İŞG208U-KİMYA VE BİYOLOJİ SEKTÖRLERİNDE
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
Ünite 8: Temel İlkyardım Bilgisi ve Uygulamaları
Giriş
Dünya Sağlık Örgütü sağlığı “İnsanların sadece hastalık ya da bedensel engelinin olmaması değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” şeklinde tanımlamaktadır.
İlk Yardım
İlk yardımın ulusal ve uluslararası yapılan pek çok farklı tanımı bulunmaktadır. “Kaza, sağlığı tehdit eden ya da yaşamı tehlikeye düşüren herhangi bir durumda 112 acil servisin ya da sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalar” şeklinde tanımlamak en genel tanımlardan birisi olacaktır.
Tanımı biraz daha açtığımızda ilk yardımın 4 temel amacı ortaya çıkacaktır:
• Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak • Yaşamsal fonksiyonların sürmesini sağlamak • Durumun kötüye gitmesini engellemek • İyileştirmeyi kolaylaştırmak
İlk yardımda önemli olan bir kavramda zarar vermemedir. Eğer kişiye gerekli ilk yardım müdahalesinin nasıl yapıldığını bilmiyorsanız, kişiye zarar verecek müdahalelerde bulunmayınız.
İlk Yardımın Temel Uygulamaları
İlk yardım müdahaleleri gerçekleştirirken her daim belli bir sıra takip edilmelidir. Uyulması gereken bu sıralamanın başında ilk yardımın temel uygulamaları gelir. İlk yardımın temel uygulamaları sırasıyla koruma, bildirme ve kurtarmadır. Yapılan her türlü müdahalede bu 3 temel uygulama göz önünde bulundurulmalıdır.
Koruma denince akla genelde insanların öncelikle yaralı ya da hasta kişiyi koruma gelmektedir. Oysaki koruma ilkesinde temel amaç ilk yardım yapacak olan kişinin kendi güvenliğini ön planda tutması buna yönelik tedbirler almasıdır. İlk yardımcı koruma ilkesinde öncelikle kendi güvenliğini, sonra olay yerinin güvenliğini sağlamalı ve en sonunda güvenli bir ortamda hasta ya da yaralıya müdahale etmelidir.
Kimyasal maddelere maruz kalma durumlarında koruma ilkesi olarak ilk yardımda öncelikli olarak ilk yardımcı;
• Kendisinin ve çevrenin güvenliğini sağladıktan sonra olay yeri değerlendirmesi yapar, • Hasta ya da yaralının güvenliğini sağladıktan sonra bilincini kontrol eder, • Bilinci açıksa konuşabilecek durumda ise ondan gerekli bilgileri alır, • Etki eden kimyasal maddenin kullanma talimatını okur ve ona göre müdahale eder,
• Etkilenen bölgedeki giysiler dikkatli bir şekilde kişiye zarar vermeden, gerekirse kesilerek çıkartılır. • Kullanılan kimyasal madde suyla temas ettiğinde ikinci bir zarar verici reaksiyon oluşturmayacaksa etkilenen bölge bol suyla en az 15 dakika yıkanır.
Biyolojik örneklere ya da kullanılan maddelere maruz kalma durumlarında koruma ilkesi gereğince ilk yardımda öncelikli olarak ilk yardımcı kendi güvenliğini sağlamalı, koruyucu ekipmanlarla olaya ve kişilere müdahale etmelidir. Diğer çalışanların hızla tahliye edilmesini sağlamalı, gerekirse tüm personel karantinaya alınmalıdır.
Bildirme: Kazalara bağlı olarak gerçekleşen ölümlerin çoğu ilk yarım saatte meydana gelmektedir. İlkyardımın da kritik dakikalarının ilk 5-10. dakikalar olduğunu düşündüğümüzde olayın meydana geldiği an ile 112 acil servisin olay yerine intikal etme süresinin kısalması, kişilerin yaşam şanslarını artırmaktadır. Ayrıca 112 acil servis gelinceye kadarki yapılacak olan ilk yardım müdahaleleri ile de kişilerin var olan durumlarının kötüye gitmesini engeller, yaşamsal fonksiyonların sürmesine yardımcı olur ya da iyileşmeyi kolaylaştırır.
Kurtarma: İlk yardımın temel amaçlarına uygun olarak gerçekleştirilen her türlü müdahaleye kurtarma denir. Kurtarma işlemi basit bir burun kanamasına müdahaleden temel yaşam desteğine kadar olan çeşitli müdahaleleri içerir.
İlk yardım açısından ise solunum ve dolaşım sistemleri ön plana çıkar. Bunun temel nedeni de süre ile ilgili olmasıdır. Dolaşım ya da solunum sisteminin durması durumunda kişinin yaşamı ilk yardımın o ilk 5-10 dakikalık kritik süresine bağlıdır. Unutmayalım beyne giden kan akımı, ki kanın içerisinde bir hücrenin yaşamı için gerekli olan her türlü madde (oksijen, besin, mineraller, hormonlar, su, …) bulunduğu için, kesilirse ya da azalırsa beş dakika içinde beyin ölümü gerçekleşmeye başlar.
Dolaşım sistemi kalp, kan ve damarlardan oluşan sistemdir. Hücrelerin beslenmesi, madde alışverişi, onarımı, beden ısısının eşit bir biçimde dağılması, hormonların hücrelere ulaştırılması ve hücreler arası iletişimin sağlanması için gerekli sistemdir.
Bedende dolaşımın varlığı nabız kontrolü ile anlaşılır. Nabız birçok noktadan alınabilse de kural olarak yetişkinlerde ve çocuklarda nabız boyunun her iki yanında bulunan şah damarından (tek taraflı) ölçülürken bebeklerde ise dirsek üstündeki kol atardamarından ölçülür. Yine kural olarak nabız ölçümü yapılırken en az 3 parmakla 5 saniye boyunca damar üzerine hafifçe baskı yapmak gerekir. Sağlıklı bir yetişkinde bir dakikada dinlenme halinde ölçülen nabız sayısı 60- 100 arasında olmalıdır. Bebeklerde ve çocuklarda bu sayı daha yüksektir.
Solunum sistemi ise ağız/burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerden oluşur. Solunum sisteminin temel amacı hücre ve dokuların oksijen ihtiyacını karşılamak, metabolizma sonucu oluşan karbondioksiti hücre ve dokulardan havaya vererek uzaklaştırmaktır. Dinlenme halinde bir dakikadaki solunum yetişkinlerde 12-20; çocuklarda 15-20, bebeklerde ise 18-25 arasındadır. Kişide meydana gelen hasara bağlı olarak solunum sıklığı azalabilir veya artabilir. Bir kişide solunumun olup olmadığı, havanın akciğerlere girip çıkmasına bağlı olarak inip-çıkan göğüs kafesi durumundan, ağızdan ve burundan gelen hava sesinden ve ağız-burundan gelen havanın neminden-sıcaklığından anlaşılır. Bu amaçla kişinin göğüs kafesine bakılır (bak), ilk yardımcı yanağını kazazedenin ağzına ve burnuna yaklaştırır, nefes sesini ve sıcaklığını- nemini hissetmeye çalışır (dinle ve hisset). Bu yönteme BAK-DİNLE-HİSSET yöntemi adı verilir. Bu yöntemle kişilerde solunum olup olmadığı en az 10 saniye kontrol edilmelidir.
Olay Yeri, Hasta/Yaralı Değerlendirmesi
İlk yardımın temel uygulamalarını da (koruma-bildirme- kurtarma) düşündüğümüzde hangi olay tipi ile karşılaşırsak karşılaşalım öncelikli olarak yapılması gereken koruma ilkesinin sağlanmasıdır.
Bu aşamada;
• Yaralanmanın/hastalığın ciddiyetinin ve düzeyinin belirlenmesi, • İlk yardım önceliklerinin tespit edilmesi, • İlk yardım yönteminin belirlenmesi, • Güvenli ve etkin bir müdahale ortamının tespit edilmesi gerekir.
İlk yardımcı öncelikle kendisinin, daha sonra olay yerinin güvenliğini sağladıktan sonra yaralının güvenliğini sağlar ve yaralının ilk olarak bilincini kontrol eder.
Bilinç kontrolünde ilk aşama hasta ya da yaralıya yaklaşırken ona seslenerek nasıl olduğunu sormaktır. Eğer sözel uyarınıza cevap vermezse bu kez yetişkinlerde ve çocuklarda omuz başlarından; bebeklerde ise ayak tabanından bilinç kontrolü gerçekleştirilir. Herhangi bir şekilde sizin vermiş olduğunuz uyarıya tepki (konuşma, kafa sallama, göz kırpma, el kaldırma, vb.) veriyorsa bilinci açık kabul edilir. Eğer tepki vermiyorsa bilinci kapalı olarak kabul edilir. Bilinci kapalı kişilerde ister yetişkin ister çocuk ister bebek fark etmez yanımızda birisi varsa 112 acil servis aranması istenir yani 112 arattırılır. Daha sonra bilinci kapalı kişi sırtüstü sert bir zemine yatırılır. Kişinin özellikle boyun bölgesinde sıkan kıyafetleri varsa onlar gevşetilir. İlk yardımın sırasıyla A- B-C işlemlerine geçilir.
A: Airway (Havayolunun kontrol edilmesi): Havayolun kontrol edilmesi hava yolu açıklığının sağlanmasıdır. Sırtüstü sert bir zemine yatırılan hasta ya da yaralının ağız içi kontrol edilir ve ağzının içinde yabancı bir cisim varsa çıkartılır. Ağzının içinde bir cisim yoksa ya da cisim
çıkartılmışsa bu kez kişinin dil kökünün geriye düşerek soluk borusunu kapatmasını engellemek için kişiye baş çene pozisyonu verilir. Baş çene pozisyonu verilirken ilk yardımcının bir eli yaralının alnında bir eli çenesinde 90 derece olacak şekilde baş geri çene ileri ittirilir. Bu şekilde hava yolu açıklığı sağlanmış olur.
B: Breathing (Solunumun değerlendirilmesi): Bilinci kapalı kişilerin ağız içini kontrol edip baş çene pozisyonu verdikten sonra solunum olup olmadığı yani nefes alıp almadığı kontrol edilir. Böylece BAK-DİNLE-HİSSET aracılığıyla kişinin soluk alıp almadığı en az 10 saniye kontrol edilir. Solunum varsa dolaşım varlığı kontrolüne geçilir. Solunum yoksa derhal temel yaşam desteğine (kalp masajı ve suni solunum) geçilmelidir.
C: Circulation (Dolaşımın Değerlendirilmesi): Dolaşımın varlığı kalbin her atımında atardamara yapmış olduğu baskıdan yani nabızdan anlaşılabilir. Nabız kontrolü en az 3 parmakla 5 saniye boyunca yapılmalıdır. Nabız sesinin varlığı, yokluğu, şiddeti ve sayısı ilkyardımın ileriki aşamaları için önemlidir. Nabız alınamıyorsa dolaşım sistemi durmuş demektir ve derhal temel yaşam desteğine geçilmelidir.
Birincil ve İkincil Değerlendirme
Birincil değerlendirme hasta ya da yaralının yaşayıp/yaşamadığını kontrol etmek için gerçekleştirilir. Temel işlemler koruma ilkesi, bilinç kontrolü ve ABC uygulamalarıdır.
İkincil değerlendirme en az birinci değerlendirme kadar önemlidir. Çünkü ikinci değerlendirme sırasında elde edilen bulgular 112 acil servis beklenirken hasta ya da yaralıya hangi pozisyonun verilmesi gerektiği hakkında bilgi verecektir.
İlk yardım uygulamalarında temelde 3 pozisyon bulunur. Koma, şok ve yarı oturur. Yarı oturur pozisyon özellikle kişilerin göğüs bölgesinde bir ağrı varsa, kalp krizi belirtileri varsa, göğüs bölgesi yaralanmalarında ve solunum ile ilgili problemlerde verilmesi gereken pozisyondur. Şok pozisyonu ise özellikle bayılma, kanama ve şok bulgularında (beden renginin solması, beden ısısının düşmesi, nabzın hızlanması, solunumun hızlanması, vb.) verilir. Şok pozisyonunda kişi sırtüstü yatırılır, ayakları 30 cm yukarı kaldırılır, beden ısısı dengesini korumak için kişinin üstü örtülür. Koma pozisyonu ise basitçe yarı yan yatar pozisyondur. Eğer kişilere şok ya da yarı oturur pozisyon vermek gerekmiyorsa geri kalan kişilere koma pozisyonu verilir.
Temel Yaşam Desteği
Hayati öneme sahip dolaşım ve solunum sisteminin durmasında ya da fonksiyonlarında azalmasında başta beyin olmak üzere birçok organ hasar görür. Bu sistemler ne kadar erken tekrar çalışmaya başlarsa ya da dışarıdan yapılacak kalp masajı ve suni solunumla fonksiyonları sürdürülürse kişilerin yaşadıkları olumsuz durumdan o kadar az hasar görmeleri sağlanacaktır. Temel yaşam
desteği duran kalbi tekrar çalıştırmak ya da fonksiyonunu sürdürmek için yapılan KALP MASAJI ile duran solunumu tekrar geri getirmek için yapılan SUNİ SOLUNUMU içerir.
Yetişkinlerde temel yaşam desteğine kalp masajı ile başlanır. Kalp masajı yapacağımız nokta tespit edilirken iki elimiz kullanılır. Bir el göğüs kemiğinin (halk arasında iman tahtası) bir ucuna diğer elimizi diğer alt ucuna parmaklarımızı 2 eşit C harfi yapacak yerleştirilir. Altta kalan C bölgesine bir elin tabanı parmaklar göğüs bölgesine değmeyecek şekilde yerleştirilir. Diğer elin tabanını da bu elin üzerine konur. Dakikada 100 olacak şekilde eşit bir tempoyla sayarak (1v 2v 3v …..11,12,13,….,29,30) 30 kez iki elle dirsekleri bükmeden dik bir şekilde kalp masajı yapılır. 30 basıdan sonra hâlâ kendine gelmediyse bu kez suni solunuma geçilir. Yaralının baş çene pozisyonu düzeltilir, burun delikleri kapatılır ve ağız içine 2 kez suni solunumla hava verilir. Bu şekilde 112 acil servis olay yerine gelinceye kadar ya da kişi kendine gelinceye kadar temel yaşam desteğine devam edilir.
Çocuklarda temel yaşam desteğine uygulamada kalp masajı yerine 2 suni solunum/kurtarıcı soluk ile başlanır. Çocuğun burnu kapatılır, 2 kez hava verilir. Halen kendine gelmezse bu kez yetişkinlerde olduğu gibi kalp masajı noktası 2 C yaparak alttaki C noktasına bir elin tabanı yerleştirilerek tespit edilir. Yine dakikada 100 olacak şekilde, ancak tek elle, 30 kez bası yapılır. Çocuk halen kendine gelmezse 2 suni solunum / 30 kalp masajı 5 tur yapılır. 5 tur yapıldıktan sonra ilkyardımcı yalnız ise yani 112 acil servisi bilinç kontrolünden sonra arattıramamışsa bu kez kendisi arar. Aradıktan sonra 112 acil servis olay yerine gelinceye kadar ya da çocuk kendine gelinceye kadar temel yaşam desteğine devam edilir.
Bebeklerde yetişkinlerden farklı olarak çocuklarda olduğu gibi temel yaşam desteğine 2 suni solunum/kurtarıcı soluk ile başlanır. İlk yardımcının bebeğin ağzı ve burnunu ağzının içine alacak şekilde ağzının içine alarak, 2 kez ağzının içindeki hava kadar “püf ” şeklinde hava verir. Eğer yetişkin ya da çocuklardaki kadar hava verilirse bebeğin ciğerleri patlayabilir. Bebek halen kendine gelmezse kalp masajına geçilir. Bebeklerde kalp bası noktası 2 meme başı hizası orta noktasıdır. Bu nokta tespit edildikten sonra yine dakikada 100 olacak şekilde, ancak 2 parmakla, 30 kez bası yapılır. Bebek halen kendine gelmezse 2 suni solunum / 30 kalp masajı 5 tur yapılır. 5 tur yapıldıktan sonra ilkyardımcı yalnız ise yani 112 acil servisi bilinç kontrolünden sonra arattıramamışsa bu kez kendisi arar. Aradıktan sonra 112 acil servis olay yerine gelinceye kadar ya da bebek kendine gelinceye kadar temel yaşam desteğine devam edilir.
Hava yolu tıkanıklıklarında ilk yardım: Solunum yolu tam tıkanmış kişinin bilinci açık ve ayakta duruyorsa ilk yardımcı hemen kişinin arkasına geçer, yaralının göğüs kafesi üzerinden uzatarak yaralıyı koltuk altından kavrar ve yaralının düşmesini engelleyecek şekilde tutarak diğer
eliyle 5 kez kürek kemikleri arasına elin tabanı ile aşağıdan yukarı doğru süpürür tarzda vurur. Cisim halâ çıkmamışsa bir elini yumruk yaparak, baş parmak ekleminin sivri noktasını göğüs kemiğinin bittiği bölgeye yerleştirir ve diğer elle kendi elini sıkıca kavrar. 5 kez kuvvetle arkaya ve yukarı doğru baskı uygulaması yapılır. Cisim çıkarsa işlem sonlandırılır. Bu şekilde 5 kez sırta baskı 5 kez karna baskı (heimlich manevrası) yapılarak işleme devam edilir. Cisim çıkmazsa ve kişi tamamen morarıp bilincini kaybetmişse temel yaşam desteğine geçilir.
Kanamalarda ve Yaralanmalarda İlk Yardım
Herhangi bir nedenden dolayı kanın damar dışına çıkmasına kanama denir. Kanamalar damar tipine göre (atardamar, toplardamar ve kılcal damar kanaması) ve görünürlüğüne göre (iç ve dış kanama) şeklinde sınıflandırılır. Hangi tip kanama olursa olsun bir kişi toplamda var olan kan miktarının % 10 ve üzerini kaybediyorsa kişinin yaşamı tehlikeye girer. Kanama tipine bakılmaksızın tüm kanamaların bir an önce durdurulması gerekir.
Dış kanamalara müdahale şeklimiz temel olarak temel ilk yardım uygulamalarına uyularak sırasıyla 3 aşamada gerçekleşir:
• Kanayan bölgeye baskı yapmak • En yakın bası noktasına baskı uygulamak • Kanayan bölgeyi kalp seviyesi üzerine kaldırmak
İç kanamalar ise gözle görülemeyen ve tespiti zor kanamalar olduğu için oldukça tehlikelidir. İlk yardımcı bir kişide iç kanama olup olmadığını en iyi ikinci değerlendirme sırasında elde edeceği bulgulardan tespit edebilir ya da şüphelenebilir. İç kanama geçiren bir kişide birinci değerlendirme sonrası yapılan ikinci değerlendirme sırasında şu bulgular elde edilebilir.
• Nabız sayısı artar ancak nabız kuvveti/sesi derinden gelir • Solunum sayısı artar • Beden ısısı düşer • Beden rengi soluklaşır • Görünürde travma ya da düşmeye bağlı olarak iç kanama belirtisi
İç kanama şüphesi olan bir yaralıya asla yiyecek ve içecek verilmez. Mümkün olduğunca ya da bir zorunluluk yoksa hasta ya da yaralı hareket ettirilmez. 112 tıbbi yardım beklenirken yaralının 3-5 dakikada bir ABC değerlendirmesi yapılmalıdır.
Isı Değişikliklerinde ve Zehirlenmelerde İlk Yardım
Yanıklar bedende ateş, buhar, sıcak su, buz, çok soğuk havada uzun süre kalma, güneş ışınları, elektrik, kimyasal maddeler ve radyasyon gibi etkenlerle temas neticesinde meydana gelen doku hasarıdır.
Birinci derece yanıklarda derinin sadece en üst tabakası etkilenmiştir.
İkinci derece yanıklar ise sıcak etmenine uzun süre maruz kalma sonucu oluşur.
Üçüncü derece yanıklar ise derinin tüm tabakalarının etkilendiği elektrik çarpması, kimyasal madde ile temas, kaynamış su dökülmesi, alevle doğrudan temas, çok şiddetli sürtünmeler sonucu ortaya çıkan yanıklardır. Bedende yayılımı yüksek olursa kişinin sıvı kaybına ve enfeksiyona bağlı ölümüne bile yol açabilir. Bu nedenle en ciddi ve tehlikeli yanıklardır.
Bedene deri, kan, solunum ya da sindirim yolu ile girerek bölgesel ya da sistemik olarak hasara hatta ölüme yol açan maddelere zehir, bu olaya da zehirlenme adı verilir. Zehirlenmelerde ilk yardım müdahalesi sırasında ilk yardımcı koruma ilkesini gerçekleştirdikten sonra birincil değerlendirmeyi ve ikincil değerlendirmeyi yaparak kişinin durumunu anlamaya çalışır. Hastanın paniği giderilir. Zehirlenmeye neden olan madde en kısa sürede kişiden uzaklaştırılır.
Solunum yoluyla meydana gelen zehirlenmeler (zehirli gazlar, karbonmonoksit, duman gibi) baş ağrısı, mide bulantısı, göğüs ağrısı, bulantı kusma, bilinç bozukluğuna yol açabilir. Eğer ilk yardımcı karbon monoksit ya da benzer zehirli bir gaz olan ortama girdiğinde kendisi de bu durumdan zarar görebilir, hatta yaşamını kaybedebilir. Gerekli güvenlik ortamı sağlanmalı ve gerekli koruyucu ekipmanla müdahale edilmelidir. Yaralı daha güvenilir, zehirli gazın olmadığı oksijence zengin bir ortama alınmalıdır. Zehirli gazın kaynağı tespit edilmeli ve bu kaynak kapatılmalıdır. Kişi başka bir ortama alınamıyorsa bulunduğu alan havalandırılmalıdır. Hasta ya da yaralıya ulaşıldığında bilinç kontrolü, ABC değerlendirmesi, solunum yoksa derhal temel yaşam desteğine geçilmelidir.
İlk Yardım Gerektiren Diğer Acil Durumlar
Bayılan bir kişi ile karşılaşıldığında ilk yardımcı koruma ilkesini gerçekleştirdikten sonra kişinin yanına gelerek bilincini kontrol eder. Bilinci kapalı ise yanında birisi varsa 112 acil servisi arattırır. Hasta ya da yaralıyı sırtüstü sert bir zemine yatırarak ağız içini kontrol eder. Baş çene pozisyonu vererek bak-dinle-hisset yönetimi ile 10 saniye solunuma bakar. Solunum varsa en az 3 parmakla 5 saniye boyunca yetişkinlerde ve çocuklarda boyun şah damarından; bebeklerde ise dirsek üstü kol atardamarından nabız olup olmadığını kontrol eder. Nabız da var ise ikinci değerlendirmeye yani baştan ayağa kontrol aşamasına geçilir. Hasta ya da yaralının ayakları 30 cm yukarı kaldırılarak beyne giden kan akımı arttırılır. Bedeni soğuksa üzeri örtülür.
Komada bayılmadan farklı olarak yutkunma ve öksürme gibi refleksler ortadan kalkar, kişi idrarını tutamaz. Özellikle şiddetli kafa travmaları, zehirlenmeler, uyuşturucu ve uyutucu madde kullanımı ve çeşitli kronik ya da ateşli hastalıklara bağlı olarak koma gelişebilir.
Havale sırasında normalin dışında anormal uyarılar ve tepkiler oluşur. İstemsiz kas kasılmaları en belirgin tepkilerdendir. Havaleye sebep olan başlıca durumlar kafa travmaları, uyuşturucu-uyarıcı maddelerin kullanılması, zehirlenme, çeşitli viral hastalıklar, sistemsel bozukluklar, aşırı yüksek ya da düşük beden ısısıdır.
Kriz anında sara hastasında istemsiz aşırı kas kasılması gerçekleşir. Parmaklarını sıkıca sıkar, çenesini kitler, sağa sola yumruk savurur, yerde çırpınır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ilk yardımcı kendisinin ve özellikle yaralının güvenliğini sağlamalıdır. Kafasını sağa sola çarpmasını engelleyici tedbirler almalıdır. Önemli olan bu kriz anında kişinin kendisine ve çevresine zarar vermesini engellemektir.
Kalp krizi sırasında ya da öncesinde sol kol ve omuz bölgesinden kalbe doğru bir ağrı, kolda hissizlik duygusu oluşabilir. Eğer bir kişi size göğüs bölgesinde ağrısı olduğunu belirtiyorsa mutlaka 112 acil servis aranmalı, 112 acil servis beklenirken kişi havadar bir ortama alınmalı, sıkan kıyafetleri gevşetilmeli, kişiye yarı oturur pozisyon verilmeli, varsa kişinin aldığı ilaçlar kişinin bilinci açıksa ve içebilecek durumda ise almasına yardımcı olunmalıdır.
Trafik Kazaları ve Araç İçerisinden Kişileri Çıkarma
İlk yardımda genel bir kural vardır. Hasta ya da yaralıya bulunduğu yerde müdahale etmek gerekir. Hasta ya da yaralı mümkün olduğunca hareket ettirilmez. Çünkü bir kişiyi yerinden hareket ettirmek, ne kadar düzgün yapılırsa yapılsın, kişiye az da olsa zarar verecektir. Taşıma tekniklerinde önemli olan, hasta ya da yaralıya hasar vermemek ya da mümkün olan en az hasarı sağlamaktır.