TDE206U-OSMANLI TÜRKÇESİ GRAMERİ II
Ünite 1: Farsçada Kelime Yapımı: İsimler, Sıfatlar
Farsçada Yalın İsim ve Sıfatlar
Osmanlı Türkçesinde Farsça pek çok kelime kullanılmıştır. Bunların hepsi, adlar ve sıfatlar başta olmak üzere, isim sınıfından kelimelerdir. Bunların arasında adlar önemli bir yer tutar. Kelime dağarcığınıza katmanız gereken Farsça yalın adlardan birkaçı aşağıdadır:
ﺳﺮ ser “baş”, گﯿﺴﻮ gîsû “saç”, پﯿﺸﺎﻧی pîşânî “alın”, چﺸﻢ
çeşm “göz”, دﯾﺪه dîde “göz”, اﺑﺮو ebrû “kaş”, اﺑﺮوان ebruvân
“kaşlar”, ﻣژه müje “kirpik”, ﻣژگﺎن müjgân “kirpikler”, روي
rûy “yüz”, ﻣﻮي mûy “kıl”, ﺑﯿﻨی bînî “burun”, دھﺎن/دھﻦ
dehen/dehân “ağız”, ﻟﺐ leb “dudak”, ﻛﺎم kâm “damak”, رخ
ruh “yanak”, رﺧﺴﺎر ruhsâr “yanak”, رﯾﺶ rîş “sakal”, گﻮش
gûş “kulak”, دﻧﺪان dendân “diş”, زﻧﺨﺪان zenahdân “çene”,
گﻠﻮ gelû “boğaz”, گﺮدن gerden “boyun, ب آ âb “su”, ﺷﯿﺮﯾﻦ
şîrîn “tatlı”, ﺗﻠﺦ telh “acı”, ﺗﺮش türş “ekşi”, اﺳﺐ esb “at”,
رﺧﺶ rahş “at”, ﺳﻤﻨﺪ semend “at”, ﺧﺮ har “eşek”, اﺳﺘﺮ ester
“katır”, ﺷﺘﺮ şütür “deve”, اﺷﺘﺮ üştür “deve”, ﺳگ seg
“köpek”, ﻣﺎر mâr “yılan”, ﻣﻮر mûr “karınca” ; ﺷﺐ şeb
“gece”, روز rûz “gün”, ﻓﺮدا ferdâ “yarın”, گﺮﻣﺎ germâ
“yaz”, ﺳﺮﻣﺎ sermâ “kış”, ﻣﺎه mâh “ay”, ﺑﮭﺎر bahâr “ilk
yaz”,…
Farsçada Sayı İsimleri ve Sıfatları
Osmanlı Türkçesi metinlerinde en çok geçen Farsça sayı isimleri ve sıra sayıları şunlardır:
ﯾﻚ yek “bir”, دو dü “iki”, ﺳﮫ se “üç”, چﮭﺎر çehâr “dört”, پﻨﺞ
penc “beş”, ﺷﺶ şeş “altı”, ھﻔﺖ heft “yedi”, ھﺸﺖ heşt
“sekiz”, ﻧﮫ nüh “dokuz”, ده deh “on”, ﺻﺪ sad “yüz”, ھﺰار
hezâr “bin”, ھﺰار ﺻﺪsad hezâr “yüz bin”.
ﻧﺨﺴﺘﯿﻦ nuhustîn “birinci”, وم د düvüm “ikinci”, وم س sivüm
“üçüncü”, ﻣﺮاھچ çehârüm “dördüncü”,
پﻨﺠﻢ pencüm “besinci”, ﺷﺸﻢ sesüm “altıncı”, ھﻔﺘﻢ heftüm
“yedinci”, ھﺸﺘﻢ heştüm “sekizinci , ﻧﮭﻢ nühüm
“dokuzuncu”, دھﻢ dehüm “onuncu.
Farsçada Kelime Yapımı
► İsimden isim yapan Farsça son ekler şunlardır: +gȃh, +geh, +istȃn, +zȃr, +kede, +sȃr, +lȃh, +şen, +dȃn, +bȃn, +vȃn, +kȃr, +gȃr, +ger, +çe, +î. 1. Farsçada adlardan yer adı yapan çok sayıda ek vardır. Bunların en işlek olanlarıyla +gȃh, +geh, +istȃn, +zȃr, +kede, +sȃr, +lȃh, +şen yapılmış kimi örnekler şunlardır:
راﻣگﺎه آ ârâmgâh “dinlenme yeri”, ﺧﻮاﺑگﺎه hâbgâh “uyku
yeri, yatak odası”, درگﺎه dergâh “kapı önü, giriş yeri;
tekke”, اﻗﺎﻣﺘگﺎه iḳâmetgâh “oturma yeri”, ﻋﺒﺎدﺗگﺎه ibâdetgâh
“tapınma yeri, tapınak” ﺘﺎن گﻠﺴ gülistân “güllük”, ﺳﻨگﺴﺘﺎن
sengistân “taşlık”, ﻧﺨﻠﺴﺘﺎن nahlistân “fidanlık”, رﯾگﺴﺘﺎن
rîgistân “kumluk, kumsal”, چﻤﻨﺰار çemenzâr “çimenlik”,
زارﺑﮫ ﺧﺮاharâbezâr “viranelik”, زارﻻﻟﮫ lâlezâr “lâlelik, lâle
bahçesi”, ﺗﺸﻜﺪه آ âteşkede “ateş tapınağı”, ﻣﯿﻜﺪه meykede
“içki evi, meyhane”, ﻣﮭﻤﺎﻧﺨﺎﻧﮫ mihmânkede “konuk evi”,
ﻣﺤﻨﺘﻜﺪه mihnetkede “yas evi”, ﻛﻮھﺴﺎر kûhsâr “dağlık”,
ﺳﺎر چﺸﻤﮫ çeşmesâr “suyu bol yer, suvak, kaynak”, گﻠﺸﻦ
gülşen “gül bahçesi”, ﺳﻨگﻼخ senglâh “taşlık gibi.
2. Yer adları da yapan +gâh ve +istân ekleriyle zaman adı da yapılmıştır:
ﺑﺎﻣگﺎه bâmgâh “sabah”, ﺷﺎﻣگﺎه şâmgâh “akşam”, چﺎﺷﺘگﺎه
çâştgâh “kuşluk”, ﺳﺤﺮگﺎه sehergâh “tan vakti”, ﺗﺎﺑﺴﺘﺎن
tâbistân “yaz”, زﻣﺴﺘﺎن zemistân “kış, رﺳﺘﺎن ﺑﮭﺎ bahâristân
“ilk yaz” gibi.
3. Farsçada alet ve kap adları +dân ekiyle yapılmıştır:
ﻧﻤﻜﺪان nemekdân “tuzluk”, دان ﻣﮫﺳﺮ sürmedân “sürmelik”,
ﺗﺸﺪانآ âteşdân “ateşlik, mangal”, دان اﻧﻔﯿﮫ enfiyedân
“enfiyelik, enfiye kutusu”, ﺟﺰدان cüzdân “para çantası”,
چﺎﯾﺪان çâydân “çay pişirme kabı”, گﻼﺑﺪان gülâbdân “gül
suyu şişesi” gibi.
4. +bȃn, +vȃn, +kȃr, +gȃr, +ger, +î ekleri bir nesne ile uğraşanı, bir nesne üreteni, yapanı ve satanı, bir işle sürekli olarak ilgileneni, bir işi meslek olarak yapanı gösterir:
پﺎﺳﺒﺎن pâsbân “bekçi”,”, ﻧگﮭﺒﺎن nigehbân “gözcü”, ﺳﺎرﺑﺎن
sârbân “deveci”, nahcîrvân “avcı”, ھﻨگﺮ آ âhenger
“demirci”, زرگﺮ zerger “kuyumcu”, ﺧﻨﯿﺎگﺮ hunyâger
“şarkıcı”, پﺎﻻﻧﻰ pâlânî “semerci”, چﻨگی çengî “çalgıcı”,
ﺟﻨﻜی cengî “savaşçı”, ﺑﺎزاری bâzârî “pazarcı”, ھﻨﻜﺮیآ دھگﺎن
âhengerî “demircilik”, ﻧﺠﺎری neccârî “dülgerlik”, زرﻛﺮی
zergerî “kuyumculuk”, ﺳﺎزﻧﺪﻛی sâzendegî “çalgıcılık”,
dihgân “çiftçi, ﻛﺎر ﺑﺴﺘﮫ bestekâr “besteci, beste yapan”,
ﺧﺪاوﻧﺪﻛﺎر hudâvendigâr “efendi, bey, baş, başbuğ,
sultan”,…
5. +çe, Farsça adlarda küçültme için kullanılan ektir. Bu ekle yapılmış örnekler şunlardır:
ﺟﻮﯾچﮫ cûyçe “ırmacık, çaycığaz” ﻣﻮرچﮫ mûrçe
“karıncacık”, ﺳﺮاچﮫ serâçe “oda, iç oda, hücre”, ﻧﺎﯾچﮫ nâyçe
“kamışçık, küçük ney”, ﻛﻤﺎﻧچﮫ kemânçe “küçük keman”,
درﯾچﮫ derîçe “kapıcık, pencere”..
6. Yalın kavramları gösteren adlar, sıfatlardan ve bir
nitelik gösteren yalın adlardan ی -î (sonu ﮫ ile bitenlerde
گی -gî) ekiyle yapılmıştır:
ھﺴﺘی hestî “varlık”, ﻧﯿﺴﺘی nîstî “yokluk”, ﺧﻮب hûbî
“güzellik”, ﺑﺪى bedî “kötülük”, ﺑﻠﻨﺪی bülendî “yükseklik”,
ﺷﻜﺴﺘﻜی şikestegî “kırıklık”, ﺳﺎﺧﺘﻜی sâhtegî “gerçek dışılık,
sahtelik” gibi.
►İsimlerden sıfat türeten Farsça ön ve son ekler kısaca şöyledir:
Bî-, nȃ-, be-, bȃ-, hem-, ber-, ez-, der-, berȃy-, tȃ-, pür-, ön ektir; +mend, +nȃk, +vȃr, +ver, +gîn, +în, +gûn, +fȃm, +î, +ȃsȃ, +veş, +sȃr, +mȃnend; +ȃne, +ter, +terîn son ektir.
1. Farsçanın bî- ve nâ- ön ekleriyle türetilmiş sıfatların karşılığı Türkçenin -sız ekli sıfatları olmuştur:
ل ﻣﺂﺑی bî-meâl = ﺳﺰﺋﺪه ﻓﺎfâidesiz, ﺑﯿﮭﻮده bî-hûde = ﺑﻰﻣﻌﻨﻰ bî-
ma‘nâ “anlamsız, boşuna”, ﻧﺎﺷﯿﺮﯾﻦ nâ-şîrîn = طﺎﺗﺴﺰ tatsız,
ﻧﺎﻣﻨﺎﺳﺐ nâ-münâsib = ﻣﻨﺎﺳﺒﺘﺴﺰ münâsebetsiz gibi.
2. Farsçanın addan sıfat türeten -mend, -nâk, -vâr, -ver, - gîn son ekleri ve bâ-, be- gibi ön ekleri kelimelere +lı/+li ve ile anlamı katar:
دردﻣﻨﺪ derdmend “dertli”, ﺧﺮدﻣﻨﺪ hıredmend “akıllı”, دردﻧﺎك
derdnâk “dertli”, اﻣﯿﺪوار ümîdvâr “ümitli”, ﺟﺎﻧﻮر cânver
“canlı”, ﻧﺎﻣﻮر nâmver “namlı, ünlü”, ﻏﻤگﯿﻦ ğamgîn
“gamlı”, ﺑﺨﺮد be-hıred “akıllı”, ﺑﻨﺎم be-nâm “ünlü”, ﺑﺎﺧﺒﺮ
bâ-haber “haberli”, ﺑﺎوﻗﺎر bâ-vaḳâr “vakarlı” gibi.
3. hem- ortaklık, aynılık bildiren kelimeler yapar:
ﻋﺼﺮ ھﻢ hem-asr “aynı yüzyılda yaşayan”, ﺑﺰم ھﻢ hem-
bezm “eğlence arkadaşı”, ﺟﻨﺲ ھﻢ hem-cins “aynı cinsten”,
پﺎ Türkçe -deş ekiyle: ﺧﯿﻠﺘﺎش hayltaş “takım arkadaşı, yol
arkadaşı” gibi.
4. Kelimelere "üzere, üzeri" anlamlarını katan ber- ön eki
sıfat ve zarf işlevinde kelimeler türetir: ﺑﺮﺑﺎد ber-bâd "yele
verilmiş, perişan",ﺑﺮﻗﺮار ber-karâr "karar üzere, daimî" vs.
► Bazı ön ekler (edatlar) daha çok zarf fonksiyonunda
kelimeler türetir:
5. ez- kelimelere Türkçedeki -dan/-den ayrılma ekinin
anlamını katar: ازدل ez-dil "gönülden", از ﻗﻀﺎ ez-kazâ
"kaza olarak, yanlışlıkla" vb.
6. der- kelimelere Türkçede "içinde, -da/-de" anlamlarını
katar: درﻣﯿﺎن dermiyân, دردﺳﺖ "elde, yakalama", der-dest.
7. berây "için" anlamı katar. ﺑﺮاى زﯾﺎرت berây-ı ziyâret
"ziyaret için", ﺑﺮاى ﺗﺤﺼﯿﻞ berây-ı tahsîl "öğrenim için" vs.
8. tâ- "kadar" anlamıyla çoğu zaman be- edatıyla birlikte
“tâ-be” "kadar, dek" şeklinde kullanılır: ﺗﺎﺑﺼﺒﺎح tâ-be-
sabâh "sabaha kadar", ﺑﻘﯿﺎﻣﺖﺗﺎ tâ-be-kıyâmet "kıyamete
kadar" vs.
9. Farsçada daha çok zarf gibi kullanılan pür- kelimesi
"dolu, +lı/li" anlamlarını katarak ön ek gibi birçok
kelimenin teşkilinde yer alabilmektedir: پﺮﺻﻔﺎ pür-safâ
“safalı, huzurlu”, پﺮﻣﻼل pür-melâl “üzüntülü, kederli”,
پﺮﺟﻮر pür-cevr “eziyetli”, پﺮﻛﯿﻦ büyüleyici”, پﺮھﯿﺠﺎن pür-
heyecân “heyecan dolu, heyecanlı” vs.
10. +în, çeşitli madde isimlerinden sonra gelerek ondan yapılmış olmayı, +lı/+li anlamını ifade eder:
ﺳﯿﻤﯿﻦ sîmîn "simden, gümüşten yapılmış", زرﯾﻦ zerrîn "zerden, altından", آھﻨﯿﻦ âhenîn "demirden", ﺳﻨﻜﯿﻦ sengîn "taşlı"…
11. +gûn ve +fâm, çeşitli isimlerden renk adları türetir:
آﺑﻜﻮن âb-gûn "su rengi, mavi", ﻛﻠﻜﻮن gül-gûn "gül rengi,
pembe", ﻧﯿﻠﻜﻮن nîl-gûn "çivit rengi", ﻻﻟﮫ ﻛﻮن, ﻛﺒﻮدﻓﺎم kebûd-
fâm "gök rengi, mavi", ﻛﻠﻔﺎم gül-fâm "gül rengi, pembe",
ﻻﻟﮫ ﻓﺎم lâle-fâm "lâle rengi, kırmızı" vs.
12. +î: +lı/+li ekinin işleyişinde nispet anlamı türetir: ﺷﯿﺮازى Şirâzî "Şirazlı", اﯾﺮاﻧﻰ İranî "İranlı" vs.
Bu ek aynı zamanda renk isimleri de türetmektedir:
ﻛﻠﻰ gülî "gül rengi, pembe", ﺳﻨﺒﻠﻰ sünbülî "sümbül
renginde", ﯾﺎﻗﻮﺗﻰ yâkûtî "yakut renginde, kırmızı", ﺧﺎﻛﻰ
hâkî "toprak yeşili" vs.