Bu dönemde Amerikan dış politikası; milletlerin kendi kaderini tayin hakkı, ABD’nin Amerika kıtasındaki genişlemesini sürdürmesi, açık denizlerde serbestlik, uluslararası ticaretin gelişmesi ile sorunların barışçı yollardan çözümlenmesi şeklinde özetlenebilir.
Amerikan Dış Politikası — Ünite 7 Soru-Cevap
Amerikan Dış Politikası (ULI401U) soru-cevapları.
ABD’nin ilk dönem Asya-Pasifik stratejisi hangi temeller üzerine kurulmuştur?
Kapalı bir toplum olan Çin pazarının dış ticarete açması hangi olayla gerçekleşmiştir?
İngiltere Çin’i Afyon Savaşları’yla dışa açılmaya zorlamıştır. ABD de bu sayede Çin'de ticari haklar elde etmeyi başarmıştır.
"Dışa açılma" kavramı ile hangi durum ifade edilmektedir?
Gelişmiş ülkelerin ürettikleri ya da ticaretini yaptıkları malları gelişmemiş ülkelere satmak için kullanılan bir kavramdır. Kapitalist ekonominin henüz gelişmediği bu yüzden kapalı ve kısıtlı bir pazara sahip olan ülkeler, ABD ya da Batı Avrupa devletleri gibi gelişmiş ülkeler tarafından dışa açılarak pazar haline dönüştürülür.
Hangi ülke dışa açılma sonucunda emperyalist bir güç haline dönüşmüştür?
Batılı ülkelere karşı başarısız bir direniş gösteren Çin’in durumuna düşmemek için Japonya, 1868 Meeiji Restorasyonu’yla hızlı bir siyasi, iktisadi ve toplumsal reform süreci başlatmıştır. Çağdaşlaşma ve sanayileşme yolunda mucizevi bir reform süreci gerçekleştiren Japonya, 1900’lerin başında Batılı devletler kadar güçlü bir emperyalist güç haline gelmiştir.
ABD’nın yayılma politikası hangi olayla kesintiye uğramıştır?
Amerikan İç Savaşı (1861-1865) ABD’nin yayılma politikasını belli bir süre kesintiye uğratmıştır. İç savaş sonrası ilk yayılma Alaska ile gerçekleşmiştir.
Alaska’nın satın alınması ABD’ye hangi yönlerden jeopolitik güç katmıştır?
Alaska’nın satın alınması ile Amerika kıtasından Avrupalı güçlerin çıkarılması yolunda yeni bir adım atılmıştır. Maden, orman ve hayvani kaynaklar açısından oldukça zengin olan Alaska ayrıca Kanada’ya yayılma konusunda önemli bir avantaj oluşturduğu gibi Bering Boğazı ve Aleutian Adaları ile ABD’nin Asya kıtasına daha da yakınlaşmasını sağlamaktaydı. Bu adalar sayesinde ABD, Yeni Zelanda ve Marshall adaları ile aynı boylamda toprak sahibi olmuştur.
Japonya Kore üzerinde hakimiyet sağlamak için hangi ülkeler ile mücadele etmiştir?
Kore, 19. yüzyılda hukuki olarak Çin’in vesayeti altında olan bir krallıktı. Bu dönemde Kore üzerinde Çin, Rusya ve Japonya arasında rekabet yaşanmaktadır. Japonya, Kore Yarımadası’nı kendi denetimi altına alabilmek için 1894’te Çin’e savaş ilan etmiştir. Bu savaş sırasında Rusya, Fransa ve Almanya Çin’i desteklerken ABD tarafsızlığını ilân etmesine rağmen Japonya lehine bir tavır sergilemiştir.
Hawaii adalarının ABD için önemi nedir?
ABD’ye oldukça yakın bir konumda bulunana Hawaii ABD’nin gelecekteki donanma üssü olarak yapılandırılmıştır?
Hangi olay ile ABD sömürgeci bir devlet haline dönüşmüştür?
İspanya, 1898 Paris Barış Antlaşması ile Karayipler’deki Küba ve Porto Rico ile Pasifik’teki Filipinler ve Guam adalarındaki egemenlik hakkını ABD’ye devretmiştir. ABD ilk defa yeni kazandığı ülkelerin halklarına vatandaşlık garantisi vermemiştir. Böylece ABD kendi ana ülke topraklarına toprak eklemeyip yeni sömürgeler etmiştir. Bu durum ABD’nin hukuken sömürgeci bir devlet hâline gelmiş olduğunun göstergesidir.
Filipinler’in sömürgeleştirilmesi konusunda Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki görüş farklıkları nelerdir?
Demokrat Parti’nin başını çektiği emperyalizm karşıtları, Filipin halkının ve kültürünün asimile olmasının mümkün olmadığını bu yüzden Filipinler’i işgalinin hem Amerikan ideallerine zarar vereceğini hem de ABD’nin emperyalist bir ülke olarak damgalanacağını ileri sürmüşlerdir. Cumhuriyetçi Parti’nin başını çektiği işgal taraftarları ise Filipinler’de yetişen tropik ürünlerin Amerikan pazarı için gerekli olduğunu belirtmişler ayrıca ABD işgal etmese bile Filipinler’in eninde sonunda güçlü bir Avrupa devleti veya Japonya tarafından ele geçirileceğini iddia etmişlerdir.
1898 İspanyol-Amerikan Savaşı’nın ABD ve dünya açısından sonuçları nelerdir?
ABD bu süreçte diğer Batılı devletler gibi sömürgeci bir ülkeye dönüşmüş, bu savaş sonrasında ABD’nin dünya politikasındaki ağırlığı büyük ölçüde artmıştır. Daha önce karışmaktan çekindiği Avrupa politikasına, 1917’de girdiği I. Dünya Savaşı ile başlıca aktörlerden biri olarak katılmıştır.
Çin’in sömürgeleştirilmesinde hangi ülkeler rekabet etmişlerdir?
Mançurya bölgesinde Rusya ile Japonya arasında rekabet söz konusuyken, İran ve Afganistan’da ise Rusya ile İngiltere rekabet etmiştir. Çin rekabetinde Fransa ve Almanya Rusya’yı desteklerken ABD ise Rus-Japon rekabetinde tarafsız bir tavır takınmakla birlikte Japonya’ya daha yakın bir duruş sergilemiştir.
Hangi süreç sonucunda Japonya, Doğu Asya’da ABD’nin en büyük rakibi haline dönüşmüştür?
1904 yılında başlayan Rus-Japon Savaşı’ndan Japonya büyük bir zaferle çıkmıştır. 1905 Portsmouth Antlaşması’yla Japonya, Kore’deki ayrıcalıklarını korurken, Mançurya üzerinde önemli ticari kazanımlar elde etmiş ve Sahalin’in güney yarısı Japon egemenliğine geçmiştir. Böylece Japonya Doğu Asya’da en önemli güç hâline gelmiştir. 20. yüzyılın başlarında Asya’nın büyük kısmında Avrupalı devletler hâkimken iki yükselen güç ABD ve Japonya bölgede nüfuzlarını artırmak için uğraşmış zamanla Avrupalı devletler Asya kıtasında güçlerini kaybederken ABD ve Japonya birbirlerinin esas rakipleri hâline gelmiştir.
İki savaş arası dönemde ABD içinde yaşanan etnik ve ırksal gerginlikler nelerdir?
ABD’nin asli unsuru olan Kuzey Avrupa kökenli Amerikalılar 1921 ve 1924 yıllarında göçmen alma politikalarında sınırlayıcı düzenlemeler yapma konusunda Kongre’de başarı elde etmişlerdir. Buna göre Güney ve Doğu Avrupa’dan gelen göçmenlerin sayısı sınırlandırılırken Japon göçmen kabul edilmemeye başlanmıştır. Yahudi düşmanlığı devam ederken Afrika kökenli Amerikalılara yönelik ayrımcılık artış göstermiştir. Beyaz ırkçı hareketi Klu Klux Klan hareketi 1920’lerde gücünün zirvesine ulaşmıştır.
ABD’nin Japonya’ya karşı II. Dünya Savaşı’na girmesinin sebepleri nelerdir?
Japonya, 1937 yılında Çin’i işgale başlamıştır. Böylelikle, Hindiçin ile Güneydoğu Asya’ya yayılma aşamasına gelmiş ve Asya’daki ABD, İngiltere, Fransa ve Hollanda’nın çıkarları tehdit altına girmiştir. Ayrıca II. Dünya Savaşı başladıktan hemen sonra Fransa ve Hollanda’nın Japonya’nın müttefiki Almaya tarafından işgal edilmesi ile Hollanda’nın Endonezya, Fransa’nın Vietnam, Kamboçya, Laos ve Tayland üzerindeki hükümranlığı boşlukta kalmıştır. Japonya’nın işgal hareketleri, ABD’nin temel çıkarlarına yönelik büyük bir tehdit oluşturmuştur. Amerikan ekonomisi için vazgeçilmez bir ilke olan açık denizlerde serbestlik ve uluslararası ticaretin gelişmesi büyük bir darbe yiyeceği için Pearl Harbor baskını ile ABD II. Dünya Savaşı’na girmiştir.
II. Dünya Savaşı’nda ABD Çin'i hangi gerekçeler ile müttefik olarak seçmiştir?
ABD II. Dünya Savaşı’na ABD, Çin’i sadece Japonya’ya karşı savaşta bir destek unsuru olarak görmeyip büyük devlet statüsüne erişen Çin’in savaş sonrası dönemde Asya’daki güç dengesini sağlamada önemli bir rol oynayabileceğini düşünmüştür.
ABD’nin II. Dünya Savaşı sonrası dönemde Asya-Pasifik bölgesindeki öncelikli hedefleri nelerdir?
ABD’nin bölgede iki büyük önceliği olmuştur. İlk olarak, Japonya’nın tekrar ABD’ye rakip olmayacak bir konuma sokulması gerekiyordu. İkinci olarak, patlak veren Soğuk Savaş’ta Asya’da komünist rejimlerin yayılmasını engellemek büyük önem kazanmıştır.
II. Dünya Savaşı’nı kaybeden Japonya ABD tarafından hangi yaptırımlara uğramıştır?
ABD, Japonya’yı 1946-1952 yılları arasında militer rejimi tamamen tasfiye edecek şekilde bir sivilleştirme sürecine tabi tutmuştur. Bu dönemde Japonya’da parlamenter sisteme dayalı demokratik bir yapı kurulmuştur. Meiji dönemi anayasasına son verilerek gücün merkezileşmesi önlenmiştir. Yeni anayasaya konan dokuzuncu madde ile Japonya’nın Japon adaları dışında savaşması yasaklanmış ve ordu lağvedilerek 50 bin kişilik jandarma-polis karışımı kendini savunma gücü kurulmuştur. ABD ve Japonya arasında 1951’de San Francisco Antlaşması ve 1952 yılında ise Amerikan-Japon Güvenlik Antlaşması imzalanmıştır. Buna göre Japonya tüm ülkeyi Amerikan ordusuna açacak ve karşılığında ise hiçbir savunma harcaması yapmayacaktı. Bu koşullar altında Başbakan Yoshida Shigaru önderliğindeki Japonya, ABD’nin siyasi ve askerî alandaki üstün konumunu kabullenerek tüm dikkatini ekonomik kalkınmaya yöneltmiştir.
ABD ve Çin arasındaki ikili ilişkilerde Tayvan hangi açılardan önem taşımaktadır?
1949’da ABD’nin destek verdiği milliyetçi rejim komünist kuvvetlere karşı mücadeleyi kaybedip Tayvan adasına sığınmıştır. Kıta Çin’in yanında Tayvan gibi küçük bir ada ABD desteği sayesinde gerçekleşmiştir. Tayvan ABD’nin Çin’e karşı yürüttüğü mücadelede Truva atı olarak kullanılmaktadır. Çin ile Tayvan arasındaki gerginlik günümüzde de devam etmektedir.
Günümüzde Asya ülkelerinin bölgedeki ABD varlığına yönelik tutumu nedir?
Asyalı devletler ABD’nin ne tamamen Asya’dan çekilmesini ne de yoğun bir şekilde bölge işlerine karışmasını istemektedirler. Çin ve Rusya gibi güçlü devletlerin var olduğu bu coğrafyada ABD’nin diğer güçleri dengeleyici bir rolü olduğunu düşünmektedirler.