TSH103U-TURİZM MEVZUATI
Ünite 5: Turizm Sektörü Sözleşme Türleri
Borç İlişkisi ve Sözleşmenin Kurulması
Kişiler arasındaki özel borç ilişkileri, Türk borçlar hukukunun konusunu oluşturur. Borç ilişkisine girdiğimiz alanlar geniş kapsamlı olup hepimiz hemen her gün yeni borç ilişkileri tesis ederiz. Günlük hayatta yaptığımız market alışverişleri, lokantada yemek yemek veya kafede çay içmek için borç ilişkisinin tarafı oluruz. Borç ilişkisi ile iki taraf arasında hukuki bir bağ oluşur. Bu bağ sonucunda taraflardan biri, diğeri lehine ya da her iki taraf karşılıklı olarak belirli bir davranış biçiminde bulunmayı taahhüt eder.
Borç; borçluyu, alacaklıya karşı bir edimi yerine getirme yükümlülüğü altına sokan hukuki bağdır. Borç ilişkisi kavramı ise dar ve geniş olmak üzere iki farklı anlamda kullanılmaktadır. Alacaklının borçludan istemeye yetkili olduğu, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü bulunduğu tek bir edimi, diğer bir deyişle tek bir alacak ya da borcu içeren hukuki ilişkiye “borç” veya “dar anlamda borç” denmektedir. Geniş anlamdaki borç kavramı ise taraflar arasında kurulan borç ilişkisini ifade etmek üzere kullanılmaktadır.
Borç İlişkisi
Her borç ilişkisinde alacaklı, borçlu ve edim olmak üzere üç öge bulunmaktadır. Borçlunun alacaklıya karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu şeye edim denir. Söz konusu edim bir şeyin verilmesi, yapılması veya yapılmaması şeklinde gerçekleşebilir. Mesela belirli miktar paranın ödenmesi ya da işçinin üstlendiği işi yapması birer edimdir. Edimin ekonomik bir değer taşıması şart değildir. Ancak geçerli bir borç ilişkisinin konusunu oluşturabilmesi için edimin belirli veya en azından belirlenebilir olması, ayrıca edimin fiilen ve hukuken imkansız olmaması gerekir.
Borcun Kaynakları
Hukukun, kendisine hukuki sonuç bağladığı insan davranışlarına hukuki fiil (hukuksal eylem) denir. Kişi, davranışına böyle bir sonucun bağlanmasını istemiş olsa da olmasa da hukuk o iradi davranışa belli bir hukuki sonuç bağlamıştır. Yani hukuki fiilde kişinin bu sonucu istemiş olup olmamasının önemi yoktur.
Hukuki fiiller; hukuk düzeninin onayladığı -uygun bulduğu- fiiller (hukuka uygun fiiller) ve onaylamadığı -uygun bulmadığı- fiiller (hukuka aykırı fiiller) olarak ikiye ayrılır. Hukuka aykırı fiiller, hukuk düzenini ihlal ettiği için kanun koyucu bu tür davranışlara hüküm ve netice bağlamıştır. Hukuka uygun fiiller, hukuk düzeninin uygun gördüğü, onayladığı ve kendilerine hukuki sonuç bağladığı fiillerdir. Hukuka uygun olsun ya da olmasın bir hukuki fiilin neticesinde ortaya çıkan durum, borçlar hukuku kapsamında borç ilişkisi doğurabilir.
Sözleşmenin Kurulması ve Sözleşme Özgürlüğü
Tarafların belirli bir hukuki sonuca, yani bir hakkı veya hukuki ilişkiyi kurmaya, değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade
açıklamalarından oluşan iki veya çok taraflı hukuki işleme sözleşme denir. Hukuki işlem ile oluşturulan hukuki ilişkide olduğu gibi sözleşme ile sözleşme ilişkisi kurulur. Sözleşme ilişkisi, sözleşmenin kurucu sonucudur. Sözleşme ilişkisinin kurulması ile taraflar, kanunen ya da kendilerince belirlenen istisnalar dışında tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulamazlar. Bu özellik, sözleşmenin bağlayıcılığını ifade eder. Sözleşmenin kurulması için iki ve daha çok sayıdan oluşan tarafların karşılıklı olarak irade beyanında bulunması ve bu irade beyanlarının birbirine uygun olması gerekir. Sözleşmenin tarafları, kişilerdir. Hukuk düzeninde kişi denildiğinde akla, gerçek şahıs ya da hükmü şahıs yani tüzel kişiler gelir. Gerçek şahısların sözleşme yapabilmesi için hak ve fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Medeni Kanun’un 8. maddesi uyarınca hak ehliyeti, haklara ve borçlara ehil olma ehliyetidir. Bu ehliyet, tam ve sağ doğumla kazanılır ve her insanın hak ehliyeti vardır. Medeni Kanun’un 9. maddesi gereğince fiil ehliyeti ise kişinin kendi fiilleri ile hak sahibi olabilmesi ve borç altına girebilmesini ifade eder.
Sözleşmelerde Genel İşlem Koşulları
Borçlar hukukunun temelini esasen bireysel sözleşmeler oluşturur. 20. yüzyıla gelindiğinde bireysel sözleşmeler dışında yeni bir sözleşme biçimi olarak, standart sözleşmeler ortaya çıkmıştır. Banka, sigorta şirketi, seyahat ve taşıma işletmesi gibi çeşitli girişimciler ürettikleri mal ve/veya sundukları hizmetler için yapacakları bireysel sözleşmelerden önce soyut ve tek taraflı sözleşme koşulları hazırlamakta, bu koşullarla aynı şekil ve tipte olan ancak gelecekte kurulacak belirsiz sayıda hukuki işlem düzenlenmektedir.
Önceden hazırlanan bu tarz sözleşme koşulları için genel işlem koşulları ifadesi kullanılmaktadır. Bu tür sözleşmelere ise tip sözleşme, kitle sözleşme ya da formüler sözleşme denilmektedir. Çok sayıda insana (kitlelere) yönelik bu sözleşmelerin belirgin özelliği, sözleşmenin kurulmasına dair görüşme ve pazarlıkların yapılmamasıdır. Zira çoğu zaman fiyat bile tarifelerle belirlenmekte, pazarlığa konu edilmemektedir. Dolayısıyla koşulları tek başına hazırlayan girişimci karşısında kişiler ya sözleşmenin belirtilen koşullar doğrultusunda tarafı olacak veya böyle bir sözleşmenin tarafı olamayacaktır. Kişilerin, bu tür bir sözleşmenin konusunu oluşturan edimden hiç yararlanamama ihtimali karşısında kanun koyucu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile ayrıca koruyucu bir takım genel hükümler getirmiştir.
Turizm Sektöründe Karşılaşılan Sözleşme Türleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, sözleşmelere uygulanacak hukuk kurallarını hem genel düzeyde hem de Kanun’da ayrıca düzenlenmiş sözleşmeler özelinde belirler. Bununla beraber sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca taraflar sözleşme kurmakta serbesttir. Günlük hayatta karşılaştığımız hatta tarafı olduğumuz birçok sözleşme türü, başta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlar ile düzenlenmiş ve hüküm
altına alınmıştır. Buna karşın bazı sözleşme türleri vardır ki bu sözleşmeler kanunda düzenlenmemiştir. Borçlar hukukunda sözleşmeler çeşitli açılardan sınıflandırılabilir. Kanunda düzenlenip düzenlenmemesi bakımından sözleşmeler; tipik (isimli) sözleşme ve atipik (isimsiz sözleşme) olarak iki türden oluşur. İsimsiz sözleşmeler ise birleşik, karma ve kendine özgü (sui generis) sözleşmelerden oluşur. Sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde ve sektöründe yaşanan gelişmeler doğrultusunda kamu düzenine ve emredici kurallara aykırı olmamak kaydıyla gerek tipik gerekse atipik sözleşme türlerinin turizm alanında da sıklıkla akdedildiği görülür.
Otel Sözleşmeleri
Otel sözleşmesi, turizm sektöründe en sık karşılaşılan sözleşmelerden biridir. Kanunen düzenlenmemesi açısından isimsiz bir sözleşme olup niteliği gereği kendine özgü (sui generis) bir sözleşmedir. Otel sözleşmesi; otelcinin, seyahat acentesinin müşterilerine belirli bir bedel karşılığında otel hizmetlerini sunmayı, seyahat acentesine belirlenen bedel üzerinden komisyon veya kâr ödemeyi üstlendiği, seyahat acentesinin ise otelciye müşteri getirmeyi ve aksinin öngörülmediği hâllerde belirlenen bedeli ödemeyi kabul ettiği sözleşme olarak da tanımlanmaktadır.
Otel sözleşmesinin tarafları; konaklama ve buna bağlı yan hizmetleri sunan konaklama işletmesi (otelci) ile müşteri sağlayan, karşılığında komisyon/ kâr elde eden acente, diğer bir deyişle seyahat işletmesidir.
Paket Tur Sözleşmesi
Bir önceki ünitede tüketici hakları ve paket tur düzenleyicisinin yükümlülükleri boyutuyla ele alınan paket tur sözleşmesinin tarafları, turist (tüketici) ve paket tur düzenleyicisidir. Paket tur düzenleyicisi, paket turları düzenleyen ve bu turları kendisi ya da aracısı aracılığıyla satışa sunan gerçek veya tüzel kişidir. Paket tur düzenleyicisinin Türkiye’de temsilcisinin bulunmaması durumunda paket tur aracısı, paket tur düzenleyicisi gibi sorumlu olacaktır.
Paket tur aracısı ise paket tur düzenleyicisi tarafından hazırlanmış olan paket turları satışa sunan, kendisi bizzat tur hizmeti vermeyen ancak aracılık yapan gerçek ya da tüzel kişileri ifade eder. Paket tur sözleşmesi, önceden yapılmış bir program çerçevesinde birden çok hizmetin toptan bir fiyat karşılığında yerine getirilmesi ile ilgili sorumluluğun üstlenilerek taahhüt edilmesi yoluyla kurulur.
2013 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 51. ve 84. Maddelerine dayanılarak, Bakanlık tarafından hazırlanan 2015 tarihli Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 2. maddesine göre bu Yönetmelik paket tur, paket tatil, paket seyahat veya benzeri isimler altında düzenlenen sözleşmeleri kapsamaktadır.
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Leasing sözleşmesinin en bilinen türü olarak finansal kiralama sözleşmesi, ülkemizde 1985 tarih ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (FKK) ile yasal olarak düzenlenmiştir. Finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka şekilde sağladığı bir malın zilyetliğini (elinde bulundurma), her türlü faydayı sağlamak üzere ve belli bir süre feshedilmemek şartı ile kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmasını öngören bir sözleşmedir. Finansal kiralama, esasen bir mal üzerindeki mülkiyet hakkı kapsamında bulunan kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerinin ayrıştırılması, o malı kullanma ve ondan yararlanma yetkilerinin kiracıya, tasarruf yetkisinin ise kiralayana bırakılması esasına dayanmaktadır. Finansal kiralama sözleşmesi satım ve kira sözleşmesinin birleştirilerek uygulamasından oluşur. Bu sözleşme, kiralayanın, kiracının görüp beğendiği ve satış konusunda uyuştuğu bir malı satıcıdan satın alıp, kiracıya bir kiralama sözleşmesiyle kiralaması şeklinde oluşur.
Franchise Sözleşmesi
En genel anlamda franchising, bir firmanın bir diğer firmaya belirli bir ücret karşılığında mal ve hizmetlerini satma iznini verdiği, kısaca isim ve format kullanma izni veren bir anlaşmadır. Franchise sözleşmesi franchisor (franchise veren) ve franchisee (franchise alan) denilen, hukuken birbirinden bağımsız iki taraf arasında kurulmaktadır. Bir pazarlama ve dağıtım yöntemi olan franchising, sözleşmeye dayalı bütünleşmiş bir sistemdir.
Bu sistemde franchisor (franchise veren), belirli bir marka altında sunmuş olduğu ürün veya hizmetin, kendisi tarafından kurulan iş modeline göre franchisee (franchise alan) tarafından dağıtımına imkân vermektedir. Frachise sözleşmesinin yaygın olarak kullanıldığı alanlar arasında gıda, tekstil, hazır giyim, mobilya, bilgisayar, büro malzemeleri, inşaat malzemesi, spor, eğitim, otel ve motel işletmeciliği, baskı, kozmetik, lokanta, fast-food, eğlence ve turizm, güvenlik hizmetleri ve sağlık hizmetleri yer almaktadır. Ülkemizde genellikle fast-food şirketleri, benzin istasyonları vb. tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.
Turizm Hukuku Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Esasen sözleşmenin konusunu oluşturan edimin ifa edilmesi, sözleşme ilişkisini kendiliğinden sona erdirir. Fakat ifa dışında başka durumlarda da sözleşmenin sona ermesi söz konusu olabilir. Sözleşmenin sona ermesi, borç ilişkisinin ortadan kalkması sonucunda gerçekleşir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre ifa, ibra, borcun yenilenmesi, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi, ifa imkansızlığı, takas ve zaman aşımı sebeplerine bağlı olarak borç ilişkisi sona erer. Örneğin fırından ekmek alırken aynı esnada parasını da ödeyerek oluşan borcu sona erdiririz. Burada ekmek borç ilişkisi konu edimi, ekmeğin ücreti de borcu ifade eder. Ekmeğin bedelinin ödenmesi ise ifadır.
Turizm hukukunda kapsamında incelenen ve yukarıda açıklanan sözleşmelerin sona ermesi de genel olarak Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen borç ilişkisinin sona erme hâlleri ile sınırlı olup bu hükümlere tabidir. Bu ünitede son olarak turizm hukukuna özgü sözleşmelerin sona ermesi yasa ve yönetmeliklerde özel olarak düzenlenmiş hükümler bağlamında açıklanacaktır.
Otel Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Otel sözleşmeleri, türüne bağlı olarak müşteri veya grubun konaklama bedelini ödemesi ile sona erecektir. Fakat bazı durumlarda yapılan rezervasyonun iptal edilmesi suretiyle sona ermesi söz konusu olur. Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik kapsamında otel sözleşmelerinin iptal şartları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Otel sözleşmelerinin tümüyle veya kısmen iptali, yazılı olarak yapılmalı ve tarih konmalıdır. Acente tarafından şifahi veya telefonla yapılan tüm iptaller, yazılı olarak teyid edilmelidir.
Paket Tur Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği ile paket tur sözleşmelerinde önem arz eden sona erme nedenleri de düzenlenmiştir. Paket tur satın alan tüketici, paket turun bedelini ödeyerek paket turdan faydalanma imkanına sahiptir. Paket tur sözleşmesinin kurulması ile arzu edilen durum bu olmakla birlikte,
Yönetmelik kapsamında hüküm altına alınan sözleşmenin feshi, eksik ifa, sözleşmenin iptali ve sözleşmenin esaslı unsurlarında değişikliğe bağlı olarak iptal durumu söz konusu olabilir.
Finansal Kiralama Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Finansal Kiralama Kanunu uyarınca finansal kiralama sözleşmesi sözleşmenin süresinin dolması, diğer sebepler ve sözleşmenin ihlal edilmesi hâllerinde sona erer. Şimdi bu durumları kısaca açıklayalım.
Finansal kiralama sözleşme kararlaştırılan sürenin dolmasıyla son bulur. Ancak, taraflardan her biri sürenin bitiminden en az 3 ay önce bildirmek kaydıyla, mevcut veya yeni şartlarla sözleşmenin uzatılmasını talep edebilir. Sözleşmenin uzatılması tarafların anlaşmasına bağlıdır. Fesih, sözleşmenin kurulmasından itibaren 4 yıl içinde istenemez. Sözleşmeler en az 4 yıl süre ile feshedilemez.
Franchise Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Franchise sözleşmeleri, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türk Hukuku’nda da sürekli borç ilişkisi kuran sözleşmelerdir. Bunun önemli sonuçları, diğer bazı hususlar yanında özellikle sözleşmenin sona ermesi açısından ortaya çıkar. Franchise sözleşmeleri sözleşme süresinin geçmesiyle kendiliğinden sona erebilecekleri gibi fesih suretiyle de sona erdirilebilir.
Franchise sözleşmesi genellikle başlangıçta kararlaştırılan belli bir süre için kurulur. Kararlaştırılmış sürenin dolması ile sözleşme kendiliğinden sona erer.
Sözleşmenin fesih yoluyla sona ermesi ise olağan fesih ve olağanüstü fesih hâli için ayrı ayrı açıklanmalıdır. Olağan fesih, sözleşmenin taraflardan birinin tek yanlı beyanıyla geleceğe yönelik olarak ve bir sebebe dayanma zorunluluğu olmaksızın sona erdirilmesidir. Olağan yolla fesih imkanı, belirsiz süreli olarak yapılmış bir sözleşme kullanılabilir. Ancak belirli süreli franchise sözleşmesinde de taraflar baştan kararlaştırmışlarsa olağan fesih söz konusu olabilir.