AÖF Soru Bankası
İKY104U · Ünite 1

Endüstri 4.0 ve Değişimi Yönetmek

İnsan Kaynaklarında Güncel Yaklaşımlar dersi, ünite 1 özeti

İKY104U-İNSAN KAYNAKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Ünite 1: Endüstri 4.0 ve Değişimi Yönetmek

Giriş

Günümüzde endüstriyel üretim, küresel rekabet ve üretimin sürekli değişen pazar taleplerine hızlı bir şekilde cevap verme gereksiniminden kaynaklanmaktadır. Endüstri 4.0, iş ve üretim süreçlerinin entegrasyonunun yanı sıra şirketin değer zincirindeki tüm aktörlerin (tedarikçiler ve müşteriler) entegrasyonuna dayanan bir yaklaşımdır. Endüstri 4.0’dan önce, imalat alanında paradigmanın değişmesine yol açan önceki üç sanayi devriminin temellerini sırasıyla su ve buhar gücü ile mekanizasyon, montaj hatlarında seri üretim ve bilgi teknolojisini kullanarak otomasyon oluşturmaktaydı. Endüstri 4.0 ise imalat sektörünün neredeyse tüm imalat bileşenlerinin, ürünlerinin ve ekipmanlarının yerleşik algılama cihazları ile dijitalleşmesini sağlayan bir sistemdir. Sistemin her yerindeki ilgili verilerin, dijital verilerin ve fiziksel nesnelerin kaynaşması ve yapılan analiz, dünyadaki her sanayi sektörünü önceki üç sanayi devrimine göre çok daha hızlı ve daha büyük bir etki gösterecek şekilde dönüştürme yeteneğine sahiptir. Endüstri 4.0 kapsamında üretimin daha verimli ve daha az maliyetli hale gelmesi amaçlanır ve bu kolay bilgi alışverişi ve birlikte çalışabilirlikte eşzamanlı ve akıllı davranan imalat ürünlerinin ve makinelerinin entegre kontrolü ile sağlanır.

Günümüzde endüstriyel sistemler, kaynak verimliliği, pazara daha az zaman harcanması, kişiselleştirilmiş ürünlerin üretimi ve sistem altyapı elemanlarının birbirine bağlanması gibi zorluklarla karşı karşıyadır. Her bir sanayi sisteminin ve her bir sanayi devriminin amacı verimliliği arttırmaktır. Bu zorlukların yanı sıra endüstriyel değer oluşturma sürdürülebilirliğe yönelik olmalıdır ve bu şu anda Endüstri 4.0 olarak adlandırılan sanayileşmenin dördüncü aşamasına doğru gelişme ile şekillenmektedir.

Endüstri 4.0, otomasyonun zorluklarını çözebilecek akıllı makinelerden oluşur. Hibrit sistemler, fiziksel varlıkları ve dijital ağları Nesnelerin İnterneti (IoT) üzerinden bağlamanın yanı sıra üretim ve bakım için tahmini analiz araçlarından oluşur.

Diğer taraftan günümüzde toplumlar sürekli ve hızlı bir değişim ile karakterizedir. Bunun anlamı günümüzde başarılı işlerin yönetimin hızlı ve ileri yönlü değişimi denetleme ve adapte etme kapasitesine dayandığıdır. Bunun elde etmek için işletmelerin günümüzde kullandığı önemli araçlardan birisi değişim yönetimidir. Değişim yönetimi,

• değişken ve ani değişikliklerle başa çıkmak için yenilikçi stratejiler ve hızlı faaliyetlerle ilgilidir. • bir iş operasyonunda devam eden çevresel değişiklikler için bir organizasyon hazırlama ve uygulama faaliyeti olan sistematik bir eylemdir. • işletme operasyonlarının büyük bir kısmını planlamadan kontrole kadar ele alır. • yalnızca değiştirilmesi gereken yönetim yapısını geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda mevcut organizasyon sistemini değiştirerek ve

tamamlayarak verimliliği de en üst seviyeye çıkarır. • en iyi sonucu elde etmek için, her kuruluş üyesinin iş birliği içinde çalışması ve kapasitelerini en üst düzeye çıkarması önemlidir.

Bu süreçler sayesinde, müşteri memnuniyeti iyi bir imaj ile yapılabilir. Bunun yanında organizasyonda değişim konusunda insanlar pasif, aktif, inatçı veya ilgisiz reaksiyonlar gösterebilir. Burada dikkat edilmesi gereken diğer unsur, iyi bir lidere sahip olmak kadar değişimin güçlü bir ortaklık ile yürütülmesidir. Değişim Yönetimi’nin bilgi teknolojisi ve mühendislik yönü, organizasyondaki sistemi izlemeye devam eden sistematik bir yaklaşımı dikkate almaktadır.

Herhangi bir büyük değişiklikte olduğu gibi, Endüstri 4.0’a geçişte de belirsizlikler söz konusu olacaktır. Her organizasyon gelecekte kendini projelendirmek ve güvenle yüzleşmek için açık bir vizyona ihtiyaç duymaktadır. Ayrıntılı bir program hazırlamak, onlara bunu başarmak için gerekli çevikliği verecektir. Planlama yapmak dijital dönüşümün amaçlarını gözden geçirme fırsatı sağlayacaktır. Bu amaçların belirtilmesi, karar verme sürecine dahil olacağını düşünen çalışanların bağlılığı üzerinde de olumlu etkiler yapacaktır. Endüstri 4.0’a geçişte üstesinden gelinmesi gereken en zor engellerden biri insan faktörüdür. Bu amaçla, değişim yönetimi bu engellerin aşılmasında kullanılacak en önemli araçlardan birisi olacaktır.

Endüstri 4.0

Endüstri 4.0’a kadarki süreçte, robotlaşma ve otomasyon gibi güç üreten teknolojiler uzun zamandır kullanılmaktaydı. Endüstri 4.0 ile endüstriyel ürünler ve süreçlerin akıllı ağ oluşturması gündeme gelmektedir. Endüstri 4.0 teknolojilerini kullanan şirketlerin verimlilik ve büyüme potansiyelleri gözden geçirildiğinde ana etkisinin gömülü sistemler, akıllı fabrikalar, güçlü ağlar, bulut bilişim ve BT (Bilgi Teknolojisi) güvenliği teknolojilerinden geldiği görülmektedir. Böyle bir dönüşüm, tahmin araçlarının kullanılmasını gerektirir, böylece veriler belirsizlikleri açıklamak ve daha bilinçli kararlar vermek için sistematik olarak bilgiye dönüştürülebilir. Endüstri 4.0 yeni, oldukça geniş bir anlayışı kapsayan ve değer zincirinin organizasyonu ile ilgili yeni teknolojileri ve kavramları içeren endüstrinin gerçek dijitalleşmesidir.

Endüstri 4.0, Siber Fiziksel Sistem’in (CPS) fiziksel süreçleri izlediği, sanal dünyadaki fiziksel dünyayı haritaladığı ve operasyonel karar almayı (otonom makineler) merkezsizleştirdiği anlamına gelen modüler olarak yapılandırılmış bir akıllı fabrika meydana getirir.

Endüstri 4.0, iş ve üretim süreçlerinin entegrasyonunun yanı sıra şirketin değer zincirindeki tüm aktörlerin (tedarikçiler ve müşteriler) entegrasyonuna dayanan bir yaklaşımdır. Bu gereksinimlerin teknik yönleri, CPS ve IoT genel kavramlarının endüstriyel üretim sistemlerine uygulanmasıyla ele alınmaktadır. Bu nedenle Endüstri 4.0


“yürütme sistemi” siber fiziksel sistem yapı taşlarının bağlantılarına dayanmaktadır.

Önemli hususlardan biri de süreçlerden, makinelerden ve ürünlerden toplanan büyük miktarda verinin işlenmesidir. Genellikle veriler bir bulut depolama alanında depolanır. Bu veriler, ‘ham’ verilerden faydalı bilgilere ve son olarak da uyarlanabilir ve sürekli kendi kendini optimize eden endüstriyel üretim sürecini destekleyen somut eylemlere götüren kapsamlı hesaplama gerektirir.

Endüstri 4.0 tedarikçileri, üreticileri ve müşterileri sanal, dikey ve yatay olarak entegre bir değer zincirinde organize eder, bu yüzden tedarikçi olan her firmanın da konumlarını kaybetmemek ve müşterisinin ağına tam olarak entegre olmak için uygun teknolojileri bünyesinde bulundurması gerekir. Endüstri 4.0 ayrıca ürün tasarımı, ürün geliştirme ve veri güvenliği benzeri tamamen yeni değer yaratan iş alanları oluşturmaktadır.

Endüstri 4.0’ı Destekleyen Bilgi Teknolojileri

Günümüz modern üretim sistemlerinin kullanmış olduğu bilgi teknolojilerinin önemli bir kısmı Endüstri 4.0’a destek olmaktadır. Bu teknolojiler piramid şeklinde gösterilir ise en alt seviyede üretim alanında gördüğünüz cihazlar, aktüatörler ve sensörler bulunmaktadır. Bir sonraki seviyeye olan kontrol seviyesinde Programlanabilir Mantıksal Denetleyiciler (PLC) ve Oransal-Türevsel-İntegral Denetleyiciler (PAC) devreye girmektedir. Kontrol seviyesi, bu cihazları gerçekte fiziksel işi yapan alan seviyesindeki cihazları kontrol etmek ve “çalıştırmak” için kullanır. Bir PAC genellikle PLC’ye entegredir Piramidin üçüncü seviyesi denetim seviyesidir ve önceki seviyenin PLC’leri kullandığı durumlarda, bu seviye Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama (SCADA) kullanır. SCADA denetleyici kontrol ve veri toplama içindir. SCADA temel olarak verilere ve kontrol sistemlerine tek bir konumdan erişmek için kullanılan önceki düzeylerin birleşimidir. Piramidin dördüncü seviyesine yönetim seviyesi denir. Bu seviye, Üretim Yürütme Sistemi (MES) olarak bilinen bir bilgisayar yönetim sistemini veya üretim yürütme sistemini kullanır. MES, bir tesisteki veya fabrikadaki tüm üretim sürecini hammaddeden bitmiş ürüne kadar izler. Piramidin üstü, kurumsal seviye olarak adlandırılır. Bu seviye, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) veya kurumsal kaynak planlaması olarak bilinen şirketlerin entegre yönetim sistemini kullanır. Burası bir şirketin, üst yönetiminin faaliyetlerini görebildiği ve kontrol edebildiği yerdir. ERP genellikle bir şirketin içinde olup biten her şeyi görebilen farklı bilgisayar uygulamaları paketidir. ERP herkesi aynı platformda tutarak şirket içinde verimliliği ve şeffaflığı artırır.

Fonksiyonların çoğunun merkezi olmayan dağıtılmış MES çözümünün, yeniden yapılandırılabilir üretim sistemleri için daha uygun olması beklenmektedir. Yeniden yapılandırılabilir sistemlerin tam desteği için, kullanılan tüm elemanlar arasında sürekli bir bilgi akışı (dikey ve yatay entegrasyon) olmalıdır.

Endüstriyel Devrimler

Birinci Sanayi Devrimi (1765) (Mekanik üretim, buhar ve su gücü ile çalışan ekipmanlar): Birinci Sanayi Devrimi 18. yüzyılda su ve buharla çalışan ekipman üretimi etrafında odaklanan mekanik devrimdir. İlk mekanik tezgahlar 1784 yılında piyasaya sürülmüştür. Manuel işten ilk üretim süreçlerine geçişi getirmiştir. Buhar gücünün endüstriyel amaçlar için kullanılması, insan verimliliğini artırmak için en büyük atılım olmuştur.

İkinci Sanayi Devrimi (1870) (Seri üretim, montaj hatları, elektrik enerjisi): Seri üretim, iş bölümü ve elektrik enerjisi kullanımı ile sağlanmıştır. Bu devrimin sonucu, tam potansiyeline ulaşan içten yanmalı motorun geliştirilmesi olmuştur. İkinci sanayi devriminin diğer önemli noktaları çelik talebi, kimyasal sentez ve telgraf/telefon gibi iletişim yöntemlerinin geliştirilmesidir.

Üçüncü Sanayi Devrimi (1969) (Elektronik ve IT kullanan otomatikleşmiş üretim: Mikro denetleyicilerin ve Bilgi Teknolojisi otomasyon üretiminin gelişiyle ve internetin piyasaya sürülmesiyle meydana gelmiştir. Sonuç olarak elektronik, telekomünikasyon ve bilgisayarların yükselişini ortaya çıkarmıştır. Yeni teknolojiler sayesinde, üçüncü sanayi devrimi uzay keşiflerinin, araştırmaların ve biyo-teknolojinin gelişimini sağlanmıştır. İki büyük buluş olan Programlanabilir Mantık Denetleyicileri (PLC’ler) ve Robotlar, endüstriyel dünyada yüksek düzey otomasyon çağına yol açmıştır.

Dördüncü Sanayi Devrimi (Günümüz) (IoT, bulut bilişim ve büyük veri ile birleştirilmiş akıllı üretim): Günümüzde uygulanan Dördüncü Sanayi Devrimi, insanların siber dünyayla buluştuğu yer olmasından dolayı Üçüncü Sanayi Devrimi’nden ayırt edilebilir. Her şey entegre, özelleştirilmiş, akıllı ve otomatik hale gelir. Halihazırda bilgisayar teknolojisine sahip üretim sistemleri bir ağ bağlantısı ile genişletilmekte ve deyim yerindeyse internet üzerinde dijital bir ikizi bulunmaktadır. Üretim sistemlerinin, bileşenlerin ve insanların bir ağ üzerinden iletişim kurdukları ve üretimin neredeyse özerk olduğu akıllı fabrikalara yol açmıştır. Endüstriyel üretim sistemleri için bu yeni teknolojiyi kullanmanın sonucu, klasik hiyerarşik otomasyon sistemlerinin kendi kendini düzenleyen siber fiziksel üretim sistemine dönüştürülmesiyle esnek, seri ve özel üretim ile üretim miktarında esnekliğin sağlanmasıdır.

Endüstri 4.0’ın 4 İlkesi

İlke 1-Birlikte Çalışabilirlik: Endüstri bileşenlerinin (makineler, cihazlar, sensörler ve insanlar gibi) Her Şeyin İnterneti (IoE) ile bağlantı kurma ve oluşturmaya yardımcı olma yeteneğini tanımlar. IoE’nin önemli bir bileşeni, akıllı fabrikaları oluşturan unsurları birbirine bağlamak için çalışan Nesnelerin İnternetidir (IoT).

İlke 2-Bilgi Şeffaflığı: Akıllı fabrikaların, karmaşık sensör verilerinin kullanılması yoluyla beslenen dijital tesis modellerinde, fiziksel dünyanın sanal bir kopyasını oluşturma yeteneğini tanımlar. Şeffaflığın elde edilmesi


için, elde edilen bilgilerin tüm IoE katılımcıları tarafından erişilebilir olması gerekir. Kritik görev süreçleri söz konusu olduğunda, gerçek zamanlı erişim çok önemlidir.

İlke 3-Teknik Destek: Giderek karmaşıklaşan tasarımların kontrolünün içinde kalmak için, insanlar veri toplayan ve bunu katılımcıya açık ve bilgilendirici bir şekilde sunan akıllı sistemlerden teknik yardıma ihtiyaç duyarlar.

İlke 4-Merkezî Olmayan Kararlar: Kararların Sanayi 4.0’ın akıllı fabrikaları içinde yer alma yeteneğini tanımlar. Her siber-fiziksel alt sistem bağımsız olarak karar verebilmeli ve özel işlevlerine devam edebilmelidir. Merkezî olmayan karar verme yeteneği, IoE’nin tanımlanabilir her bir bölümünün, gerekli görevlerini yerine getirmede özerk bir ajan olarak hareket etmesine olanak tanır.

Endüstri 4.0’ın Teknolojileri

Siber Fiziksel Sistemler (CPS) fiziksel varlıkları ve hesaplama yetenekleri arasında birbirine bağlı sistemleri yönetmek için dönüştürücü teknolojiler olarak tanımlanmaktadır.

Otomatik Robotlar verimliliği maksimuma çıkarmak, dolayısıyla kârı maksimuma çıkarmak amacıyla otomasyon üretim süreçlerinin bir kısmına veya tümüne uyarlanmalıdır. Robotik veya yapay zekâ yoluyla otomasyon, Endüstri 4.0 için optimize edilmiş bir tesiste gerçekleşen bağlantı ve iletişim ile mümkün olacaktır.

Simülasyon operatörlerin fiziksel değişimden önce sanal dünyadaki bir sonraki ürün için makine ayarlarını test etmelerini ve optimize etmelerini sağlayacak, böylece makine kurulum sürelerini azaltacak ve kaliteyi artıracaktır.

Siber Güvenlik: Endüstri 4.0 ile gelen artan bağlantı ve standart iletişim protokollerinin kullanımı ile kritik endüstriyel sistemleri ve üretim hatlarını siber güvenlik tehditlerinden koruma ihtiyacı önemli ölçüde artmaktadır. Üretim makineleri, bilgisayar sistemleri, veri analitiği, bulut ve IoT aracılığıyla bağlanan diğer tüm sistemler korunmalıdır.

Sistem Entegrasyonu: Birçok sistem kendi operasyonları içinde yüksek derecede otomatiktir, ancak diğer sistemlerle entegrasyon da gereklidir. Standartlar ve açık mimari hem işletmeye hem de müşteriye ve/veya son kullanıcıya kolay bilgi aktarımını destekler. Sistem içerisindeki entegrasyon yatay ve/veya dikey yönlü olabilir.

Nesnelerin İnterneti (IoT) üretim dünyasındaki veriler, makineler ve insanlar arasındaki bağlantı ve işbirliğini ifade eder. IoT, sensörleri, makineleri ve tüm verileri birbirine bağlı ve kesintisiz bir şekilde alır ve üretime uygular.

Akıllı Fabrikalar geniş bir ağda performansı kendi kendine optimize edebilen, gerçek veya neredeyse gerçek zamanlı olarak yeni koşullara kendi kendine uyum sağlayabilen ve bunlardan öğrenebilen, tüm üretim süreçlerini bağımsız olarak çalıştırabilen esnek bir sistemdir. Ayrıca benzer üretim sistemlerinin küresel bir

ağına ve hatta daha geniş bir şekilde dijital tedarik ağına bağlanabilirler.

Arttırılmış Gerçeklik insanların elektronik sistemlerle daha iyi bütünleşmesini ve etkileşime girmesini sağlamak için gerçek zamanlı bilgileri etkin bir şekilde sağlayarak kullanma olarak tanımlanabilir.

Bulut Bilişim: Çok miktarda veriyi fiziksel olarak depolamak için gereken çok fazla alana sahip değildir veya genellikle kullanmak istemezler. Bulut depolama ve hesaplamaya mutlak bir gereklilik vardır. Bulut depolama ayrıca tüm veri ve makine işletim sistemlerine uzaktan erişim ve izleme olanağı sunarak operasyonlara ve verimliliğe büyük bir görünürlük sağlar.

Katmanlı Üretim: Üretim firmaları çoğunlukla bireysel bileşenleri prototiplemek ve üretmek için kullandıkları 3 boyutlu yazıcı ile baskı gibi katkı üretimini benimsemeye başlamıştır. Endüstri 4.0 ile bu katkı üretim yöntemleri, karmaşık, hafif tasarımlar gibi yapısal avantajlar sunan küçük özelleştirilmiş ürün grupları üretmek için yaygın olarak kullanılacaktır.

Büyük Veri: Üretim işleminin her işlevselliği izlendiğinden ve veri ürettiğinden, gözden geçirilecek tonlarca veri bulunmaktadır. Büyük veri analiz sistemleri, verileri hızlı bir şekilde işlemek ve karar vericilere tüm üretim operasyonunda iyileştirmeler yapmak için ihtiyaç duydukları bilgileri vermede makine öğrenme ve yapay zekâ teknolojilerini kullanır.

Endüstri 4.0’da dijitalleşme yolu ile maliyet azaltma kaynakların verimli kullanımı ile gerçekleştirilebilir. Kaynak verimliliği beşeri sermayenin ve hammaddelerin verimli kullanımını da göz önünde bulundurur. Dijitalleşmenin bir özelliği, kaynaklar, hammaddeler ve ürünler arasındaki veri alışverişinde kullanılan temel mantığın akıllı ağlar olmasıdır. Bu ağların bir avantajı, tüm hammaddelerin ve ürünlerin zaman ve yer bakımından her yerde izlenebilmesi ve bulunabilmesidir. Özellikle Endüstri 4.0 kapsamındaki kaynak verimliliği, hammaddelerin verimli kullanımı, enerji tüketimi ve beşeri sermaye ile karakterizedir.

Değişim Yönetimi ve Endüstri 4.0’a Geçişteki Rolü

Değişim Yönetimi

Değişim yönetimi, karmaşık beceriler gerektiren bir yönetici etkinliğinin en zor kısmı olarak adlandırılır. Değişim yönetimi, geçtiğimiz yıllarda değişimin organizasyonlar üzerindeki etkilerini hafifletmeye yardımcı olmak için geliştirilen değişim yönetimi modelleri, süreçleri ve planları ile gelişmiştir. Örgütsel değişim, kurumların sürekli değişen ve rekabetçi iş ortamında rekabet edebilmeleri için gerekli bir kavram olarak görülmektedir. Ancak kuruluşun değişime aşina olmasına rağmen, uygulamadaki başarı nispeten nadirdir. Örgütsel değişim girişimlerindeki düşük başarı oranlarına rağmen, organizasyonlar örgütsel değişikliklere devam etmektedir.


İnsan kaynakları yönetimi müdahaleci stratejileri yoluyla daha yenilikçi değişim kaynaklarına yönelmeye çalışmaktadır. Bu stratejiler, gerekli değişikliklerin etkili bir şekilde uygulanmasını ve kuruluşun ve üyelerin hayatta kalmasını sağlamak için çalışanları çeken, geliştiren, motive eden ve elde tutan sistemler olarak tanımlanmıştır. Bu müdahaleci stratejiler aynı zamanda bir firmanın insan sermayesinin iş hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmasını sağlamak için tasarlanan ve uygulanan dahili tutarlı politikalar ve uygulamalar kümesi olarak da adlandırılır.

Örgütsel değişim yönetimi hem değişim ihtiyacını hem de değişebilme yeteneğini belirlemek için mevcut durumun sistematik bir teşhisi ile başlamalıdır. Değişimin amaçları, içeriği ve süreci, değişiklik yönetimi planının bir parçası olarak belirtilmelidir. Değişim yönetimi süreçleri, değişim kitleleri arasındaki iletişimi sağlamak için yaratıcı pazarlamanın yanı sıra liderliğin stilleri ve grup dinamikleri hakkında derin sosyal anlayış da içerebilir. Değişiklik başarısızlıklarından kaçınmak veya sorunlu değişiklik projelerini çözmek için finansal sonuçlar, operasyonel verimlilik, liderlik taahhüdü, iletişim etkinliği ve uygun stratejiler tasarlamak için algılanan değişiklik ihtiyacı gibi performans ölçütlerinden yararlanır.

İnsan kaynakları uzmanları daha fazla sorumluluk ve görev çeşitliliği, insan kaynakları bilgi sistemleri, çalışanlar ile yakın ilişkiler ve stratejik ortaklıkların oluşturulması nedenleriyle değişim yönetimine katılırlar.

Değişim Yönetimi Süreci

1. Nelerin Geliştirileceğini Belirleme: Çoğu değişiklik sistemi, neyin iyileştirileceğini bilmenin açıklık, kolaylık ve başarılı uygulama için sağlam bir temel oluşturduğunu; odak belirlemenin ve hedefleri netleştirmenin çok önemini kabul etmektedir. 2. Paydaşlara Sağlam Bir İş Örneği Sunmak: Spektrumun tamamında yüksek bir katılım olmalıdır. Farklı bileşenlerin katılım süreci zaman, sabır, iletişim içeren planlar gerektirir. 3. Değişikliği Planlama: Bu adım başlangıcı, alınacak rotayı ve hedefi tanımlayan yol haritasıdır. Kaldıraç edilecek kaynaklar, kapsam veya hedef ve maliyetler plana entegre edilmelidir. Planlamanın kritik bir unsuru projenin ölçülebilir hedefler, teşvikler, ölçümler ve net adımlarla özetlenmesini içeren çok adımlı bir süreç sağlamaktır. 4. Kaynak Sağlama ve Verileri Değerlendirmek için Kullanma: Planlama sürecinin bir parçası olarak, kaynak tanımlama ve fonlama çok önemli unsurlardır. Bunlar altyapı, ekipman ve yazılım sistemlerini içerebilir. 5. İletişim: İyi bir değişim yönetim planının tanımlanması, planlanması, işe alınması, yürütülmesi iyi iletişime bağlıdır.

6. Olumsuzluklar ile Riskleri İzleme ve Yönetme: Direnç, değişim yönetiminin çok normal bir parçasıdır. Çoğu direniş, bilinmeyene duyulan korku nedeniyle ortaya çıkar. Aynı zamanda, değişimle ilgili oldukça fazla risk (bağımlılıkları etkileme riski, yatırım getirilerinin geri dönüşü ve yeni bir şeye bütçe tahsis edilmesiyle ilişkili riskler) olduğu için de söz konusudur. 7. Başarıyı Kutlama: Dönüm noktası başarılarını tanımak ve onurlandırmak, projenin önemli bir parçasıdır. 8. İnceleme, Gözden Geçirme ve Sürekli İyileştirme: Değişim zor ve hatta acı verici olduğu kadar, aynı zamanda devam eden bir süreçtir. Bu süreç de yalnızca ölçüm ve analize olan bağlılık kadar önemlidir.

Endüstri 4.0’a Geçişte Değişim Yönetimi

Endüstri 4.0’ı başarıya dönüştürmek için, değişim ne kadar büyük veya küçük olursa olsun, işletmelerin geçişi yönetmek için temel önlemleri alması gerekir. Andy Cousssins (2020) Endüstri 4.0’a geçişte değişimi yönetmek için aşağıdaki 6 adımlı yaklaşımı önermiştir.

1. Gerçekçi olma 2. Paydaşları işe dahil etme 3. Konuşmaya devam etme 4. Sürekli eğitim ve desteği etkileyen faktörler 5. Acele etmemek 6. Düzenli incelemeler yapma

Tetikleyici unsurlar işletmenin içinde ve dışında ortaya çıkan herhangi bir düzensizlik baskısı anlamına gelir ve bu aktiviteler değişiklik gerektirir. Değişim yönetiminde tetikleyici kavramı temel olarak biri harici tetikleyiciler diğeri dahili tetikleyiciler olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Bunlar;

Örgütsel değişim için harici tetikleyici unsurlar: teknoloji gelişimi, yeni malzemelerde değişim ve gelişme, müşteri zevkinde ve gereksinimlerinde değişiklik, hükümet politikalarında ve mevzuatında değişiklik, ulusal ve küresel ekonomik durum, toplumsal ve kültürel değer değişimi, rakiplerin yenilikleri ve faaliyetleri

Örgütsel değişim için dahili tetikleyici unsurlar: üretim sürecinde gelişme ve yenilik, müşteri memnuniyetinin sağlanması için ürünler hakkında yeni fikirler, müşteri, tedarikçi ve pazara daha yakın ofise ve fabrikaya taşınma, yeni ürün ve hizmet tasarımı yeniliği yeni ve üst yönetim ekibinin atanması, yetersiz bilgi ve eğitim programları

Ünite 1 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç