AÖF Soru Bankası
İSL403U · Ünite 1

Finansal Sistem ve Finansal Piyasalar

Sermaye Piyasaları ve Finansal Kurumlar dersi, ünite 1 özeti

İŞL403U-SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Ünite 1: Finansal Sistem ve Finansal Piyasalar

Giriş

Finansal sistem, ekonominin sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlayan ve ekonomik büyümeyi destekleyen çok önemli bir unsurdur. Finansal sistem ve piyasaların nasıl işlediğine dair genel bir anlayışa sahip olmak, bireylerin ve işletmelerin ekonomik kararlarını daha bilinçli bir şekilde alabilmeleri için son derece önemlidir.

Temel Kavramlar

Temel kavramlar finansal konuların temeli oluşturmaktadır.

Piyasa Kavramı ve Türleri

Piyasa, alıcıların ve satıcıların bir araya geldiği, fiyatların belirlendiği ve ticaretin gerçekleştiği ortamlara verilen isimdir. Piyasalar,

• reel piyasalar ve • finansal piyasalar

olarak iki ana grupta sınıflandırılabilir.

Reel piyasalar, mal ve hizmet ticaretinin yapıldığı piyasalardır. Bu piyasalar, günlük yaşamda kullanılan malların ve gerçek ekonomik faaliyetlerin ticaretini kapsar. Finansal piyasalar ise tasarruf sahipleri ile yatırımcıları bir araya getirerek, sermayenin ekonomide etkili bir şekilde dağıtılmasına yardımcı olur.

Finansal piyasaların temel görevi, tasarruf sahipleri (fon arz edenler) ile fon ihtiyacı olanları (fon talep edenler) bir araya getirerek fon akışını sağlamaktır. Finansal piyasalar ekonomideki farklı birimler arasında fon transferini kolaylaştırarak, sermayenin etkili bir şekilde dağıtılmasına ve ekonomik büyümeye katkıda bulunurlar. Tasarruf sahipleri, bu piyasalarda fonlarını değerlendirme imkânına sahip olurken fon açığı olanlar da de uygun koşullarda finansman elde edebilirler. Fon ise, belirli bir amaç için gerektikçe harcanmak üzere ayrılan paradır.

Finansal Sistem

Fon arz edenlerle talep edenler arasında fon akışının sağlanması, ancak etkin işleyen bir sistem ile mümkündür. Finansal sistem, fon arz edenler ve fon talep edenler de dahil olmak üzere, fon akışının gerçekleşmesini sağlayan tüm unsurları kapsayan geniş bir kavramı temsil etmektedir. Finansal sistem, fon akışını düzenleyen ve birimler arasındaki etkileşimi kolaylaştıran bir çerçeve sunar.

Finansal sistemde, paranın zaman değeri esastır. Buna göre, bugün sahip olunan 100T, ileride elde edilecek 100T’den daha değerlidir. Bu durum, bir fonu belirli bir süre boyunca kullanmanın, bir maliyeti olduğu anlamına gelir.

Finansal Sistemin Unsurları

Finansal sistem;

• tasarruf sahipleri (fon arz edenler), • yatırımcılar/tüketiciler (fon talep edenler),

• finansal araçlar (yatırım ve finansman araçları), • yardımcı kuruluşlar • hukuki ve idari düzen

olmak üzere beş ayrı unsurdan oluşmaktadır.

Tasarruf Sahipleri (Fon Arz Edenler)

Tasarruf sahipleri, gelirlerinden daha az harcama yaparak tasarrufta bulunan ve sisteme fon sağlayan ekonomik birimlerdir. Bu birimler, kazandığı gelirden daha az harcayan hanehalkı, gelirleri harcamalarını aşan şirketler veya bütçe fazlası veren devlet olabilir. Finansal sisteme yabancılar tarafından sağlanan yatırımlar,

• doğrudan yatırımlar • dolaylı yatırımlar

olarak ikiye ayrılır.

Doğrudan yatırımlar, üretim odaklı ve uzun vadeli yatırımlardır. Bu tür yatırımlarda, yatırımcı sadece ülkedeki finansal piyasalara fon sağlamakla kalmaz, aynı zamanda üretim teknolojisi ve işletme bilgisi gibi önemli kaynaklar da getirir. Dolaylı yatırımlar ise üretime yönelik olmayan ve menkul kıymetlere yapılan portföy yatırımlarını içerir. Portföy yatırımlarında, yatırımcı ülkeye sermaye haricinde başka bir katkı sağlamaz.

Yatırımcılar/Tüketiciler (Fon Talep Edenler)

Yatırımcılar/tüketiciler, harcamaları gelirlerinden daha fazla olan ve bu fon açıklarını kapatmak üzere sistemden fon talep ekonomik birimlerdir. Bu birimler, gelirinden fazla harcaması olan hanehalkı, gelir ve kaynakları yatırım harcamalarını aşan şirketler veya bütçe açığı veren devlet olabilir. Yabancı ülkelerdeki ekonomik birimler de finansal piyasalardan fon talebinde bulunabilir. Fon talep eden birimler, elde ettikleri fonları farklı amaçlar için kullanabilirler.

Ekonominin temel birimleri olan hanehalkı, şirketler ve devlet, finansal piyasalarda hem fon sağlayan hem de fon talep eden birimler olarak yer alabilirler.

Finansal Araçlar

Ekonomik birimler arasında fon transferinde kullanılan belgelerdir. Fon ihtiyacı olan birim, ihtiyaç duyduğu fonu karşılamak için piyasaya finansal araç ihraç eder. Fon sağlayan birim, verdiği fon karşılığında, bu transferin göstergesi olan ve uygulamada finansal varlık veya finansal araç olarak adlandırılan bir belge edinir. Bu sayede, fon fazlasına sahip olan ve fon ihtiyacı bulunan birimler arasında fon transferi gerçekleşmiş olur.

Finansal varlıklar, arsa, bina gibi reel varlıklardan farklı olarak tasarruf sahiplerine somut bir fayda sağlamazlar. Finansal varlıkların değeri, sahip oldukları haklardan kaynaklanmaktadır. Finansal varlığı satın alan birim, gelecekte beklenen gelirler için hak sahibi olur. Bir finansal varlığın değeri, bu beklenen gelirleri temsil eden nakit akışlarına dayanarak hesaplanır.


Günlük kullanımda “finansal varlıklar” ve “menkul kıymetler” aynı anlamda kullanılsa da tanımları ve kapsamları açısından bu iki kavram birbirinden ayrılmaktadır. Menkul kıymetler, “para, çek, poliçe ve bono hariç olmak üzere; paylar, pay benzeri diğer kıymetler ile söz konusu paylara ilişkin depo sertifikalarını ve borçlanma araçları veya menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı borçlanma araçları ile söz konusu kıymetlere ilişkin depo sertifikalarını” ifade eder. Finansal varlık ise genel bir terimken “menkul kıymet” belirli bir tür finansal varlığı ifade eder.

Yardımcı Kuruluşlar

Yardımcı kuruluşlar, fon akışının gerçekleşmesine yardım eden finansal kurumları ifade etmektedir. Finansal sistemde yer alan başlıca finansal kurumlar şunlardır:

• Ticari bankalar • Katılım bankaları • Kalkınma ve yatırım bankaları • Finansal kiralama (leasing) şirketleri • Faktoring şirketleri • Finansman şirketleri • Varlık yönetim şirketleri • Yatırım fonları

Doğrudan Finansman ve Dolaylı Finansman

Fon akışının araya bir kurum girmeden, aracısız bir şekilde gerçekleşmesine doğrudan finansman, bir kurum aracılığıyla gerçekleşmesine dolaylı finansman adı verilir. Doğrudan finansmanda önemli olan, fon arzı ile fon talebinin, araya riski üstlenecek bir aracı girmeksizin doğrudan karşılaşmasıdır. Finansal sistemin işleyişinde, finansal kurumlar aracılığıyla sağlanan dolaylı finansman son derece önemlidir. Doğrudan finansmanda tasarruf sahipleri birikimlerini değerlendirmek için bankaların sunduğu mevduat hesaplarını kullanmazlar. Bu durum belirli maliyetler yaratır. Bu maliyetler şu şekilde sıralanabilir:

• İşlem maliyeti • Bilgi maliyeti • Risk maliyeti

Finansal Kurumların Fonksiyonları

Finansal kurumların fonksiyonları şu şekilde özetlenebilir:

• Büyük ölçekli olmaları ve uzmanlıkları sayesinde, işlem ve bilgi maliyetini azaltırlar. • Varlık dönüştürme fonksiyonları sayesinde, riskli varlıkları tasarruf sahipleri için daha güvenilir varlıklara dönüştürürler. • Fon fazlasına sahip olanlar ile fon açığı verenler arasında güvenli bir aracı olarak, finansal piyasalara katılımı arttırırlar. • Uzmanlıkları ve piyasayı yakından takip etmeleri sayesinde, topladıkları fonları kârlı varlıklara, alanlara ve sektörlere yatırarak kaynakların etkin bir şekilde değerlendirilmesine olanak sağlarlar.

• Portföy analizi, piyasa analizi, finansal analiz gibi konularda finansal danışmanlık hizmeti sunarlar. • Nakit, çek, senet, kredi kartı gibi geleneksel ödemelerin ve diğer ödemeleri yapabilirler.

Hukuki ve İdari Düzen

Fon transferi sırasında uyulması gereken yasal ve idari düzenlemelere ve finansal sistemi düzenleyen kurumlara karşılık gelir. Finansal sistemin etkin bir şekilde düzenlenmesi, ekonomik istikrarın korunmasına, finansal kurumların güvenilirliğinin sağlanmasına ve tüketicilerin korunmasına yardımcı olur. Ülkemizde faaliyet gösteren başlıca düzenleme ve denetleme kurumları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

• Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) • Hazine ve Maliye Bakanlığı • Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) • Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) • Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)

Finansal Piyasaların Sınıflandırılması

Finansal piyasalar; finansal varlığın türüne, finansal varlığın vadesine, ödemelerin zamanlamasına, işlem durumuna ve örgütlenme durumlarına göre sınıflandırılabilir.

Borç Piyasaları ve Öz Sermaye Piyasaları

Finansal piyasalar, finansal varlığın türüne göre;

• borç piyasaları ve • öz sermaye piyasaları

olarak iki gruba ayrılabilir.

Finansal sistemde, borç bankalardan temin edilebileceği gibi, borçlanma araçları ihraç ederek de temin edilebilir. Borçlanma piyasası, bu tür borçlanma araçlarının alınıp satıldığı finansal bir piyasadır. Borçlanma araçları, vadelerine göre genellikle bono ve tahvil olarak iki ana grupta sınıflandırılabilir.

Bono, vadesi 1 yıldan az olan borçlanma araçlarını ifade ederken tahvil vadesi 1 yılı aşan borçlanma araçlarını kapsar. Vadeleri kısa ve likiditeleri yüksek olduğu için bonoların risk ve getiri profili, genellikle tahvillere göre daha düşüktür.

Öz sermaye piyasaları, pay senedi alım satımının yapıldığı piyasalardır. Pay senetlerinin borçlanma araçlarından farklı olarak, belli bir vadesi ve faiz oranı yoktur. Pay senedi sahipleri, şirketin kâr payı politikasına bağlı olarak aldıkları kâr payları dışında, bir gelir elde etmezler.

Birincil Piyasalar ve İkincil Piyasalar

Finansal piyasalar işlem durumuna göre birincil piyasalar ve ikincil piyasalar olarak iki gruba ayrılır.

• Finansal varlıkların alıcılarla ilk kez buluştuğu piyasalara, birincil piyasalar denir. Birincil piyasa


işlemleri, şirketin doğrudan katılımı olmadan, bir banka veya aracı kurum vasıtasıyla gerçekleştirilebilir. Örneğin, bir pay senedinin ilk kez halka arz edilmesi veya devlet iç borçlanma senetlerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından ihale yöntemiyle satılması gibi işlemler. • İkincil piyasalar, zaten piyasaya sürülüp ticareti yapılan finansal varlıkların, tekrar alınıp satıldığı piyasalardır. Borsalar, hanehalkının sahip olduğu menkul kıymetleri en kolay ve en güvenilir şekilde paraya çevirebildiği yerler olması bakımından, ikincil piyasaların en organize örneklerindendir. ikincil piyasalar, iki temel işlevi sebebiyle ekonomide oldukça önemli bir yer tutar: o İkincil piyasalar, finansal varlıkların alınıp satılmasını kolaylaştırarak likiditelerini arttırır. Bir finansal varlığın ikincil piyasada alınıp satılma hızı, likiditesinin ne kadar yüksek olduğu hakkındaki en önemli göstergelerden biridir. o Bir finansal varlığın ikincil piyasadaki beklenen değeri, birincil piyasadaki değerinin belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Finansal varlığın ikincil piyasadaki değeri arttıkça birincil piyasadaki değeri de yükselir

Para Piyasaları ve Sermaye Piyasaları

Sermaye piyasaları, 1 yıldan daha uzun vadeli finansal araçların ticaretinin yapıldığı, orta ve uzun vadeli fon arzı ile talebinin bir araya geldiği piyasalardır. Vadenin uzun olması sebebiyle, para piyasalarına kıyasla sermaye piyasalarında risk ve getiri daha yüksek, likidite ise daha düşüktür.

Organize Piyasalar ve Organize Olmayan Piyasalar

Organize piyasalar, belirli kurallara tabi olan ve örgütlenmiş yapılara sahip piyasaları ifade eder. Bu tür piyasalarda, finansal varlıkların alım-satım işlemlerini düzenleyen ve denetleyen bir dizi kural ve yönetmelik bulunmaktadır.

Organize olmayan piyasalar, belirli bir fiziksel yapı veya kurallar bütününe bağlı olmayan, genellikle tezgâh üstü (over-the-counter) olarak adlandırılan piyasa türleridir. Alıcılar ve satıcılar arasındaki işlemler genellikle telefon, bilgisayar gibi telekomünikasyon ağları ve elektronik platformlar aracılığıyla gerçekleşir.

Spot Piyasalar ve Vadeli Piyasalar

Spot piyasalar, finansal varlıkların anlık teslimatı ve ödemesinin gerçekleştiği piyasalardır. Bu piyasalarda işlemler, alıcı ve satıcı arasındaki anlaşma üzerine hemen tamamlanır.

Vadeli piyasalar, bir varlığın, gelecekteki bir tarihte ve belirli bir fiyattan alım veya satımını taahhüt eden sözleşmelerin işlem gördüğü piyasalardır. Bu piyasalarda

alıcı ve satıcı, gelecekte belirli bir tarihte, belirli bir fiyat ve miktar üzerinden işlem yapmayı kabul eder.

Finansal Sistemin Fonksiyonları

Finansal sistemin karmaşık yapısını anlamak için finansal sistemin fonksiyonlarını anlamak önemlidir.

Fon Transferi

Fon fazlası olan birimler ile fon talep eden birimlerin hızlı, maliyetsiz ve güvenilir bir şekilde buluşabilmesi her iki taraf açısından da son derece önemlidir. Finansal sistem, bu tür buluşmaları kolaylaştırarak ekonomik birimler arasındaki fon transferi için uygun bir zemin oluşturur. Tasarruf sahipleri, birikimlerini değerlendirmek amacıyla finansal araçlar satın alarak finansal piyasalara fon sağlar.

Kaynak Yaratma ve Ekonomik Kalkınma

Finansal sistem ekonomik kalkınmanın temel itici güçlerinden biridir. Ekonomideki fon fazlasını bir araya toparlayarak ekonomik kalkınma için gerekli olan sermaye stokunun büyümesine katkıda bulunur.

Finansal sistem tasarruf sahiplerine birikimlerini değerlendirebilecekleri fırsatlar sunarak bir kaynak havuzu oluşturur. Böylece, toplumun çeşitli kesimlerinde dağınık hâlde bulunan ve tek başlarına büyük bir ekonomik katkı sağlamayacak tasarruflar bir araya gelerek, büyük çaplı projelerin finansmanı için kullanılabilir.

Fiyat Belirleme

Finansal varlıkların adil ve rekabetçi bir şekilde fiyatlanması, piyasa katılımcılarına, varlıkların gerçek değerine daha yakın fiyatlarla işlem yapma şansı sunar. Yani finansal varlıklar, değerlerinin çok üzerinde veya çok altında işlem görmekten uzaktır. Böylece, piyasa katılımcıları, etkin fiyatlar üzerinden işlem yaparak rasyonel kararlar alabilir; risk ve getirileri daha isabetli değerlendirebilir ve doğru yatırım kararları verebilir.

Risk Yönetimi

Finansal sistem, ekonomik aktörlerin belirsizlik ve risklere karşı daha hazırlıklı olmalarına yardımcı olur. Finansal sistemin etkin risk yönetimi sağlaması, finansal istikrarın artmasına katkıda bulunur.

Ödemeleri Kolaylaştırma

Finansal kurumların sundukları ödeme sistemleri, bireylerin ve işletmelerin para transferlerini, ödemelerini ve tahsilatlarını gerçekleştirmelerini sağlayan altyapıyı oluşturur. Nakit paranın yanı sıra, banka kartları, kredi kartları, çekler, elektronik ödemeler gibi diğer ödeme yöntemleri, farklı ödeme ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Ayrıca finansal sistem, ödeme mekanizmalarında güvenliği sağlamak için çeşitli güvenlik önlemleri alınmasını teşvik eder.

Likidite Sağlama

Finansal sistem, ekonomideki birimlere finansal varlıkları kolaylıkla alıp satma imkânı tanır. Yüksek katılımcı sayısı ve düzenli piyasa yapıları sayesinde, tasarruf sahipleri ve


yatırımcılar finansal varlıklarını değerlerine yakın bir şekilde kolayca nakde çevirebilirler. Bunun yanı sıra, finansal sistem, fazla fonları kârlı yatırımlara yönlendirerek piyasalardaki boşta bekleyen nakdi (aşırı likiditeyi) verimli ekonomik kaynaklara dönüştürebilir.

Para Politikasının Yürütülmesi

Merkez bankaları, finansal sistemin bir parçası olarak ekonomik istikrarı sağlamak adına para politikalarını yürütür. Bu kapsamda, para arzını, faiz oranlarını ve likiditeyi kontrol ederek enflasyonu kontrol altında tutar ve ekonomik kalkınmayı destekler.

Faizlerin Yapısı

Faiz, ekonomik sistemlerde sermaye kullanımının bir bedeli olarak ödenen bir tür ücreti ifade eder. Faiz oranları, sermayenin maliyetini belirleyerek yatırım, tasarruf ve tüketim kararlarını şekillendirir.

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi

Bu teori, faiz oranlarının belirlenmesinde, ödünç verilebilir fonlara yönelik arz ve talep faktörlerinin önemli bir rol oynadığını savunur. Bu yaklaşım, genel olarak mal ve hizmet fiyatlarının, bu mal ve hizmetlere yönelik arz ve talepten etkilendiği düşüncesiyle benzerlik gösterir.

Faiz ve Enflasyon İlişkisi: Fisher Etkisi

Enflasyon oranı, fiyatlardaki artışı temsil eden bir ekonomik göstergedir. Eğer enflasyon artarsa, gelecekteki mal ve hizmetlerin fiyatları yükselecektir. Bu durumda, piyasalara fon sağlayarak bugünkü mal ve hizmet tüketiminden vazgeçen birimler, ilerde tüketecekleri mal ve hizmetlerin artan maliyetlerini karşılamak için daha yüksek bir faiz oranı talep ederler. Bu yüzden, fiilî veya beklenen enflasyon düzeyi ne kadar yüksek olursa faiz oranları da o kadar yüksek olacaktır.

Bireysel Borçlanma Araçlarının Faiz Oranlarını Belirleyen Faktörler

Borçlanma araçlarının farklı faiz oranlarına sahip olmasına neden olan faktörler;

• Ödenmeme Riski: Borcu ihraç eden kurumun, karşı tarafa vadettiği faiz ve ana para ödemelerini yerine getirememe ihtimalini ifade eder. • Likidite: Likiditesi yüksek bir borçlanma aracı, düşük işlem maliyetleriyle öngörülebilir bir fiyattan kısa sürede satılıp paraya çevrilebilir • Vade: Faiz oranları, borçlanma aracının vadesi ile de yakından ilişkilidir. • Vergi Durumu: Menkul kıymetlerin faiz oranları üzerinde belirleyici bir faktördür. • Özel Durumlar: Menkul kıymetlerin, getiri oranlarını arttırabilecek nitelikteki özel durumların en önemlileri; dönüştürülebilirlik ve çağrılabilirlik olarak sıralanabilir.

şeklinde özetlenebilir.

Finansal Piyasaların Küreselleşmesi

Ekonomilerin sınırlarını aşarak birbirleriyle daha fazla etkileşim hâlinde olmasını ifade etmektedir.

Finansal Liberalleşme

Sermaye akışını teşvik etmek amacıyla, ülkelerin sermaye hareketliliğini kısıtlayan politikalarını gevşetmelerini ifade eder.

Teknolojik İlerlemeler

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı ilerlemelerle daha da belirgin hâle gelmiştir. İnternetin yaygın kullanımı, finansal bilgilere anında ve güvenli erişimi kolaylaştırmış, aynı zamanda işlemlerin hızını artırmıştır.

Finansal Kurumlar ve Küreselleşme

Küreselleşme ile birlikte finansal piyasaların sınırları giderek ortadan kalkarken finansal kurumlar da küresel düzeyde daha yoğun bir etkileşim içine girmiştir. İletişim ve teknolojideki büyük ilerlemeler, sermayenin sınırları aşmasını kolaylaştırmış ve bu da finansal kurumların küresel düzeyde faaliyet göstermelerini teşvik etmiştir.

Finansal Krizlerin Küresel Etkisi

Küreselleşen finansal piyasalar, tarihsel olarak daha yoğun ve geniş çaplı krizlere maruz kalmıştır. Finansal sistemlerin yerel sınırlarını aşarak birbirleriyle daha sıkı etkileşim içinde olduğu bir ortamda, krizler hızla yayılma eğiliminde olmaktadır.

Risk Yönetimi ve Küreselleşme

Küreselleşen finansal piyasalar, yatırımcılara geniş bir varlık yelpazesi ve çeşitli yatırım fırsatları sunmaktadır. Bu bağlamda, küreselleşmenin en belirgin avantajlarından biri, portföy çeşitlemesine katkı sağlamasıdır. Yatırımcılar, farklı coğrafi bölgelerdeki ve sektörlerdeki varlıklara yatırım yaparak risklerini etkili bir şekilde dağıtabilir ve potansiyel kayıplarını minimize edebilirler. Ancak küreselleşme aynı zamanda farklı ekonomik ve politik risklere maruz kalmayı da beraberinde getirir.

Ünite 1 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç