AÖF Soru Bankası

Türk İşaret DiliÜnite 5 Özeti

Alışveriş

TUR416U-TÜRK İŞARET DİLİ

Ünite 5: Alışveriş

Giriş

Dünyadaki diğer işaret dillerinde olduğu gibi Türk İşaret Dilinde (TİD) de kaynak ve hedef kişi ya da topluluk arasında etkili bir iletişim olabilmesi için sadece işaretleri biliyor olmak, dil bilgisini öğrenmek ve doğru kullanmak tek başına yeterli olmaz. Nitekim yabancı bir dil gibi kabul edildiğinde işaret dilini öğrenmek işaret ve dil bilgisinin yanında o kültürün kullanım özelliklerini ve yapısını öğrenmeyi de gerektirir. Bu bağlamda karşılıklı olarak kültürel etkileşim de söz konusudur. İşiten bireylerin, sağır toplumla iletişim kurabilmesi, TİD edinimiyle birlikte sağır kültürünü, dünya görüşünü tanıyabilme açısından önemlidir.

Türk İşaret Dilinde Alışverişte Kullanılan Söz Varlığı ve Cümle Yapıları

Alışveriş, günlük yaşamın vazgeçilmez parçalarından biridir. Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1, 107. sayfasında verilen diyalog 5.2 ve 109. sayfasında verilen diyalog 5.3 TİD’de alışveriş kavramıyla ilgili söz varlığını ve çeşitli cümle yapılarını içermektedir.

Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1’de “Bugün alışveriş yapmak istiyorum.” cümlesindeki “bugün” sözcüğünün işaretinde başat elin işaret parmağı açık, parmak ucu aşağıya bakacak şekilde aşağı hareket ettirilir, diğer parmaklar kapalıdır. Aynı cümledeki “alışveriş” sözcüğü almak ve vermek fiillerinin işaretlerinin art arda kullanılmasıyla oluşturulur. “Almak” fiilinin işareti yapılırken sağ el göğüs hizasında, parmaklar açık kıvrıktır, el kendinize doğru çekilerek herhangi bir şeyin alındığı hayal edilebilir. “Vermek” fiilinin işaretinde başat elin parmak göğüs hizasında parmak uçları birbirine değecek şekilde yatay pozisyonda kapalı el öne doğru uzanırken parmaklar açılır ve avuç içi yukarı bakacak şekildedir. Türkçede konuşma dilinin içinde “almak” ve “vermek” eylemleri geçen bir cümlede bazen bu hareketlerle cümle desteklenmektedir. Bu işaretler konuşma dilinde de kullanıldığı için bu dili öğrenenler için kolay akılda tutulabilecek işaretlerdir. “Alışveriş” kelimesinin işaretinde bir el “almak” fiilinin işaretini yaparken diğeri “vermek” fiilinin işaretini yapar, eller göğüs hizasından karşıya doğru ardı ardına hareket eder. Aynı cümledeki “istemek” fiilinin işaretinde sağ el düz, avuç içi aşağıya bakacak şekilde aşağı doğru kesik kesik hareket ettirilir.

Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1’de “Beraber gidelim mi?” cümlesi Türkçede istek kipiyle kullanılan bir cümledir. Bu cümlenin TİD’de ifadesi “BİZ BERABER GİTMEK” şeklindedir. Karşısındakine “beraber” ve “gitmek” fiilinin işareti yapılırken gözler genişler, kaşlar kalkar, baş ve vücudun üst bölümü öne doğru eğilir ve dudakla gidelim fiili telaffuz edilir.

Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1’de “Tamam, olur.” cümlesindeki “tamam” sözcüğünün işaretinde iki el göğüs hizasında, parmaklar açık ve avuç içleri karşıya bakacak şekilde, sağ el üstte, sol el altta başlar ve eller iki

yana açılarak bitirilir. “Yarın arkadaşımın yaş günü var.” cümlesindeki “yarın” sözcüğünün işaretinde sağ el, sağ omuz hizasında başparmak açık öbür parmaklar kapalıdır. Başparmak omuz hizasından öne doğru getirilir.

Türkçede “yaş günü” sözcüğünün eş anlamlısı “doğum günüdür.” TİD’de ise “yaş günü” için tek işaret bulunmaktadır. İşaret dilini yeni öğrenmekte olanlara sözcüğün işaretini tahmin etmeleri istendiğinde “yaş günü” sözcüğünün işaretini “yaş” ve “gün” sözcüklerinin ya da “doğum” ve “gün” sözcüklerinin işaretini yaparak göstermektedirler. Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı işaret dili sözlüğünde bu sözcüğün işareti de “yaş” ve “gün” sözcüğünün birlikte kullanılmasıyla gösterilmektedir. Sağ elin işaret parmağı açık öbür parmaklar kapalı, açık parmak öne doğru kıvrılır ve ucu dişlere değdirilir (diş işareti). Ardından iki el, göğüs hizasında işaret parmağının ve orta parmağın uçları birbirine değecek ve öbür parmaklar açık biçimde el öne doğru iki kez hareket ettirilir (gün işareti). Ancak işitme engelliler kendi aralarında bu sözcüğü “mum”, “üflemek” ve “gün” sözcüklerinin işaretlerini yaparak ifade etmektedirler. Bu işarette iki elin işaret parmakları düz, diğer parmaklar kapalı ve ağız hizasında sağa sola hareket eder ve önce dudakla mum üfleme hareketi, ardından da “gün” işareti yapılır. Bu işaretin yaş günlerinin adeta sembolü haline gelen yaş pasta üfleme eylemine gönderme yapılarak görselleştirildiği söylenebilir. Örneğin, Fransız İşaret Dilinde yaş günü “alkışlamak” şeklinde tek işaretle gösterilmektedir.

Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1’de geçen “Hediye almak istiyorum.” cümlesindeki “hediye” sözcüğünün işaretinde sağ elin parmakları açık, düz, burnun üzerine konur, ardından parmak uçları birleştirilerek el öne doğru indirilir.

Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1’de kıyafet adları da geçmektedir. TİD’de kıyafetlerin işaretleri genellikle onların vücutta duruş şekilleri örneğin “şort” ve “etek” gibi ya da “çanta” ve “şapka” gibi kullanma biçimleriyle gösterilmektedir. Diyalogdaki “bluz” sözcüğünün işaretinde eller açık göğüsten bele kadar iki el vücuda değdirilerek indirilir. Burada, bluzun giyilmesinin görselleştiği görülmektedir. “Gömlek” sözcüğünün işaretinde işaret ve başparmak açık, öbür parmaklar kapalıdır. Parmaklar gömlek yakasını tutar gibi aşağıya indirilir. Bu işaret, gömleğin en belirgin özelliğiyle yani yakayla gösterilmektedir. Burada, önceki ünitede bahsedilen metonimik ikonizm söz konusudur.

Kitabın 105. sayfasında verilen diyalog 5.1’de geçen “ya da” ve ”veya” bağlaçlarının TİD’de gösterimi şöyledir: Başat elin parmakları açık dikey pozisyonda göğüs hizasında el hafifçe çevrilir; dudak, başın ve gözlerin hareketiyle desteklenir.

TİD’de zamanı belirtmek için bugün, yarın, şimdi, hafta, önce, saat, sene, sonra gibi zaman zarfları kullanılmaktadır. Türkçede zaman ifadesi fiillerin sonuna


gelen zaman ekleriyle belirtilir. TİD’de zaman, cümlenin başına getirilen zaman zarflarıyla ifade edilir ve zaman anlamı katan son ek kullanılmaz. TİD’de üç temel zaman bulunmaktadır: Şimdiki zaman, geçmiş zaman ve gelecek zaman. Bu ünitede, TİD’de gelecek zamanın kullanımı ele alınmıştır.

Kitabın 107. sayfasında verilen diyalog 5.2’deki kişiler iletişim bağlamında konuyu bildiklerinden zaman belirteçleri kullanmamışlardır; ancak konuşmalarda geçen gelecek zaman eki ile eylemin daha sonra gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. TİD’de gelecek zamanın anlatımında da geçmiş zamanın anlatımında olduğu gibi zaman belirteçleri kullanılmaktadır. Yarın, gelecek sene, bir hafta sonra, iki sene sonra, üç saat sonra, vb. Türkçede “Ben yarın alışverişe gideceğim” cümlesi TİD’de “BEN YARIN ALIŞVERİŞ GİTMEK” şeklinde ifade edilir. “Gitmek” fiilinin işareti yapılırken el öne doğru hareketlidir ve dudakla gelecek zaman eki telaffuz edilir. Elin öne doğru hareketi gelecek zamanı bildirmektedir. Zamanın anlatımında bazı durumlarda sayı ve zaman birlikte aynı işarette birleşebilmektedir. Bu özelliğe “sayısal birleşim” adı verilmektedir. Yalnız bu durum 1’den 5’e kadar olan sayılar için geçerlidir. “İki hafta sonra” ifadesinde “iki”, “hafta” ve “sonra” zaman ve sayı belirteçlerinin işaretleri bir işarette birleşmektedir. Türkçe sözdiziminde böyle bir özellik bulunmamaktadır. Bilindiği üzere hafta işaretinde iki el, göğüs hizasındadır. Sol el yumruk biçimindedir. Sağ el işaret parmağı açık, öbür parmaklar kapalıdır. Açık işaret parmağı sol elin üzerinde başparmaktan serçe parmağa doğru hareket ettirilir. İki hafta sonra ifadesinde başat elin işaret ve orta parmağı açık diğerleri kapalı (2 sayısı) sol elin üzerinden başparmaktan serçe parmağa doğru hareket ettirilir ve ileri doğru yöneltilir.

Sayı ve zaman belirteçlerinin aynı işarette birleşimi geçmiş zamanın ifadesinde de söz konusudur. Geçmiş zaman için de “önce” zaman belirteci kullanarak bu ifade verilebilmektedir. “İki hafta önce” ifadesinde gelecek zaman için belirtilen hareketin tam tersi yapılmaktadır. Başat elin işaret ve orta parmağı açık diğerleri kapalı (2 sayısı) sol elin üzerinden serçe parmaktan başparmağa doğru hareket ettirilir ve geriye doğru yöneltilir ve iki hafta önce ifadesi verilmiş olur.

Kitabın 107. sayfasında verilen diyalog 5.2’de geçen “Akşam kokteyl için ne giyeceksin?” cümlesindeki “için” sözcüğünün işaretinde iki el göğüs hizasındadır. Sağ elin bütün parmak uçları birbirine değecek ve aşağıya bakacak şekildedir. Sol el, sağ elin altında başparmak ve öbür parmak uçları birbirine değecek, arada daire olacak şekilde durur. Sağ el parmak uçları sol elin boşluğuna sokulur. Bu işaret daha çok bir şeyin, yer olarak, “içinde” olduğunu anlatmada kullanılır. “Bahçede”, “çantada” gibi bulunma durumu ifade eder. Bu cümle TİD’de “AKŞAM KOKTEYL VAR, SEN NE GİYMEK?” biçiminde de sorulabilir. Cümlede geçen “giymek” fiilinin iki ayrı işareti aynı sözcüğü belirtir. Birinci işarette her iki elin baş, orta

ve işaret parmakları açık, düz pozisyonda; diğer parmaklar kapalı, “üç” biçiminde göğüs hizasında, sağ elin başparmak ucu sağ göğsün üstünde, sol elin başparmak ucu da sol göğsün üstündedir. Sağ elin parmakları göğüsten aşağıya iner ve tekrar göğüs hizasına çıkarken aynı anda sol elin parmakları aşağıdadır. Sol el yukarı çıkarken sağ el de aşağıya iner hareket bu şekilde tekrarlanır. Diğer işarette iki elin parmakları açık, omuz hizasından bedene değdirilerek bele doğru çekilir. Bu işarette bir giysinin giyildiği hayal edilebilir. Bu cümle TİD’de “AKŞAM NE GİYMEK + SORU İFADESİ” (eş zamanlı el dışı soru ifadesi) biçiminde ifade edilir.

Kitabın 107. sayfasında verilen diyalog 5.2’deki “Elbise, sen?” cümlesindeki “elbise” sözcüğünün işareti “giymek” fiilinin ikinci işaretiyle aynıdır. Elbisenin bütün vücudu sardığı düşünülebilir ve bu bir bayan giysisidir. Aynı diyalogda geçen “Takım elbise giyeceğim.” cümlesindeki “takım elbise” ise daha çok erkek kıyafetine gönderme yapmaktadır ve pantolon ve ceketten oluşmaktadır. Bu nedenle işareti farklıdır.

Kitabın 107. sayfasında verilen diyalog 5.2’deki“(...) Senin ayakkabın nasıl?” soru cümlesinde geçen “ayakkabı” sözcüğünün işaretinde iki el göğüs hizasında, parmaklar açık düzdür. Sağ el, sol avuç içinde öne doğru çıkarılır. Burada bir ayağın ayakkabının içine girmesi işaret edilmektedir. Cümle, TİD’de “SEN AYAKKABI NASIL+ EL DIŞI SORU İFADESİ” biçiminde ifade edilir.

Kitabın 107. sayfasında verilen diyalog 5.2’de “Topuklu ayakkabı giymek istiyorum” cümlesindeki “topuklu” sözcüğü âdeta topuk izlenimini veren bir işaretle gösterilir. Bu işarette iki elin serçe parmakları açık diğerleri kapalıdır, serçe parmaklar aşağıya bakacak şekilde bel hizasında tutulur. Hareket tek elle de yapılabilir. Bu parmaklar ince topuğa gönderme yapmaktadır. Bağlam içinde topuklu ayakkabı yerine sadece “topuk” işaretini yapmak yeterli olacaktır.

Türkçenin söz dizimi gereği sözcükler art arda sıralanır. İşaret dillerinde ise anlam sözcük sözcük aktarılmadığı için bir işaretle birden fazla bilgi aktarılabilmektedir. Bu özellik işaret dillerinin kendilerine özgü dil bilgisi yapılarından kaynaklanmaktadır. Bu kavram işaret dillerinde “incorporation” olarak adlandırılmaktadır.

Incorporationa örnek olarak “kravat takmak” ifadesi verilebilir. “Kravat” sözcüğünün işaretinde iki elin işaret ve başparmakları açık, öbür parmaklar kapalıdır (C el). Sağ el açık, parmaklar boğaza ve sol el, karnın ortasına konur. Sağ el, yukarı doğru hareket ettirilir. “Kravat takmak” ifadesinde “takmak” fiilinin işareti ayrıca yapılmaz. “Takmak” fiilinin işareti bağlama ve gönderme yaptığı sözcüğün kullanımına göre değişiklik göstermektedir. Örneğin “kemer takmak” ifadesinde sadece “kemer” işaretiyle kemeri takıyormuş hareketi yapılır.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3 bir alışveriş merkezinde müşteri ve satıcı arasında geçmektedir.


Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de geçen “Bir kot pantolon almak istiyorum.” cümlesindeki “pantolon” sözcüğünün iki işareti vardır. Birinci işarette sağ elin işaret parmağı açık, öbür parmaklar kapalı; sol el yumruk ve dirsekten kıvrılmıştır. İşaret parmağı, sol kolun üstünde aşağıya yukarıya hareket ettirilir. Burada, pantolon paçasının uzunluğu belirtilmek istenmiş olabilir. Diğeri ise daha kolay ve akılda kalıcı bir işarettir. Eller yumruk yapılarak yanda bacağın üst kısmında bele doğru çekilir. Burada da pantolonun giyilme şekline gönderme yapılmaktadır. “Kot pantolon” ise “Amerikan pantolonu” şeklinde ifade edilir. Bunun için “Amerika” işaretiyle “pantolon” işareti art arda yapılır.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de “Kaç beden?” soru cümlesinde TİD’de “beden” sözcüğü kullanılmaz pantolon için mezurayla bel ölçüsü alınır gibi işaret yapılır ve başına “kaç” soru belirteci getirilir. Eğer bu bluz ya da gömlek ise parmak alfabesiyle large (L), orta /medium (M) ve küçük/small (S) işareti, ayakkabı için ise “kaç” soru belirtecinin ve “numara” sözcüğünün işaretleri yapılır ve her zaman el dışı soru ifadesi cümleye eşlik eder. “Numara” sözcüğünün işaretinde başat elin işaret ve orta parmağı açık diğer parmaklar kapalıdır. İşaret ve orta parmak çene altına kısa vuruşlarla hareketli bir biçimde gösterilir.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de geçen “Bu dar, bu da bol paça” cümlesindeki “dar” sıfatının TİD’deki işaretinde iki el göğüs hizasındadır. Eller açık, düz ve avuç içleri birbirine bakacak şekilde eller birbirine yakınlaştırılır. Aynı cümledeki “bol” sıfatının işaretinde de eller birbirinden uzaklaştırılır, eller parmaklar açık şekilde aşağıya doğru silkelenir.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de “Dar paçayı denemek istiyorum.” cümlesindeki “denemek” ya da “deneme” işaretinde iki el göğüs hizasında, işaret ve orta parmaklar açık, öbür parmaklar kapalıdır. Sağ elin açık parmakları, sol elin açık parmakları üzerinde iki kez hareket ettirilir. Diyalog içindeki “Dar paçayı denemek istiyorum.” cümlesinde yer alan “moda” sözcüğü sağ elin işaret ve orta parmağı açık (V el), öbürleri kapalı, göğsün önünde, sola sağa doğru hareket ettirilerek gösterilir.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de “Yüzde elli indirim var.” cümlesindeki “indirim” sözcüğünün işaretinde sağ el göğüs hizasında avuç içi aşağıya bakacak şekilde parmaklar birbirine bitişik, sol elin avuç içine yatay pozisyonda dokunur ve parmaklar aşağıya iner.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de “Nasıl ödeyeceksiniz, peşin veya kredi kartı?” soru cümlesi TİD’de “NASIL ÖDEMEK” ya da “ÖDEMEK NASIL” biçimde sorulurken “nasıl” soru belirteciyle el dışı soru ifadesi eş zamanlı olarak yapılır. Aynı cümledeki “ödemek” fiilinin işaretinde iki el göğüs hizasında, sağ el yumruk biçiminde, işaret parmağı öne doğru çıkıntılı ve başparmakla bitişik, öbür parmaklar kapalıdır. Sağ el, sol avuç içine tek hareketle konur. Cümlede geçen “peşin”

sözcüğünün işareti “ödemek” fiilinin işaretiyle benzemektedir. İki el göğüs hizasında, sağ el yumruk biçiminde, işaret parmağı öne doğru çıkıntılı ve başparmakla bitişik, öbür parmaklar kapalıdır ve el öne doğru uzanır.

Dünyadaki teknolojik, bilimsel sosyal vb. alanlardaki gelişmeler ve yeniliklerle ortaya çıkan yeni kavramlar ve isimler, dillerin söz varlığına dâhil olarak kullanıma geçmektedir. İşaret dilinde söz varlığına bu bağlamda yeni sözcükler eklenmektedir ve Sağır toplumu tarafından kullanılmaktadır. Bunlardan biri de kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de geçen “kredi kartı” sözcüğüdür. Kredi kartının işaretinin kartın post cihazından çekilmesi düşünülerek oluşturulduğu söylenebilir. “Kredi kartı” sözcüğünün işaretinde iki el göğüs hizasında, sol elin parmakları düz ve bitişik, sağ elin parmakları düz ve bitişik sol elin üzerine yatay bir şekilde parmak uçları sola doğru olmak üzere sol elin üzerine konur ve sağa doğru sol elin parmak uçlarına doğru el çekilir.

Kitabın 109. sayfasında verilen diyalog 5.3’de “Güle güle kullanın” kalıp sözü işitme engelliler arasında “hayırlı olsun” kalıp sözüyle ifade edilmektedir. Bu sözcüğün işaretinde, başat elin işaret parmağı göze değdirilir, diğer parmaklar kapalıdır, eller açılarak karşı tarafa göğüs hizasından yöneltilir.

Türk İşaret Dilinde Renkler ve Temel Sıfatların Anlatımı

Türkçenin söz varlığında bulunan temel renkler TİD’in söz varlığında da yer almaktadır. Türkçede renklerin tonlarına göre bazı adlandırmalar yapılmaktadır. Örneğin “çivit mavisi”, “somon”, “yağ yeşili”, “turkuaz mavisi” vb. İşitme engellilerden edinilen bilgilere ve gözlemlere dayanarak TİD’de bu tip tonlamaların olmadığı ancak açımlama yoluyla rengin tonunun anlatılabildiği söylenebilir. Bununla birlikte TİD’de renk tonlamalarının açık ve koyu sıfatının kullanılmasıyla yapıldığı gözlemlenmiştir. “Altın” ve “gümüş” rengi de TİD’in söz varlığında yer almaktadır.

TİD’de renklerin adlandırılmasıyla ilgili yapılan bir araştırma sonucu, renklerin işaretlerinin belirlenmesinde göstergenin nedensizliği, uzlaşımsallık ve de görüntüsel göstergesellik özellikleri saptanmıştır.

Kitabın 111. sayfasında verilen diyalog 5.4, 113. sayfasında verilen diyalog 5.5 ve 114. sayfasında verilen diyalog 5.6’de bazı temel renkler ve olumsuzluk yapısı içeren cümleler yer almakta, bunların Türk İşaret Dilinde gösterimi ve ayırt edici özellikleri açıklanmaktadır.

Renklerin işaretlerinde de bazı sözcüklerin işaretlerinde olduğu gibi yöresel ve bölgesel farklılıklar bulunmaktadır. Kitabın 111. sayfasında verilen diyalog 5.4’te geçen “renk” sözcüğünün işaretinde başat elin baş ve orta parmakları açık diğer parmaklar kapalıdır, açık parmaklar çene hizasından hareket ettirilir. Sağır toplumun ve işaret


dili çevirmenlerinin açıklamalarına göre bu hareket gökkuşağının renklerini simgelemektedir.

Kitabın 111. sayfasında verilen diyalog 5.4’te geçen “kırmızı veya siyah.” cümlesindeki “kırmızı” rengin işareti Millî Eğitim Bakanlığı’nın TİD sözlüğünde, sağ elin işaret parmağının dudağın üzerinden aşağıya doğru, dikey olarak hareket ettirilmesiyle gösterilmektedir. Bir diğer işarette ise sağ elin işaret parmağı dudağın üzerinden sağa sola yatay olarak hareket ettirilir. Bu işaretin gösteriminde dudağa kırmızı renkli bir rujun sürülmesine gönderme olduğu düşünülebilir. Aynı cümledeki “siyah” rengin işaretinde sağ el açık ve avuç içi kendinize bakacak şekilde, el yüzün önünden hareket ettirilir.

Kitabın 111. sayfasında verilen diyalog 5.4’te “Güzel, bu sene sarı ve yeşil moda.” cümlesindeki “sarı” ve “yeşil” rengin işaretlerinde de bölgesel farklılıklar gözlemlenmektedir. “Sarı” rengin Boğaziçi Üniversitesi TİD Kaynak Sitesinde ve MEB TİD Sözlüğünde kullanılan işaretinde sağ elin işaret parmağı açık, öbür parmakları kapalı, işaret parmağı önce ağzın kenarına, ardından yanağın üst kısmına dokunur. Bir başka işarette ise sağ kol dirsekten göğse doğru kıvrılır ve el yumruk yapılır. Sol elin işaret parmağı açık, diğer parmaklar kapalı, işaret parmağı yatay bir biçimde sağ elin bileğinden aşağıya doğru hareket ettirilir. Ankara’da yaygın kullanılan işarette ise başat elin işaret ve orta parmağı açık yatay (V el) şekilde işaret parmağı üstte, orta parmak altta olacak şekilde alt dudağa aşağıdan yukarıya hareket edecek şekilde sürekli dokundurulur. “Yeşil” işaretinde de bölgesel farklılıkların etkisi görülmektedir. İstanbul’da kullanılan yeşil işaretinde her iki el göğüs hizasında, sağ el yumruk; sol el düz ve avuç içi yukarıya bakacak şekildedir. Sağ yumruk sol avuç içinde daire çizer. Ankara’da kullanılan işaretinde ise başat elin baş ve işaret parmaklarının uçları birbirine değecek şekilde kapalı diğer parmaklar açık şekilde alın hizasından el bilekten hafifçe sağa sola bükülerek yatay bir şekilde sağdan sola hareket eder. Bu işaret yaprak düşmesini tasvir ederek hatırlanabilir. Her ne kadar işaretlerde farklılıklar olsa da bu farklılıklar iletişime engel teşkil etmemektedir.

Kitabın 111. sayfasında verilen diyalog 5.4’te ilk cümlede geçen “düğün” sözcüğünün TİD’de nasıl görselleştiği şu şekilde açıklanabilir. Bu sözcüğün iki işareti vardır. Videoda iki işaret de art arda yapılmıştır. Türkiye’de düğünlerin en belirgin özelliği yemek, içmek ve oynayarak eğlenmektir. TİD’de de bu özelliğe gönderme yapılmakta ve “düğün” sözcüğünün işareti bu durumu yansıtmaktadır. Birinci işarette iki el açık, sol elin parmakları bitişik ve avuç içi göğse bakacak şekilde, sağ elin parmakları bitişik sol elin üstüne vurulur ve çekilir. Bu işaretin bir müzik aleti olan defe vurmayı çağrıştırdığı düşünülebilir. İkinci işarette iki el, omuz hizasında, orta, işaret ve başparmak açık öbür parmaklar kapalıdır. Açık parmaklar birbirine sürtülür (parmak şıklatılır). Aynı cümlede geçen “düğün için...” derken “için” edatının işaretinde iki el göğüs hizasındadır. Sağ elin bütün parmak

uçları birbirine değecek ve aşağıya bakacak şekildedir. Sol el, sağ elin altında başparmak ve öbür parmak uçları birbirine değecek, arada daire olacak şekilde durur. Sağ el parmak uçları sol elin boşluğuna sokulur. Elin bu hareketi bir nesneyi bir şeyin içine koymayı çağrıştırmaktadır.

Kitabın 111. sayfasında verilen diyalog 5.4’te yer alan “Ben sarı ve yeşili sevmiyorum.” cümlesi, olumsuz ve fiil cümlesidir. Türkçede cümlenin yüklemi fiil ise olumsuzluk anlamı, fiile getirilen “-ma, -me” olumsuzluk ekiyle sağlanır. Yüklem isim ise olumsuzluk isme getirilen “-sız, -siz, -suz, -süz” olumsuzluk eki, “değil”, “ne...ne” edatı veya “yok” sözcüğü ile elde edilir. Olumsuz cümle yapıları üzerine yapılan bir çalışmada üç farklı şekilde olumsuzluğun gösterildiği belirtmiştir:

1. “Değil” sözünün cümle sonunda kullanılması: TİD’de temel olumsuzluk türü olan “Değil”, TİD’de isim, zamir, sıfat ve fiillerden sonra olumsuzluk ifadesi için kullanılmaktadır. “Değil” olumsuzluk türünün işaretinde başat elin parmakları açık, düz, avuç içleri aşağıya bakacak şekilde eller yukarıya kaldırılarak avuç içi karşıya bakacak şekle getirilir. “Ben yeşili sevmiyorum” cümlesi TİD’de “BEN YEŞİL SEVMEK DEĞİL” şeklinde ifade edilir. İşaretle birlikte el dışı olumsuzluk hareketi yapılır. Bu harekette baş arkaya giderken gözler açılır ve kaşlar yukarı kalkar. Ancak “yok” sözcüğünün ve “istememek” fiilinin işaretinde “değil” işareti kullanılmaz. 2. Bir başka olumsuzluk yapısı “hiç” zarfının kullanımıdır. Başat elin başparmağı açık, öbür parmaklar kapalıdır. Başparmak ağızdan öne doğru hareket ettirilir. “Ben sarıyı hiç sevmiyorum” cümlesi TİD’de “BEN SARI HİÇ SEVMEK DEĞİL + EL DIŞI OLUMSUZLUK İFADESİ” biçimindedir. 3. -sız/-siz eklerinin bir işaretle gösterilmesi: “Renksiz” sözcüğünün ifadesinde renk işareti yapılır ve ardından başat elin baş ve işaret parmaklarının uçları birbirine değerek yuvarlak şekilde kapanır ve ağız hizasından soldan sağ el hareket eder.

Kitabın 113. sayfasında verilen diyalog 5.5’te “Tatil için alışveriş yapmam lazım.” cümlesindeki “tatil” sözcüğünün işareti “rahat” sıfatının ve “dinlenmek” fiilinin işaretine benzemekle birlikte ellerin hareketiyle iki sözcüğün gösteriminden ayrılır. İki elin baş ve serçe parmakları açık, öbür parmakları kapalıdır. Başparmaklar göğüs hizasından öne doğru bilekten hareket ettirilir. TİD’de “BEN TATİL İÇİN ALIŞVERİŞ YAPMAK LAZIM” şeklinde ifade edilen cümlede gereklilik kipi “L” harfiyle gösterilmektedir. El yukarıda ve öndedir.

Kitabın 113. sayfasında verilen diyalog 5.5’te yer alan “şapka”, “sırt çantası”, “bavul”, “mayo”, “bikini” ve “güneş gözlüğü” sözcüklerinin işaretleri ikonik, yani görüntüsel göstergesellerdir. “Mayom çok eski...”


cümlesinde geçen “eski” sözcüğünün işaretinde sol elin işaret parmağı kıvrık, diğer parmakları kapalıdır ve parmak, ağzın bitim noktasından geriye doğru hareket eder. “Eski”nin karşıtı olan “yeni” sıfatının işaretinde sağ elin parmaklarının uçları birbirine değecek şekilde parmak uçları sağ omuza dokunur.

Kitabın 113. sayfasında verilen diyalog 5.5’teki “Pembe ya da açık mavi.” cümlesinde geçen “pembe” rengin işaretinde başat elin parmakları yanakta dairesel hareket eder. Bu işaretin ten rengine gönderme yaptığı düşünülebilir. “mavi” rengin işaretinde başat elin baş, işaret ve orta parmağı eklem yerlerinden bükük, diğer parmaklar kapalıdır. El göz hizasından sağdan sola bilekten sağa sola hafif dönerek hareket eder. Bu işaret sağırlar arasında renkler üzerinde yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre göz rengini belirtmektedir. “Açık” sıfatının iki farklı işareti vardır; iletişim bağlamına göre kullanılacak işaret belirlenir. Kitabın 113. sayfasında verilen diyalog 5.5’te rengin tonunu belirtmek için kullanılan “açık” sıfatının işaretinde sağ ve sol elin bütün parmakları eklem yerinden hafif bükük, yatay pozisyonda, iki elin parmak uçları birbirine bakacak şekilde yakından yanlara doğru çekilir.

Kitabın 113. sayfasında verilen diyalog 5.5’te “Kaç gün kalıyorsun?” soru cümlesinde geçen “kalmak” fiilinin işaretinde iki elin parmakları açık bel seviyesinde, avuç içleri aşağıya bakacak şekilde yukarıdan aşıya hareket eder ve eller sabitlenir.

Kitabın 114. sayfasında verilen diyalog 5.6’da TİD’de alışveriş sözcükleri, kıyafet ve renklere ilgili yeni işaret ve kullanım özellikleri açıklanmıştır.

Kitabın 114. sayfasında verilen diyalog 5.6’da yer alan “Tabii, buyurun...” cümlesinde geçen “buyrun” ifadesinde sağ ya da sol elin avuç içi yukarıya bakacak şekilde hitap edilen kişiye doğru uzanır. Konuşmanın devamında yer alan “Beyaz ya da gri.” cümlesinde geçen “beyaz” rengin işaretinde önce başat elin işaret parmağı dişe değdirilir, sonra parmaklar açık, düz, kıvrık, elin dış kısmı yanağın alt kısmından yukarı doğru sürülür. Bu işaret parmak dişe değdirilmeden sadece başat elin parmakları açık, düz, kıvrık, elin dış kısmı yanağın alt kısmından yukarı doğru sürülmesiyle de gösterilir. Bu işaretin dişin rengine gönderme yaptığı düşünülebilir. Aynı cümlede geçen “gri” rengin işaretinde başat elin serçe parmağı ve başparmağı açık öbür parmaklar kapalıdır. Açık parmaklar yukarıya bakacak şekilde başparmak çenenin altına değdirilir. Bu işaret “ağustos” sözcüğünün işaretine benzemektedir.

Kitabın 114. sayfasında verilen diyalog 5.6’da geçen “Çok şanslısınız, bir tane kaldı elimizde.” cümlesindeki “çok şanslısınız” ifadesi TİD’de “SEN ÇOK ŞANS VAR” şeklinde ifade edilir. “Şans” sözcünün işareti de “kader”, “kısmet” gibi birden fazla sözcüğe gönderme yapmaktadır. Yani işaret bağlam dışında çok anlamlıdır. “Şans” sözcüğünün işaretinde başat elin işaret parmağı açık, öbür

parmakları kapalıdır. İşaret parmağı, alnın sol tarafından sağ tarafına doğru hareket ettirilir.

Kitabın 114. sayfasında verilen diyalog 5.6’da geçen “Tamam bu iyi ama biraz pahalı. Taksit yapıyor musunuz?” cümlesindeki “pahalı” sıfatının işaretinde başat el yumruk biçiminde ve parmaklar öne doğru aynı anda açılarak savrulur Aynı cümledeki “taksit” sözcüğünün işaretinde her iki el göğüs hizasında açık ve düzdür. Başat el, diğer el üzerine yatay olarak konur ve altta kalan parmaklar üzerinden ileriye doğru iki üç kez süpürme hareketi yapılır. Bu hareket, bir şeyin kısımlara ya da parçalara ayırma eylemini düşündürebilir.

Türk İşaret Dilinde Yiyecekler ve İçeceklerin Anlatımı

Türk mutfağı dünyada zenginliği ve çeşitliliğiyle literatüre geçen bir özelliktedir. Türk insanının yemek kültürü ve alışkanlıkları dile de yansımıştır. Türkçede kullanılan yemek adlarının hemen hemen hepsi aynı kültürün ayrılmaz parçası olan Sağır toplumun ana dili olan TİD’in söz varlığında da bulunmaktadır. Bu başlık altında sebze, meyve, kahvaltılıklar, bazı yemek adları, içecekler farklı diyaloglar içinde ele alınarak bunların bazılarının TİD’de gösterimi ve ayırt edici özellikleri açıklanmıştır.

Kitabın 115. sayfasında verilen diyalog 5.7, 116. sayfasında verilen diyalog 5.8 ve 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da pazar ve market alışverişinde sıklıkla geçen sözcüklerin bağlam içinde kullanılmasına ve bunların TİD’de gösteriminin açıklanmasına yer verilmiştir.

TİD’de meyve, sebze ve yemeklerin işaretleri çoğunlukla ikoniktir. Bu açıdan meyve ve sebzenin şekli, yeme biçimi, rengi düşünülerek işaretlerin oluşturulduğu söylenebilir. Yukarıdaki diyalogda geçen “elma” sözcüğünün işaretinde başat el ağız hizasındadır. Parmaklar kıvrık, avuç içi kendinize bakacak şekilde, el yukarı doğru hareket ettirilir. Bu işarette bir elmanın ısırıldığı düşünülebilir. Bu işarette parmakların sanki hayali bir elmayı tuttuğu ve dişlerle ısırıldığı düşünülebilir.

Kitabın 115. sayfasında verilen diyalog 5.7’de geçen “2 kilo elma istiyorum.” cümlesindeki “kilo” sözcüğünün işaretinde başat elin baş ve serçe parmağı açık, diğer parmaklar kapalıdır, el bilekten sağa sola çevrilir. “Kırmızı elmanın kilosu ne kadar?” cümlesinin TİD’de ifadesi “KIRMIZI ELMA KİLO KAÇ EL+DIŞI SORU İFADESİ” şeklindedir. Diyalogda geçen bir diğer meyve adı olan “şeftali” sözcüğünün işaretinde sağ el yanağa değdirilip dairesel hareketler çizer, ardından el göğüs seviyesine indirilir elde şeftali tutuyormuşçasına parmaklar hafif bükülür.

Kitabın 115. sayfasında verilen diyalog 5.7’de geçen “Şeftali de ister misiniz?” sorusundaki “istemek” fiilinin olumsuz şekli daha önce de açıklandığı gibi “değil” işaretinin kullanılmadığı istisnai bir fiildir. “Hayır, istemem” cümlesi TİD’de “HAYIR BEN


İSTEMEMEK+EL DIŞI OLUMSUZ İFADE” şeklinde gösterilir. “İstemek” fiilinin işareti daha önce açıklanmıştı. Başat el düz, göğüs kafesinden hareketle avuç içi aşağıya bakacak şekilde aşağı doğru kesik kesik hareket ettirilir. “İstememek” işaretinde ise hareketin tam tersi yapılır. El yukarı doğru hareket eder.

Kitabın 116. sayfasında verilen diyalog 5.8’de geçen “İyi günler, bir şişe süt ve bir kalıp beyaz peynir istiyorum.” cümlesindeki “şişe” sözcüğünün işaretinde, iki el göğüs hizasında, başat elin başparmağı, işaret ve orta parmağı açık, kıvrık, öbür parmaklar kapalıdır. Burada şişe kapağı açma hareketi yapılır. Aynı cümledeki “süt” sözcüğünün işaretinde, başat el göğüs hizasında, başparmak öbür parmakların karşısında, parmaklar birleştirilip açılır. Cümlede geçen “beyaz peynir” tamlamasının gösteriminde beyaz rengin işareti yapılır, ardından başat elin parmakları bükük, parmak uçları ağza değdirilecek kadar yakın bir şekilde bilekten el hareket eder. TİD’de “kalıp” sözcüğünün işaretinde iki elin parmakları açık ve düz, birbirine bitişik avuç içleri birbirine bakacak şekilde birbirlerine yaklaştırılır. Bu hareketle kalıp sözcüğü görselleştirilir.

Kitabın 116. sayfasında verilen diyalog 5.8’de geçen “Ekmek taze mi?” soru cümlesindeki “ekmek” sözcüğünün işareti ikoniktir. İki el karın hizasında, düz ve parmaklar birbirine bitişiktir. Başat el sol elin üzerine yatay bir şekilde konur ve öne doğru kesme hareketi yapar. Aynı cümledeki “taze” sıfatı genel olarak “yeni” sıfatının işaretiyle gösterilmektedir. Bu sıfatın işareti için videoya bakınız. Bir diğer cümlede geçen “hepsi” sözcüğünün işaretinde, iki el göğüs hizasındadır. Başat elin bütün parmakları açık, havada küçük bir daire çizerek kapatılır.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9, bir diyetisyenle kilo vermesi gereken bir hasta arasında geçmektedir. Konuşmanın “Kilo vermek için dengeli beslenmeniz lazım.” cümlesinde geçen “dengeli” sözcüğü “denge” sözcüğünün işaretiyle gösterilir ve iki elin parmakları açık olarak bel hizasında, avuç içi aşağı bakacak şekilde eller aşağı yukarı hareket eder. Elin biri yukarıdayken diğeri aşağıdadır. Hareket zıt yönlerde tekrarlanır. Bu işaretin terazi işaretini anımsattığı söylenebilir. Aynı cümledeki “beslenmek” fiilinin işareti “yemek yemek” fiilinin işaretiyle aynıdır. “Yemek yemek” fiilinin işaretinde başat elin parmak uçları birbirine değecek şekilde el, ağza doğru iki kez götürülür. Bu işarette yemeğin ağza götürülmesine işaret edilmektedir.

TİD’de gereklilik kipinin “L” harfinin parmak abecesinde kullanılmasıyla gösterildiğini belirtmiştik. Bunun dışında TİD’de zorunluluk “mecbur” işaretiyle yapılmaktadır. “Beslenmeniz lazım” ifadesi “SEN BESLENMEK MECBUR” biçiminde ifade edilir “Mecbur” sözcüğünün işaretinde, başat el yumruk biçiminde, işaret parmağı öne doğru çıkıntılı ve başparmakla bitişik, öbür parmaklar kapalıdır, sağ el yukarıdan aşağıya doğru tek bir hareketle indirilir.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen sözcüklerden biri olan “kahvaltı” sözcüğünün işaretinde başat elin el ayası açık, diğer elin işaret ve orta parmağı bileşik el ayası üzerinde yağ sürer gibi ileri geri hafifçe hareket eder. Bu işareti, ekmeğin üzerine sürülen krem peynir ya da tereyağı düşünerek hatırlayabilirsiniz.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “Bir şey yemiyorum.” cümlesi için TİD’de “BEN BİR ŞEY YEMEK DEĞİL” şeklinde cümle yapısı kullanılır. Bu cümlede geçen “şey” sözcüğünün işaretinde başat elin ve sol elin işaret parmakları açık, öbür parmakları kapalıdır. Başat elin işaret parmağı, sol elin işaret parmağının üst kısmında daire çizer şekilde hareket eder.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “Bu doğru değil, çünkü sabah kahvaltısı çok önemlidir.” cümlesindeki “doğru” sıfatının işaretinde iki el karın hizasında, açık, düzdür. Başat el diğer elin üzerine yatay şekilde konur ve öne doğru kesme işareti gibi hareket ettirilir. Aynı cümledeki “önemli” sıfatının işaretinde başat el yumruk, başparmak açık, el sağa sola hareket ettirilerek geriye doğru çekilir.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “Size bir liste yazıyorum.” cümlesinde geçen “yazmak” fiilinin işareti de ikoniktir. Başat el göğüs hizasında işaret ve başparmak birleşik öbür parmaklar kapalıdır. El göğüs hizasında sağdan sola hareket ettirilir. Bu fiilin işaretinde bir şeyin kalemle yazıldığı canlandırılmaktadır.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “Her sabah kahvaltıdan önce...” diye başlayan cümledeki “önce” zaman belirtecinin işaretinde başat el açık, düz, parmaklar birbirine bitişik, avuç içi arkaya bakacak şekilde, el arkaya doğru hareket ettirilir. “Önce” zaman belirteci daha önce de açıklandığı üzere eylemin geçmişte yapıldığını da belirtirken kullanılmaktadır. “Sonra” zaman belirtecinin işareti “önce” zaman belirtecinin işaretinin tam aksi yönünde gösterilir. Aynı konuşmada geçen “öğle” sözcüğünün işaretinde başat elin işaret ve orta parmağı açık, öbür parmakları kapalıdır (V el). İşaret parmağı, ağız üzerine değdirilir. Parmakların bu konumu öğlen saat 12.00 akrep ve yelkovanın üst üste gelişini düşündürebilir. “Öğleden sonra” zaman belirteci TİD’de -den eki olmaksızın “öğle sonra” şeklinde ifade edilir. Başat el düz, avuç içi karşıya bakacak şekilde, sağ omuzun üzerinden göğüs hizasına, avuç içi aşağıya bakacak şekilde indirilir.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da “....4 kaşık az yağlı sebze yemeği.....” derken “az” sıfatının işaretinde başat elin işaret ve başparmağının uçları, işaret parmağı daha önde kalacak şekilde birleştirilir. Başparmak orta parmağa doğru kaydırılır. Bu işaret konuşma dilinde de bir şeyin az olduğunu belirtirken kullanılan işaretlerden biridir. “Çok” sözcüğünün işaretinde başat el sağ omuz hizasında, parmak uçları birbirine değecek şekilde, el açılır kapatılır. Açılma kapatılma hareketi tekrarlanır.


TİD’de çokluk kategorisi üzerine yapılan bir çalışmada çeşitli şekillerde çokluk durumunun ifade edildiği saptanmıştır. “Çocuklar” sözcüğündeki “-lar -ler” çoğul eki çocuk işaretinin yapılarak bu işaretin birkaç kere tekrar edilmesiyle ifade edilmektedir. İşaretin tekrarlanması çokluk ifadesini oluşturan özelliklerden biridir.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “3 kilo vermeniz gerekiyor” cümlesinin TİD’de ifadesi “SEN 3 KİLO VERMEK LAZIM” şeklindedir. Diyaloğun devamındaki “Bir ay yapmanız yeterli olur.” cümlesinde geçen “yeter” sözcüğünün işaretinde iki el göğüs hizasında, açık ve avuç içleri aşağıya bakacak şekilde sağ el üstte, sol el altta başlayıp eller iki yana açılarak bitirilir.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “Öğleden sonra bir elmaya da armut yiyebilirsiniz ama üzüm yasak.” cümlesinde geçen “yasak” sözcüğünün işaretinde başat el yumruk yapılır, kol bilekten bükülerek dikey pozisyonda tutulurken diğer elin parmakları düz ve bitişik diğer kolun üzerinden bilekten dirseğe doğru hareket eder. Türkçede birleşik eylemlerden biri olan yeterlilik eylemi bilmek eyleminin kök ya da gövdesine -(-a, -e) ulacı getirilerek yapılır. Aynı cümlede geçen “yiyebilirsiniz” eylemi TİD’de “SEN YEMEK+BİLMEK” şeklindedir. TİD’de yeterlilik eyleminin “serbest”, “özgür” sıfatının işaretiyle de yapılmaktadır: “sen yemek serbest”/”sen yemek özgür”.

Kitabın 117. sayfasında verilen diyalog 5.9’da geçen “Hayır, sadece bol su içebilirsiniz.” cümlesindeki “su” ve “içmek” sözcüklerinin işaretleri de ikoniktir. “Su” sözcüğünün işaretinde ise başat el ağız hizasında, başparmak açık, öbür parmaklar kapalıdır. Başparmak ağza götürülür ama parmak hareket etmez. “içmek” fiilinin işaretinde başat el ağız hizasında, başparmak açık, öbür parmaklar kapalıdır. Başparmak ağza götürülür ve parmak hareketlidir. Bir içeceğin içildiği hayal edilebilir. İlk bakışta aynı işaretmiş gibi algılansalar da hareket belli nokta da farklılık gösterir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında