TRZ302U-TOPLUM TEMELLİ TURİZM
Ünite 4: Toplum Temelli Turizmin Etkileri ve Yerli Halk
Giriş
Toplum temelli turizm (TTT), yerli halkın katılımını önemseyen, onların kendi topraklarında meydana gelen ve kendi bölgelerinde bulunan doğal ve kültürel çekiciliklere dayanan turizm çeşidi olarak benimsenmekte ve özellikle kırsal destinasyonlar için bir kalkınma aracı olarak görülmektedir (Nelson, 2003). TTT, başta sosyo- ekonomik olmak üzere sosyo-kültürel ve çevresel açıdan doğrudan ya da dolaylı olarak yerli halkı etkileyebilecek pek çok dinamiği içerir.
Toplum Temelli Turizmin Sosyo-Ekonomik Etkileri ve Yerli Halk
TTT, katılımcılık anlayışı ile yerli halka yaygın ekonomik fayda ve karar verme gücü sağlayabilen bir faaliyettir. TTT’in sosyo-ekonomik düzeyde iki tür avantaja sahip olduğu belirtilmektedir. Birincisi, TTT, yerel düzeyde meydana gelen sızıntıları en aza indirir. İkincisi, toplum temelli projeler ve buna bağlı dağıtılmış ücretler tarafından elde edilen turizm geliri, yerel ekonomi için önemli bağlantılar oluşturmaktadır. TTT’nin yerli halk açısından yarattığı en önemli sosyo-ekonomik faydalar; yerli halkı ekonomik olarak güçlendirmesi, yerli halkın kendi kaynaklarının ve topraklarının kontrolü ve kullanımı yoluyla kendi girişimlerini yürütmelerine yardımcı olmasıdır.
Ekonomik Güçlenme
Ekonomik açıdan güçlenme; ekonomik bağlantıların geliştirilmesi, ortak girişimler, yerli halkın katılımı ve yerel üretim yoluyla sağlanabilir. Ekonomik güçlenmeyi en üst düzeye çıkararak sızıntıyı önlemek için, yerli halkın katılımı ile yerel gıda ürünlerinin ve mümkün olan yerlerde tarımın kullanımını artırmanın yolları bulunmalıdır. Yerli halkın özel turizm işletmelerinde istihdam edilmesi, yerli halkın turistlere doğrudan veya turizm işletmeleri aracılığıyla el sanatları gibi yerel ürünler satması, özel turizm işletmelerine bir ücret ve gelir payı karşılığında yerli halk tarafından işletilmek üzere imtiyaz tanınması, daha geniş bir topluluğa bağlantıları olan yerli halkın, kendi küçük turizm işletmelerini yönetmesi ve mülkiyeti yerli halka ait olan ve yerli halk tarafından işletilen işletmeler yerli halkın girişim ve işletmeler yoluyla katılımını sağlayan seçeneklerdir. Bazı araştırmacılara göre gastronomi turizmi, ekonomik kalkınmayı teşvik etmek, yerel gıda sistemleri inşa etmek ve bölgesel kültürü öne çıkarmak için yeni bir yaklaşım sunmaktadır (Green ve Dougherty, 2008). Araştırmalar yumuşak (soft) turizmin de yerel ekonomiye daha fazla gömülü olduğunu ve bu nedenle daha yüksek gelir getirdiğini göstermektedir.
Toplum Temelli Turizm Girişimciliği
TTT’in en önemli sosyo-ekonomik amaçlarından biri, yerli halkın kendi kaynaklarının ve topraklarının kontrolü ve kullanımı yoluyla kendi girişimlerini yürütmelerine yardımcı olmak diğer bir ifadeyle yerel girişimciliği
desteklemektir. Girişimin halka ait bir arazi ya da yerli halkın kira olarak faydalandığı bir arazi olarak topluluğun içinde konumlanması, girişimin bir veya birden fazla yerli halka ait olması ve girişimlerin yerli halk tarafından yönetilmeleri TTT girişimlerini diğer girişimlerden ayıran belli başlı özelliklerdir. Yerel girişimciler aracılığıyla kırsal destinasyonlardaki yerel kaynakların turizme katılımının sağlanması, yöredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine katkıda bulunurken, bu durum aynı zamanda sürdürülebilirlik ve yerel girişimcilik ruhunun gelişmesine de ortam hazırlamaktadır. TTT girişimlerinin sürdürülebilir olması için gerekli olan unsurlar şu şekilde sıralanabilir (Mearns, 2003):
1. Harcamaları karşılamak için yeterli gelir elde ederek, ekonomik olarak uygulanabilir olmak, 2. Doğal kaynakların çevreye zarar vermeden kullanılmasıyla çevresel açıdan sürdürülebilir olmak, 3. Turizm girişimlerinin katılımcıları arasında eşit maliyet ve fayda dağılımına sahip olmak, 4. Tüm topluluk üyelerinin ilgi ve seslerinin gerçekten temsil edildiği açık ve şeffaf bir organizasyon yapısına sahip olmaktır.
Toplum Temelli Turizm Ürün Yaşam Eğrisi
Ürün yaşam eğrisi; ürünlerin de canlılar gibi doğup, büyüyüp, öldükleri varsayımına dayanır ve bu aşamalarda belirleyici olan, satış hacminde görülen yığılmaların zaman içinde izlediği seyirdir. Toplum temelli turizm projelerinin ise ‘katılım’, ‘büyüme’ ve ‘gelişme’ olmak üzere üç farklı aşamadan geçtiği belirtilmektedir (Zapata vd., 2011). Keşif aşaması; ilk ziyaretçilerin yerli halka misafir olarak geldiği ve girişim öncesi iş fikrinin tasarlandığı aşamadır. Turist arzı ve alt yapının geliştirildiği katılım aşamasında, turizm yoluyla sosyo- ekonomik kalkınmayı sağlama fikrini geliştirmek için ilk yatırımların yapılması gerekmektedir. Başlangıçta sadece fikirler varken artık bu aşamada “gerekli finansmanı nereden sağlarız?” sorusuna yanıt aranır. Son aşama, ziyaret akışındaki büyümenin yaşandığı gelişme aşamasıdır ve faaliyete başlamak için gerekli olan ekonomik ve insan kaynağına ilk yatırım yapıldıktan sonra turist sayısının yükselişi ile karakterize edilir. Kırsal destinasyonlarda ürün yaşam döngüsüne, turizmin etkilerine ve yerli halkın turizmi organize etme biçimine dayanarak, yoksulluğun azaltılması ve sosyo-ekonomik kalkınma üzerinde farklı özellikler ve etkiler sunan yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya olmak üzere iki kalkınma modeli tanımlanmaktadır.
Toplum Temelli Turizmin Sosyo-Kültürel Etkileri ve Yerli Halk
TTT’nin gelişmesiyle ortaya çıkan toplumsal ve kültürel değişmeler ile bu değişimin yerli halk açısından yarattığı etkiler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
• Yerli halkı sosyal açıdan güçlendirir. • Turist-yerli halk etkileşimini artırır.
• Fırsat eşitliği sağlar. • Sorumlu turizm davranışını teşvik eder. • Toplumsal bağlılığı artırır. • Beşeri ve sosyal sermayeyi güçlendirir. • Yaşam kalitesini artırır.
Toplum Temelli Turizmde Katılımcılık Yaklaşımı
Toplum temelli katılım yaklaşımı, uzun zamandır sürdürülebilir turizm gelişiminin ayrılmaz bir parçası olarak görülmektedir. yerli halk özellikle turistik ürünün sürdürülmesinde önemli bir kaynak olarak görülmektedir (Hardy vd, 2002). Yerli halk açısından katılımcılık, yerli halkın aktif olarak turizmin gelişimine katkıda bulunmasının yanı sıra bazı turistik ürünlerin yönetimine her gün katkıda bulunmalarını ifade etmektedir. Toplum temelli turizmde katılımcılık anlayışı sadece yerli halk perspektifinden değil turist perspektifinden de ele alınması gereken bir konudur. Turistler açısından katılımcılık yerli halktan farklı olarak pasif katılım ve aktif katılım olmak üzere iki şekilde ele alınmaktadır. Turistlerin pasif katılımı genellikle sunulan mal ve hizmetlerden yararlanmak, yerel çekiciliklerin keyfini çıkarmak, yerel ürünler ve el sanatları satın almak veya yerel performansları gözlemlemekle sınırlıdır. Turistlerin aktif katılımı ise yerli halkın günlük geçim aktivitelerine ve ritüellerine kadar uzanabilir. Aktif katılımcılık anlayışının en iyi örneklerinden biri olan Aile yanında konaklama programlarında (homestay) turistler, düşük bir ücret karşılığında, ev sahibi ailenin günlük aktivitelerinden bazılarına katılıp etkileşime girerek basit veya geleneksel yaşam tarzlarını deneyimleme ve öğrenme fırsatına sahip olmaktadırlar.
Toplum Temelli Turizmin Çevresel Etkileri ve Yerli Halk
TTT’nin çevresel olumlu etkileri temel olarak aşağıdaki şekilde özetlenebilir (Tasci vd., 2013):
1. Toplum temelli turizm, doğal ve kültürel kaynaklara sahip çıkılmasını ve bu kaynakların korunmasını teşvik eder. 2. Yerli halk, turist ve diğer paydaşlar çevresel anlamda turizmin olumsuz etkilerinin farkındadır ve bu etkileri hafifletmek için gerekli tedbiri alır. 3. Toplumun güzelleşmesini ve canlanmasını teşvik eder.
Toplum Temelli Eko-turizm ve Çevresel Etkiler
Doğa turizminin olumsuz etkilerini azaltıp olumlu etkilerini artırmayı amaçlayarak proaktif bir yaklaşım sergileyen eko-turizm, Uluslararası Eko-turizm Derneği tarafından “çevreyi koruyan ve yerli halkın refahını sürdüren doğal alanlara sorumlu seyahat” olarak tanımlamaktadır (Denman, 2001; Varumo, 2016). toplum temelli eko-turizm, yerli halkın gelişimi ve yönetimi üzerinde önemli bir kontrole sahip olduğu ve faydalarının büyük bir kısmının topluluk içinde kaldığı bir eko-turizm çeşidi olarak tanımlanmaktadır. Toplum temelli eko-
turizm bunu başarmada aşağıdaki rolleriyle bir araç olarak değerlendirilebilir (Denman, 2001; Varuma, 2016):
1. Yerel topluluklar için daha sürdürülebilir bir geçim kaynağı sağlamak, 2. Yerli halkın çevreyi koruma konusunda katılımlarını teşvik etmek, 3. Yerli halkın güçlendirilmesini sağlamak, 4. Korunan alanlar gibi koruma önlemlerine karşı daha iyi bir yaklaşım sergilemelerini sağlayarak yerel fayda sağlamaktır.
Toplum Temelli Turizmin Olumsuz Etkileri ve Yerli Halk
Destinasyon odağında geliştirilen toplum temelli turizm, kişisel ve toplum gelişimi için artan fırsatlar, kültürel benlik saygısı ile yerli halk için sürdürülebilir ve kârlı bir işletme kurma açısından büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, yerel toplulukların geleneklerine ve geçim kaynaklarına zarar vermesi durumunda oluşabilecek kırılganlıklarının da eleştirel olarak değerlendirilmesi gerekmektedir :
1. Değişim, tehdit olarak algılanabilir. 2. Çatışmaları artırabilir. 3. Sürdürülebilir olmayan bir geçim kaynağı sunabilir.