AÖF Soru Bankası
TAR301U · Ünite 6

II. Dünya Savaşı (1939-1945)

Yakınçağ Avrupa Tarihi dersi, ünite 6 özeti

TAR301U-YAKINÇAĞ AVRUPA TARİHİ

Ünite 6: II. Dünya Savaşı (1939-1945)

Uluslararası Sistemde Sarsıntılar

I. Dünya Savaşı’nın bitmesinden Locarno Antlaşmaları’na kadar geçen dönemde ülkeler kurulan barış sisteminin kökleşmesine çaba harcamışlardır. Locarno sonrası dönem ise silahsızlanma çabalarının ağırlık kazandığı bir devre olmuştur. Ancak ekonomik krizlerle birlikte gelen büyük siyası krizler II. Dünya Savaşına gidilmesine yol açmış ve bunun ilk örneği 1931 yılında Japonya’nın Mançurya saldırısı olmuştur.

Japonya, I. Dünya Savaşı sonrası Uzakdoğunun en güçlü devleti haline gelmiştir. Askerler ve onlar gibi düşünen politikacılar, Japonya’nın Uzakdoğudaki varlığı için Çin’in ele geçirilmesini zorunlu görmüşlerdir. Bunun içinde atlama taşı olarak Mançurya’nın ve Moğolistan’ının alınması gerekmekteydi.

1929 ekonomik krizi, beklenen fırsatı sundu ve Japonya 1931’de Mançurya’yı işgale başladı. Çin’in tamamına göz diktiler. ABD’nin protestolarına aldırmayarak Çin’le savaşa giriştiler ve ülkenin içlerine doğru ilerlemeye başladırlar. Bu işgallere karşı büyük devletlerin ve Milletler Cemiyeti’nin etkisizliği Japonya’nın cesaretini daha da arttırdı ve yapılan bazı paktlarla da siyasi olarak güçlenen Japonya 1937 de Çin’i işgale başladı. Çin-Japon savaşı II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar sürdü.

Hayat Sahası, Hitler tarafından ortaya atılan bu görüşle, Alman yayılmacılığı tarif edilmekteydi. Bu terim, Alman ırkının bulunduğu siyasi coğrafyanın ötesinde Almanların olmadığı bölgelerin de ele geçirilmesini ifade eder.

30 Ocak 1933’te başkanlığı ele geçiren Nazi Partisi lideri Adolf Hitler, Almanya’nın dış politikasını üç aşamalı bir plan üzerine kuruyordu. Buna göre;

• Almanya, Versay’ın sınırlarından kurtulacak, • Tek Millet, Tek Devlet ilkesinin gerçekleşmesi için Almanya’nın sınırları dışında yaşayanlar da dahil bütün Almanlar birleştirilecek ve tek devlet altında toplanacak, • Hayat Sahası söylemi aslında Nazi emperyalizminin amaçları ifade edilecek ve Almanların yaşamadığı birçok ülke de işgal edilecektir.

Almanya’nın Versay sınırlarından kurtulma isteği birçok ülkede kaygı yarattı. Özellikle Fransa ve Rusya bu durumdan en çok kaygılanan ülkeler oldu. Bunun sonucunda Amerika 1933 te Sovyet Rusya’yı resmen tanıdı, Sovyet Rusya 1934 yılında Milletler Cemiyetine alındı ve 1935 yılında Sovyet-Fransız ittifakı kuruldu.

2 Mayıs 1935 tarihli Fransız-Sovyet ittifakı, Almanya’ya Versay sınırlamalarından kurtulmak için yeni bir fırsat verdi. Bu ittifaka göre herhangi bir Sovyet-Alman çatışmasında Fransa’nın Almanya’ya karşı savaşa geçmek zorunda olduğu yer almaktaydı. Bu nedenlerden dolayı Almanya’nın da kendisini artık Locarno Anlaşmaları ile

bağlı saymayıp batı sınırlarının güvenliği için Ren Bölgesi’nde tam egemenlik kuracağını bildirdi.

Yeni İttifaklar ve Saldırganlıklar

1936 yılı sonunda, İtalya ve Almanya’nın hareketleri sonucu, Locarno Anlaşmaları ile kurulan barış düzeni artık sona eriyordu ve bunun sonucunda Almanya ve İtalya’nın işgalleri hız kazanıyordu.

İtalya’da Faşizmin iktidara gelmesinden sonra karşılaşılan problemlerin başında demografi sorunu gelmekteydi. Bunun yanında hızla gelişen ekonomisine hammadde kaynakları bulma çabası sonucunda İtalya’nın Habeşistan’ı işgal etme kararını almasında önemli yeri vardır.

İtalya İngiltere ve Fransa ile yaptığı Stresa Konferansı’nda Habeşistan’ı işgal etmesi durumunda İngiltere ve Fransa’nın tepki göstermeyeceklerini anlamıştı. Bunun üzerine İtalya 1934 yılında Habeşistan ile arasında geçen sınır anlaşmazlıklarını bahane ederek işgal çalışmalarına başlamış oldu.

Milletler Cemiyeti’nin ve büyük devletlerin zorlama tedbirleri konusunda, etkili ve ortak bir cephe kuramaması üzerine 9 Mayıs 1936’da Habeşistan İtalya tarafından ilhak edildi. Böylece Milletler Cemiyeti’nin bir üyesi, bir başka üyenin bağımsızlığını ve varlığını ortadan kaldırmaktaydı.

İtalyan-Habeş Savaşı Nazi Almanya’sı ile Faşist İtalya’yı birbirine yakınlaştırarak II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar sürecek bir işbirliği doğurdu. Önceleri İtalyanlar Almanlara karşı tedbir amaçlı Fransa ve İngiltere ile Stresa Cephesi’ni kurmuş olsa da İtalya’nın Habeşistan’ı ele geçirmiş olması ve o sırada ekonomik destek olarak yanında Almanya’yı görmüş olması sonucu 1936 Kasımında Berlin-Roma Mihveri kurulmuştur. Aynı sırada ortak Rusya kaygısı nedeniyle Japonya ile Almanya arasında Anti-Komintern Pakt’ı imzalanmıştır. Bu Anti- Komintern Pakt’a 6 Kasım 1937’de İtalya da katılarak Berlin-Roma-Tokyo Mihveri (Eksen) oluşmuştur.

Almanya, Versay’ın getirdiği son kısıtlama için harekete geçti. Bu durum Hitler’in izlediği dış politikanın ikinci aşamasına geçtiğini ifade ediyordu. Hitler, Almanya dışındaki bütün Almanların tek devlet sınırları içine alınması aşamasını uygulamaya başladı. Bu kapsamda 12 mart 1938’de Alman zırhlı birlikleri Viyana’yı ve Avusturya’yı işgal etti.

Almanya-Avusturya birleşmesi karşısında batılı devletlerin tepkileri çok zayıf oldu. Almanya’nın Avusturya’dan sonra Çekoslovakya’ya yönelmesi ihtimali, Sovyet Rusya’yı endişelendirdi. Bunun için İngiltere ve Fransa’ya başvurup 1935 tarihli Fransız Sovyet ittifakının işletilmesini teklif etti. Bu gerçeklemeyince Sovyet Rusya, 1938 yılı ortalarından itibaren Almanya ile yakınlaşma arayışına başladı.


Südet bölgesinde üç buçuk milyona yakın Alman vardı. Almanya’da Nazizmin gelişmesi ile birlikte SüdetAlmanları da örgütlenmişti. Hitler 1 Ekim 1938’e kadar Südet Bölgesi’nin Almanya’ya teslim edilmesini isteyince İngiltere ve Fransa savaşı göze alamayarak Mussolini aracılığıyla konunun bir konferansta görüşülmesine karar verildi.

Konferans, Hitler, Mussolini, Daladier ve Chamberlain’in katılmasıyla 29 Eylül 1938’de Münih’te toplandı. Münih Konferansı’nda 30 Eylül 1938’de Südet Bölgesi’nin Almanya’ya teslim edilmesi kararlaştırıldı.

Çekoslovakya krizinde gösterilen pasif davranış, Berlin- Roma Mihverinin yayılma ve genişleme arzularını daha da artırdı.14 mart 1939’da Slovakya bağımsızlığını ilan etti. Aynı gün Hitler, Çekoslovak Cumhurbaşkanına yaptığı baskı ile Çekoslovakya’nın Almanya’nın himayesine girdiğini belirten bir belgeyi imzalattırdı.

Çekoslovakya’nın Alman egemenliği altına düşmesi, Hitler’in dış politikasının üçüncü aşaması olan ‘Hayat Sahası’ planına geçildiğini gösteriyor. Ancak Çekoslovakya’nın ortadan kaldırılması, batı bloğunun Almanya’ya bakışını ve politikalarını değiştirecektir.

Avrupa’da başka toprak isteğinin kalmadığı konusunda Münih’te söz veren Hitler, verdiği güvencenin üstünden bir ay geçmeden, 24 Ekim 1938’de Polonya’ya, Danzig Limanı’nın Almanya’ya teslimin, ayrıca Almanya ve Doğu Prusya arasında geçit talebini içeren bir muhtıra veriyordu.

Polonya Almanya’ya istediği cevabı vermedi ve Polonya’nın İngiltere’ye baskı yapması üzerine İngiltere ve Fransa 31 mart 1938’de Polonya’ya garanti verdiler. Ancak Almanya kararlı tutumunu değiştirmedi. Çünkü Çekoslovakya’ya da sınır garantisi verilmesine rağmen Hitler onu haritadan silebilmişti.

Almaya, İtalya ile ikili bir ittifakı istememekle beraber Hitler, Polonya ile olan Danzig anlaşmazlığında batılılara gözdağı vermek ve bu suretle onların Polonya lehine müdahalelerini önlemek için İtalya ile ittifakı kabul etti. 22 Mayıs 1939’da Çelik Pakt adını alan Alman-İtalyan ittifakı imzalandı.

İngiltere ve Fransa, 31 Martta Polonya’ya ve 13 Nisan’da Yunanistan ve Romanya’ya bir Alman saldırısına karşı garanti verdilerse de bu garantilerin etkili olabilmesi için Sovyet Rusya’nın da bu iki devletin yanında yer alması gerekli görülüyordu.

Fakat Rusya’nın bu ittifaka sıcak bakmaması ve görüşmeler sırasında Almanya ile bir sızdırmazlık paktı imzalamış olması bu birlikteliğin oluşmasını engelledi.

Avusturya’nın Almanya tarafından ilhakına batı bloğunun gösterdiği zayıf tepki, Sovyet Rusya’nın bu bloğa olan şüphesini yeniden kuvvetlendirmişti. Fakat Batılılarla Sovyet Rusya arasındaki ilişkilerin dönüm noktasını Münih Konferansı oluşturdu.

Batılı Devletler, Çekoslovakya’nın parçalanmasını kabul ettikleri gibi bu devlete bir ittifak anlaşması bulunan Sovyet Rusya’yı, konferansa davet etmemişlerdi. Sovyetler 12 Ağustos 1939’da Almanya’ya başvurup bir siyasi görüşmelerine başlanmasını teklif ettiği zaman, Almanya hemen kabul etti. 23 Ağustos 1939’da Rus- Alman Saldırmazlık Paktı imzalandı.

II. Dünya Savaşı: Avrupa, Afrika, Uzak-Doğu ve Pasifik Cepheleri

II. Dünya Savaşı 1 Eylül 1939’da Almanya’nın Polonya’ya saldırısı ile başlayıp Japonya’nın 2 Eylül 1945’te teslim olmasıyla sonuçlanmıştır.

1 Eylül 1939’da Alman ordularının Polonya sınırlarından girmesiyle Avrupa Cephesi açılmış oldu. 27 Eylül 1939’da Varşova teslim oldu ve Rus-Alman Paktı’nın gizli anlaşmasına göre, işgalci iki devlet Polonya’yı paylaştılar.

Hitler, Polonya’dan sonra Batıya, İngiltere ve Fransa’ya dönmeye karar verse de İngiltere’nin olası deniz ablukasını önlemek için önce Norveç’e yöneldi. 9 Nisan 1940’ta harekete geçen Alman orduları, bir gün içinde Danimarka ve Norveç’i işgal ettiler. Bu işgallerden sonra ise 10 Mayıs 1940’ta Alman orduları Belçika ve Hollanda’ya girdi.

Belçika’nın düşmesi sonucu Almanya, Fransa’ya yöneldi. Alman orduları 14 Haziran 1940’ta Paris’e girdiler. 10 Haziran 1940’ta İtalya da Fransa’ya savaş ilan etti. Bu yenilgi, Fransız kabinesi içinde ateşkes eğilimini kuvvetlendirdi. F

Fransa hükümeti 22 Haziran 1940’ta Compiegne’de Almanya il ateşkes imzaladı. Ateşkes anlaşması ile Fransa’nın bağımsızlığı devam etmekle beraber Fransa’nın kuzey yarısı ile Atlantik kıyıları Almanya’nın işgaline bırakıldı.

Sovyetler, bu kez Baltık ülkelerini ele geçirmek için harekete geçti. 27 Eylül’de Estonya’ya başvurup kendisine deniz ve hava üslerini vermesini istedi. 28 Eylül 1939’da imzalanan karşılıklı yardımlaşması ile Estonya Rusya’nın bu isteklerini kabul ediyordu.

Sovyetler, 5 Ekim’de Letonya ve 10 Ekim’de de Litvanya ile imzaladıkları karşılıklı yardım paktları ile Estonya’dan elde ettikleri hakları bu ülkelerden de sağladılar. Aynı istekler doğrultusunda Finlandiya ile savaş yaşandı ve sonucunda Fin-Sovyet barışı 12 Mart 1940’ta Moskova’da imzalandı.

Hitler, Fransa’dan sonra İngiltere’ye yöneldi. Ancak Alman ordusu İngiltere Muharebesi’ni kaybetti. Böylece önce düşünülen İngiltere’ye çıkarma yapma düşüncesinden tamamen vazgeçti.

Fransa’dan sonra İngiltere’ye yönelen Hitler, istediği sonucu alamamıştı. Bunun için Hitler ilkin İtalya, Japonya ve Almanya arasında 27 Eylül 1940’ta Üçlü Pakt denen ittifak antlaşmasını imzaladı. Bu paktın amacı Birleşik


Amerika’yı Japonya ile tehdit edip onu savaş dışı tutmaktı. Böylece İngiltere yalnız kalacak ve dayanamayacaktı.

Almanya, Sovyet Rusya’nın da bu Üçlü Pakt’a katılmasına çalıştı. Bu isteğin gerçekleşmesi bir yana Balkanlar nedeniyle 1941 yılında bu iki devlet birbirleriyle savaşa girdi. Almanların Sovyet Rusya ile savaşa girmesi Almanların Avrupa’daki üstünlüklerinin de bitmesine yol açtı.

Birleşik Amerika’nın II. Dünya Savaşı’na katılması, 1937- 1941 arasında Amerika ile Japonya arasında savaş öncesi başlaya gerginliğin sonucundaydı. Amerika’nın en çok tepkisini doğuran şey ise Japonya’nın 27 Eylül 1940’ta, Almanya ve İtalya ile Üçlü Pakt’a katılmasıydı. Bu ittifak doğrudan Amerika’nın İngiltere’nin yanında yer almasını önlemek için tasarlanmıştı. Nitekim Amerika, bu ittifak karşısında bir yandan askeri gücünü arttırmaya bir yandan da İngiltere’ye mümkün olduğu kadar geniş yardımda bulunmaya karar verdi.

Japonya, Amerika’dan Çin’e ve İngiltere’ye yaptığı yardımı kesmesini istedi. Amerika bu talepleri reddedince 7 Aralık 1941’de Japon uçakları, Pearl Harbor’da bulunan Amerikan üslerine ani bir baskın yaptılar. Amerika böylece savaşa girmiş oldu.

Alman ordusu Rus cephesinde 1941 yılı sonu itibari ile birçok noktayı ele geçirdi. Fakat 1942 yılında Ruslara gelen Amerika yardımları ile birlikte dengeler değişmeye başlamış ve Mart 1943’te Alman ordusu Kafkasya’dan temizlenmiş, Leningard ve Moskova üzerindeki Alman tehdidi ortadan kalkmıştı.

Kuzey Afrika’yı ele geçiren Müttefikler, İtalya’yı işgal etmek üzere 10 Temmuz 1943 günü Sicilya’ya 160.000 kişilik bir kuvvet çıkardılar. Sicilya çıkarması İtalya’nın iç durumunda büyük değişiklikler meydana getirdi ve Mussolini iktidardan düşürüldü ve tutuklandı. Yerine gelen Mareşal Badoglio Müttefiklere ateşkes teklifinde bulundu. 3 Eylül 1943 te ateşkes imzalandı. 13 Ekim 1943’te de İtalya Almanya’ya savaş ilan etti.

Savaşın Son Yılları ve Konferans Dönemi (1944- 1945)

Müttefikler askeri operasyonlar sürerken bir yandan da politik amaçlarını belirlemek üzere birçok uluslararası toplantılar yaptılar. İlk toplantı, daha ABD II. Dünya Savaşı’na girmeden önce Başkan Roosevelt ve İngiliz Başbakanı Churchill arasında gerçekleşti.

14 Ağustos 1941’de ‘Atlantik Bildirisi’ adını alan ortak amaçlar bildirisi yayınlandı. 1943’ten itibaren savaşın Müttefikler lehine dönmesi üzerine uluslararası düzeni şekillendirmeye yönelik yeni konferanslar düzenlendi.

ABD’nin savaşa katılmasından sonra Rusya’nın yeni cephe açılarak üzerindeki Alman askeri baskısının hafifletilmesini istemekteydi. Mihver bloğunun kayıtsız şartsız teslim oluncaya kadar mücadeleye devam kararı alındı.

Washington Konferansı (12-26 Mayıs 1943), Kuzey Afrika Cephesi’nin kapanışı sonrasında Roosevelt ve Churchill arasında olmuştur. Sovyet Birliğinin şüphelerini gidermek için İngiltere, ABD ve Sovyet Rusya arasında yapılan Moskova konferansında ( 19-30 Ekim 1943) şu kararlar alınmıştır:

1. Savasın süresinin kısaltılması için ikinci cephenin en geç 1944 ilkbaharında açılması, 2. Dördüncü devlet Çin olmak üzere savaştan sonra barışın korunması ve silahsızlanma konularında işbirliği yapılması ve bu amaçla Uluslararası bir örgüt kurulması, 3. Dört devletin savaştan sonra nüfuz alanı kurma politikası gütmemesi, 4. Bütün sömürgelerin milletlerarası vesayet rejimi altına konulması, 5. Alman işgallerinin yaşandığı ülkelerde zulüm ve işkence yapılmasını önlemek için savaş suçlarının cezalandırılması kararlaştırıldı.

Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında gerçekleşen Tahran Konferansında (28 Kasım-1 Aralık 1943) uzlaşılan konuların başlıca şöyle sıralanabilir:

• İkinci cephenin Normandiya ve çıkarma tarihinin Mayıs 1944 olması, • İkinci cephe için Türkiye’nin de savaşa katılması, • Savaş sonrası barış düzeninin korunması için bir uluslararası örgüt oluşturulması.

Balkanlar ve Orta Avrupa’ya Sovyet yayılmasını önlemek veya sınırlandırmak için Churchill ve Stalin, Moskova’da buluştu. Moskova Konferansı’nda (9-17 Ekim 1944) alınan kararlar Roosevelt tarafından reddedilmiştir.

1945 yılına gelindiği zaman artık savaş sonrası kurulacak barışın nasıl olacağını görüşmek üzere Müttefikler, 4 Şubat-11 Şubat 1945 tarihlerinde toplandılar. Gerçekte Yalta Konferansı, Müttefikler arasında işbirliğinin sonra erdiğini ve yeni bir rekabet döneminin başladığını göstermektedir.

Normandiya Cephesi’yle beraber Almanya doğudan ve batıdan işgal edilmeye başlandı. Müttefik kuvvetleri Berlin’e girdiler. Almanya 7 Mayıs 1945’te kayıtsız şartsız teslim belgesini imzaladı ve Avrupa’daki savaş sona erdi.

Yalta Konferansı, Birleşmiş Milletler Örgütünü kurulmasını öngörmekte idi. Bu amaç için toplanan San Francisco Konferansı’nın (25 Nisan-26 Haziran 1945) resmi adı ‘Uluslararası Örgüt Oluşturmaya Mahsus Birleşmiş Milletler Konferansı’ idi. Konferans, galip devletlerin konferansı niteliğindedir.

Almanya’nın savaştan çekilmesi, Avrupa’da birçok sorun doğurdu. Potsdam Konferansı (17 Temmuz-2 Ağustos 1945) bu sorunları çözmek için toplanmış bir konferanstır.

Amerikalılar Japonya’yı dize getirmek için 6 Ağustos 1945’te Hiroşima ve 9 Ağustos’ta da Nagasaki üzerine


birer atom bombası attılar. Teslim belgesini Japonya 2 Eylül 1945’te imzaladı.

II. Dünya Savaşı insanlık tarihi boyunca görülen savaşlar içinde en geniş çaplısı ve en fazla tahrip edici etki yapan savaş olmuştur.

Bu durumu doğuran nedenlerin başında, II. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında ortaya çıkan savaş teknolojisindeki gelişmeler geliyordu.

Öte yandan savaşın küresel düzeyde yaygınlaşması da bir başka sebepti. Bu yüzden II. Dünya Savaşı’nın sonuçları;

• Toplumsal, • Ekonomik, • Nüfus hareketliliği ve • Siyasi başlıklar altında olmak üzere geniş sonuçlar doğurmuştur.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç