AÖF Soru Bankası
EDB105U · Ünite 5

Romantizm

Batı Edebiyatında Akımlar I dersi, ünite 5 özeti

Aydınlanmayı (Aufklarung) insanın olgunlaşması olarak Giriş tanımlayan Kant, kavramın tanımını da yapmış olur. Buna

Romantizm hem terim hem de akım olarak kolaylıkla tarif göre sanatın görevi de ahlâk ve güzellik aracılığıyla edilemez. İnsanın aklından çok duygularıyla ilgilenen insanların mükemmelleşmesine katkıda bulunmaktır. romantizm Avrupa’da asırlarca devam eden akılcı Sanat aslında tabiatın taklididir. Her sanat dalı kendine ait klasisizme karşı tepki olarak ortaya çıkar. Romantizm kurallar çerçevesinde Tanrı’nın yarattığını taklit eder. kelimesi hayali, hayalperest ve acayip olanı tanımlamak Devrin en tanınmış estetikçisi olan Alexander Baumgarten üzere fantastik anlamında kullanılmıştır. Kelimeyi güzelliği duyularla algılanan mükemmellik olarak günümüzdeki anlamıyla ilk defa kullanan Jean Jacques tanımlamıştır. Estetik ise güzeli doğru algılama Rousseau’dur. yönteminin adıdır.

Romantik hareketin belirlediği anlam için 18. yüzyılın Romantizmin temaları arasında önemli bir yer tutan ölüm, sonu 19. Yüzyılın başı tarih olarak verilebilir. Fakat mezarlık, harabelere duyulan ilgi, melankoli ve yalnızlık terimin anlamı başlangıçta İtalyanca romanzesco gibi konular bu devir edebiyatında sıklıkla görülmeye sözcüğünden gelen ve 1611 yılında kullanılmış bulunan başlanır. O yüzden 1750’den sonraki döneme pre- romanesk ile karıştırıldı. İngilizcede bu kelime yerine romantizm (ön-romantizm) denir. Pre-romantizm akla ve daha çok romantik kelimesi kullanıldı. Romantik, zekâya karşı, duygunun ve duyarlığın zaferidir. 18. İngilizcede eski şövalye romanları, saz şairleri çağını yüzyılın ortalarında başlayıp 19. yüzyılın ilk yıllarına anımsatan şey anlamında kullanılıyordu. Bu sıfat zamanla, kadar devam eden bu hazırlık döneminde sanat ve olağandışılığı, tabiat manzaralarında ve eski harabelerde edebiyatta hayal gücü yeniden önem kazanmıştır. anlam arama çabasını ifade eder hale geldi. Romantizmin doğuşunda 1789 Fransız ihtilalinin de etkisi Romantizm 19. yüzyıl başında Fransa, Almanya ve vardır. Çünkü Fransız İhtilali kurumların, düşüncelerin ve İngiltere’de klasisizme tepki olarak ortaya çıkan, insanın zevkin değişmesini hazırladı. İhtilal esnasında Bastille duygu tecrübesini, ilhamı, sanatçıyı ve sanatçı dehasını hapishanesinin ihtilalciler tarafından ele geçirilerek merkeze alan; başlıca nitelikleri melankolik duyarlılık, mahkûmların serbest bırakılışı, romantizmin özgürlükle duygusal din anlayışı, doğaya yöneliş, yerlilik ve millilik olan ilişkisinin simgesi haline geldi. olan bir edebiyat akımıdır. Bunun yanında bilhassa duygusal, bir idealin peşinde toplumla çatışmayı göze İngiltere, diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak siyasi alan, yalnız ve melankolik figürleri anlatan edebi eserleri devrimini 17. yüzyılda, sanayi ve sanat devrimini de 18. tanımlayan bir edebiyat terimidir. yüzyılda gerçekleştirmiştir. Fransa’da klasisizm ve romantizm arasındaki kavga bütün hızıyla sürerken, Romantizmin Doğduğu Siyasal ve Sosyal Ortam İngiltere’de klasik geleneğin bütün izleri kaybolmuştur. 18. yüzyıl Avrupa düşüncesi, 17. Yüzyıldaki Otuz Yıl Nitekim romantizm İngiltere’de, Fransa’daki gelişmesine Savaşlarının ortaya çıkardığı sefaletin sonuçlarına göre nazaran daha kararlı ve daha sürekli olmuş, ancak geniş şekillenmiştir. Mistisizm ve mezhep savaşları Avrupa’da, kitleler tarafından kolaylıkla kabul edilmemiştir.

büyük bir kötümserlik doğurmuştu. O yüzden Avrupalı İngiliz romantikleri daha 18. yüzyılda sanayi devrimine düşünürler, akılcılığı tek ve en önemli yol olarak karşı çıkıyorlar ve eserlerinde tabiatı, kır ve köy hayatına görüyorlardı. Fransa’da Descartes, 17. yüzyılda insanı duydukları özlemi anlatıyorlardı. İngiliz romantiklerinin düşünen bir varlık olarak tanımlamış ve insanın düşünme tabiata duydukları ilgi onların coşkulu anlatımlarını yeteneğinin her türlü sorunu çözeceğini savunmuştu. beslerken, sanayi devrimine karşı çıkıyor olmaları da

17. ve 18. Yüzyıl Fransız düşüncesindeki gelişmeler, eserlerindeki kötümserliğin kaynağı olarak düşünülebilir. Avrupa’nın diğer ülkelerinde de etkisini gösterir. Devrin sanatkârları insan emeğinin değeri konusundaki Almanya’da Leibniz (1646-1716) monadoloji endişelerini dile getiriyorlar ve dolayısıyla kapitalizmi konusundaki görüşleriyle, dildeki belirsizlikleri ortadan eleştiriyorlardı.

kaldırmayı amaçladı. Çünkü mistisizmin temelinde Klasikler, Aydınlanma Çağı’nın etkisiyle akılcılığı ve gerçeğin mistik yorumları vardı. Ona göre güç içeren her sanatta klasik kuralları, siyasi açıdan da monarşiyi ve birlik monaddır. Her monad bağımsızdır. Monadlar en aristokrasiyi savunuyorlardı. Dünyanın merkezinde aşağıdan yukarıya doğru sıralanır ve Tanrı’da son bulur. Tanrı’nın olduğu fikri, Aydınlanmacılar, Rönesans’ın

Voltaire ve Rousseau gibi Fransız düşünürlerinin fikirleri doğuşu ve arkasından gelen reform hareketleriyle yerini, Almanya’da, Fransa’dakinden daha etkili oldu. Lessing, merkezi insan olan bir dünya anlayışına bıraktı.

Kant, Herder, Goethe ve Schiller gibi Sturm und Drang 19. yüzyıl başında (1808) Almanya’da ortaya çıkan (Coşku ve Fırtına) hareketinin tüm yazarları, Voltaire ve duygucular ve onlardan önce yine Almanya’da Rousseau’ya çok şey borçlu olduklarını itiraf etmişlerdir. gördüğümüz Sturm und Drang gibi gruplar romantizmin Sturm und Drang, 1767-1785 yılları arasında Almanya’da hazırlayıcılarıdır. Onlar insan tabiatının coşkulu yanına etkili olmuş edebiyat akımıdır. İsmini Alman şair sesleniyorlardı. Çünkü akıl, toplumsal düzen, kurallar ve Friedrich Maximilian Klinger’in aynı adlı piyesinden kanunlar, insanın içinden geldiği gibi davranmasını ve almıştır. yaşamasını engelliyor böylece duygular bastırılmak


zorunda kalınıyordu. Sanat ve edebiyatta klasik Yunan Romantizmin alt sınıfların, geniş halk yığınlarının dönemine ait eserlerin, aynı dönemin tarihi şahsiyetlerinin tarihine, kültürüne, diline, edebiyatına ve folkloruna ve olaylarının anlatılması, Yunan felsefesinin tartışılmaz duydukları ilgi, düşünsel alanda, bütün on dokuzuncu üstünlüğünün kabul edilmiş olması, romantikler için yüzyılı etkileyerek bir ideolojinin doğmasına sebep oldu. insanın özgürlüğünün önündeki engellerdir. Oysa insan Millî tarihlerin ve millî kimliklerin oluşmasını amaçlayan yaratıcılığı engellenemez. Sturm und Drang insanın bu ideolojinin adı milliyetçiliktir. On dokuzuncu yüzyılın doğasının sadece akıldan değil, aynı zamanda duygudan daha ilk yarısında imparatorluklarda iç isyanlar görüldüğü da ibaret olduğunu savunuyor ve aydınlanmacıların insan gibi, bütün Avrupa’da uluslaşma başladı. Nihayet ruhunu inkâr ettiklerini söylüyorlardı. Duygucular ve imparatorlukların parçalanması yirminci yüzyılın başına Sturm und Drang diğer yönden bir aşırılıktı. kadar sürdü.

Romantizmin Anlamı, Doğuşu ve Gelişimi Romantizm temelde bir reddediş hareketidir. Bu da onun Fransız romantizmi şiir ve lirizm arasında derin bağlantılar bir anarşizm hareketi olarak anlaşılmasına sebep oldu. kuran bir eserle başlatılır. Lamartine’in 1820 yılında Çünkü onlar herhangi bir geleneğe bağlı değillerdi. Oysa yayınladığı Meditations adlı şiir kitabı, her şeyden önce neo-klasikler, klasiklerin devamıydı. Bu nedenle romantik lirik duyarlığıyla öncekilerden farklıdır. O yılların düşünce, mevcut değerlerin yerine yeni değerler ikame edebiyat heveslisi Fransız gençleri bu eseri yeni bir edebi etmek istiyordu. Buna ahlâk ve sanat da dâhildir. Onlar devrin başlangıcı olarak kabul ettiler. Çünkü Lamartine, ahlâksızlığı savunmuyorlardı; mevcut ahlâki ilkelerin Meditations’da, bir insanın çektiği samimi ıstırapları insan doğasını sınırladığını savunuyorlardı. Bu yüzden duygusal bir dille anlatmaktaydı. Meditations adlı eseri hem yaşama biçimleri hem de savundukları ilkeler sebebiyle, Lamartine’i o tarihte henüz 18 yaşında olan bakımından kendi toplumlarınca garipsendiler.

Victor Hugo “İşte, nihayet, şiir yazmasını bilen bir şair” Romantik düşüncenin akılla duygu arasındaki çekişmesi sözleriyle övmüştür. onların edebi metinlerinde bir takım teknik değişmelere

Chateaubriand’ın Hristiyan romantizmi diyebileceğimiz yol açtı. Örneğin piyes ve romanlarında olağanüstülüklere görüşleri ile beraber romantiklerle devrin iktidarı arasında yer verdiler. Romantikler edebi eserlerde olağanüstü tabiat kurulan münasebet de romantiklerin meşrulaşmasında manzaralarına, insan ayağı değmemiş diyarlara, harabelere etkili oldu. Onların dinle olan kavgaları bu eser sayesinde yer verdikleri gibi akıl dışı varlıkları da kullandılar. Cin, ortadan kalkmıştır. Romantizm bilimle ilgisi olmayan, peri, melek, şeytan gibi akıl dışı varlıklar onların duygunun ve hayal gücünün doğurduğu konularla piyeslerini sahnelenmesi imkânsız hale getirdi. Eserlerinde beslenerek gelişti. olaylar ani değişmeler ve gelişmeler gösteriyor, kahramanlar akıl almaz tesadüflerle karşılaşıyorlardı. Romantizm Fransa dışındaki Avrupa ülkelerinde farklı yönleriyle etkili olur. Bu yüzden Fransız, Alman ve İngiliz Romantik resmin öncüleri, Barok ve Rokoko üslubunun romantizmi birbirinden farklıdır. Örneğin Fransız örneklerine tepki gösterdiler. Onların çoğu, neo- romantizminde duygusal derinlik ve insanın yaratıcılığı klasisizmin laboratuvarı sayılan Roma’da yetişmiş ve eski önemli iken İngiliz romantizminde tabiat, Alman Yunan’a hayranlıkları ile tanındıklarından, romantizm romantizminde ise felsefi derinlik ön plana çıkar. kavramının sınırlarını aşarlar. Fakat yine de her biri kendi kabiliyetleri ile neo-klasik resmin etkilerinden kurtularak, Romantizmin etkisi sadece kıta Avrupası ile sınırlı romantizmin saflarına katılmışlardır. O yüzden romantik kalmadı. Örneğin romantiklerdeki tarih tutkusu, resim, neo-klasik resmin son evresi olarak kabul bilinmeyen ülkelere karşı merak, uzak diyarlar özlemi, edilmiştir. hemen hemen bütün romantiklerde görülür. Romantikler insanın coşkulu yanının özgür bırakılmasını isterken, Romantik resmin ilk ve en büyük temsilcisi Delacroix edebiyat ve sanatta da kurallara karşı çıkıyorlardı. olmakla beraber, o hem romantizme karşı çıkanlar hem de Klasiklerin trajedi için koydukları üç birlik kuralını bu romantizm taraftarları arasında sayılmaktadır. 18. yüzyılda yüzden reddettiler. Diğer yandan türler konusundaki henüz romantizmin ilk işaretlerinin görüldüğü senelerde ilkelere de karşı çıkarak yeni edebi türler icat ettiler. Delacroix, 19. yüzyılı haber veren bir ressamdır. 18. Klasik dönemin trajedi ve komedisine romantikler dramı yüzyıl dogmatik iken, 19. yüzyıl, şüpheci ve gizemcidir. eklediler. Nesir ve nazmı birleştirerek mensur şiiri 19. yüzyılın entelektüel temsilcileri sistemlere ve ürettiler. Diğer yandan yarım kalmış yazılardan ibaret yeni programlara olan inancını yitirmiş, dolayısıyla özgürlükçü bir tür icat ederek ona da fragman dediler. kimselerdir.

Mensur şiir, Duygu ve hayallerin düzyazı biçiminde ancak Müziğin romantizmdeki görüntüsü biçimde birlik ilkesine, şiir diliyle anlatımıdır. Mensur şiirde ahenkli ve etkili sürekli olarak müziğe ilişkin fikirler geliştiren klasisizme anlatım esastır. Türk edebiyatındaki örneklerini daha çok ve erken romantizme karşı olan tezleriyle tanınır. Servet-i Fünûn dönemine ait eserlerde görmek Romantik müzik dramatik olan üzerine temellendirilmiş mümkündür. klasik anlayışın parçalanması şeklinde kendini gösterir. Sonat formu yerini daha az ciddi ve eskisi kadar şematik olmayan kalıplardan oluşan sistemlere bırakır. Klasik bir


senfoni romantiklerin elinde küçücük bir minyatür haline düşünceleri ve verdiği eserlerin niteliği bakımlarından gelir. romantik temayüller gösterir.

Romantik bestecilerin Orta Çağ müziğine duydukları Tanzimat dönemi Türk edebiyatında bilhassa Fransız ilginin temelinde, genel olarak romantiklerin tarihe romantizmiyle ilişkisi bakımından Namık Kemal’in özel duydukları ilgi vardır. 18. Yüzyılın ikinci yarısından bir yeri vardır. Namık Kemal’in Fransız edebiyatıyla itibaren başlayan gelişmeler sonucunda, müzik romantik ilişkisi çeviriler üzerinden başlamıştır. Kendi eserlerini dönemde sadece orta sınıfın malı durumuna gelmiştir. romantik prensiplere göre kaleme alan Namık Kemal, kendisinin yapamadığı şeyleri ise çeviriler yoluyla İçeriğinin akıl dışılığı ve ifade araçlarının bağımsızlığı ile Türkçeye kazandırmayı amaçlamıştır. tüm sanatlar içinde müziğin özel bir yeri vardır. Klasisizm için şiir en önemli sanat türüydü. Erken romantizm ise 19. yüzyıl modern Türk edebiyatının son önemli nesli daha çok resim üzerinde durmuş, resme önem vermişti. Servet-i Fünûn, romantizmden teknik bakımdan değil, Geç romantizm ise müziğe önem vermiştir. Örneğin duyarlık bakımından etkilenmiştir. Kötümser bir edebiyat romantizmin tanınmış isimlerinden Theophile Gautier için olarak nitelense de Servet-i Fünûn edebiyatı, klasik Türk resim en mükemmel sanat dalı iken, Delacroix için müzik edebiyatının sona ermesinden sonra, modern edebiyatın en derin sanatsal deneyim kaynağıdır. Bu anlayış Arthur bizdeki ilk büyük eserlerini vermiştir. Tevfik Fikret’in Schopenhauer’ın felsefesinde ve Wagner’ın müzik yoluyla tabiat karşısındaki duyarlığından, Halit Ziya’nın hayat verdiği mesajlarda en yüksek noktasına ulaşır. O yüzden karşısında güçsüz kahramanlarına kadar, Servet-i Fünûn romantizmen büyük zaferini müzikle kazanır. Weber’in, dünyasını teşkil eden atmosferin arkasındaki yazar Meyerbeer’in, Chopin’in, Liszt’in ve Wagner’ın ünü tüm duyarlığı romantiktir. Dönemin Halit Ziya, Mehmet Rauf, Avrupa’ya yayılır. Öyle ki Avrupa müziği 19. yüzyılın Hüseyin Cahit gibi yazarları teknik itibarıyla realizme sonuna kadar romantik olarak kalır. bağlı görünseler bile seçtikleri olaylar, kahramanların duyarlık derecesi, tabiata ve insana bakış açısı gibi Romantiklerin 1830’da kesinleşen zaferi ilan edildikten yönlerden bilhassa Fransız romantizminin kötümserliğini sonra da ona karşı çıkanların çabaları devam etti. Nitekim ve inceliğini taşırlar. 1850’den sonra Fransa’da pozitif bilimler, rasyonalizm sadece Fransa’da değil bütün Avrupa’da güçlendi. Servet-i Fünûn edebiyatının ele aldığı temalar da Romantizmin güç kaybetmesine sebep olan olaylardan biri romantizmin izlerini taşır. Melankoli derecesinde de V. Hugo’nun 1843’te oynanan Les Burgraves adlı yalnızlık, hakikat ve hayal çatışması karşısında hayali piyesinin başarısızlığıdır. Nihayet pozitivizmin kurucusu tercih etmek ve kaçış, toplumla değerler üzerinden Auguste Comte’un fikirlerinin yaygınlaşmasının ve yaşanan çatışma, hassasiyet bakımından derin duyarlıklı 1856’da Gustave Flaubert’in Madam Bovary adlı insan romantik edebiyatta da sık sık karşımıza çıkar. Diğer romanının yayınlanmasının da romantizmin çöküşünde yandan romantik edebiyatın sanat eserini, zıt kavramlar payı vardır. Oysa Hernani’nin 1830’da sahnelenmesi ile arasında kalmış insanın hayatı şeklinde düzenleyen 1843’te Les Burgraves’in sahnelenmesi arasında sadece yaklaşımını da Servet-i Fünûn’da görmek mümkündür. 13 yıl vardır. Bir edebiyat hareketi için bu kısa bir süredir. Bu kısa sürede başta Alexander Dumas’nın eserleri olmak Romantizmin İlkeleri

üzere hayal gücüne dayanan birçok roman ve piyes Romantizmin ilkeleri kısaca şunlardır: yayınlanmıştır. Halkın romantizm karşısındaki şüphesinin 1. Klasisizm edebiyatın konusunu üst sınıfların sebebi biraz da bu eserlerin basitliğidir. Romantikler yavaş hayatını ele almak şeklinde sınırlarken yavaş sahneden çekilirken onların yerini neo-klasikler romantizm, edebiyatta toplumun aşağı sınıflarının almaya başlar. hayatının da ele alınması gerektiğini

Romantizm 1850’de devrini büyük ölçüde tamamlamış bir savunmuştur. Klasikler üst sınıfların hayatını, edebiyat akımıdır. Modern hayat hızla değişirken bir yüksek bir dille anlatıyorlardı. Oysa romantikler, edebiyat akımının uzun süre devam etmesini beklemek, geniş halk yığınlarının dili ile yazmak gerektiğine insan duygusallığının sürekliliğini beklemekle aynıdır. inanıyorlar ve bu sebeple mahalli dillerin Kısa bir süre sonra sanat için sanat görüşünü savunan edebiyatını, folklorunu, tarihini ve genel olarak Parnasizm ve sembolizm akımları ortaya çıkar. kültürünü ele almak gerektiğini savunuyorlardı. 2. Klasik dönemde edebi türler arasında kesin Edebiyat tarihinin klasisizm ve romantizm olmak üzere iki kaidelerle çizilmiş sınırlar vardır. Yazarlar bu ana akımı vardır. Diğer edebi ekoller ise ancak bu iki kaidelere uymak zorundadır. Bu yüzden yeni bir ekolün birinden beslenen yeni yorumlardır. edebi türün ortaya çıkması imkânsızdır. 17.

Fransız romantizmi modern Türk edebiyatının ilk yüzyıl klasiklerinin koyduğu kurallar 18. dönemine tema, konu, şekil ve aynı zamanda duyuş ve yüzyılda da aynıyla devam ettirilmiştir. Oysa düşünüş bakımlarından tesir eder. Tanzimat edebiyatının romantikler edebi türlerin belli kurallar kurucu isimlerinden Şinasi, her ne kadar bazı edebiyat çerçevesinde kaleme alınması fikrine karşı tarihlerinde klasiklerden etkilendiği söylense de çıktılar. Örneğin trajedi ve komedi arasında yeni bir tür olarak dram adı verilen bir tür ürettiler.


3. Klasiklerin temel kaynakları eski Yunan, Romantikler ve Eserleri Hristiyanlık ve Roma tarihi iken romantiklerin Jean Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar kaynakları yerel tarih, yerel kavimlerin folkloru Üstüne Söylev, İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Temeli ve ve halk verimleridir. Romantiklerin mahalli Kökenleri, Emile ya da Eğitim Üzerine, Toplum kültürle, diller ve tarihler konusundaki prensipleri Sözleşmesi, İtiraflar, Julie ya da Yeni Heloise, Bir insanlık tarihinin en etkili fikir akımlarından olan Gezginin Düşsel Yolculuğu ve Dillerin Kökeni Üzerine milliyetçiliğin doğuşunu hazırlamıştır. Deneme 4. 18. ve 19. yüzyılda sanayileşmenin etkisiyle başta Paris olmak üzere Avrupa’da büyük Bernardin de Saint-Pierre: (1734-1814): Doğa şehirler ortaya çıktı. Romantikler büyük şehrin İncelemeleri, Paul ve Virginie kalabalıkları arasındaki yalnız insanı anlatmayı tercih ettiler. Friedrich Von Schiller (1759-1805): Haydutlar

5. Rasyonalizm mistik meselelere, esrarlı ve büyülü François-Rene de Chateaubriand (1768-1848): Les olgulara, olağanüstülüklere karşı çıkan ve hemen Natchez, Atala, Rene her olguyu akli sebeplerle açıklayan anlayıştır. Bu yüzden rasyonalizm, romantiklere göre Madame de Stael (1766-1817): Kendisine ait salonu dünyanın büyüsünü bozmuştur. Romantikler romantiklere açmasıyla ve yazdığı eserlerle romantizmin belirsizliği, ihtimalleri önemsemişlerdir. doğuşunu ve yayılmasını hazırlayan önemli isimler Romanlarında tesadüflerin ve olağanüstülüklerin arasında yer almıştır.

önemli bir yeri vardır. Romantizm bir bakıma Walter Scott (1771-1832): Yazdığı tarihi romanlarla Orta Çağ’ın büyülü, esrarlı dünya anlayışına geri dünya edebiyatında büyük etki sağlamış, romantizmin dönüştür. doğuşunda, tarihe olan ilginin artmasında etkili olmuştur. 6. Romantikler, dünya karşısında insanı tanımlarken sadece aklın ölçü olarak alınmasını, gerçeğin Lord Byron (1788-1824): Aylaklık Saatleri, İngiliz Saz sadece akıl yoluyla kavranabileceği tezini Şairleri ve İskoç Eleştirmenler, Don Juan.

reddederek, dünyanın merkezine insanı koydular. Alphonse de Lamartine (1790-1869): Şairane Düşünceler, Asıl ölçü duygularıyla, aklıyla, sezgisiyle, Göl ve Graziella hayalleriyle, acıları ve ıstıraplarıyla insan olmalıdır diyorlardı. Her ne kadar bu görüş Percy Bysshe Shelley (1792-1822): Revolt of Islam, sübjektif ve bireyci olsa da insan doğasının keşfi Prometheus

bakımından önemlidir. Çünkü insanı sadece akıl John Keats (1795-1821): Poems, Endymion, Lamia, ve objektif gerçeklerle izah etmek imkânsızdır. Isabella, The Eve of St. Agnes, and Other Poems. 7. Romantikler sanatın gerçeği aynıyla aktardığını hiçbir zaman düşünmediler. Sanat, sanatkârın Theophile Gautier (1811-1872): Şiirleri ve eleştiri bilerek yanılsamasıdır. Sanatta bilerek yazılarıyla tanınır.

yanılsamaya romantik ironi denir. Onlar insanın Alfred de Vigny (1797-1863): Şiirleri, oyunları ve yaşamını bir sanat eserine dönüştürmesi romanları ile tanınmıştır. gerektiğini savunurken, sanatkârın böyle bir durumda daima hayal kırıklığına uğrayacağını Alexandre Dumas (Baba) (1802-1870): Monte Kristo biliyorlar ancak buradan büyük sanat eserlerinin Kontu, Üç Silahşörler ve Demir Maskeli Adam en çok çıkacağını düşünüyorlardı. bilinen macera romanlarındandır. Alexander Dumas 8. Romantikler özgürlükçüdürler. Çünkü onlarda sadece romanlar kaleme almadı, aynı zamanda piyesler de esas olan insanın kendisini gerçekleştirmesidir. yazdı.

Birey dışardan dayatılan kuralları sorgulamak Victor Hugo (1802-1885): Cromwell, Hernani, Sefiller. suretiyle aşabilir; kendi doğasına aykırı olan kuralları dikkate almayabilir. Sonuçta toplumla Gerard de Nerval (1808-1855): Şiirleri yanında yazıları da çatışmaya yol açan bu özgürlük arzusu, vardır. Doğuya Seyahat, Aurelia, Sylvie ve Ateşin Kızları romantikleri yalnız ve melankolik figürlere adlı eserleri başa olmak üzere birçok eseri Türkçe’ye dönüştürmüş, onlar bohem bir hayat yaşamayı çevrilmiştir.

tercih etmişlerdir. Edgar Allan Poe (1809-1849): Kuzgun ve Annabel Lee 9. Romantikler kâinatta her şeyin zıddıyla birlikte adlı şiirleri ile meşhurdur. Korku, gerilim ve polisiye türü bulunduğunu savunurlar. Hem dış dünyada hem hikâyelerin öncüsüdür. de insanın iç dünyasında daima zıtların savaşı söz konusudur. İyi ile kötü, güzel ile çirkin, akıl ve Alfred de Musset (1810-1857): Eserleriyle romantik duygu iç dünyamızda hep kavga halindedir. edebiyatın en etkili isimlerindendir. İnsanın bu kavga karşısındaki durumu sanat eserinin konusudur.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç