TÜR201U-TÜRK DİLİ I
Ünite 5: Cümle Bilgisi
Giriş
Dil, birbiriyle çok sıkı ilişkiler kuran birimlerin oluşturduğu bir işaretler sistemidir. İnsan dilini oluşturan sistemde önce sesler, seslerin bir araya gelmesinden sözcükler ve sözcüklerin belli kurallarla bir araya gelmesinden de cümleler oluşmuştur. Türk Dil Kurumu cümleyi “Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir eylem veya çekimli bir eylemle kullanılan kelimeler dizisi, tümce” olarak tanımlamaktadır.
Yeryüzünde konuşulan bütün dillerin kendilerine özgü yapı özellikleri ve mantıkları vardır. Bir dili diğer dillerden ayıran en temel özelliklerden biri de sözcük varlığından çok, cümledeki sözcüklerin sıralanış düzenindeki farklılıklardır. Bir dildeki sözcüklerin, sözcük öbeklerinin cümle ve söz içindeki görevlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini, sıralanışlarını ve cümle türlerini ele alıp inceleyen bilim dalına cümle bilgisi ya da söz dizimi denir.
Sözcük Öbekleri
Sözcük öbekleri, birden çok sözcüğün cümle içinde tek işlevle kullanılacak şekilde bir araya getirilmesinden oluşur. Sözcük öbekleri, belirli kurallar içinde yan yana dizilen yargısız dil birimleridir. Cümle bilgisi çalışmalarında, sözcük öbeklerinin işlevlerinin belirlenmesi, sınıflandırılmasına yönelik bilgiler, cümlenin yapısının, anlamının ve işlevinin açıklanmasında, cümlelerin ayrıntılı biçimde çözümlenebilmesinde, belirleyici rol oynar. Bu nedenle cümle içindeki sözcük öbekleri bulunmalı ve öbeklerin birbirleriyle ilişkileri incelenmelidir
Sözcükler, kavramları tek tek gösteren dil birimleridir ve iletişim kurarken herhangi bir kavram hakkında konuşabilmek için onu gösteren sözcükten yararlanılır. Ancak iletişim kurmada tek başına sözcükler, her zaman gereksinimi karşılayamayabilir. Cümle ögelerinin daha ayrıntılı ifade edilebilmesi için çoğu zaman tanımlayan, betimleyen ek sözcüklere ve/ya belirli yapılardaki sözcük dizilerine ihtiyaç vardır. Örneği inceleyelim:
1. ara verildi. 2. 2 gün ara verildi. 3. eğitime 2 gün ara verildi. 4. kar yağışının yoğun olması nedeniyle eğitime 2 gün ara verildi. 5. Eskişehir’in Çifteler ilçesinde kar yağışının yoğun olması nedeniyle eğitime 2 gün ara verildi.
Bu cümlelerde yüklem, özne ve yüklemin oluş koşullarıyla ilgili en az bilgimizin olduğu cümle, birinci cümledir. En ayrıntılı bilgi ise beşinci cümlede yer almaktadır. Sözcük sayısının artmasıyla anlam daha da belirginleşmiştir. Sözcük öbekleri ve bu öbeklere eklenen her yeni sözcük anlatımın sınırlarını genişletmektedir.
Cümlede gereksiz ve aynı anlama gelen söz ya da sözcük öbeklerinin anlatımı bozacağı da unutulmamalıdır.
Türkçede yer alan sözcük öbeklerinin genel özellikleri şöyle sıralanabilir:
• Sözcük öbekleri herhangi bir yargı bildirmezler ancak yine de anlamlı bir bütünlük gösterirler. • Sözcük öbekleri iki ve/ya daha fazla sayıda sözcükten oluşabilir. • Öbekleri oluşturan sözcükler, kurallı bir biçimde bir araya gelir. Bu kurallılık çerçevesinde, yardımcı öge olan sözcük önce, asıl öge olan sözcük sonra gelerek öbeği oluştururlar. • İkiden fazla sözcükten oluşan öbeklerde iç içe geçmiş öbekler bulunabilir. • Sözcük öbekleri, eklenme açısından tek bir sözcük gibi işlem görür ve çekim ekleri öbeğin son ögesine getirilir. • Sözcük öbekleri cümlede anlamı genişletme, pekiştirme, belirtme ve niteleme görevlerini yerine getirirler. Herhangi bir ayrıntının belirtilmesi sözcük öbekleriyle mümkündür ve cümlenin ögeleri de bu tür öbeklerle daha ayrıntılı hâle getirilebilir. • Sözcük öbekleri, cümlede tek bir öge gibi işlev görürler.
Alan yazında Türkçe cümle kuruluşunda yer alan sözcük öbeklerine ilişkin farklı sınıflandırmalar bulunmakla birlikte, en bilinen sözcük öbekleri ad ve sıfat tamlamalarıdır.
Tamlayan-Tamlanan İlişkisi Bulunan Sözcük Öbekleri
Tamlayan tamlanan sözcük öbeklerinde önce gelen öge, kendinden sonra gelen ögeyi farklı yönlerden belirtir ya da niteler. Bu tür sözcük öbeğinde tamlayan ve tamlanan öge birer sözcükten oluşabileceği gibi genişlemiş sözcük öbeklerinden de oluşabilir. Ders kitabınızın 125. sayfasındaki Tablo 5.1’de bu grup içinde yer alan sözcük öbekleri yapısı ve örnekleriyle birlikte gösterilmektedir.
Ad Tamlaması: İyelik ekli bir adın (tamlayan), iyeliğin belirttiği başka bir adla (tamlanan) aitlik, içinde bulunma, sınırlandırma, belirtme vb. anlam ilgileriyle bağlandığı sözcük öbeğidir. Ad tamlamaları cümlede ad, sıfat ve zarf görevlerinde, cümlenin her ögesi olarak bulunabilirler. Belirtili, belirtisiz ve takısız ad tamlaması olmak üzere üç türü vardır:
1. Belirtili ad tamlaması: İlk sözcüğün ilgi eki –(n)In + ikinci sözcüğün iyelik eki –sI almasıyla oluşan ad tamlamasıdır. Örnek: İşinin değişmesi şansını da değiştirmişti. 2. Belirtisiz ad tamlaması: İlk sözcüğün ek almayıp ikinci sözcüğün iyelik eki –sI almasıyla oluşan ad tamlamasıdır. Örnek: Odanın içini gül kokusu kaplamıştı. 3. Takısız ad tamlaması: Her iki sözcüğün de ek almadığı ad tamlamasıdır. Bu tür ad tamlamalarında tamlanan ögenin niteliği, benzetme ve/ya neden yapıldığını belirtilir. Örnek: Kendisine yün kazak örmüştü.
Sıfat Tamlaması: Adı nitelemek ve/ya belirtmek amacıyla oluşan sözcük öbeğidir. Sıfat tamlamasının oluşumunda birden fazla sıfat bir adı niteleyebilir ya da belirtebilir. Tamlayan (sıfat) da tamlanan (ad) da bir sözcük öbeği olabilir. Sıfat tamlamaları cümlede ad, sıfat ve zarf görevlerinde bulunabilir. Örnek: Kadın pazardan üç kilo elma aldı.
Aitlik Öbeği: Aitlik Öbeği Aitlik eki “-ki” ile oluşturulan sözcük öbeğidir. Cümlede zamir (bizimki gidiyor) ya da sıfat (bahçedeki kadın) görevindedir. “-ki” den önceki ad tek sözcük olabileceği gibi ad yerine geçen bir sözcük öbeği de olabilir. Örnek: Hastanedeki bir tanıdığını aradı.
Ünlem Öbeği: Bir ünlem ile bir adın ek almadan oluşturduğu sözcük öbeğidir. Kural olarak ünlem önce ad sonra gelir. Örnek: Hey arkadaşlar.
Tamlayan-Tamlanan İlişkisi Bulunmayan Sözcük Öbekleri
Tamlayan tamlanan ilişkisi bulunan sözcük öbeklerinde Türkçenin söz dizimi gereğince tamlayan ögenin önce, tamlanan ögenin sonra gelmesi kuralı işlemekteydi. Tamlayan tamlanan ilişkisi bulunmayan sözcük öbeklerinde ise bu kural bulunmaz ancak sözcük öbeklerinin genel özelliklerinde belirtildiği gibi cümle içinde birlikte hareket ederler. Ders kitabınızın 128. sayfasındaki Tablo 5.2’de bu grup içinde yer alan sözcük öbekleri yapısı ve örnekleriyle birlikte gösterilmektedir.
Bu tür sözcük öbekleri şunlardır:
• Ünvan Öbeği • Edat Öbeği • Bağlama Öbeği • Sayı Öbeği • Tekrar Öbeği (İkilemeler) • Birleşik Sözcükler • Birleşik Eylem Öbeği o Adla yapılan birleşik eylemler o Eylemle yapılan birleşik eylemler • İsim-Fiil Öbeği • Sıfat-Fiil Öbeği • Zarf-Fiil Öbeği • Kısaltma Öbekleri
Cümlenin Ögeleri
Cümleler, sözcüklerin rast gele bir araya gelmesiyle değil, değişik işlevlerdeki parçaların, kurallara uygun olarak birleşmesinden oluşur. Cümlenin parçaları; özne, yüklem, nesne, yer tamlayıcısı, zarf tamlayıcısı olarak adlandırılır. Cümlede, cümle dışı ögeler olarak adlandırılan başka sözcükler de yer alabilir. Bunlar cümlenin ögesi sayılmazlar. Cümlenin ögeleri, “cümlenin temel ögeleri” ile “cümlenin tamamlayıcı ögeleri” başlıkları altında incelenebilir.
Cümlenin Temel Ögeleri
Yeryüzündeki bütün dillerde cümlenin temel ögeleri yüklem ve öznedir. Cümle içindeki sözcükler yüklemle
ilişkileri, cümle içinde ona uzak ya da yakın oluşları açısından değişik değer ve görev kazanırlar.
Yüklem: Cümlenin yargı taşıyan en temel ögesi durumundaki yüklem “cümlede iş, oluş, kılış, düşünce, duygu, imge, yargı anlatan sözcük” olarak tanımlamak mümkündür. Cümledeki diğer ögeler, yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlamak ve onu daha belirgin duruma getirmek üzere cümlede yer alır. Yüklemin temel özellikleri şöyle sıralanabilir:
1. Yüklem tek sözcükten oluşabildiği gibi birden çok sözcükten (sözcük öbeği) de oluşabilir. 2. Yüklem, çekimli bir eylem de olsa ek-eylem almış ad ya da ad soylu bir sözcük de olsa kurallı bir cümlede cümlenin sonunda bulunur. 3. Bir cümlede birden fazla özne, nesne, yer tamlayıcısı ve zarf tümleci olabilir ancak yüklem tektir. Yüklem sayısı kadar cümle vardır. 4. Cümlede yüklemin belirtilmemesi cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. Biz cümleyi zihnimizde tamamlarız. Bu tür cümleler eksiltili cümle olarak adlandırılır. 5. Cümlede asıl yargıyı ve hükmü yüklem taşır. Diğer ögeler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden desteklerler. 6. Yüklem, çekimli eylem cümlesi ise zaman ve kişi eklerini alarak çekimlenir. Yüklem basit, türemiş ya da birleşik eylem olabilir. 7. Cümle bir durumu ifade etmek için kullanılıyorsa yüklem ad veya ad soylu olur ve ek-eylem ile birlikte kullanılır 8. Yüklem geçişsiz eylem ile oluşmuşsa cümlede nesne ögesi olmaz. Yükleme sorulan “kim, kimler, kimi, kimleri, neyi, neleri” sorularına cevap alınmaz.
Özne: Cümlede yüklemle birlikte temel ögeler grubunda değerlendirilen diğer önemli öge de öznedir. Özne, cümlede yüklemin bildirdiği iş, oluş ve durumu üstlenen ve yapanı (eylem cümlesinde) veya olanı (ad cümlesinde) karşılayan ögedir. Cümle çözümlemelerinde yükleme sorulan “kim?” “kimler?” ve “ne?” “neler?” sorularının cevabı özneyi buldurmaya yöneliktir.
Özne Yüklem Uyumu: Bir cümlede özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk yönünden uyumlu olması gerekir. Bu uyumu yakalayamayan cümlelerin anlatımında eksiklik ya da bozukluk olur.
Cümlenin Tamamlayıcı Ögeleri
Nesne (Düz Tümleç): Öznenin yaptığı işten doğrudan etkilenen ve geçişli eylemi tamlayan sözcüklere nesne denir. Cümlede temel ögelerden sonra en önemli ögedir.
Nesne, cümlede belirli ya da belirsiz bir varlığı işaret etmesi bakımından iki türlü değerlendirilebilir: “Belirtili nesne” ve “Belirtisiz nesne”.
Belirli bir varlığı karşılayan ve yükleme durum eki (-ı, -i, -u, -ü) alan nesneler belirtili nesne olarak adlandırılır.
Cümle çözümlemelerinde yükleme sorulan “neyi?”, “kimi?” soruları belirtili nesneyi buldurmaya yöneliktir. Belirtili nesnenin cümledeki yeri değişebilir.
Bir türü karşılayan ve yükleme hali eki almayan nesneler ise belirtisiz nesne olarak adlandırılır. Cümlenin öznesi bulunduktan sonra sorulan “ne?” sorusu ile belirtisiz nesne bulunabilir. Belirtisiz nesnenin cümledeki yeri değişmez. Belirtisiz nesne hep yüklemin önündedir.
Yer Tamamlayıcısı (Dolaylı Tümleç): Cümlede, yüklemin bildirdiği hareket, iş veya oluşun yerini ve yönünü bildiren; yaklaşma(-A), bulunma (-dA), uzaklaşma (-dAn) durumu eklerinden birini alan ögedir. Adlaşan bütün söz dizimsel yapılar yer tamlayıcısı olabilir. Cümle çözümlemelerinde yükleme sorulan “neye, nede, neden, nereye, nereden, kime, kimde, kimden” soruları yer tamlayıcısını buldurur.
Zarf Tümleci (Belirteç Tümleci): Zarf tümleci, cümlenin anlamını zaman, sebep, tarz, yön, ölçü, şart vb. yönlerden tamamlayan ve sınırlayan ögelerdir. Cümlede zarf görevinde kullanılan öge bir ad ya da bir sözcük öbeği olabilir. Cümle çözümlemesi çalışmalarında yükleme sorulan “ne zaman, niçin, nasıl, ne kadar, ne ile, ne şekilde, kimin ile, hangi durumda, hangi şartlarda, hangi yöne” soruları zarf tümlecini buldurmaya yöneliktir.
Cümle Dışı Ögeler
Cümle dışı ögeler, cümlenin kuruluşuna doğrudan katılmayan, diğer cümle öğeleri gibi yüklemi çeşitli ilgilerle tamamlamayan ögelerdir. Bu ögeler, yüklemin tamamlayıcısı olan ögelerin aksine açıklama, pekiştirme vb. işlevlerle cümleye yardım eder ve cümleleri çeşitli anlam ilişkileri çerçevesinde birbirine bağlarlar. Temel özellikleri şöyle sıralanabilir:
1. Ünlemler, ünlem öbeği, bağlama öbeği, hitap sözcükleri cümle dışı öğeler olarak değerlendirilir. Bu ögeler genellikle cümlelerin başlarında, sonlarında ve cümleler arasında bulunurlar. 2. Arasözler ve açıklama cümleleri, cümle ögeleri ve cümleler arasında bağlantı kurulmasını sağlarlar.
Cümle Türleri
Cümleler; yapısı, anlamı, yüklemin türü ve ögelerinin dizilişine göre farklı biçimlerde sınıflandırılabilir.
Yapısına Göre Cümleler
Cümlenin tanımındaki en önemli ölçüt yargı bildirmesidir. Yargı da çekimli eylemle doğrudan bağlantılıdır.
Basit Cümle: Kuruluşunda bağımsız olarak tek yargı bulunan ve tek yükleme sahip olan cümlelere basit cümle denir. Basit cümlede yüklem ya çekimli bir eylemdir veya ek-eylem almış ad ya da ad gibi kullanılan bir sözcük öbeğidir.
Birleşik Cümle: İçinde esas yargının bulunduğu bir temel cümle ile onu anlam ve görev bakımından tamamlayan bir veya birden fazla yan cümleden oluşan cümlelere birleşik cümle denir.
Birleşik cümlenin yapısında bir temel cümle bir de yan cümle bulunur. Temel cümle tek başına da kullanılabilen, asıl yargının bildirildiği cümledir. Temel cümlenin yargısını değişik yönlerden tamamlayan cümlelere yan cümle/ler denir. Yan cümlesi çekimli eylemle kurulan birleşik cümleler şunlardır:
1. Şartlı Birleşik Cümleler: Temel cümleye şart ifadesine dayalı bir yan cümle ile bağlanmış cümlelerdir. Türkçede –sA şart eki almış yan cümle, temel cümleyi şart, zaman, tahmin, benzetme gibi anlamlarla tamamlar ve çoğu zaman zarf işlevinde temel cümleden önce gelir. 2. İç İçe Birleşik Cümle: Bir cümlenin, bir görevle başka bir cümlenin içinde yer almasıyla oluşan birleşik cümleye iç içe birleşik cümle adı verilir. İç içe birleşik cümlede, iç cümle temel cümlenin nesnesi olur. Temel cümlenin yüklemi çoklukla “de-, say-, zannet-, farz et-, bil-, gör-, addet-, duy- , işit-, um-” gibi duygu ifadesi taşıyan eylemlerden oluşur.
Sıralı Cümle: Sıralı cümle, yapıca ve/ya anlamca birbirine bağlı ancak tek başlarına kullanıldıklarında kendi içinde anlam bütünlüğü bulunan cümlelerden oluşan birleşik cümle türüdür. Sıralı cümleler yapısal olarak birbirlerine bağlama edatlarının yerine virgül (,) veya noktalı virgül (;) ile bağlanır. Cümleler arasında yan cümle temel cümle bağı yoktur.
Sıralı cümleler; anlam bakımından birbirlerini tamamlayan, özneleri tümleçleri veya yüklemleri ortak olan cümlelerse bağımlı sıralı cümleler; aralarında anlamca yakınlık olan ancak özne, tümleç ya da yüklemleri ortak olmayan cümlelerse bağımsız sıralı cümleler olarak adlandırılır.
Bağlı Cümle: Bağlama edatlarıyla (bağlaç) birbirine bağlanmış ve aralarında anlamca ilişki bulunan sıralı cümlelere bağlı cümle denir (Eker, 2006). Bağlı cümleler “ve, veya, da, fakat, ama, lakin, halbuki, meğer, -masına rağmen, -dığı halde, bu nedenle, bu yüzden vb.” bağlaçlarla birbirine bağlanmış cümleler topluluğudur.
Yüklemin Türüne Göre Cümleler
Türkçede söz varlığı adlar ve eylemler olarak iki temel grupta toplanır. Türkçe söz diziminde de yüklem, bu iki türden biri ile oluşur. Bir cümlenin yüklemi çekimli bir eylem ya da ek-eylem almış ad türünden bir sözcüktür. Buna göre Türkçede cümleler yüklemin türüne göre eylem cümlesi ve ad cümlesi olarak ikiye ayrılır.
Eylem Cümlesi: Yüklemi çekimli bir eylem ya da birleşik eylem olan cümlelere eylem cümlesi denir. Yüklem olan ve yargı taşıyan bütün eylemler kip ve kişi eki (emir kipinin 2. kişi ve bütün kiplerin 3. tekil kişileri dışında) taşırlar. Bildirme kipleriyle kurulan eylem cümleleri bir oluşu, bir durumu bildirir. Tasarlama kipleriyle kurulan eylem cümleleri ise bir duyguyu bir isteği belirtme ifadesi taşır. Eylem cümlelerinde yüklem olan eylem, basit, türemiş ya da birleşik eylem olabilir, bildirme ve tasarlama kiplerinden biriyle basit ya da birleşik çekime girebilir.
Ad Cümlesi: Yüklemi ad, ad soylu sözcük ya da söz sözcük öbeği olan bağımsız yargılı anlatıma ad cümlesi denir. Ad türünden bir sözcük veya sözcük öbeği ek-eylemle çekimlenerek yargı bildirir.
Eğer bir ad cümlesinde nesne varsa o nesne, temel cümlenin değil söz konusu ad cümlesinin ögelerinden birinin nesnesidir. Çeşitli kiplerde çekimlenmiş olan “var” ve “yok” adlarının yüklem olduğu cümleler de en sık karşılaşılan ad cümlelerindendir.
Yüklemin Yerine Göre Cümleler
Türkçede söz diziminin en temel kuralı yüklemin sonda olmasıdır. Ancak yüklem çeşitli nedenlerle cümle içinde farklı yerlerde kullanılabilir. Söz diziminde yüklemin cümlede bulunduğu yere bakılarak cümleler şöyle sınıflandırılabilir:
Kurallı (Düz) Cümle: Türkçenin söz dizimi kurallarına uygun olarak yüklemin sonda olduğu cümlelere kurallı cümle denir. Cümlenin temel ögesi olan yüklem sonda, tamamlayıcı ve yardımcı ögeler yüklemden önce bulunur. Kurallı cümlede söz dizimi;
Özne + Nesne/Tümleç + Yüklem
biçimindedir.
Devrik Cümle: Yüklemi cümlenin sonunda bulunmayan cümlelere devrik cümle denir. Bu tür cümlelerde yüklemin sonda olmayışının nedeni farklı olabilir. Genellikle günlük dilde ve edebî eserlerde daha etkili bir anlatım sağlamak, kimi zaman bir duyguyu daha belirgin olarak öne çıkarmak, herhangi bir anlamı vurgulamak gibi amaçlarla yüklemin yeri cümle sonunda olmayabilir. Devrik cümle yapısı atasözleri ve deyimlerde de sıklıkla kullanılır.
Anlamlarına Göre Cümleler
Her cümle, yüklemin taşıdığı anlama göre farklı biçimlerde bulunur. Bir cümle hangi anlam özelliğine sahip olursa olsun, mutlaka ya olumlu ya da olumsuz bir anlam taşır. Bununla birlikte cümleler; soru, ünlem, dilek, emir gibi anlamlar da taşıyabilir. Anlamsal özelliklerine göre cümleler şöyle sınıflandırılabilir:
Olumlu Cümle: Yüklemi olumsuzluk ifadesi taşımayan; işin, oluşun, hareketin, düşüncenin gerçekleştiğini veya gerçekleşeceğini bildiren cümleye olumlu cümle denir.
Bazı cümleler şekilce olumsuz olduğu hâlde anlamca olumludur. Olumsuzluk ifadesi taşıyan bir yüklemden sonra “değil” veya “yok” sözcüğü getirilirse cümle, olumlu bir anlam ifade eder.
Olumsuz Cümle: Yüklemi olumsuz yargı bildiren, yani yargının gerçekleşmediğini bildiren, eylem cümlesiyse olumsuzluk eki (-mA, -mAz); ad cümlesiyse “değil ve yok” sözcüklerinden biri ile kurulan cümleye olumsuz cümle denir.
Olumsuzluk eki barındırmadığı ve biçim bakımından olumlu göründüğü hâlde “ne….. ne” bağlacı ile cümleler
anlamca olumsuzdur. Bu cümleler biçimce olumlu anlamca olumsuz cümleler olarak tanımlanır.
Soru Cümlesi: Herhangi bir konuda bilgi edinmek, haber almak ya da bir düşünceyi onaylatmak gibi amaçlarla kurulmuş cümlelere soru cümlesi denir. Soru cümleleri mI soru eki ile soru sıfatları, soru zamirleri ve soru edatları ile kurulur. Kimi zaman da yalnızca vurgu ile cümleye soru anlamı katılabilir.
Ünlem Cümlesi: Sevinme, korku, şaşma, kızma, acıma, heyecan, coşku gibi duyguların ifade edildiği ya da seslenme, çağırma ya da bağırma anlamı taşıyan cümlelere ünlem cümlesi denir ve bu tür cümlelerin sonuna ünlem (!) işareti konur.
Emir Cümlesi: Yapılması istenen ya da istenmeyen eylemleri ifade eden ve genellikle yüklemi emir kipiyle oluşturulan cümlelere emir cümlesi denir.
Emir/komut ifadeleri daha kibar bir üslupla verilmek istendiğinde soru cümlelerinden de yararlanılır.