AÖF Soru Bankası

Kurumsal Kaynak Planlama SistemleriÜnite 2 Özeti

Kurumsal Kaynak Planlaması Mimarisi (Yapısı)

YBS307U-KURUMSAL KAYNAK PLANLAMA SİSTEMLERİ

Ünite 2: Kurumsal Kaynak Planlaması Mimarisi (Yapısı)

Giriş

Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP) sistemleri 1990’lardan itibaren iş yaşamında görülmeye başlamış ve daha sonra bütün sektörlerde hızla genel kabul görerek yayılmalarını sürdürmüşlerdir. Günümüzde değil orta ölçek küçük hatta mikro ölçekli şirketlerde dahi kullanılmaktadırlar. Büyük ölçekli işletme/kurumlardan başlayıp sağladığı verimlilik gözlendikten sonra neredeyse bütün endüstrilerin demirbaşı olan KKP’lerin karmaşık mimari altyapıları zaman içinde ana prensipler aynı kalmak üzere bütün ekonomilere yayılmıştır. Günümüzde KKP bilinirliği bir hayli yükselmiştir. Bu duruma gelmesinde teknolojinin ucuzlayarak elde edilebilir olmasının yanı sıra kurulum tecrübesinin artması ve hızlanmasının da payı bulunmaktadır.

Bilgi Teknolojileri Altyapısının Gelişimi

Günümüz kurumlarının bilgi teknolojileri (BT) altyapısının gelişimi beş döneme ayrılmıştır. Genel amaçlı ana bilgisayar ve mini bilgisayar bilgi işleme, kişisel bilgisayarlar, istemci/sunucu ağları, kurumsal bilgi işleme ve bulut ve mobil bilgi işlem dönemleridir. İlginç bir şekilde bu altyapı zaman içinde gelişse de günümüzde hepsi hala kullanımdadır.

Genel Amaçlı Ana Bilgisayar ve Mini Bilgisayar Dönemi (1959-Günümüz)

1965’te IBM 360 serisinin piyasaya girişiyle ana bilgisayar gerçek olarak kendini buldu. IBM 360, zaman paylaşımına, çoklu görev yapabilme yeteneğine ve sanal hafızaya sahip güçlü işletim sistemli ilk ticari bilgisayardır. IBM, bu noktadan sonra ana bilgisayarlarda pazarda egemen olmaya başlamıştır. Ana bilgisayar dönemi, tekil satıcı, donanım ve yazılım üreticileri tarafından birçok altyapı eleman desteği ile profesyonel programcılar ve sistem operatörlerinin kontrolü altında yüksek merkezileşmiş işlemler periyodu olmuştur. Donanım fiyatları aşağı doğru hareketlendikçe, ana bilgisayarlar da çok daha düşük fiyatlarda olan güçlü makineler olarak sunuldu. Bölümlerin ya da iş birimlerinin belirli ihtiyaçlarını karşılamak için tek büyük bir ana bilgisayardan zaman paylaşımı açısından daha tercih edilir hâle geldi. Yakın zamanda, mini bilgisayarlar orta düzey bilgisayar ya da orta düzey sunucular ve ağın bir parçası olarak geliştirilmiştir. KP’nin ilk dönemleri dışında kullanılmamıştır.

Kişisel Bilgisayarlar Dönemi (1981-Günümüz)

1981 de IBM PC’nin (Personel Computer/Kişisel Bilgisayar) pazara çıkması, PC döneminin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu bilgisayarlar ortaya çıkmış olduğu Amerika’nın iş dünyası tarafından en geniş kullanımına sahip ilk bilgisayarıdır. 1980’lerde ve 1990’larin başlarında PC’lerin yaygınlaşması, pek çok kişisel masaüstü verimli yazılım aracı (kelime işlemciler, elektronik hesap tablolama, elektronik sunum yazılım ve küçük veri yönetim programları) hem ev hem de kurumsal kullanıcılar için önemli hale gelmiştir. 1990’larda PC

işletim sistemleri yazılımları ağ üzerinden bağlantı kurulmasına kadar PC’ler birbirinden bağımsız sistemlerdi.

İstemci/Sunucu Dönemi (1983-Günümüz)

İstemci/sunucu bilgi işlemde masaüstü ya da dizüstü bilgisayar olarak ifade edilen istemciler, çeşitli hizmetler ve yetenekler sağlayan güçlü sunucu bilgisayara bağlanmaktadır. Bilgi işleme süreci bu iki makine arasında bölüşülmektedir. İstemcilerin kullanıcı olarak giriş noktası olan sunucular, paylaşılan verinin işlendiği ve depolandığı, web sayfalarına hizmet edildiği veya ağ faaliyetlerinin yönetildiği bilgisayarlardır. Sunucu, ana bilgisayar olabilir fakat günümüzde sunucu bilgisayarları pahalı olmayan çipler ve tek bir bilgisayar kasasında birden fazla işlemciyi içeren kişisel bilgisayarların daha güçlü versiyonlarından oluşmaktadır.

Kurumsal Bilgi İşlem Dönemi (1992-Günümüz)

1990’ların başında, işletmeler, işletme genelini kapsayan altyapısı birbirinden farklı ağları birbirine bağlayan ağ standartları ve yazılım araçlarına döndü. 1995’te internetin güvenli iletişim ortamı olarak gelişmesiyle işletmeler İletim Denetimi Protokolü/İnternet Protokolü (Transmission Control Protocol/internet Protocol-TCP/IP) ağ standardını birbirinden bağımsız ağlarını bağlamak için kullanmaya başladılar. TCP/IP, İletim Denetimi Protokolü/İnternet Protokolü, hem yerel hem de geniş alan ağları üzerinde, uçtan uca görevdeş birimler arasında iletişimi sağlayan ulaşım ve yönlendirme protokolleri yapısı; İnternet’te kullanılan ulaşım, bağlantı ve yönlendirme protokolleri bütünüdür.

Bulut ve Mobil Bilgi İşlem Dönemi (2000’den Günümüze)

Bulut Bilgi işlem, bilgi işlem kaynakları (bilgisayarlar, depolama cihazlar, uygulamalar ve hizmetler) havuzuna ağ üzerinden (çoğunlukla internette) ulaşılmasını sağlayan bir bilgi işlem modelini ifade etmektedir. Bu bilgi işlem kaynakları “bulutuna”, herhangi bir bağlanabilen cihaz veya konumdan ihtiyaca bağlı olarak giriş yapılabilir.

KKP Sistem Bileşenleri

Bir KKP sistemi, her bilgi sistemi gibi, donanım, yazılım, veri tabanı, bilgi, süreç ve iş görenler gibi benzer bileşenlere sahiptir. Bu bileşenler, bir firmanın iş süreçlerinde gelişmiş verimlilik ve etkinlik hedefine ulaşmak için birlikte çalışır. Bir KKP sistemi, donanıma (sunucular ve çevre birimleri), yazılıma (işletim sistemleri ve veri tabanı), bilgilere (iç ve dış kaynaklardan gelen kurumsal veriler), sürece (iş süreçleri, prosedürler ve politikalar), ve bir sistemin girdi, süreç ve çıktı aşamalarını gerçekleştirecek kişilere (son kullanıcılar ve BT personeli) sahiptir. KKP’nin temel amacı, diğer tüm bilgi sistemleri gibi, veriyi tüm kurumsal paydaşlar için faydalı bilgilere dönüştürerek firmaya hizmet etmektir. Bir KKP uygulamasının temel bileşenleri donanım, yazılım, veri tabanı, süreçler ve iş görenlerdir. Uygulamanın başarılı olması için bu bileşenlerin sorunsuz bir şekilde


birlikte çalışması gerekir. Uygulama ekibi, bir uygulama planı geliştirirken her bir bileşeni diğerleriyle ilişkili olarak dikkatlice değerlendirmelidir. Donanım, yazılım ve veri, bir KKP sistemi uygulamasında önemli bir rol oynar. Başarısızlıklara genellikle iş süreçlerine ve iş gören bileşenlerine dikkat edilmemesi neden olur. Hem iş görenlerin katılımı hem de süreç entegrasyonu, uygulama planının en erken aşamalarından itibaren ele alınmalıdır. Personelin projede en başından itibaren kilit bir rol oynamasına izin verilmelidir. Kısacası maddi bileşenler olan donanım, yazılım ve veri tabanından ziyade maddi olmayan duran varlıklardan işgören ve iş süreçleri ön plana çıkmaktadır. KKP bileşenlerinde, her bileşen uygun şekilde katmanlanmalı ve her katman diğer katmanların verimliliğini desteklemelidir. Katmanlı yaklaşım, diğer katmanları önemli ölçüde etkilemeden katmanları değiştirme yeteneği de sağlar. Bu, firmaların KKP uygulamasının uzun vadeli bakımını azaltmalarına yardımcı olabilir, çünkü bir katmandaki değişiklikler mutlaka diğer katmanlarda değişiklik gerektirmez.

KKP Nasıl Çalışır?

SAP R/3, SAP tarafından geliştirilen ana KKP (yazılım) sistemleridir. Grafiksel kullanıcı arayüzü (GUI), uygulama katmanı ve veritabanı katmanı olmak üzere üç yazılım katmanından oluşan gerçek zamanlı üç katmanlı bir istemci/sunucu mimarisidir. Mimari, çeşitli işletim sistemleri ve platformlarla uyumludur. SAP R/3, farklı fonksiyonel modüller halinde düzenlenmiştir. En çok ve sıklıkla kullanılan modüller Üretim Planlama (PP), Malzeme Yönetimi (MM), Satış ve Dağıtım (SD), Finansal Muhasebe ve Kontrol (FI, CO) ve İnsan kaynaklarıdır (HR). Modüllerin her biri birbirinden bağımsız çalışır ancak birbirine bağlıdır. Modülleri veya sistemin herhangi bir özelliğini özelleştirmek zor olsa da SAP R/3 de bir endüstri standardı hâline gelmiştir. GUI Grafik Kullanıcı Arayüzü, bilgisayarda programların ve dosyaların görsel simgeler, menüler, seçenek tabloları halinde sunulduğu, kullanıcıların da bilgi girişlerini genellikle metin yazarak değil görsel simgeler arasında seçimler yaparak gerçekleştirebildikleri bilgi giriş-çıkış arayüzüdür.

KKP kaba iş sürecinde ilk olarak müşteriden sipariş alınır, gerekli muhasebe ve finansman veri kayıtlarından sonra, üretim planlamasına tabi tutulur. Üretim gerekli ham madde ve ara malları tedarikçilerden sağladıktan sonra teslimat yapılır. Böylelikle bölümler arası gerekli yetkilendirme ile veri kaybolmadan gerekli veriye tüm işletme dahilinde anlık erişim sağlanır. Özetlenecek olursa;

• ERP sistemleri ortak bir veritabanı kullanarak verileri depolar. • Tüm önemli süreçleri aynı yazılım ailesi öğeleri ile yönetilmesi nedeniyle farklı süreçler arasında uyumsuzluk olasılığı en alt seviyeye iner. • Modüller İstemci/Sunucu mimaride çalışarak uç noktalardaki maliyetleri düşürür.

• Uç noktadaki PC’ler veri kaynağı olarak hizmet veren güçlü bilgisayarlarla iletişim kurarak veriye tek noktadan ulaşır. • Her modül, kendi konumuna özel veri-işleme fonksiyonlarını yerine getirir.

KKP Sistem Mimarisi

KKP uygulamasının mimarisi, sistemin maliyetini, bakımını ve kullanımını etkiler. Esnek bir mimari en uygunudur çünkü organizasyonun ihtiyaçları değiştikçe ve büyüdükçe ölçeklenebilirliğe izin verir. Bir sistemin mimarisi, gerçek KKP sisteminin bir planıdır ve üst düzey KKP uygulama stratejisini organizasyondaki karşılıklı ilişkilerle bir bilgi akışına dönüştürür. KKP mimarisi, uygulama ekibinin bir kuruluş/firma için KKP sistemini oluşturmasına yardımcı olur. Bir KKP sisteminde, çeşitli veri sınıfları ayırt edilebilir. İlk olarak, sistem parametre olarak da adlandırılan konfigürasyon verilerini içerir. Bunlar uygulama sırasında belirlenir ve daha sonra neredeyse hiç değişmez. Bir parametrenin bir örneği, sistemin çeşitli ekranlarının kullanıcılara sunulduğu varsayılan dildir. Bir KKP sistemindeki ikinci bir veri sınıfı ana veridir. Bu veriler nadiren ve kesinlikle günlükten daha az değiştirilir. Ana veri örnekleri, müşterilerin ve tedarikçilerin adresleri, ürün verileri ve genel muhasebe hesaplarıdır. Son veri sınıfı, işlem verileridir; sürekli olarak değiştirilir ve ayrıca verilerin çoğunluğunu oluştururlar. İşlem verileri müşteri siparişleri, mal girişleri, satınalma siparişleri, ödemeler ve üretim programları olabilir. Bu sözü edilen sebeplerden ötürü mimari, KKP yazılımının seçiminden sonra tasarlanmalıdır. Diğer BT uygulamalarında ise, mimari yazılım satın almadan veya geliştirmeden önce tasarlanabilir. Bir KKP sistemi, bir organizasyondan diğerine çok farklı uygulama sonuçlarına sahip olabilir. Büyük bir uluslararası firmanın mimarisinde, bir KKP sistemi çok karmaşık olabilir ve firmada/kuruluşta uygulanmadan önce baştan sona tasarlanmalı ve test edilmelidir. Bir KKP sistemi için iki tür mimari, mantıksal ve fizikseldir. Mantıksal mimari, son kullanıcıların gereksinimlerini desteklemeye odaklanırken, fiziksel mimari sistemin verimliliğine (maliyet, yanıt süresi vb.) odaklanır. Mantıksal mimari, en düşük katmandaki varlıkların ve ilişkilerin veritabanı şemalarını, ardından ikinci katmanda sistem tarafından işlenen temel iş süreçlerini ve iş mantığını sağlar. Üçüncü katman, KKP sisteminde yerleşik olarak bulunan çeşitli iş işlevlerini destekleyen uygulamalar hakkında ayrıntılar sağlar. Son kullanıcılar, birincil olarak işlevsel uygulamalara erişim sağlayan istemci-kullanıcı arabirimi uygulama katmanıyla etkileşime girdiklerinden birinci ve ikinci katmanları hiç görmezler.

KKP Sisteminin Mantıksal Mimarisi

KKP sisteminin mantıksal mimarisinin üç öğesi bulunmaktadır: etkileşim, veritabanı ögesi ve iş mantığı. Mantıksal mimaride yer alan ilk unsur olan etkileşim, KKP Sistemi ile çevresi arasındaki bilgi alışverişini


sağlamaktadır. Etkileşimin olmasını sağlayan unsur ise sisteme son kullanıcı tarafından veri girişi yapılmasıdır. KKP Sisteminin mantıksal mimarisinde ikinci unsur veritabanıdır. Veritabanı KKP Sistemi için çok önemli bir unsurdur. Sistemin etkin ve verimli çalışabilmesi için gerekli olan tüm verilerin kaydedilmesi, saklanması ve sınıflandırılması ile ilgilidir. KKP Sistemleri modüllerden oluşmaktadır ve her modül işletmenin faaliyetleri ile ilgilidir. Bu faaliyetlerin de hatasız yapılabilmesi ve doğru kararlar alınabilmesi için tek bir veritabanından veriler elde edilmektedir. Bu sayede de, işletmede bulunan tüm departmanların birbirleriyle bilgi paylaşımları veritabanı sayesinde kolaylıkla sağlanmaktadır. Veri tasarlama, ekleme, güncelleme, seçme ve silme gibi verilerle ilgili tüm işlemler KKP Sistemlerinde yer alan veritabanı tarafından yönetilmektedir. Bazı veriler zamanla güncelliğini kaybetmektedir, güncelliğini yitiren bu verilerin seçilmesi ve silinmesi konusunda da veritabanı unsuru çok etkin olarak faaliyet göstermektedir. KKP Sisteminin mantıksal mimarisinin üçüncü unsuru olan iş mantığı, iş süreçlerinin KKP sistemi tarafından uygun şekilde desteklenmesini sağlamaktadır. KKP Sistemlerinin mantıksal mimarisinde bir iş süreci şekilde ilerler. İlk olarak, verimli ve etkin iş süreci için gerekli veriler, ya KKP veri tabanından ya da dış çevrede bulunan kaynaklardan elde edilir. Daha sonra veriler işlenir, hesaplamalar yapılır ve veriler birleştirilir, dönüştürülür veya sıralanır. Son olarak, sonuçlar KKP Sisteminin veritabanında saklanır veya etkileşim yoluyla sunulur.

Fiziksel BT Mimarisinin Unsurları

Mantıksal KKP Sistemi, fiziksel bilişim teknolojisi mimarisi üzerine kurulmuştur. BT sistemleri için fiziksel mimarileri tanımlamak için altı öğeden oluşan basit bir sınıflandırma kullanır: kalıcı depolama (çoğunlukla disk alanı), geçici depolama (dahili bellek olarak da bilinir), merkezi işlem birimi (veya: CPU), veri giriş cihazları, veri çıkış cihazları ve veri taşıma ağlar. Bir KKP sisteminin mantıksal mimarisinden farklı olarak, fiziksel mimari soyut değildir. Kalıcı ve geçici depolama, CPU’lar, veri giriş ve çıkış cihazları ve ağlar somut unsurlardır.

Ana Bilgisayar Mimarisinde KKP

Ana bilgisayar mimarisi, az ögeler ve sınırlı ağ trafiği ile mimaride yer alan ögeleri maksimum düzeyde merkezi olarak yönetmektedir. Ana bilgisayar, örgütün veri merkezinde bulunan büyük merkezi bilgisayardır. Bu bilgisayarın için, tüm disk alanı, dahili bellek ve işlem gücü yer almaktadır. KKP sistemi için merkezî bir ana bilgisayar mimarisinin yararı, KKP sisteminin veritabanını ve iş mantığını kolayca paylaşılmasını sağlamaktadır. Örneğin, KKP yazılımının yeni bir sürümünün iş mantığında yapacağı değişiklik, merkezî olarak kurulabilecek ve bu yüzden de yapılan değişiklikleri son kullanıcılar anında kullanabileceklerdir. KKP sistemi için merkezî ana bilgisayar mimarisinin yaratacağı dezavantaj ise tüm kullanıcılar aynı öğeye aynı anda erişim talep ettiklerinde, aşırı yüklenme meydana gelebilir ve ana

bilgisayar örgütün iş süreçlerinin yavaşlamasına sebep olabilir.

İstemci-Sunucu Mimarisinde KKP

İstemci/sunucu bilgi işlemde masaüstü ya da dizüstü bilgisayar olarak ifade edilen istemciler, çeşitli hizmetler ve yetenekler sağlayan güçlü sunucu bilgisayara bağlanmaktadır. KKP sistemi bir istemci-sunucu mimarisinde kurulduğunda, KKP ögeleri fiziksel bilişim teknolojisi mimarisine dağıtılır. KKP veritabanı, bir sunucunun disk alanına kurulmaktadır. İstemci-sunucu mimarisinin ana avantajı, uygun maliyetli ögelerin yaygın olarak kullanılmasıdır. Sunucular, düşük maliyetle büyük depolama kapasitesi sunmaktadır. Ancak bu istemci- sunucu mimarisinde KKP sisteminde yer alan veri eşleşmelerinin yapılması çok zordur. İstemci-sunucu mimarisinde, her yerel bilgisayarda iş modelinin bir kopyası olması gereklidir çünkü istemci CPU ve dahili bellek hesaplamaları ve veri işlemlerinin yürütmektedir.

Tarayıcı Mimarisinde KKP Mimarisi

Tarayıcı mimarisinde ağ çok önemli bir unsurdur. Ağ sadece bir işletmenin ögelerini birebirine bağlamamaktadır, internete bağlı tüm bilgisayarları, istemcileri ve sunucuları birbirine bağlamaktadır. Tarayıcı mimarisinin en büyük avantajı, kullanıcıların KKP veritabanına ve KKP iş mantığına kolayca erişebilmesidir. Veritabanın bakımı, yönetimi ve iş mantığı yalnızca bir sunucu üzerinden gerçekleştirilmelidir. Tarayıcı yardımıyla son kullanıcılar KKP sisteminde yer alan son güncellemeye ulaşabilirler. Tarayıcı kurulu olduğu ve dünyanın her yerinden sunucu ile bağlantı kurulabildiği sürece kullanıcı KKP sistemi ile çalışabilmektedir. Tarayıcı mimarisinin birkaç dezavantajı bulunmaktadır. İlki, kullanıcıların farklı yerlerden ve konumlardan giriş yapmaları güvenlik açısından sorunlar yaratabilmektedir. Ek güvenlik önlemi almadan verilerin halka açık internet üzerinden paylaşılması veya kullanılması işletme için bir güvenlik açığı oluşturmaktadır. İşletmenin verileri, kullanıcılar dışında başka kişilerin eline geçebilir. İkinci dezavantaj ise, ağ olmadan KKP sistemine ulaşılması mümkün değildir. Bu yüzden her konumda kullanılabilecek bir ağ bağlantısının kullanıcılara verilmesi gereklidir.

Çok Katmanlı KKP Mimarisi

Çok katmanlı mimari; sunum katmanı, uygulama katmanı ve veri katmanından oluşur. Sunum katmanı, bilgileri uygun formatlarda sunmaktan ve istemcilerden kullanıcı etkileşimlerini kolaylaştırmak için entegrasyon araçları sağlamaktan sorumludur. Bu katman, kullanıcıların uygulama katmanının bileşenleriyle etkileşime girebilecekleri ve gerekli hizmetlere erişebilecekleri esnek Grafik Kullanıcı Arayüzü sağlar. Bu katmana web katmanı da denmesinin nedeni, kendisine web sunucu teknolojileri aracılığıyla hizmet sunabilmesidir. Son kullanıcılar, çeşitli web istemci programlarını kullanarak organizasyonun dışından herhangi bir yerden iş fonksiyonel modüllerine erişebilir. Uygulama katmanı,


sistem işlevsel modüllerinin iş mantığını uygular ve gerekli işlevleri en iyi performansla sağlamak için sunucuları ve mekanizmaları içerir. Aslında bu katman, birçok işlevsel uygulamaya yeniden birleştirilebilen yeniden kullanılabilir nesneler biçiminde iş süreci kurallarını uygular. Uygulama katmanındaki sunucular, kullanıcıların isteklerini işler, veritabanı katmanından veri alır ve verileri gerektiği gibi işler. Veri katmanı, iş işlevlerinin gerekli bilgileri depolamak ve almak için kullanabileceği veri havuzları ve veritabanı sunucularını içerir. Tüm organizasyonel verilerin yapısı ve hem iç hem de dış sistemlerle ilişkileri bu katmanda tanımlanır. Genellikle veri, gerekli sorguları işleyebilen ilişkisel veri tabanlarında depolanır. Örnek olarak, bu katmanda satış siparişi, satış kalemleri, teslimat ve bir siparişe ilişkin açıklamaların birbirine bağlı olduğu söylenebilir. Üç katmanlı uygulamalar, geleneksel istemci sunucu uygulamalarına göre çeşitli avantajlar sağlar:

• Ölçeklenebilirlik: Üç katmanlı mimari, mimarinin daha kolay eklenmesini, değiştirilmesini ve kaldırılmasını sağlar. Uygulamalar, kullanıcı arabirimi ve veritabanı yükseltmelerden etkilenmez. • Güvenilirlik: Üç katmanlı mimari, çoklu fazlalık seviyelerinin uygulanması ile sistemin güvenilirliğini artırmayı kolaylaştırır. Ayrıca, planlama ve önceliklendirme gibi işler merkezi bir konumdan daha iyi yönetilebilir. • Esneklik: Üç katmanlı mimari, bir uygulamanın iş mantığını sunum mantığından ayırarak uygulamayı değişikliklere karşı çok daha esnek hale getirir. • Sürdürülebilirlik: Destek ve bakım maliyetleri, tek bir sunucuda her kurulum veya yükseltmeyi bir masaüstü istemcide sürdürmekten daha düşüktür çünkü orta katman, devam eden iş için zamanlama ve önceliklendirme ekler. • Tekrar Kullanılabilirlik: Uygulamayı birden çok katmana ayırmak, yeniden kullanılabilir bileşenlerin uygulanmasını kolaylaştırır. • Güvenlik: Üç katmanlı mimari, istemci makinelerinde daha az yazılım olduğundan daha yüksek güvenlik sağlar, bu da BT personelinin ERP sistemi üzerinde daha fazla kontrole sahip olduğu anlamına gelir.

Üç katmanlı uygulamaların ayrıca bazı sınırlamaları ve dezavantajları vardır:

• Maliyet: Üç katmanlı uygulamalar, orta katmanı desteklemek için ek donanım ve yazılım altyapısı gerektirir ve bu da genel platform maliyetlerini artırabilir. • Karmaşıklık: Üç katmanlı mimarilerle ilgili önemli bir sınırlama, geliştirme ortamının kullanımının iki katmanlı uygulamaların görsel olarak yönlendirilmesine göre daha zor olmasıdır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında