıkar.

Damga Vergisine Tabi Kâğıda Konulan İmzanın Birden Fazla Olması

Daha önce de ifade edildiği gibi damga vergisi yükümlüleri, kâğıdı imza etmiş olan kişi ya da kişilerdir. Birden fazla kişice imza edilmiş olan kâğıtların sahip olduğu vergi ile cezanın tümünden kâğıda imza atan kimseler müteselsilen sorumlu olmaktadır. Fakat ilgili durum ile beraber damga vergisine tabi olan bir kâğıt üzerinde birden çok imzanın olması durumu, ilgili verginin tekrarını; diğer bir ifade ile ilgili kâğıt adına birden çok defa vergi tahsil edilmesini gerekli kılmaz.

Damga Vergisinin Ödenme Biçimleri

Damga vergisi bugün üç temel biçimden biriyle ödenmektedir. Bunlar; • Makbuz karşılığında yapılan ödeme, • Basılı damga konulmasıyla ödeme, • İstihkaktan kesinti yapılmasıyla ödemedir. 5281 sayılı Yasa ile yapılmış olan değişiklik sonucunda damga vergisinin pul yapıştırılması suretiyle ödenmesi yöntemi 01/01/2005 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç