HİT208U-HALKLA İLİŞKİLERDE GÜNCEL KAVRAMLAR II
Ünite 8: Uluslararası Halkla İlişkiler
Giriş
Günümüzde, kurumların üretim, insan kaynakları, finansman yönetimi, pazarlama ve kurumsal iletişim faaliyetleri küreselleşmekte ve uluslararasılaşmaktadır. Kurumlar faaliyetlerini kendi ülkelerinden uluslararası boyuta genişletmiş durumdadır. Böylece kurumlar giderek çok uluslu hâle gelmekte ve uluslararası bağlantılı paydaşlarla karşı karşıya kalmaktadır. Uluslararası alanda iletişim faaliyetlerinin yürütülmesinde ve halkla ilişkiler uygulamalarında da benzer biçimde uluslararası uygulamalara başvurulması kaçınılmazdır. Bu ünite kapsamında özel, kamu ya da sivil toplum kuruluşlarının küresel ya da uluslararası halka ilişkiler faaliyetleri ele alınmaktadır.
Uluslararası Halkla İlişkiler Kavramı ve Gelişimi
İş dünyasının küreselleşmesi, çok uluslu şirketlerin ortaya çıkışı, halkla ilişkiler alanında meydana gelen gelişmeleri tetiklemiştir. Halkla ilişkilerin küresel ya da uluslararası bağlamda temel gelişme nedenleri şunlardır:
• İletişim ve taşımacılık alanındaki gelişmeler • Çok uluslu kuruluşların ve dış ticaretin artması • Uluslararası anlaşma ve organizasyonların çoğalması
Halkla ilişkiler, halklarla ilişkiler kurma sürecidir. Halkla ilişkilerin stratejik yönetim işlevi, kurumsal karar vermede kamuların sesini duyurmasını ve yetkilendirmesini sağlar. Halkla ilişkiler yöneticileri, sorunlarını anlamak için stratejik kitleleri belirler ve onlarla iletişim kurar. Halkla ilişkileri stratejik açıdan ele aldığımızda uluslararası hedef kitle ya da paydaşlarla iletişim kurma süreci olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum uluslararası halkla ilişkileri bir uygulama bakış açısı ile değil bir hedef kitle ile iletişim kurma süreci olarak anlaşılmasını da sağlar. Küresel bağlamda kurum ile uluslararası kamuoyu arasındaki iletişim ve katılım önemli bir konu haline geldiği için küresel şirketler iletişimlerini yerel koşullara uyarlamaya çalışmaktadır. Halkla ilişkiler çalışmaları açısından yeni bir ülkede faaliyete geçmek isteyen kuruluşlar bazı sorunlarla karşı karşıya gelmektedir. Bunlar:
• Anlamın çoğu kez kültüre göre farklılaşması • Dilin çok ötesine geçen kültürel uygulamaları anlamak • Birçok farklı düzeyde asimetrik güç ilişkileri içinde çalışmak • Yasal konularda yerel ve ulusal hükümetlerle çatışma • Birçok dil ve medya sistemine sahip ülkelerde farkındalık yaratmaktır.
Bu sorunların üstesinden gelebilmek için küresel ya da uluslararası bağlamda halkla ilişkiler uygulamalarını etkileyecek faktörleri dikkate alarak hareket edilmesi gereklidir.
Uluslararası Halkla İlişkileri Etkileyen Faktörler
Sriramesh ve Vercic, çevresel değişkenleri halkla ilişkiler uygulamalarıyla ilişkilendirerek, küresel/uluslararası halkla ilişkileri açıklamaya çalışmıştır. Halkla ilişkiler uygulayıcıları tarafından bir ülkeye özgü halkla ilişkiler stratejileri tasarlamak için beş çevresel değişkenin kullanılabileceği öne sürülmüştür: Siyasi ideoloji, ekonomik sistem, aktivizm derecesi, kültür ve medya sistemi. Bu değişkenleri halkla ilişkilerle ilişkilendirmenin arkasındaki gerekçeleri üç faktörle açıklamaya çalışmışlardır: Bir ülkenin altyapısı, medya ortamı ve toplumsal kültürü.
Ülke Altyapısı
Üç altyapı bileşeninin uluslararası halkla ilişkilerin anahtarı olduğu ileri sürülmektedir: Bir ulusun siyasi sistemi, ekonomik gelişme düzeyi ve o ülkede yaygın olan aktivizm düzeyi. Bu değişkenler ülkenin altyapısı ile ilişkili olarak ele alınmaktadır. Stratejik halkla ilişkiler genellikle gelişmiş ülkelerde gelişmektedir, çünkü bir ekonomi ne kadar gelişmişse, organizasyonel aktörlerin sayısı o kadar fazla ve organizasyonlar arasındaki rekabet seviyesi o kadar yüksek olmaktadır. Bir ülkenin siyasi sistemi, o ülkedeki aktivizmin boyutu üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir, çünkü yalnızca çoğulcu toplumlar her türlü aktivizmi tolere edebilir.
Medya ile İlişkiler
Halkla ilişkiler uygulamaları açısından medya ile ilişkiler büyük önem taşımaktadır. Geleneksel medyanın yanı sıra yeni medya aracılığı ile sürdürülen dijital iletişim çalışmaları, küresel/uluslararası alanda medya ilişkileri için fırsat sağlasa da stratejik olarak yürütülmesini gerekli kılmaktadır. Uluslararası halkla ilişkiler çalışmalarında medya, ülke imajını yansıtması açısından kamuoyu algısı oluşturmada etkili bir araç olarak görülmektedir.
Toplumsal Kültür
İletişim kültürü etkiler ve ondan etkilenir. Ülkelerin siyasi sistemleri ve kültürleri tutarlı biçimde hareket ederler. Bu nedenle ülkelerde aktivizmin aldığı biçim farklı olabilir ve halkla ilişkiler uygulamaları bundan etkilenebilir.
Uluslararası Halkla İlişkilerde Kültürlerarası İletişimin Yeri
Kültür, dünyanın her yerinde halkla ilişkiler uygulamalarını etkilemektedir. Özellikle kriz iletişiminde ve sosyal sorumluluk uygulamalarında kültürel özellikleri anlamak önemli hale gelmiştir. Uluslararası halkla ilişkiler her zaman kültürlerarası halkla ilişkiler olarak anlaşılmalı ve iletişim süreçleri ülkeye özgü özellikler ve bağlamlarda ele alınmalıdır. Bu durumun üstesinden gelebilmek için halkla ilişkiler uygulamaları kültürel ve kültürlerarası çalışmalardan yararlanır.
Kültürlerarası İletişim Yaklaşımları
Uluslararası halkla ilişkilerde kültürlerarası iletişimin yerini inceleyen bazı kuramlar vardır:
Kültürel Boyutlar Kuramı
Geert Hofstede kültürü, içerdiği değerler sistemleri kapsamında ele almıştır. Güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, erillik-dişilik ve bireycilik kolektivizm olmak üzere dört temel boyut belirlemiş, sonrasında ise bu boyutların işyerinde iletişimi nasıl etkilediğini incelemiştir. Dört boyutun tamamı kültür ve halkla ilişkiler hakkında fikir vermesine rağmen, belirsizlikten kaçınma ve güç mesafesi boyutları en çok halkın krize tepkisini incelemek üzere ele alınan boyutlardır.
Güç mesafesi, farklı katmanların üyelerine farklı önem ve statü düzeyleri verildiği bir toplumun dikey katmanlaşmasını tanımlar. Daha düşük güç mesafesine sahip toplumlar, nispeten daha yüksek sosyal hareketliliğe sahip olma eğilimindedir ve bunun tersi de geçerlidir. Güç mesafesi daha yüksek olan toplumlar ayrıca daha otoriter örgütsel yapılara sahip olma eğilimindedir. Kolektivizm, bir kültürün üyelerinin bireye kolektiviteden daha fazla değer verme derecesini ifade eder. Kolektivist toplumlarda, çalışanlar, organizasyona daha fazla bağlılık gösterme ve bireysel başarılardan ziyade grup hedefleri açısından düşünme eğilimindedir. Bireyci kültürler, çalışanlar bireysel faydaları daha fazla düşünmektedir.
Erkeklik-kadınlık, bir toplumdaki rollerin cinsiyete dayalı olarak atanmasını ifade eder. Cinsiyetin kişinin kuruluştaki statüsünü belirlemede ne ölçüde rol oynadığı, örgütsel davranışın tüm yönlerini açıkça etkilediğini açıklar.
Belirsizlikten kaçınma, bir kültürün üyelerinin belirsizliğe ne ölçüde tahammül edip bunlarla başa çıkabileceğini ifade eder. İnsanlar, organizasyonlardaki belirsizlikle başa çıkmak için teknolojiyi, törenleri ve ritüelleri kullanırlar. Belirsizlikten kaçınmanın yüksek olduğu ülkelerde, çalışanların etik karar verme sürecini yönlendirmek için yazılı kurallara ihtiyaç duyduğunu anlaşılmıştır. Bu nedenle, belirsizlikten kaçınmanın anlaşılması, çok uluslu şirketlerin, yüksek belirsizlikten kaçınan ülkelerdeki çalışanları için yazılı etik kodların oluşturulmasına ve düşük düzeyde belirsizlikten kaçınan ülkelerdeki çalışanlar için gayri resmi kodlar oluşturmasına yardımcı olabilir.
Enformasyon Sistemleri Kuramı
Kuram, kültürün sözsüz bileşenlerini açıklamak ve iletişim üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla geliştirilmiştir. Amerikalı antropolog Edward Twitchell Hall’un “birincil bildirim sistemleri” (primary message systems) olarak ortaya attığı bu kuram insan etkinliklerinin bütün insanlarda ortak olduğundan hareket edilerek geliştirilmiştir. Hall’e göre, insanlar bu temel etkinlikleri yerine getirirken ihtiyaçlarını farklı şekillerde karşılamakta ve böylece farklı kültürel birikimler oluşturmaktadır. Bu etkinlikler; etkileşim, toplumsal yaşam, geçimini sağlama, iki cinsiyetlilik (kadın ve erkeğin varoluşu), mekânı kullanma, zamanı kullanma, öğrenme, oynama, savunma ve maddeden yararlanmadır. Enformasyon Sistemleri Kuramı, kültürlerin enformasyon yüküyle baş etme stratejileri açısından farklılaşmasını ve bu farkın bireylerin
iletişim davranışlarına yansımasını ifade eder. İnsanlar işleyebileceklerinden fazla enformasyona maruz kaldıklarında, yani sisteme giren enformasyon bireyin işleyip anlamlandıracağından fazla olduğunda algılanan enformasyon sınıflandırılır, önemine göre sıralanır ve sadece güncel enformasyon alınarak anlamlandırılır. Bu süreç bağlamlama süreci olarak ele alınmaktadır. İletişim bağlamı, insanların çevrelerindeki dünyayı yorumlama biçimlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bağlam olmadan, bir mesaj tam anlamı iletemez çünkü sadece kelimeler gönderenin niyetinin sadece bir kısmını iletir. Düşük bağlamlı ve yüksek bağlamlı iletişim arasında bir ayrım vardır. Düşük bağlamlı iletişimlerde çok az varsayılan paylaşılan bağlam vardır; kelimelerin kendileri, gönderenin niyetini anlamak için alıcının ihtiyaç duyduğu ilgili bilgilerin çoğunu içermelidir. Bu iletişimler, kapsamlı varsayılan paylaşılan bağlamın olduğu yüksek bağlamlı bir etkileşimdeki iletişimlerden daha kesin ve ayrıntılıdır. Algılanan iletinin biçimi, kullanılan kodların niteliği ve içeriği açısından geniş ve dar bağlamlı kültürlerde farklılaşır. Bu farklılık kültürlerarası iletişimde niyetlenilen anlamın aktarılmasında sorun yaratabilir. Bağlam farklılığı nedeniyle ortaya çıkan yanlış anlaşılmalar iletişimin etkinliğine zarar verir. Kültürel açıdan farklılıkların yaşandığı gruplarda etkin iletişimin sağlanması için bağlam farklılıkları dikkate alınması gerekir.
Kişisel Etki Yaklaşımı
Halkla ilişkilerde kişisel etki modeli, kültürün bir ulusta veya kültürde halkla ilişkilerin gelişimini nasıl etkileyebileceğini anlamak için değerli bir çerçeve sağlar. Model, hiyerarşik, devlet/hükümet tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilen veya adam kayırmacılığa tabi olan ülkelerde ve kuruluşlarda yaygındır. Kişisel etki, organizasyonel veya bireysel başarıya ulaşmak için genellikle yerel iş uzmanları, organizasyon ve hükümet liderleri ve yerel politikacılar veya parti üyeleri tarafından kullanılır. Kişisel etki modeli, halkla ilişkiler teorisyenlerine ve uygulayıcılarına ilişkilerin anahtar olduğunu hatırlatır. Ancak, bu modelde, ilişki bir topluluk veya bölgesel grup gibi genel bir halkla değil, daha ziyade değer ilişkileri, halkla ilişkiler uygulayıcısının amaçlarını gerçekleştirmesine yardımcı olabilecek etkili konumlardaki insanlarladır.
Diyalojik İletişim
Halkla ilişkilerin diyalojik modeli paydaşlar arasında eşitlik ve hakkaniyeti korumaya çalışmasıyla bağlantılı bir yaklaşımdır. Diyalog, kurumların sadece yönetimsel hedefleri yürürlüğe koymak amacı için değil, aynı zamanda paydaşların ve paydaşların ihtiyaçlarına hizmet etmek amacını da taşır. Diyalojik iletişimciler, organizasyonun çıkarları ile kilit hedef kitleleri arasında arabuluculuk yapar ve etki veya bağlılıktan ziyade karşılıklı anlayış ararlar. Diyalog, karşılıklı konuşmayı ifade eder. Diyalojik halkla ilişkiler, diğerlerinin bireysel öz değerini kabul eden ve diğer insanlarla uzun süreli, istikrarlı ilişkiler yaratmaya çalışan bir tür kişilerarası etkileşimi ifade eder. Uluslararası
veya kültürlerarası halklarla iletişim kurmakla ilgilenen bir halkla ilişkiler uzmanı altı faaliyette bulunmalıdır:
1. Durum özelliklerinin tanımlanması 2. Hedeflenen izleyici etkilerinin belirlenmesi 3. Kurumun ve kamuoyunun motivasyonel amacının netleştirilmesi 4. Anlamın nasıl yaratıldığının incelenmesi 5. Stratejik konuların incelenmesi 6. Kültürün organizasyonları ve iletişimi nasıl etkilediğini anlamak için iletişim ilkelerinin ve teorisinin kullanılması.
Uluslararası Halkla İlişkilerin Aktörleri
Uluslararası halkla ilişkilerin aktörleri;
• Devletler/hükümetler • Çok uluslu şirketler • Uluslararası organizasyonlar ve sivil toplum örgütleri • Uluslararası halkla ilişkiler ajansları • Uluslararası halkla ilişkiler meslek dernek ve birlikleridir.
Devletlerin Uluslararası Halkla İlişkiler Çalışmaları
Ulus devletler içinde ve arasındaki ilişkileri çözümlemek amacıyla yürütülen çalışmalar uluslararası halkla ilişkiler kapsamında ele alınan ilk uygulamalardır. Günümüzde devletlerin uluslararası alanda gerçekleştirdikleri halkla ilişkiler çalışmaları, kamu diplomasisi, lobicilik, ülke imajına yönelik çalışmalar kapsamında ele alınmaktadır.
Çok Uluslu Şirketlerin Uluslararası Halkla İlişkiler Çalışmaları
Uluslararası halkla ilişkilerdeki en önemli aktörler, yurtdışında varlık gösteren çok uluslu şirketler ve farklı ülkelerde şubeleşen büyük halkla ilişkiler ajanslarından oluşmaktadır. Ticari ve kurumsal çıkarlar, uluslararası halkla ilişkilerin temel görevleri arasında yer almaktadır. Uluslararası ya da küresel halkla ilişkiler ajanslarının neredeyse tamamı, ofisler açarak veya yerel firmalarla ortaklık kurarak işlerini tüm dünyada yürütmektedir. Çok uluslu şirketler, yurt dışında faaliyet göstermeye başladıklarında, halkla ilişkiler uygulamalarını gittikleri yerde de uygulamak zorunda kalmışlardır. Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler kurumları küresel anlamda işlerini daha kolay yürütebilir hale getirmiştir. Teknolojideki büyüme ve ekonomik birliklerin ve bölgesel ticaret anlaşmaları, uluslararası halkla ilişkilerin gelişmesinin yolunu açmıştır. Özellikle kültürlerarası farklılıklardan ve her ülkenin kendi politik ve yasal düzenlemeleri nedeniyle her ülkede aynı uygulamaları gerçekleştirmek mümkün olamamaktadır.
Uluslararası Organizasyonlar ve STK’ların Uluslararası Halkla İlişkiler Çalışmaları
Uluslararası örgütler ya da organizasyonlar olarak tanımlayabileceğimiz Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü (WHO-World Health Organization), Avrupa
Birliği, ASEAN, APEC (Asia Pasific Economic Conference) ve Dünya Bankası gibi kurumların halkla ilişkiler ya da iletişim çalışmaları küresel ya da uluslararası organizasyonlar olmaları nedeniyle uluslararası kapsamda gerçekleştirilecektir. Benzer biçimde çok sayıda uluslararası sivil toplum kuruluşu da küresel ya da uluslararası ortamda faaliyet göstermektedir. Genellikle küresel sorunlar çerçevesinde gelişen UNESCO, Greenpeace, World Wild Found (WWF), Uluslararası Af Örgütü, Kızıl Haç/Kızılay gibi bu örgütler küresel yapılarına rağmen ulusal şubeler ya da ortaklar yoluyla hareket edebilmekte ve iletişim çalışmalarını sürdürmektedir. Bu örgütlerin özellikle dijital iletişim yoluyla küresel olarak kampanyalarını yürütebildikleri görülmektedir.
Uluslararası Halkla İlişkiler Ajanslarının Çalışmaları
Halkla ilişkiler ajansları günümüzde yalnızca kendi ana ofislerinin bulunduğu yerdeki halklarla değil, ek olarak ev sahibi ve ulus ötesi kamularla etkileşim ve iletişim kurmaktadır. Müşterilerin uluslararası halkla ilişkiler ajanslarından beklentileri şunlardır:
• Koordinasyon: Bilginin toplanması ve sunulması • Strateji ve program geliştirme: Stratejik danışmanlık ve öneri sunumu • Yaratıcılık: Yeni ve yaratıcı fikirlerin ortaya çıkışı • Araç ve materyallerin geliştirilmesi: Temel araç ve malzemelerin oluşturulmasıyla mesaj tutarlılığı oluşturma ve maliyetten ve iş gücünden tasarruf sağlama • İyi uzmanların güçlendirilmesi: Ajans (pr) çalışanlarını ve kurum (müşteri) çalışanlarını en iyi uygulamayı geliştirmek üzere teşvik etmesi • Kalite kontrol: Büyük PR ajansları ile rekabet edebilmek ve hizmet kalitesini yükseltmek için proaktif çalışmaları gerçekleştirme • Uygulama: Halkla ilişkiler faaliyetlerini yerel, bölgesel ya da uluslararası biçimde gerçekleştirme • Raporlama: Süregiden işleri, planlanan işleri, tamamlanan işleri, sonuçları ve sorunları raporlama • Bilgi: Medyayı izleme, üst yönetime halkla ilişkiler sonuçları ve raporları ile ilgili bilgi verme • Değerlendirme ve ölçme: Ölçme yöntemlerinin düzenlenmesi, yönetilmesi ve değerlendirilmesi • Kaynak sağlama: Müşteri ihtiyaç duyduğunda halkla ilişkiler danışmanlığı sağlama
Küresel alanda hizmet veren halka ilişkiler ajansları Edelman, Weber Shandwick, Golin, Hill and Knowlton, Ogilvy&Mather, BCW, Fleishman Hillard, Ketchum ve Brunswick sıralanabilir. Bu ajanslardan bazılarının Türkiye’de İstanbul ofisleri bulunmaktadır.
Uluslararası Halkla İlişkiler Meslek Kuruluşlarının Çalışmaları
Uluslararası halkla ilişkiler çalışmalarında en büyük role sahip olan aktörler meslek kuruluşlarıdır. Ulusal ya da
bölgesel, kâr amacı gütmeyen ve mesleğin gelişimi için öncülük eden, etik kuralların belirlenmesinde rol oynayan, uluslararası araştırmaları destekleyen ve meslek eğitiminde program önerileri sunan ve kişiler, kurumlar ve ajansların gelişimine destek olan kurumlar olmaları nedeniyle uluslararası halkla ilişkiler ağının önemli aktörleri olarak görülmektedir. Bunlar arasında yaygın biçimde karşımıza çıkan meslek kuruluşları, IPRA-Internatonal Public Relations Association, IP-Institute for Public Relations, PRSA-The Public Relations Society of America ve GlobalCom PR Network’tür.
Uluslararası Halkla İlişkiler Uygulamaları
Halkla ilişkiler felsefesi bütün ülkelerde benzerdir ancak planlama ve uygulamada kültür, din, gelenekler, ekonomik şartlar ve diğer değer yargıları da dikkate alınmalıdır. Özellikle kültürel farklılıklar nedeniyle çok uluslu şirketler halkla ilişkiler politikalarını ana merkezde planlamakta ancak yerel şartlara ve ihtiyaçlara göre uyarlayabilmektedir. Halkla ilişkiler çalışmaları, özellikle kamu diplomasisi, lobicilik, ülke imajı, sponsorluk, kriz iletişimi ve kamu yararına faaliyetler açısından uluslararası boyutta ele alınması gereken konular olarak karşımıza çıkmaktadır.
Uluslararası Sponsorluk
Sponsorluk, kurumsal amaçlar için spor, sanat, kültür, sosyal alanlarda kişi ve organizasyonların para, malzeme veya hizmet ile desteklenmesidir. Sponsorluk faaliyetleri ülke dışında bir başka ülkede ya da birkaç ülkede gerçekleştiriliyorsa uluslararası sponsorluk olarak kabul edilebilir. Uluslararası sponsorlukların hedefi ülke ya da kurumun küresel ya da uluslararası alanda tanınırlığını ve itibarını artırmaktır.
Kriz İletişimi
Küresel pazarda halkla ilişkiler için en zorlu mücadelelerden biri kriz iletişimi alanındadır. Krizlerin genellikle kurum ve hedef kitle arasındaki yetersiz iletişiminden kaynaklandığı görülmektedir. Krizlerin, uluslararası bir ortamda ortaya çıktıklarında şiddetlendiği görülmektedir.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk
Halkla ilişkiler, kamu sorumluluğunun pratiğidir. Kurumların temel görevi olan ekonomik sorumluluklarının dışında sosyal faydayı sağlayacak toplumsal sorunlarla da ilgilenmesi, kurumsal işlemlerinin doğuracağı sonuçları önceden düşünmesi, sorumlu davranışın temelini oluşturmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk, kurum uygulamalarını ve itibarını iyileştirmenin bir yolu olarak kullanılmaktadır. Küresel kurumlar, kendilerini örnek vatandaş olarak konumlandırmaya çalışırken uluslararası alanda edindikleri deneyimlerini kullanabilmektedir.
Kamu Diplomasisi
Kamu diplomasisi, yabancı halkları anlayarak, bilgilendirerek, etkileyerek ve bir diyalog geliştirerek ulusal çıkarları ve ulusal güvenliği desteklemeyi amaçlayan
faaliyetler olarak tanımlanabilir. Halkla ilişkiler, diplomasi ile birçok yönden güçlü bağlantılar ve benzerlikler taşır. Her ikisi de diğer kuruluşlarla resmi kurumsal iletişimden ve daha geniş gruplar veya halklarla ilişkilerden sorumludur ve kamuoyuna ve medyada yer almasına duyarlıdır. İşlevsel düzeyde, halkla ilişkiler, ev sahibi ve hedef ülkelerin temsilcileri arasındaki kişisel ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan kültürel diplomasinin yanı sıra uluslararası iletişim ve medya ilişkilerinden sorumlu diplomasi uygulamasının bir parçası olarak ele alınmaktadır. Diplomasi, örgütsel stratejik halkla ilişkilerin bir parçası haline geldiği için uluslararası halkla ilişkiler uygulamaları açısından önemi artmıştır.
Lobicilik
Lobicilik, bir kişi, kuruluş veya grup adına politika yapıcılara yönelik çeşitli savunuculuk biçimleri yoluyla siyasi kararları etkilemeye yönelik bilinçli girişimler olarak tanımlamaktadır. Lobicilik hem politikacılara hem de vatandaşlara yönelik olabilir, kişilerarası ve kamusal, doğrudan ve dolaylı olabilir. Lobicilik genellikle halkla ilişkilerin bir uzmanlığı olarak kabul edilir. Yasama ve düzenlemeleri etkilemek üzere devletle/hükümetle ilişkiler kuran ve sürdüren bir halkla ilişkiler işlevi olarak tanımlanmaktadır.
Ülke İmajı
Ülkeler, çeşitli güzelliklerini dış dünyaya tanıtmak, hatırlatmak, bilinmeyen özelliklerini çekici hale getirmek, turistler için çekici bir duruma getirmeye çaba harcar. Halkla ilişkiler faaliyetlerini ülkelerin tanıtım faaliyetleri açısından da uygulanabilir.