FİN402U-FİNANSAL TABLOLAR ANALİZİ
Ünite 5: Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Analizi
Çalışma Sermayesi Kavramı
Bir işletmenin kısa vadeli borçlarının ödenmesini sağlayan dönen varlıklar toplamına Brüt çalışma sermayesi adı verilmektedir. Dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynakları aşan kısmına Net Çalışma sermayesi, eksik olan kısmına ise Net Çalışma Sermayesi Noksanı denir. Net çalışma sermayesi bir işletmenin günlük faaliyetlerini sürdürmesini sağlar. Dönen varlıklar hiçbir zaman birkaç kalemde toplanmamalı, kendi arasında dengeli bir dağılım göstermelidir.
Dönen varlıklar aşağıda sıralanmış olan alt gruplardan oluşmaktadır;
• Hazır Değerler • Menkul Kıymetler • Ticari Alacaklar (Kısa Vadeli) • Diğer Alacaklar (Kısa Vadeli) • Stoklar • Gelecek Aylara Ait Giderler ve Gelir Tahakkukları • Diğer Dönen Varlıklar
Çalışma Sermayesi Gereksinimini Belirleyen Faktörler
• İşletme Faaliyetinin Niteliği, Karakteri • Üretim Süresi, Satılacak Mallarda Tedarik Süresi • Satılacak Malların Birim Maliyeti • Satış Hacmi • Satın Alma ve Satış Koşulları • Stokların Devir Hızı • Alacakların Devir Hızı • Konjonktür Hareketleri • Dönen Varlıkların Değerinde Düşme Olasılığı • Satışların Mevsimlik Oluşu veya Tüm Yıla Düzenli Dağılımı • Kullanılan Teknoloji
Çalışma Sermayesi Açısından Dönen Varlıkların Dağılımı ve Dönüşümü
İşletme faaliyetleri sırasında çalışma sermayesi bir dönen varlıktan diğerine dönüşür. Bu dönüşüm ne kadar düzgün ve hızlı ise çalışma sermayesi de o derece verimli ve ekonomik olarak kullanılmış olur. Bunun için bir miktar elde hazır değerlerin olması, tahsil kabiliyeti olan alacaklar ile satış kabiliyeti olan stokların bulunması, üretimi aksatmayacak ham madde ve malzemeye sahip olunması önemlidir. Çalışma sermayesi devir hızı arttıkça işletmenin kârlılığı da yükselir Her işletmenin çalışma sermayesi gereksinimi ve kompozisyonu farklıdır. Bir üretim işletmesinin çalışma sermayesine duyacağı gereksinim, küçük bir hizmet işletmesinin duyacağı gereksinimden daha fazla olacaktır. Çalışma sermayesinin yetersizliği gibi aşırı çalışma sermayesi de işletmenin kârlılığı ve verimliliğini olumsuz etkiler. İşletmelerde çalışma sermayesinin tutarının satışlar ve toplam varlıklar gibi diğer temel değişkenlerle birlikte değerlendirilmesi karar alıcılar açısından önemlidir.
Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Karşılaştırmalı Tablolar (Yatay) Analiz Tekniğine Göre Belirlenmesi
Bir işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücü karşılaştırmalı tablolar analiz tekniğine (yatay analiz) göre analiz edildiğinde dönen varlıklar ve kısa vadeli borçların zaman içinde göstermiş olduğu değişimler ele alınır. Bu iki grubun toplamlarının birlikte ele alınışında; Her yılın dönen varlıklarının kısa vadeli yabancı kaynaklarla finanse ediliş durumu ile kısa vadeli borç ödeme gücü belirleme, Her yıla ilişkin net çalışma sermayesine ilişkin durumunu belirleme, iki kalemin mutlak farklar ve yüzde değişimleri birlikte ele alınarak ikinci yılda birinci yıla göre borç ödeme gücünde ve net çalışma sermayesinde ne gibi değişme olduğu, bunun işletmenin finansal durumuna ve kârlılığına etkisini belirleme, iki kalemin mutlak farkları ve yüzde değişimleri aynen devam ettiği varsayılarak işletmenin gelecekteki finansal durumu ile faaliyet sonuçlarının bir önceki şıkta olduğu gibi yorumlama yolu izlenir.
Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Eğilim Yüzdeleri (Trend) Analizi Tekniğine Göre Belirlenmesi
Kısa vadeli borç ödeme gücünün analizinde ele alınacak kalemler çok sayıda yıla ait ise eğilim yüzdeleri analiz tekniğine göre analiz yapılır. Dönen varlıkların ve kısa vadeli yabancı kaynakların birlikte artışı eğilimi göstermesi durumunda, varlıklardaki artış eğilimi borçlardaki artış eğiliminden yüksek olduğu sürece olumlu yorumlanabilir. Dönen varlıklardaki azalma eğilimine karşılık kısa vadeli yabancı kaynaklarda artış eğilimi söz konusu ise işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeyemeyeceği için olumlu karşılanmaz.
Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Yüzde Analizi Tekniği ile Belirlenmesi
Kısa vadeli borç ödeme gücünün analizinde özellikle bilançoda yer alan dönen varlıklar ve kısa vadeli yabancı kaynakların genel toplam içindeki payını ifade eden dikey yüzdeler hesaplanır. Dönen varlık dağılımının incelenmesinde öncelikle dönen varlıkların toplam varlıklar içindeki payı belirlenir ve uygun bir büyüklüğe sahip olup olmadığı ortaya koyulur. Ticaret işletmelerinde dönen varlıkların duran varlıklara göre daha yüksek paya sahip olması normal karşılanmaktadır. Diğer taraftan dönen varlıkları oluşturan unsurların büyüklüğü ve bileşimi de kısa vadeli borç ödeme gücünün analizi açısından önemlidir. Durum kısa vadeli yabancı kaynaklar açısından değerlendirilecek olursa öncelikle kısa vadeli yabancı kaynakların toplam kaynaklar içindeki payının ne olduğu ortaya konmalıdır. Kısa vadeli yabancı kaynakları oluşturan kalemlerin kısa vadeli yabancı kaynaklar içindeki dikey yüzdeleri incelenecek olursa, özellikle faiz yükü getiren finansal borçların işletmenin kârlılığını azaltacak boyutta olmaması arzulanır.
Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Oran Analizi Tekniği ile Belirlenmesi
Likidite Oranları Aracılığıyla Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Analizi
Likidite, işletmenin kısa vadede vadesi gelecek borçlarını ödeyebilecek düzeyde varlıklarının olup olmadığının ölçüsüdür. Likidite oranları aracılığıyla kısa vadeli borç ödeme gücünün analizinde hesaplanan likidite oranları, işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünü ölçmek ve net çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığını saptamak için kullanılır. Likidite oranları ile dönen varlıkların ne derece güvence sağladığı, varlıkların kalitesi ve likiditesi açısından incelenir. Likidite oranları işletmenin parasal durumunu göstererek vadesi gelen borçların, ödenme olanaklarını saptamaya yardım eder. Likidite oranları en yaygın olarak cari oran (üçüncü derece likit oran), likidite oranı veya asit test oranı (ikinci derece likit oran), nakit oranı veya disponibilite oranı (birinci derece likit oran), stok bağımlılık oranlarından oluşur.
Cari Oran (Banker Oranı, Çalışma Sermayesi Oranı)
Cari oran belirli bir anda mevcut kısa vadeli yabancı kaynakları karşılayabilecek dönen varlıklara yönelik statik bir ölçüdür. Cari oran, dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesi suretiyle hesaplanmaktadır. Cari oranın hesaplanmasındaki amaç, işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü ölçmek ve genel likidite durumunu yansıtarak işletmenin net çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığını ortaya koymaktır. Cari oranın birden büyük olması beklenir. Genel bir kural olarak cari oranın 2 olması yeterli görülmektedir. Cari oranın yeterli olup olmadığını etkileyen çeşitli faktörler vardır. Bunlar; dönen varlıkların yapısı ve dağılımı, işletmenin tedarik (satın alma) ve satış şartları, dönen varlıkların gerçek değeri, dönen varlıklarda olası değer kayıpları, mevsimlik hareketlerin etkisi, faaliyette bulunulan iş kolu, kısa vadeli borçların vadeleri itibarıyla dağılımı, bankalarla ilişkiler, borçların ertelenme ve refinansman olanakları, stok devir hızı, alacak devir hızı, ticari alacakların senetli ve senetsiz olarak dağılımı, piyasanın durumu, satışların düzenliliği ve kararlılığıdır.
Likidite Oranı (Asit Test Oranı)
Likidite oranı, cari oranı tamamlayan, onu daha anlamlı kılan bir orandır. Özellikle stoklar gibi likiditesi göreli olarak daha düşük olan dönen varlık kalemlerinin dönen varlık toplamına dahil edilmemesi durumunda kısa vadeli yabancı kaynakların ödenebilirliğini gösterir. Bu oran, işletmenin bir anda satışlarının durması hâlinde kısa vadeli borçlarını ödeyebilme gücünü ölçer. Likidite oranının genelde 1 olması yeterli kabul edilmektedir.
Nakit Oranı (Disponibilite Oranı)
Nakit oranı, işletmenin bir anda satışları durduğu gibi alacakların tahsil edilememesi durumundaki borç ödeme gücünü gösterir. Nakit oranı, nakit ve nakit benzeri varlıklardan oluşan hazır değerler ile geçici yatırım amacıyla alınan ve her an pazarlanabilir menkul
kıymetlerin kısa vadeli borçları ne ölçüde karşıladığını gösteren bir orandır. Gerek cari orana gerekse asit test oranına göre daha duyarlı bir ölçüdür. Oranın 0,20’nin (veya %20’nin) altına düşmemesi istenir.
Stok Bağımlılık Oranı
Stok bağımlılık oranı, asit test oranının birden küçük çıkması durumunda işletmenin kısa vadeli borçlarını geri ödemesinde stoklara olan bağımlılığını ölçmede kullanılır.
Nakit Dönüş Süresi Analizi Aracılığıyla Kısa Vadeli Borç Ödeme Gücünün Analizi
Nakit dönüş süresi, bir ürünün üretimi için harcanan paranın ürün satıldıktan sonra ele geçirilmesi için geçen sürenin uzunluğu olarak tanımlanabilir. Nakit dönüş süresi, kısa vadeli borçlar ve dönen varlıklar üzerinde odaklanarak, işletme likiditesinin önemini gösterir. İşletmenin üretken kaynaklar için nakit harcama dönemi ile harcamaların nakit olarak tahsiline kadar geçen dönemi ifade eder. Nakit dönüş süresini etkileyen bazı faktörler söz konusu olabilir. Bunlardan işletme içi faktörler, işletmelerin satış tutarları ve satışların zamanla göstermiş olduğu eğilim, alacakların tutar ve alacakların zamanla göstermiş olduğu eğilim, alacakların tahsil politikası, satışların maliyeti ve kâr marjı ile bu verilerin zamanla göstermiş olduğu eğilim, ticari borç yükü ve ticari borçların zamanla göstermiş olduğu eğilim, stok tutarı ve stok seviyesinin zamanla göstermiş olduğu eğilim, stok kontrol politikaları, üretilen ve ticareti yapılan ürünlerin veya verilen hizmetin fiyatı ve fiyatın zamanla göstermiş olduğu eğilim, yöneticilerin becerileri, şirketlerin misyonları ve vizyonlarıdır. Nakit dönüş süresi, stokların, alacakların ve borçların sürelerine bağlı olup stok değişim süresi ve alacakların tahsilat süresinin uzamasıyla artmaktadır.
Alacakların Ortalama Tahsilat Süresi (ATS): Bu oran işletmelerin müşterilerinden olan alacaklarının tahsil olanaklarını göstermektedir.
ATS aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanabilir:
Alacakların Ortalama Tahsil Süresi = 365 / Alacak Devir Hızı
Alacak devir hızı alacakların tahsil yeteneğini gösteren önemli bir orandır ve özellikle ticari alacakların kalitesi ve likiditesi hakkında bir yargıya ulaşmak istendiğinde başvurulur.
Alacakların Devir Hızı = Toplam Kredili Satışlar / Toplam Kısa Vadeli Ticari Alacaklar
ya da
Alacakların Devir Hızı = Net Satışlar / Toplam Kısa Vadeli Ticari Alacaklar
Stokların ortalama tahsil süresi veya elde tutma süresi (STS) aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanabilir:
Ortalama Stok Tutma Süresi (Stok dönüş süresi) = 365 / Stok Devir Hızı
Stok devir hızı aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanabilir:
Stok Devir Hızı = Satılan Malın Maliyeti / Toplam veya Ortalama Stoklar
Kısa vadeli borçların ödenme veya ertelenme süresi (BES) aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanabilir:
Kısa Vadeli Borçları Ortalama Ödeme Süresi = 365 / Borç Devir Hızı
Borç Devir Hızı ise aşağıdaki formül ile hesaplanır:
BDH = (SATILAN MALLARIN MALİYETİ + GENEL YÖNETİM GİDERLERİ) / (KISA VADELİ BORÇLAR + ÜCRET VE VERGİ BORÇLARI)
Eğer ayrıntılı bilgiye ulaşılamıyorsa aşağıdaki formül de kullanılabilir.
Borç Devir Hızı = Satılan Malın Maliyeti / Ortalama Kısa Vadeli Ticari Borçlar
Nakit dönüş süresi, işletmenin stok dönüş süresi ile alacak tahsil süresinin toplamından tedarikçilere yapılan ödeme süresinin çıkartılması ile bulunur. Nakit dönüş süresinin uzaması işletmenin stoklarının devrinde ve/veya alacakların tahsilinde problem olduğunu da gösterir. Nakit dönüş süresi uzadıkça, nakit sağlanana kadar geçecek sürede uzayacak, dolayısıyla gerekli olacak çalışma sermayesi de artacaktır. Nakit dönüş süresinin düşmesi durumunda işletme sermayesinin ticari borçlar ile finanse edildiği anlaşılır ki bu işletme için işletme sermayesi finansman ihtiyacının düşmesi nedeniyle olumlu bir gelişme olarak değerlendirilir. Nakit dönüş süresinin uzun olması, diğer bir ifadeyle pozitif değer alması ise söz konusu işletmenin borçlanma ihtiyacında olduğunun göstergesidir ve işletmenin çalışma sermayesine o oranda fazla yatırım yapması gerektiğini gösterir. Bir işletme nakit dönüş süresini kısaltmak isterse stokların dönüş süresi ile alacakların tahsil süresini azaltmalıdır. Eğer işletme bu azaltmanın yanında borçlanma süresini de yükseltirse nakit dönüş süresini daha da kısaltabilir.