AÖF Soru Bankası
SMY105U · Ünite 1

Dijital Medya

Dijital Medya ve Tüketici dersi, ünite 1 özeti

SMY105U-DİJİTAL MEDYA VE TÜKETİCİ

Ünite 1: Dijital Medya

Giriş

Medyanın birey ve toplum üzerindeki etkisi, günümüzde hâlâ sorgulanan ve araştırılan güncel bir konu iken, kişisel bilgisayarlar, tabletler ve mobil teknolojilerle birlikte insanların sürekli bağlantıda olmasını ve her yerde bulunmasını sağlayan dijital medyanın nasıl ortaya çıktığı, geleneksel medyadan ayrışan yönleri, web 2.0 ile birlikte değişen ve dönüşen gündelik pratikler de özellikle sosyal bilimciler için önem arz etmektedir.

Dijital Medyanın Tanımı

Dijital, ‘sayıyla ilgili veya sayılardan oluşan’ anlamına gelen bir sözcüktür. Sayısallık, bilgi teknolojileri literatüründe 1 ve 0 rakamlarından ibaret bir ikili (binary) sisteme karşılık gelmekte ve bu nedenle bilgiye (veriye) dayalı bütün teknolojilerin temelini oluşturan bu ikili sistem ve bu sistem ile ilişkilendirilen her şey dijital sıfatıyla nitelenmektedir.

Dijital medyanın tanımını yaparken yeni medya kavramını tanımlamak ve 20. Yüzyılın sonralarında yaşanan gelişmelerle, geleneksel medyanın dönüşümünden de bahsedilmelidir. Yeni medyayı, dijital medyayı da kapsayan geniş bir kavramsal çerçevede düşünmek yerinde olacaktır. Dijital medya, gelişen dijital teknolojiler çerçevesinde tanımlanmakta, yeni medya ise, sadece teknolojik araçları değil, çağdaş medya uygulamalarının kültürel kavramları ve bağlamlarını içermektedir. Sadece teknolojinin medyayı ve medya pratiklerini dönüştürdüğünü söylemek yerine ekonomik, sosyal ve siyasal dinamiklerin de bu dönüşümde katkısının olduğu vurgulanmalıdır.

Dijital medya, tüm içeriklerin (girdilerin) sayısal veriye dönüştürüldüğü bir ortamı ifade eder. Bu içerikler metin, fotoğraf, video, grafik ya da ses gibi girdilerden oluşur ve dijital medyada her biri sayısal formlara dönüştürülüp kaydedilir, paylaşılır veya yayılır. Kişisel bilgisayarlar, mobil telefonlar, dijital kameralar, tabletler, RFID (Radio Frequency Identification) teknolojili cihazlar, televizyonlar, servis sağlayıcılar, sosyal medya hizmetleri ve kişisel takip ürünleri bilgiyi/girdiyi dijital formatlarda işleyen araçlar olarak kabul edilir.

Dijital Medyanın Tarihi

Teknoloji ile paralel bir şekilde dönüşen medya ekosistemi, içeriğinden bağımsız olarak bugün hem gündelik hayatı hem de ticaret ve iş dünyasını küresel anlamda dönüştürmüştür. Dijital medyanın ve dijital toplumların oluşumlarını kavrayabilmek için ilk önce küresel bilgisayarlar ağı olan internetin tarihine ve gelişimine odaklanmak gerekir. 1990’lı yıllarda hayatımıza giren ve birçok dönüşüm geçiren internet teknolojisi, bugün neredeyse her faaliyetin dijitalleşmesi ile tam anlamıyla dijital kültürle çevrili bir iklim yaratmıştır.

İnternetin temellerinin 1960’lı yıllarda ABD Savunma Bakanlığı ve ABD’deki çeşitli üniversitelerin iş birliği ile

başlatılan, 15 bilgisayarın birbiri ile bağlantılı olduğu ağ biçiminde tasarlanmış bir proje olduğu bilinmektedir. ARPANET (The Advanced Research Projects Agency Network) ismindeki proje soğuk savaş döneminde, ABD ve SSCB arasında alevlenen nükleer savaş ihtimaline karşı merkezi olmayan bir iletişim sistemi kurgulamayı amaçlamıştır.

Teknolojik ilerlemelerle birlikte 80’li yıllarda hızla gelişen internet, 1990 yılında CERN’de bir bilgisayar bilimcisi olan Tim Berners-Lee tarafından “world wide web”in (WWW) geliştirilmesi ile bilgisayarlar arasındaki bağlantılarla, depo bilgilerin birbiriyle paylaşılması mümkün hâle gelmiş ve internet küreselleşmiştir.

Türkiye’de ise dijitalleşmenin bir göstergesi olarak enformasyon ve iletişim alanında 1980’li yıllarda başlayan gelişmeleri takiben, 1986 yılında Türk akademisyenlerinin girişimiyle EARN (European Academic and Research Network)’e yapılan bağlantı ile bilgisayar ağlarının kuruluşu gerçekleşmiştir. TÜVAKA (Türkiye Üniversite ve Araştırma Kurumları Ağı), EARN ile olan ilişkileri yürütmek amacıyla kurulmuş, 1989 yılında ise TÜVAKA’nın teknolojik yetersizlikleri nedeniyle, TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) yeni iletişim teknolojilerinin gelişimini des- tekleyecek şekilde Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile bir proje başlatmıştır. 1993 yılında sonuçlanan proje ile 65 Kbps hızındaki ODTÜ- Washington arasındaki hat kullanma açılmış ve internet hizmeti başlatılmıştır (Başaran, 2010:176- 177).

1960’larda askeri kaygılarla ortaya çıkan internet teknolojisi, günümüzde küresel düzeyde toplumların her türlü pratiklerini etkileyen bir olguya dönüşmüştür. Aşağıda internet tarihindeki önemi dönemler kısaca gösterilmektedir.

• 1960’lar – Askeri / Akademik o Stratejik bir savunma aracı olarak görülmesi ve Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilmesi o Bilim insanları arasındaki bilimsel etkileşimi arttırmak için, üniversitelerin kapsamında kullanılması • 1970’ler – Karşıt Kültür o Alternatif gerçeklik yaratmak amacıyla, kişisel bilgisayarlarla telefon bağlantılarının birleşmesi, internetin bir ev kullanımı olarak görülmeye başlanması. • 1980’ler – Kamu Hizmeti o Telekom tekellerinin genişletilmesi için geliştirilen dijital ağlarla ve geliştirilen WWW ile birlikte, internet toplum için bilgi kaynağı olarak görülmesi. • 1990’ların ortaları - Ticari o İnternet, ABD’li şirketlerin hâkimiyetinde ticari bir Pazar haline gelmesi • 2000’lerin ortaları – Sosyal o Internet kullanıcılarının küreselleşmesi


Dijital Medyanın Özellikleri

Gündelik hayattan iş yapma biçimlerine kadar geniş bir spektrumda etkisi olan dijital medyanın sahip olduğu özellikler aşağıda kısaca açıklanmıştır:

• Yakınsama: Üretim, dağıtım ve reklam gibi endüstrilerin birleşmesi medya ekonomisi ve mülkiyeti bağlamında yakınsamayı ifade ederken, teknolojik yakınsamada ise çoklu ortamın vurgulanmaktadır. Çoklu ortam ise, farklı iletişim araçları ile dijital teknolojilerin yakınlaşması ile oluşmaktadır. • Hipermetinselik: Çevrim dışı metinlerden farklı olarak çevrim içi metin herkesin ulaşımına ve kul- lanımına açık olması ve bağlantı linkleri sayesinde hareket kabiliyeti kazanması sebebiyle hipermetin olarak adlandırılırlar. Geleneksel mecrada kitap, dergi ya da herhangi bir içerik sonlu iken, dijital dünyada metinler arasında sonsuz gezinti söz konusudur. • Merkezsizlik (Dağıtık): Dijital medya, birbirine bağlantılı sonsuz sayıda içerik ve metinden oluş- ması sebebiyle geleneksel medyanın merkezi ve tek yönlü iletişiminin aksine dağıtık özelliğe sahiptir ve birbirine bağlı binlerce ağdan meydana gelir. • Yaygın Olma: Dijital teknolojiler ve mobil te- lefonlar kullanıcıların sürekli bağlantıda olmasını sağlarken, her zaman her yerde hazır bulunmak ve bir anlamda kendi medyasını tasarlamak gibi fırsatlar da sağlamaktadır. • Algoritmik: Birçok dijital medya altyapısının ve teknolojilerinin temelinde algoritmalar vardır. • Asimetrik: Kullanıcıların her davranışının takip edildiği ve kaydedildiği, hizmet sağlayıcıların çok büyük birkaç şirketten oluştuğu dijital ortamın asimetrik olması kaçınılmaz gözükmektedir. • Geçici/Kalıcı: Dijital medya kendi içinde, hem geçicilik hem de kalıcılığa işaret eder.

Web Teknolojilerinin Evrimi

İnternetin, tarihsel bağlamda üç dönemde incelenebileceği belirtilmektedir. 1960’lı yıllarda ABD’de, askeri kaygılar nedeniyle ve bilimsel bir yöntemle gelişen internetin ilk dönemi Web 1.0 olarak adlandırılır. 2000 yılında ise Web’in geniş kitlelerin erişimine açıldığı Web 2.0 dönemi başlamıştır. Web 3.0 dönemi ise 2010 yılı sonrası dönemdeki internet teknolojilerini tarif etmek için kullanılır.

Web 1.0

WWW’nin keşfinden sonra ise internetin doğasının tamamen değiştiği söylenebilir. Tim Berners-Lee, birden çok odakla erişimi kolaylaştırmak için geliştirdiği ağ tarayıcısı (web browser) fikri ile interneti, çok daha kullanılması kolay bir altyapıya kavuşturur. Dolayısıyla bir ağ olarak tanımlanan internet, bir uygulama olan web sayesinde daha kullanılabilir bir yapıya dönüşmüştür.

Ağ tarayıcısı (web browser), web üzerin-deki tüm kaynakları görüntülemeye yara-yan bir yazılımdır. Internet Explorer, Fi-refox, Opera, Brave gibi ağ tarayıcılarının yanı sıra, Google tarafından geliştirilen Chrome da kullanıcıların sık tercih ettiği bir ağ tarayıcısıdır.

Web 2.0

Cormode ve Krishnamurthy (2008) tarafından Web 2.0 “demokratik doğası, içeriği (metin, ses, video) istediği zaman değiş tokuş edebilen, etiketleyen (tag), yorum yapan ya da linkle grup içi ve grup dışı sayfalarla paylaşan büyük miktarda niş grupların yaratılması (arkadaş koleksiyonları) ile örneklendirilir. Web 2.0’daki popüler yenilik, içeriği yeni biçimlerde birleştiren veya işleyen “karmalar” (mashups)dır.” olarak tanımlanmıştır.

2000’li yıllardan itibaren statik yapıdaki web 1.0 ortamı değişmiş ve kullanıcılar da içerik üretmeye başlamıştır. Web 1.0 teknolojisinde, link ya da e-mail göndermek gibi temel düzeyde etkileşimler söz konusuyken, Web 2.0 ile birlikte hayatımıza giren sosyal ağlarla birlikte video yüklemek, Facebook’taki iletileri beğenmek ve yorum yapmak ya da Twitter’dan gündemi takip etmek ve hashtag (etiket) yardımıyla yaratılan trafiğe dahil olmak gibi birçok pratik, gündelik hayattaki rutinler hâline gelmiştir.

Web 2.0’ın en önemli araçlarından biri hâline gelen sosyal medya, topluluk temelli yapısıyla, üretim, paylaşım, ortak yaratım gibi edimler üzerinden çift yönlü iletişimi mümkün kılar.

Web 3.0

Web 3.0 semantik web (anlamsal web) olarak adlandırılmaktadır. Aslan ve Kolancı (2018:209)’ya göre “Web 3.0, web teknolojisinin bir veri tabanına dönüştürülmesini içeren, web kullanımının etkileşiminin ve kullanımının evrimini tanımlamak için kullanılan bir terimdir”. 3. nesil internet ağı olarak da tanımlanan Web 3.0’la birlikte sadece sayfalar değil, kelime bazında anlamlar önem kazanmıştır. Dolayısı ile Google’da kullanıcıların arama yaparken karşılarına çıkan “Bunu mu demek istediniz?” uyarısı Web 3.0’ın ontolojik yapısından kaynaklanmaktadır.

Web 3.0’ın kişiye özel yapısı sebebiyle, kullanıcıların çevrim içi davranışları ile ilgili bilgiyi kaydeden akıllı sistem, yeni araştırmalar, yani muhtemel davranışlar için de öngörülerde bulunabilmekte ve kullanıcıyı en kısa zamanda en doğru sonuca ulaştırmayı hedeflemektedir.

Statik bir web ortamından, taşınabilir ve kişisel ortama (mobil ortamlar) evrilen web teknolojileri, daha kişiselleştirilmiş yapıları sebebiyle kullanıcının hayatını kolaylaştırmakla birlikte, kişisel verilerle ilgili kaygıları da beraberinde getirmektedir.

Ünite 1 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç