HİT214U-DİJİTAL İÇERİK PAZARLAMASI
Ünite 3: Dijital İçerik Pazarlaması Açısından Video
Giriş
Yaşadığımız yüzyıl içerisinde gelişen teknolojiler, sosyal hayatımızda önemli dönüşümlere yol açsa da aslında insanoğlunun bilgi edinmek ve bilgiyi aktarmak için kullandığı en önemli araç hiç değişmedi: Görsel formlarla anlatım. Akıllı telefonların sahip olduğu video çekme teknolojisi ve internet bağlantısı birleşerek hemen hemen hepimizi birer içerik üreticisi yani yayıncı haline getirdi.
Pazarlama İletişimi Açısından Görsel Anlatım ve Video Kullanımı
Her markanın elbette birincil hedefi satış yapmak ve kâr elde etmektir. Bunun yanında, elbette her pazarlama iletişimi faaliyeti doğrudan satışı hedeflemez. Bu bağlamda, markaların yapmış oldukları pazarlama iletişimi faaliyetlerinin özüne indiğimizde, aslında iletişim hedefleri ile de karşılaşırız: Hedef kitlede algı, davranış ya da tutum değişikliği yaratabilmek.
Edgar Dale’in 1946 yılında yaptığı bir çalışma görsel anlatımın öğrenmedeki rolü açısından önemli bir çalışmadır. Edgar Dale’in Öğrenme Konisine göre, insanlar öğrendiklerinin %83’ünü görerek %11’ini işiterek, %3,5’ini koklayarak, %1,5’ini dokunarak, %1’ini ise tadarak edindikleri deneyimler sonucu elde etmektedir. Dolayısıyla, görme ve işitme, öğrenme sürecinde en önemli iki duyu olarak karşımıza çıkmaktadır (Dale, 1946’dan akt. Molenda, 2003). Video formatı da görsel iletişim formları arasında aynı anda birçok duyuya hitap etme gücüne sahip yegâne yöntemdir.
Video Anlatımının Öğrenmeye Etkisi
Pazarlama iletişiminde öğrenme, dikkat ya da algı sürecini duygular tetikler. Duyguların tetiklenmesi için de görsel anlatım ve videolu iletişim formatı kullanılabilecek en güçlü araçlardandır. Henüz koklama ve tat alma duyularına hitap edemese de gelişen teknoloji ile birlikte video formu neredeyse geriye kalan tüm duyguları bire bir karşılayabilmektedir.
Öğrenme yeni bilgi, davranış, beceri, değer veya tercihin edinilmesi ya da var olanların değiştirilmesi sürecidir (Gross, 2012’den akt. Jensen ve McConchie, 2020, s. 10). Aslında pazarlama iletişimi ile de kesişim kümesi bu alandır. Çünkü biyolojik olarak da öğrenme süreci beyinde gerçekleşen bir iletişimle başlar: Nöronlar arası iletişim.
Detayda çok karmaşık olsa da öğrenme için en yaygın ve başlıca süreç, nöronların gelen duyusal uyarıcıyı/tetikleyiciyi birbirlerine ileterek yeni bağlantılar oluşturmasıdır. Bu anlamda iletişimciler ya da pazarlamacılar olarak amacımız; iletmek istediğimiz mesajı/haberi/içeriği kabul edip, öğrenmek ya da anlamlandırmak için beyni harekete geçirmektir. Bu çerçevede pazarlama iletişimi ile öğrenme sürecinin benzer şekilde işlediğini söylemek mümkündür. Pazarlama iletişiminde de bir marka, ürünü ya da hizmeti hakkında bir bilgi vermek, tüketicide bir duygu oluşturmak istemektedir.
Araştırmalar gösteriyor ki beyin, bağımsız bilgi yığınları yerine doğrusal bir örgüde aktarılan, neden sonuç ilişkisi ile işlenmiş içerikleri çok daha kalıcı bir şekilde kabul ediyor. Yani hikâyeleştirilen bir içerik düz ya da yığın hâlinde verilen bir mesajdan çok daha hızlı ve kalıcı bir şekilde hedef kitlede karşılık buluyor. Bu noktada yine insanoğlunun bilinen en eski iletişim yöntemlerinden biri olan ve kitabımızın 8. ünitesinde detaylı bir şekilde ele alınan “hikâye anlatıcılığı” karşımıza çıkıyor.
Hikâye Anlatımı ve Öğrenme İlişkisi
Hikâye, anlatan ve izleyen/dinleyen/okuyan arasında bir bağ kurar. Hikâye anlatıcılığının temel amacı da bir mesajı iletmektir. Ortak yaşanan deneyimleri sonucunda hikâye anlatıcı, çevresindekileri aktarmak istediği mesaja ikna etme çabasındadır. Hikâye anlatıcılığı insanlar arasında bilgi aktarımı ve bilgi alma konusunda dünyanın en eski ve en etkili yöntemidir. Bir hikâye anlatıcı öğretiler sunma, içgörüler aktarma ve kişileri duygusal olarak birbiri ile bağlama çabasındadır.
Konular, hikâyeleştirerek paylaşıldığında bağımsız bilgi yığınlarından daha çok aklımızda yer etmektedir. Beynimiz anlatılan eksende bir deneyim ararken acı ya da mutluluk gibi tecrübeleri yeniden hissetmemize yardımcı olan insula isimli alanı aktive eder. Bu nedenle hikâye anlatıcılığı çocukluktan itibaren toplumdaki her birey için bilgiyi aktarma ve alma konusundaki en önemli araçlardan biri hâline gelmiştir. Çocukluktan itibaren dinlediğimiz masallar da aslında bunun en belirgin örneğidir.
Dijital Video Yayın (Streaming) Platformları
Yıllar boyunca, video için ana mecra hemen hemen her eve giren ve bugünkü dijital video mecralarının temelini oluşturan televizyon oldu. İnternet teknolojisinin gelişimi, akıllı telefonlar ve yapay zekâ algoritmaları ile birlikte yaşamakta olduğumuz teknolojik değişimler toplumsal olarak video tüketim alışkanlıklarımızda da bir dönüşüme yol açtı. Aslında sadece teknolojik değişimler değil, Covid- 19 pandemisi gibi yaşanan toplumsal gelişmeler de bu dönüşüme hız kazandırdı. Gündelik hayatımızla birlikte tüm alışkanlıklarımızda da zincirleme değişim yaşandı.
İnternet kullanıcı sayısı her geçen yıl daha da artmaktadır. Nisan 2020’den Nisan 2021 tarihine dek internet kullanıcı sayısında %7,6 oranında artış yaşanmış, 332 milyon yeni internet kullanıcısı ortaya çıkmıştır. Tüm bunlardan hareketle hem dünyada hem de Türkiye’de video izleme artık çevrim içi bir alışkanlık hâline gelmiştir diyebiliriz. Bu bağlamda, ünitemizin bu bölümünde, kullanıcılar tarafından en çok kullanılan dijital video yayın platformları olarak sayılabilecek YouTube, Twitch ve TikTok platformları dijital içerik pazarlaması bağlamında ele alınacaktır.
YouTube
YouTube, dünyada ve Türkiye’de en çok ziyaret edilen, en fazla kullanıcı sayısına sahip, dolayısıyla en çok kullanılan dijital video platformudur. We Are Social’ın raporuna göre,
Nisan 2021 itibarıyla dünyada en fazla kullanıcı sayısına sahip olan 2. sosyal medya platformudur.
YouTube’un 2021 itibarıyla günlük aktif kullanıcı sayısı ise 122 milyonu bulmaktadır. Kullanıcılarının %56’sı erkek, %44’ü kadındır. YouTube, Ocak 2021 itibarıyla Türkiye’de 50,6 milyon potansiyel kullanıcıya sahiptir. Bunun yanında, 16-64 yaş arası internet kullanıcılarının %94,5’i tarafından kullanılmaktadır. Nisan 2021 itibarıyla YouTube’da, tüm dünyada her gün 1 milyar saatlik video izlenmektedir. Bu izlenmelerin %70’i mobil cihazlarla gerçekleştirilmektedir. YouTube’u en yoğun kullanan yaş aralığı ise 25-34 yaş aralığıdır.
YouTube’un Kısa Tarihi
YouTube, 15 Şubat 2005’te, Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim tarafından Amerika’da, Kaliforniya’da kurulmuştur. www.youtube.com web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden hizmet veren YouTube, temel olarak kullanıcılarına video izleme, yükleme ve paylaşma imkanı sunmaktadır. YouTube’da genel olarak; video klipler, televizyon videoları, müzik videoları, vloglar, kısa özgün videolar ve eğitim videoları gibi içerikler yayınlanmaktadır. YouTube’a içerikler genellikle tekil kullanıcılar üzerinden yüklenmektedir fakat şirketler ve diğer organizasyonlar da YouTube ortaklık programı aracılığıyla videolar ve içerikler yayınlayabilmektedir.
YouTube’a ilk video ise 24 Nisan 2005’te yüklenmiştir. YouTube’un kurucularından Jawed Karim’in San Diego’daki hayvanat bahçesine yaptığı gezi sırasında çektiği ve jawed kullanıcı adı ve Me At The Zoo (Hayvanat Bahçesinde Ben) başlığıyla paylaştığı 19 saniyelik video hâlen YouTube’da yer almakta ve aktif bir şekilde izlenebilmektedir. Video, 23 Ağustos 2021 itibarıyla 177.5 milyonun üzerinde izlenmeye, 8,5 milyonun üzerinde beğeniye ve 11 milyonun üzerinde yoruma sahiptir.
İçerik Üreticileri ve Pazarlama Profesyonelleri Açısından YouTube Ekonomisi
YouTube, 2014 yılından itibaren üyelerine para kazandırma modeline geçmiştir. Bu modelle birlikte hesap ayarlarından para kazanmayı aktif hâle getiren kullanıcılar yükledikleri videolardan izlenme başına ödeme almaya başlamışlardır. Bahsi geçen ortaklık modeli ile birlikte YouTube’a içerik hazırlayan kullanıcı sayısı her geçen gün artmış ve YouTube, içerik üreticileri için bir gelir modeli hâline gelmiştir. Sadece sıradan kullanıcılar açısından değil, pazarlama dünyası için de YouTube en önemli kanallardan biridir. Sosyal medya endüstri raporuna göre dünyada YouTube kullanımının %55’i pazarlama profesyonelleri tarafından gerçekleştirilmektedir.
YouTube Kanal Türleri
YouTube, temel özellikleri itibarıyla kullanıcılarına video izleme, yükleme ve paylaşma imkânı sunsa da kullanıcıları için bundan daha fazlasını ifade etmektedir. Çağın gerektirdiği yeniliklere hızla ayak uyduran YouTube, teknolojik gelişmeler ve sosyokültürel ihtiyaçların ve paylaşım kültürünün bir yansıması olarak varoluş nedenini
“Broadcast Yourself” (Kendini Yayınla) sloganıyla tanımlamaktadır. YouTube, bu anlamda üyelerinin kanallarını daha uygun hâle getirebilmeleri adına, üyelerinin uzmanlıklarına göre belli kanal türleri belirlemiştir. Bu kanal türlerini şu şekilde sıralayabiliriz (Netvent, 2020):
• YouTuber (Youtube’çu): Standart bir tekil kullanıcının ya da grupların sahip olduğu kanal türüdür. • Director (Yönetmen): Deneyimli film yapımcıları için ayarlanmış bir kanal türüdür. Üyeler açısından video boyutunda bir avantaj söz konusudur. • Musician (Müzisyen): Müzik eserleri bulunan ve bunları yayınlamak isteyenler için oluşturulmuş kanal türüdür. • Comedian (Komedyen): Mizahi video yapımcıları için oluşturulmuş kanal türüdür. • Guru (Uzman): İlgi alanına bağlı video yapanlar için oluşturulmuş kanal türüdür. • Reporter (Bildirici): Uygunsuz videoları rapor edenler için oluşturulmuş kanal türüdür.
YouTube Video Kategorileri
YouTube video kategorileri, yayınlanmak üzere hazırlanan içeriğin ana teması veya formatı kapsamında farklılaşan video içerik türleridir. YouTube’da birçok farklı video kategorisi bulunmaktadır. Bu kategorileri şu şekilde sıralamak mümkündür (Tech Post Plus, 2019):
• Film ve Animasyon (Film and Animation) • Otomobiller ve Taşıtlar (Autos and Vehicles) • Müzik (Music) • Evcil Hayvan ve Hayvanlar (Pets and Animals) • Spor (Sport) • Seyahat ve Etkinlik (Travel and Events) • Oyun (Gaming) • İnsan ve Günlük (People and Blogs) • Komedi (Comedy) • Eğlence (Entertainment) • Haber ve Siyaset (News and Politics) • Nasıl Yapılır ve Stil (How to and Style) • Eğitim (Education) • Bilim ve Teknoloji (Science and Technology) • Kâr Amacı Gütmeyenler ve Aktivizm (Nonprofits and Activism)
Youtube Video Kategorilerinin İçerik Pazarlaması Açısından Önemi
Pazarlama iletişiminde en büyük değişken hedef kitledir. Ürünü, mesajı, mesajın verildiği mecrayı, tüm süreci hedef kitlenin davranış ve alışkanlıkları yönlendirir. Onların olduğu yerde olmak, onların konuştuğu dilde konuşmak, onların baktığı açıda görünmek yani aslında hedef kitleye yabancı durmamak pazarlama iletişimin olmazsa olmazıdır. YouTube temelli bir içerik pazarlama faaliyeti yapılacaksa belirlenen hedef kitlenin ilgisini çeken kategorilerde yer almak ve hatta bu kategoriler için içerik üretmek gerekir.
Çünkü etkilemek istenen kitle kendi ilgisini çeken video içeriklerini arayacak ve tüketecektir. Hedef kitlemizin içerisinde yer aldığı sosyoekonomik statü grubu hangi kategorilerdeki videoları daha çok izliyor, hangi video kategorilerinde daha çok zaman geçiriyorsa, bizim de orada olmamız lazım. YouTube video kategori sistemi, ürünümüze ve mesajımıza ilgi göstereceğine inandığımız en geniş hedef kitleye ulaşmamızı sağlıyor.
Popüler Video İçerik Türleri
YouTube video kategorileri çerçevesinde kullanıcılar birçok farklı video içerik türü ile video oluşturabilmektedir. Giderek daha çok etkileşim yaratan içeriklerin ön plana çıktığı son yıllarda YouTube izlenme verilerine göre dünyada popülerleşen video içerik türleri ise şunlardır:
• Açıklayıcı • İnceleme • Hikaye Anlatımı • Tavsiye ve İpuçları • Soru Cevap • Online Seminer • Video Listeleri • Kendin Yap • Motivasyonel Konuşmalar • Kutu Açılış Videoları • Yorumlama • Nasıl Yapılır • Komedi • Meydan Okuma • Reaksiyon • Belgesel Diziler • ASMR
YouTube Kanalı Açmak
YouTube, yayıncı olmak isteyen bireysel kullanıcılarına, yayınlarının güçlü bir performans sergileyebilmesi adına bir dizi tavsiyede bulunmaktadır. İlk adım elbette kanal açmaktır. Google hesabıyla YouTube’a giriş yapıldıktan sonra artık bir YouTube kullanıcısı hâline gelinmektedir. Video yüklemek, bir oynatma listesi oluşturmak ya da bir videoya yorum yapmak istendiğinde, sistem kanal oluşturmak üzerine kullanıcıyı yönlendirmektedir. Kanal oluşturmak için atılacak ilk adım ise kanala bir isim vermektir. Kanal ismini belirledikten sonra ise ikinci ve önemli adım kanalın görsel dilidir. Görsel dil, kendi zevkinize ve kimliğinize göre şekillenecek bir dünyadır. Görsel dünya konusunda ilk adım profil fotoğrafı tercihidir. Ayrıca kanal ana sayfanızda bir afiş (banner) alanı da bulunmaktadır. Kanalın en üst kısmında bulunan bu alana görsel ekleyebilirsiniz. Kanalın ana temasını ve izleyicilerin bu kanalda neler bulacağını burada anlatabilir, kullanıcılara kanalınızın imajını hissettirebilirsiniz. Kanal fragman videosunun yanına yazacağınız tanım yazısında da kanalın içeriği hakkında harekete geçirici bir tonda bilgi verilmesi tavsiye edilir. Böylece kanalınızı ziyaret eden kullanıcılar, şu an ve ileride kanalın onlara neler vadettiğini
daha net anlayacak ve abone ol butonuna basmaya daha yatkın olacaktır.
YouTube Videolarınızın Daha Çok İzlenmesi İçin Öneriler
Henüz ön plana çıkmamış bir kanal sahibi iseniz trendler yani izleyicilerin ülkelerine göre yeni ve popüler YouTube videolarının listesi kanalınızın adını duyurmak için bir fırsat olabilir. Listedeki videoların bazıları tahmin edilebilen yeni gelen bir film fragmanı, bir dizinin gelecek bölümünün fragmanı ya da ünlü bir şarkıcının yeni klibiyken bazıları şaşırtıcı derecede farklı videolar olabilmektedir. Bu videolarla ilintili içerikler üretmek, aynı anahtar kelimeleri kullanarak içerikler oluşturmak kanalınıza dikkat çekmenizi sağlayabilir. Kelimeler kadar video içerisinde ve kapağında yer alan görseller de çok önemlidir. Küçük resimler ve başlıklar kanala ilgi çeken araçlardır. İlgi çekici bir başlık ve ön plana çıkan bir görsel kullanımı izleyiciye sıkıcı bir şey olmadığını hissettirir. YouTube, arama motoru mantığıyla çalıştığı için videoların aranabilir açıklamalarla birlikte siteye yüklenmesi daha fazla izleyicinin karşısına çıkmasını sağlar. Video sonlarındaki bitiş kartları da izlenme rakamlarına direkt olarak etki etmektedir. Video izlenme performansını artıran bir diğer önemli nokta da yayın düzenidir.
Markaların YouTube Kullanımı
Markalar, mevcut ve potansiyel müşterileri ile sürekli iletişim içerisinde olmak isterler. Her zaman verilmek istenen bir mesaj vardır. Markalar da çözümü tüketicilerin hâlihazırda izleme alışkanlığı olduğu yerlerde yer alarak bulmaya çalışıyor. Ancak sadece yer almak yeterli olmuyor. Bu mecralarda yer alırken bu mecraların gereksinimlerine göre içerik oluşturmak gerekiyor. Yani bilinen reklam refleksleri ile değil mecra dinamiklerine uygun yerel (native) içeriklerle tüketicilerle bağ kurmak önemli hale geliyor.
Sponsorlu İçerik
YouTube’da video izlerken markaların sponsor olduğu içeriklere sıkça denk geliyoruz. Bir seyahat YouTuber’ı gezi sırasında çektiği Vlog’unda biten telefon şarjını içeriğin sponsoru olan teknoloji markasının harici şarj aleti ile doldurabiliyor.
Marka Tarafından Üretilen YouTube İçerikleri
Markalar, hâlihazırda belli bir izleyici ve abone kitlesine sahip YouTube kanallarına sponsorlu içerik girmenin yanı sıra kendi sahip oldukları içerik kanallarıyla da tüketicilerin karşısına çıkabiliyor. Bu; kanalı anlatmak, içerikleri potansiyel izleyicilerin karşısına çıkarmak, takipçi kazanmak gibi yüksek efor sarf edilmesi gereken bir yöntem olsa da markalara tamamen kendilerinin anlatmak istediklerini anlatabilecekleri, ürün ve hizmetlerini hikâyeleştirerek sunabilecekleri özgür bir alan sağlıyor. Bunun yanında markalar, mikro YouTube kanalları ile de tüketiciyi yakalamaya çalışmaktadır. Mikro YouTube kanalı, hangi marka tarafından yaratıldığı aslında belli olan ancak markanın kendi resmî YouTube kanalı dışında, bir
proje/kampanya için özel olarak üretmiş olduğu YouTube kanalıdır.
Twitch
Twitch, elektronik spor ve video oyunu/dijital oyun odaklı canlı görüntü akışı platformudur. Haziran 2011’de Justin.tv kurucuları Justin Kan ve Emmett Shear tarafından kurulmuştur. Twitch, yayın hayatına oyunları gerçek zamanlı olarak izlemeye imkân veren bir platform olarak başladı. Daha net bir ifadeyle oyun oynayan kişiler, oyun videolarını ve kendi görüntülerini yayınlıyorlardı. Sonrasında ise oyunlarla ilgili etkinlikler, yarışmalar ile platformun konsepti genişledi. Şimdilerde talk show, canlı konser, yemek yapma videoları gibi içeriklerle daha da farklılaşmaya başladığını söyleyebiliriz.
Twitch’in Markalar Açısından Önemi
Daha önce de belirtildiği gibi Twitch, canlı yayın akışları için kullanılan bir platformdur. Kullanıcılar, canlı yayın yapabilmekte ya da bir başka yayıncının yayınlarını izleyebilmektedir. Özellikle video oyun oynayanların yayınlarının yer aldığı platform, aynı zamanda oyuncuların görüntülü konuşmalarını izlerken, canlı olarak yayıncılarla iletişimde olma imkânı da sağlamaktadır. Anlık iletişim sağlamanın yanı sıra ayrıca TwitchCon geleneği ile yılda iki kez düzenlenen etkinliklerde yayıncılar da izleyicilerle buluşmaktadır.
Markaların İçerik Pazarlaması Açısından Twitch Kullanımı
Yeni bir platform olması, etkileşim yaratma avantajı ve güçlü komüniteler oluşturma imkânı ile Twitch markalar için büyük potansiyele sahip bir dijital video yayın platformudur. Markalar Twitch içerisinde canlı yayınların öncesinde izleyenlere sunulan klasik reklam videoları gibi alışılagelmiş reklam materyalleriyle yer alabilirler. Markalar içerik pazarlaması açısından Twitch’te kendi resmî hesaplarını oluşturup ve kanallarını açıp buradan yayın yaparak izleyici kitlesi oluşturabilir ve markanın iletişim ve pazarlama hedefleri doğrultusunda etkinlikler gerçekleştirebilirler.
Markaların İçerik Pazarlaması Açısından Twitch Kullanımı Örnekleri
Bir noodle (Çin eriştesi) markası olan Nissin Noodles, potansiyel müşteri kazanımı için Twitch yayıncısı Pokimane ile anlaşıyor. Pokimane League Of Legends yayınında markalı içerik olarak Nissin Noodles’ı kullanıyor. Yayında kolay hazırlanabilen noodle yapan ve yayın sırasında yiyen Pokimane, bunu “Höpürtümetre” adını verdiği bir grafik ile daha da eğlenceli ve ilgi çekici bir hâle getiriyor. Hem Pokimane’nin klasik bir yayını gibi gözüken içerik, reklam mesajını direkt olarak izleyenlere geçirebiliyor hem de markanın faydasını net bir şekilde deneyimleme imkânı sunuyor.
TikTok
TikTok, ByteDance şirketi tarafından 2016 yılında yaratılmış olan, Çin merkezli, kısa formlu mobil videoların
paylaşıldığı bir video yayın platformudur. Genelde bir şarkı eşliğinde paylaşılan videolar ile kullanıcılar yayıncılara, jetonlarla satın aldıkları bazı hediyeler gönderebilmektedir. Bunun dışında, yorum yapabilme, mesaj gönderebilme gibi özellikleriyle tıpkı, YouTube ve Twitch’de olduğu gibi, TikTok’da da kullanıcıların birbirleriyle etkileşim kurması söz konusudur ve bu nedenle TikTok aynı zamanda bir sosyal medya platformudur. TikTok’a giriş yapıldığında ilk olarak Sizin İçin (For You) sayfasıyla karşılaşılmaktadır. Bu sayfanın aslında mantığı, İnstagram’daki Keşfet ile aynıdır. Bu bağlamda Sizin İçin sayfasında TikTok’ta viral olan içerikleri görebilirsiniz. TikTok’ta birçok farklı içerik türü bulunmaktadır. Bunlardan en popüler olanları ise düet, cringe ve challenges’tır (İçözü, 2019).
Markaların İçerik Pazarlaması Açısından TikTok Kullanımı
TikTok özellikle Z neslinin yer aldığı ve hem içerik üreticisi hem de tüketici olarak eğlendiği bir alandır. Kullanıcılarının %40’ı 16-24 yaş aralığındadır (Bolat, 2020). Bu anlamda özellikle Z neslinin hedef kitlesi içerisinde yer aldığı, B2C (İşletmeden tüketiciye: Business to consumer) markalar için dikkate alınması gereken bir mecradır.
Gündemi yakalamak, popüler akımlara içerikleriyle destek olan kullanıcılarda markaya yönelik olumlu bir tutum yaratmak, onlarda sempati uyandırmak için akımları ve hashtagleri takip etmek önemlidir. Bu anlamda gerçek zamanlı pazarlama (Real-time marketing) uygulamaları da düşünülebilir.