AÖF Soru Bankası
HUK303U · Ünite 3

Devlet Memurlarının Hak ve Ödevleri ile Tabi Oldukları Yasaklar

Kamu Personel Hukuku dersi, ünite 3 özeti

HUK303U-KAMU PERSONEL HUKUKU

Ünite 3: Devlet Memurlarının Hak ve Ödevleri ile Tabi Oldukları Yasaklar

Giriş

Devlet memurlarının, kişi olarak sahip oldukları hakların dışında, memuriyetleri gereği sahip oldukları bazı hakları da vardır. Bu haklar, uygulamayı isteme hakkı, güvenlik hakkı, emeklilik hakkı, çekilme hakkı, müracaat, şikayet ve dava açma hakkı, sendika kurma hakkı, izin hakkı, kovuşturulma ve yargılanmaya ilişkin haklar, isnat ve iftiralara karşı korunma hakkıdır. Her hak, bünyesinde bazı ödevleri de barındırdığından, devlet memurlarının memuriyet kaynaklı bazı ödevleri de bulunmaktadır.

Devlet Memurlarının Hakları

Devlet memurlarının hakları, genel olarak, Devlet Memurları Kanunu’nun birinci kısmının üçüncü bölümünde düzenlenmiştir.

Uygulamayı İsteme Hakkı

Devlet Memurları Kanunu, memuriyete giriş, yükselme, aylık vs. tüm özlük işleri, disiplin, memuriyetin sona ermesi gibi devlet memurlarını ilgilendiren konuları düzenleyen genel kanundur. Bazı kamu görevlileri hakkında ise DMK’ye göre özel nitelikte kanunlar yapılmıştır. Örneğin Yükseköğretim Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu gibi. Memurlar, Devlet Memurları Kanunu’nda ve varsa özel kanunlarda yer alan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler. Buna, uygulamayı isteme hakkı denilmektedir.

Uygulamayı isteme hakkı, idarenin kanuniliği ilkesinin bir çıktısı olarak düşünülebilir. Anayasanın;

• 123. maddesinde “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir”, • 6. maddesinde “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz”, • 125. maddesinde “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır”, • 8. maddesinde ise “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasa’ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir”

ifadeleri yer almaktadır. Bu kurallardan yola çıkarak, idarenin kanuniliği ilkesinin, idarenin hem kanunla kurulacağı ve hem de kanuna uygun olarak görev yapacağı şeklinde iki sonuç çıkarılabilir.

Güvenlik Hakkı

DMK’nin 18. maddesinde düzenlenen güvenlik hakkı, devlet memurlarının, kanuna aykırı bir şekilde görevlerine son verilmemesi ve aylık ve başka haklarının ellerinden alınamaması anlamına gelmektedir.

Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk devleti ilkesinin bir sonucudur. Hukuk devleti ilkesi, yönetenlerin, kendilerini kanunların üzerinde görmedikleri, kullandıkları yetkilerinin kanunla belirlendiği ve kanuna uygun hareket

etme zorunluluğu ve zorunluluğu sağlayan mekanizmanın oluşturulduğu devleti ifade eder.

Hukuk devletinin tersi, polis devleti olup; yöneticilerin kendilerini hukuk kuralları ile bağlı görmedikleri, vatandaşlara her türlü baskıyı uygulayan devletlere polis devleti denmektedir.

Emeklilik Hakkı

DMK’nin, 19. maddesi uyarınca, devlet memurlarının emeklilik hakları bulunmaktadır. Bu hakkın, özel kanunlarda yazılı belirli şartlarla kullanılabileceği maddede belirtilmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, kapsama aldığı bütün kişiler için tek bir sigortalı tarifi yapamamıştır. Kimlerin 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayıldığını belirten kapsamla ilgili 4. madde, eklektik bir yaklaşımla düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasının;

• a bendinde eski SSK’lılar, • b bendinde eski Bağ-Kur’lular, • c bendinde de eski Emekli Sandığı mensupları

sigortalı olarak belirtilmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 4/1-c maddesinde, kamu idarelerinde görev yapan kişilerin sigortalılık hâlleri düzenlenmiştir. Sosyal Sigortalar Kanunu, işçi statüsünde çalışanlar, memur statüsünde çalışanlar ve diğer sigortalıları, 4. maddenin farklı bentlerinde düzenlediğinden, ilgililere ait sigortalılık hâlleri de 4/a’lı, 4/b’li, 4/c’li gibi isimlerle anılmaktadır. Kanun, kamu görevlilerinin (memurlar ve kamudaki sözleşmeli personelin) sigortalılık hâllerini 4/1-c maddesinde düzenlediğinden, memurların sigortalılık türü, 4/c’li olarak anılmaktadır. Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının c bendine göre sigortalı sayılan kişiler şunlardır:

• Memurlar • Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sözleşmeli personel ile DMK md. 86 uyarınca açıktan vekil atananlar

İlk defa 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı olmuş kişiler için yaşlılık sigortasından yararlanma koşulları:

a. Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar (hizmet akdiyle çalışanlar yani işçiler) için prim gün sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır. b. (a) bendinde belirtilen yaş şartı; 1. 1/1/2036 ila 31/12/2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61, 2. 1/1/2038 ila 31/12/2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62, 3. 1/1/2040 ila 31/12/2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63,


4. 1/1/2042 ila 31/12/2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64, 5. 1/1/2044 ila 31/12/2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65, 6. 1/1/2046 ila 31/12/2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65, 7. 1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve erkek için 65 olarak uygulanır. Ancak yaş hadlerinin uygulanmasında (a) bendinde belirtilen prim gün sayısı şartının doldurulduğu tarihte geçerli olan yaş hadleri esas alınır.

Sigortalılar, ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine 65 yaşını geçmemek üzere üç yıl eklenmek ve adlarına en az 5400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla da yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

Çekilme Hakkı

Memurluktan çekilme, memurlar için bir haktır. Çekilmek isteyen bir memurun yasal bir sebep olmaksızın zorla çalıştırılması, Anayasa’ya aykırı bir durum olur. Çünkü anayasa zorla çalıştırmayı ve angaryayı yasaklamıştır. Fakat bu hakkın sınırsız bir şekilde kullanılabilmesi de mümkün değildir. DMK bu hakkın kullanımı için belli şartlar öngörmektedir. Memurlar, DMK’de belirtilen esaslara göre memurluktan çekilebilirler. Memurluktan çekilme, memurluğu sona erdiren hâllerden bir tanesidir. Memurluktan çekilme, DMK’nin 94 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Memurluktan çekilme, devlet memurunun, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat ederek, memurluktan çekilme isteğinde bulunmasıdır.

Müracaat, Şikâyet ve Dava Açma Hakkı

Memurların, müracaat, şikâyet ve dava açma hakları, DMK’nin 21. maddesinde düzenlenmiştir. Devlet memurları kurumlarıyla ilgili resmî ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikâyet ve dava açma hakkına sahiptirler. Müracaat ve şikâyetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikâyet edilen amirler atlanarak yapılır. Müracaat ve şikâyetler incelenerek en kısa zamanda ilgiliye bildirilir. Müracaat ve şikayetlerle ilgili esas ve usuller Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Sendika Kurma Hakkı

Sendika kurma hakkı, Anayasa’nın 51. maddesinde düzenlenmiştir. 51. maddeye göre, çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hak

ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. DMK’nin 22. maddesinde de açıkça devlet memurlarının, Anayasa’da ve özel kanununda belirtilen hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabileceği ve bunlara üye olabileceği hüküm altına alınmıştır.

İzin Hakkı

İzin hakkı, çalışma hakkı kapsamında yer alan bir haktır. Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 6. maddesinde çalışma hakkı, 7. maddesinde adil ve uygun bir işte çalışma şartlarına sahip olma hakkı düzenlenmiştir. Çalışma hakkı, herkesin kendi seçtiği ve girdiği bir işte çalışarak geçimini sağlama imkânına ulaşma hakkını içermektedir.

7. maddede düzenlenen adil ve uygun işte yararlanma şartlarına sahip olma hakkı ise, diğerlerinin yanı sıra dinlenme hakkı, ücretli resmî tatil hakkı, iş saatlerinin makul ölçülerde sınırlanması hakkı gibi hakları da kapsamaktadır.

Anayasa’nın 50. maddesi de çalışma şartları ve dinlenme hakkını kapsamaktadır. Maddenin 3. ve 4. fıkralarında dinlenme hakkı “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir” ifadeleriyle düzenlenmiştir.

Devlet Memurları Kanunu’nda düzenlenmiş olan izin türleri, yıllık izin (DMK md. 102-103), sağlık izni (DMK md. 103/3), mazeret izni (DMK md. 104), hastalık ve refakat izni (DMK md. 105) ile aylıksız izin (DMK md. 108)dir.

DMK’nin 102. maddesine göre, devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hâllerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.

DMK’nin 103. maddesinde ise yıllık izinlerin kullanılışı usulü düzenlenmiştir. Buna göre, yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Bunun dışında;

Yıllık izinlerin kullanılışı başlıklı 103. maddenin üçüncü fıkrasında ise sağlık izni düzenlenmiştir. Buna göre, hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.

Memurların bazı mazeretleri, mazeret iznine konu olur. Mazeret iznini verip vermeme konusunda idarenin takdir yetkisi yoktur. Mazeret izinleri şunlardır:

• Analık izni: doğum yapan kadın memura doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz olmak üzere toplam on altı hafta analık izni verilir. Analık izni gibi babalık izni de DMK’de düzenlenen mazeret izinlerinden bir tanesidir. • Evlilik izni: Memura, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi hâlinde yedi gün evlilik izni verilir. Ölüm izni de mazeret izinlerinden bir tanesidir.


• Memurlara, en az yüzde 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir. • Merkezde atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir. • Hastalık ve refakat izni: Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde on sekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise on iki aya kadar izin verilir.

Memurların aylıksız izin hakları da mevcuttur. Memurların yukarıda açıklanan ana, baba, eş, kardeş ve çocuklarının hastalığı halinde alabilecekleri refakat izinlerinin bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine on sekiz aya kadar aylıksız izin verilebilir.

Kovuşturulma ve Yargılanmaya İlişkin Haklar

Memurların görevleri ile ilgili veya görevleri sırasında kovuşturulmaya ve yargılanmaya ilişkin hakları DMK’nın 24. maddesi gereğince özel hükümlere tabidir. Memurların kovuşturulmaya veya yargılanmaya ilişkin hakları aşağıda memurların disiplin sorumlulukları ve cezai sorumluluklarının düzenlendiği kısımlarda ayrıntılı olarak incelenecektir.

İsnat ve İftiralara Karşı Korunma Hakkı

Memurların, isnat ve iftiralara karşı korunma hakları da mevcuttur. Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikâyetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler.

Devlet Memurlarının Ödevleri

Devlet memurları, birtakım birtakım ödevlere de sahiptirler. Zaten hak kavramı, bünyesinde ödev kavramını da barındırmaktadır. Devlet memurlarının ödev ve sorumlulukları, DMK’nin 6 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

Sadakat Ödevi

DMK’nin 6. maddesine göre, devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti

kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu “Asli Devlet Memurluğuna” atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle, yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak “Yemin Belgesi”ni imzalayarak göreve başlarlar.

Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık Ödevi

DMK’nin 7. maddesi uyarınca, devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar. Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler.

Davranış ve İş Birliği Ödevi

DMK md. 8 uyarınca, devlet memurları, resmî sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının iş birliği içinde çalışmaları esastır.

Amir Olmaktan Kaynaklanan Ödevler

DMK’nin 10. maddesine göre, devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hâl ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumludurlar.

Amirin Emrine Uyma Ödevi

DMK md. 11 uyarınca, devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmaya mecburdur.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Söz konusu kural hem DMK’da ve hem de Anayasa’nın 137. maddesinde aynı şekilde düzenlenmiştir.

Görevlerini Dikkat ve İtina ile Yerine Getirme ve Kendilerine Teslim Edilen Devlet Malını Koruma Görevi

Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır hâlde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. (md. 12).


Devleti ve Kişileri Zarara Uğratmama Ödevi

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır.

Mal Bildiriminde Bulunma Ödevi

Devlet memurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildirimi verirler (md. 14).

Resmi Belge, Araç ve Gereçlerin Yetki Verilen Mahaller Dışına Çıkarılmama ve İade Ödevi

Devlet memurları görevleri ile ilgili resmi belge araç ve gereçleri, yetki verilen mahaller dışına çıkaramazlar, hususi işlerinde kullanamazlar. Devlet memurları görevleri icabı kendilerine teslim edilen resmi belge, araç ve gereçleri görevleri sona erdiği zaman iade etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk memurun mirasçılarına da şamildir (md. 16).

Devlet Memurlarının Tabi Oluğu Yasaklar

Toplu Eylem ve Hareketlerde Bulunma Yasağı

Devlet memurlarının kamu hizmetlerini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak birlikte çekilmeleri veya görevlerine gelmemeleri veya görevlerine gelip de devlet hizmetlerinin ve işlerinin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları yasaktır (md. 26).

Basına Bilgi ve Demeç Verme Yasağı

Basına bilgi ve demeç verme yasağı, DMK’de devlet memurlarının ödevleri arasında sayılmıştır. Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir. Askerî hizmet ile ilgili bilgiler özel kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yetkili, kıldığı personel dışında hiç bir kimse tarafından açıklanamaz (md. 15).

Grev Yasağı

Devlet memurlarının greve karar vermeleri, grev tertiplemeleri, ilan etmeleri, bu yolda propaganda yapmaları yasaktır. Devlet memurları, herhangi bir greve veya grev teşebbüsüne katılamaz, grevi destekleyemez veya teşvik edemezler (md. 27).

Anayasa’nın 54. maddesinin birinci fıkrasında, toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması hâlinde işçiler grev hakkına sahiptirler.

Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı

Memurlar Türk Ticaret Kanunu’na göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette

bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz. Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır. Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu on beş gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler (md. 28).

Hediye Alma, Menfaat Sağlama Yasağı

Devlet memurlarının doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemeleri ve görevleri sırasında olmasa dahi menfaat sağlama amacı ile hediye kabul etmeleri veya iş sahiplerinden borç para istemeleri ve almaları yasaktır. Kamu Görevlileri Etik Kurulu, hediye alma yasağının kapsamını belirlemeye ve en az genel müdür veya eşiti seviyedeki üst düzey kamu görevlilerince alınan hediyelerin listesini gerektiğinde her takvim yılı sonunda bu görevlilerden istemeye yetkilidir (md. 29).

Denetimindeki Teşebbüsten Menfaat Sağlama Yasağı

Devlet memurunun, denetimi altında bulunan veya kendi görevi veya mensup olduğu kurum ile ilgisi olan bir teşebbüsten, doğrudan doğruya veya aracı eliyle her ne ad altında olursa olsun bir menfaat sağlaması yasaktır (md. 30).

Gizli Bilgileri Açıklama Yasağı

Devlet memurlarının kamu hizmetleri ile ilgili gizli bilgileri görevlerinden ayrılmış bile olsalar, yetkili bakanın yazılı izni olmadıkça açıklamaları yasaktır (md. 31). Söz konusu yasak, devlet memurlarının sır saklama yükümlülüğü şeklinde de ifade edilebilir.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç