FİN291U-FİNANSAL YÖNETİM I
Ünite 5: Finansal Planlama ve Finansal Tahminler
Giriş
Finans yöneticileri, kısa vadeli planlama için özellikle işletme bütçeleri arasından öne çıkan nakit bütçesinden faydalanırlarken, uzun vadeli finansal planlama süreçlerinde genellikle tahminlere dayalı proforma mali tablolar kullanmaktadır. Nakit bütçesi genellikle bir işletmenin belirli bir gelecek dönemdeki nakit ihtiyaçlarını tahmin etmeye yardımcı olmak amacıyla hazırlanır. Bu bütçe, işletmenin tahsilatlarını (alacakları), ödemelerini (borçları), yatırım harcamalarını ve diğer nakit akışlarını içerir. Böylece işletme, belirli bir dönemde ne kadar nakit ihtiyacı olacağını ve bu ihtiyacı karşılamak için hangi kaynaklara başvurabileceğini planlayabilir.
Finansal Planlama Kavramı ve Türleri
Finansal planlama, işletmelerin gelecekteki hedeflerine ulaşmalarını sağlamak için gelir, harcama, tasarruf ve yatırım gibi finansal faaliyetleri planlamayı içeren bir süreçtir. İşletmeler genellikle finansal planlamayı aşağıdaki nedenlerle ön
• Kaynak Yönetimi • Bütçe Oluşturma ve Kontrol • Stratejik Hedeflere Ulaşma • Risk Yönetimi • Kredi ve Yatırım İmkânları • Performans Değerlendirmesi • Vergi Planlaması
Finansal Planlama Türleri
Finansal planlar, genellikle kapsadıkları döneme göre farklılık gösterir ve üçe ayrılırlar. İşletmeler, genellikle kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli finansal planlamalar yaparlar. Finansal planlar işletmenin amacına göre ise olağan, özel ve olağanüstü planlar olmak üzere üçe ayrılır.
Kısa Vadeli Finansal Planlar: Kısa vadeli finansal planlara günlük ve haftalık planlar örnek verilebilir
Orta Vadeli Finansal Planlar: Orta vadeli finansal planlara yıllık bütçeler ve proforma finansal tablolar örnek olarak verilebilir.
Uzun Vadeli Finansal Planlar: Uzun vadeli finansal planlara stratejik planlar ve yatırım planları örnek olarak verilebilir.
Olağan Finansal Planlar: İşletme faaliyetlerini başarılı bir şekilde yönetmek için oluşturulan bu planlar, miktar ve zaman bakımından birbirini tamamlayan gelir ve giderleri içerir. Nakit planı, işletmenin likidite yönetimini dengelemeye odaklanırken kredi planı finansman kaynaklarını belirlemede önemli bir rol oynar. Ödeme araçları planı ise işletmenin ödeme stratejilerini belirleyerek mali istikrarını güçlendirir.
Özel Finansal Planlar: İşletmelerin özel durumlarını ele alan bu planlar, kuruluş, genişleme, birleşme veya tasfiye gibi belirli olaylara odaklanır.
Olağanüstü Finansal Planlar: Yatırım ve uzun vadeli sermaye ihtiyaçlarını içeren bu planlar, işletmenin büyüme ve gelişim hedeflerine ulaşmasını destekler.
Finansal Planlama ve Bütçeler
Finansal planlama faaliyetinde temel araç bütçelerdir. Para akımlarını öngörmek için finansal planlama çerçevesinde çeşitli bütçeler oluşturulur. Bir işletmede, nakit giriş ve çıkışlarına neden olan işlemler genellikle üç ana grupta toplanır: Satışlardan kaynaklanan nakit akışları, faaliyetlerden kaynaklanan nakit akışları ve finansmandan kaynaklanan nakit akışları. Satışlardan kaynaklanan nakit akışları, gerçekleştirilen satışlara bağlı olarak işletmeye giren nakit akışlarıdır. Faaliyetlerden kaynaklanan nakit akışları ise satışların gerçekleştirilebilmesi için yapılan harcamalara bağlı olarak ortaya çıkar. Finansmandan kaynaklanan nakit akışları ise varlıkların finansmanına ilişkin tercihlere bağlı olarak ilave borçlanma veya sermaye artışı yoluyla kaynak temini ile kullanılan kaynaklara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ödemelerini içerir. İşletmeler, her bir işlem için bütçeler (satış bütçesi, üretim bütçesi vb.) aracılığıyla tahminler yapar ve gerçekleşen nakit akışlarıyla karşılaştırır.
Nakit Bütçesi
Nakit bütçesi, bir şirketin belirli bir dönemdeki nakit girişleri ve çıkışlarını planlamak amacıyla hazırlanan bir finansal planlama aracıdır. İşletmeler için önemli bir araç olan nakit bütçesi, nakit akışlarını belirli bir zaman diliminde özetleyen kısa vadeli bir planlama aracıdır. Nakit bütçesi genellikle üç ana bölümden oluşur:
• Nakit girişleri tablosu, • Nakit çıkışları tablosu, • Finansal işlemler tablosu.
Finansal Planlama ve Tahmin Teknikleri: Proforma Bilanço Analizi
Finansal tahmin bir işletmenin gelecekteki finansal performansını belirlemek amacıyla yapılan analiz ve projeksiyonlardır. Finansal tahminler genellikle bilanço, gelir tablosu ve fon akım tablosu üzerine yoğunlaşır.
Proforma Bilanço
Proforma Bilanço, bir işletmenin gelecekteki mali durumunu tahmin etmek amacıyla oluşturulan finansal tabloyu ifade eder. “Proforma” terimi, “gelecekte olması beklenen durumu temsil eden” anlamına gelir. Dolayısıyla, proforma bilanço, gelecekteki finansal performansı tahmin etmek için mevcut veya geçmiş finansal verilere dayanarak hazırlanan bir öngörüdür. Proforma bilanço genellikle bir işletmenin planlanan faaliyetleri ve mali stratejileri çerçevesinde belirli bir gelecek dönemdeki varlık, borç ve özkaynak kalemlerini içerir. Proforma bilanço aşağıdaki temel unsurları içerir:
Varlık Kalemleri:
• Duran Varlıklar • Dönen Varlıklar
Borç Kalemleri:
• Uzun Vadeli Borçlar • Kısa Vadeli Borçlar
Özkaynak Kalemleri:
• Sermaye • Kârlar ve Zararlar: Geçmiş dönemlerde elde edilen kârlar veya kayıplardır.
Uzun vadeli bir planlama dönemi içinde yıllık nakit ihtiyaçlarının ya da nakit fazlalarının ne kadar olacağını öngörmeyi ve buna göre stratejiler oluşturmayı amaçlayan bir işletme proforma bilançolardan yararlanacaktır.
Genellikle proforma bilançoların oluşturulmasında izlenen adımlar şu şekildedir:
• Satış Hacmi Planlaması: İşletmenin hedeflediği satış hacmine ulaşabilmesi için, dönen ve duran varlıklara yapılacak yatırım miktarı belirlenir. Bu adım, işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan varlıkları içerir. • Finansman Kaynaklarının Tahmini: İşletmenin satış hacminin genişlemesine bağlı olarak ortaya çıkacak finansman kaynakları öngörülür. Bu adım, işletmenin büyümesine uygun finansman seçeneklerini değerlendirir ve uygun kaynakları tahmin eder. • Öz Sermaye Tahmini: İşletmenin öz sermayesi önceden tahmin edilir veya mevcut durumuyla kabul edilir. Bu adım, işletmenin kendi kaynaklarından ne kadar sermaye sağlayabileceğini belirler. • Aktif ve Pasif Dengesi: Aktif ve pasif tahminleri dengelenir. Bu, işletmenin varlıklarının ve borçlarının planlanan büyüme ve faaliyetlere uygun bir şekilde dağıtılmasını sağlar. Böylece, finansman ihtiyaçları ve fazlalıkları belirlenmiş olur.
Proforma bilançoların düzenlenebilmesi için temel olarak;
• Satışların Yüzdesi Yöntemi • Bilanço Kalemlerinin Günlük Satış Tutarına Oranı Yöntemi • Regresyon Yöntemi • Oranlar Yöntemi kullanılmaktadır.
Satışların Yüzdesi Yöntemi
Bu yöntem, satışlar belirli bir oranda arttığında ortaya çıkacak fon ihtiyacını belirleme amacı taşıyan bir finansal planlama yaklaşımıdır. Bu yöntem, işletmenin geçmiş satışları ile bilanço kalemleri arasındaki ilişkileri değerlendirir. Geçmiş performansı temel alarak, satışlardaki artışın işletmenin finansman ihtiyaçlarını ve gelecekteki proforma finansal tablolarını nasıl etkileyeceğini tahmin etmeye odaklanır. Bu yöntem, gelecekteki satışların artış oranını belirler ve bu artışın bilanço kalemlerini nasıl etkileyeceğini hesaplayarak
proforma bilanço oluşturur. İlk adım olarak, satışlarla doğrudan ilişkili olan bilanço kalemlerinin artış veya azalışı belirlenmelidir. Bu amaçla, geçmiş bilanço kalemleri ile satışlar arasındaki ilişki analiz edilir ve bu ilişkinin gelecekte de devam edeceği varsayımı altında, tahmini satış seviyeleri için proforma bilanço hazırlanır.
İşletmenin ihtiyaç duyacağı toplam fon gereksinimi ve ek fon gereksinimi ise şu şekilde hesaplanır:
! #$ Toplam Fon Gereksinimi= ! (∆𝑆) − (∆𝑆)' " "
Toplam Fon Gereksinimi = Varlıklardaki Artış – Kısa Vaadeli Borçlardaki Artış
V = İşletmenin Mevcut Düzeydeki Toplam Varlıkları
S = İşletmenin Mevcut Düzeydeki Satışları
∆S = Satışlardaki Artış
KB = İşletmenin Mevcut Düzeydeki Kısa Vadeli Borçlar
İç Kaynaklardan Sağlanan Fonlar; Gelirlerdeki Net Artış – Kâr Payı Ödemeleri şeklinde düşünülürse ek fon gereksinimi aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanacaktır;
İç Kaynaklardan Sağlanan Fonlar = GA – K
! #$ Ek Fon Gereksinimi= ! (∆𝑆) − (∆𝑆)' − [𝐺𝐴 − 𝐾] " "
Bilanço Kalemlerinin Günlük Satış Tutarına Oranı Yöntemi
Bu yöntemde ilk olarak, bilanço kalemlerinin kaç günlük satışa eşit olduğunun bulunması gerekmektedir. Daha sonra, tahmini satış tutarına bağlı olarak her bir bilanço kaleminin değeri hesaplanır.
Regresyon Yöntemi
Bu analiz yöntemi, iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi ölçerek, bu ilişkiyi temel alarak gelecekteki değerleri tahmin etmeye olanak tanır. Regresyon analizi, değişkenler arasındaki ilişkinin varlığını test etmekle başlar. Eğer bir ilişki varsa regresyon analizi bu ilişkinin gücü hakkında bilgi sağlar. Analiz sonuçları, geçmiş veriler üzerinden gelecekteki değerleri tahmin etmek için kullanılabilir. Regresyon yönteminde, satışlarla, satışların doğrudan ilgili olduğu kalemler arasındaki ilişki ortaya konulur. Yöntemde satışlarla ilgili kalemler, satışların bir fonksiyonu olarak ele alınır. Satışlar bağımsız, diğer kalemler bağımlı değişken olarak seçilir. Regresyon analiziyle, ilgili kalemle satışlar arasındaki geçmiş yıllardaki ilişki saptanarak bu ilişkiye en uygun düşen regresyon denklemi bulunur. Gelecek yıllara ilişkin satış tahminleri mevcut olduğuna göre, bulunan regresyon denklemi aracılığı ile ilgili kalemin gelecek yıllardaki değeri hesaplanabilir. Bu yöntemde de hareket noktası, satışların tahminidir. Satışlarla ilgili kalem arasındaki ilişkinin doğrusal olduğu varsayıldığında fonksiyon;
y=a+bx
a= Satış düzeyi sıfır olduğunda, tahmin edilecek kalemin alacağı değer,
b= Regresyon katsayısı, diğer bir ifade ile satışlardaki (bağımsız değişkendeki) bir birimlik değişmeye karşılık bulunması istenen kalemin (bağımlı değişken) değişme tutarı.
Regresyon yönteminin kullanılabilmesi için, işletmenin uzun döneme ilişkin verilerinin bilinmesi gerekir.
Oranlar Yöntemi
Oranlar yöntemi, özellikle yeni kurulmuş işletmeler için kullanılabilecek bir yöntemdir. Oranlar yönteminde de diğer yöntemlerde olduğu gibi satış tahminlerinden yararlanılmaktadır. Endüstri hakkındaki standart oranlardan veya benzer işletmelerin oranlarından yararlanarak proforma tabloların düzenlenebilmesi için; işletmenin faaliyette bulunduğu endüstri kolunun standart oranları ve gelecek dönemler için planlanan satış hacminin bilinmesi gerekir.
Finansal Planlama ve Tahmin Teknikleri: Proforma Gelir Tablosu ve Fon Akım Tablosu Analizi
Proforma Gelir Tablosu
Tahmini gelir tablosu, gelecek dönemlerdeki gelirleri ve maliyetleri tahmin ederek bir işletmenin performansını öngörmeye çalışan finansal bir belgedir. Bu tablo, satış tahminleri ve maliyet analizi gibi önemli bilgileri içerir.
Proforma Fon Akım Tablosu Hazırlanması
Fon akım tablosu, bir işletmenin belirli bir dönemde kaynaklarını ve bu kaynakların nasıl kullanıldığını gösteren finansal bir tablodur. Bu tablo, işletmenin nakit akışını, finansman kaynaklarını ve bu kaynakların işletme faaliyetlerine, yatırımlara ve finansman ihtiyaçlarına nasıl tahsis edildiğini gösterir. Proforma fon akım tablosu ise, gelecek dönemlere ait tahmini finansal verileri içerir. Bu tablo, işletmenin planlanan gelirlerini, harcamalarını, yatırımlarını ve finansman kaynaklarını öngörerek, gelecek dönemlerdeki nakit akışını tahmin eder. Proforma fon akım tablosu, işletmenin mali durumunu ve likiditesini değerlendirmek için kullanılır.
Proforma fon akım tablosu başlıca iki kısımdan oluşur; fon kaynakları ve fon kullanımları. İşletmeler açısından başlıca fon kaynakları aktiflerdeki azalışlar, pasifteki artışlarken; fon kullanımları ise aktifdeki artışlar, pasifteki azalışlardan oluşur. Proforma fon akım tablosunun hazırlanması için proforma bilanço, proforma gelir tablosu, işletmenin kâr dağıtım politikasının bilgisine ve işletmenin imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinin bilgisine ihtiyaç duyulur.