AÖF Soru Bankası
SHZ207U · Ünite 1

Sosyal Hizmette Uygulama Teorilerinin Genel Çerçevesi

Sosyal Hizmet Kuram ve Yaklaşımları dersi, ünite 1 özeti

SHZ207U-SOSYAL HİZMET KURAM VE YAKLAŞIMLARI

Ünite 1: Sosyal Hizmette Uygulama Teorilerinin Genel Çerçevesi

Sosyal Hizmet Teorileriyle İlgili Temel Fikirler

Sosyal hizmet uzmanlarının temel odağı dezavantajlı insanlardır. Çünkü sosyal hizmetin disipliner alanı; yoksul, istismar mağduru, ayrımcılığa uğramış, ihmal edilmiş, dışlanmış, toplumdan izole olmuş, engelli, bağımlı, suçlu veya sosyal koşulları nedeniyle toplumsal alanda marjinalleşmiş kişilerden oluşmaktadır. Bu nedenle sosyal hizmet uzmanları yalnızca insanlara yaşam koşullarını iyileştirmek için yardım etmez aynı zamanda daha adil ve eşitlikçi bir toplumun inşası için çalışırlar.

Sosyal hizmet uzmanları görev yaptıkları tüm refah alanlarının ihtiyacına en hızlı ve etkili yanıtı veren teorileri daha çok kullanırlar.

Sosyal hizmet uygulaması, temel insan ihtiyaçlarının karşılanmasından başlayarak, karmaşık psikososyal ihtiyaçlara ve süreçlere doğru genişleyen profesyonel ve kurumsallaşmış sosyal destek uygulamasıdır.

Sosyal hizmetin teorik bilgi gövdesi ağırlıklı olarak; sosyoloji ve psikoloji temel disiplinleri tarafından şekillendirilmiştir. Böylece bir alan olarak sosyal hizmet, disiplinlerarasıdır. Disiplinlerarası, farklı akademik disiplinlerin çabalarının bir çalışma üzerinde birleştirilmesidir.

Sosyal hizmet için teori çok zengin bir içeriğe karşılık gelir. Sosyal hizmet uzmanlarının insani durumları anlamak için başvurduğu teoriler geniştir ve birçok temel bilim alanından beslenir.

Teori ve pratik arasındaki ilişki onlarca yüzyıldır düşünürler tarafından ele alınan bir konudur. Teori pratik arasındaki ilişkide en çok vurgulanan konular şunlardır:

• Teori, pratikte olmasını istediğimiz durumları belirli bir çerçeve içinde gösterir. Böylece her koşulda, benzer sistematik yanıtların verilmesi sağlanmış olur, uygulamalar bir standarda kavuşur. • Pratik de en az teori kadar değerlidir. Pratik teoriyi her zaman terbiye eder, geliştirir, günceller.

Teori bize; hayatın içinde, mesleki çalışmalarımız süresince gözlemlediklerimizi sistematik olarak açıklamamızı ve belirli durumlar karşısında nasıl bir profesyonel refleks geliştirmemiz gerektiğini söyler. Böylece tümmdengelimci bir anlayış benimsenmiş olur.

Pratik bize; bireysel tecrübeler yoluyla istisnai durumları, genel ölçekte bakıldığında gözden kaçan durumları gösterebilir. Böylece olup bitenlere ilişkin doğrudan tecrübeler arttıkça genelleşir ve pratik teorize edilmiş olur. Böylece tümevarımsal bir anlayış biçimi gerçekleşir.

Özgürleştirici bilgi reflektif bilgiye karşılık gelir. Eleştirel düşünmenin merkezde olduğu, kişileri sosyal, politik ve kültürel baskılar ve önyargılara karşı bilinçlendiren ve özgürleştiren bir bilgi türüdür.

Eleştirel düşünme, neye inanılacağına ya da ne yapılacağına karar verirken gerçekçi, mantıksal ve reflektif düşünmedir.

Tümgelimsel-teknik, tümevarımsal-pratik ve reflektif- özgürleştirici bilgi türlerinin çeşitli formları sos yal hizmet uygulama teorilerinin tümüne yansımaktadır.

Teori Tipolojisi

Sosyal hizmet uygulama teorileri için -niteliğine göre- dörtlü bir sınıflandırma yapılır. Bunlar;

• Perspektifler, • Çerçeveler, • Modeller ve • Açıklayıcı teorilerdir.

Sosyal hizmet uygulama teorileri üç farklı söylemin yan yana gelmesiyle oluşur. Her bir grup sosyal hizmetin nihai amacına göre şekillenmiştir. Bunlar sırasıyla;

• Baskın söylemler • Sosyal ve davranış bilimleri söylemleri • Alternatif söylemler

olarak sınıflandırılır.

Söylem (diskur), kişilerin içinde anlam ürettikleri ya da anlamı kurdukları tarihsel, kurumsal ve toplumsal önermeler, kategoriler, terimler ve inançlar yapısıdır.

Baskın söylemler (dominant diskurlar) sağlıkta ve sosyal hizmetlerde güç ve bilgi ilişkilerini şekillendiren en etkili söylemleri içerir.

Sosyal ve davranış bilimleri söylemleri, sosyal hizmet mesleği için geleneksel olarak bilgi ve teori tabanını sağlayan disiplinlerden alınan birçok teoriyi kapsamaktadır.

Alternatif söylemler diğer iki söylemden bağımsızdır, ancak bu söylemler mesleki amacımız ve uygulamalarımızın yapısı üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Bunlar; vatandaşlık hakları, din ve maneviyat ile çevreciliği içerir.

Baskın söylemin, sosyal ve davranış bilimleri söyleminin ve alternatif söylemlerin etkileşimi ile sosyal hizmetin amacı ve genel işlevi ortaya çıkmaktadır.

Teori Seçimi

Sorunu çözmede en etkili olan teoriyi seçmek için gereken ilk adım, ilgili teorileri iyi bilmektir. Belirli bir teori çeşitliliği bilgisine sahip olmak gerekir. Uygulamada teori seçiminde sosyal hizmet uzmanının önünde iki ana seçenek vardır: İlk seçenek eklektik çalışmaktır. İkincisi ise seçim yapmaktır.

Eklektik, temel teorilerden bir kaçının çeşitli tekniklerinin derlendiği özgün bir uygulama demeti oluşturmaktır.

Sosyal hizmet uzmanları kendi bilgi-beceri yetkinliklerine değil müracaatçının gerçek ihtiyaçlarına bakarak müdahale planlarını yapmalıdırlar.


Murdock (2017) teori seçiminde üç basamaktan ve toplam yedi sorudan oluşan bir model kullanımı önerir.

Basamak 1: Teorini bil. Uygulamacının kendi teorik birikimini, bilgi-beceri-değer üçgeninde yeterli ölçüde geliştirmiş olması beklenir.

Basamak 2: Danışanını bil. Hizmet alan sistemini temsil eden danışan ve onun sosyal çevresinin tanıtıcı özellikleri çok iyi bilinmelidir. Sorun tanımı alınmalıdır. Aktif gözlemlerin eşlik ettiği doğrudan görüşmelerle danışanın kendi bağlamı içinde çerçevelenen sorunun nasıl bir görünüme sahip olduğu ortaya çıkartılır.

Basamak 3: Her ikisini birleştir. Hem teorik tümdengelimsel teorik bilgi hem de danışan sistemi merkezli tümevarımsal bilginin etkileşimi ile ortaya nasıl bir sorun-çözüm haritasının çıktığı görülmelidir.

Murdock (2017) teori seçiminde verdiği basamakları tırmanmayı sağlayan yedi soru ise şunları içerir:

1. Bu teori, insanın doğası hakkında hangi varsayımlara sahiptir? 2. Teorinin temel kavramları ve bileşenleri nelerdir? 3. Teorinin eğer varsa insan gelişimiyle ilgili varsayımları nelerdir? 4. İşlevsellik, sağlıklı olma ve bunların karşıtı ile ilgili teorinin açıklaması nedir? 5. Danışan sisteminin sosyal destek ağı nasıldır? 6. Danışanın getirdiği veya profesyonel sistem tarafından tanımlanmış olan sorunda insan psikolojisinin üç temel unsuru saydığımız; bilişlerin, duyuşların ve davranışların ağırlığı nasıldır? 7. Danışan tarafından veya onun hakkında ifade edilen sorun, teorinin işlevsellik ve sağlıklı olmayla ilgili varsayımları ile örtüşmekte midir?

Siyasi Yönelimler

Sosyal hizmetin her ülkedeki farklı görünümünü o ülkede hâkim olan siyasi paradigmanın izdüşümü olarak gruplandırmaktadır. Üç dünya görüşü sosyal hizmetin mesleki ve disipliner amaçlarını şekillendirir. Bunlar;

• Sosyal demokrat, • (Neo)liberal-muhafazakâr ve • Sosyalist paradigmalardır.

Sosyal demokrasi mesleğe hümanist-reformcu ilkeyle iz bırakır. Devletin demokrasiyi ve insan haklarını koruyarak güç ve yetki ilişkilerinin olumsuz etkilerini sınırlandırma çabası genel bir amaçtır. Refahın hedefi, sosyal reformdur. Güçlendirme beklenen müdahale çıktısıdır. Güçler perspektifi, çözüm odaklı terapi, anlatı terapisi, insancıl, varoluşçu, manevi uygulamalar, güçlendirme ve savunuculuk teorileri bu grupta konumlanır.

(Neo)liberalizm sosyal hizmeti bireycilik ilkesiyle etkiler. Bireylerin özgürlükleri sürekli teşvik edilirken, yaşamın sorumluluğu kendilerine yüklenir. Muhafazakârlık ise birçok ülkede (neo) liberalizmin tamamlayıcı unsurudur.

Sosyal hizmete yansıması tipik bir otoriteryanizmdir. Geleneksel sosyal grupların gücünün korunması esastır. Sosyal hijyen temel bir meseledir. Her ikisinde de refahın hedefi, toplumsal düzen ve kontroldür. Psikodinamik uygulama, kriz müdahalesi, görev-merkezli uygulama, bilişsel-davranışçı teori, sistem ve ekoloji teorileri bu grupta yer alır.

Sosyalizm ise sosyal hizmete kolektivizmle yansır. Bireyciliğin karşı kutbudur, toplumsal kalkınmanın bireysel alandaki fedakârlıklarla mümkün olacağına inanılır. İnsanların ortak iyilik haline katılımını planlama genel bir amaçtır. Refahın hedefi ise sosyal değişimdir. Belirli ölçüde, güçlendirme ve savunuculuğu bu gruba yerleştirebiliriz. Ayrıca eleştirel teori, feminist uygulama ve baskı karşıtı uygulama da bu grupta konumlanır.

Sosyal hizmet akademik bir disiplin ve meslektir. Herhangi bir siyasi ideolojinin doğrudan uygulaması veyahut yansıması değildir. Fakat her sosyal meslek gibi hepsinden izler de taşır. Bireyci olduğu kadar kolektivist olmalı, terapötik olduğu kadar sosyal değişimci olmaya çalışmalıdır.

Ülkenin siyasi ikliminin sosyal hizmetin amaçlar üzerindeki güçlü etkisi mesleki rolleri çeşitlendirir. Genel sosyal siyaset, teori seçimlerini etkiler, seçilen teoriler ise uzman rollerini belirler. Bu roller kısaca şöyle açıklanabilir:

• Düzelticiler, uzmanlık bilgisine başvurarak kişilerin topluma uyumuna yardımcı olur. Bu kategori içinde hem psikodinamik teoriler hem de davranışı temel alan yaklaşımlar yer alır. • Anlam arayanlar, bireyselleştirilmiş danışan- merkezli yaklaşımlar kullanır. • Bilinç artırıcılar, toplumdaki eşitsizliklerle ilgilidirler ve politik değişimden ziyade kişisel denetimi amaçlarlar. • Devrimciler, Marksist, radikal-feminist yaklaşımları uygulayarak kişiyi değil toplumu değiştirmeyi amaç edinirler.

Sosyal hizmet, ihtiyaçlara göre toplumsal olarak inşa edilir. Toplumsal inşa, sosyal dünyada gerçekliğin kişisel deneyimlerle ve sosyal etkileşimler yoluyla oluşturulmasıdır. Tanınmış sosyologlar, İlk kez, Berger ve Luckmann tarafından ifade edilmiş bir kavramdır (1990). Toplumsal inşa, psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi disiplinlerin uygulamaları için de geçerlidir.

Müdahaleler Ne Kadar Yararlı?

Çok çeşitli sorun alanlarında, farklı nüfus gruplarında, amaçları değişen kuruluşlarda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının mesleki girişimlerinin sonuçları birbirinden farklıdır. Ortak olan, kişinin, ailenin veya bir grubun yaşam kalitesinin müdahale öncesine göre artmış olmasıdır. Yaşam kalitesi, kişilerin; fiziksel, bilişsel, duyuşsal, ekonomik, sosyal ve manevi iyilik hallerinin bütünüdür.


Yaşam kalitesi çok boyutlu bir kavramdır. Bu boyutların çoğunluğu özneldir. Dolayısıyla sosyal hizmet müdahalesi, birçok vakada, kişinin açısından, profesyonel sistem açısından ve toplum açısından farklı değerlendirilebilir. Sosyal hizmet, yalnızca bilimsel, mesleki, sanatsal değil, aynı zamanda moral bir girişimdir.

Sosyal hizmet müdahalelerinin kanıt dayalı olması için kullanılan en kapsamlı yöntem, seçkisiz kontrol denemeleri olarak adlandırılan araştırmalardır.

Müdahalelerinin niceliksel ölçme araçlarıyla desteklenmesi pozitivist yöntemlerin kullanımıyla gerçekleşir. Nicel ve nitel yöntemlerin arka planında pozitivizm ve yorumculuk arasında süren epistemolojik tartışma vardır. Buna modernizm, post-modernizm tartışması da diyebiliriz. Tartışmanın merkezinde uygulayıcıların kullandıkları teorilerde bilgiyi ve insanları düşünme şeklindeki farklılıklar vardır.

Epistemoloji, bilgi kuramıdır. Bilginin temelini, bilim alanında uygulanan yöntemleri, sınır ve güvenilirlik bakımından inceleyip araştıran felsefe dalıdır (TDK, 2020).

Ünite 1 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç