TRZ402U-SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM
Ünite 5: Turizm Politika ve Planlamasında Sürdürülebilir Turizm ve Başarı Koşulları
Planlama Kavramı
Planlama belirlenen bir amaca ulaşırken hangi faaliyetlerin yerine getirilmesi gerektiğini ortaya çıkaracak “düşünsel bir süreç” olarak tanımlanmaktadır. Ulaşılmak istenen amaca dönük 5N1K olarak ifade edilen “ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden, kim?” sorularının sorularak ilerlenmesi planın daha düzgün bir şekilde ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Plan ile planlama kavramları arasındaki temel fark, planlamanın bir süreci tanımlamasına karşın, planın bu sürecin sonucunu ifade etmesidir.
Planlamanın özellikleri aşağıdakilerdir:
• Entelektüel birikim gerektirir. • Karar verme ve seçim yapma yeteneği gerektirir. • Geleceği tahminleme sürecidir. • Amaç odaklıdır. • Süreklilik arz eder. • İşletmenin tüm departmanlarında görülür.
Planlama yedi aşamalı bir süreç içerir. İlk aşama planın temelini oluşturan amaçların belirlenmesi ve tanımlanması ile başlamaktadır. Amaçların belirlenme sürecinde, birincil (temel) amaçlar ile ikincil (yan) amaçların net bir şekilde ifade edilmelidir. Ardından, amaçlara nasıl varılacağına ilişkin araştırma yapılması gerekmektedir. Araştırma sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda, belirlenen amaçlara ulaşmayı sağlayacak alternatif planlar belirlenmektedir ve bu alternatifler ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırılmaktadır. Değerlendirme ve karşılaştırma sürecinde, planların yürütülebilmesi için gerekli olacak kaynaklar ve katlanılacak maliyet belirlenmekte ve bunun sonucunda en yüksek fayda (veya en az zarar) sağlayacağı düşünülen en iyi alternatif seçilmektedir. En iyi alternatifin seçilmesi, nihai kararın verildiği aşamadır ve bundan sonra planın uygulanma süreci başlamaktadır. Planın uygulanmaya başlanması ile ilk yönetim fonksiyonu olan planlamanın yerini diğer yönetim fonksiyonları olan örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim aşamaları almaktadır. Son aşama planın takip edilmesidir. Planın işleyişi devam ederken, bir yandan sürekli olarak planı takip etmenin ve gerekli görülmesi hâlinde revizeler yapmak planın sürdürülebilirliği açısından önemli bir konudur.
Turizm Planlaması
Dünyanın en önemli sektörlerinden biri olan turizmin doğru bir planlama kapsamında yürütülmesi, ülkelerin turizm ile ilgili amaçlarına ulaşması açısından hayati bir önem taşımaktadır. Turizm planlaması, belirli bir dönem içerisinde turizm sektöründe ulusal veya bölgesel düzeyde ulaşılmak istenen amaçları ve bu amaçlara ulaşabilmek adına yararlanılabilecek kaynakları, olanakları, araçları, işleri, bireyleri ve zaman çizelgelerini gösteren, disiplinli ve bilinçli bir düşünsel süreç sonucu ortaya çıkan bir düzendir (Çatal, 2010: 6). Planlama süreci, turizm sektörünün aktörleri olan hükûmetin, turizm işletmeleri yetkilileri ile çalışanlarının ve yerel halkın iş birliği ile yürütülmelidir.
Turizm planlamasının amaçları şunlardır:
• Kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak, • Ziyaretçi memnuniyetini artırmak • Yerel toplum ile destinasyonun entegrasyonunu geliştirmek • Gelişmiş bir ekonomi ve iş başarısı elde etmek
Günümüzde turizm planlamasına ilişkin farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımlardan biri Geleneksel Turizm Planlaması Modelidir. Bu modelin ilk dört yaklaşımı Getz (1987) tarafından geliştirilmiş; beşinci ve son yaklaşımı ise Hall (2000) tarafından eklenmiştir. Bunlar sırasıyla; savunucu yaklaşım, ekonomik yaklaşım, fiziksel-mekânsal yaklaşım, toplumsal yaklaşım ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıdır.
• Savunucu yaklaşımda turizm, doğası gereği iyidir ve ev sahibi topluluk için otomatik fayda sağlamaktadır. • Ekonomik yaklaşımda turizm; ekonomik büyüme ve kalkınma sağlama, gelir ve istihdam yaratma, ödemeler dengesine katkıda bulunma, pazarlamayı artırma vb. ekonomik hedeflere ulaşmak için kullanılan bir araç konumundadır. • Fiziksel-mekânsal yaklaşımda turizm, ekolojik bir temele sahip arazilerin mekânsal stratejiler kullanılarak yönetilmesidir. • Toplumsal yaklaşımda turizm, yerel halkın ihtiyaçlarını karşılarken turistlerin ihtiyaçlarını da karşılayabilmektedir. Toplum; turizmi maddi kazançlarını artırmak için bir araç olarak gören, turizmin gelişim sürecini teşvik eden, tarihî, kültürel ve doğal kaynakları koruyan, turizm hedeflerine ulaşmayı sağlayan en önemli aktör olarak kabul edilmektedir. • Sürdürülebilir yaklaşımda turizm; kaynakların tükenmesini, çevresel bozulmayı, kültürel rahatsızlığı ve sosyal istikrarsızlığı en aza indirgeyen, etik değerleri önemseyen, kalıcı ve güvenli geçim kaynakları sağlayan yönüyle değerlendirilmektedir. Sürdürülebilir yaklaşım, ekonomik, fiziksel-mekânsal ve toplumsal planlama yaklaşımlarının bir araya getirildiği entegre bir turizm planlaması yaklaşımıdır.
Sürdürülebilirlikten Sürdürülebilir Turizme
Sürdürülebilirlik üretkenliğin ve çeşitliliğin devamlılığı sağlanırken daimi olabilme yeteneğinin korunabilmesidir.
Sürdürülebilirlik kavramı zamanla sürdürülebilir kalkınma kavramı ile birlikte anılmaya başlanmıştır. Sürdürülebilir kalkınma “bugünkü kuşakların ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilme imkanına zarar vermeyen kalkınma modeli” olarak açıklanmaktadır.
Elkington, sürdürülebilirliği sosyal, çevresel ve ekonomik değerlerin entegrasyonu olarak değerlendirerek “üçlü alt çizgi (triple bottom line, triple-p)” terimini kullanmıştır. Bu düşünce sürdürülebilirliğin 3P’sini ortaya çıkarmıştır.
Bunlar: İnsan (people), gezegen (planet) ve kâr (profit) şeklinde sıralanmaktadır.
Sürdürülebilirlik ilkesini dünyada faaliyet gösteren sektörler zaman içerisinde benimsemiş ve buna yönelik eylemler uygulamaya başlamışlardır. Bu doğrultuda ortaya çıkan “sürdürülebilir turizm” kavramı, farklı turizm türlerine adapte edilebilen ve turizmin geliştirilmesine yönelik faaliyetleri yürütürken sahip çıkılması gereken bir prensibi tanımlamaktadır.
Sürdürülebilir Turizm Planlaması ve Politikası
Sürdürülebilir turizm, turizmin gelişiminin ekonomik, sosyal ve çevresel yönleri arasında uygun bir denge kurmayı amaçlayan turizm şeklidir. Turizm sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanması için turizm planlayıcıların ve politika yapıcıların turizmi hem niceliksel hem de niteliksel açıdan ele almaları gerekmektedir.
Sürdürülebilir turizm planlaması ve politikası ile üç temel ilkenin turizm sektöründe yürütülmesi amaçlanmaktadır:
1. Çevresel sürdürülebilirlik ilkesi: Hayati ekolojik süreçlerin, biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların korunmasını içeren ilkedir. 2. Sosyal sürdürülebilirlik ilkesi: Bir toplumun geleneksel değerleriyle uyumlu hareket edilmesini ve kültürel kimliğin güçlendirilmesini içeren ilkedir. 3. Ekonomik sürdürülebilirlik ilkesi: Ekonomik kalkınma sürecinin uygun maliyetli bir şekilde ve gelecek nesillerin kaynak olarak kullanmasına imkân sağlayacak biçimde yönetilmesini içeren ilkedir.
Turizm sektörünün sürdürülebilirliği için çevrenin kalitesi önem arz etmektedir ve turizm ile çevre arasındaki ilişkinin dengesi oldukça kırılgandır. Bu dengenin korunabilmesi ise ilgili destinasyonun, bölgenin veya ülkenin taşıma kapasitesi ile ilgilidir.
Taşıma kapasitesi: Fiziksel çevrede ve turist deneyimlerinin kalitesinde kabul edilemez bir bozulma olmaksızın bir yeri veya bölgeyi kullanabilecek maksimum insan sayısıdır.
Taşıma kapasitesi çeşitlerinin en genel sınıflandırması ekolojik, fiziksel, ekonomik, sosyal/kültürel ve algısal/psikolojik şeklindedir. Sürdürülebilir turizm kapsamında, beş taşıma kapasite türünün de aşılmaması gerektiği belirtilmektedir.
Sürdürülebilir Turizm Planlaması ve Politikasında Stratejiler
Sürdürülebilir turizm planlaması ve politikasında üç temel stratejiden bahsedilmektedir. Bunlar; gelişme stratejisi, pazarlama stratejisi ve ziyaretçi yönetim stratejisidir.
Gelişme stratejisinin temel soruları “ne tanıtılacak” ve “kime tanıtılacak” şeklindedir (Met, 2012). Gelişme stratejisinde temel amaç, bir destinasyonun veya bölgenin
turizm açısından rekabet avantajı sağlayan yönlerinin belirlenmesi ve belirlenen bu unsurlar ışığında bir strateji geliştirilmesidir.
Pazarlama stratejisi kapsamında doğal, tarihî, kültürel ve beşeri sermaye korunacak veya geliştirilecek şekilde, müşterilere değer yaratma, iletme ve sunma süreci, sürdürülebilir pazarlama olarak tanımlanmaktadır. Sürdürülebilir pazarlama stratejisinin temelinde, turizm pazarlamasının artık çevreden ve toplumdan uzaklaşamayacağı, tam tersine çevresel ve sosyal açıdan sorumlu bir gelişime doğru ilerleme kaydettiği düşüncesi yer almaktadır.
Ziyaretçi yönetim stratejisinin amacı ziyaretçi akışını düzenleyerek turizmin destinasyonları üzerindeki istenmeyen sonuçları en aza indirmektir. Ziyaretçiler, ziyaret ettikleri destinasyonda veya alanda fiziksel ve çevresel; yerel halk üzerinde sosyokültürel ve ekonomik etkilere yol açmaktadır. Bu etkilerin doğru yönetilebilmesi adına, ziyaretçi yönetim stratejisine başvurulmaktadır.
Ziyaretçi yönetim stratejisi kapsamına alınan en yaygın uygulamalar; girişlerden ücret alınması, ziyaretçilerin turistik çekiciliklere hasar verme oranının analizi, yoğun sezonlarda ziyaretçi sayısında kısıtlamalara gidilmesi, randevu sistemlerinin kurulmasıdır.
Ziyaretçilerin olumsuz etkilerini azaltmak için kullanılabilecek dört ziyaretçi yönetim stratejisi yaklaşımı;
1. Turizm arzını 2. Turizm talebini 3. Kaynakları 4. Kullanımın etkisini yönetmek
şeklinde sıralanabilir.
Turizm Planlaması ve Politikasında Sürdürülebilir Turizm ve Başarı Koşulları
Sürdürülebilir turizmin başarı koşulları veya başka bir deyişle göstergeleri, karar vericilere turizmin olumsuz etkilerinin giderilmesine dair kısa, orta ve uzun vadeli yol gösteren ölçütlerdir. Sürdürülebilir turizmin 12 hedefi aşağıdaki gibi sıralanmıştır:
1. Ekonomik süreklilik 2. Yerel refah 3. İstihdam kalitesi 4. Sosyal eşitlik 5. Ziyaretçi memnuniyeti 6. Yerel kontrol 7. Toplumsal iyi oluş 8. Kültürel zenginlik 9. Fiziki bütünlük 10. Biyolojik çeşitlilik 11. Kaynak verimliliği 12. Çevresel saflık
Sürdürülebilir turizmin hedeflerine ulaşabilmek, bir başka deyişle sürdürülebilir turizmde başarıyı sağlayabilmek
adına izlenmesi gereken adımlar Artun (2016) tarafından aşağıdaki gibi sıralanmıştır:
1. Sürdürülebilir turizm planlamasını yürütecek ekibin (üst kurulun) belirlenmesi 2. Yerel organizasyonun oluşturulması 3. Turizm potansiyelinin ortaya konulması 4. Sürdürülebilir turizm stratejisinin belirlenmesi
Sürdürülebilir turizm planlamasının başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için ilk aşamada, planlama öncesi liderlik vasfını yerine getirecek ve tüm süreçleri yönetecek bir ekibin/üst kurulun belirlenmesi önemlidir.
Yerel organizasyonun oluşturulması aşamasında destinasyon veya bölge turizminde etkili olan yerel paydaşların üst kurul öncülüğünde sürece dâhil edilmesi, yerel halkın (ev sahibi topluluğun) sürdürülebilir turizm konusunda bilinçlendirilmesi ve turizmden yarar sağlayacak konuma gelmelerinin sağlanması, yerel paydaşlar arasındaki görev dağılımının net bir şekilde belirlenerek organizasyon şemasının (örgüt yapısının) oluşturulması gerekmektedir.
Bir bölgenin veya destinasyonun turizm potansiyelinin tespit edilmesi ise bu sürecin üçüncü aşamasıdır ve kendi içerisinde kaynak analizi, taşıma kapasitesinin belirlenmesi, turizm potansiyellerinin saptanması ve öncelikli alanların belirlenmesi şeklinde alt başlıklara ayrılmaktadır.
Son aşama ise sürdürülebilir turizm stratejisinin belirlenmesidir. Yürütülen planlama ve etüt çalışmaları doğrultusunda, üst kurul ve yerel halkın işbirliği ile, ilgili destinasyonda veya bölgede uygulanması daha etkin olacak sürdürülebilir turizm planlaması ve politikası stratejisine karar verilmekte ve uygulamalar bu doğrultuda yürütülmektedir.