AÖF Soru Bankası
FİN201U · Ünite 7

Kısa Vadeli Finansman

Finansal Yönetim I dersi, ünite 7 özeti

FİN291U-FİNANSAL YÖNETİM I

Ünite 7: Kısa Vadeli Finansman

Giriş

Hemen her firma kısa vadeli finansman (borç-yabancı kaynak) alternatiflerini kullanmayı tercih etmektedir. Kısa vadeli finansman diğer finansman türlerine göre uygun maliyetli ve kolay ulaşılabilir olabilmektedir. En çok kullanılan kısa vadeli finansman kaynakları banka kredileri, ticari krediler, finansman bonoları ve faktoring olarak gösterilmektedir. Bunlardan ticari kredi kullanımı, işletmeler tarafından kullanılan doğal finansman kaynağı olarak görülebilmektedir. Ticari krediler hemen her işletmenin bilançosunda yer almaktadır. Ticaret içerisinde borç ile mal satın alımında bu yöntemden yararlanma imkanı bulunmaktadır. Banka kredileri çeşitli büyüklükteki birçok sağlıklı firmanın kolayca yararlanabileceği bir finansman kaynağıdır. Finansman bonoları ise daha çok büyük ölçekteki firmaların yararlandığı bir finans kaynağı olarak ifade edilmektedir. Finansman bonoları para piyasalarında işlem gören kredi araçlarıdır. İşletmelerin Faktoring finansmanı kullanımı gittikçe artmakta ve zamanla yaygınlaşmaktadır. Faktoring finansmanı kullanımı belirli sektörlerde daha yaygın olmaktadır.

İşletmelerin Kısa Vadeli Finansman Tercihi

Kısa vadeli finansman kullanım kararı finansman alternatiflerinin maliyeti ve işletmenin likidite durumuna bağlı olarak alınmaktadır. İşletmeler kısa vadeli fonları maliyet avantajından yararlanmak için kullanmak isteyebilirler. Uzun vadeli finansman sağlamak işletmenin likidite ihtiyaçlarını hafifletebilir ancak yüksek maliyet üstlenilmesine sebep olabilir. Gelişmiş ülkelerde işletmeler uzun vadeli finansmana daha kolay ulaşabilmektedir. Finansman alternatiflerinde sunulan vadeler mevcut riskler ile ilişkili olmaktadır. Finansman kurumlarının bu tutumundan dolayı küçük ölçekteki işletmeler kısa vadeli finansman kaynaklarına yöneltilebilmektedir. Büyük işletmeler ise finansman alternatifleri konusunda daha fazla seçeneğe sahip olmaktadır Finansman kurumları riskler yükseldikçe sağladıkları fonları erken temin etmek amacıyla daha çok kısa vadeli fon kullandırma eğiliminde olabilmektedir. Gelişmekte olan ve az gelmiş ülkelerde yer alan işletmeler ağırlıklı olarak kısa vadeli fon kaynaklarına yönelmek durumunda kalabilmektedir.

Kısa vadeli kaynaklar genellikle daha az maliyetle temin edilebilmektedir. Bu nedenle işletmeler risk alarak kısa vadeli kaynak kullanımını arttırmak isteyebilmektedir. İşletmelerin kısa vadeli borçlanmalarının toplam finansman yapısı içerisinde oranının değerlendirdiği üç adet yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar dengeli, atak ve ihtiyatlı finansman yaklaşımlarıdır.

İşletmeler varlık yapısını dikkate alarak bir kısa vadeli finansman yaklaşımı benimserler. Dengeli yaklaşımda işletmeler dalgalı dönen varlıklarını kısa vadeli borçlanma ile karşılamaktadır. Sabit dönen varlıkları ve sabit varlıklarını ise uzun vadeli borçlanma, cari doğal borçlanma ve özkaynaklar ile finanse etmektedir. Atak yaklaşımda; işletme kısa vadeli borçlanma kullanımını

artırmakta ve sürekli dönen varlıklarını da kısa vadeli borçlanmayla finanse etmeye başlamaktadır. İhtiyatlı bir yaklaşım tercih eden işletmelerde kısa vadeli borçlanma tercihleri en aza indirgenmekte ve dönen varlıklarının finansmanında ağırlık olarak uzun vadeli borçlanma, cari doğal borçlanma ve öz kaynaklardan yararlanılmaktadır.

Kısa vadeli finansal planlama işletmenin kısa vadeli varlıkları ve yükümlülüklerinin birlikte yönetimini gerektirmektedir. En önemli kısa vadeli varlıklar; nakit, menkul kıymetler, stoklar ve alacaklardır. Kısa vadeli yükümlülükler arasında en çok kullanılanlar banka kredileri ve ticari krediler olarak gösterilmektedir. Kısa vadeli varlıklar ile kısa vadeli yükümlülükler arasındaki farka net işletme sermayesi adı verilmektedir.

Finansman kararları alınırken aşağıda yer alan maddelere dikkat edilmesi gerekmektedir:

• Öz kaynak ve borç kullanımlarının görece oranına hem ana şirket hem de iştirakler açısından bakılmalıdır. • Uzun dönemli borçlar ve kısa vadeli borçların görece oranı değerlendirilmelidir. • Farklı finansman kaynaklarının ulaşılabilirliği araştırılmalıdır. • Finansman alternatiflerinin işletmenin riskine olan etkileri değerlendirilmelidir. • Finansman kaynakların meydana getirdiği doğrudan ve dolaylı maliyetler incelenmelidir. • Vergi yükümlülüklerinde finansman kullanımı sonucunda yaşanan değişimler göz önünde bulundurulmalıdır.

İşletmelerin kısa vadeli finansman kullanımlarının etkileyen faktörler olarak; sermaye yapısı, borç alma kapasitesi, piyasa koşulları, hız, maliyet, varlıkların vade yapısı, ulaşılabilirlik, esneklik, refinansman riski ve faiz oranı riski gösterilmektedir.

Ticari Krediler

Ticari krediler tedarikçilerin vadeli varlık satışı yaptıkları işletmelere sunmuş olduğu olanakları ifade etmekte ve satıcı kredisi olarak da isimlendirilmektedir.

Ticari krediler işletmelerin kullanımına tedarikçi işletmeleri tarafından sunulmaktadır. Ticari kredi kullandıran işletmeler, alacak yönetimi gerçekleştirerek başarılı bir şekilde bu fonları sunabilmektedir. Alacak yönetimi işletmenin varlıklarına yaptıkları yatırımlardan en yüksek faydayı elde etmesini amaçlamaktadır.

Ticari kredi uygulamalarında maliyet bedeli olarak bir vade farkının eklendiği görülmektedir. Ayrıca, erken ödemelerde kazanılacak iskontolar da ticari kredilerin maliyet unsuru olarak görülmektedir. Ticari kredi sağlayan işletmeler, yeni pazarlarda pay sahibi olmak, müşteri hacmini genişletmek ve rekabette öne geçebilmek için avantajlı kredili satış koşulları sunmaktadır. Bu durumda işletmeler de avantajlı bir kısa vadeli finansman kaynağı sağlama imkânına kavuşmaktadır.


Ticari kredi kullanımı, kredili satın alma politikasına, üstlenilen maliyete, vadeye, satıcı firmanın durumuna ve makro-ekonomik yapı ile enflasyon koşullarına bağlı olabilmektedir. İşletmeler ticari borç düzeylerini belirli bir noktada tutmak isteyecek politika tercihlerinde bulunabilmektedir. Satıcı işletmelerin finansman durumu ticari kredi açma tercihlerini etkileyebilmektedir. Ekonomik koşullar da ticari kredileri etkilemektedir. Ekonominin büyüme hızında yavaşlama yaşandığı dönemlerde satışları düşen işletmeler ticari kredi vererek ellerinde stokları eritmek isteyebilmektedir. Enflasyonist dönemlerde stoklara yapılacak yatırımların değeri yükseldiğinde kullandırılan ticari kredi hacmi de genişlemektedir. Ticari kredilerde bono, çek, poliçe ve benzeri ispatlayıcı belgeler kullanılmaktadır. Herhangi bir belge mevcut olmadan da ticari kredi kullanma imkânı bulunmaktadır. Ek bir prosedür gerektirmediği için ticari kredi kullanımı oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir.

Banka Kredileri

Banka kredileri önceden belirlenmiş bir günde ödemenin ya da ara ödemelerin ön görüldüğü ve teminatlı ya da teminat gerekmeksizin bankalar tarafından sağlanabilecek finansman kaynaklarıdır.

Banka kredileri, kısa vadeli finansman amacıyla kullanıldığında üç temel tipte kredi ile karşılaşılmaktadır. Bunlar spot kredi, çerçeve kredisi ve köprü kredisi olarak açıklanabilir.

Spot kredi vade sonunda anapara ve faiz ödemesinin gerçekleştiği tek dönemli bir kredidir. Çerçeve kredisi maksimum limitler içinde belirli bir süre fonlara erişim imkanı sağlayan ve genellikle dönen özellikte olan finansman aracıdır. Köprü kredisi, faiz ödemelerinin kredi kullanımına başlandığında talep edilebileceği, işletmelerin uzun vadeli kaynaklara erişene kadar ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan kredidir.

Kredi limiti kavramı bankaların işletmelere sağlamış olduğu ve işletmelerin belirlenen maksimum tutara kadar istediklerinde kullanabildikleri borçlanma miktarını ifade etmektedir. Bankaların kullandırdığı kredi limitleriyle çerçeve kredisi ya rotatif kredi olarak isimlendirilen krediler kullanılabilir. Rotatif kredi belirli bir süre boyunca borçlanma, ödeme ve tekrar borçlanma imkânı sağlayan finansman aracıdır.

Kısa vadeli finansmanda banka kredileri kapsamında ihracat kredileri ve akreditifler yer alabilmektedir. İhracat kredileri, bir ihraç malının nakliye, ambalaj, depolama, ödeme ve sevke hazırlık giderleri ile ilgili olarak sunulan finansman kaynaklarıdır.

Akreditif kavramı ithalatçı adına bankaların ihracatçıya yapacakları ödemeleri gerçekleştirdiği bir finansman yöntemini ifade etmektedir.

Alacak finansmanı işletmeler tarafından bankaya borçlularına dair hesapların teminat olarak gösterilerek kredi sağlanmasını ifade eder. Banka kabulü alacaklara dair

senetlerin onaylanmasıyla bankaların ihracatçıya parasını hemen alma ithalatçıya da ödemelerini erteleme imkanı tanıyan faiz, komisyon ve iskonto oranları ile maliyetleri belirlenen bir finansman yöntemidir.

Finansman Bonoları

Finansman bonosu ihracı gerçekleştirilerek arz edilecek kişilerden kısa vadeli borçlanma imkânı veren bir menkul kıymettir.

Finansman bonolarının genellikle çok kısa vadeye sahip olduğu piyasalarda gözlenmektedir. Finansman bonoları ile kaynaklara erişim piyasa koşullarına yüksek derecede bağımlılık göstermektedir. Ekonomik kriz dönemlerinde işletmelerin finansman bonoları vasıtasıyla piyasalardan borç kaynağına erişebilme yeteneği büyük düzeyde kısıtlanmaktadır.

Faktoring

Faktoring, işletmelerin alacakları ya da stokları gibi varlıklarını teminat olarak göstererek fon sağladıkları bir finansman yöntemidir.

Faktoring ile finansman farklı yöntemler ile gerçekleştirilebilmektedir. Örneğin, alacakların tamamen faktöre devir edilmesi tercih edilebilmektedir.

Rücu edilebilir faktoring; işletmenin teminat olarak gösterdiği varlıkları dışında tüm varlıkları ile borcun ödenmemesi halinde sorumlu olduğu anlaşmadır. Rücu edilemez faktoring, işletmenin geri ödenmeme halinde sadece teminat gösterilen varlıkları kadar sorumlu olduğu anlaşmadır.

Satış Yönetimi

Faktoring işletmelerin ihtiyaç duyduğu nakdi kendisine borçlu olanlardan sağlamasına imkân tanımaktadır. Faktoring firması satış yönetimi, kredi riski yönetimi ve finansman olarak adlandırılabilecek üç farklı hizmet sunmaktadır.

Kredi Riski Yönetimi

İşletmeler faktoring firmasından yardım alarak müşterilerin kredi değerliliklerinin belirlenmesini sağlayabilmektedir. Faktoring firması analizler gerçekleştirerek kredi riskinin değerlendirilmesini gerçekleştirebilmektedir. Yapılan anlaşmada alacaklar tamamen faktöre devir edilmiş ise kredi riski yönetiminden faktör firması sorumlu olmaktadır.

Finansman

Faktoring firmaları işletmelere kredili satış faturalarının belirli bir yüzdesi tutarında finansman sağlamaktadır. Örneğin 100.000 TL tutarında bir satış faturasına bağlı olarak %90 oranı ile finansman sağlanması durumunda şirket kredili satışın vadesini beklemeden 90.000 TL finansman elde etme imkanına kavuşmaktadır. Uygulanan faiz oranları ile geleneksel bankaların sunduğu faiz oranları benzerlik göstermektedir. İşletme faktoring firması ile anlaşmış olduğu alacakları üzerinden faiz oranı ve yönetim giderlerinin düşülmesi sonrasında kalan tutar kadar finansman sağlayabilmektedir.

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç