AÖF Soru Bankası

Dış Politika AnaliziÜnite 5 Özeti

Devletin Dış Politika Yapımı

takdirde bu kaynakların işlenebilmesi için farklı devlet Giriş güçlerinin kontrolü altına girilebilir.

Devletler arası ilişkiler, dış politika analizi olarak nitelendirilmektedir ve bu ünitede devletler arası dış Demografik Özellikler

politika karar alma süreci anlatılmaktadır. Devletler, karar Bir ülkenin demografik yapısı ülkenin nüfus genişliği, alma sürecinde, siyasal sistem içerisinde etki ve güç genç-yaşlı oranı, nüfusun eğitim seviyesi, etnik yapı, gelir kazanmaya çalışmakta ve bu sistemde devlete ait dağılımı ve benzeri faktörler ile belirlenir. Ülkenin nüfus özellikler devletlerin dış politika standartlarını göstererek genişliği ve yaş oranı iç pazarı, savaş anında devletlerin güç seviyeleri belirlenmektedir. kullanılabilecek insan gücünü ve geleceğe yatırım gibi durumları belirlerken, endüstrileşmenin gelişmesinde de Devlete Ait Özellikler etkili olur. Etnik gruptaki homojenlik ya da tersi durumlar

Bir devletin gücü aşağıdaki unsurlar ile değerlendirilir: ülkenin iç dinamiklerinde önem taşır. Eğitim seviyesi ve gelir dağılımı ise toplumun özüne ait önemli birer 1. Askerî Güç kriterdir. Eğitim seviyesi düşük ülkeler, yeterli sayıda 2. Ekonomik Güç kalifiye elemana sahip olamadıklarından, dış 3. Gücün Tanımlanması politikalarında diğer ülkelerin baskısı altında kalmakta ve 4. Karşılıklı Bağımlılık kısıtlamalara uymak zorundadır. Gelir dağılımındaki 5. Ulusal Rol Kavramı eşitsizlik ise iç dengelerin bozulmasına sebep olur. 6. Yumuşak Güç Demografik yapı ülkenin insan gücünün özelliklerini 7. Kültür göstermekte ve sahip olunan bu özelliklerin iyi durumu 8. Uluslararası Sistem ve Kutuplaşma ülkenin dış politikasını oldukça etkilemektedir. Askerî Güç Coğrafi Konum Askerî güç devletin sahip olduğu asker sayısı, tank, Bir devletin dış politikasının belirlenmesinde coğrafi helikopter, savaş uçağı, füze, donanma büyüklüğü ve konumunun, yani dünya üzerindeki yerinin önemi oldukça bunların yanında orduya ayrılan bütçe ve askerî büyüktür. Ülkenin coğrafi konumunun stratejik bölgede harcamalar ile belirlenmektedir. Ülkelerin askerî güçleri olması, ada veya kıta devleti olması, denizlere sınır ekonomileri ile doğru orantılıdır. Askerî harcamalara fazla olması, ülkenin yüz ölçümü önemli coğrafi özelliklerdir ve bütçe ayırabilen ülkeler yeni teknolojik gelişmeleri takip ülkenin dış politikasının güçlenmesine yardımcı olur. ederek askerî yeteneklerini de geliştirir. Ayrıca, Bunların yanında ülkenin, ticaret yollarına sahip olması ya günümüzde bir ülkenin nükleer ya da biyolojik silah sahibi da yakınlığı, ticari ve ekonomik güç açısından önem olması, askerî güç ve uygulayacağı dış politikada oldukça taşımaktadır. etkili bir niteliğe sahiptir. Siyasal Sistem Ekonomik Güç Ülkelere ait siyasal sistem ve yönetim biçimi dış politika Askerî gücü tamamlayan en önemli güç ekonomidir. kararlarını doğrudan etkilemektedir. Savaş, çatışma Ekonomik güç bir devletin sahip olduğu iktisadi hacimdir. durumlarında, askerî kararlar alınması gerektiğinde devlet Gayrisafi Millî Hasıla (GSMH)’nın büyüklüğüne veya kişi içi işleyiş siyasal sisteme bağlı olarak çalışır. Hükümetin başına düşen gelire bakılarak bir ülkenin ekonomik gücü kuruluşunda, parlamenter sistem, başkanlık ya da yarı belirlenebilir. Ekonomik gücün anlaşılmasında başkanlık sistemlerinin kararlaştırılmasında siyasal yapı endüstrileşmenin ne seviyede olduğu da önem taşır. Ayrıca, bir ülkenin siyasal sisteminin değerlendirilmelidir. Sanayileşmenin ekonomik gücün demokrasi olup olmaması da dış politika hareketlerini anlaşılmasındaki diğer bir önemi de askerî gelişmeyi oldukça etkilemektedir. beslemesiyle alakalıdır. Çok güçlü bir sanayiye sahip olan ülkeler genellikle büyük askerî güce sahiptir. Bir ülkenin Tarih ekonomik istikrarı, işsizlik oranı, enflasyon seviyesi, iç ve Bir ülkenin tarihi, ülkenin doğrudan gücünü etkilemese de, dış borç seviyesi, cari açık miktarı ve geleceğe yönelik uzun bir geçmişe sahip olan ülkeler kendilerini yatırımlarla birlikte değerlendirilmelidir. bulundukları bölgenin önemli bir gücü olarak

Doğal Kaynaklar gösterebilirler. Bir ülkenin tarihinde kolonize yaşam gerçekleşmişse, bu ülkenin diğer ülkelere kıyasla dışarıya Bir ülkenin sahip olduğu doğal kaynaklar ve bu bağlılıkları fazla, kendilerine olan güvenleri ise daha az kaynakların zenginliği o ülkenin dış politika tavrının olabilir. belirlenmesinde önemli bir etkendir. Günümüzün en gerekli ihtiyaçlarından olan petrol, doğal gaz, yeni Kültürel Yapı teknolojilerde kullanılan bor gibi kaynakların yanında su Kültürel yapı devletin sahip olduğu somut özelliklerin kaynakları ve orman havzaları da oldukça önemlidir. dışında, subjektif ve soyut kavramlar içerir. Kültür, Burada dikkat çekilmesi gereken durum, doğal geçmişten gelen tarihi değerler ile birlikte topluma kaynakların zenginliğinin yanı sıra bu kaynakların iletildiğinde kültürel yapıyı oluşturur ve özünde bireylerin işlenebilmesi ve kullanılır duruma getirilebilmesidir. Aksi devletlere olan inanç ve tutumları yer alır. Bu inanç ve


tutumlar doğrultusunda ortaya çıkan kısıtlamalar ile bu durum onların uluslararası politikadaki rolü hakkında devletlerin dış politika karar alma süreçleri şekillenebilir. net bilgi vermeyebilir. Karar alıcılar devletlerinin yeteneklerini daha iyi bilir, diğer devletler ile ilişkilerinde Devletlerin Nitelikleri ve Güç Tanımı tarihi geçmişi de göz önünde bulundururlar ve gücün

Devletlerin sahip olduğu ekonomik büyüklük, askerî yapı, uluslararası dağılımı, devletlerarası tek taraflı kısıtlamalar doğal kaynaklar gibi güçlerin öncelikleri farklı devletlere hakkında bilgi verir. Aynı zamanda karar alıcılar göre değişebilir ve bu güçler her ülke için eşit önem devletlerarası ilişkilerin sabit kalmasını ya da yavaşça taşımayabilir. Böylece, devletler sahip oldukları nitelikler değişimini izleyerek bir devletin ulusal rol kavramını dahilinde dış politika kararlarını belirlemektedirler. öngörebilirler ve ulusal rol kavramı dış politika için geniş Devletlerin sahip olduğu güçlü coğrafi ve demografik taslaklar önerir. Ulusal rol, devlet ile sistem arasındaki özellikler devletin gücünün artmasına yardımcı olabilir etkileşim ve devletin kendi algıları olarak ifade edilirken, fakat bu her zaman devletin güçlü olacağı anlamına beklenen ve uygun davranışların sergilenmesini içerir. gelmez ve her zaman doğru orantılı değildir. Aynı Ulusal rol kavramı, devletin sistemde bulunduğu yer, zamanda, devletler coğrafi konumlarına göre askerî pozisyon ve beklenen dış politika tutumlarını içerir. donanmasını geliştirdikleri zaman doğru karar vermiş Devletlerin ulusal rol kavramını, devlet bireylerinin çoğu olurlar. Devletlerin, sahip oldukları özelliklerin sadece tarafından aynı düşüncenin paylaşılmasıyla ya da karar birine ya da birkaçına göre dış politika kararı alması doğru alıcılar tarafından nasıl davranılması konusunda sahip değildir. Önemli olan bu özelliklerin nasıl kısıtlamalar oldukları fikre göre belirlenebilir. Aynı zamanda rol yarattığı ve bu kısıtlamalara dikkat edilerek nasıl bir teorisi içerisinde sınıflandırma da yapılmaktadır; bu politika düzenleneceğidir. sınıflandırmada sistem içerisinde yükselmeye çalışan

Kısıtlamalar ve Dış Politika Kararları devletler acemi taraf, uluslararası sistemde ilişkilerin belirlenmesini etkileyen ise büyük güçlerdir. Devletleri küçük, orta ve büyük güç olarak sınıflandırmak, sınırlandırma kategorileri tam belli olmadığından dolayı Ulusal Rol Kavramının Türkiye’ye Uyarlanması

çok net bir yaklaşım değildir, fakat büyük güç olabilmek Türkiye’de 2002 yılında değişen hükümet ile birlikte için sahip oldukları güçleri doğru ve küresel düzeyde ulusal rol algısının dış politikaya nasıl yön verdiği kullanabiliyor olmaları gerekmektedir. Orta büyüklükteki incelenebilir. 2002 yılından itibaren Başbakan ve devletler, askerî güçten ziyade siyasi güçlerini kullanan Cumhurbaşkanı danışmanı, 2009 yılından itibaren de devletlerdir ve amaçları daha çok barışı korumak, işsizliği Dışişleri Bakanı olarak görev yapan bakanımız, yani karar azaltmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. Orta alıcı bakan tarafından dış politika oldukça aktif bir büyüklükte güce sahip olmak, bölgesel güce sahip olmakla döneme gelmiştir. Yalnızca stratejik öneme dayalı dış aynı şey değildir. Bölgesel güç sahip olduğu coğrafi politika anlayışından uzaklaşılarak, tarihi ve coğrafi konuma göre değişiklik gösterir. Küçük ve zayıf güce derinlikleri temel alan bir tercih savunulmuştur. Bu sahip devletlerin ise başka devletler üzerinde etkisi çok politikanın temelleri; komşular ile sıfır sorun ve çok azdır, güçleri nadiren kullanılır ve dış politikaları boyutlu dış politika izlenmesidir. Türkiye coğrafi ve tarihi kısıtlamalar ile oluşturulur. olarak çeşitliliklere sahip bir ülkedir. Coğrafi olarak

Güçler Arası Eşitsizlik ve Dış Politika Kararları Akdeniz ülkesi olması yanında; Orta Doğu, Avrupa, Asya ve bir parçasıyla da Kafkas ülkesiyken, tarihi olarak da Devletlerarası güçlerin eşit olmamasına rağmen derinliklere sahiptir. Bu unsurlar göz önünde aralarındaki ilişkilerin karşılıklı bağımlılık ilkesine bağlı bulundurulduğunda daha aktif bir dış politika izlenmesi ve kalması beklenir fakat bu pek mümkün değildir. Bu ulusal rol kavramının değiştirilmesi düşünülmüştür. Bu durumda küçük güçlere sahip zayıf ülkelerin dış politika değişen ulusal rol tavrından sonra Türkiye, Balkanlar’da, kararları, kendilerinin bağımlı oldukları unsurlara göre Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika’da etkin bir rol üstlenmeye belirlenir. Sınırlı şartlar altında dış politikasını belirlemek başlamıştır. Kısacası, Türkiye 2002 yılında değişen isteyen küçük devletler sayılı seçeneklere sahiptir. hükümetten sonra birden çok coğrafyaya ait özellikler Bunların başında, dış politika karar alıcıları daha güçlü bir gösterdiği ve bu coğrafyalarda bulunan devletler ile tarihi devletin politikasını gönüllü olarak kabul eder, aksi bağları olduğu için, gelişmeleri uzaktan izlemek yerine takdirde daha güçlü devlet kendi politikasını zorla kabul süreçte etkin olmayı tercih etmiş ve böylece etkin bir ettirir ve baskıcı bir tavır sergiler. Bunların dışında küçük biçimde rol almıştır. devlet bağımlılığa karşı gelmeyi tercih eder ve bu durum güçlü devletleri rahatsız edebilir ve daha baskıcı bir Yumuşak Güç ve Dış Politika Yapımı politikaya geçmelerine sebep olabilir. Son ve üçüncü Güç, geleneksel olarak askerî için kullanılmış bir terimdir, olarak, küçük devletlerin liderleri denge odaklı dış politika bunun yanında ekonomik güç, askerî güç kadar belirgin sergileyebilirler, bu durumda liderler kendi halklarını olmasa da efektif bir şekilde kullanılabilir fakat bazı dinleyerek halkına bağlı hareket ederler. durumlarda ekonomik gücün beklenen sonuçları

Güç ve Ulusal Rol Kavramı yaratmadığı görülür ve bu durumlarda yumuşak güç (soft power) uygulanır. Yumuşak güç, askerî ve ekonomik güç Devletlerin gücü, kapasitesi ve nasıl sınıflandırıldığı, kullanmadan başka devletlerin sizin istediğiniz gibi devletlerin ölçülebilir farklılıklarına odaklanmıştır fakat


hareket etmesini sağlamaktır, maddi ya da zorlamanın önemli husus, hangi gücün diğerine göre hakimiyeti yerine psikolojik bir boyutta uygulaması vardır. Yumuşak olduğudur ve bu durum devletlerin kapasitelerine göre güç uygulanmasında devletlerin ortak çıkarlar değerlendirilebilir. Uluslararası sistemde gücün nasıl doğrultusunda, ince dengelerde dış politika uygulaması dağıldığına dair bilgi verilebilir fakat devletlerarası beklenir ve yumuşak güç uygulayan devlet, diğer devletler ilişkilerde değerlendirme yapılamaz. İki devlet arasında tarafından daha olumlu karşılanır. Bu gücü büyük, orta ve çıkan anlaşmazlıkta devletler dış politika kararlarını küçük güçlere sahip tüm devletler kullanabilir. belirlemek zorunda kalır. Bu durumda devletlerin demokrasi devleti olup olmaması önemlidir; demokrasi Kültür ve Dış Politika devletlerinin daha barışçıl çıkarlar gözetmekte olduğu

Devletlerin sahip oldukları güçler ve uluslararası öngörülmektedir. Dış politika yönteminin kurgulanması platformda üstlendikleri rollerin yanında sahip oldukları zor ve çok yönlü bir süreç olduğundan dolayı uluslararası kültürel yapı da dış politika oluşturmalarında oldukça sistemdeki tüm dinamikler göz önünde bulundurulmalıdır. etkilidir. Kültürel dinamikler göz önünde tutulduğunda uluslararası ilişkilerin nasıl şekillendiği daha iyi Devlet İçi Dinamikler ve Kutuplaşmalar

görülebilir, kültür odaklı değerlendirmeler güç odaklı Devletler öncelikle kendi sürekliliklerini sağlamaya ve değerlendirmelerin açıklayamayacağı unsurlar içerir. uluslararası yönetimde kalmaya çalışırlar ve bunun için de Devletlerin netleşmiş kültürel yapıları belirsizliği ve stresi iç ve dış çıkar ayrımları görülür. İç çıkar, yönetimde azaltarak dış politika yapım sürecini kolaylaştırır. Aynı kalabilmek adına politika geliştirmek iken; dış çıkar, zamanda devletin sahip olduğu kültürel yapı, devletlerin uluslararası sistemde varlıklarını sürdürebilmektir. uluslararası sistemdeki diğer devletlerle nasıl etkileşime Devletler devamlılıkları için politik, ekonomik ve gireceği, yaşadıkları deneyimler ve üstlendikleri ulusal rol ideolojik politikalar belirlerler ve iç sistemde politik kavramı hakkında yardımcı olacaktır. boyut, ekonomik ve ideolojik boyutlara göre daha önemlidir, çünkü siyasi güvenlik diğerlerinden daha Kutuplaşma ve Dış Politika önemlidir. Uluslararası ilişkilerde ise ekonomik çıkarlar

Uluslararası ortamda, karar alıcılar öncelikle kendi siyasi çıkarları etkilemediği sürece önem kazanır ve üst devletinin çıkarlarını göz önünde tutarak daha sonra da seviyede tutulmaya çalışılır, çünkü siyasi boyut daha diğer ülkelerin karar alıcılarını dikkate alarak dış önemlidir. Bir devletin dış politika kararları almasında politikalarını belirler ve uluslararası ortam şekillendirilir. ulusal ve uluslararası etkenler, değişkenler göz önünde Uluslararası ilişkilerde devletlerin dış politika öncelikleri bulundurulmalı, sahip olunan özellikler farklı açılardan şu şekillerde sıralanabilir: değerlendirilmeli ve en doğru şekilde karar verilmeye çalışılmalıdır. • Uluslararası kutuplaşma düşük ise devletin, dış çıkarlarına iç çıkarlarından daha fazla önem vereceği ön görülmüştür aksi takdirde tersi beklenir. • Devletin iç dengeleri arasında kutuplaşma düşük ise devletin iç çıkarlarına dış çıkarlarından daha fazla önem vermesi beklenir. Hükümetin siyasi dinamiklerinde sıkıntılar olduğu takdirde de, devletin iç siyasi çıkarlarına öncelik vereceği düşünülür.

Uluslararası Dinamikler ve Kutuplaşma

Uluslararası sistemde devletlerin ilk amacı kendi sürekliliklerini ve çıkarlarını gözetmektir, bu sistem içerisinde devletlerarası iletişim devletlerin sahip olduğu siyasi, ekonomik ve ideolojik kapasite ve güce göre gerçekleşir. Kutuplaşmalar, gücün eşitsizliği ve bazı ülkelerin diğer ülkelere kıyasla daha önemli güç merkezlerine sahip olmaları ile gerçekleşir, dolayısıyla kutuplaşma uluslararası çıkarların belirlenmesinde önemli bir etkendir. Uluslararası sistemde çok kutuplu bir sistem, iki kutuplu bir sisteme göre daha zayıftır, kutup sayısı arttıkça devletlerarası güçler birbirine yakınlaşacağından dolayı çatışmalar ve birbirleri üzerinde baskınlık kurma çabaları artabilir. Çok kutuplu sistem içerisinde ülkelerin özgürlük hareketleri artmakta ve ülkenin kendi içerisinde yaşadığı baskıların da azalmasına sebep olmaktadır. Ulusal ve uluslararası durumlar incelendiğinde bir diğer

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında