SYT107U-SPOR EĞİTİMİ
Ünite 8: Spor Eğitiminde Ölçme ve Değerlendirme
Giriş
Spor alanındaki ölçme kanıtları; ölçümlerin kronolojik olarak antropometrik ölçümler, kuvvet, kalp damar fonksiyonları, genel atletik ve motor beceri, sosyal özellik, spor beceri, program değerlendirme, bilişsel bilgi, fiziksel beceri, beden eğitiminde sistematik gözlem, spor ve egzersiz etkisi, otantik ölçme ile fiziksel aktivite konularında olduğunu göstermektedir. Görüldüğü üzere sporda ölçme ve değerlendirme konuları, geçmişten günümüze sadece sporcuların ya da takımların fiziksel özelliklerine ve performanslarına odaklanmamakta bilişsel ve duyuşsal özelliklerine ve performanslarına da odaklanmaktadır. Yukarıdaki tarihsel akışın gösterdiği diğer bir nokta, sporun üreticisi konumunda olan sporcu ve takımların yanı sıra sporun tüketicisi konumunda olan taraftar ve seyirci gibi diğer paydaşlar da ölçme ve değerlendirmenin çalışma alanına girmektedir. Bu ölçümlerin alınması için gözlem ve görüşme gibi birçok veri toplama tekniği işe koşulmaktadır. Bu tekniklerden yararlanırken anket, test, ölçek gibi ölçme araçları kullanılmaktadır.
Sporda Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme Kavramı
En son neyi, ne zaman, ne ile ölçtünüz? diye sorulsa geçmişte verdiğiniz yanıtlar boyunuzun mezura, kilonuzun tartı, genel kültür düzeyinizin seviye tespit sınavı ile ölçüldüğünü içerebilir. Günümüzde ise verdiğiniz yanıtlar; kullanım oranlarınızı ya da bireyselleştirilmiş test sonuçlarını içerebilir. Görüldüğü gibi akla ilk gelen ölçümler arasında doğrudan ya da dolaylı olarak egzersiz ve sporla ilişkili örnekler yer almaktadır. İster geçmiş araçlar kullanılarak ölçülsün ister günümüz teknolojik araçları ile ölçülsün ölçme süreci, var olanın ortaya konması ile sonlanır. Bir başka deyişle ölçme, var olanı gözleyip sonucu olanaklar içinde sayısal bir biçimde ifade etme işidir. Olanakların teknolojiyi içermesi ya da içermemesi yapılan ölçme işini değiştirmez. Ölçme, sözlük anlamına göre kısaca ölçmek işi olarak tanımlanmaktadır (www.tdk.gov.tr).
Değerlendirme Kavramı
Ölçme ve değerlendirme birbiri yerine kullanılıyor olsa da birbirlerinden ayrışmaktadırlar. Değerlendirme; sözlük anlamına göre kısaca değerlendirmek işi, kıymetlendirme olarak tanımlanmaktadır (www.tdk.gov.tr). Alanyazında ise değerlendirme, ölçme sonuçlarının bir ölçütle veya ölçütlerle kıyaslanarak ölçülen nitelik hakkında bir karara varılması işidir. Anlaşılacağı üzere, bu karara varılması için önceden ölçme yapılması gerekir. Bir başka deyişle ölçme, değerlendirmenin ilk basamağıdır. Örneğin bir sporcunun 100 metre sürat koşusu sonucunda elde ettiği skor, benzer bir sporcunun skoru ya da önceden koştuğu kendi derecesi olmadan değerlendirmeye tabi tutulamaz. Yani sporcunun 100 metre sürat koşusunu hızlı ya da yavaş koştuğuna sadece bir ölçüt ile karar verilebilir. Değerlendirmeyi yapmak için kullanılacak doğru ölçütlerin bulunması ise
kolay değildir. Bunun nedeni, ölçütün hem sporcunun bireysel özelliklerine uygun olması hem de ölçme ve değerlendirmenin amacına uygun olması gerektiğidir.
Değerlendirmenin amacına göre ise sporcunun farklı bir takıma/lige transferi söz konusu olabileceği gibi farklı bir spor müsabakasına hazırlık yapması da söz konusu olabilir. Bir başka deyişle belirlenen ölçüt tanı koyarken farklı, yerleştirme yaparken farklı olabilir. Örneğin bir basketbol takım seçmesine katılan bir oyun kurucu için o takımın ihtiyacı olan pozisyona (mevkiye) yönelik performansı değerlendirilir. Yani basketbolcunun iyi bir basketbolcu olup olmadığı değil, takımın ihtiyaç duyduğu bir basketbolcu olup olmadığı değerlendirilir. Ölçme, hem subjektif hem de objektif olabilirken değerlendirme değer yargıları içerebileceği için subjektif olabilir. Bu nedenle ölçme ve değerlendirme işlerinin de olabildiğince objektif yapılması çok önemlidir. Örneğin, bir sporcunun iyi ya da kötü tekniğe sahip olduğu antrenörün kararına bırakılırsa ölçüt antrenörün o teknikteki ustalığı olur ve antrenörün deneyimi değeri belirler. Acemi bir antrenör, iyi bir sporcunun hatalı tekniğe sahip olduğuna ya da hatalı tekniğe sahip olmasına rağmen iyi bir sporcu olduğuna karar verebilir (somutlaştırmak için kitapta sayfa 193, Şekil 8.1. incelenebilir).
Ölçme ve Değerlendirmenin Karşılaştırılması
Ölçme, değerlendirmenin yanında daha dar bir iştir. Değerlendirme ise ölçmeye göre daha geniş bir kapsama sahiptir ve devamlı bir süreçtir. Ölçme, ölçülenin bir kısmını kapsamına alırken değerlendirme ölçülenin tümünü kapsamına alır. Ölçme işi için değerlendirme işine göre daha az bileşene ihtiyaç duyulurken değerlendirme işi için ölçmeye göre daha fazla bileşene ihtiyaç duyulur. Ölçme, ölçüm hakkında yorum yapmadan sadece ölçüme ait bilgiyi aktarırken değerlendirme ölçüme ait bilgiyi yorumlamak için ölçümdeki bilgiye benzeyen başka bir ölçüm bilgisine ihtiyaç duyar. Yani ölçme, değerlendirme olmadan da yapılırken değerlendirme, ölçme olmadan yapılabilen bir süreç değildir. Bir başka deyişle ölçme bir araç, değerlendirme bir amaçtır. Ölçme ve değerlendirme arasındaki farklar bu kavramların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağı düşünülerek anlatılmış olsa da aralarında bir ilişki olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Ölçmede Birim
Ölçme işinde kullanılan en küçük standart miktara birim denir. Ölçme açısından doğal ve yapay birim olarak iki tür birim söz konusudur. Doğal birim, doğada kendiliğinden bulunan birimlerdir. Sahadaki basketbolcuların sayısı, yıldız oyuncunun yaptığı asist sayısı doğal birime örnektir. Özetle, tüm sayma işlemlerinin doğal birim olduğu söylenebilir. Yapay birim ise ölçmede pratikliği sağlamak için uzmanlar tarafından tanımlanan metre, kilogram gibi birimlerdir. Ölçmede daha uzun ya da daha hafif gibi subjektif ifadeler yerine rakamsal değerlerin kullanımını sağlayarak objektif değerleri mümkün kılarlar. Ölçmenin doğal birimlere kıyasla daha duyarlı ve güvenilir olmasına yardımcı olan birimlerdir. Örneğin, voleybolda pasör
olarak oynayan Pınar’ın boyu uzundur demek yerine Pınar’ın boyu 160 santimetredir dendiğinde ölçmeye dair daha çok, daha duyarlı ve daha güvenilir veri sağlanmış olur. Örnekteki boy özelliği için santimetre birimi incelendiğinde santimetrenin bir biriminin boy özelliğinin ölçme işinin yapıldığı her yerde eşit aralıktaki bir büyüklüğü anlattığı, boy özelliği açısından yaygın olarak kabul edildiği ve kullanıldığı, boy özelliği açısından da uygun bir birim olduğu söylenebilir.
Ölçme Türleri
Sporda ölçme ve değerlendirme kavramlarının tanımları ve yukarıda verilen örnekler dikkate alındığında her ölçmenin aynı olmadığı, bazılarını ölçmek için farklı bir süreç izlendiği ortaya çıkar. Ölçme işi esnasında kullanılan yollar ölçme türlerini ortaya çıkarmaktadır. Ölçme türleri, doğrudan, dolaylı ve türetilmiş ölçme olarak üç gruba ayrılmaktadır. Örneğin bir spor organizasyonu komitesi, havuzun ölçülerinin yarışmalara uygunluğunu kontrol etmek için havuzun uzunluğunu metre ile ölçebilir. Komite, bu ölçme işinde doğrudan ölçme yapmış olur. Bir başka örnek, bir antrenörün sporcusunun boyunu mezura ile ölçmesi olarak verilebilir. Doğrudan ölçme; bir fiziksel büyüklüğün üzerinde anlaşmaya varılmış başka bir fiziksel büyüklük ile ölçülmesine denir.
Ölçek Türleri
Ölçek, ölçme ve değerlendirme alanında sadece bir veri toplama aracına verilen isim değildir. Ölçek ile aynı zamanda ölçme sonucu elde edilen sayı veya sembollerin matematiksel özelliklerine göre sınıflandırılması da anlatılmaktadır. Ölçek kelimesi “mikyas”, “birim” ve “derecelenmiş araç” gibi ölçme sonuçlarının formal özellikleri anlamında da kullanılmaktadır. Ölçme işlemi sonucunda elde edilen ölçümlere her zaman matematiksel işlemler uygulanamaz. Ölçme sonucunda elde edilen özelliklere atanan sayı ya da sembollere uygulanabilecek matematiksel işlemler ölçek türlerini ortaya çıkarmıştır. Bu türler; sınıflandırma (adlandırma) ölçeği, sıralama ölçeği, aralık ölçeği ve oran ölçeğidir (somutlaştırmak için kitapta sayfa 195, Şekil 8.3 incelenebilir).
Ölçmede Hata
Alınan ölçümler; ister doğrudan dolaylı ya da türetilmiş ölçme türünde olsun isterse de sınıflayıcı, sıralayıcı, eşit aralıklı ya da eşit oranlı ölçek türünde olsun ölçme işinin içinde her zaman bir miktar hata vardır. Bir başka deyişle, ölçme sürecinde teknolojiden faydalanılsa bile ölçme sürecine hata karışmaktadır. Örneğin adımları sayarken pedometre (adımsayar) kullanmak, ölçme sürecine hata karışmadığı anlamına gelmez. Hata, ölçülen özelliğin gerçek değeri ile ölçme işi sonucunda elde edilen değer arasındaki farka denir. Kısaca aşağıdaki eşitlik ile ifade edilebilir:
Ölçmede Hata = Gözlenen Ölçüm – Gerçek Ölçüm
Ölçmelerin türü ya da ölçeklerin türü bu hata miktarının sadece azalmasında ya da artmasında rol oynayabilir.
Ölçme sürecinde ortaya çıkan hata miktarı:
• Ölçmeyi yapan kişiden, • Ölçme yapılan kişiden, • Ölçmenin yapıldığı ölçme aracından, • Ölçmenin yapıldığı ortamdan
Kaynaklanabilmektedir.
Değerlendirme Türleri
Değerlendirmenin ölçme işini kapsadığı, değerlendirme yapmak için en az iki ölçüme ihtiyaç olduğunu, bu süreçte ölçümlerden birinin ölçüt olarak kabul edildiğini ve diğeri için karara varılırken bu ölçütün yorumlandığını değerlendirme kavramında görmüştük. Her ne kadar bahsi geçen ölçüm ve ölçütler bir beğeni veya yorum dahi olabilse de arzu edilen, ölçüme ve ölçüte objektif ve doğru sayısal değerlere ulaşmak için yapılan ölçmelerle ulaşılmasıdır. Bilinmelidir ki değerlendirme sürecinde ölçüt beğenilen şey, bir sayısal kriter ya da norm olabilmektedir. Örneğin Türk Milli Olimpiyat Takımı; 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları için 108 kota, 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları için 50 kota alarak Türk olimpiyat tarihinde en çok sporcu ile oyunlara katılım hakkı kazanmıştır. Burada milli sporcuların belli sıralamaların üstüne çıkıp çıkmadıkları değerlendirilerek bağıl değerlendirme yapılmış olur. Bir diğer bilinmesi gereken, ölçmenin amaçları olduğu gibi değerlendirmenin de amaçları olduğu ve bu amaçların değerlendirmeyi türlere ayırmada kullanılacak kadar önemli olduğudur. Örneğin Spor Toto Süper Ligi 2020-2021 sezonunun sonunda yapılan bir özetleyici değerlendirme, sezonu birinci sırada bitirerek şampiyon olan Beşiktaş futbol takımının Şampiyonlar Ligi’nde oynama şansı elde etmesini sağlamıştır. Bu şampiyonluk, onun Şampiyonlar Ligi’nde oynama potansiyeline sahip takımlar arasında olabileceğine dair bir değerlendirme sağlamıştır.
Sporda Ölçme ve Değerlendirmenin Alanları: Neyi Ne ile Ölçeriz?
Sporda ilk ölçme kanıtları, ölçümlerin antropometrik ölçümler ile alındığını göstermektedir. Bunu kronolojik olarak sırasıyla kuvvet, kalp damar fonksiyonları, genel atletik ve motor beceri, sosyal özellik, spor beceri, program değerlendirme, bilişsel bilgi, fiziksel beceri, beden eğitiminde sistematik gözlem, spor ve egzersiz etkisi, otantik ölçme ile fiziksel aktivite konuları takip etmektedir. Görüldüğü üzere sporda ölçme ve değerlendirme konuları geçmişten günümüze sadece sporcuların ya da takımların devinişsel özelliklerine ve performanslarına odaklanmamakta bilişsel ve duyuşsal özelliklerine ve performanslarına da odaklanmaktadır. Bunlara ek olarak kronolojik sıralama, ölçme ve değerlendirmenin kendisinin de ölçme ve değerlendirmenin konusu olduğunu göstermektedir.
Sporda Ölçülen Özellikler
Ölçme, ölçülen özelliklerin ölçülenlerde birbirinden farklılaşması ve bu farkların ortaya konma ihtiyacından
ortaya çıkmıştır. Ölçülen özellikleri anlatan bir diğer kavram, değişken kavramıdır. Değişken; sözlük tanımına göre değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil olarak ifade edilmektedir (https://www.tdk.gov.tr). Değişken kavramının yanı sıra bilinmesi gereken diğer kavram da sabit kavramıdır. Sabit ise bireyden bireye, durumdan duruma ya da nesneden nesneye değişmeyen özelliklere denir. Değişken veya sabit özelliğe dair toplanan bilgiler ise veri kavramı ile ifade edilmektedir. Verilere ölçme araçları ile ulaşıldığı takdirde ölçüm de denmektedir. Örneğin bir kadın basketbol takımında çalışan bir antrenör; oyuncuların sezon öncesi testlerini yaptığı takdirde cinsiyet, bu ölçme işinde ölçülenler arasında farklı bir cinsiyette sporcu olmadığı için sabit bir özellik olmaktadır. Hem kadın hem de erkek sporculardan oluşan bir kafilenin sezon öncesi testlerinin yapılması hâlinde ise cinsiyet özelliği değişken bir özellik olmaktadır. Değişkenler; aldıkları değerlere göre nicel, nitel, sürekli (kesiksiz), süreksiz (kesikli) olarak sınıflanırken; amaçlarına göre, bağımsız (etki eden), bağımlı (etkilenen), kontrol, karıştırıcı (ara) değişken olarak sınıflanmaktadırlar.
Bilişsel özellikler: Bilgiyi tanıma, hatırlama; bilgiyi kullanarak akıl yürütme, kavramlar, genellemeler, kuramlar vb. oluşturma; bunları kontrol etme gibi süreçlerde ortaya çıkan yeterliliklere denir.
Duyuşsal özellikler: İlgi, tutum, güdü vb. duygulardan oluşan özelliklere denir.
Devinişsel özellikler: Organların tek tek ya da birlikte hareketleri ile oluşan özelliklere denir.
Ölçme Araçlarının Özellikleri
Sporda neleri ne ile ölçtüğümüz yukarıda açıklandı. Bir diğer önemli başlık ise ölçme araçlarının sahip olması gereken özelliklerdir. Alanyazında birçok özellik sıralanmaktadır. Bunlar arasında neredeyse her kitapta yer alan özellikler; geçerlilik, güvenirlik ve kullanışlılıktır ancak ölçme araçlarında bulunması istenen özellikler bunlarla sınırlı değildir. Bilinmesi gereken diğer özellikler ise, objektiflik ve ayırt ediciliktir.
Geçerlik: Bir ölçme aracının ölçülmek istenen özelliği ölçebilen bir araç olduğunu ifade eden özelliktir. Bir başka deyişle ölçme aracından ölçülmek istenen özelliği doğru ölçmesi ve bunu yaparken başka özelliklerle karıştırmaması istenir. Ölçme araçları açısından mutlaka olması gereken özelliktir. Bu özellik sağlanmadan diğer özelliklerin anlamı yoktur denebilir. Örneğin atletlerin ivmelenme becerisini ölçmek için hazırlanan bir sprint testi, atletin süratte devamlılık özelliğini ölçmemelidir. Testi hazırlayan antrenör, süratin bileşenleri olan ivmelenme, maksimal sürat ve süratte devamlılık özelliklerinin çerçevelerini iyi çizip testin sadece ivmelenme bileşenine yönelik olduğundan emin olmalıdır. Bu sayede geçerli bir ölçme aracı hazırladığı varsayılabilir. Ölçme araçlarında geçerlik türleri, kapsam geçerliği, yapı geçerliği, ölçüt dayanaklı geçerlik gibi türlere ayrılır.
Güvenirlik Güvenirlik: ölçme aracının birden fazla kullanımının sonunda benzer ölçümlere ulaşılması derecesini ifade eden özelliktir. Bir başka deyişle güvenirlikten beklenen, ölçümler arasındaki zamana göre değişmezliktir. Ölçülmek istenen özelliğin bağımsız ölçüm zamanları arasındaki kararlılık ve ölçümlerin tekrarlarındaki tutarlılıktır. Güvenirlik için kararlılık, tutarlılık ve duyarlık gibi farklı sıfatların da kullanıldığı görülmektedir. Tutarlılık, ölçümlerin tekrarlanması sonucunda aynı ya da benzer sonuçlar elde edilmesi ile elde edilen güvenirlik derecesidir.
Kullanışlılık: Günümüzde en öne çıkan ve aranan özelliktir denilebilir. Tüketicilerin ürünlerden kullanıcı dostu olmalarını beklemeleri bunun nedeni olabilir. Ölçme aracının ekonomik, uygulanabilir, puanlanabilir özelliklerini bünyesinde barındırarak kullanan kişilere kullanışlılık sağlaması istenir. Kullanışlılık özelliği; ölçme aracının hazırlık sürecinden uygulanması sürecine ekonomik, puanlanabilir ve pratik bir şekilde uygulanabilir olmasını ifade eden özelliktir. Bu özellik, geçerlik ve güvenirliğe katkı sunan bir yapıda olmalıdır.
Ayırt Edicilik: Ölçme aracının ilgili özelliğe sahip olanlarla olmayanları ayırt etmesini ifade eden özelliktir. Örneğin, voleybol oyun kurallarına yönelik hazırlanan bir bilgi testinin bu kuralları bilenlerle bilmeyenleri ayırt etmesi istenir. Testi cevaplayanların sadece o bilgiye sahip olmaları hâlinde doğru cevapları verebilmeleri istenir. Ölçme işinde şans ya da diğer faktörlerin etkilerine rağmen arzu edilen teste tabi tutulanların bilgisi ile başarı elde etmeleridir. Bu durumda testin bilenlerle bilmeyenleri ayırt edebildiğinden bahsedilebilir.
Objektiflik: Ölçme aracının aracı kullanan bireyden bireye farklılık göstermemesi, ölçme işinin subjektif yargılardan uzak olması istenir. Ölçme aracının ölçülen özelliği her bir ölçme işinde subjektif yargılardan uzak şekilde değerlemesini anlatan özelliktir. Bir başka deyişle ölçen kişiden kaynaklanan ya da ölçülen kişiden kaynaklanan sebeplerin ölçme aracının kullanımına yansımaması, ölçme aracının kendisinin bu hataları önleyecek kapasitede olması istenir. Bu açıklamalardan hareketle ölçme aracının birden fazla kullanımının sonunda benzer ölçümlere ulaşılması, derecesini ifade eden özellik olan güvenirlik özelliğinin kapsamına girdiği şeklinde de değerlendirilebilir.
Sporda Ölçme ve Değerlendirmenin Amaçları: Neden Ölçeriz?
Sporda ölçme ve değerlendirme süreçlerinde en çok üzerinde durulan konu, ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirlik gibi özellikleri ile elde edilen ölçümlerin (verilerin) nasıl yorumlanacağıdır. Ölçme ve değerlendirme süreci için sadece bu bilgileri bilmek yetmez. Bilinmesi gereken diğer önemli noktalardan biri de ölçme ve değerlendirme etkinliklerinin amaçlarıdır. Bir antrenör olarak planladığınız antrenman periyotlamasının işe yarayıp yaramadığını, bir spor uzmanı olarak yetenek taramasında spora yatkın çocukların saptanmasını, bir spor
yöneticisi olarak sorumlusu olduğunuz Türkiye Olimpiyata Hazırlık Merkezi (TOHM) sporcularının performanslarının takibi ve ileriye dönük kestirimi, bir fitness merkezi yöneticisi olarak üyelerinizin üyelik öncesi ve sonrası değerlendirmesi farklı amaçlarla yapılan ölçme ve değerlendirme etkinlikleridir. Ölçme ve değerlendirmenin etkin kullanılabilmesi için ölçme değerlendirmenin amaçları önceden bilinmeli, bu amaca göre hazırlanılmalı ve süreç bu amaca göre yönetilmelidir. Her ne kadar ölçme ve değerlendirme etkinlikleri tek bir amaca yönelik planlansa da elde edilen ölçüm aynı anda birden fazla amaca da hizmet edebilir.
Yerleştirme
Yerleştirme, adayları seçmede bir yeterlik ölçütü olarak kullanılan testler yardımıyla bireylerin yeteneklerine göre gruplanmasıdır. Sporda ölçme ve değerlendirme sporcuların özelliklerine göre gruplanmasına imkân tanır. Örneğin bir spor okulunda yüzme öğrenmeye başlayacak olan çocukların seviyelerinin ölçülmesi ve seviyelerine göre gruplanmaları ya da bir profesyonel boksörün performansının ölçülerek hangi sıklette güreşeceğine karar verilmesi, bu amaç doğrultusunda yapılan ölçme ve değerlendirmelerdir. Bu sayede benzer seviyelerdeki yüzme öğrenen çocuklar gruplara ayrıldığı için öğrenme ve antrenman süreci daha koordineli bir şekilde yürütülebilir.
Tanı
Bireylerin performanslarının mevcut durumunu (zayıf ve güçlü yanlarını) belirlemekte kullanılmasını ifade eder. Spordaki ölçme ve değerlendirme etkinlikleri açısından en çok kullanılan amaç olduğunu söylemek pek yanlış olmaz. Spor okulu öğrencilerinin, profesyonel sporcuların, hasta bireylerin, fitness üyelerinin ilgilenilen özellik ya da özelliklerdeki mevcut durumlarının tespitini kapsar. Antrenörlerin sporcuların zayıf ya da güçlü yanlarını, gelişimlerini objektif bir şekilde yapmalarına olanak tanır. “Basketbolcunun serbest atış tekniğindeki hata nedir? Basketbolcunun dikey sıçraması neden gelişme göstermemektedir? Sakatlık geçirmiş basketbolcunun sportif kaygısı ne düzeydedir? Basketbola başlayan çocuğun el göz koordinasyonu neden gelişmedi?” gibi fiziksel, bilişsel ya da duyuşsal performansa yönelik sorular, bu amaç çerçevesinde sorulan sorulardır. Bu sorulara verilen yanıtlara göre basketbolcuya bireysel antrenman programı planlanarak ilgili eksiklikler üzerinde çalışılabilir. Tanı amacı çerçevesinde yapılan ölçme ve değerlendirme etkinlikleri sonunda elde edilen veriler sporcunun güçlü yanları üzerinde gereksiz durulmasının önüne geçer.
Kestirim
Bireylerin test sonuçları gelecekteki mevcut durumu ya da başarı düzeyini kestirmek amacıyla kullanılabilir. Testler hem sporcu hem de takım düzeyinde karşılaşılabilecek riskleri belirlemek amacıyla yapılabilirler. Sakatlık risk testi gibi bazı testler risklerin doğrudan yorumlanmasına yardımcı olurken sporcunun kemik mineral yoğunluğu tespiti için kullanılan DEXA (kemik dansitometrresi) cihazı
risklerin hem doğrudan hem de dolaylı olarak yorumlanmasına yardımcı olmaktadır.
Motivasyon
Sporda ölçme ve değerlendirme etkinliklerinin bir amacı da sporcuların motivasyonun sağlanmasıdır. Bir başka deyişle testler, motivasyonel amaçlarla kullanılabilir. Sporcular performanslarının değerlendirilmesi sürecinde ortaya çıkan rekabet ve geri bildirim ortamından beslenir. Bu değerlendirme sürecinde ortaya çıkan rekabet ve geri bildirim, bazen kendileri ile olan bazen de kendilerine benzeyen diğer sporcular ile olan yarıştan doğar. Motivasyon amacına yönelik üzerine düşünülmesi gereken örneklerden biri, dünya rekorlarının psikolojik faktörlerin yoğun olarak yaşandığı yarışlarda kırılmasıdır.
Kazanım
Ölçme ve değerlendirme etkinliklerine katılan bireylerin öncesi-sonrası arasındaki başarısının değerlendirilmesi kazanım amacı ile sağlanır. Bir antrenman programı, sporcuların başarılarını değerlendirebilecekleri hedeflere sahip olmalıdır. Fitness merkezi üyesi örneğinden devam edelim. “Üye fitness merkezine kayıt olduğu sürede hedeflediği ölçülere ulaşabilmiş midir?” sorusu, bu amaca yönelik olan bir sorudur. Üyenin birer aylık ya da üçer aylık düzenli egzersiz sonucunda ulaşacağı hedefleri olmalıdır. Bu hedeflere üye ile birlikte karar verilmesi, üyenin katılımını arttıran bir faktördür. Üyenin ulaşmak istediği amacı doğrultusunda bireysel antrenörü ile birlikte belirlediği hedeflerden ulaştıkları üyenin kazanımlarını oluşturur.
Program Değerlendirme
Ölçme sürecinde elde edilen katılımcılara ait test skorları, uygulanan programın değerlendirilmesi amacıyla kullanılabilir. Bu değerlendirme, uygulanan antrenman programının ya da kursun gerekçelenmesi açısından katılımcılara ya da işverenlere kanıt teşkil eder. Bir beden eğitimi ve spor öğretmeni; derslerinin etkinliğini, bir antrenör önerdiği egzersiz reçetesinin faydalarını, bir spor yöneticisi kulübünün ulusal çaptaki başarısını bu değerlendirmeyi yaparak kanıtlayabilir. Bu değerlendirme, bir yandan program katılımcılarına kanıt teşkil ederken diğer yandan da program uygulayıcısına programda yapması gerektiği iyileştirmeleri gösterir. Egzersiz reçetesi örneğini göz önüne aldığımızda bu iyileştirmeler reçetenin bileşenlerinin modifiye edilmesini, yeni bileşenlerin eklenmesini, kullanılan ekipmanların ve tekniklerin gözden geçirilmesini içerebilir. Programın devamlılığı bu değerlendirmenin etkinliğine bağlıdır.