SAĞ305U-SAĞLIK KURUMLARINDA AFET VE KRİZ YÖNETİMİ
Ünite 8: Olağan Dışı Koşullarda Psikolojik Yardım
Olağan Dışı Koşullarda İnsan Psikolojisi
Psikoloji terimi anlamını eski Yunan köklerinden almaktadır; “psyche” akıl, “logos” bilgi veya çalışma demektir. Akıl direk çalışılabilen bir kavram olmadığı için psikoloji, bugünkü anlamıyla davranışın ve ruhsal süreçlerin bilimsel çalışması olarak tanımlanmaktadır. Psikoloji, davranışlar hakkında soruları sistematik olarak cevaplarken bilimsel gözlemleri kullanır. Psikoloji biliminin temel araştırma metotları;
• Hayvan modelleri ile çalışma, • Tanımlama, • Anlama, • Tahmin etme ve • Kontrolü içermektedir.
Apati, kişilerde, çevreye ve daha önce zevk veren aktivitelere olan ilgide azalmadır ve kişiler arası ilişkilerde duygusal dışavurumda azalma ve sosyal geri çekilme ile karakterizedir.
Olağan Dışı Koşullarda Psikoloji
“Olağan dışı durum” bireylerin ruh sağlığı ve fiziksel durumlarını etkileyen, beklenmeyen hukuki yaptırımlardan kaynaklanabilir. Olağan dışı durumlar; cephedeki operasyonları, siyasi rahatsızlıkları, endüstriyel ve doğal felaketleri içerebilir. Yıkıcı insan davranışları ile oluşan felaketler ise, insan hatası ile başlayan olaylar olarak değerlendirilmektedir. Felaketlerin psikolojik etkileri çocuklarda, kadınlarda ve bağımlı yaşlı popülasyonda daha şiddetlidir. Felaketler genelde tahmin edilemez olduğu için bireyleri şok hâlinde bırakabilir. Bireyler kayıplarını inkâr etmeye ve gerçekten kaçmaya çalışmaya niyetli olabilirler. İnkâr durumunda olma bireyleri stres, endişe ve diğer farklı uyumsuz reaksiyonlara yatkın hâle getirebilir.
Olağan Dışı Koşullarda Davranışsal ve Psikolojik Cevaplar: Acil durumlarda, bireyler genelde strese bağlı tepkileri körükleyen korku hissine sahiptirler. Korku ve endişe aynı kavramlar değillerdir. Endişe bir tehdide karşı verilen duygusal bir cevaptır, korku ise bir uyarıcı (tehdit gibi) zihinsel olarak değerlendirilirken oluşan bilişsel bir süreçtir. Stresli durumlarda üzüntü, endişe, boşluk veya çaresizlik hislerine neden olan depresyon da meydana gelebilir. Melankoli olarak da bilinen depresyon artmış reaktiflik veya inaktiflik ile karakterizedir.
Stres Bağımlı Duygusal Cevaplar: Korku ve endişe aynı kavramlar değillerdir. Endişe bir tehdide karşı verilen duygusal bir cevaptır, korku ise bir uyarıcı (tehdit gibi) zihinsel olarak değerlendirilirken oluşan bilişsel bir süreçtir. Endişe hızlı kalp atışına, titremelere, bulantıya ve baş dönmesine neden olur. Korku, birey fiziksel veya psikolojik tehdit durumuna maruz kaldığında aktifleşir.
Olağan Dışı Koşullarda Bilişsel Yönler: Bilişsel süreçler karar vermede zorlanma, konfüzyon, oryantasyon bozukluğu, konsantrasyon düşüklüğü, hafıza kayıpları,
karmaşık problemleri çözememe gibi durumları içermektedir. Bireyin bilişsel yapısı bilincin bozulmasına ve halüsinasyonlara yol açan stresli durumda değişebilir.
Olağan Dışı Koşullarda Karar Verme: Mezey’in karar verme modeline göre durumsal farkındalığı içeren karar verme sürecinin ilk adımı bireysel algının varlığıdır. Bazı özel durumlar nedeniyle rasyonellik kısıtlanırsa bile yaşanılan bir durumun normatif açıklaması rasyonel kararla sonuçlanmaktadır. Özetleyecek olursak karar verme süreci hem bilişsel yetenekleri hem de öznel bulguları içermektedir.
Olağan Dışı Koşullarda Bireylere Psikolojik Destek Sağlanmasının Önemi
Olağan dışı koşullarda ruh sağlığının korunmasında koruyucu hekimlik ilkeleri önemlidir. Bu ilkeler;
• kurtarma merkezli felaket sonrası yönetimden sağlık desteği, • felaketin önlenmesi, • afete hazırlıklı olma ve • afet zararlarını azaltma ile ilgili bütüncül, çok yönlü ve bütünleşmiş toplum yaklaşımına doğru değişmeyi gerektirmektedir.
Psikolojik Uygulamaların Etkisi
Felaketten etkilenmiş insanların ruh sağlığı problemlerinin prevalansı normal bir popülasyona göre iki veya üç kat daha fazladır. Teşhis edilebilir ruh sağlığı problemleri ile birlikte felaketten etkilenmiş insanlar geniş çaplı belirtiler taşımaktadır. Felaket yönetimi, felaketi engellemek ve felaketle etkili bir şekilde baş edebilmek için planlama, organize etme, düzenleme ve uygulama tedbirlerinin devam eden ve bütünleşmiş klinik sürecidir.
PFA: Psikolojik ilk yardımın kısaltmasıdır. Yardım görevlileri aşağıda verilen değerlendirmeleri başlatır:
• kişinin kendisine ve diğerlerine tehlikeleri, • zaman/yer/kişi karmaşası, • felakette aile üyelerinin ölümü, • felaket nedeniyle yaşamın direkt tehdidi, • felaket nedeniyle kişinin kendisine ve aile üyelerine belirgin fiziksel zararı, • gecikmiş kurtarma, • aile üyelerini özleme ve • ruhsal hastalıkların ve madde kullanımının geçmişi.
Bilgilendirme: Olaydan 48-72 saat içinde oluşan grup tartışmaları genelde “psikolojik bilgilendirme” olarak tanımlanmaktadır. Genellikle bu oturumlar katılımcıları felaket tecrübeleriyle ilgili olarak hem olaylarla ilgili hem de duygusal yönlerden cesaretlendirmektedir.
Toplum temelli uygulamalar: Bu uygulamalar günlük aktivitelerin yapılmasını, aileye bakmayı, kültürel ve dinsel törenlerin gerçekleştirilmesini, grup tartışmalarını, olayla ilgili bilgi sağlamayı, ailenin ve öğretmenlerin
eğitilmesini, uygun insan kaynaklarını kullanarak çocukları yenilikçi düşünceleri içeren yaygın eğitim yöntemleriyle meşgul etmeyi ve benzeri aktiviteleri içerir.
Lokal Kaynaklar ve Dış Destek
Psikolojik destek bütün acil durum planlamasında yer almalıdır. Felaket geldikten sonra ve psikolojik destek personeli olay yerinde olduğunda, acil durum uzmanlarının her biri olayı yaşayanları veya diğer acil durum yardımcılarını psikolojik destek takımına sevk eder. Bu takımda; psikolojik ve medikal personel, profesyonel olmayanlar ve aileler, paraprofesyoneller, profesyoneller yer alır.
Olağan Dışı Koşullar Sonrasında Bireylerin Psikolojisi
Çeşitli çalışmalar eş zamanlı görülen hastalıkların ve intihar düşüncesinin yüksek oranlı olmasına bağlı olarak Post Travmatik Stres Bozukluğu (PTSD)’nin insidansını ve prevalansını belirlemektedir.
PTSD: Belirtilerin Zamanlaması
başlasa bile, bazı insanlarda belirtiler görülmeden önce aylar hatta yıllar süren bir gecikme olabilir. Bazı insanlar travmadan sonra az belirti gösterip sonrasında hayatında kriz yaşayabilir.
Kültür ve Travma Sonrası Stres
PTSD ölçümünde kullanılan yöntemler de kültürel farklılıklar göstermektedir.
Akut stres problemi (ASD) ve PTSD arasındaki farklar: ASD, strese karşı verilen normal bir cevaptır. Belirtiler travmanın ilk 4 haftası içinde gelişmektedir ve sıkıntının belirgin seviyelerine neden olmaktadır. Olaydan sonra 2 günden 4 haftaya kadar geçen sürede görülürken, PTSD 4 haftalık dönemden sonra devam eder. Çalışmalar travma zamanında görülen ayrılmanın sonradan gelen PTSD’nin iyi bir ön göstergesi olduğunu böylece ayrılma belirtilerinin dahil olmasının ASD geliştiren kişilerde daha sonra yüksek ihtimalle PTSD teşhis edilebileceğini vurgulamaktadır.
Post-Travmatik Depresyon
Travma geçiren kişilerde akut veya kronik dönemde sıklıkla görülmektedir. PTSD olan kişilerde sıklıkla görülmektedir. Travma kişide önceden var olan depresyonu tetikleyebilir. Depresyonun üzüntü, hareketlerde yavaşlama, enerji kaybı, uykusuzluk, konsantrasyon bozukluğu, önceden zevk alınan aktivitelerden eskisi gibi zevk alamama, suçluluk duygusu, sosyal izolasyon, umutsuzluk gibi yaygın belirtileri vardır.
Olağan Dışı Koşullar Sonrasında Bireylere Psikolojik Destek Sağlanmasının Önemi
Felaketlerden sonra görülen PTSD’nin erken tedavisi kişinin sonraki yaşamı için çok önemlidir çünkü erken yapılmayan tedavi kişinin hayatında kalıcı hasarlar
bırakabilir. Ancak bu görüşün yanında bu sıkıntıları yaşayan insanların öncelikle genel kayıplarının telafi edilmesinin psikolojilerini de olumlu etkilediğini belirten görüşler de vardır.
Psişik Travma Sonrası Erken Destek
Travmatik deneyimden sonra psikolojik reaksiyonların oluşumu normaldir ve akut fazın belirgin belirtilerinin atlatılmasında yüksek riskli bireylerin incelenmesi terapötik müdahalelere kıyasla daha uygundur. Kurtarılanları kabul etmek ve desteklemek olarak adlandırılan “bilgilendirme” bir grup kurtarılanın felaketten hemen sonra erken aşamada bir araya gelip düşünceleri ve hissettikleri hakkında konuşmasıdır. İtfaiye çalışanları, polis ekipleri, kurtarma personeli, acil durum sağlık görevlileri ve temel bakım doktorları gibi felaketten sonra kurtarılanlarla görüşen insanlar tarafından yapılan başlangıç eylemleri kurtarılan kişilere psikolojik destek sağlayabilir.
Popülasyon Temelli Müdahaleler: Toplum sağlığı müdahaleleri hem sıkıntıyı azaltır hem de sağlık risk davranışlarını (artmış sigara ve alkol tüketimi gibi) değiştirir.
Özel Bakım: Travma maruziyetinden sonra farmakolojik tedavi ASD veya PTSD gelişimini önlese bile var olan kanıtlar bunun sadece başlangıç olduğunu düşündürmektedir. Bazı kanıtlar travmadan sonra ASD, PTSD ve depresyon gelişimini önleyen psikoterapötik yaklaşımların etkilerini desteklemektedir. Psikofarmakoloji ve psikososyal müdahaleler önerilen özel bakımlar arasındadır.
Psikofarmakoloji: Travmaya maruz kalmış bireylerde çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır.
Psikososyal müdahaleler: CBT bilişsel bozuklukları düzeltmek ve travmatik hatıralara yeniden maruz kalma ile ilişkili semptomatolojiyi ve sıklığı azaltmak için girişimde bulunmaktadır. İmgelem prova, uzatılmış maruziyet, bilişsel işleme (CPT) ve sanal gerçeklik tedavileri geleneksel CBT ile terapötik işleyişin bir parçası olarak travmatik hatıratlara ilerleyici ve güdümlü yeniden maruziyeti paylaşmaktadırlar. Diğer maruziyet bazlı psikoterapiler klinik denemelerde daha az dikkat çekmektedirler.