şeklinde bir başkası hesabına yapılması arasında hukuki ve Giriş mali yönden farklılıklar bulunmaktadır. Benzerlik, her iki
İnşaat işleri herkesin gözü önünde yapılan, uzun süren ve şekilde de bir inşaatın söz konusu olmasıdır. birden fazla resmi kuruluşa beyanda bulunmayı zorunlu kılan bir faaliyettir. İnşaat işleri genellikle birden fazla hesap Kendi nam ve hesabına bina inşa ederek, bağımsız dönemi içerisinde tamamlanan faaliyetler olduğundan bu bölümler halinde satan kişi satma amacıyla kendiliğinden faaliyetlerin vergileme süreçleri de farklı olmaktadır. Bu inşaata teşebbüs eder. Taahhüt suretiyle yapılan inşaatta farklılıkları bilmek ve bir takım olumsuzluklardan ise, inşaat bir iş sahibi adına yapılır. İnşaata iş sahibi etkilenmemek için gerek inşaatın yapım aşamasında gerekse tarafından teşebbüs edilir. Kendi nam ve hesabına inşaatta inşaat tamamlandıktan sonra satışı aşamasında vergi sözleşmenin asıl unsuru eşya ve malzemedir. Verilen ücret kanunları açısından farklı uygulamaların bilinmesi ve ona veya bedel eşya ve malzemenin karşılığıdır. Emek ikinci göre hareket edilmesi önemli bir husustur. unsurdur. Buna karşın taahhüt suretiyle inşaatta sözleşmenin asıl unsuru emektir. Verilen ücret veya bedel Vergileme Farklılıkları Açısından İnşaat Türleri kendisine inşaat yaptırılan kimsenin emeğinin karşılığıdır. İnşaat işletmesi kendi adına veya hesabına veya taahhüt Malzeme ve eşya müteahhit tarafından temin edilse bile yoluyla başkalarına inşaat yapan işletmeler olarak bunlar ikinci unsurdur. Yine taahhüt şeklindeki işin tanımlanmıştır. İnşaat işletmeleri kuruluş aşamasında özel bitiminde yapılan inşaatın mülkiyetinin iş sahibine devir inşaat işletmeleri ve inşaat taahhüt işletmeleri şeklinde ve temliki gibi bir süreç yapılmaz. Buna karşın kendi nam kurulmuş olsalar bile, inşaat taahhüt işletmeleri şeklinde ve hesabına yapılan inşaatta mülkiyetin alıcıya devri için kurulanlar, taahhüt işlerinin yanında özel inşaat işleri de tapuda resmi senet düzenlemek ve tescil işlemlerini yapabilmektedirler. Bu çeşit işleri bir arada yapan ya da yapmak zorunludur.
yıllara yaygın inşaat işleri yapan işletmeler muhasebe ve Özel İnşaat İşlerinde Vergileme vergi uygulamaları açısından farklı süreçlerle karşılaşmaktadırlar. Özel inşaat işlerini kendi nam ve hesabına bina inşa edip bağımsız bölümler halinde satmak ve satmak amacı Türk Medeni Kanununda inşaat işleri ile ilgili olarak olmaksızın kendi ihtiyacı için kendi arsası üzerine yapılan yapılar; inşaat işleri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan sonra
• Taşınır inşaatlar ve vergileme farklılıkları açısından özel inşaat türlerini de;
• Taşınmaz inşaatlar olmak üzere ikili bir ayrıma • Satmak amacı olmaksızın kendi arsa/arazisi tabi tutulmuştur. üzerine yapılan inşaat işleri,
Taşınır yapılar; başkasının arazisi üzerinde kalıcı olması • Kendi nam ve hesabına bina inşa ederek satmak amaçlanmaksızın yapılan kulübe, büfe, çardak, baraka ve amacıyla yapılan inşaat işleri (yap/sat işleri) ve benzeri hafif yapılar olarak tanımlanmıştır. • Arsa (kat) karşılığı inşaat işleri olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Taşınmaz yapılar ise; insan eliyle toprağa bağlı olarak sürekli kalmak amacıyla meydana getirilen ve ekonomik Özel İnşaat İşlerinde Vergiyi Doğuran Olay
değer taşıyan yapılardır. Genellikle özel inşaat işlerinde vergiyi doğuran olayın
Vergi kanunlarında Medeni Kanundaki gibi bir yapı tapuya tescil işlemi ile gerçekleştiği düşünülmektedir. ayrımı yapılmamakla birlikte inşaat işlerinin ve Ancak tescil işlemi yapılmadan da inşaat işletmeleri işletmelerinin vergileme farklılıkları açısından bir ayrıma yapmakta oldukları bağımsız bölümleri inşaat devam gidildiği görülmektedir. Buna göre vergi kanunları ederken özel sözleşme veya satış vaadi sözleşmesi ile açısından inşaat türleri; satmaktadırlar. İnşaat devam ederken yapılan bu satışlar karşılığında alınan bu paralar avans niteliğindedir. Burada • Özel inşaatlar ve vergiyi doğuran olay söz konusu değildir. • Taahhüt şeklindeki inşaatlar olmak üzere ikiye ayrılabilir. Özel inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay tasarruf hakkının devridir. Yapılan inşaat alıcının tasarrufuna Burada unutulmaması gereken husus, vergi kanunları (istifadesine ve yararına) sunulduğu anda teslim edilmiş ve açısından ister özel inşaat olsun ister taahhüt şeklindeki vergisel açıdan satış gerçekleşmiş sayılır. Özel inşaat inşaat olsun bunların sonuçta Medeni Kanunda yer alan işlerinde elde edilen kar veya zarar yıl içindeki satışlara inşaat türlerinden oluştuğudur. Fakat Medeni Kanundaki göre belirlenmektedir. Özel inşaat işletmeleri üretimini ayrımdan farklı olarak vergi kanunları açısından yapılan yaptıkları bağımsız bölümlerinin satışını ne zaman ayrımın vergileme farklılıkları açısından yapıldığı yaparlar ise üretim maliyeti ile satış fiyatı arasındaki unutulmamalıdır (S:31, Şekil 2.1). olumlu fark ticari kazanç olarak satışın gerçekleştiği
dönemde vergilendirilir ve o yılın geliri olarak beyan İnşaat İşlerinde Vergileme edilir. Benzer şekilde inşaatı devam ederken yapılan Bir müteahhidin kendi nam ve hesabına bina inşa ederek satışlarda satış bedelinin tamamının, inşaatın tamamlanıp bağımsız bölümler halinde satması ile inşaatın taahhüt
anahtar tesliminin yapıldığı yılın satış hasılatı olarak vergisinin kapsamına girmektedir. Fakat bu tür inşaat gösterilmesi gerekmektedir. işlerinden elde edilen kazanç ister gelir vergisi, ister kurumlar vergisi mükellefleri tarafından elde edilsin ticari Kendileri Kullanmak Amacıyla Yapılan İnşaat İşlerinde kazanç sayılacak ve Gelir Vergisi Kanununun ticari Vergileme kazanç hükümlerine göre vergileme yapılacaktır. Kendileri kullanmak amacıyla yapılan inşaat işlerinde kişileri yapmış oldukları inşaat işleri Gelir Vergisi Kanunu Bu tür inşaat işlerinden elde edilen gelir ticari kazanç açısından ticari kazanç olarak değerlendirilmeyecek, hükümlerine göre vergilendirildiğinden bu tür inşaat dolayısıyla inşa aşamasında bir vergi yükümlülüğü ortaya faaliyetleri ile uğraşan işletmelerin vergilendirme dönemi, çıkmayacaktır. Bu tür inşaat işlerinde vergi yükümlülüğü geçici vergi, katma değer vergisi gibi yükümlülükleri gelir gayrimenkulün satış aşamasında ortaya çıkmaktadır. Bu ya da kurumlar vergisi mükellefi olan bir üretim aşamada doğan kazançlar devamlılık arz etmemek ve işletmesinden farklı değildir.
ticari bir organizasyon dahilinde yapılmamak koşuluyla Arsa (Kat) Karşılığı İnşaat İşlerinde Vergileme Gelir Vergisi Kanunu kapsamında “Diğer Kazanç ve Arsa karşılığı inşaat işleri uygulamada son derece yaygın İratlar” başlığı altında “Değer Artış Kazancı” olarak olarak görülmekle birlikte, Türk Vergi Kanunlarında bu vergilendirilmektedir. işlerin nasıl vergilendirileceğine ilişkin doğrudan bir Gayrimenkul satışının ticari bir organizasyon içinde düzenlemeye yer verilmemiştir. Vergileme daha çok genel yapılması durumunda elde edilen kazanç ise ticari kazanç hükümlere dayalı olarak yapılmaya çalışılmakta, bu durum olacaktır. ise bünyesinde pek çok özellikli unsur barındıran bu tür işlerde farklı sorunlara neden olmaktadır. Gerçekten diğer Bir müesseseye ticari olma özelliği veren en önemli üretim işletmelerinde olduğu gibi, inşaat sektöründe de kıstaslardan biri organizasyonu kuran kişi ve kişilerin bir nihai anlamda bir üretim yapılmaktadır. Ancak yapılan gelir ya da kazanç elde etme kastıyla ve niyetiyle hareket işlerin her birinin kendine özgü üretiminin olması, işin etmesidir. Böyle bir amaç yoksa ticari faaliyetten çoğunlukla bir takvim yılında tamamlanmaması ve üretim bahsedilemez. Sıralanan bu unsurlar bir arada yerinin standart olmaması gibi hususlar, bu işleri diğer değerlendirildiğinde şahsi ihtiyaçlarına yönelik olarak standart üretim şekillerinden ayrı kılmakta dolayısıyla bu inşaat yapanların bu faaliyetlerinin ticari kazanç olup tür işlerin vergilendirilmesinde özel düzenlemelerin olmadığının tespitinde; yapılması ihtiyacı yaratmaktadır. İnşaat işlerinin bu • Yapılan inşaatın şahsi ihtiyaca yönelik olması ve özellikli üretim yapısına birde arsa karşılığı inşaat işlerinin • Şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarının aşılmaması, kendine özgü yapısından doğan hususlar eklendiğinde • Kazanç sağlama hedefinin bulunmaması ve vergileme iyice karmaşık bir hal almaktadır.
• Söz konusu faaliyetlerde tekrarlanma bir başka Arsa karşılığı inşaat işlerinde ortaya çıkan sorunlardan deyişle devamlılık unsurunun bulunmaması hareketle konu incelendiğinde; gerekmektedir. • Gerek arsanın elden çıkarılma değerinin, Kişilerin sahip oldukları arsalar üzerine kendi ihtiyaçları • Gerekse arsa karşılığı sahip olunan bağımsız kapsamında yapacakları inşaatlar Gelir Vergisi bölümlerin değerinin tespiti ve Kanunu’nun ticari kazanç hükümlerine giren herhangi bir • Bu işlemlerin vergisel boyutu önem arz kazanç doğmaz. Ancak inşaatın yapım aşamasında ortaya etmektedir. çıkan ve genellikle yerel yönetimlerce tahsil edilen bit takım harçları (Bina inşşat harcı vb. ) ödemekle Dolayısıyla bu husus dikkate alınarak konunun hem arsa yükümlüdürler. sahibi hem de müteahhit açısından değerlendirilmesi sürecin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilecektir. Vergisel yükümlülük bu inşaatların tamamlandıktan sonra elde çıkarılmasında ya değer artış kazancı ya da ticari Arsa sahiplerini vergisel açıdan genel olarak aşağıdaki kazanç hükümleri çerçevesinde olmaktadır. İnşaatlarda şekilde bir ayrıma tabi tutmak mümkündür: çalışan işçilerin ücretlerinden vergi kesintisi yapılmaz. • Vergi mükellefi olmayan arsa sahipleri, Ancak bu tür inşaatlarda çalışanların safi ücretleri Gelir Vergisi Kanununun 64/3 maddesine göre takvim yılı • Gelir vergisi mükellefi olan arsa sahipleri, başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 • Kurumlar vergisi mükellefi olan arsa sahipleri.
yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık Arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı teslim vardır: brüt tutarının yüzde 25’i olarak belirlenir. • Birincisi arsa sahibi tarafından müteahhide arsa Kendi Nam ve Hesabına Bina İnşa Ederek Satmak teslimi, Amacıyla (Yap-Sat İşleri) Yapılan İnşaat İşlerinde • İkincisi müteahhit tarafından arsa karşılığında Vergileme arsa sahibine bağımsız bölüm teslimidir.
Kendi nam ve hesabına bina inşa ederek satmak amacıyla Vergi idaresi bu işlemi arsa ile inşaatın trampa edilmesi yapılan inşaat işi gerçek kişi tarafından yapılıyor ise gelir olarak değerlendirmektedir. vergisinin, tüzel kişiler tarafından yapılıyor ise kurumlar
Arsa Sahibi Tarafından Müteahhide Arsa Teslimi Özel inşaat işlerinden kazanç elde eden mükellef gelir vergisi mükellefi ise, beyannamenin, kazancın elde Arsa sahibi tarafından müteahhide teslim edilen arsanın edildiği yılı takip eden yılın üçüncü ayının birinci ticari kazanç hükümlerine tabi olabilmesi için arsa gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar, kurumlar sahibinin gerçek usulde vergi mükellefiyetinin olması ya vergisi mükellefi ise, kazancın elde edildiği yılı takip eden da arsa alım satım faaliyetinin arızi nitelikte olmayıp ticari yılın dördüncü ayının birinci gününden yirmi beşinci günü bir organizasyon şeklinde sürdürülmüş olması gerekir. akşamına kadar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca özel Ticari nitelik taşımayan bir faaliyet çerçevesinde inşaat işleri geçici vergi uygulamasına tabi olduğundan müteahhide teslim edilen arsa karşılığında bağımsız ödenen geçici vergiler beyan edilen kazanç üzerinden bölümlerin alınması aşamasında arsa sahibi açısından hesaplanan vergiden mahsup edilmektedir. vergilemenin olmayacağı da ifade edilebilir. Bu son durumda arsa sahiplerinin arsaları karşılığında aldıkları Taahhüt Şeklindeki İnşaat İşlerinde Vergileme bağımsız bölümleri kiraya vermeleri ya da satmaları Vergi kanunları açısından taahhüt şeklindeki inşaat işlerini durumuna göre vergi kanunları yönünden örneğin kiraya bir inşaat firmasının bir başka gerçek ya da tüzel kişilere verdiği takdirde Gelir Vergisi Kanunu açısından ait bir inşaat eylemini sözleşme koşullarına uygun olarak gayrimenkul sermaye iradı gibi farklı vergisel belirlenen bir ücret karşılığında yapması işi olarak yükümlülüklerin olacaktır. tanımlamıştır. Taahhüt şeklindeki inşaat ve onarım
Müteahhit Tarafından Arsa Sahibine Bağımsız Bölüm işlerinden elde edilen kazançlar Gelir Vergisi Kanununun Teslimi ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmektedir. Ancak taahhüt şeklindeki inşaat işlerinin yıllara yaygın Konuya müteahhit açısından bakıldığında başkasının olması halinde taşıdığı özellikler nedeniyle genel arsası üzerine inşaat yapanların arsa sahibine vermiş hükümler dışında özel bir vergileme sistemi kabul oldukları bağımsız bölümlerin inşası için yapmış oldukları edilmiştir. Özel vergileme sadece birden fazla takvim harcamalarla, kendilerine ait bağımsız bölümler için yılına taşan inşaat ve onarım işlerinde söz konusudur. yapmış oldukları harcamaların toplamı inşaatın maliyetini Aynı yıl içinde başlanıp bitirilen taahhüt şeklindeki inşaat vermektedir. Müteahhide ait bağımsız bölümlerin işlerinden elde edilen kazançlar genel hükümlere göre maliyeti, toplam inşaat maliyetinin bu bağımsız bölümlere vergilendirilmektedir. dağıtımı suretiyle bulunmaktadır. İnşaatın toplam maliyetinin arsa sahibine verilen bağımsız bölümlere Taahhüt şeklindeki inşaat işleri yapılan inşaatın bir takvim isabet eden kısmı ise, müteahhidin kendisine ait bağımsız yılında (aynı hesap döneminde) tamamlanması durumuna bölümlerin arsasının maliyetidir. göre;
Müteahhit inşaat faaliyetinden dolayı gelir ya da kurumlar • Yıllara yaygın olmayan inşaat ve onarım işleri ile vergisi mükellefi olduğu için inşaatın bitimi ve bağımsız • Yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri olmak bölümlerden herhangi birinin satılması ile vergiyi doğuran üzere ikiye ayrılmaktadır. olay gerçekleşecektir. Bu nedenle inşaat süresince yapılan Yıllara Yaygın Olmayan İnşaat ve Onarım İşlerinde işlerle ilgili olarak kâr/zarar beyanında bulunulmayacak Vergileme fakat beyanname verilecektir. Müteahhidin kâr/zarar beyan etmesi için, inşaatın tamamlanmış olması yeterli Yıllara yaygın olmayan inşaat ve onarım işleri, inşaat değildir. Hem inşaat bitmiş hem de bağımsız bölümlerden işletmelerinin aynı yıl içinde başlayıp bitirdikleri inşaat en az biri satılmış olmalıdır. İnşaatın devamı sırasında işlerini ifade etmektedir. Dolayısıyla bu işlerden elde satılan bağımsız bölümler nedeniyle alınan paralar avans edilen kâr ya da zarar iş aynı yıl içinde bittiği için kesin niteliğindedir. İnşaat bitmeden önce tüm bağımsız olarak tespit edilir ve yıl sonunda dönem sonu işlemlerine bölümler satılmış olsa dahi yine de kâr/zarar beyan dahil edilerek vergilendirilir. Aylara yaygın inşaat ve edilmez. Çünkü inşaat bitmediğinden maliyetlerde belli onarım işleri olarak da ifade edilebilen bu tür inşaat işleri olmamıştır. üretim işlerinde olduğu gibi vergilendirilmektedir. Bu tür inşaat işlerinde yılara yaygın inşaat ve onarım işlerinde Özel İnşaat İşlerinde Kazancın Beyanı olduğu gibi gelir vergisi stopajı uygulaması Özel inşaat işlerinin diğer işlerden farklı yönlerinden biri bulunmamakta fakat geçici vergi uygulaması başladığı yıl tamamlanmaması nedeniyle, inşaatın birkaç bulunmaktadır. yıl sürmesi ve sonuçta ortaya çıkan kazancın hangi yılın Yıllara Yaygın Olan İnşaat ve Onarım İşlerinde kazancı sayılacağı ve beyan edileceği konusudur. Özel Vergileme inşaat işlerinden elde edilen kazanç Gelir Vergisi Kanunu madde 37/4 kapsamında ticari kazanç sayılmaktadır. Bu Vergi kanunları kapsamında inşaat ve onarım işlerinden kazancın vergilendirilmesinde özel bir düzenlemede elde edilen kazançlar gelir vergisi kapsamında ticari getirilmediğinden ticari kazancın saptanması ve kazanç hükümlerine göre vergilendirilir. Ancak bu işlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler aynen özel yıllara yaygın inşaat ve onarım işi kapsamında inşaat işleri içinde geçerlidir. değerlendirilmesi durumunda taşıdığı özellikler nedeniyle bu işlerden elde edilecek kazançlar genel hükümler
dışında özel bir vergileme rejimine tabidir. Yıllara yaygın bu kazançları dışında kalan ticari veya mesleki kazançları inşaat ve onarım işlerinde özel vergileme rejimini gerekli için geçici vergi ödeyeceklerdir. kılan temel neden iş bitiminden önce maliyetlerin ve Bu durumun temel nedeni, bu tür inşaat işlerinde hakkediş hasılatın, dolayısıyla gerçek faaliyet sonucunun tespitinde ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılmasının yaşanan güçlüklerdir. öngörülmüş olması ve kesintinin bir nevi geçici vergi Yıllara Yaygın Olan İnşaat ve Onarım İşlerinde niteliğinde olmasıdır. Zira bu işi yapanlar vergi kesintisi Vergiyi Doğuran Olay yoluyla henüz hasılat oluşumu aşamasında vergilendirilmektedir. Bununla beraber bu durumun Gelir Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde vergilendirme Vergisi Kanununun 42. maddesi kapsamında elde edilen döneminin belirlenmesi açısından önemli olan vergiyi kazançlarla sınırlı olduğu unutulmamalıdır. doğuran olay işin bitimidir. Nitekim Gelir Vergisi Kanununun 44. maddesinde “inşaat ve onarma işlerinde Katma Değer Vergisi Açısından geçici ve kesin kabul sürecine tabi olan hallerde geçici Katma Değer Vergisi mal ve hizmetlerin üretimi ve kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı ithalinden tüketiciye kadar el değiştirme aşamalarında ve tarih, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen sadece o aşamanın katma değeri üzerinden alınan genel bir bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. Bitim harcama vergisidir. tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu Katma değer vergisinde verginin konusu, Türkiye sınırları giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr içerisinde yapılan, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek veya zararının tespitinde dikkate alınır.” hükmü yer faaliyeti kapsamındaki mal teslimi ve hizmet ifası, her almaktadır. türlü mal ve hizmet ithali ve diğer faaliyetlere ilişkin teslim ve hizmetlerdir. Yine vergiyi doğuran olay mal Söz konusu hükümden anlaşıldığı üzere, yıllara yaygın teslimi veya hizmetin ifasıdır. Teslim ve hizmet işlerinde inşaat ve onarım işlerinde işin bitim tarihi farklı şekillerde matrah ise bu işlemler karşılığı alınan bedeldir. tanımlanmıştır. Buna göre; Katma değer vergisinin konusu, mükellefi, vergiyi • Geçici ve kesin kabul usulüne tabi işlerde geçici doğuran olay ve diğer hususlar kanunun ilgili kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece maddelerinde açıklanmış olup yıllara yaygın inşaat ve onaylandığı tarih, onarım işleri kapsamında genel uygulamanın dışında özel • Geçici ve kesin kabul usulüne tabi olmayan bir düzenlemeye yer verilmemiştir. işlerde işin fiilen tamamlandığı tarih, • İnşaat ve onarım işinin çeşitli nedenlerle Damga Vergisi Açısından
müteahhit tarafından bırakıldığı tarih, fiilen Damga vergisi, kişilerin kendi aralarında ya da devletle bırakma tarihi kabul edilip, iş bitmiş yaptıkları hukuki işlemlerde düzenledikleri belgeler ya da sayılmaktadır. kağıtlar üzerinden ödedikleri mali yükümlülüklerdir.
Gelir ve Kurumlar Vergisi Açısından Damga Vergisi Kanunun 1. maddesinde verginin konusunu kanuna bağlı (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların İnşaat ve onarım işini yapan işletme ister gelir vergisi oluşturduğu belirtilmiştir. Damga vergisinin mükellefi bu mükellefi ister kurumlar vergisi mükellefi olsun Gelir kağıtları düzenleyenler ve imza edenlerdir. Resmi kurum Vergisi Kanununun ticari kazanç hükümlerine göre ve kuruluşlar ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların vergileme yapılmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanununun 2. damga vergisini kişiler ödemektedir. maddesinde sıralanan işletmeler safi kurum kazançlarını Gelir Vergisi Kanununa göre tespit ederler. Fakat yıllara 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre yıllara yaygın yaygın inşaat ve onarım işleri yapan işletmeler yukarıda inşaat ve onarım işlerinde damga vergisine tabi başlıca ayrıntılı olarak açıklanan Gelir Vergisi Kanununun 42, 43 işlemler şu şekildedir (Durna, 2008:79): -Sözleşmeler, ve 44. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre özel bir taahhütnameler ve temliknamelerden belli parayı ihtiva vergileme rejimine tabidirler. edenler, - Makbuzlar ve diğer kağıtlar bölümünde hakediş ödemeleri, -Avanslar (henüz hakediş raporuna Gelir Vergisi Stopajı Uygulaması Açısından bağlanmayan ödemeler).
Yaygın inşaat ve onarım işlerini yaptıranlara müteahhide Yıllara Yaygın Olan İnşaat ve Onarım İşlerinde yapacakları nakden veya hesaptan her türlü hakkediş Kazancın Beyanı ödemesinden (avans ödemeleri dahil) ödeme anında gelir vergisi kesintisi yapma sorumluluğu getirilmiştir. Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinden elde edilen kazançlar işin tamamlandığı yılın kazancı sayılır ve Geçici Vergi Uygulaması Açısından vergilendirilir.
Yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapan işletmeler ister gelir vergisi isterse kurumlar vergisi mükellefi olsun kazançları üzerinden geçici vergi ödemeyecekler, ancak