AÖF Soru Bankası
EDB205U · Ünite 1

Halk Hikâyesi

Halk Hikayeleri dersi, ünite 1 özeti

EDB205U-HALK HİKÂYELERİ

Ünite 1: Halk Hikâyesi

Halk Hikâyesi Nedir?

Anlatmaya dayanan Halk Hikâyelerinin Türk Halk Edebiyatı içinde önemli bir rolü vardır.

İlk defa IX. yy da al cahiz tarafından kullanılan hikâye kelimesi anlam olarak anlatma, benzetme, tarih, destan, kıssa, masal ve rivayeti içine alır.

Önce Asya’da görülen hikâye anlatma geleneği, daha sonra diğer kıtalara da yayılmış ve Türklerde bu gelenek ilk olarak sığır, yuğ, şölen gibi törenlerde görülmüştür. Törenlerde anlatılan bu hikâyelerle insanlar hoşça vakit geçirmişlerdir.

Bu törenlerin yöneticileri bir dönem şairlik, halk hekimliği ve büyü işlerini de yapan ozanlar, baksılar, kamlar ve şamanlardı. Daha sonra aralarında iş bölümü yaparak şiir söyleme ve kopuz çalma ozanlara, büyü ve halk hekimliği de kam, baksı ve şamanlara verilmiştir.

Daha çok IX. yy. dan günümüze kadar gelen ve kahramanlık, aşk gibi konuları işleyen Türk, Arap, İran ve Hint içerikli olan aşıklar ve meddahlarca anlatılan hikâyeler nazım ve nesir karışımı yapıtlardı.

Halk Hikâyelerinin Özellikleri

Halk hikâyeleri şekil ve içerik olarak iki bölümde incelenebilir.

Şekil Özellikleri

Halk hikâyelerini masal, efsane, fıkra gibi halk anlatmalarından özelliklerden biri halk hikâyelerinin nesir ve nazım karışımı olarak anlatılmalarıdır.

Halk hikâyeleri duygunun düşük olduğu yerlerde mensur, duygu yoğunluğunun olduğu yerlerde de şiir olarak dile getirilir.

Halk hikâyesi anlatımında manzum kısımlar değiştirilemez, mensur kısımlarda anlatıcı konuya bağlı kalmak şartıyla ekleme ve çıkartmalar yapabilir. Anlatıcının eklediği aslında var olmayan hikâyelere de Karavelli adı verilir.

Masal anlatımlarının girişinde kalıplaşmış sözler bulunur. Bu sözler halk hikâyelerinde az da olsa görülebilir.

Halk hikâyelerinin dili sözlü anlatımlarda sade olmasına karşılık, yazılı anlatımlarda daha ağırdır.

Yazılı ve basılı halk hikâyeleri uzundur, sözlü anlatılan halk hikâyeleri ise daha kısadır.

Güzel ve çirkin tasvirlerinin ifade edildiği dil Farsça ve Arapça tamlamalardan oluşur, ancak bu anlatım dili oldukça ağırdır.

Halk hikâyeleri kahramanlarının bir yere gidiş gelişleri ya da olaydan olaya geçişleri sırasında geçen uzun zaman kısaca ifade edilebilen kalıplaşmış sözlerle anlatılır.

Halk hikâyeleri metinlerinde kıssadan hisse ve konu anlatımlarının daha iyi anlaşılması için diğer halk

edebiyatı türlerinden de yararlanılır. Bu türlerin başlıcaları masallar, efsaneler, dualar ve atasözleridir.

İçerik Özellikleri

Genelde halk hikâyeleri Tahir ile Zühre’de olduğu gibi aşk, Köroğlu’nda olduğu gibi kahramanlık konularından oluşur.

Halk hikâyelerinde anlatılan bazı olaylar tarihle çok yakından ilgilidir.

Halk hikâyeleri gerçek olmamalarının yanı sıra bazı olağanüstülüklerle de süslenir.

Halk hikâyeleri kahramanları ailenin tek çocuklarıdır. Sevgi konusunu anlatan hikâyelerde vezir ve padişahın çocuğu yoktur. Karıları olağanüstü bir şekilde hamile kalır ve tek çocukları olur. Bu yüzden halk hikâyeleri kahramanları biricik kız ve biricik oğuldan meydana gelir.

Halk hikâyeleri kahramanları bade içme yoluyla, aynı evde büyüyen kahramanların kardeş olmadıklarını öğrenmesiyle, ilk görüşte aşkla ve resim görerek birbirlerine aşık olurlar.

Halk hikâyelerini anlatan kişiye hekatçı, meddah, aşık, destan anlatan kişiye destancı, masal anlatana da masal anası ya da masal ninesi denir.

Halk hikâyelerinde dinleyiciler için ferdi ve genel yapılan dualar vardır. Bunlar hikâyenin başında, ortasında ya da sonunda ortaya çıkar. Bu dualar; Yarım kalan, bir gecede bitmeyen hikâyelerin ertesi gün kalına yerden başlaması için, özellikle sabah vakti için ve hikâye kahramanlarının birbirine kavuştuktan sonrası için kullanılan dualardır.

Kahramanlar darda kaldığı zaman onları aydınlığa çıkaran güç hızır, ikinci kurtarıcıları ise atlarıdır.

Halk hikâyelerinde kahramanlar insan dışı varlıklarla da konuşurlar. Bunlar geyik, ceylan, dağ turna köprü vb.’dir.

Hikâyelerin büyük kısmı gerçekten yaşamış ya dar rivayet edilen kişilerin hayatını konu alır.

Halk hikâyelerinin mekânı dünyadır.

Halk hikâyelerinde göçer durum vardır. Zorunlu yapılan göçlerin yanı sıra yerleşik düzenler de vardır.

Halk hikâyelerinde anlatılan kadro geniş değildir. Kahramanların dışında aile bireyleri, idareciler, yardımcı olanlar ve hayvan figürleri yer alır.

Halk hikâyeleri çoğunlukla mutlu sonla biter ama yanıp kül olma, mezarda gül bitmesi gibi dramatik durumlarda vardır.

Halk Hikâyelerinin Kaynakları

Halk hikâyelerinin kaynaklarını Fuat Köprülü, Eski Türk geleneğinden geçen konular, İslam geleneğinden geçen dini konular, İran geleneğinden geçen dini olmayan bazen de görünüşte İslami renge boyanmış konular olarak değerlendirir.


• Pertev Naili Boratav, • Yaşanmış olaylar, • Aşıkların yaşamlarından oluşan hikâyeler, • Köroğlu menkıbeleri, benzer diğer menkıbeler, • Klasik manzum hikâyeler olarak • Daha çok Fuat Köprülü görüşlerine yakın olan Şükrü Elçin, • Türk kaynağından gelenler, • Arap- İslam kaynağından gelenler, • İran-Hind kaynağından gelenler olarak • Ali Berat ise, • Türk kaynağından gelen halk hikâyeleri, • Masal-efsane kaynaklı halk hikâyeleri, • Aşıkların hayatından kaynaklanan halk hikâyeleri olarak değerlendirirler.

Halk Hikâyelerinin Bölümleri

Halk hikâyelerinin yazılı kaynak metinleri, raviyanı abbar, nakilanı asar, şöyle rivayet ederler gibi bazı kalıplaşmış sözlerle başlar ve kahramanların aileleri, çocuksuzluk, dervişin verdiği elma ile çocuk sahibi olma, gurbete çıkma, sevgililerin kavuşması, engeller ve tekrar kavuşma ile devam ederek sonuç kısmıyla son bulur. Bu metinlerde sözlü anlatımlarda olduğu gibi nazım ve nesir bir arada kullanılmıştır.

Derleme metinlerde ise daha çok o coğrafya geleneklerine göre bölümleme yapılır.

Halk hikâyelerinde sözlü ve yazılı kaynaklar iki kısımdan meydana gelir.

1. Manzum kısımlar 2. Mensur kısımlar

Manzum kısımlar, hikâyede değişmeyen kısımlardır. Fasıl (aşıkların halk hikâyesine başlamadan önce saz ile şiirler söylediği başlangıç kısmı) kısmında halk şiirinin divan, tecnis, tekerleme, koşma, destan, muamma gibi değişik örnekleri görülür.

Hikâyenin asıl kısmında manzum kısımlar yer alır. Bu manzum kısımlar, hikâyenin asıl kahramanlarının ağzından söylenen dörtlüklerle zenginleştirilir. Manzum kısmında kullanılan belirli hece ölçüleri vardır. Şiirlerin tamamı hikâyenin anlatıcısı şaire aittir. Hikâyenin akışına göre şiirlerin bütününde tapşırma (mahlas) (şiire son vermek için mahlas söyleme) dörtlüklerinde, hikâyeyi anlatan kendi adının yerine halk hikâyesindeki kahramanların adını tapşırır.

Hikâyenin son kısmında ise manzum parçalar yer alır.

Mensur kısımlar ise, halk hikâyelerinin nesir kısmını içine alır ve döşeme (söz meclisinde aşığın kendi şiirlerini okumadan önce ya da bir hikâyeye başlamadan önce hissi, mistik ve didaktik tarzda söylediği manzum ürün) denilen tekerlemeyle başlar. Tekerlemeyi söylemekteki amaç dinleyici ile anlatıcı arasında uyum ve iletişimi sağlamaktır.

Döşemeler uzun bir dua ile devam eder. Bu dua içinde T.C. Devletinin bölünmezliğine, Türk Silahlı Kuvvetlerine dua edildikten sonra Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve şehitlere dualar şeklinde konular yer alır.

Zaman zaman mensur metinlere günlük olayların etkilerinden bahsedilen eklemeler de yapılmıştır. Bunlar,

Anlatıcılar teknolojik gelişmelere ayak uydurarak, radyo, teyp vb. yeni kavramlara da yer verir.

Son seksen yıldaki çarpık yapılaşmadan ortaya çıkan gece kondular da hikâye içine girer.

Anlatıcılar son yıllarda görülen savaşlardan söz eder.

Belediyelerin cenazelerle ilgilenmesi konu olur.

Hikâye kahramanlarının tedavisinde tıbbi gelişmeler uygulanır.

Resmi dairelerin belli zaman dilimlerinde çalıştığını anlatır.

Yeni okullarda okutulan kitaplardan yararlanma yer alır.

Devlet dairesinde çalışanların amirleri tarafından zile basılarak çağırıldığı anlatılır.

Halk hikâyeleri çok uzun olduğu için anlatımları günlerce devam eder ve hikâye mensur bir tekerlemeyle son bulur.

Halk Hikâyelerinin Sınıflandırılması

Halk edebiyatı türlerinde olduğu gibi halk hikâyeleri ile ilgili çalışmalar da yapan batılı araştırmacılar vardır. Bunlardan biri olan Macar Türkolog Ignac Kunos halk hikâyelerini üç ana başlıkta toplamıştır. Ama halk hikâyelerinin Almanca karşılığı olmadığı için konuyla ilgili yakın kavramlar kullanmıştır.

a. Kahramanlık romanı b. Saz şairlerinin romanı c. Saz şairlerinin kahramanlık romanı

Fransız araştırmacı Edmond Saussey ise halk hikâyelerini destan gibi düşünmüş ve sınıflamaktan daha çok köken konusunu öne çıkartmıştır.

a. Menşe destanları b. İslami destanlar c. Saz şairleri etrafında oluşan destanlar

Halk hikâyeleri konusunda ilk değerlendirmeyi yapan ve yayımladığı günden itibaren kabul edilen sınıflama Pertev Naili Boratav’a aittir.

Boratav’ın sınıflamasına göre,

I. Kahramanlık hikâyeleri

A. Köroğlu kolları B. Diğer kahramanlık hikâyeleri a. Köroğlu dairesine bağlı olanlar b. Diğer hikâyeler


II. Aşk hikâyeleri

A. Kahramanları hayali olanlar B. Aşık şairlerin romanlaşmış hayatları a. Yaşadıkları rivayet olunan aşıklar b. Yaşadıkları gerçek olanlar

III. Bu kategorilere bütünüyle girmeyen hikâyeler

A. Aşk maceraları B. Meşhur eşkıya ve kabadayılara ait hikâyeler a. Kahramanlık hikâyeleri b. Sevda hikâyeleri c. Gerçekçi hikâyeler

Türkiye’de halk hikâyeleri konusunda sınıflama yapan diğer bir kişi de Ali Duymaz’dır. Nevruz Bey Hikâyesi adlı çalışmasında Türk dünyasının genelini göz önüne alarak bir sınıflama yapmıştır.

A. Konuları bakımından halk hikâyeleri a. Aşk hikâyeleri B. Coğrafi yayılış bakımından halk hikâyeleri a. Türk dünyası genelinde bilinen halk hikâyeleri b. Türk dünyasının bir bölümünde bilinen halk hikâyeleri c. Anadolu’da bilinen halk hikâyeleri

Bunlardan başka Eflatun Cem Güney, Faruk Rıza Güloğlu, Necdet Sakaoğlu, Nerin Köse’nin halk hikâyeleri sınıflamaları da dikkat çeken örnekler arasındadır.

Ünite 1 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç