Soğuk Savaş, anahatlarıyla İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan iki kutuplu düzeni tanımlamak için kullanılan tarihsel bir dönemdir. Genel olarak 1946-1991 yılları arasına tekabül etmektedir. Bu dönemde dünyanın iki süper gücü olan ABD ve SSCB kapitalist ve komünist veya doğu ve batı blokları denilen iki kutbun lideri olmuşlardır.
Türk Dış Politikası II — Ünite 7 Soru-Cevap
Türk Dış Politikası II (ULI404U) soru-cevapları.
Soğuk Savaş neyi ifade eder?
Türk dış politikasında yeni açılımlar başlığı altında girişimler nelerdir?
Bu girişimlerin en önemlileri 1998 yılında başlayan ve 2005’te somutlaşan “Afrika Açılımı”; yine 1998’de hazırlanan ve 2006’da güncellenen “Latin Amerika ve Karayipler Eylem Planı” ve son olarak diğer bölgelere göre çok daha köklü ilişkiler bulunmasına rağmen hazırlanması ve hayata geçirilmesi 2019 yılını bulan “Yeniden Asya Girişimi”dir.
Türkiye’nin Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerinin gelişmesini engelleyen nedenler nelerdir?
İlk neden, Türkiye’nin NATO üyesi olduktan sonra dış politikasını büyük ölçüde NATO çerçevesinde ve yakın güvenlik tehditlerine odaklamış olmasıdır. 1950’lerden 1990’lara kadar SSCB tehdidi merkezli bir dış politika anlayışı hakim olduğundan Latin Amerika’ya ayrılacak enerji ve kaynak ikinci planda kalmıştır. 200
İkinci neden, Latin Amerika’da sık sık yaşanan askerî darbelerdir. Aynı süreçte Türkiye’nin de üst üste darbelere ve darbe girişimlerine sahne olması devletlerin yöneticileri arasında karşılıklı güvensizliğe neden olmuştur.
Üçüncü neden ise özellikle 1959’da gerçekleşen Küba Devrimi’nden sonra Latin Amerika’da sosyalist hareketlerin yaygınlaşmasıdır.
El Turco ne demektir?
El Turco, İspanyolca Türk demektir. En genel tanımıyla 1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti’nin yurttaşı iken Latin Amerika’ya giden ve buraya yerleşen kişilerin torunlarıdır. Her ne kadar uluslararası ilişkiler bakımından değerlendirildiğinde Arjantin Devlet Başkanı Menem ile özdeşleştirilmiş olsa da siyaset, sanat ve spor dallarında El Turco lakabını alan çok sayıda tanınmış kişi bulunmaktadır.
“Latin Amerika Açılımı” ne zaman ve kimin tarafından başlatılmıştır?
1998 yılı Eylül ayında Cumhurbaşkanı Demirel’in Latin Amerika Turu’ndan yaklaşık 3 yıl sonra dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in “Latin Amerika Açılımı”nı başlatması ise Latin Amerika’yla ilişkiler açısından kilit bir öneme sahiptir.
ürkiye’nin Latin Amerika’yla ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde lokomotif ülkeler hangileridir?
Bu ülkeler sırasıyla Brezilya, Venezuela ve Meksika’dır.
Afrika hangi hammaddeler bakımından dünyanın en zengin kıtasıdır?
Modern ekonomilerin vazgeçilmez hammaddeleri arasında yer alan kobalt, platinyum, uranyum ve petrol gibi stratejik hammaddeler ile altın ve elmas gibi değerli madenler açısından dünyanın en zengin bölgesidir
Türkiye’nin Latin Amerika ülkeleriyle kültürel ilişkilerin artmasında hangi kurumların etkisi olmuştur?
Bu çerçevede Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Yunus Emre Enstitüsü, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve Türk Hava Yolları aracılığıyla hem kültürel diplomasi hem de turizm faaliyetleri hızlanmıştır.
“Kara Afrika” tanımının kullanımı neden bırakılmıştır?
Zaman zaman Afrika’ya ilişkin tanımlarda “Kara Afrika” tanımı veya kavramı kullanılmaktadır. Bu tanım, 1990’lara kadar yaygın olarak kullanılırken günümüzde ayrımcı bir ifade olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, Afrika’ya ilişkin kullanımlarda Kara Afrika gibi tabirler yerine Sahra Altı Afrikası ve Afrika Boynuzu gibi Afrika’nın coğrafi kesimleriyle bölgeleri tanımlamak doğru olacaktır.
Afrika’ya Açılım Politikası nasıl ve ne zaman başlamıştır?
Türkiye 1998’de Afrika Eylem Planı’nı kabul ederek Afrika’ya Açılım Politikasını başlatmıştır.
“Afrika Ortaklık Politikası” neyi ifade eder?
Ortaklık Politikası, Türkiye’nin ekonomik, siyasal ve kültürel alandaki tecrübelerini Afrika devletleri ve bu ülkelerde yaşayan insanlarla paylaşmak vizyonunu içermiştir. Ancak 2010’dan itibaren Kuzey Afrika’yı etkisi altına alan Arap Baharı, Türkiye’nin Afrika politikasının kültürel ve ekonomik alanların dışında siyasi ve güvenlikle ilgili boyutlar kazanmasına da neden olmuştur.
Türkiye’nin Doğu ve Orta Afrika’daki güvenliğe en önemli katkısı nedir?
en önemli katkısı 2016 yılında Somali’de bir askerî üs bölgesi inşa etmesidir. İki ülke arasında imzalanan Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması çerçevesinde inşa edilen üs, 2017 yılında faaliyete geçmiştir. Somali’de faaliyet gösteren El Şebab terör örgütüne karşı mücadelede Somali Ordusu’nun kapasitesini artırmak amacıyla kurulan askerî ilişkiler çerçevesinde binlerce Somali askeri Türkiye’nin kurduğu askerî üs bölgesinde eğitilmektedir.
Türkiye’nin 1998’den itibaren Afrika Açılımı ve Afrika’ya verdiği önem hangi ana sonuçları doğurmuştur?
• Türkiye, Afrika Açılımı’yla Afrika’daki diplomatik ilişkilerini hızla geliştirmiş, bu kıtadaki en geniş diplomatik temsilcilik ağlarından birisini kurmuştur. • Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin toplam hacmi 20 yılda yaklaşık 7 kat artmıştır. • Kültür diplomasisi ve insani diplomasi neticesinde Afrika’daki Türkiye imajı Soğuk Savaş’taki olumsuz tablodan kurtulmuştur. • Afrika’da çatışmaların sona erdirilmesi ve güvenlik sorunlarının çözülmesinde Türkiye önemli roller üstlenen bir ülke hâline gelmiştir.
Türkiye’nin Orta Asya’yı yeniden keşfi ne zaman ve nasıl başlamıştır?
Türkiye’nin Orta Asya’yı yeniden keşfi 1990’ların başlarını bulmaktadır. Dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in kullandığı ünlü “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar Türk Dünyası” söyleminde somutlaşan yaklaşım 1990’ların başında Türkiye’nin bölgeye olan ilgisinin sembolüdür.
Bağlantısızlar Hareketi ve Üçüncü Dünya kavramları nasıl bağlantılıdır?
Bağlantısızlar Hareketi ve Üçüncü Dünya kavramları arasında sıkı bir bağ vardır. Ancak Bağlantısızlar Hareketi’nin üyeleri sömürgeciliğe maruz kalmış ülkeler olmasına rağmen 16. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında sömürgeleştirilmiş ülkelerin tamamı Bağlantısızlar Hareketi’ne dahil olmamıştır. Tersine, bazıları Batı bazıları Doğu Bloku’nun en önemli savunucuları arasında yer almıştır.
Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)'ne hangi ülkeler dahildir?
1996’da Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Rusya ve Çin arasında kurulan Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 2001’de Özbekistan’ın da katılmasıyla daha da güçlenmiştir. ŞİÖ hem ekonomik ve güvenlik boyutları olan bir örgüttür.
Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)'nün kaç tip üyeliği vardır?
Örgütün üç tür üyesi vardır: tam üyeler, gözlemci üyeler ve diyalog ortağı üyeler.
Kuşak Yol Projesi nedir?
Çin’in 2013 yılında ilan ettiği Çin’den İtalya’ya kadar uzanan Asya ve Avrupa ekonomilerini birbirine bağlamayı hedefleyen bir ekonomik projedir. Çin, bu projeyle İtalya’ya kadar uzanan bir dizi ekonomik yatırım projeleri gerçekleştireceğini ilan etmiştir.
“Bölgesel Kapsamlı Ekonomik İşbirliği” (RCEP) Anlaşmasına hangi ülkeler dahildir?
Japonya, Çin, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın dahil olduğu “Bölgesel Kapsamlı Ekonomik İşbirliği” (RCEP) Anlaşması’nın imzalanmasıyla Türkiye bu anlaşmadan doğabilecek sonuçlardan faydalanmak amacıyla yeni ekonomik girişimler başlatmıştır.
“Yeniden Asya Girişimi” nedir?
5 Ağustos 2019 tarihinde ilan edilen “Yeniden Asya Girişim” Türkiye’nin Asya stratejisindeki gelişmelerin dönüm noktası olmuştur. Bu açılımın incelenmesine önce isminden başlanmalıdır. Öncelikle diğer açılımlardan farklı olarak Asya açılımının başındaki “Yeniden” ifadesi dikkat çekicidir. Çünkü Türkiye, yukarıda da belirtildiği üzere cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Asya’ya ilgisini hiç yitirmemiştir. Bununla birlikte SSCB’nin dağılmasından sonra özellikle Orta Asya’daki Türk Dünyası’na yönelik ilk açılım dalgası bekleneni vermemiştir. Bunun en temel nedenleri Rusya’nın 1990’lardan itibaren yeniden toparlanma sürecine girerek eski SSCB ülkelerinde yeniden etkinlik sağlaması ve yeni bağımsızlığını elde etmiş ülkelerdeki elitlerin SSCB’den kalma idari alışkanlıkları sürdürme eğiliminde olmasıdır.